Kobi Kredileri

Kredide Alarm Zilleri

eb86a7e8729dc5e7_480x270Tüketiciler 15 milyar lira krediyi geri ödeyemedi, takibe düştü.

Yavaşlayan Türkiye ekonomisi için bir risk daha büyüyor. Kredisini geri ödeyemeyip bankalar tarafından takibe alınan kredilerin oranı son 5 yılın zirvesine çıktı.

ALINAN önlemlere rağmen kredilerin takibe düşen kredilerde alarm zilleri çalıyor. Takipteki krediler 2014 yıl sonunda 36 milyar lirayken, haziran ayı itibariyle 42 milyar liraya çıktı. Artış KOBİ ve tüketici kredilerinden kaynaklandı. KOBİ’lerin yıl başında 11 milyar lira olan takipteki kredileri 13 milyara, tüketici kredileri de 12 milyardan 15 milyara çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre takipteki krediler 2010 yılında 20 milyar liraydı. 2011 yılında gerileyerek 19 milyar lira oldu. 2012 yılında 23 milyar lira olan takipteki krediler, 2013 yılında 30 milyar lira, 2014 yılında da 36 milyar liraya yükseldi. Son 6 aylık dönemde artış yüzde 16.6 oldu. 2014 yılının sonundan itibaren KOBİ kredileri ile tüketici kredileri ve kredi kartlarında takibe dönüşüm artış gösterdi. KOBİ kredilerinde takibe dönüşen krediler yüzde 12, tüketici ve kredi kartlarındaki artış da yüzde 25 oldu. Ticari kredilerde ise bir değişim olmadı.

5 Yılın En Yükseği

Kredilerin takibe dönüşüm oranı da son 5 yılın en yükseğinde. 2010 yılında yüzde 3.66 olan takibe dönüşüm oranı yıllar itibariyle geriledi. Ancak 2014 yılı itibariyle tekrar artışa geçti. 2011 yılında yüzde 2.70, 2012 yılında yüzde 2.86, 2013’de yüzde 2.75 olan takibe dönüşüm oranı 2014 yılında yüzde 2.85 oldu. 2015 yılının mart ayında biraz gerileyen oran 2.84’tü. Ancak 2015 yılı haziran ayı itibariyle takibe dönüşüm oranı yüzde 2.89 oldu.

Kredilerde Artış

Haziran ayı itibariyle kredi kartının da dahil olduğu tüketici kredilerindeki takibe dönüşüm oranı yüzde 3.84 oldu. 2010 yılında bu oran yüzde 4.13’tü. 2011 yılında yüzde 2.88’e gerileyen oran, 2012 yılında yüzde 2.95, 2013 yılında yüzde 2.87, 2014 yılında da yüzde 3.38 oldu. 2015 yılının mart ayında yüzde 3.51’e gerileyen oran, sonraki üç aylık dönemde yüzde 3.84’e yükseldi.

Konut ve taşıt kredilerinde önemli bir değişiklik olmazken, 2014’den itibaren kredi kartları ile ihtiyaç kredilerinde artış gözlendi. Kredi kartlarında oran 2014 yılı sonunda yüzde 7’lerdeyken, 6 ay sonra haziran itibariyle yüzde 8’lere yükseldi. İhtiyaç kredilerinde ise yüzde 4’ler civarındaki oran yüzde 4.5’lara yükseldi.

Takipteki kredilerin (brüt) gelişimi (milyar TL)

2014 2015-Haziran
Tüketici 12 15
KOBİ 11 13
Ticari 13 13
TOPLAM 36 42

Takibe dönüşüm oranları (%)

Yıllar Oran
2010 3.66
2011 2.70
2012 2.86
2013 2.75
2014 2.85
2015-Haziran 2.89

Tüketici kredilerinin takibe dönüşüm oranı (%)

Yıllar Oran
2010 4.13
2011 2.88
2012 2.95
2013 2.87
2014 3.38
2015-Haziran 3.84

Kaynak: Gerçekgündem

Halkbank Genel Müdürü Taşkesenlioğlu

headline“2015 yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandırdığımız kredileri 17 milyar lira seviyesine, diğer KOBİ müşterilerimize kullandıracağımız kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planlıyoruz”

Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat ​Taşkesenlioğlu, yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandıracakları kredileri 17 milyar lira, diğer KOBİ müşterilerine kullandıracakları kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planladıklarını belirtti.

Taşkesenlioğlu, Erzurum’da bir lokantada düzenlediği basın toplantısında, Halkbank’ın esnaf ve sanatkarlara destek olmak amacıyla kurulmuş bir banka olduğunu ve 77 yıldır her ihtiyaç duyulduğunda söz konusu kesime destek olduklarını ifade etti.

Banka olarak, 2002 yılından bu yana bir milyon esnaf ve sanatkara toplam 42 milyar lira kredi kullandırdıklarını aktaran Taşkesenlioğlu, esnaf ve sanatkarlara kullandırılan krediler için Hazine’nin karşıladığı faiz destek tutarının yaklaşık 3 milyar liraya ulaştığını vurguladı.

Taşkesenlioğlu, 2002 yılından itibaren hem kredi kullanan esnaf sayısında hem de kredi tutarında ciddi bir artış sağlandığını kaydetti..

2002 yılı sonunda toplam 63 bin 500 esnaf ve sanatkarın kredi bakiyesinin sadece 153 milyon lira olduğunu anımsatan Taşkesenlioğlu, “Bu rakam 2015 yılının birinci çeyreğinde yaklaşık 330 bin esnaf ve sanatkarlarda 14 milyar liraya ulaştı. Yine 2002 yılında yüzde 47 olan faiz oranı şu anda yüzde 5 seviyesinde bulunmaktadır. 2002 yılında beş bin lira olan şahıs üst limitleri 150 bin liraya ulaştı” diye konuştu.

