Yasal Duzenlemeler

Konut Kredileri 2012 Yılında Yüzde 15 Arttı

BDDK Başkanı Mukim Öztekin, takipteki alacakların 4.4 milyar lira artarak, 23.4 milyar lira seviyesine yükseldiğini açıkladı.

Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin sohbet toplantısına katılan Öztekin, bankacılık sektörünün 2012 yılı verilerini açıkladı.

Bankacılık sektörünün toplam kredilerinin yılın üçüncü çeyreğinde gözlenen yavaşlamanın ardından son çeyrekte yüzde 5,2 artış göstererek tekrar ivme kazandığını ve Aralık 2012 itibarıyla 794,8 milyar lira seviyesine ulaştığını kaydeden Öztekin, 2011 yıl sonuna göre toplam 111,9 milyar lira artan kredilerin yıllık artış oranının 2011 yılının oldukça altında olduğunu, yüzde 16,4 gibi ılımlı bir düzeyde gerçekleştiğini söyledi.

Kredilerde enflasyondan arındırılmış yıllık reel artışın ise yüzde 13,6 düzeyinde gerçekleştiğini ifade eden Öztekin, Haziran 2011’de Kurum tarafından yapılan ve genel kredi karşılıklarında artışa yol açan mevzuat değişikliğinin etkisinin 2011 yılının üçüncü çeyreğinde görülmeye başladığına dikkati çekti.

Öztekin, izleyen dönemde belirgin bir yavaşlama görülen kredilerin artış hızının geçen yıl genel olarak önceki yılın altında gerçekleştiğini bildirerek, “2011 yıl sonuyla karşılaştırıldığında Türk parası kredilerinde yüzde 21,4 (103,5 milyar lira), yabancı para kredilerinde ise dolar bazında yüzde 10,7 (11,3 milyar dolar) artış yaşanmıştır” diye konuştu.

Önceki yıl sonuna göre kurlardaki gerileme dolayısıyla 2012 yılında yabancı para kredilerinin sektörün toplam kredi tutarındaki artışa katkısının oldukça düşük düzeyde olduğunu anlatan Öztekin, yılın son çeyreğinde ise yabancı para kredilerinin dolar bazında yüzde 4,3 ile en yüksek artışını, Türk parası kredilerinin ise yüzde 5,6 ile ikinci çeyrekteki artıştan sonra en yüksek artışını sergilediklerine dikkati çekti.

TCMB’nin Faiz İndirimi

Aralık 2012 itibarıyla bankacılık sektörünün toplam kredilerinin yüzde 41,7’sinin kurumsal/ticari kredilerden, yüzde 33,5’inin bireysel kredilerden, yüzde 24,9’unun ise KOBİ kredilerinden oluştuğunu anlatan veren Öztekin, şunları kaydetti:

“2011 yıl sonuyla karşılaştırıldığında kurumsal/ticari kredilerin toplam krediler içindeki payı 1,7 puan azalırken, KOBİ kredilerinin payı 1,1 puan, bireysel kredilerin payı ise 0,7 puan artmıştır. 2012 yılında kredi hacminde gözlenen toplam 111,9 milyar liralık artışın 42 milyar lirası (yüzde 37,6) bireysel kredilerden, 35 milyar lirası (yüzde 31,3) kurumsal/ticari kredilerden, 34,8 milyar lirası (yüzde 31,1) ise KOBİ’lere kullandırılan kredilerden kaynaklanmaktadır. Görüldüğü üzere kredilerde ve kredi artışında nispeten dengeli bir dağılım söz konusudur. Bu durum kredi talebinin ve kredi büyümesinin sağlıklı bir yapıda olduğunu göstermektedir.”

Öztekin, Aralık 2012 itibarıyla 265,9 milyar lira seviyesine ulaşan bireysel kredilerin, yüzde 26,9’una karşılık gelen 71,6 milyar lirasının kredi kartı alacaklarından, yüzde 73,1’ine denk gelen 194,3 milyar lirasının ise tüketici kredilerinden oluştuğunu belirtti.

Kredi kartı alacaklarının artış hızının, 2012 yılının son çeyreğinde tüketici kredilerinin altında gerçekleştiğini ifade eden Öztekin, şöyle devam etti:

“Tüketici kredilerinin artış hızının görece yüksek gerçekleşmesinde TCMB faiz indirimlerinin kredi faiz oranlarına yansımasının etkili olduğu değerlendirilmektedir. 2012 yılında tüketici kredileri içinde en hızlı artan kredi segmenti yüzde 15,9 ile ihtiyaç ve diğer tüketici kredileri olurken, konut kredileri de yüzde 15,4 artışla hemen onu takip etmiştir. Anılan dönemde tüketici kredilerinde gözlenen 25,9 milyar liralık artışın, yüzde 53,2’sine karşılık gelen 13,8 milyar lirası ‘ihtiyaç kredisi ve diğer tüketici kredileri’nden kaynaklanmaktadır.”

Öztekin, BDDK ve TCMB tarafından uygulanan maliyet arttırıcı politikalar neticesinde kredi faiz oranlarında 2011 yılının ikinci yarısından itibaren belirgin yükselişler yaşandığını dile getirerek, ilerleyen dönemde ticari kredilerle konut kredisi, taşıt kredisi ve ihtiyaç kredileri faiz oranlarının TCMB faiz indirimlerinin yansımasıyla özellikle 2012 yılının son çeyreğinde belirgin bir düşüş gösterdiğini söyledi.

Türk Parası Kredilerinin Payı Yüzde 74’e Yükseldi

2011 yıl sonuyla karşılaştırıldığında ticari kredilerin ortalama yıllık faiz oranının 3 puan, konut krediSİ faiz oranının 4,6 puan, ihtiyaç kredilerinin faiz oranının 5,6 puan ve taşıt kredilerinin faiz oranının 0,7 puan azalış gösterdiğini bildiren Öztekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2011 yıl sonunda yüzde 71 olan Türk parası kredilerinin toplam krediler içindeki payı, kurlardaki azalışın da etkisiyle üç puan artarak, Aralık 2012 itibarıyla yüzde 74’e yükselmiştir. Anılan dönemde yabancı para kredilerinin, dolar bazında yüzde 10,7 artarak 116,1 milyar dolar seviyesinde oluşmuştur.

2012 yılında kurumsal/ticari krediler içinde yabancı para kredilerinin payı yüzde 55,2’den yüzde 53’e, KOBİ kredilerinde ise yüzde 21,1’den yüzde 15,5’e gerilemiştir. KOBİ kredilerinde daha da belirgin olmak üzere 2012 yılında yabancı para kredi artışının sınırlı düzeyde olması ve KOBİ’lere kullandırılan kredilerin düşük bir oranının yabancı para cinsinden olması bankaların maruz kaldıkları dolaylı kur riski açısından olumlu değerlendirilmektedir.”

Takipteki Alacaklarda En Fazla Artış Kurumsal/Ticari Kredilerde

BDDK Başkanı Öztekin, sektörün aktif kalitesine ilişkin önemli bir göstergenin de takipteki alacaklar ve kredilerin takibe dönüşüm oranları olduğuna dikkati çekti.

Takipteki alacakların, 2011 yıl sonuna göre 4,4 milyar lira (yüzde 23,4) artarak Aralık 2012 itibarıyla 23,4 milyar lira seviyesine yükseldiğini kaydeden Öztekin, takipteki alacaklardaki artışta esas itibarıyla 2010 ve 2011 yıllarında çok güçlü artış gösteren kredilerin yaşlanmasının etkili olduğunun değerlendirildiğini ifade etti.

Canlı kredilerden, izleyen çeyrekte takibe intikal edenlerin oranında 2012 yılında dramatik bir artış gözlenmediğine işaret eden Öztekin, önceki yıl sonuyla karşılaştırıldığında takipteki alacaklarda en fazla artışın 1,7 milyar lira ile kurumsal/ticari kredilerde gözlendiğini, anılan dönemde takipteki bireysel kredilerin 1,4 milyar lira, takipteki KOBİ kredilerinin ise 1,3 milyar lira artış gösterdiğini kaydetti.

Takipteki bireysel krediler içerisinde ise en yüksek artışların 981 milyon lira ile ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinde ve 401 milyon lira ile kredi kartı alacaklarında görüldüğünü belirten Öztekin, “Küresel krizin etkisi ile Ekim 2009’da yüzde 5,4’e kadar yükselen takibe dönüşüm oranında özellikle 2010 ve 2011 yıllarında yüksek kredi artışı, sorunlu alacak tahsilatları ve takipteki alacak oluşumunun yavaşlamasıyla azalma görülmüştür. 2011 yılının son çeyreğinden itibaren yatay bir seyir izlemeye başlayan oran, 2012 yılının üçüncü çeyreğinde yükselmeye başlamış ve Aralık 2012 itibarıyla yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşmiştir” diye konuştu.

En Yüksek Takibe Dönüşüm KOBİ kKedilerinde

Mukim Öztekin, Aralık 2012 itibarıyla en yüksek takibe dönüşüm oranının yüzde 3,2 ile KOBİ kredilerine aitken, bunu yüzde 2,9 ile bireysel krediler, yüzde 2,6 ile kurumsal/ticari kredilerin izlediğini belirtti.

Bir yıllık dönemde dikkat çekici düşüşler gözlenmekle birlikte kredi kartlarının, tüm kredi türleri içinde en yüksek takibe dönüşüm oranına sahip olma özelliğini koruduğunu kaydeden Öztekin, “2012 yılında takibe dönüşüm oranı kredi kartı alacaklarında yüzde 5,8’den yüzde 5,1’e, konut kredilerinde yüzde 0,9’dan yüzde 0,8’e, taşıt kredilerinde yüzde 3,3’ten yüzde 3,1’e gerilerken, ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinde ise yüzde 2,6’dan yüzde 3,2’ye yükselmiştir. Sonuç olarak, Türk bankacılık sektöründe takipteki alacaklar konjonktürel etkiler ve baz etkisiyle bir miktar artmış olsa da genel olarak makul seviyelerdedir. Buna bağlı olarak kredilerin takibe dönüşüm oranları da birçok ülkeye kıyasla oldukça düşük seviyelerde olup aktif kalitesine ilişkin olumsuz bir gösterge olmaktan uzaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki Tasarruf Oranı Yüzde 14,1

BDDK Başkanı Öztekin, Türk bankacılık sektörünün pasifleri içinde yüzde 56,3 ile en fazla paya sahip olan mevduatın, diğer fon kaynaklarına göre daha istikrarlı bir fon kaynağı olduğuna dikkati çekerek, Aralık 2012 itibarıyla sektörün toplam mevduat/katılım fonu tutarının 771,8 milyar lira düzeyine ulaştığını söyledi.

Ekonomideki ılımlı yavaşlamaya paralel olarak bankacılık sektörünün toplam pasiflerinin 2012 yılında yüzde 12,6 ile sınırlı bir artış gösterirken, mevduat artış hızının da aynı dönemde yüzde 11 düzeyinde kaldığını anlatan Öztekin, mevduatın payının 2009 yılından itibaren azalmasında, yurt içi tasarruf artış hızının azalmasının yanı sıra bankaların yurt dışı piyasalar ve repo imkanlarını kullanması ve menkul kıymet ihraçları gibi alternatif kaynaklara başvurmasının da etkili olduğunu belirtti.

Öztekin, 2012 yılında toplam mevduat büyümesinin kur ve parite etkisinden arındırıldığında yüzde 13,4 düzeyinde olduğunu ifade ederek, toplam mevduatın çeyreklik artış hızının son çeyrekte yüzde 2,7’den yüzde 4,6’ya yükseldiğini bildirdi.

Tasarruf oranının düşüklüğünün Türkiye’nin uzun geçmişi olan bir sorunu olmakla beraber son yıllarda oldukça düşük seviyelerine indiğine işaret eden Öztekin, şöyle konuştu:

“Ülkelerin gelir düzeylerine ve bölgelere göre baktığımızda Türkiye’de yüzde 14,1 olan tasarruf oranının; OECD üyesi ülkelerde yüzde 17,3, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yüzde 19,2, Euro bölgesi ülkelerinde yüzde 20,1 olduğu, tüm gelir grupları ayrımına göre bakıldığında da hepsinden düşük olduğu görülmektedir.

Bu olgu, hepimizin geleceği bakımından çok önemli ve üzerinde durulması gereken bir husus olarak önümüzde durmaktadır. Bununla birlikte, 2012 yılının son çeyreğindeki gelişmeler mevduatın göreceli olarak tekrar yüksek oranlarda artması, tasarruf oranının yeniden bir miktar artabileceğini göstermektedir.

Ülkemizde mevduatın yüzde 87’si vadesiz ve üç aya kadar vadede toplanmış durumdadır. Bununla birlikte bu mevduatın önemli bir kısmının vadesinde yenilendiği, kriz dönemlerinde dahi ciddi çıkış olmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, mevduatın kısa vadeli yapısına rağmen aslında istikrarlı bir kaynak olduğunu ifade edebiliriz.”

Kaynak: Cnn Türk

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

Tekfen Bank Burgan Bank Oldu

Eurobank Tekfen’i alan Burgan Bank, yıl sonunda 6.5 milyar liralık bilanço büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor.

Eurobank Tekfen artık Türkiye’de Burgan Bank adıyla faaliyet gösterecek.

Yunanistan merkezli EFG Eurobank ve Tekfen Holding ortaklığı Eurobank Tekfen’i satın alarak Türkiye bankacılık sektörüne giriş yapan Kuveyt merkezli Burgan Bank, Türkiye’de yıl sonunda bilanço büyüklüğünde 6.5 milyar liraya ve kredilerde 4.6 milyar liraya ulaşmayı hedefliyor.

Türkiye’de Burgan Bank adıyla faaliyet gösterecek olan bankanın toplantısında Burgan Bank Genel Müdürü Mehmet Sönmez, “Yıl sonunda bilanço büyüklüğünü 6.5 milyar lira, kredileri 4.6 milyar lira ve mevduatı 3.7 milyar lira ile tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

Sönmez 2013 yılında mevcut şubelerin verimliliğini artırmaya odaklandıklarını belirtti. Sönmez, bankanın sermaye yeterlilik rasyosunun şu anda yüzde 16’ya yakın olduğunu yıl sonunda ise yüzde 14.8-15 arasında bitirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Sabah

Konut Kredisinde Borcuna Sadık Müşteriye Daha Düşük Faiz Dönemi Başlıyor

Geçtiğimiz günlerde Ali Babacan’ın katıldığı bir törenle Bankalar Birliği kontrolündeki risk merkezi kamuoyuna tanıtıldı.

Bundan böyle bu merkez, kişilerin izni olmak kaydıyla kişinin kredi bilgilerini, çek, senet ödeme durumlarını, yani kısacası risk raporunu üçüncü kişilerle paylaşabilecek. Böylece iş yaptığınız kişilerin kredibilitesi hakkında bir değerlendirme ve istihbarat yapma şansınız olacak. Bu sistem sayesinde çek senet piyasasındaki tahsilat risklerinin düşürülmesi hedefleniyor. Sistem aynı zamanda konut kredisi kullanacak olanlar açısından da önem taşıyor, zira Türkiye Bankalar Birliği’nin kontrolündeki risk merkezinde bankalardan kredi kullanan müşterilerin borçlarını zamanında ödeme durumlarına göre risk puanlaması yapılıyor. Böylece bankaların kredi kullanan ve zamanında geri ödemesini yapan sadık müşterileri için daha uygun oran ve koşullardan kredi kullandırabilmesine imkan tanınmış olacak. Sistemin oturmasıyla halen yurtdışında uygulanmakta olan her bir müşterinin şahsi risk durumuna göre kredi faizi önerilmesi uygulamasına Türkiye’de de geçilmiş olacak. Bu şekilde borcuna sadık müşterilerin risk puanı daha düşük olacağından bankalardan daha uygun koşullarla kredi kullanmaları mümkün olacak, hatta bankalar kendi aralarında bu tip müşterileri kapmak için yarışacaklar.