Taşkesenlioğlu, esnaf, sanatkarlar ve KOBİ’leri desteklemelerinin ana misyonları olduğunun altını çizerek, bu bilinçle 2013 yılının mayıs ayından bu yana faiz oranlarının yükselmesine rağmen, esnaf kredilerinin faizlerini yükseltmediklerini belirtti.

“2015 yılında 10 milyar lira kredi kullandırmayı hedefliyoruz”

Yükselen faizleri esnafa yansıtmadıklarını anlatan Taşkesenlioğlu, “2015 yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandırdığımız kredileri 17 milyar lira, diğer KOBİ müşterilerimize kullandıracağımız kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planlıyoruz. 2015 yılında 200 bin esnaf ve sanatkara 10 milyar lira kredi kullandırmayı ve kredi bakiyesi bulunan esnaf sayısını 400 bine yükseltmeyi hedefliyoruz” ifadesini kullandı.

Esnaf ve sanatkarların sektörden kullandığı kredilerin yüzde 50’den fazlasını Halkbank’ın oluşturduğuna dikkati çeken Taşkesenlioğlu, “Bu kapsamda 2015 yılında esnafımıza kullandıracağımız Hazine destekli kredi için faiz desteği 750 milyon lira olacaktır. Bu destek tutarıyla 2015 yılında 10 milyar lira kredi kullandırmayı, yıl sonunda 17 milyar lira bakiyeye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Taşkesenlioğlu, esnaf ve sanatkara sağladıkları desteğin ekonomik istikrar sayesinde olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ekonomik istikrarı sağlayan en önemli unsur bildiğiniz üzere siyasi istikrarın sağlanmış olmasıdır. Bu çalışma ve destekleri daha ileri boyuta taşımak için ekonomik istikrarın sürmesi ve hepimizin var gücümüzle bu istikrara vereceğimiz destek çok önemlidir. Halkbank olarak esnaf ve sanatkarlarımıza destek olmak için durmadan çalışmaya devam ediyoruz. Bu alandaki uzun yıllara dayanan deneyimlerimizle ortaya çıkabilecek ihtiyaçları analiz ederek, yenilikçi ürünler sunmayı bundan sonra da sürdüreceğiz.”

Kaynak: AA

5 yılda 850 milyar TL kredi

aEkonomiyi kredi kanalıyla destekleyen bankaların kredi hacmi geçen yıl 1 trilyon 241 milyar liraya ulaştı. Sektörün kredi büyümesi 2009 sonuna göre tam yüzde 215 oldu.

Türkiye ekonomisini, kredi kanalıyla destekleyen bankacılık sektörünün kredi hacmi geçen yıl sonu itibarıyla 1 trilyon 241 milyar liraya ulaştı. Sektörün kredilerinde 2009 sonuna göre yaşanan artış yüzde 215 oldu. 2009’da 393 milyar lira olan kredi hacminde 5 yılda yaşanan artış ise yaklaşık 850 milyar liraya ulaştı.

KOBİ’lere Tam Destek 

Son beş yılda tüketici kredileri ile kredi kartı alacakları yüzde 173 artarak 130 milyar liradan 356 milyar liraya çıktı. Aynı dönemde Türkiye ekonomisinin can damarı olan KOBİ kredileri yüzde 301’lik büyüme ile 83 milyar liradan 333 milyar liraya ulaştı. Bankaların KOBİ’lere sağladığı kredilerin 88 milyar lirası mikro işletmelere, 111 milyar lirası küçük işletmelere, 133 milyar lirası ise orta büyüklükteki işletmelere verildi. Ticari ve kurumsal krediler ise yüzde 207’lik büyüme ile 551 milyar liraya çıktı. Bankacılık sektörünün toplam krediler içerisinde, toptan ticaret ve komisyonculuk sektörünün payı yüzde 7.5, inşaat sektörünün payı ise yüzde 6.88 oldu.

Konuta 125 Milyar TL 

Bankaların 356 milyar lira olan bireysel kredilerinin 74 milyar lirasını kredi kartları, 149 milyar lirasını ihtiyaç v ediğer kredileri, 7 milyar lirasını taşıt kredileri, 125 milyar lirasını ise konut kredileri oluşturdu. Konut kredilerinin yüzde 177 arttığı son 5 yıllık dönemde, bireysel kredi kartları yüzde 100, ihtiyaç kredileri yüzde 238 büyüdü. Bireysel kredilerin yüzde 35’i konut, yüzde 217i kredi kartı, yüzde 42’si ihtiyaç, yüzde 2’si taşıt kredilerinden oluştu.

Kaynak: Sabah

İstanbul’un En Pahalı Konutları Bu Bölgelerde

aEVA Gayrimenkul Değerleme’nin ‘2014 İstanbul Markalı Konut Araştırması’, şehrin 34 bölgesinde 1007 markalı konut projesinin yer aldığını, kent genelinde markalı konut sayısının 430 bine ulaştığını ortaya koydu.

2013 yılında 855 markalı konut projesinde 395 bin konut olduğunu belirten uzmanlar, raporun 2014 yılında İstanbul’da markalı konut projesinde yüzde 18 artış yaşandığını gözler önüne serdiğini söyledi. Araştırmaya göre Anadolu Yakası’nda en yüksek ağırlıklı ortalama birim konut satış fiyatına sahip olan bölgenin Bağdat Caddesi, en düşük birim satış değerine sahip olan bölgenin ise Tuzla olduğu belirlendi. Bağdat Caddesi’nde konut ortalama birim metrekare satış fiyatı 16 bin 300 TL/metrekare iken, Tuzla bölgesinde bu değerin 2 bin 800 TL/metrekare’ye kadar düştüğü gözlendi.