Diğer yandan risk puanı yüksek müşterilere ise daha yüksek kredi oranları uygulanacak. Hatırlarsanız Amerika’da başlayan ekonomik krizin tetikleyicisi “sub-prime” adı verilen bu riskli müşterilere verilen yüksek faizli kredilerin geri ödenmesinde ortaya çıkan sıkıntılar olmuştu. Gayrimenkul piyasasında fiyatlar yükseldiği sürece kredinin teminatını oluşturan gayrimenkulün değeri yükseldiğinden bireyleri giderek daha fazla boçlanmaya ve risk almaya iten bu sistem, piyasanın durağanlaşmasıyla kredi alanları ödemelerini yapamaz bir hale getirmiş ve teminat değerleri düşen bankaları ilk alım değerlerinin bile altına düşmüş bir sürü icra uygulanmış gayrimenkulle başbaşa bırakmıştı. Ellerindeki çok sayıda gayrimenkulden kurtulmak isteyen bankaların düşük fiyatlarla bunları satmaya çalışmaları ise piyasanın çökmesindeki ana etken olmuştu.

Kişiye özel faiz uygulaması Türkiye’de Mortgage kredilerine geçişin de ilk adımı sayılabilir. Halihazırda bankaların verdiği konut kredileri ipotek kredisi değil bir tür tüketici kredisi sayılmaktadır, zira standardize edilmiş değildirler ve menkul kıymetleştirilmiyorlar. Önümüzdeki dönemde borcuna sadık olan ve kredi notu yüksek olan müşterilerin daha avantajlı oranlardan banka kredisi kullanabildikleri için yatırımlarından daha karlı çıkabilecekleri bir dönem olacaktır. Bundan sonra bankaların verdikleri konut kredilerini standardize ederek menkul kıymetleştirmeleri ve ikincil piyasalarda satmaları beklenebilir. Bu şekilde kredi maliyetleri ileride daha fazla düşebilecek ve bankaların açtıkları konut kredilerinin vadesini beklemeleri gerekmeyeceği için kredi hacmi de genişleyebilecektir. Dolayısıyla bu hamle Merkez Bankası ve Hazine gibi birimleri de ilgilendirmektedir, zira ikinci piyasalarda satılan konut kredileri ile kredi hacmini yükseltmek bir anlamda kaydi para yaratmak demektir ve ekonomik politikalara ciddi etkileri olacaktır.

Yeni sistem aynı zamanda daha riskli müşterilere çok daha yüksek oranlardan borç verilmesi suretiyle bankaların daha fazla kar elde etmesine imkan tanıyacaktır. Yatırımcılar ise yüksek borçlanma yoluyla gayrimenkul işlemlerindeki karlarını arttırmaya çalışabilecektir. Bu nedenle bankaları denetleyen düzenleyici otoritenin bankaların aşırı kar hırsına kurban olarak Amerika’daki gibi bu riskli kredilere yüklenmelerini önlemesi gerekecektir. Merkez Bankası ise işin parasal genişleme tarafını kontrol etmelidir. Aksi halde kolaylıkla yaşanacak bir ekonomik çalkantıyı takiben yüksek riskli kredilerin geri ödemesinde zora düşülmesi ve bankaların bu kredileri batırması mümkün olabilir. Bu durum gayrimenkul piyasasında konut fiyatlarında çöküşlere neden olabilir. Türkiyede bugüne kadar ekonomik krizlerde konut fiyatlarının düşmemesinin temel nedeni borçluluk oranlarının düşük olmasıydı, halbuki bu oran giderek artmakta ve yüksek faizli işlemlere izin verilmesiyle risk düzeyi de yeni bir boyuta taşınmaktadır. Dolayısıyla artık gayrimenkulün değeri sürekli yükselen bir korunma aracı olduğu dönemlerin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Görünen o ki konut piyasında yavaş yavaş yeni bir sisteme geçilmektedir. Bundan sonra gelişmiş ülkelerde yaşanan deneyimleri dikkatle incelemeli ve aynı hataları yapmamak için bunlardan ders almalıyız.

Hürriyet Emlak

Krediler Yüzde 15 Enflasyon Yüzde 5

Merkez Bankası Başkanı Başçı soruları yanıtladı. Özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik değerlendirmesi dikkat çekti

Merkez Bankası’nda düzenlediği basın toplantısında yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıklayan Başçı, toplantının ardından basın mensuplarıyla bir süre sohbet etti.

Türk bankacılık sektöründe sermaye yeterlik rasyosunun riskleri minimize edecek derecede yüksek olduğuna dikkati çeken Başçı, bankaların yüzde 16-17 civarında sermaye yeterlik rasyoları bulunduğunu, ayrıca yüzde 7,6 civarında da ortalama kaldıraç rasyoları bulunduğunu söyledi.

Bir gazetecinin, ”Reel efektif döviz kurlarında ilave değerleme görülürse politika faizlerinde de gözden geçirme söz konusu olabilir mi-” şeklindeki sorusu üzerine Başçı, faiz koridorunda ve/veya politika faiz oranlarında gerekirse ölçülü indirimlerin gündeme gelebileceğini, reel efektif döviz kurları haddinden fazla değer kazanırsa, hangi politikanın uygulanacağına Para Politikası Kurulu’nun karar vereceğini kaydetti.

24 ay sonrasının enflasyon beklentilerinin yüzde 6′nın altına düştüğüne işaret eden Başçı, bunun da yüzde 5′te istikrar kazanmasını arzu ettiklerini dile getirdi. ”Cari açığı yüzde 5′e indirebilir miyiz- Gayet mümkün görünüyor” diyen Başçı, TÜİK’in bugünkü hesaplama yöntemiyle cari açığın yüzde 6′ya yakın bir yerde olacağını ve 2013 yılı sonunda da cari açıkta yüzde 5′li rakamları görme ihtimali bulunduğunu vurguladı.
Başçı, ”Bu Orta Vadeli Program’da öngörülenden daha iyi bir performans. Dolayısıyla bu (cari açık) daha az tartışılan bir konu olacaktır kademeli olarak. Odak bundan sonra enflasyon üzerinde olacaktır” dedi.
Moody’s’in değerlendirmeleri

Gazetecilerin, Moody’s’in dün Türkiye ile ilgili düzenlediği telekonferansa ilişkin olarak ”Moody’s’in eleştirilerine katılıyor musunuz-” şeklindeki soruları üzerine Başçı, ”Bir şey demiyorum, bir şey demedikçe önemi azalacak, göreceksiniz. Çünkü cevap verirsem önemi daha da artmış gibi olacak, cevap vermezsek önemi azalır” yanıtını verdi.

Başçı, ülke görünümleri için tek tek analizlere bakmaya gerek olmadığını, sermaye akımlarına bakmanın yeterli olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin 2012 yılı cari açığının yüzde 6,6 hedefinin altında kalacağını tahmin ettiğini belirten Başçı, 2013 sonu cari açığının da yüzde 5′e yaklaşma ihtimali bulunduğunu bildirdi.

Büyüme ile enflasyon arasındaki orantıya dikkati çeken Başçı, ”Enflasyon engelini kaldırdığınız zaman büyüme kendiliğinden oluyor. Enflasyon büyümenin önünde bir engel. Biz enflasyonu ne kadar düşürürsek büyüme de kendiliğinden olur” diye konuştu.

Başçı, Türkiye yüzde 5 büyürse dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında olacağını, yüzde 4 büyüme ile de yine dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olacağını vurguladı. Dünyanın şu anda düşük büyüme dönemine girdiğini, böyle bir dönemde yüzde 5 gibi bir büyümenin çok önemli olduğunu ve bunun değerinin bilinmesi gerektiğini dile getiren Başçı, ”Artı büyüme şu anda dünyada çok önemli. Bence Türkiye bu yıl da büyümesiyle dünyadaki ilk 5 ülke arasına girecek” dedi.

Başçı, yıllık ortalama yüzde 5 büyüme ile Türkiye’nin 2023 hedefine rahatlıkla varacağını da sözlerine ekledi.

Borsarti

2013 Yılı Toki Konut Kredi Oranları

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın 10.01.2013 tarihli ve 71080253.150.03/327.004215 sayılı yazısı ile 21 Eylül 1991 tarihli ve 20998 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Toplu Konut Fonu’ndan Şehit Ailelerine, Malulleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Yönetmeliği” nin 5. maddesi gereği, faizsiz konut kredisi miktarının 2013 yılı için 73.000,00 TL. (yetmişüçbintürklirası) olarak tespit edildiği bildirilmiştir

Harp ve vazife malûlleri, gaziler, şehitler ve şehit yakınları ile bunların kurdukları sivil toplum örgütleriyle ilgili sorunların ilk elden çözümü ile Şehit ve Gazi İşlemleri Şube Müdürlüklerinin bilgi paylaşımı yapması amacıyla kurulan sitemiz tarafından istifadenize sunulur.

Sakaryasgm

Yapı Kredi’den Bireysel İhtiyaç Kredisi Kampanyası

Yapı Kredi, 2013 yılının ocak ayına özel bir kampanya ile günde 5 liraya yüzde 0,53 faiz oranı ile 5 bin liralık bireysel ihtiyaç kredisi fırsatı sunuyor.
Yapı Kredi açıklamasına göre, Yapı Kredi şubelerinden başvuru yapan kamu çalışanları maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisi alabilecek.
Yapı Kredi’nin ocak ayı bireysel ihtiyaç kredisi kampanyasından faydalanmak isteyenlerin ”kredisimdi.com.tr” adresinden, Yapı Kredi ATM’lerinden veya ”Bireysel” (boşluk) ”TCKN” (boşluk) ”Aylık Net Gelir” yazıp 4411’e SMS yollayarak başvuru yapması yeterli olacak. Tüketicilerin kredibaşvurusuna yanıt 3 dakika içinde alınıyor.
Açıklamada ayrıca kamu çalışanlarının maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisine başvurusu ile ilgili şu ifadelere yer verildi:
‘Belirtilen koşullar 5 bin lira 36 ay vadeli, vergi hariç aylık faizi yüzde 0,53 olan ihtiyaç kredisi için geçerlidir. Ayın 31 günü üzerinden hesaplanan günlük taksit tutarı 5,03 lira ve aylık taksit tutarı 155,8 liradır. Maaşın 15 katına kadar kredi aylık bin 500 lira maaş alan kamu çalışanlarının Yapı Kredi şubelerinden yapılan 36 ay vadeli ihtiyaç kredisi başvurularında geçerli olup banka kredi değerlendirme koşulları esastır.”
Anadolu Ajansı

Tüketici Hakları

Bu haftaki röportajımızı Avukat İlkşan Urlu ile yaptık. Urlu ile tüketici kredilerinden , kullanım haklarımıza kadar her şeyi konuştuk.

Merhaba  İlkşan Urlu  tüketici kredisi nedir?

İhtiyaç kredisitaşıt kredisi, konut kredisi, tatil kredisi,eğitim kredisi adları altında yetkili banka özel finans kuruluşları veya finansman şirketleri aracılığı ile kullandığınız kredilerin genel adı tüketici kredisidir.

Peki bu tür sözleşmelerin zorunlulukları var mıdır?

Elbette, Bu tür sözleşmelerin en az 12 punto ve koyu siyah harflerle basılmış olması zorunludur.

Siz de kredi çekiyorsanız, yazılı sözleşmenizin bir örneğini mutlaka alın. Sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğinde olan ödeme planının da sözleşme ile birlikte size verilmesi zorunludur.

Bu tür sözleşmelerde, iyi niyet kuralına aykırı olarak ve tüketici aleyhinde sonuç doğuracak haksız şartlar varsa bu hükümler geçersizdir. Sözleşme imzalandıktan sonra içeriğinin tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğini de unutmayın.

Yukarıdaki bilgilerin ardından gelelim tüketici haklarımıza, toplum olarak kredi konusunda bilinçli bir tüketicimiyiz?

Bilinçli kullanmanın yanı sıra tabii ki bilinçsiz tüketim yapan sayısı da bir okadar çok diyebilirim…

Tüketici kredisi kullandıysanız, borçlandığınız toplam miktarı veya vadesi gelmemiş bir ya da daha çok taksidi erken ödeme hakkınız vardır.  Bu durumda kredi veren sizden herhangi bir isim altında ek bir ödeme yapmanızı isteyemez.

Ancak erken ödeme miktarı, asgari ödeme miktarından az olamaz. Kredinin tamamının ya da bir veya birden fazla taksitinin vadesinden önce ödenmesi durumunda, kredi veren gerekli faiz ve komisyon indirimlerini yapmakla yükümlüdür.

Sözleşme metninizde kredi faizi ve temerrüt (gecikme) faizi oranlarının yazılı olmasına dikkat edin. Faiz oranları, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Gecikme faiz oranıysa , sözleşmede yazılı olan kredi faizi oranının %30 fazlasını geçemez. Tüketici kredisi, belirli marka bir mal ya da hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı ya da sağlayıcı ile sözleşme yapılması şartı ile verilmişse, malın teslim edilmemesi ya da hizmetin yerine getirilmemesi halinde, kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Kredi verenin ödemeleri, bir kıymetli evraka bağlaması ya da krediyi kıymetli  evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır.

Kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, borcun ödenmesini kefilden isteyemez.

Kredi kartlarıyla alışverişte  hizmet alımı gittikçe artmakta olduğunu gözlemliyoruz, kredi kartlarının kullanımına  ilişkin neler aktaracaksınız?

Kredi kartları ile mal ve hizmet alımı giderek yaygınlaşmaktadır.  Ancak ödeme gücünüzü aşan yükümlülükler altına girerek, borcunuzun daha da artmasına yol açmayın.

Kredi kartınızı veren banka ya da finans kurumu tarafından size gönderilen hesap özetinde belirtilen asgari ödeme tutarının zamanında ödenmemesi halinde gecikme faizi ödeyeceğinizi unutmayın.

Sözleşmenizi yazılı olarak yapın ve bir nüshasını alın. Kredi kartı sözleşmeleri en az 12 punto ve koyu siyah harflerle düzenlenmek zorundadır. Sözleşmede, iyiniyet kurallarına aykırı ve tüketici aleyhine sonuçlar doğuracak  haksız şartlar varsa bu hükümler geçersizdir.

Kredi kartı kullanırken haklarımız nelerdir?

Mal ya da hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı sizden komisyon ve benzeri bir isim altında ilave ödeme yapmanızı isteyemez.  Kredi kartı faizinde bir artış yapılacaksa, bu durumun 30 gün önceden size bildirilmesi zorunludur. Ayrıca, artırılan faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz. Faiz oranının artırıldığına dair bildirimin size ulaşmasından itibaren en geç 60 gün içinde eski borcunuzu öderseniz, faiz artışından etkilenmezsiniz. Asgari ödeme tutarını vadesinde ödeyemediğiniz takdirde, banka, gecikme faizi dışında sizi herhangi bir yükümlülük altına sokamaz.

Peki sık duyduğumuz kampanyalı satış sözleşmelerine ilişkin neler söyleyeceksiniz?

Gazete, radyo televizyon ilanı ve benzeri yollarla duyurularak yapılan kampanyalı satışlar, teslimatın daha sonra yapılacak olması nedeniyle tüketiciler için risklidir.

Özellikle fiyatı yüksek olan konut ve tatil amaçlı taşınmazlar ile otomobil, minibüs ve motosiklet gibi araçlar için düzenlenen kampanyalı satışlarda mutlaka kampanyalı satış izin belgesinin olup olmadığını kontrol ederek, sözleşme yapın.