Avrupa Yakası’nda en yüksek birim konut satış fiyatına sahip olan bölgenin Fulya-Bomonti-Şişli-Büyükdere aksı olduğu, en düşük birim satış değerine sahip olan bölgenin ise Esenyurt olduğu dikkat çekti. Fulya-Bomonti-Şişli-Büyükdere aksındaki markalı konutların ortalama birim satış değerleri 15 bin 500 TL/metrekare iken, en düşük birim satış değerine sahip bölgedeki ortalama birim metrekare satış fiyatının 2 bin 370 TL/metrekare olduğu görüldü.

‘Bölgelerin ortalama konut satış hızları’ başlıklı analizine göre İstanbul’da konut satış hızı, bölgelerdeki dairelerin satış fiyatlarına, talep edilen daire tiplerinin arzına ve dairelerin büyüklüklerine göre değişiklik gösterdi. Yapılan araştırmada detaylar incelendiğinde bölgelere göre ‘gün/konut’ satış oranının 25,6 ile 1,3 arasında değiştiği görülüyor. Küçükçekmece-Halkalı Bölgesi’nde 1,3 günde bir, Kemerburgaz’da ise 25,6 günde bir konut satışı gerçekleştiği hesaplandı.

İstanbul genelinde istatistiklere göre yaklaşık 5,3 milyon adet konut bulunduğunu, tespitlerine göre bu konutların yaklaşık 430 bin adetinin markalı konut projelerinden oluştuğunu kaydedildi. Buna göre markalı konut oranı toplam konut stokunun sadece yüzde 7,7’sini oluşturdu. İstanbul Anadolu Yakası’nda Çekmeköy, Tuzla, Sancaktepe ve Ataşehir ilçelerindeki markalı konut projelerinin, Anadolu yakasının tamamındaki toplam markalı konut projelerinin içindeki en büyük paya sahip olduğu görüldü.

İstanbul Avrupa Yakası’nda ise Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Şişli, Başakşehir, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerindeki markalı konut projelerinin, Avrupa Yakası’nın tamamındaki toplam markalı konut projelerinin içindeki en büyük paya sahip olduğu ortaya çıktı. Buna göre, Anadolu Yakası’nda Sultanbeyli’de markalı konutların toplamdaki payı yüzde 0,49 iken, Ataşehir’de yüzde 22,32’e ulaştı. Avrupa Yakası’nda ise, Sultangazi’de markalı konutların toplamdaki payı yüzde 0,16 iken, Beylikdüzü’nde yüzde 29,37’ye çıktı.

Araştırmaya göre, İstanbul’da bulunan markalı konutların yüzde 28,81’i 3+1 tipi, yüzde 27,24’ü 1+1 tipi ve yüzde 26,65’i 2+1 tipi dairelerden oluştu.

2014’te Faiz Oranları Arttı 2013’e Göre Kredi Kullanımları Azaldı

Araştırmaya göre satın alım gücüne bakıldığında, Türkiye’de hane halkı kredi ödeyebilme kapasitesinin faiz oranlarından çok etkilendiği ortaya çıktı. Konut kredisi faiz oranları düşünce aylık ödeme rakamları da düştü ve konuta ulaşabilecek nüfus oranı artış gösterdi. Buna bağlı olarak faizlerin artma eğilimi içerisinde olduğu 2014 yılında kredi kullanımlarının 2013 yılına nazaran azalma eğilimi içerisinde olduğu görüldü.

Raporda, 2014 yılında konut kredisi faiz oranlarının yılın birinci çeyreğinde aylık yüzde 1,15’lere kadar çıktığı, ilk çeyrekten sonra Merkez Bankası’nın izlemiş olduğu faiz politikası gereğince bu rakamın biraz daha aşağı çekildiği ve Aralık sonu itibariyle ağırlıklı ortalama konut kredisi faiz oranlarının yüzde 0,91 seviyelerine kadar gerilediği görüldü. Geçmiş yakın yıllarla kıyaslandığında ise, 2011 yılı itibariyle kullandırılan toplam kredi 74 milyar 506 milyon TL, bir önceki yıla göre değişim oranı yüzde 23 ve sene sonu kapanış faiz oranları aylık yüzde 1,20 iken, 2014 yılı itibariyle kullandırılan toplam kredi miktarı takribi 125 milyar 667 milyon TL, bir önceki yıla göre değişim oranı yüzde 14 ve sene sonu kapanış faiz oranları aylık yüzde 0.91 şeklinde gerçekleşmiş bulundu.

Araştırmaya göre İstanbul’da 2005-2009 yılları arasında alınan yapı ruhsatları ile yapı kullanma izin belgeleri arasında oransal olarak büyük farklılıklar olduğu anlaşıldı. 2005-2009 yılları arasında yapı ruhsatı alan toplam daire sayısının 500 bini geçtiği ve yapı kullanma izin belgesi alan toplam daire sayısının yaklaşık 75 bin civarında olduğu görüldü. 2009 yılından sonra ise, yasal sürecini tamamlayan daire sayısı yükseliş trendi göstermeye başladı, 2012 yılında yapı ruhsatı alan daire sayısı ile yapı kullanma izin belgesi alan daire sayısı arasındaki fark yüzde 74’e gerildi. Bu fark 2014 yılında ise yüzde 32’lere kadar gerildi.

Kaynak: Sabah

Esnafa Sıfır Faizli Kredi Müjdesi

aGümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, “Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Canikli, TV Net televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna dair soru üzerine Canikli, bugün itibarıyla dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ve ekonomilerinde tüketici haklarında hangi kurallar yürürlükte ise Türkiye’de bunların en üst seviyede yer aldığını söyledi.

Zehirli ayakkabı konusuyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Canikli, vatandaşların herhangi bir ürüne ilişkin en ufak bir şüphe duyduklarında anında kendilerini bilgilendirebileceklerini belirtti.