Bu tür sözleşmelerin yazılı olarak düzenlenmesi zorunludur.

En az 12 punto ve koyu siyah harflerle basılmış olan sözleşmenizi iyi okuyun ve bir nüshasını alın.  Ödeme planı gibi sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğinde bir takım belgeler varsa, onları da istemeyi unutmayın.

Bu tür sözleşmelerde iyi niyet kurallarına aykırı olarak ve tüketici aleyhinde sonuç doğuracak haksız şartlar varsa bu hükümler geçersizdir. Sözleşme imzalandıktan sonra, içeriğin tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğinin de unutmayın.

1. Haklarınız

Kampanyalı satışlarda malın teslimi ya da hizmetin yerine getirilme süresi , sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren 12 ayı geçemez. Bu süre konut ve  tatil amaçlı taşınmazlarda ise 30 aydır. Kampanyalı satış sözleşmesi  imzaladıysanız , malı teslim alacağınız tarihe kadar yaptığınız ödemelerinizi satıcı sigorta ettirmek veya banka teminat mektubu vermek zorundadır.

Satıcı , kampanyalı satış konusu olan mal , garanti belgesi , tanıtma ve kullanma kılavuzu ile satılması zorunlu mallar kapsamında ise bu belgeleri size vermekle yükümlüdür.

Kampanyadan ayrılmaya karar verirseniz ,  bunu noter aracılığı ile ya da iadeli taahhütlü mektup ile satıcıya bildirin.  Satıcı ,  malın teslim tarihini geçmemek şartıyla ödemiş olduğunuz tüm bedel ve kıymetli evrakı size iade etmek zorundadır.

2. Sözleşmede bulunması gereken asgari koşullar kampanyalı satış sözleşmenizde;

• malın veya hizmetin vergiler dahil peşin satış fiyatının ,

• ödeme planının,

• kampanya bitiş tarihinin,

• malın teslim tarihinin,

• teslimat şeklinin,

• temerrüde düşmeniz halinde hukuki sonuçların,

• malın marka, model, renk ve benzeri ayırt edici özelliklerinin

yazılı olmasına dikkat edin.

3. Taksitli kampanyalı satış

Taksitli kampanyalı satışa katıldıysanız, sözleşmenizde toplam ödeme miktarı, taksit miktarı, faiz, gecikme faizi, vade sayısı, gibi bölümlere dikkat edin.

Bu bölümlerin satıcıyla uzlaştığınız şekilde doldurulmasına dikkat edin. Sözleşmeden ayrı olarak bir senet düzenlenecekse, her bir taksit için ayrı ayrı ve nama yazılı senet imzalayın. Yaptığınız ödemeler için mutlaka makbuz alın. Taksitli satışlarda, borçlandığınız toplam miktarı önceden ödeme hakkınız vardır. Bir veya birden fazla taksit ödemesinde de bulunabilirsiniz. Bu durumda gerekli faiz indiriminin yapılması gerekir.

Çok teşekkür ediyorum, Avukat İlkşan Urlu kredi tüketimine ilişkin çok önemli bilgileri bizlerle paylaştınız..

Ben teşekkür ediyorum Gülay Tunçel herkese , borçsuz ‘’bilinçli  kredi tüketimi ‘’ diliyorum, başarılar.

İnternet Ajans

Konut Kredisi Ucuzladı Tam ‘Ev’lenme Zamanı

Konut kredisi faiz oranlarının 2012 yılının başına göre yüzde 1.22’lerden yüzde 0.80’lere gerilediğini belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, ‘Hem maliyetler düştü hem de konutta KDV belirsizliği ortadan kalktı. Bütçenize ve aradığınız kriterlere uygun bir ev bulduysanız sakın kaçırmayın’ dedi

Yılbaşından itibaren yürürlüğe giren konutta yüzde 18’lik KDV sürprizinin yankıları sürerken, bankalar 2013 yılından daha umutlu. Yeni düzenleme ile hem konutta belirsizliğin ortadan kalkması, hem kentsel dönüşüm hem de kredi maliyetlerinin geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20 ucuzlaması bankaları umutlandıran en önemli gelişmeler arasında. Geçen yıl ortalama aylık yüzde 1.22 seviyesinde olan konut kredisi faiz oranlarının bu yıl yüzde 0.80’lere gerilediğini belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, ‘Ev almak isteyen hiç beklemesin. Faizler bundan sonra daha fazla düşmez. KDV belirsizliği de ortadan kalktı. Bütçenize uygun bir ev bulduysanız sakın kaçırmayın’ diyor.

Hedef 90 Milyar TL

Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay ile 2013 yılında mortgage sektörüne ilişkin beklentilerini, banka olarak hedeflerini konuştuk. Geçen yıl mortgage kredilerinin 69 milyar TL’den 79 milyar TL’ye yükseldiğini hatırlatan Murat Atay, ‘Bu yıl yine yüzde 14 civarında benzer bir büyüme bekliyoruz. Yani 79 milyar liradan 90 milyar TL’ye çıkmasını bekliyoruz.  Bu rakamların üzerine çıkarsa sürpriz olmaz’ dedi.

Krediyle ev sahibi olma açısından zamanlamanın uygun olduğunu belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, ‘Faiz oranları geçen yıla oranla çok düştü. Kentsel dönüşümle. 6.5 milyon konut yenilecek.  6.5 milyon konutun yenilenmesi, 17-18 milyon nüfuslu bir ülke anlamına geliyor. Koskoca bir ülke yıkılıp yeniden inşa edilecek. Ülkenin demografik yapısı, nüfusu nedeniyle ev sahibi olma isteği her zaman canlı olacak. Çünkü trendler değişiyor. Çekirdek aile yapısı değişiyor. Gençler artık ailesinden ayrı oturuyor.’ dedi.

Belirsizlik Ortadan Kalktı

Konutta yeni KDV düzenlemesi ile belirsizliğin ortadan kalktığını dile getiren Murat Atay, ‘Mevcut hali hazırdaki projeler daha önceden ruhsatlarını aldığı için olumlu bir gelişme oldu. Geçen yıl finanse ettiğimiz projelerde bir belirsizlik vardı. Şimdi en azından bu belirsizlik ortadan kalktı. İnsanların konut alma tercihlerini etkiliyordu. Bu açıdan olumlu bir gelişme olarak görüyorum’ dedi.

280 Bin Kişiyi Ev’lendirdi.

GARANTİ Mortgage olarak 2012’de yüzde 18’lik artışla sektörün üzerinde büyüdüklerine işaret eden Murat Atay,  şunları söyledi: ‘Garanti Bankası olarak yine sektörün üzerinde yüzde 20’ye yakın büyüme öngördük’ dedi. Son 5 yılda Garanti Mortgage olarak 280 bin kişiyi ‘ev’lendirdiklerini anlatan Atay, son yıllarda 3 büyük ilin dışında Anadolu’dan mortgage kredilerine talebin arttığını söyledi.

Faizler Daha Fazla Düşmez

Konut kredisi faizlerinde bundan sonra çok fazla düşüş beklemeyen Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, şunları söyledi: ‘Ev almanın tam zamanı. Hem kredi faizleri uygun, hem de KDV ile ilgili belirsizlik ortadan kalktı.  Eğer oturma amaçlı alıyorsanız mutlaka ‘merkeze, işe ve okula yakınlığına’ dikkat edin.’

Konut Yatırım Aracı Olarak Hala Cazip

Atay: ‘Mevduatta neredeyse reel bazda negatif getiri var.  20 yıllık bankacılık hayatımda böyle bir dönem yaşamadım. O yüzden  konut hala cazip bir yatırım.’

Son bir yılda aylık taksit 385 lira ucuzladı

Kredi Tutarı……..150.000
Vade (ay) ……..120
Ocak 2012 faiz oranı……..1,19%
Ocak 2012 taksit tutarı ……..2,354
2013 yılında ne oldu?
Kredi Tutarı……..150.000
Vade (ay) ……..120
Ocak 2013 faiz oranı……..0,82%
Ocak 2013 taksit tutarı ……..1,969

Konut kredileri aylık faizleri %
Aylar………Ort.
Oca.12………1,22
Şub.12………1,11
Mar.12………1,1
Nis.12………1,08
May.12………1,06
Haz.12………1,04
Tem.12………1,03
Ağu.12………1,02
Eyl.12………1,01
Eki.12………0,94
Kas.12………0,89
Ara.12………0,83

Akşam

Soyak ve Yapı Kredi’den Bir İlk Yeşil Konut Kredisi

Türkiye gayrimenkul sektöründe yeniliklerin öncüsü Soyak, Yapı Kredi işbirliğiyle yine bir ilke imza atarak Türkiye’nin ‘Avantajlı Yeşil Konut Kredisi’ uygulamasını başlatıyor

İzmir’in ilk yeşil sitesi LEED GOLD adayı Soyak Mavişehir Optimus’tan  ev sahibi olmak isteyenler, Yapı Kredi’nin sunduğu ‘Avantajlı Yeşil Konut Kredisi’ sayesinde hem yüzde 0,71’den başlayankonut kredisi faiz oranları, hem de yüzde 5 indirim fırsatıyla ev sahibi oluyor.

Gayrimenkul, enerji, çimento ve döküm sektörlerinde öncü projelere imza atan Soyak, Yapı Kredi işbirliği ile sektörde bir ilki daha gerçekleştirdi ve Türkiye’nin ‘Avantajlı Yeşil Konut Kredisi’ dönemini başlattı. Yapı Kredi’den alınabilecek ‘Avantajlı Yeşil Konut Kredisi’ sayesinde Soyak Mavişehir Optimus’tan ev almak isteyenler avantajlı faiz oranıyla ev alma şansına sahip olacak. Bu avantajın yanı sıra, Yapı Kredi tarafından yeşil konut kredisi kullanan tüm tüketiciler adına, çevre koruma ve bu konudaki farkındalığı artırma adına ağaç dikimi de gerçekleştirilecek. Soyak-Yapı Kredi işbirliği fırsatından yararlanarak yeşil evlere sahip olanlar, hem yüzde 1 KDV oranı, hem de enerji masraflarından yapılan tasarrufla kredi geri ödemesinde de avantaj sağlayacak.

Yeşil Konut Kredisi İçin Yeşil Binalar Şartı

Yapı Kredi’nin, “Avantajlı Yeşil Konut Kredisi” ile konut sahibi olmak isteyenler, yalnızca yeşil bina  uluslararası çevre sertifikalarına  sahip olan projeler için doğrudan ‘Yeşil Konut Kredisi’ kullanılabilecek.

Yeşil Konut Kredisi’yle Soyak Mavişehir Optimus’dan %1 KDV Oranı

İzmir’de inşaatı devam eden Soyak Mavişehir Optimus projesi LEED GOLD (Leadership in Energy and Environmental Design-Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik) sertikası adayı olarak ‘Yeşil Konut Kredisi’ kriterlerini karşılıyor. Bu projeden ev sahibi olmak isteyenler, Yapı Kredi ‘Yeşil Konut Kredisi’ avantajından yararlanarak yüzde 0,71 faiz oranıyla kredi kullanabilecekler.

Üstelik LEED Gold adayı olan Soyak Mavişehir Optimus projesi, enerji ve su masraflarından tasarruf yapmayı hedefliyor. Enerji masraflarından doğan bu tasarruf, konut sahibi olmak için kredi kullanan tüketiciye geri ödemelerde de katkı sağlıyor.

Sürdürülebilirlik ve Yeşil Konut Kredisi

Gayrimenkul sektöründe ilklerin öncüsü Soyak Holding CEO’su Dr. M. Emre Çamlıbel “Sürdürülebilirlik kavramını ilk ortaya attığımızda gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemi de başlatmış olduk. Şimdi ‘Yeşil Konut Kredisi’ avantajı ile de hem doğa dostu yeşil binaların artmasını teşvik ediyor, hem de konut sahibi olmak isteyenleri cazip kredi imkanları ile buluşturuyoruz. Çevre dostu yeşil binalar için bu uygulama, gayrimenkul sektörüne bir örnek teşkil edecektir” dedi.

Yapı Kredi Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer Özelgin ise “Gayrimenkul sektörü her geçen gün gelişirken daha iyi bir dünya için yeşil binaların önemi de artıyor. Yapı Kredi olarak, doğal kaynakların korunması ve en verimli biçimde kullanılması konusunda büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Bu amaçla Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek yeşil binalara verilen avantajlı konut kredisini hayata geçirdik.Yeşil Konut Kredisi’yle de ilk işbirliğimizi uluslararası yeşil bina sertifikasına aday Soyak ile gerçekleştiriyoruz. Bu konu hakkında hem farkındalığı artırmayı hem de yatırımcıları yeşil binaların yapılmasına teşvik etmeyi amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Gayrimenkul sektöründe olduğu kadar bankacılık sektöründe de bir ilk olan ‘yeşil konut kredisi‘ uygulamasıyla Yapı Kredi ve Soyak hem yatırımcıları çevre ve doğa dostu yeşil binaların inşasına teşvik ediyor, hem de tüketicinin bu konuda farkındalığını artırarak konut sahibi olmak isteyenleri Yeşil Bina kriterlerine uygun projelere yönlendiriyor.

Emlakta Son Dakika
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

 

Konutta Artan KDV Talebi Düşürmeyecek

Hürriyet gazetesi yazarlarından Kürşat Tuncel Konutta artan KDV oranların, konut fiyatlarına ve konut talebine olanetkisini değerlendirdi . Tuncel yazısında şu konulara yer verdi:
Son günlerde gazeteleri konut için yeniden belirlenen KDV oranlarının konut talebini nasıl etkileyeceğine ilişkin tahminler meşgul ediyor. 1 Haziran 2012 tarihinden önce ruhsat almış 150 metrekarenin altındaki konutlarda KDV’nin %1 olduğunu biliyorsunuz. Bu tarihten sonra ruhsat alan konutlar konusundaki belirsizlik ise, konutun arsasının metrekare vergi değeri 500-1.000 TL aralığından olan konutlar için KDV oranının %8’e, 1.000 TL üzerindeki konutlarda KDV’nin %18′e yükselmesiyle ortadan kalkmış bulunuyor.

Tabi arsalar için belirlenen bu değerleri gözönüne alındığında büyükşehirlerde, özellikle İstanbul’da pratikte konut KDV’si %18 olarak belirlenmiş oluyor. Bu şekilde konutun değeri ile orantılı bir vergileme yapılması hedefleniyor.

Zira daha önce Etiler’de 1 milyon TL’na satılan 150 metrekareden küçük konutun KDV’si de Ağrı’da ki konutun KDV’si de aynı idi. Yeni oranların açıklandığı tarih olan yılbaşı itibariyle düzenleme uygulamaya başlanacağından bu tarihten önce ruhsat alan konutlarda KDV oranı %1 olarak kaldı, bu da sözkonusu konutları alacaklar için %17 avantaj sağlamaktadır. Dolayısıyla mevcut stokların satışında düşük KDV oranı önemli avantaj sağlamaktadır. bu tarihten sonra ruhsat alacak konutların ise teslimi en az 24-30 ay sonra olacağından pratikte yüksek KDV ancak 2014 yılı sonlarında uygulanmaya başlanacaktır. Konutta KDV artışı nedeniyle talebin %25-30 azalacağını iddia ederek bir anlamda yasa koyucuyu tehdit eden müteahitlik sektörü lobisine inanma eğiliminde bulunanlar için şu kadarını söyleyebilirim; bu tamamen dayanaksız bir beklentidir.