Yurt dışından gelen ürünlerin tamamını tahlil ettiklerini anlatan Canikli, “Buna yeni başladık yaklaşık 2 ay önce aldığımız bir kararla yani oyuncaktan ayakkabıya kadar belli ülkelerden gelen ve riskli olduğunu düşündüğümüz ülkelerden gelen ürünlerin tamamını sağlık açısından tahlile tutuyoruz” diye konuştu.

Televizyonlardaki bal reklamlarına da değinen Canikli, bu şekilde satışı yapılan ürünlerde şekerin dışında sağlığa zararlı tatlandırıcıların kullanıldığını da tespit ettiklerini bildirdi. Bazı ürünlerle ilgili analiz aşamasından önce reklamları durdurduklarını belirten Canikli, “Bu tür yayınlardaki bal reklamlarının tamamı sahte çıkınca bundan sonra da benzeri durumların ortaya çıkma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu için biz yayınlanmadan durduruyoruz” dedi.

Kredibilitesi bozuk esnafa yönelik kredi mekanizması

Esnafa ve KOBİ’lere yönelik müjdeleri olup olmadığının sorulması üzerine Canikli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce sübvanse edilen faiz miktarının 600 milyondan 750 milyona çıkarıldığını açıkladığını anımsattı. 150 milyon liralık ilavenin yaklaşık 4-5 milyar lira daha düşük faizli kredi sağlamak anlamına geldiğini vurgulayan Canikli, bunun esnaf camiasına büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle uğraşanların iş yeri açmaları halinde faizsiz kredi verdiklerinin de altını çizen Canikli, şöyle devam etti:

“Şimdi üzerinde çalıştığımız önemli bir düzenleme var. Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş, iflas etmiş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli ve küçük bir destekle ayağa kalkması mümkün olan esnafımıza yönelik olarak bir kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz. Önemli bir düzenleme. Sigorta mekanizmasını da içeriyor. Onu da modele katacak şekilde düzenleme yapacağız.

İnşallah onu da kısa süre içinde hayata geçirmiş olacağız. Zaten kredi alamıyor onlar. Tamam, bir şeklide bir hata yapmış, iflas etmiş, borcunu ödeyemiyor, kredilerini de geriye ödeyemiyor fakat bıraktığınız zaman gidecek, iflas edecek. Halbuki küçük bir destekle ayağa kalkma imkanı, çarkı döndürme imkanı varsa o desteği, o can suyunu sağlamak amacındayız onun için bu çalışmayı yapıyoruz.”

Merkez Bankasının faiz politikası

Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin bir soru üzerine Canikli, dünyadaki diğer merkez bankalarının faizleri düşürmeye çalıştıklarını belirterek, “Eğilim o yönde. Çünkü deflasyonist bir ortam var. Yani bugün dünya ekonomileri açısından tehlike enflasyon değil, deflasyon yani durgunluk” değerlendirmesinde bulundu.

Yüzde 2-3 seviyelerinde bir enflasyon oranının son derece makul olduğuna dikkati çeken Canikli, şunları kaydetti:

“O oranın altına indiği zaman başka tehlikeler… Üretimin azalması, ekonomilerin daralması, kasılması, o daha büyük bir tehlike. Çünkü neden refah seviyesinin düşmesi anlamına geliyor. İnsanlar onlara dikkat ediyor. Hatta zaman zaman duyarız Japonya’da yatırımcılara negatif faizle kredi sağlanıyor, düşünebiliyor musunuz? Şimdi böyle bir ortamda Türkiye’nin, bu ortamın gerektirdiği gibi hareket etmesi gerekiyor. 2003’ten beri Türkiye’de Merkez Bankası bu dönüşümü, gelişimi tam iyi okuyamadı. Orada yeni oluşan bu denklemin, dengenin gereği gibi adım atamadı. Yapması gerekeni yapmadı. Tabi Merkez Bankası bağımsızdır, özerktir. Kararları, hükümet dışında kendisi alıyor. Ama sonuç itibarıyla hesap vereceğimiz ekonomik sonuçları etkiliyor bu kararlar. Sonuç itibarıyla hesabı seçimlerde hükümetler veriyor.”

Kaynak: YeniAkit

Düşük Gelir Sahipleri Avantajlı Faiz Oranı ile Ev Sahibi Olabilecek

aTaşınmaz alımlarında kullanılacak kredilere ilişkin vergi istisnaları, sosyal ve ekonomik amaçlar dikkate alınarak gözden geçirilecek. Başka bir ifadeyle düşük gelire sahip olan ve konut sahibi olmayan kişiler, yüksek gelir gruplarına göre daha avantajlı faiz ve masraf oranlarıyla kredi kullanabilecek. 

Düşük gelirlileri ev sahibi yapmak için vergi ve kredi politikasında düzenlemeler yapılıyor. Yapılacak düzenlemelere göre, taşınmaz alımlarında kullanılacak kredilere ilişkin vergi istisnaları, sosyal ve ekonomik amaçlar dikkate alınarak yeniden değerlendirilecek. Konutun satışında vergi muafiyeti için belirlenen 5 yıllık süre sınırlaması kaldırılacak.

2015 Programı’na dahil oaln konular arasında lüks ürünlerin kullanımının sınırlandırılmasına ilişkin tedbirler de yer alıyor. Buna göre yoğun ithalatı yapılan ve lüks ürünler tespit edilerek, bunların tüketimini caydırıcı vergilendirme yapılacak. Artan borçluluk oranlarının azaltılması için kredi kartına taksit ve tüketici kredisi taksitlerine getirilen sınırlamaların dışında farklı yollar aranacak.