Fiyatta oluşan bir değişimin talebi nasıl değiştireceğini hesaplamak için kullanılacak yöntemi iktisat birinci sınıf derslerinde “talebin fiyat esnekliği” kavramıyla öğretirler. Bu hesaplamayı yapmadan talebin ne kadar azalacağını söylemek en iyi ifade ile “atmak” sayılır. Bu tahminlere demeçlerinde yerverenler arasında fiyat esnekliği kavramın anlamını bilen olduğundan bile emin değilim. Artık şu sallama yöntemiyle tahmin yapma ve kamuoyunu manipule etme işinden vazgeçmek gerektiğini düşünüyorum. Yanlızca KDV oranı artışı nedeniyle piyasanın ciddi ölçüde daralması beklenemez, zira yıl içinde TL konut kredisi faizleri aylık %1.20 lerden %0.80′lere geriledi. Yani KDV ile gelen maliyet faiz düşüşüyle kompanse edildi. Bunun anlamı şudur; geçen yılın başında konut alıp da taksit ödeyenlerin taksit miktarı ile zamlı KDV ye tabi konut alıp taksit ödeyenlerin taksit miktarı hemen hemen aynıdır. Geçen yıl başında müteahitlik sektörünün “aman mahvolduk talep %30 azalır” dediklerini hatırlamıyorum!

Bunun dışında KDV oranı artışını inşaatın maliyetine oranlayarak, geliştiriciler için bu düzenlemenin ek yük getireceği de iddia edilemez (bu hesabı yapanlar KDV farkını müteahitin karşılayacağını varsayıyorlar) çünkü mevcut işleyişte hiç bir müteahit zaten inşaat maliyetini kendi sermayesinden karşılamamaktadır, hatta hiç kendi parasını kullanmamaktadır. Bu nedenle karlılık oranı neredeyse sonsuzdur (kar/nakit kullanımı oranı hesabında payda -0- olduğundan karlılık sonsuzdur). Kısacası müteahitlik sektöründe tarlanın taşıyla (ön satışla toplanan müşteri parası) tarlanın kuşunu (inşaat maliyetini) vurmak esastır. Bu nedenle her sektörden akın akın yatırımcı inşaata girmeye çalışmaktadır. Yine aynı nedenle, inşaatta maliyetler dikkate alındığında kar marjının düşük olduğunu iddia eden müteahitlere itibar etmemelisiniz, zira bahsettikleri kar marjı maliyeti kaynak olarak ortaya koydukları durumda doğrudur, halbuki uygulamada müteahitler kendi sermayesini değil alıcıların parasını kullanmaktadır.

Neticede KDV farkı ancak 2014-15 yıllarında etkisi hissedilecek bir uygulamadır, bu süre zarfında artan kısım kısmen tüketiciye yansıtılacak, kısmen müteahit sonsuz! karından indirecektir. İki yıllık normal değerlenme sürecinde bu artış çok hissedilmeyeceği gibi düşük faiz ortamında alıcıların ödemelerini de arttırmayacaktır. Gerekirse teslimde tahsili gereken KDV için teslim zamanı özel kredilendirmeler de yapılarak alıcı üstündeki yükler minimize edilebilir. Dolayısıyla düşen faizler nedeniyle bu uygulama konut talebini öyle %30 filan daraltmayacaktır. Her zamanki gibi lobicilik ile gürültü kopartılıp doğru ve mantıklı bir düzenleme iptal ettirilmemelidir. Tüm bunlara karşın tüketicinin alım gücünün artmaması ve borçluluk oranının yükselmesi nedeniyle zaten 2013 yılında piyasanın yatay seyretmesini bekliyorduk, mevcut stoktaki %1′lik KDV avantajı bu dönemde durgunluğun kırılmasına ve stokların erimesine yardımcı bile olacaktır. Buna rağmen özellikle A ve B gelir grubu projelerde en az 2 yıllık stok birikmiş olması nedeniyle konut fiyatlarında artış görülmesi pek mümkün değildir. Bu nedenle konut almak isteyenler için bu yıl fiyatlar, düşük faizler ve KDV avantajı açısından çok uygun gözükmektedir.

Hürriyet Emlak

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Çin’de Yeni Krediler Beklentinin Altında Kaldı

Asya’nın en büyük ekonomisi Çin’de yeni yuan kredileri geçtiğimiz ay beklenenden daha sert düşüş kaydederken, daha geniş kapsamlı finansman göstergesi yüzde 28 arttı. Kredi ve finansman verileri,  ülkenin artan banka dışı mevduatlara bağımlılığının riskleri artırabileceğine dikkat çekti.
Çin Merkez Bankası yeni kredilerin 454.3 milyar yuan ile Blooomberg anketine katılan 37 ekonomistin medyan tahmini 550 milyar yuanın altında gerçekleşti. Yeni yuan kredileri geçtiğimiz yılın aynı döneminde 640.5 milyar yuan seviyelerindeydi. Banka ve banka dışı kredileri kapsayantoplam finansman ise yıllık bazda 1.27 trilyon yuandan 1.63 trilyon yuana çıktı.

Banka kredilerindeki düşüş 7 çeyrek üst üste yavaşlayan dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin toparlanmasını zorlaştırırken, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) “finansal istikrara yeni riskler eklediği”ni söylediği düşük kontroller uygulamalarının artması ve yüksek getirili  gölge bankacılığı ürünleri ülkedeki değişime dikkat çekiyor.

Credit Agricole CIB’nin kıdemli ekonomisti Dariusz Kowalczyk, toplam finansman büyüme için iyi durumda olsa da olumsuz manşetlerin beklentileri baskıladığını söyledi.

Bloomberght

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

YKB’den Masrafsız İhtiyaç Kredisi

YKB’den yapılan açıklamaya göre, 15 bin TL 36 ay vadeye kadar %1.19 kredi faiz oranı ile dosya masrafsız bireysel ihtiyaç kredisi kullanılabiliyor.

Yapı Kredi, dosya masrafsız ihtiyaç kredi kampanyası ile  yeni yılda da müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor.Bankanın yaptğı açıklamaya göre, kampanya kapsamında 15 bin lira, 36 ay vadeye kadar %1.19 kredi faiz oranı ile dosya masrafsız bireysel ihtiyaç kredisi kullanılabiliyor.

Üstelik emekli banka müşterileri sadece nüfus cüzdanı, kamu çalışanı müşteriler ise nüfus cüzdanı ve kamu kurum kimlikleriyle hemen kredi başvurusunda bulunabiliyor.

Kredi Hesaplama Tablosu

15.000 TL ihtiyaç kredisi kullanan tüketici 36 ay vade %1.19 faiz oranı ile aylık 536 TL kredi taksiti ödüyor.

Kredi Tutarı Vade Aylık Faiz Oranı Toplam Masraf Aylık Toplam Faiz Maliyet Oranı Yıllık Toplam Faiz Maliyet Oranı Taksit Tutarı
10.000 TL 24 ay 1,19% 40 TL 1,46 % 17,55 % 495 TL
15.000 TL 36 Ay 1,19% 82 TL 1,48 % 17,73 % 536 TL

Bireysel İhtiyaç Kredisi toplam masrafları için grup hayat sigortası (30 yaş için) dahil edilmiştir. Aylık ve yıllık toplam maliyet oranlarına ve taksit tutarlarına vergi ve fon dahil edilmiştir. Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. faiz oranını, dosya masrafını ve kampanya koşullarını değiştirme hakkını saklı tutar.

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredi faiz oranı arasındaki farka göre birkredi hesaplaması yapılması gerektiğini belirtti.
Çelik, ”Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı olacaktır” dedi.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar

AA muhabirine konut kredisindeki faiz oranlarının düşmesi karşısında yeniden yapılandırmada dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi veren Çelik, Türkiye’de konut kredilerinin sabit faizli olarak verildiğini hatırlatarak, kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre kredi faiz oranlarında otomatik bir ayarlama yapılamadığını anımsattı.

Fazla Faiz Ödememek İçin

Bu durumun kredi faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma olduğuna vurgu yapan Çelik, ”Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor. Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun bu noktada tüketicileri koruyan ilave bir düzenleme barındırmıyor. Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da kredi faiz oranları düştüğünde tüketicinin yeni bir ucuz kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor” diye konuştu.

Çelik, ancak kanunun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2’si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin verdiğine dikkati çekti.

Çelik, ”Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2’si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor. Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90’a indirmiş oluyor” bilgisini verdi.

Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılmasının faydalı olacağını söyledi.

Her Tüketici Kendi Özel Durumlarına Göre Hesaplama Yapmalı

Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı olduğuna dikkati çeken Çelik, ”Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Konut Kredisi Hesaplaması Yapılarak Yapılandırmaya Karar Verilmeli

‘Yapılandırmada tek bir faiz oranı doğrudur” denilemeyeceğini belirten Çelik, mevcut kredi, faiz oranının yüzde 1,50’si ise yüzde 1,30’un doğru bir oran olabileceğine işaret etti.

Çelik, ”Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, kredi faiz oranlarındaki düşüş size avantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen konut kredisi hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var” şeklinde konuştu.

Konut Kredisi Faiz Oranları Bir Miktar Daha Düşecek

Çelik, kredi faiz oranlarının genel ekonomik aktivite ve nihayetinde Merkez Bankasının para politikasına dair aldığı kararlar neticesinde değiştiğini ifade ederek, ”Faiz oranlarındaki genel bir düşüş doğal olarak konut kredisi faiz oranlarına da yansıyacaktır. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının ufak da olsa bir miktar daha geri gelebileceğini tahmin ediyoruz” dedi.

Kalan Vade Ne Kadar Uzunsa Yeniden Yapılandırma O Kadar Avantajlı

Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisinin önemli olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:
”Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.

Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek. Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak. Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır.”

Eline Toplu Para Geçen Kredisi Erken Kapatmalı mı?

Çelik, eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılmasının doğru olacağını ifade etti. Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisi için ödenen faiz miktarının her zaman daha yüksek olacağını vurgulayan Çelik, ”Bugün itibariyle konut kredilerinin yıllık maliyet oranı yüzde 12’ler civarında. Elinize geçen toplu parayı başka bir yerde değerlendirip, yıllık yüzde 13 getiri elde edemiyorsanız, bu parayla konut kredinizi kapatmanız daha iyi olacaktır” tavsiyesinde bulundu.
Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2’si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de ekleneceğini hatırlatan Çelik, ”Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir” dedi.

Çelik, ancak halihazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredinin faiz oranı arasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırmanın daha avantajlı olacağını da sözlerine ekledi.

Babacan: Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak

Başbakan Yardımcısı Babacan, “Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak” açıklamasında bulundu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çek alınacak kişinin pozitif ve negatif sicilinin artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görülebilineceğini bildirdi.

Babacan, sistemin tamamen oturmasını beklediklerini ve Ocak’ın 15’i gibi ayrıca bir tanıtım yapacaklarını belirterek, ”Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak” dedi.

Uzun zamandır iş dünyasının üzerinde konuştuğu, Borçlar Kanunu ile birlikte gelen ”eş muvafakati” konusuyla ilgili bilgi veren Babacan, bu konunun çözüleceğini söyledi.

Bu konu üzerindeki çalışmaların devam ettiğini aktaran Babacan, şunları kaydetti:

”Yeni Medeni Kanun’a göre, karı kocanın da bir ortaklık anlayışı söz konusu, mal mülk konusunda. Kendi şirketine veya ortağı olduğu bir şirkete kefil olurken belki eş muvafakati aranmayacak ama bir arkadaşına, yabancı birine kefil oluyorsa da o zaman yine de eşi bundan haberdar olsun istiyoruz, çünkü orada da aile faciaları yaşanıyor. Yani imzayı atıyor bir arkadaşına, ondan sonra problem çıkıyor ama kendi şirketiyse, zaten problemin ağırlığı da orada. Yani muhtemelen öyle çözülecek ama henüz son noktayı da koymadık. Şimdi fazla bir beklenti oluşturmayım ama o şekilde çalışmalar devam ediyor. Son şeklini verdikten sonra zaten, açıklayacağız.”

Sat Geri Kirala İmkanı

Babacan, özel sektörün kira sertifikası ihracının çok önemli bir konu olduğunu ve bu konunun yasal zemininin hazır olduğunu vurgulayarak, burada maliyetlerin de aşağı çekildiğini bildirdi.

Yeni bir kanun çıkardıklarını anlatan Babacan, bu kanuna ”sat, geri kirala” gibi bir madde de koyduklarını ifade etti.

Bu kanunla, bir varlığı finansman şirketine satıp, tekrar kiralama yapmanın mümkün olduğunu dile getiren Babacan, ”Burada en önemli konu vergi engeliydi, çünkü özellikle gayrimenkulde iki kere tapu harcı doğuyordu. Biz bunun tapu harcını ipotek tapu harcına indirdik o kanunla beraber” diye konuştu.

5084 Artık Bitti

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 5084 sayılı Teşvik Yasası’nın artık bittiğini, çünkü bunun, yatırım teşvik ruhuna uygun olmadığını ifade etti.

Şimdi ise yeni bir çalışma olduğuna işaret eden Babacan, şöyle devam etti:

”Çalışma Bakanlığımızla beraber bir istihdam teşvik paketi hazırlıyoruz. Yani 5084’ün özellikle o sosyal güvenlik primleriyle ilgili artılarını, işverene faydalarını 5084 kapsamında değil, yatırımı teşvik kapsamında değil, istihdamı teşvik kapsamında getireceğiz ama hangi iller, nasıl olur, hangi kurallara göre olur? Bunlar çalışılıyor.”

Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak

Babacan, çek sicillerinin görülebilmesi çalışmaları hakkında da bilgi verdi ve şöyle konuştu:

”Türkiye Bankalar Birliği nihayet, nihayet diyorum, çünkü bize Mart’ta Nisan’da bitiririz diye söz vermişlerdi, Ocak ayına geldik. Nihayet bunun bilgisayar altyapısını hazırladılar, TOBB ile birlikte çalıştılar. Sonuçta geldiğimiz nokta şu; çeki alacağınız kişinin pozitif ve negatif sicilini artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görebileceksiniz. 2008’den bu yana pozitif siciller de toparlandı, veri tabanında bunlar var. Sadece negatif değil, pozitif sicil de görülecek. Yani ne kadar çek ödemiş adam, ne kadarı dönmüş, ne kadar seneti protesto edilmiş, bunların hepsi görülecek.

Sistem tam bir otursun, Ocak’ın 15’i gibi ayrıca bir tanıtım yapacağız. Çünkü iş dünyamız için bambaşka bir dönem başlayacak. Biz kanunla onlara şu yetkiyi de verdik. Mesela cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak. Nihai amacımız o. Mesela senetlerde sadece protestolu senetleri görüyorduk, şimdi ödenen senet bilgilerini de alacağız. Ödenen senetler de görülebilecek ve bu şekilde çok geniş bir kredi sicilioluşacak. Ancak bu, tamamen vatandaşımızın kendi izniyle üçüncü bir şahsa açılabilecek.”

Türkiye İlham Kaynağı Haline Geldi

Türkiye’nin artık sadece kendi için değil, bölgesindeki tüm ülkeler için de bir ilham kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Babacan, siyasi ve ekonomik reformlar konusunda Türkiye’nin, pek çok ülkeye destek vermeye başladığını bildirdi.

Mısır’a 2 milyar dolar, Tunus’a 500 milyon dolar, Libya’ya 200 milyon dolar, Yemen’e de 100 milyon dolar kredi verildiğini belirten Babacan, ”Bir zamanların Türkiye’si, dışardan yardım alırken artık kredi veren, yardım eden ülke pozisyonuna yükseldi” dedi.

BloomBerght

Akbank’tan Adana’ya Çıkarma

AKBANK’ın dünyadaki ve Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri müşterileriyle paylaşmak amacıyla düzenlediği ‘Akbank Sizin İçin Buluşmaları’nın 21’incisi Adana’da yapıldı.
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer ile Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil’in ev sahipliğindeki etkinlik, Adana ve çevre illerden çok sayıda sanayici ve işadamını buluşturdu. Etkinlik kapsamında ayrıca Akbank ve Adana Sanayi Odası (ADASO) arasında bir protokol de imzalandı. Protokol, KOBİ’lerin yeni koşullara göre değişen ihtiyaçlarına yönelik özel ürün, hizmet ve çözümler içeriyor.
ADANA İLE ÖZEL BAĞ
Protokol imza töreni ve toplantıda konuşan Suzan Sabancı Dinçer, Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek için yatırımlarını artırması gerektiğine dikkat çekerek, “Ekonomimizin ve reel sektörümüzün daha da büyük atılımlar yapmasına ve ülkemizin sürdürülebilir büyüme performansını artırmaya destek olmak için başta küçük ve orta ölçekli firmalarımız olmak üzere, özel sektör ve kamu kesimine yenilikçi ürünlerimiz ile finansman kaynağı sağlamayı sürdürüyoruz” dedi.
Akbank’ın geçen Nisan ayından itibaren yürütmekte olduğu tasarruf seferberliği ile, özellikle Adana gibi ticaret ve sanayide hızla gelişen bölgelerdeki yatırımları desteklemek için kaynak yarattığını vurgulayan Suzan Sabancı Dinçer “Adana, bankamızın isminin ilk harfini veren ilimiz. Akbank olarak kurulduğumuz, ilk şubemizi açtığımız şehir. Bu sebeple Adana’yla ayrı bir bağımız var. Türkiye’nin gelişmiş sanayi kentlerinden biri olan, güçlü ekonomisiyle dikkat çeken Adana’nın yeni yatırımları ve yapacağı atılımlarla ülkemizin 2023 hedefinde önemli bir rol oynayacağına eminim. Akbank olarak Adana’nın yüksek potansiyelinin ve ülke ekonomisindeki yerinin farkındayız. Önümüzdeki dönemde bu gelişim sürecinde daha fazla yer almak istiyoruz” diye konuştu.
REKABETÇİLİĞİ ARTIRMALIYIZ
Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil de Türkiye’nin, dünya ekonomisinde bulunduğu yerin çok üstünde bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Binbaşgil, Türkiye’nin özellikle yüksek mali disiplin, düşük borçluluk oranları ve sağlam bankacılık sektörüyle diğer birçok gelişmiş ülkeden ayrıştığına dikkat çekti. Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi hedefine vurgu yapan Hakan Binbaşgil “Bu vizyonu el ele vererek, tüm illerimizin ve ilçelerimizin katkısıyla gerçekleştirebiliriz. Bu amaca daha hızlı ulaşmak için illerimizin ve ilçelerimizin rekabetçiliğini, sanayileşme oranını, üretim, istihdam ve ihracat potansiyellerini daha da artırmalıyız” dedi.
Adana’nın Türkiye’nin milli gelirine en yüksek katkı sağlayan 10 ilden biri olduğunu vurgulayan Hakan Binbaşgil, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Adana 1948’de kurulduğumuz yer. İlimiz bu özelliği ile de bizim için ayrı bir öneme sahip. Bölgesinin önemli bir tarım, sanayi ve ticaret merkezi. Ülkemizin tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 8’ini sağlıyor. Ayrıca Irak ve Hazar bölgesi petrollerinin dünya pazarlarına çıkış noktası. Yıllık yaklaşık 100 milyon ton petrol sevkiyatı Adana’dan gerçekleşiyor. Akbank olarak Adana’nın yüksek potansiyelinin ve ülke ekonomisindeki yerinin farkındayız. Akbank da Adana gibi Türkiye’nin büyümesine katkıya hazır.”
AKBANK’I ARKANIZDA HİSSEDEBİLİRSİNİZ
Adana’nın yeni projeler ve yatırımlarla daha da modernleşmeye, zenginleşmeye devam ettiğinin altını çizen Binbaşgil “Kasım itibarıyla ildeki kredi hacmimiz yaklaşık 1.9 milyar liraya, mevduat toplamımız ise yaklaşık 1.7 milyar liraya ulaştı. Adana’nın dış ticaretinin finansmanındaki hacmimiz de 500 milyon dolara yükseldi. Ancak Akbank olarak Adana’nın daha da büyümesi için desteğimizi artırmak istiyoruz” dedi.
Akbank’ın Adana’daki 500 bine yakın müşterisine Çukurova Bölge Müdürlüğü, 27 şube ve 130 ATM’nin yanı sıra 350 civarındaki Akbanklı ile hizmet verdiğini kaydeden Hakan Binbaşgil, “Akbank, Adana’ya yatırım yapmaya devam ediyor, edecek. Adana’nın gelişmesinde daha fazla yer almak istiyoruz. Akbank’ı arkanızda hissedebilirsiniz” diye konuştu.
AKBANK İLE ADASO PROTOKOLÜ
Akbank’ın ADASO ile imzaladığı protokol çerçevesinde, oda üyelerine dış ticaretin finansmanı, yatırım kredisi, işletme sermayesi, ticari gayrimenkul kredileri, taksitli ticari krediler, gayrinakdi krediler, ülke kredileri ve avantajlı fonlar sunuluyor. Anlaşma, firmalara ihracatın ve ithalatın finansmanı amacıyla krediler, orta-uzun vadeli yatırım kredileri, işletme sermayesi amaçlı işlek (rotatif) ve spot kredi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği yatırımları ve enerji tüketimini azaltan faaliyetler ile işletme sermayesi ve diğer yatırımların finansmanı için uluslararası kaynaklardan sağlanan fonları da içeriyor. Ek olarak, protokol çerçevesinde, işyeri kredisi, işyeri yenileme-bitirme kredisi, ticari arsa alım kredisi, taksitli ticari krediler, gayrinakdi krediler, ülke kredileri ve KOBİ destek paketi de avantajlı koşullarda kullanılabiliyor.
Gerçek Gündem

 

1 Milyar Euro Alacaklar

Avrupa Birliği (AB) tarafından tarım sektörü ve kırsal alanda Türkiye’ye sağlanacak desteklerin çerçevesini çizen Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) Avrupa Birliği Komisyonu tarafından 2008 yılında onaylanarak uygulanmaya başlandı.
IPARD programı, kırsal alanda sadece tarım ve hayvancılık değil, çevre, turizm ve sanayi gibi geniş bir yelpazeyi kapsamakta. Proje ile tarımsal yatırımların desteklenip yönlendirilmesi, kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi, istihdamın artırılması ve yerel kalkınma stratejilerinin harekete geçirilmesini amaçlanıyor. Program kapsamında proje karşılığı sağlanan destekler ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olarak 2007 yılında kurulan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yönetiliyor.

IPARD programının ikinci etabı olan 2010-2013 yılları için sağlanan destekleri Bursa’da yürüten TKDK Bursa İl Koordinatörlüğü 2012 yılı Nisan ayında faaliyete başladı. Bursa’da IPARD fonlarının kullandırılabilmesi için gerekli olan AB Komisyonu yetki devri sürecinde son aşamaya gelindi. Bu kapsamda 2013 yılı ilk yarısı içinde IPARD fonlarının kullandırılması bekleniyor. YÜZDE 65’E VARAN ORANDA HİBE Program kapsamında özellikle, süt ve et üretip işleten ve pazarlayan tarımsal işletmeler, meyve ve sebzelerin işlenip pazarlanması, su ürünlerinin işlenip pazarlanması, çiftlik faaliyetlerine yönelik işletmeler, yerel ürünler ve kırsal turizm ile kültür balıkçılığına yönelik işletmelere yüzde 50 ile 65 arasında hibe desteği verilecek. Programa dâhil 42 ilde kullanılacak olan toplam hibe tutarı ise yaklaşık 1 milyar Euroyu bulmakta. İznik Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bu desteklerin kırsal kalkınma açısından önemine vurgu yapılırken, girişimcilerden bu fırsattan yararlanmaları istendi.

CİHAN

Yeni KDV Oranları Konut Fiyatlarını Etkileyecek

Büyükşehirlerdeki konut alımlarında 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren geçerli olan yeni KDV uygulamasının ikinci el konut piyasasını hareketlendireceği, uygulamanın kentsel dönüşüm çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, yeni KDV uygulamasının ikinci el konut piyasasını hareketlendireceğini söyledi.
Konutta bugüne kadar 150 metrekarenin altında olan binalarda yüzde 1, 150 metrekarenin üzerinde olan konutlarda yüzde 18 KDV uygulamasının olduğunu hatırlatan Güleroğlu, yeni uygulama ile 1 1 dairelerin de lüks kapsamına girebildiğini ifade etti.
Güleroğlu, ”Mesela bazı residanslarda 1 1 daire 1 milyon ile 2 milyon dolar arasında satılıyor ama bunların da KDV’si yüzde 1 olarak uygulanıyordu. Artık bundan sonra metrekare birim fiyatına göre ölçü alınacak” dedi.
Yeni uygulamanın ekonomiyi canlandıracı etkiler yaratacağını öne süren Güleroğlu, şöyle konuştu:
”Yeni uygulama ikinci el piyasasını çok hareketlendirir. Ekonominin canlanmasındaki en büyük sebeplerden bir tanesi de bu olur. Çünkü insanlar daha fazla KDV ödememek için ikinci el konuta yönelecek ve gerçek değerler ortaya çıkacak. Mesela tapuda emlak beyanının altında gösteremiyordunuz. Dairenin fiyatı 120 liraydı fakat emlak beyanı 50 liraysa 55 lira gösterilip satış yapılıyordu. Bu uygulamadan sonra daireler gerçek değerini bulacak. Olması gereken de bu zaten. Sadece buradaki sıkıntımız KDV’den doğacak, 1. el konutlarda fatura ve KDV uygulaması olacağından ve uygulamanın yeniçıkmasından dolayı bu piyasada durgunluk olacağını düşünüyoruz.”
İkinci el konutların fiyatlarında artış beklediklerini de kaydeden Güleroğlu, ikinci el konut almak isteyen yatırımcıların acele etmesi gerektiğini söyledi.
İzmir’de imarlı bir yerin metrekaresinin bin liradan aşağı olmayacağını belirten Güleroğlu, ”İzmir’de şehir merkezi ve merkez ilçelerdeki konutların büyük bölümü için yüzde 18 KDV ödenecek. İmarlı bir arsanın metrekaresi bin liranın üzerinde kalıyor. Torbalı, Ayrancılar, Bergama, Seferihisar gibi merkezden uzak yerler 500 ile bin lira arasında olabilir” diye konuştu.
İkinci El Konutların Fiyatı Yükselir
İzmir Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır ise yeni uygulamanın kentsel dönüşüm sürecindeki Türkiye’de tüketiciyi olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Nasır, ”İzmir gibi yüzde 85’i kentsel dönüşüme uğrayacak kentlerde sosyal bir hak olan barınma hakkı kapsamında vatandaşların sağlıklı konutlarda yaşaması sosyal bir haktır. KDV oranının yüzde 8 olması gerekirken yüzde 18 olması tüketiciyi ikinci ele yöneltmesinin olumsuz etkileri olacaktır. İkinci el konutta da belirli bir noktadan sonra fiyatlar yükselecek ve insanlar sağlıksız binalarda oturacak. Zaten kentteki mevcut binalar sağlıklı yapılar değil. Maliyet artışı mutlaka tüketiciye yansıyacaktır” dedi.
Metrekaresinin 500 ile bin liradan düşük olan yerlerde inşaat yapılmasının maliyeti düşüreceğini belirten Nasır, yeni yapılacak konutların şehir dışına kayabileceğini söyledi.
Nasır, kaba inşaat malzemeleri olan kum, demir, tuğla, çimento, cam gibi zorunlu olan malzemelerin KDV oranının da yüzde 8’e düşürülmesi gerektiğini savundu.
Memurlar

Gösterge Tahvilin Bileşik Faizi Yüzde 6,24’e Kadar Geriledi

Tahvil-bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 6,24 seviyesine kadar geriledi.

Güne yüzde 6,38 seviyesinden başlayan gösterge tahvilin bileşik faizi, Hazinenin bugün düzenlediği ihalelerin olumlu sonuçlanmasının ardından gelen alımların etkisi ile yüzde 6,24 seviyesine kadar geriledikten sonra şu dakikalarda yüzde 6,28 seviyesinde bulunuyor.

Ata Portföy Fon Yönetim Direktörü Cem Tözge, ihalede oluşan faiz oranlarının beklentinin altında olmasının piyasa faizlerinin gerilemesine yol açtığını söyledi.

Hazinenin bugün düzenlediği ihalenin sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Tözge, geçen haftaki yoğun satışlar sonrası yukarıda oluşan faiz seviyelerinden ihalelere yüksek ilgi olduğunun görüldüğünü belirterek, Özellikle ROT’a giden yüksek teklifin ve düşük karşılama oranının piyasa faizlerine moral verdiğini söyledi. Tözge, ihalede oluşan faiz oranlarının da beklentinin altında olmasının piyasa faizlerinin gerilemesine yol açtığını vurguladı.

Piyasaların yarın da yapılacak 2 önemli ihaleyi dikkatle takip edeceğine işaret eden Tözge, “Hem yeni gösterge tahvil hem de 10 yıllık tahvil ihalesine gelecek olan talep yüksek olursa faiz cephesinde bugün kısmi toparlanan morallerin daha da kuvvetlendiğini görebiliriz. Gösterge tahvilin bileşik faizinin şu anki koşullar altında 6,50-6,00 aralığında hareket etmesini beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.

Haberler

Bank of America Konut Kredisi Kaynaklı Usulsüzlük İddialarından Vazgeçilmesi için $3.6 Milyara Anlaştı

ABD’nin en büyük bankalarından Bank of America , 2008’e kadar geçen 9 yıllık dönemde konut kredisine dayalı kredilerden kaynaklanan usulsüzlük iddialarından vazgeçmesi için Fannie Mae isimli şirkete 3.6 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Banka anlaşma kapsamında ayrıca ABD’nin devlet güdümündeki konut kredisi kuruluşlarından Fannie Mae’ye sattığı 6.75 milyar dolar değerindeki konut kredisini geri alacak

Bank of America, söz konusu ödemelerden ötürü dördüncü çeyrek vergi öncesi sonuçlarının 2.7 milyar dolar olumsuz etkiye maruz kalacağını belirtti. Banka ayrıca bilançosunu risklere açık hale getiren 306 milyar dolar tutarındaki konut kredisi ödemelerininin toplanma hakkını iki şirkete sattı.

Bank of America 2008 yılında satın aldığı Countrywide Financial isimli şirketin konut kredisi portföyünden kaynaklanan sorunlar nedeniyle yüksek tutarda zarar açıklamak zorunda kalmıştı. Banka tarafından yapılan açıklamada CEO Brian Moynihan’ın “Bu anlaşmalar daha önce verilenkonut kredileri kaynaklı sorunlarımızı çözmek için attığımız çök önemli bir adım” dedi.

TradeMaster

Konut Kredisi Borcu 2012 Yılında 79 Milyon 335 Bin TL’ye Çıktı

Türkiye’de 2011 yılı içerisinde 69 milyon 563 bin TL olan konut kredisi borcu, 2012 yılında 79 milyon 335 bin TL’ye yükseldi.

Tüketici kredisi borcu 2011 yılında toplamda 162 milyon 118 bin TL iken, 2012 yılında 185 milyon 905 bin TL’ye yükseldi. 2012 yılında konut kredisi borcunda da artış yaşandı. 2011 yılında 69 milyon 563 bin TL olan konut kredisi borcu, 2012 yılı içerisinde 79 milyon 335 bin TL’ye çıktı.