Düşük Gelir Sahiplerinin Konut Sahibi Olması Kolaylaştırılacak

Düşük gelir gruplarının konut sahibi olmalarını kolaylaştıracak mevzuat düzenlemelerinde son aşamaya gelind. Konut sahipliği ve konutların el değiştirmesine yönelik ilk müdahale halen TBMM gündeminde bekleyen Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nda yer alıyor. Tasarının 49’uncu maddesi ile gelir vergisi değer artış kazançlarında istisnalar yeniden düzenleniyor.

5 Yıllık Sınır Kaldırılacak

Uygulama kapsamında tek konutun satışında vergi muafiyeti için belirlenen 5 yıllık sınırın kaldırılması da gündemde. Buna göre tek konutu olan bir aile, konutu 5 yıldan önce satığında değer artış kazancından muaf olacak. Şu anki uygulamada konut alımından sonraki 5 yıl içinde konutun satılması durumunda alış bedeliyle satış bedeli arasında elde edilen kazançtan gelir vergisi ödeniyor. Konuyla ilgili tek konutun satışında yıl sınırlamasına tabi olmadan uygulanan muafiyetin, yeni bir konut alınması şartına bağlanması ve düzenlemenin bu şekilde yapılabileceği de bildiriyor.

Konut Kredisinde Vergi İstisnası Yeniden Değerlendirilecek

Bu arada geçtiğimiz hafta sonu Resmi Gazete’de yayınlanan 2015 Programı’nda kredili konut satışlarında esnek bir faiz oranının uygulanacağına dair bir politika metni yer aldı. Buna göre, taşınmaz alımlarında kullanılacak kredilere ilişkin vergi istisnaları, sosyal ve ekonomik amaçlar dikkate alınarak gözden geçirilecek. Başka bir ifadeyle düşük gelire sahip olan ve konut sahibi olmayan kişiler, yüksek gelir gruplarına göre daha avantajlı faiz ve masraf oranlarıyla kredi kullanabilecek.

Kaynak: Dünya

Yapı Kredi’den Memurlara Ucuz Kredi

Yapı Kredi açıklamasına göre, Yapı Kredi şubelerinden kredi başvurusu yapan kamu çalışanları maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisi alabilecek.

Yapı Kredi’nin ocak ayı bireysel ihtiyaç kredisi kampanyasından faydalanmak isteyenlerin “kredisimdi.com.tr” adresinden, Yapı Kredi ATM’lerinden veya “Bireysel” (boşluk) “TCKN” (boşluk) “Aylık Net Gelir” yazıp 4411’e SMS yollayarak başvuru yapması yeterli olacak. Tüketicilerin kredi başvurusuna yanıt 3 dakika içinde alınıyor.

Açıklamada ayrıca kamu çalışanlarının maaşlarının 15 katına kadar bireysel ihtiyaç kredisine başvurusu ile ilgili şu ifadelere yer verildi:

“Belirtilen koşullar 5 bin lira 36 ay vadeli, vergi hariç aylık faizi yüzde 0,53 olan ihtiyaç kredisi için geçerlidir. Ayın 31 günü üzerinden hesaplanan günlük taksit tutarı 5,03 lira ve aylık taksit tutarı 155,8 liradır. Maaşın 15 katına kadar kredi aylık bin 500 lira maaş alan kamu çalışanlarının Yapı Kredi şubelerinden yapılan 36 ay vadeli ihtiyaç kredisi başvurularında geçerli olup banka kredi değerlendirme koşulları esastır.”

Finans Caddesi

Konut Kredisi Alan Memura İyi Haber

Kredi faiz oranlarının düşmesi vatandaşın işine yaradı. 2012’nin başlarında konut kredisikullananların kredileri yeniden yapılandırılıyor.

Bankalarda, gözünü üç ayda 1.30-1.40’dan konut kredisi kullanan müşterilere dikti. Kredi faizlerinin düşmesi, 2011 yılının Kasım, Aralık ayları ile 2012 yılının Ocak aylarında kredi kullanan yaklaşık 150 bin müşteriye, kredilerini yeniden yapılandırma imkanı doğurdu. Yapılan hesaplamaya göre, 100 bin liralık kredi de, 20 bin liraya varan faiz avantajı sağlanıyor.

Haber Kamu

Başçı: Krediler Konusunda Dikkatli Olmalıyız

Merkez Bankası Başkanı Başçı, kredi büyümesi konusunda uyardı: “Krediler tarafında dikkatli olmamız gerekiyor. Yüzde 15’lik kredi büyümesi yüzde 4’lük büyüme için fazlasıyla yeterli.” Başçı, kredi büyüme hızında sapma olması durumunda gerekli adımları atacaklarını söyledi.

DAVOS – Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Dünya Ekonomik Forumu’nun gerçekleştirildiği Davos’ta NTV/CNBC-e ortak yayınına katıldı.

Faiz koridorundaki değişikliği değerlendiren Başçı, “Kredi büyümesini kontrol altında tutmak için ölçülü bir adım attık. Kredi büyümesi yıl sonuna doğru yüzde 15’e yaklaşır. Kredi büyüme hızında sapmalar olursa gerekli adımları atarız. Reel efektif döviz kuru seviyesine göre dengeleyici adımlar atabiliriz” dedi.

Yüzde 4’ü Rahat Aşarız

Büyümede yüzde 4’ün rahatlıkla aşılacağını ifade eden Başçı, “Krediler tarafında dikkatli olmamız gerekiyor. Yüzde 15’lik kredi büyümesi yüzde 4’lük büyüme için fazlasıyla yeterli. İç dinamiklerle büyüme yüzde 4’ü rahatlıkla aşar. Yüzde 15’in üzerindeki kredi büyümesi büyümeyi yüzde 4’ün üzerine taşır. Enflasyonist riskleri sınırlamak için daha dikkatli tarafta kalmamız gerekebilir” diye konuştu.