Emlak Kulisi

Yunan Çiftçiye Ziraat Kredisi

Türkiye, Yunan bankalarının kredileri neredeyse kestikleri bir dönemde, Ziraat Bankası’nın belirli şartlarla Yunan çiftçilerine, sanayicilere ve işadamlarına kredi olanağı sağlaması için düğmeye bastı. Yunan hükümetinin ‘evet’ demesi halinde dağıtılacak krediler ilk aşamada 40-50 milyon euroyu bulacak.

TÜRKİYE, üç yıldır ekonomik kriz içinde kıvranan Yunanistan’a yardım elini uzattı ve bugüne kadar hiçbir Avrupa Birliği (AB) ülkesinin yapmadığı bir öneride bulundu. Krizden ve Yunan devlet tahvillerinin yüzde 53 “tıraş” edilmesinden büyük zarar gören Yunan bankalarının kredi musluklarını iyice kapatmaları üzerine, Yunan çiftçiler, sanayiciler ve işadamları büyük bir maddi sıkıntıya girdi. Yunanistan için “ekonomiye destek projesi” Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği tarafından Yunan makamlarına hem sözlü hem de yazılı iletildi.

Yunanistan tarafından incelemeye alınan projeye ilk tepkiler de olumlu oldu. Türkiye’nin Yunanistan ekonomisine destek projesi, Yunan bankalarının kredileri neredeyse kestikleri bir dönemde, ülkede 4 şubesi (Atina, İskeçe, Gümülcine ve Rodos) bulunan Ziraat Bankası’nın belirli şartlarla Yunan vatandaşlarına kredi olanağı sağlamasını öngörüyor.

Türk-Yunan Ayrımı Olmayacak

Proje, Yunanistan tarafından kabul edilirse,  Ziraat Bankası’nın iki şubesinin bulunduğu (İskeçe, Gümülcine) Batı Trakya ve Doğu Makedonya bölgesinden başlayarak bütün ülkeye uygun şartlarda krediler yayılacak. Pilot bölge seçilen ve Avrupa’nın en geri kalmış bölgesi olan Batı Trakya’da Türk-Yunan ayırımı yapılmadan gerekli şartları yerine getiren başvurular kabul edilerek çiftçilere ve işadamlarına krediler verilecek.

50 Milyon Euro’yu Bulacak

Ziraat Bankası kredileri ekonomik fizibilitesi sağlam projeler için ve durumu incelendiğinde mali yapısı uygun olan şirketlere ve şahıslara verilecek. Yunan hükümetinin ‘evet’ demesi halinde dağıtılacak kredi toplamı ilk aşamada 40-50 milyon euroyu bulacak.

Büyükelçi Aracı BM ile Görüştü

PROJE’nin uygulanabilmesi için bir anlamda kefil olacak, nasıl proje ve kredi alınacağı konusunda yol gösterecek, uzmanlık hizmeti sağlayacak  bir yatırım ajansına ihtiyaç duyuldu. Bu “aracı” rolüne de Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı’nın (UNDP) Atina’daki bürosu soyunacak. Öneriyle iilgili Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim  Uras UNDP yetkilileriyle görüştü. UNDP, kredi isteyen Yunan vatandaşının durumunu inceleyecek, kredi başvurusunu doldurması için çiftçiye, işadamına yardımcı olacak ve Ziraat Bankası’na kredi başvurusunu yapan kişi ile ilgili bilgi ve görüş aktaracak. Türkiye destek projesinde, bir Yunan bankasının ortak olmasına da sıcak bakıyor.

Kararı Hükümet Verir

ZİRAAT Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Yunanistan’da verecekleri söylenen kredilere ilişkin, “Biz bankacılık kuralları içerisinde rutin kredi işlemleri yapmaya devam ediyoruz” dedi. Ayrıcalıklı bir kredi verme işlemini yapamayacaklarını, rutin kredi işlemleri yapabildiklerini hatırlatan Aydın, “Ayrıcalıklı kredi vermemiz mümkün değil. Ancak bizim Hükümetimiz şu şartlarda kredi verin, zararınızı Hazine’den karşılarım derse, ayrıcalıklı bir kredi söz konusu olabilir” şeklinde konuştu. Yunanistan’la ilgili kendilerine ulaşan yeni bir talep bulunmadığını kaydeden Genel Müdür Hüseyin Aydın, böyle bir kararın ancak Hazine’den çıkabileceğini, bunun için de Bakanlar Kurulu Kararı’nın şart olacağını söyledi.

Hürriyet

Kuzu Grup’tan Sıfır Faizle Konut Kredisi Fırsatı

Kuzu Grup Bahçeşehir’de inşa ettiği Spradon Vadi projesinde fiyatlar 147 bin TL’den başlıyor. Kuzu Grup garantisiyle 24 ay 0 faizle konut kredisi kullanılabiliyor, ödeme 24 ay sonra balon ödemeyle tek seferde de yapılabiliyor.

Kuzu Grup, Emlak Konut GYO ile birlikte Bahçeşehir 2.Bölge’de 160 bin metrekarelik inşaat alanı ve 42 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa edilen proje 1037’si konut, 1 adet ticari üniteden oluşacak. 28 ve 30 katlı iki kulenin yanı sıra 5 tane de 9 ve 12 katlı blokların bulunacağı projenin son teslim tarihi ise Ocak 2014 olarak belirlendi. Yüzde 80’i yeşil olarak tasarlanan Vadi’de yeşil yürüyüş alanları ve doğal atmosferi tamamlayan şelaleler, açık ve kapalı yüzme havuzları, güneşlenme terasları, fitness center, sauna ve Türk hamamı imkanları bulunuyor.

Toplam yatırım değeri 250 milyon TL olan Spradon Vadi’de 544 adet (1+1) ve 483 adet (2+1), 6 adet (2+1 Dubleks), 4 adet (3+1) dubleks daire ve 1 market yer alacak. Projede her daire için konut erişimli bir kapalı otopark ve misafirler için de 300 araçlık bir açık otopark yer alacak. Uygun fiyatlı ve kolay ödeme seçenekleriyle birinci sınıf malzemeler kullanılacak olan dairelerde kapalı mutfak sistemi olacak. Dairelerde Vanucci mutfak ve banyo dolapları, Franke ocak, fırın, davlumbaz ve bulaşık makinesi, Duravit lavabo ve klozetler kullanılacak. Yangın, gaz alarmı, duman dedektörleri ve her odada bulunacak yangın sprinkleri ve görüntülü intercom tesisatı ile bütün dairelerde güvenlik en üst seviyede olacak.

Spradon’da site sakinlerine hizmet vermesi amacı ile kurulacak olan Sağlık evi de bulunuyor. Ebe, hemşire ve sağlık görevlisi hafta içi, hafta sonu, resmi ve bayram tatilleri de dahil olmak üzere 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunacak. Spradon Vadi’de 544 adet (1+1) ve 483 adet (2+1), 6 adet (2+1 Dubleks), 4 adet (3+1) dubleks daire ve 1 market yer alacak.

20 Yaşın Üzerindeki Konutlar için Konut Kredisi Kullanılabilir mi?

20 yılın üzerindeki konutlar için kredi kullanılmaz düşüncesi birçok banka için kritik bir unsur değildir. Banka için önemli olan kredi kullandıracağı konutun kolaylıkla satılabilme potansiyeldir.

Kat mülkiyeti veya kat iitifakı alınmış ve tapuda tapunun niteliğinin belirtildiği kısımda; daire, konut, ev,mesken vb. ifadelerin olması durumunda kulanılacak kredi, konut kredisi olarak değerlendirilir. Konut kredisi kullanımında banka, teminat olarak kredi kullanılacak evi ipotek altına alır.

20 yılın üzerindeki konutlar için kredi kullanılmaz düşüncesi birçok banka için kritik bir unsur değildir. Banka için önemli olan kredi kullandıracağı konutun kolaylıkla satılabilme potansiyeldir. Borcun ödenmediği durumda konut, kolaylıkla borca karşılık nakite dönüşebiliyor mu? sorunun cevabı konutun yaşına kıyasla çok daha önemli bir kriterdir.

Kredilendirilecek konutun deprem riski altında olması ve zarar görme riskinin yüksek olması (ahşap yapılar gibi) kredi kullanımını olumsuz etkileyen faktörlerdendir.

Konut Kredisinde Refinansman Zamanı

Konut kredisi faiz oranlarının 2012 yılının son çeyreğinde aylık ortalama yüzde 0.80’i görmesi, konut kredisi kullanan 1 milyon 300 bin kişinin yaklaşık yarısını, taksitli borcunu düşen faizler üzerinden yeniden yapılandırmaya (refinansmana) yönlendirdi.

Konut kredisi faiz oranlarının 2012 yılının son çeyreğinde aylık ortalama yüzde 0.80’i görmesi, konut kredisi kullanan 1 milyon 300 bin kişinin yaklaşık yarısını, taksitli borcunu düşen faizler üzerinden yeniden yapılandırmaya (refinansmana) yönlendirdi. DD Mortgage’ın aldığı aylık refinansman talebi Aralık’ta 40 kişiden 300’e kadar yükseldi.

Örneğin 200 bin lira kredi kullanan bir kişi, refinansmandan yararlanarak kalan vadesini 60 aydan 120 aya çıkarıp kredi faiz oranını 0.95’ten 0.79’a düşürürse, aylık taksidi 2.800 liradan 1.696 liraya inebiliyor. Müşterilere ayda en fazla ödeyebilecekleri tutara görekonut kredisi dahil tüm borçlarını tek bir taksitte birleştireceği alternatif de sunuluyor.

Konut kredisi faiz oranlarının düşüş eğiliminde olması ve 2012 yılının son çeyreğinde aylık ortalama yüzde 1.20’ler seviyesinden 0.80’lere kadar gerilemesi, zamanında yüksek faizli, kısa vadeli kredi almış pek çok kişiye kredisini daha düşük faizli ve uzun vadeli yeni bir krediye dönüştürmeyi sağlayan refinansmanı cazip kıldı. Konut finansman kuruluşu DD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan, aldıkları aylık refinansman talebinin Aralık’ta 40 kişiden 300’e kadar yükseldiğini açıkladı. 10 yıl vadede yüzde 0.79 faizden kredi transferi gerçekleştirdiklerini belirten Aysan, toplam 1.3 milyon kişinin konut kredisi bulunduğunu, bunun kabaca yarısının kredi transferinden pozitif olarak etkileneceğini kaydetti.

Kredi transferinde 4 seçenek sunduklarını söyleyen Aysan, “Kişilere ‘vade aynı kalsın, taksit tutarı düşsün’, ‘taksit tutarı değişmesin, vade kısalsın’, ‘vade uzasın, taksit tutarı azalsın’ seçeneklerini sunuyoruz. Örneğin 200 bin lira kredi kullanan bir kişi, refinansmandan yararlanarak kalan vadesini 60 aydan 120 aya çıkarıp faiz oranını 0.95’ten 0.79’a düşürürse aylık taksidi 2.800 liradan 1.696 liraya iniyor” dedi.

Tüm Borcum Birleşsin Deniliyor

Bu seçeneklerden önce müşteriye ‘Konut dahil olmak üzere kredi kartından mevduata ayda en fazla ne kadar borç taksidi ödeyebilirsin?’ diye sorduklarını açıklayan Aysan, “Bize söylediği rakama göre tüm borçları konut dahil olmak üzere yeniden yapılandırıyoruz. Faizi ne olursa olsun taksidi düşürebilirsiniz diyoruz” diye konuştu. Buna göre ‘vade aynı kalsın, taksit tutarı düşsün’, ‘taksit tutarı değişmesin, vade kısalsın’, ‘vade uzasın, taksit tutarı azalsın’ seçeneklerinden birini seçen müşterilere bunu ipotekli finansman kredisiyle birleştirerek konut dahil tüm borçları için tek bir taksit seçeneği de sunduklarını belirten Aysan, şöyle devam etti: “Böylece bu seçeneklerden birine göre konut kredisi taksidini düşüren müşteri, üzerine ipotekli finansman kredisi alarak ve bir miktar daha taksit ödeyerek, tüm borçlarını tek bir taksitte birleştirebiliyor. Konut kredisi dahil tüm borçları için ayda maksimum 2 bin lira ödeyebileceğini söylüyorsa, seçenekleri ona göre oluşturuyoruz.”

Faizin % 1’den 0.80’e Düşmesi Alım Gücünü Sadece % 10 Artırır

Konut kredisi faiz oranlarının düşmesinin tek başına ev alım kararını etkileyemeyeceğini söyleyen DD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan, “Örneğin faizlerin 120 ay vadede aylık yüzde 0.90’dan yüzde 0.87’ye inmesi, konut fiyatında sadece yüzde 1, yüzde 0.76’ya düşmesi yüzde 5, yüzde 0.62’ye düşmesi ise yüzde 10 oranında inmiş gibi bir etki yapar” dedi. Aysan şöyle devam etti: “Başka bir örnek verelim. 120 ay vadede aylık yüzde 1 kredi faiz oranı ile alabileceğiniz maksimum kredi tutarı 86 bin lira iken, faizler aylık yüzde 0.80 olduğunda alabileceğiniz kredi tutarı 95 bin liraya çıkıyor. Yani sizin alım gücünüzü yüzde 10 olarak artırıyor. O yüzden faizlerin düşmesi tek başına konut satışlarını patlatmaz veya ev almak için faizlerin biraz daha düşmesini beklemek doğru değildir. Ancak refinansmanı avantajlı kılabilir.”

Refinansman Her Kredi Kullanıcısı İçin Anlamlı Değil

Kredi kullanıcılarının önce finans kurumları arasında teklif alarak, seçenekleri birbiriyle karşılaştır-abileceğini belirten Murat Aysan, kişilerin mevcut kredilerini kullandıkları finans kurumuna refinansman için başvurduklarında o kurumun bu talebi ticari açıdan değerlendirerek kabul etmeyebileceğine işaret etti. Aysan, “Kurum yasal olarak etmek zorunda da değildir. Kredi hesaplaması yapılarak karşılaştırdıktan sonra finans kurumuna karar veren müşteriler, yeni kredi başvurusu yaparak mevcut kredisini kapatacaktır” dedi. Refinansmanın her kredi kullanıcısı için anlamlı olmadığını söyleyen Aysan, “Yüzde 75’e yakın bir kredilendirmeye gitmiş, 9 yıl ve daha uzun vadeli kredi kullanmış ve kredi faizi de yüzde 0.80 ve altında olanlar için refinansman mümkün değil, vadesi 9 ay ve altında olup, yüzde 70 kredilendirmenin altında, yüzde 0.80 üzeri faizden kredi kullanmış tüketiciler için refinansmanın bir anlamı var” diye konuştu.

Faizlerin Çok Düşmesini Beklemiyoruz

Kredi büyüme hızı yüzde 15 civarında kalırsa faizlerin bir miktar daha düşeceğini, ancak büyüme hızının bunun üzerine gidebileceğini düşündüklerini belirten DD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan, “Bu takdirde faizler çok düşer demek zor” dedi. Yılsonunda DD Mortgage olarak 380-400 milyon liraya yakın bir kredi kullandırmayı planladıklarını belirten Aysan, “2011 sonunda bu rakam 290 milyon liraydı. Piyasanın 2 katı oranında büyüyoruz” diye konuştu.

Vatan

Kredi Oranları Düştü Gözler Konut Fiyatlarında

İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, kredi faiz oranlarındaki düşüşün konut almayı cazip hale getirdiğini, fiyat artışına yakalanmak istemeyen alıcıların elini çabuk tutması gerektiğini söyledi.