Enflasyonda Revizyona Gerek Yok

Başçı, tütün zammının öngörülerine yakın gerçekleştiğini, enflasyonda bir revizyon gerektirmediğini kaydetti.

İç Dinamiklerimiz Güçlü

“Kendi iç dinamiklerimiz oldukça güçlü” diyen Başçı, Türkiye’nin dayanıklılık konusunu ele alması gerektiğini belirtti.

Aşırıya Kaçmadıkça Sorun yok

Başçı, sözlerini “Çok fazla endişelenmemizi gerektirecek durum yok. Ülkedeki durum nispeten iyi. Aşırıya kaçmadığımız sürece Türkiye’nin dinamikliği devam edecektir” diyerek tamamladı.

ntvmsnbc

5 Yıllık Kredi Faizini 18 Ayda Çıkartacak

Yüzde 8 maliyetle 5 yıllık krediye yüzde 40 faiz ödeyeceğini hesaplayan alıcı, parasını 18 ay için yüzde 40 prim vadeden Vadi İstanbul’a yatırdı.

1 Ayda Yüzde 3 Kazandıran Projede Evlerin Yüzde 40’ı Satıldı.

Aydınlı Grup, Artaş Grup ve Keleşoğlu İnşaat imzasıyla Şişli Kemerburgaz’da yükselen Vadi İstanbul projesinde patronlar konut alıcısının 18 ayda yüzde 40 kazanç elde edeceğini söyledi. Para piyasaları arasında yer alan yatırım enstrümanları arasındaki hiçbir getirinin 18 ay için yüzde 40 vermediğini belirten Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı, bu durumun kredili alımlarda da avantaj olduğunu belirtti. Nitekim yıllık konut kredisi faizi yüzde 10. Bu projede ise en az evin değerinin yüzde 25’i peşin olarak verildiği için maliyet yüzde 8’lere kadar geriliyor. Bu durumda 18 ayda yüzde 40 getiri elde eden bir yatırımcı evi 5 yıl vadeli kredi ile alırsa 18 aylık primi 5 yılda bankaya ödemiş oluyor.

Peşin Alan çok karlı

Artaş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, bu hesabı yapan müşterilerin yüzde 50’sinin bankadan kredi kullanarak ev sahibi olduğunu aktardı. Peşin alım gerçekleştiren ise şimdiden her 100 bin lira için 18 ayda 40 bin liralık getiriyi cebine koyacağını hesaplıyor. Süleyman Çetinsaya, “Bugüne kadar öngörülerimizde yanılmadık. Bizden ev alan karlı çıktı bunda da farklı olmayacakî şeklinde konuştu. Son dönemde sektörde yaşanan olumsuzluklara da değinen Çetinsaya, maddi sıkıntıya giren firmalara yönelik hukuki yaptırımların yerinde olacağını finansal hesabın iyi yapılması gerektiğini söyledi.

Ciro hedefi 2 milyar dolar

Projede evlerin metrekare fiyatı ortalama 5 bin 400 lira olarak veriliyor. 6 Aralık’tan bu yana ise ev fiyatlarının yüzde 3 oranında değerlendiği gözleniyor. Fiyatlar 1+1’lerde 394 bin liradan başlıyor ve 5+1 dublekslerde 1 milyon 882 bin liraya kadar çıkıyor. Arsa haric 1 milyar 500 milyon lira yatırımla hayata geçirilen projede ilk etabın maliyeti 300 milyon lira, projeden hedeflenen ciro ise 2 milyar dolar olarak veriliyor.

2 etap için kollar sıvandı

3 etap halinde yükselecek Vadi İstanbul’da 1’nci etap konut adası olarak tasarlandı. Toplam 8 bloktan meydana gelen projede 1111 konut olacak ve teslimler 2014 yılının Kasım ayında gerçekleşecek. lu etapta Aralık ayından bu yana 440 konutun satış işlemleri tamamlandı. Finanscılar, doktorlar, mühendisler, pilotlar, sanatçılar ve gazetecilerden yoğun talep olduğunu belirten Ömer Faruk Kavurmacı, “2’nci etap karma, 3’cnü etap ise yine konut ağırlıklı olacak. İkinci etap ve 3’ncü etapta KDV yüzde 18 olarak uygulanacak. İkinci etapta daha çok ticari ünitelere yer verilecek. Maslak’a alternatif olacak ancak Maslak’ın dezavantajlarını taşımayacak. Güvenlik üst noktada ve geniş bir alanda sağlanacak” dedi.

35 bin kişiye ev sahipliği yapacak

Projenin en büyük sanayi dönüşüm alanına sahip olduğunu belirten Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keleş, ” Vadi İstanbul projesi tamamlandığında 35 bin kişiye ev sahipliği yapacak. Türkiye’nin ilk özel metrosuna da sahip olacak olan Vadi İstanbul içerisinde 240 metrekarelik ofis alanı, 700 metre uzunluğunda cadde ve 28 bin metrekare alanlı cadde mağazaları, 48 bin metrekare toplam alanlı 4 ve 5 yıldızlı otelin yanı sıra bir de alışveriş merkezi bulunuyorî şeklinde konuştu. Kentsel dönüşüm ile ilgili görüşlerini de aktaran Keleş, Türkiye’de 40-50 kurumsal şirketle dönüşümün başarıya ulaşamayacağını bunun için en az 1000 kurumsal şirkete ihtiyaç olduğunu da kaydetti.

Emlak Bugün

Bankalar İMKB’yi Yukarı Çekmeye Devam Ediyor

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 2012 yılının son çeyreğinde olduğu gibi 2013 yılında da banka hisseleri önderliğinde rekorlarına devam ediyor.

İMKB 100 endeksi yıl başından bu yana yüzde 9,04 oranında değer kazanarak tarihinin en yüksek kapanışı rekorunu 85.281 puana geliştirirken,endeksin yükselişinde en büyük paya sahip bankacılık sektörü endeksi ise yüzde 11,59 oranında yükseliş kaydederek 181.337 puanla tarihinin en yüksek kapanışını yaptı.
2012 yılındaki hızlı yükselişiyle 2010 yılındaki tarihi zirvesi olan 71.776 puanın üzerine ekim ayında çıkan İMKB 100 endeksinin 2012 yılı getirisi yüzde 52,55 olurken, banka hisselerinden hesaplanan bankacılık sektörü endeksinin getirisi yüzde 64,56 olmuştu.

Banka hisselerinin 2013 yılında “endeksin lokomotifi” görevine devam edip etmeyeceği konusu İMKB’nin de yönünü tahmin etmek adına oldukça önemli görünüyor. Analistler bankacılık endeksinin yüksek likiditeye sahip, halka açıklığı ve piyasa değeri yüksek olan banka hisselerinden oluştuğunu, dolayısıyla endeksin bu hisselerin seyrinden ayrışmasının çok mümkün olamayacağını belirtiyor.

Banka Hisseleri Pahalı Ya Da Çok Ucuz Olarak Değerlendirilmemeli

Finansinvest Kıdemli Analisti Müge Dağıstan, bankacılık sektörünü değerlendirdiği raporunda Türkiye bankacılık sektörü hisselerinin ortalama 10,5 Fiyat/Kazanç (F/K) oranı ile işlem gördüğünü belirterek mevcut değerleme seviyelerinde Türk bankalarının aşırı alım seviyesinde ya da çok ucuz olarak değerlendirmenin doğru olmadığını kaydetti.

Dağıstan, Türk bankacılık sektörü hisselerinin gelişmekte olan ülkelerdeki benzerleriyle uyumlu işlem gördüğüne değinerek, “Temel değerleme açısından güçlü sermaye yeterlilik rasyosu, yüksek özsermaye karlılığı, düşük kaldıraç oranı ve BDDK gibi bir düzenleyici kuruluşun varlığının Türk bankalarının benzerlerine göre primli işlem görmesi gerektiğini gösteren sebepler arasındadır” dedi.

TCMB’nin Politikaları Bankaları Destekleyici Nitelikte

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) düşük faiz politikasının, bankaların değerlemelerini beklentilerden iyi net faiz marjı ve menkul kıymet alım satım karları ile desteklemeye devam etmesini beklediğini söyleyen Dağıstan “Ancak, aynı zamanda düşük faiz oranlarının TCMB’nin ekonomideki aşırı canlanma riskinin artması yönünde endişelerini artırabileceğini ve daha sıkı makro ihtiyati politika uygulamasına neden olabileceğini belirtti.

Buna rağmen bankaların TCMB’deki rezervlerinin çoğunun döviz cinsi olması ve bankaların Eurobond ihracı yoluyla yeni döviz fonlama yaratma potansiyeli olması nedeniyle yüksek zorunlu karşılık oranlarının bankacılık sektörü açısından sorun teşkil etmeyeceğini ifade eden Dağıstan değerlendirmesini şöyle sürdürdü “Önümüzdeki dönemde, TCMB’nin 2014 yılı seçimleri öncesinde genel faiz hadlerinde bir sıkılaştırmaya gitmektense kredi büyümesini sınırlamak için BDDK ile ortak önlemler alması beklenebilir.”
BBDK’nın önümüzdeki dönemde alabileceği ek önlemlere de değinen Dağıstan, daha yüksek temettü dağıtım oranına izin verilebileceğini, Anasermaye oranı için yeni bir alt sınırın belirlenebileceğini, risk ağırlıklı aktif hesaplamasında spesifik kredi segmentlerine yüksek risk oranı uygulanabileceğini ve kredi verme standartlarında sıkılaştırılmaya gidilebileceğini ifade etti.

Sektörün Hala Yüzde 14 Yükseliş Potansiyeli Var

Bankacılık sektörü endeksinin 2012 yılında yüzde 65 yükseliş kaydettiğini hatırlatan Dağıstan, bankaların TCMB’nin destekleyici politika hamleleri ile özellikle 2012 yılının ikinci yarısında düşenfaiz oranları sonucunda finansal olmayan şirketlerin yüzde 24 üzerinde performans gösterdiğini kaydetti.
2012 yılında gerçekleşen güçlü rallinin ardından, bankacılık sektörüne ilişkin değerlemelerinde sektörün hala yüzde 14 yükseliş potansiyeli taşıdığını tahmin eden Dağıstan değerlendirmesine şöyle devam etti:
“Ancak ilerleyen dönemlerde hisselerde seçici davranmak giderek önemli hale gelecektir. Özellikle 2013 yılının başlarında bankaların açıklayacakları kârlardaki pozitif sürpriz potansiyelinden fayda sağlamak için yatırımcılara bankacılık hisselerindeki pozisyonlarını korumalarını öneriyoruz. Diğer yandan daralan kredi mevduat spreadi 2013 yılı 2. çeyrekten itibaren yükselişin ivme kaybetmesine sebep olabilir.”

Hürriyet

Eline Para Geçen Krediyi Erken Kapatmalı mı?

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini belirtti.

Çelik, “Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı olacaktır” dedi.

Konut kredisindeki faiz oranlarının düşmesi karşısında yeniden yapılandırmada dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi veren Çelik, Türkiye’de konut kredilerinin sabit faizli olarak verildiğini hatırlatarak, kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre faiz oranında otomatik bir ayarlama yapılamadığını anımsattı.

Bu durumun faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma olduğuna vurgu yapan Çelik, “Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor. Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun bu noktada tüketicileri koruyan ilave bir düzenleme barındırmıyor. Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da faiz oranları düştüğünde tüketicinin daha ucuza yeni bir kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor” diye konuştu.