AA muhabirine açıklama yapan Güleroğlu, konut kredilerinde çok uygun bir döneme girildiğini, faizlerin önemli oranda düştüğünü, ancak konut fiyatlarında henüz beklenen artışın görülmediğini Belirtti.

İkinci el emlak piyasasının 2009 yılından bu yana durgun seyrettiğini anlatan Güleroğlu, yeni yapılan konutlarda ise talebin bugüne kadar canlı olduğunu bildirdi.

Merkez Bankası’nın faiz oranlarındaki indiriminin ardından, kredi faizlerinde de önemli düşüşlerin yaşandığına dikkat çeken Güleroğlu, konut kredilerindeki oranların yüzde 0,8’e kadar gerilediğini ifade ederek, ”Faizler yılın sonuna doğru düştüğü için 2012’de beklediğimiz oranda canlanma olmadı. 2013’te hem piyasanın daha canlı hem de insanların alım gücünde bir artış olacağını düşünüyorum” dedi.

Güleroğlu, ev alacak olanlara elini çabuk tutması tavsiyesinde bulunduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Konut kredisi faizlerinin tekrar 2006 yılındaki seviyelerine gelmesi, ev almak isteyenleri beklentiye soktu. Yeni faiz oranlarına tüketicilerin büyük ilgi gösterdiğini biliyoruz. Emlak komisyoncularının da işlerinde hareketlilik başladı. Konut kredisi faizlerinin düşmesi demek, aslında ev fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Ev fiyatlarında yeniden yukarı yönlü bir hareket var. Fiyatlar halen çok artmadı. Talep böyle devam ederse konut fiyatlarında yüzde 15-20 civarında bir artış öngörüyoruz. Talep fazla olursa fiyatlar daha da artar. Alım için en uygun dönemdeyiz.”

Kentsel Dönüşüm Yasası Tedirgin Ediyor

Güleroğlu, bir süre önce yürürlüğe giren kentsel dönüşüm yasasında ”2002’den önce yapılan binaların kentsel dönüşüm kapsamına alınacak” hükmünün ikinci el konutlarda tedirginliğe sebep olduğunu ileri sürdü. Konunun açıklığa kavuşması gerektiğini vurgulayan Güleroğlu, ”Herkes ’acaba benim evim de bu kapsama girer mi?’ endişesi taşıyor. Bu konuda açıklama yapılması gerekiyor. Hangi bölgelerin, hangi binaların kapsama alınacağı soru işaretlerinin giderilmesi gerekiyor. Bu tedirginlik giderilirse piyasa daha da canlanır” diye konuştu. “İnşaatlarda hareketlilik artacak” Emlak piyasanın 2005-2006 yıllarında yaşadığı canlanmanın 2013 yılı ikinci yarısından sonra yeniden yakalanabileceğine işaret eden Güleroğlu, inşaat şirketlerinin önceki konut projelerinden ellerinde çok fazla stok bulunmadığını, bu nedenle yeni projelere kısa sürede başlanacağını ifade etti.

İzmir’de özellikle Mavişehir-Çiğli bölgesinde inşaat hareketliliğinin gözlendiğini, alım gücünün yükselmesiyle birlikte lüks konuta olan talebin de arttığını vurgulayan Güleroğlu, ”İzmir’de 1 milyon 300 bin liraya daireler var. İyi de alıcı buluyor. Tek sıkıntı arsa fiyatları. İzmir’de arsa fiyatları çok yükseldi. Bir çok yatırımcı bina yapmak yerine arsaya yatırım yaptı” dedi.

Milliyet

Ozan Balaban: Konut Kredisi Faiz Oranları Yüzde 0,50 Olmalı!


Emaar Türkiye CEO’su Ozan Balaban, sektörün 2012’de genel büyümenin altında kalsa da, 2013 yılını çok daha iyi geçireceğini belirtti

Emaar Türkiye CEO’su Ozan Balaban, sektörün 2012’de genel büyümenin altında kalsa da, 2013 yılını çok daha iyi geçireceğini belirtti. Emaar gibi uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye milyar dolarlık yeni yatırımlar yapmalarının temelinde Türkiye’nin ekonomisine, sahip olduğu dinamiklere, geleceğine duydukları güvenin yattığını anlatan Balaban, “Biz daha sonraki yıllara olduğu gibi, 2013 yılına ilişkin de olumlu beklentiler içindeyiz. Üstelik Türkiye’de ekonomi gelişiyor, satın alma gücü artıyor. Eğer içinde bulunduğumuz bölgede çok büyük bir sorun yaşanmazsa, zaten Türkiye’nin önü çok açık, son not artışı da bunu gösteriyor” dedi.
Balaban, 2013 yılında kentsel dönüşüm, Mütekabiliyet Yasası, Afet Yasası gibi uygulamaların olumlu etkilerinin de görüleceğini belirterek, “Kriz yıllarını bile başarıyla değerlendirmiş, bugüne kadar ciddi bir deneyim ve birikim kazanmış bir sektör, 2013’te de nitelikli projelerdeki artış ile birlikte büyümesini sürdürecektir” dedi. Balaban, Emar Türkiye olarak Çamlıca’daki yeni projenin lansmanını 2012 yılının sonunda yapmış olmalarının bu sektörün ve Türkiye’nin geleceğine duydukları gğüvenin göstergesi olduğunu vurguladı.

Faiz Oranları Önem Taşıyor

Türkiye gibi hem ekonominin ve gayrimenkul sektörünün gelişim gösterdiği hem de nitelikli konut açığının bulunduğu bir ülkede bankalara ihtiyacın bulunduğunu anlatan Balaban, “Bu noktada konut kredisi faiz oranları büyük önem taşıyor. Konut kredisi faiz oranları yüzde 1’ledir üzerinden şu anda yüzde 0.80’lere kadar geldi. Ancak daha geniş bir kitlenin, daha nitelikli konutlarda yaşayabilme imkanına kavuşması için kredi faiz oranının yüzde 0.50-0.60 seviyesinde olması lazım. Bu konudaki talebimizi, hiç bıkmadan bankacı arkadaşlara yinelemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Emaar Square’nin Satışına Başladı

Ozan balaban, Emaar Türkiye olarak, 2013 yılına heyecanlı başlangıç yaptıklarını anlatarak, şunları söyledi:
“Türkiye’deki ilk projemiz olan Büyükçekmece’deki Toskana Vadisi’nde ikinci fazın tamamlanması ve yaşamın başlamasının ardından, bu yılın sonunda Çamlıca’daki yeni projemiz olan Emaar Square’nin yapımına başladık. Yeni yıla, yeni bir projenin lansmanıyla giriş yapmanın bizim için olduğu kadar, Anadolu yakası, İstanbul ve sektör için de önemli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.

Yavuz Karaman F5 Haber

Sicili Temiz Olana Ucuz Kredi

Ev almak için konut kredisi başvurusunda bulunan, otomobil almak için galeriye giden tüketicinin kredi sicili sorgulanabilecek.

Risk Merkezi’nin Merkez Bankası’ndan Türkiye Bankalar Birliği’ne devredilmesiyle birlikte yeni bir süreç başladı. Artık bu merkezden tüketicinin kredi ve diğer kurumlara ödemelerine yönelik sicili izlenecek. Sadece bankacılık değil, faktoring, leasingle ilgili bütün müşterilerin bilgisi de takip edilecek. Yeni sistemin tanıtımı 15 Ocak’ta yapılacak.

Kredi Kayıt Bürosu’nda yer alan bilgiler de artık çek sahiplerinin bilgisine açıldı. Çek alınacak kişinin pozitif- negatif sicili internet ve akıllı telefonlar üzerinden o kişinin izni ile görülebilecek. Çekle ödeme yapmak isteyenler, büronun internet sitesine girerek, ticaret yaptığı kişiyi ikna amacıyla beş yıllık çek dökümlerini gösterebilecek. Çek bilgilerini öğrenmek için banka şubelerine gitmeye gerek kalmayacak. Doğalgaz şirketleri, belediyeler, su işletmeleri gibi kuruluşlara yapılan ödemelerde bu merkezde toplanıyor. Ev almak için konut kredisi başvurusunda bulunan, otomobil almak için galeriye giden tüketicinin kredi sicili sorgulanabilecek. Fatura ve borcunu düzenli ödeyenlere iyi koşullarda ödeme planları sunulacak. Sistemde işini düzgün yapanlar da ödüllendirilmiş olacak. Vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak.

Finans Gündem

Konut Kredileri ve Emlak Sektörü 2012 Yılını Nasıl Geçirdi

2012 gayrimenkul yatırımcıları için iyi bir sene miydi? Kaç markalı konut projesi satışa çıktı? Ne kadar konut satıldı? Alternatif yatırım araçlarına göre, kazandıran bir enstrüman mı gayrimenkul? Yıl içinde toplam kaç kişi konut kredisi kullandı? Mortgage sektörünün durumu ne?

Sabah gazetesi yazarlarından Seda Tabak, emlak sektörünün 2012 yılındaki durumunu değerlendirdi. Tabak yazısında şu konulara değindi.

2012 yılının ilk 9 ayı beklenenin aksine son derece durgun geçti. Kentsel dönüşüm, Mütekabiliyet Yasası ve 2B konularında beklediği düzenlemelere kavuşan gayrimenkul sektörü bu yılın son çeyreğinde hareketlendi. Türkiye’nin kredi notunun artırılması, faiz oranlarındaki düşüşün kredilere geç de olsa yansıtılmasıyla ivme kazanan sektör, 2013’te canlanma bekliyor. 2012’nin son aylarında yeni projelerini satışa çıkaran gayrimenkul sektörünün dev isimleri, bu yılın konut alma yılı olduğunu her fırsatta dile getiriyorlar. Peki, gayrimenkul sektöründe neler oluyor? Patronların 2012 sektör değerlendirmesini geçtiğimiz hafta paylaşmıştık. Bu hafta ise; yılın yatırımcılar açısından nasıl kapandığını ele aldık. 2012 gayrimenkul yatırımcıları için iyi bir sene miydi? Kaç markalı konut projesi satışa çıktı? Ne kadar konut satıldı? Alternatif yatırım araçlarına göre, kazandıran bir enstrüman mı gayrimenkul? Yıl içinde toplam kaç kişi konut kredisi kullandı? Mortgage sektörünün durumu ne? Herkesin merak ettiği bu sorulara cevap aradık.

2012 yılında gerek ekonomik büyüme gerekse gayrimenkul sektöründeki büyümenin tahmin edilenlerin altında kaldığını söyleyen Lisanslı Değerleme Şirketleri Birliği (Lidebir) Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, geçmiş yılların aksine yüzde 1.5’luk bir artışla ekonomik büyümenin de altında gerçekleştiğini kaydetti. Çekici, “Ekonomideki bazı önlemler konut sektörünü olumsuz etkiledi ve konut sektörünün performansı yıl genelinde zayıf kaldı. Yıl içinde konutların KDV oranına ilişkin belirsizlik ve tapu harçlarının artırılması talep piyasasında durgunluk ve isteksizlik yarattı. Konut kredilerindeki genişlemenin kontrolü ve diğer sıkılaştırıcı önlemler konut satışlarına yansıdı. Konut proje sayısında artış, adetsel olarak ise geçmiş yılların performansına göre bir azalış gündeme geldi” dedi.

Kiralarda Artış Yaşandı

2012 yılında mevcut konut fiyatları ve kiralar Türkiye genelinde enflasyon üzerinde arttığını dile getiren Çekici, konut fiyatlarında yüzde 15, konut kiralarında ise yüzde 12 seviyelerinde artış gerçekleştiğini söyledi.

Gayrimenkule Yatırım Yapan Kazandı

Bu yıl tapu kaynaklı konut satışları 400 bin adet seviyelerinde olduğunu kaydeden Çekici, “Sözünü ettiğimiz bazı olumsuzluklara rağmen son yılları incelediğimizde İstanbul’da gayrimenkul yatırımcısının “bölgesine göre” ciddi anlamda kazandığını görüyoruz. Genel anlamda sınırlı büyüme ve istikrarlı fiyat düzeyine rağmen, yeni gelişen ve yıldızı parlayan bazı bölgelere yatırım yapanlar diğer yatırım enstrümanlarının üzerinde kazanç elde etti” dedi. “Markalı konut pazarında, Çekmeköy, Batı Ataşehir, Kartal, Esenyurt, Başakşehir, Güneşli bölgeleri yüksek fiyat artışları anlamında dikkat çekici” diyen Neşecan Çekici, kentsel dönüşüm hazırlığı yapılan bazı merkezlerde fiyatlar, ileriye dönük beklentiler sebebiyle çok yükseldiğini söyledi.

110 Proje Satışa Çıktı

İstanbul’da 2012 yılında 110 adet lansmana çıkan markalı konut projesinde (satışa sunulan etaplar bazında incelendiğinde) 42.000 adet konut arzının olduğunu söyleyen Çekici, “Proje adedi anlamında Avrupa ve Anadolu yakası eşit iken, konut sayısı anlamında Avrupa yakası yüzde 75’ine ev sahipliği yapıyor” dedi. İstanbul markalı konut pazarında son 2 yılı mercek altına alındığında karma projelerde yer alan konut adetlerinin de dikkat çekici olduğunu dile getiren Çekici, “Son 2 yılda bu sayı her iki yakada toplam 30 binin üzerine çıkıyor. Önümüzdeki 5 yıla ilişkin talep /ihtiyaç analizleri yapıldığında görüyoruz ki sorun teşkil edecek ve dengeleri bozacak bir konut stoku söz konusu değil. Markalı konut stoku 20-24 ay arasında eriyecek bir büyüklükte olup, inşaat sektörünün yıllara sari üretimi açısından bakıldığında bu süre makul boyuttadır” dedi.

2012-2013’de Konut Sektöründe Beklenenler

700 Bin Adet Konuta İhtiyaç Var

Artan nüfus, kentleşme oranı, evlerin yenilenme ihtiyacı, kentsel dönüşüm faktörlerine bağlı olduğu için ekonomik gelişmelerden bağımsız olarak Türkiye’de yıllık 600-700 bin adet konut ihtiyacı mevcut. (GYODER 2023 Vizyonunda Gayrimenkul Sektörü Raporu)

Konut Talebinde Ölçülü Artış

2012 genelinde konut talebinde zayıflama, 2012 yılsonunda kredi faiz oranlarında gerileme yaşandı. Bankaların konut kredisi kullandırma eğilimlerinde ise; önce yavaşlama, yılın son çeyreğinde ise yeniden hareketlenme kaydedilen 2012’de, üreticilerin tüketiciye yönelik kampanyaları devam etti. Konut talebinde sınırlı artış beklentisinin bulunduğu 2013 yılında, düşecek kredi faiz oranları ile kredi talebinde ölçülü artış, yabancılara konut satışı düzenlemesi ile ise ilave talep bekleniyor.

Konut Fiyatları Artacak

2012 yılında mevcut konut fiyatları ve kiralar, Türkiye genelinde enflasyon üzerinde arttı. Yeni konut fiyat artışı ise enflasyona paralel olarak sınırlı kaldı. 2012’de konut fiyatları, alım için uygun seviyelerde seyretti. 2013 yılında beklenen konut talebi ve yeni konut arzları çerçevesinde konut fiyatlarında artış, yine enflasyona paralel olarak sınırlı kalacak. 2013 yılında KDV düzenlemesi (tüm konut satışlarında yüzde 18’e çıkarılması) gerçekleştirilmesi halinde, vergi artışı kadar konut fiyatlarında artışa yol açacak ve dolayısıyla tüketiciye ilave yük getirecek.

Konut Arzı Sürecek

2012 yılında daha önce başlamış olan markalı konut projelerinde arzlar devam etti. 2012’de proje sayısında artış, adetsel olarak geçmiş yılların performansına göre azalış kaydedildi. Daha önce başlayan projelerin tamamlanması ile her vasıfta konut arzı, 2013 yılında yavaşlayarak da olsa sürecek.

Hangi Bölgeler Prim Yaptı?

Eva Gayrimenkul Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, 2012 yılında yüzde 48’lik oranla en fazla değer artışının Başakşehir’in Kayabaşı Mahallesi’nde gerçekleştiğini söyledi. Yazıcı en fazla markalı konutun Başakşehir’de olduğunu söyledi. Yazıcı, En fazla markalı konutun bulunduğu Kayabaşı’nın yüzde 48 ile en fazla debölge olduğunu kaydetti. Kayabaşı’nı Basın Ekspress aksı üzerindeki bölgelerin izlediğini, Esenyurt, Beylikdüzü, Halkalı, E-5 havaalanı aksının da değerini yüzde 30’dan fazla artıran bölgeler arasında yer aldığını kaydetti. 29 bin markalı konutun yer aldığı Başakşehir’in yüzde 29’luk payla ilk sırada yer alırken, 64 bin markalı konuta ev sahipliği yapan Esenyurt’un ise yüzde 28’le ikinci olduğunu kaydeden Yazıcı, Çekmeköy’ün de aynı oranla üçüncü olduğunu belirtti. Yazıcı, rapora göre İstanbul’un 39 ilçesinden 10’unda yüzde 70’e varan oranda markalı konut bulunduğunu söyledi.

Son Çeyrekte Talep Arttı

Sektörü en fazla etkileyen konuların başında KDV oranlarının belirsizliği olduğunu dile getiren Yazıcı, bu konuda Bakanlar Kurulu’ndan kararın çıkmasını beklediklerini kaydetti. Konut kredisi faiz oranlarının yüzde 1’in altına inmesiyle son üç çeyrekte sektörde yüzde 25-30 arasında talep artışı olduğunu belirten Yazıcı, 2013’te önlerinde iyi ve kötü olmak üzere iki senaryo bulunduğunu belirterek, “İlki son çeyrekteki gibi faizlerin düşük olduğu, talebin arttığı bir büyüme. Diğeri ise İran-Suriye gibi dış etkenlerden dolayı sektörün daha kötüye gideceği yönünde” diye konuştu.

Arapların Türkiye’nin ucuz olduğu yönünde bir beklenti içine girdiklerini aktaran Cansel Turgut Yazıcı, “Metrekaresi 2-3 bin dolara boğaz manzaralı daire alacaklarını düşünüyorlar. Gerçeği öğrenince hayal kırıklığı yaşanıyor” dedi. Manzara kriterlerinin genellikle farklı olduğunu dile getiren Yazıcı, “Genel olarak şehir manzaralı binaları tercih edebiliyorlar. Ya da internetten beğendikleri projenin linkini gönderip satın almak istediklerini söylüyorlar. Şu anda bu şekilde bize gelen fiyatı 650 bin TL olan bir projeyle ilgili ekspertiz çalışması yapıyoruz” açıklamasını yaptı.

Altından Sonra Gayrimenkul

Son beş yılda gayrimenkulün alıcısına yüzde 150 ile 200 arasında kazanç sağladı. 2007 yılı ile 2012 dönemleri arasında gayrimenkulün altından sonra en fazla kazanç getiren kaynak olduğunu belirten Cansel Turgut Yazıcı, “Bu süreçte Bebek, Ulus, Acıbadem gibi şehrin eski merkezlerinde bir konutun değeri 300 bin TL’den 720 bin TL’ye çıkarken, Batı Ataşehir, Ümraniye, Çekmeköy, Şerifali gibi şehrin yeni gelişen bölgelerinde ise markalı konut projelerinde fiyatlar daha fazla artarak 300 bin TL’lerden 800-850 bin TL’ler seviyesine çıktı” dedi. Türk halkının yüzde 41’inin altına yatırım yaptığını dile getiren Yazıcı, yüzde 19’unun ise gayrimenkule yatırım yaptığını söyledi. Şu anda şehir merkezi ile gelişen yeni bölgeler arasında fiyatların giderek kapandığına işaret eden Yazıcı, “Şehir merkezi değerini koruyamıyor. Şehir dışına taşınmalar artıyor. Gelecek 5 yılda ise bu farkın kapanacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Yapı Ruhsatı 700 Bine Ulaştı

2010’da 912 bin adet, 2011 yılında ise 643 bin adete ulaşan yapı ruhsatları, 2012 yılı ilk dokuz ayında yüzde 15.8’lik bir artış ile 515.719 adete ulaşmıştı. Yapı ruhsat sayısının 2012 yılsonunda 700 bin adede ulaşması bekleniyor.

400 bin konut satışı yapıld. ı
2010 yılında 357 bin adet ve 2011 yılında 419 bin adet olarak gerçekleşen konut satışları, 2012 yılı ilk dokuz ayında ise geçen yılın % 1.8 üzerinde 305.670 adet olarak gerçekleşmiştir. Konut satışlarında 2012 yılsonu beklentisi ise 400 bin adet.

Konut Kredi Faiz Oranları Yüzde 1’in Altında

2012 yılı ikinci yarısında gerilemeye başlayan konut kredisi faiz oranları, yeniden yüzde 1’in altına düştü. Yıl sonunda aylık ortalama faiz oranı ise yüzde 0.80.

1.85 milyar dolarlık yabancıya satış
2011 yılında, 2010 yılına göre yüzde 20 azalarak 2.0 milyar dolar olarak gerçekleşen yabancıların gayrimenkul net alımları; 2012 yılının ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre (1.5 milyar dolar) yüzde 23 artarak, 1.85 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Mortgage Sektörü Yılı 9.4 Milyar TL Artışla Kapattı

2011’e göre yavaş geçen mortgage sektörünün 2012’de yüzde 13,5’lik büyüme ve toplamda 9,4 milyar TL’lik bir artışla seneyi 79 milyar TL bandında kapattı.
 2012’nin mortgage sektörü açısından gerek faiz oranlarındaki göreceli yüksek seviye gerekse de ekonomideki yavaşlama sebebiyle, 2010 ve 2011’e kıyasla daha yavaş geçtiğini söyleyen Garanti Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Umur Güven, “Aralık başı itibarıyla 8,5 milyar TL büyüme ile sektör büyüklüğü 78,1 milyar TL seviyesine ulaştı. Sektörün 2012 genelinde yüzde 13,5’lik büyüme ve toplamda 9,4 milyar TL’lik bir artışla seneyi 79 milyar TL bandında kapamasını bekliyoruz” dedi.

2013 yılında ise sektörün en az 11 milyar TL büyüyeceğini dile getiren Güven, “ Bu seneyi de 90 milyar TL’nin üzerinde bir büyüklükte kapamasını umuyoruz” diye konuştu.

2013’te faizler nasıl olacak?
Diğer tüm faizlerde olduğu gibi, konut kredisi faizlerinin sene başından beri aşağı yönlü bir gelişimi olduğunu söyleyen Güven, “Ağustos ayı içinde faizlerin yüzde 1’li seviyelerin altına inmesiyle başlayan süreç günümüze kadar devam etti. Ayrıca önümüzdeki dönemde de Merkez Bankası politikalarında değişiklik ya da yurt dışı piyasalarda farklı bir senaryo söz konusu olmazsa, konut kredisi faiz oranlarının sınırlı miktarda düşeceğini öngörüyoruz. Ancak sene sonu ve 2013 için yapılan enflasyon öngörüleri dikkate alındığında kredi faiz oranlarındaki düşüşün de çok uzun sürede devam etmeyeceğini belirtmemiz gerekiyor” dedi.

240 Bin Kişi Konut Kredisi Kullandı

2012’de konut kredisi kullandırımlarının geçen yıla göre düşük seyrettiği belirten Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, “2011 yılında 400 binin üzerinde ve 30 milyar TL, 2012 ilk dokuz ayında ise 240 bin adet ve 18 milyar TL konut kredisi kullandırımı gerçekleşti” dedi. 2012 ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre konut kredisi kullandırımları adette yüzde 28, tutarda yüzde 27 azaldığını ifade eden Tözge, “Son çeyrekte kredi pazarında yaşanan hareketlilikle birlikte 2012 yılının 25 milyar TL’nin üzerinde ve yaklaşık 350 bin adet kullandırım ile kapatması öngörülüyor” diye ekledi.

Takipteki oranı yüzde 85
Eylül ayı BDDK rakamlarına göre sektörün sorunlu kredilerinin oranının yüzde 0,85 olduğunu ifade eden Güven, Haziran ayı itibarıyla yüzde 0,82 seviyesindeydi olduğunu söyledi. Güven, “Dolayısıyla sorunluluk oranlarında sektör genelinde bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak orandan da görüldüğü üzere, konut kredileri bankacılık sektöründeki sorunluluğun en düşük olduğu kredi tipidir. Garanti Bankası olarak, 2012 III. Çeyrek Fintürk rakamlarına göre, yüzde 0,37 ile sorunlu kredilerde sektördeki en düşük orana sahibiz. Ayrıca 2009’dan beri sorunlu kredilerimizde sürekli bir düşüş trendinde olduğunu da görüyoruz” diye konuştu.

Yeni Asır

Konut Kredisi Masrafları Tüketici Kredisi ile Karşılanabilir mi?

Eski bankacı konut kredisi kullanan tüketicilere masraflar için tüketici kredisi kullandırdıklarını ve bunu müşterilerine söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmak için yaptıklarını ifade etti.
Tüketicinin kredi tutarı 11 Bin TL ise banka sisteme 11 Bin 391 TL girerek müşterilerin hesaplarından haberleri olmadan paralar alarak komisyon gelirlerini arttırırken vatandaşları dolandırıyor.

Eski bir banka çalışanının sikayetvar.com’a gönderdiği şikayete göre bankalardan kredi kullanan tüketicilerin kredi tutarları sisteme farklı girilerek tüketiciler yanıltılıyor. Birçok tüketici ödeme planında belirtilmemiş ve saklanmış olan gerçeği ancak hesap özeti aldığında görüyor. Örneğin kredi tutarı 11 Bin TL ise kredi 11 Bin 391 TL girilerek müşteri yanıltılıyor ve bu fazla paradan müşterilerin haberi olmadan işine yaramayacak sigortalar yapılmaktadır. Böylece ödeme planında gösterilmeyerek haberdar olması engellenmiş, aylar sonra tüketici hesap özetini incelediği zaman gerçek ortaya çıkmıştır. Bankaların tüketiciyi aldatan diğer bir yöntemi ise konut kredisi kullanan müşterilere masraflar için tüketici kredisi kullandırmak ve bunu müşteriye söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmaktır.

Ödeme Planınız Sizi Yanıltmasın

“Bazı bankalar kredi kullandırırken çeşitli oyunlarla müşterilerin hesaplarından haberleri olmadan paralar alarak komisyon gelirlerini artırırken vatandaşı dolandırmaktadırlar” diyen eski banka çalışanı kredi çeken vatandaşları uyardı.

Bir müşterinin hesabından 60 TL alınmasına rağmen ödeme planında gösterilmeyerek saklandığını kaydeden eski bankacı olayı şöyle anlattı:

“Kredi tutarı 11Bin TL ise kredi banka tarafından 11 TL 391 girilerek müşteri yanıltılıyor ve bu fazla paradan müşterilerin haberi olmadan işine yaramayacak sigortalar yapılıyor.

Müşteri ancak hesap özeti aldığında gerçeği görmüştür. Müşteri tüketici kredisi kullanmıştır. Müşteriye verilen ödeme planında 428 TL dosya masrafı, 275 TL hayat sigortası ücreti yazmakta ve banka bu masraflar dışında bir masraf olmadığını belirtmiştir.

Fakat daha sonra müşteri hesabını incelediğimde bu masraflar dışında 60 TL daha para kesildiğini öğrenmiştir. Ayrıca müşteriye verilen hesap özetinde hayat sigortası 257.32 TL iken ödeme planında 275 TL’dir.

Kesilen masraflar ödeme planı ve hesap özetinde farklı gözükmektedir. Bankanın imzalayıp, kaşelediği ödeme planı ve hesap özeti tutarsızdır. Müşterinin onayı olmadan hesabından 60 tl alınmış istemediği bir sigorta kesilmiş ve ödeme planında gösterilmeyerek haberdar olması engellenmiş, aylar sonra hesap özetini incelediği zaman gerçek ortaya çıkmıştır.

Müşteriye kredi kullanım aşamasında kesinlikle farklı bir sigorta yapıldığı bilgisi verilmemiş ve ödeme planında bu kesinti belirtilmemiştir. İşlemi yapan bankacı insaflıymış ta 60 TL ile yetinmiş çünkü bir çok arkadaşına 500 TL’lik paket sigorta yapılmış ve paralar aynı yöntemle hesaplarından habersiz alınmıştır. Müşteri ilgili kurumlara elindeki evraklarla birlikte şikayette bulunmuş ve inceleme başlatılmıştır.”

Konut Kredisi Kullanan Tüketicilere Tüketici Kredisi Kullandırıyorlar

Bankaların yaptığı diğer bir dolandırıcılık yöntemi hakkında da bilgi veren eski bankacıkonut kredisi kullanan tüketicilere masraflar için tüketici kredisi kullandırdıklarını ve bunu müşterilerine söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmak için yaptıklarını ifade etti.

“Yine burada müşteriye 20 Bin TL konut kredisi yanında 1250 TL tüketici kredisi kullandırılmıştır. Normalde konut kredisi 21 Bin 250 TL girilebilir. Müşteriden 800 TL masraf alınmış konut sigortası ve DASK sigortası dışında 3 tane daha sigorta kesilmiştir.

Müşterinin bu sigortalardan haberi yoktur. Yıllar sonra hesap özeti aldığında kesilen ücretleri gördüğünde şok olmuş ve 3 kalemde alınan 264 TL sigorta ücreti ve tüketici kredisinden haberi olmadığını belirtmiştir” şeklinde konuştu

Ne Yapmalı?

Tüketicilere ne yapmaları konusunda da bilgi veren eski bankacı “ Müşterilerin tek yapacakları işlem kesinlikle kalem kalem nerelere kesinti yapıldığını öğrenmeleridir. Bunun içinde hesap özeti almaları gerekir. Ama çoğu banka bu dolandırıcılıkları ortaya çıkmasın diye hesap özeti vermemek için fahiş hesap özeti ücretleri istemektedirler. Hesap özeti vermek istemeyen banka kesinlikle bu yollarla hesabınızdan para almıştır”diye uyardı.

Bu Tür İşlemleri

Yapan Bankalar Ceza Alabilir!

BDDK, Hazine Müşteşarlığı ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinden aldığımız bilgilere göre bu tür işlemleri yapan bir bankanın birkaç ay içinde bu konuyla ilgili ceza alması muhtemeldir ve kamuoyunu bilgilendirmek adına banka adı ve aldığı ceza tarafımızca duyurulacaktır.

Milliyet

Konut Kredileri Yüzde 1’den 0.80’e Kadar İndi

Konut kredisi faiz oranları yüzde 1’lerden yüzde 0,80’e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.

Faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirten Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti.

Türkiye’nin kredi notunun artmasından sonra konut kredisi düşüş eğilimine girdi. Konut kredisi faiz oranları yüzde 1’lerden yüzde 0,80’e kadar indi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, uzun vadeli konut kredilerinde talep artışının faiz düşüşüne bağlı olarak artış gösterdiğini ifade etti. Son beş yılda konut kredilerinde kredi talebinin faiz düşüşünün yaşandığı dönemlerde arışa geçtiğini söyleyen Murat Atay, faizdeki bu seyrin bir süre daha seyredeceğini belirtti.

Emlak Kulisi