Çelik, ancak kanunun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2’si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin verdiğine dikkati çekti.

Çelik, “Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2’si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor. Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90’a indirmiş oluyor” bilgisini verdi.

Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılmasının faydalı olacağını söyledi.

Her Tüketici Kendi Özel Durumlarına Göre Hesaplama Yapmalı

Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı olduğuna dikkati çeken Çelik, “Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

“Yapılandırmada tek bir faiz oranı doğrudur” denilemeyeceğini belirten Çelik, mevcut kredi, faiz oranının yüzde 1,50’si ise yüzde 1,30’un doğru bir oran olabileceğine işaret etti.

Çelik, “Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, faiz oranlarındaki düşüş sizeavantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var” şeklinde konuştu.

Konut Kredisindeki Faiz Oranları Bir Miktar Daha Düşecek

Çelik, faiz oranlarının genel ekonomik aktivite ve nihayetinde Merkez Bankasının parapolitikasına dair aldığı kararlar neticesinde değiştiğini ifade ederek, “Faiz oranlarındaki genel bir düşüş doğal olarak konut kredisi faiz oranlarına da yansıyacaktır. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının ufak da olsa bir miktar daha geri gelebileceğini tahmin ediyoruz” dedi.

Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisinin önemli olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti: “Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.

Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek. Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak. Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır.”

Eline Toplu Para Geçen Kredisini Erken Kapatmalı mı?

Çelik, eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılmasının doğru olacağını ifade etti.
Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisiiçin ödenen faiz miktarının her zaman daha yüksek olacağını vurgulayan Çelik, “Bugün itibariyle konut kredilerinin yıllık maliyet oranı yüzde 12’ler civarında. Elinize geçen toplu parayı başka bir yerde değerlendirip, yıllık yüzde 13 getiri elde edemiyorsanız, bu parayla konut kredinizi kapatmanız daha iyi olacaktır” tavsiyesinde bulundu.

Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2’si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de ekleneceğini hatırlatan Çelik, “Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir” dedi.

Çelik, ancak halihazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredi faiz oranıarasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırmanın daha avantajlı olacağını da sözlerine ekledi.

Ekonomi Haber7

Aylık Yüzde 0.45’le Kredi Faiz Oranı ile Kentsel Dönüşüm Kredisi

İş Bankası, yürürlüğe giren 6306 sayılı kanunla Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında kullandırılacak konut kredilerinde vatandaşların ihtiyaç duyacakları finansman desteğini sağlamak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile protokol imzaladı.

6306 sayılı kanun kapsamında kentsel dönüşüm amaçlı olarak yeniden inşa edilen ya da güçlendirilen konutların finansmanı için kullanılan konut kredilerinde yıllık yüzde 4, işyeri kredilerinde yüzde 3 faiz indirimi hükümet tarafından yapılacak. Böylece İş Bankası’nın bu protokol kapsamında kentsel dönüşüm için 10 yıl vadeyle konut ve işyeri kredisi kullananlar faiz indirimiyle birlikte aylık yüzde 0.45-50 bandındaki kredi faiz oranı ile kredi kullanabilecek.

Kredi Değil Hizmet

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın katılımı ile gerçekleşen kentsel dönüşüm kapsamında kullandırılacak kredilerde faiz desteğini içeren protokolün imza töreninde İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “İş Bankası olarak bir süredir kentsel dönüşüm projelerinin kredilendirilmesi konusuna yoğunlaştık. Çünkü biz bu işe sadece klasik bir bankacılık faaliyeti olarak bakmıyoruz. Bizim için sadece kredi vermek değil, bir hizmet bu. Öncelikli hedefimiz toplumun menfaatlerini gözetmek ve ülkeye hizmet etmek” dedi.

Kredilendirme Modeli

Kentsel dönüşüm alanında kredi desteği alınabilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile anlaşma imzalayan ilk banka olduklarını kaydeden Bali, 5 Ekim 2012 tarihinde başta İstanbul olmak üzere 33 ilde kentsel dönüşüm için ilk adımların atıldığını, kentsel dönüşümün son derece meşakkatli bir iş olduğunu vurguladı. Bu kapsamda İş Bankası’nın da belediyeler, ve dönüşümü gerçekleştirecek müteahhit firmalarla çok önceden temas kurduklarını belirten Bali, bunun sonucunda dönüşümün finansmanını en uygun koşullarda sunacak ve gerekli yapım garantisini sağlayacak bir kredilendirme modeli oluşturduklarını söyledi.

500 Milyar Liralık Kaynak

TÜRKİYE’de 14.5 milyon konut olduğunu ve bunun da 6.5 milyonun değişmesi gerektiğini belirten Adnan Bali, “Bu çok ciddi bir dönüşüm süreci demek. Bunun için 20 yılda ortalama 500 milyar liralık kaynak ihtiyacı var. Kanun 31 Aralık 2013’e kadar yapılan dönüşümleri kapsıyor” dedi.

Hürriyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

Emeklilik İçin Umut Doğdu

Yükselen faiz oranları emeklilik fonlarına biraz olsun nefes aldıracak. Hollanda devlet tahvili getirisi bu yıl sonunda yaklaşık yüzde 3 civarında olacak, hemen hemen verimlilik şimdikinin iki katına çıkacak.

İtalya ve İspanya gibi ülkelerde durum normale döndükçe bir karşı hareket oluşuyor; Euro Bölgesindeki güçlü Kuzey ülkelerine daha az para akışı oluyor ve faizler yükseliyor. Şu anda faiz oranlarında bir düzelme ve normalleşme başlamış durumda. Tarihsel olarak yüzde 3 faiz oranı hala düşük, ama emeklilik fonları için büyük bir umut kaynağı.

ABN Amro yatırım stratejisti Ben Steinebach, tarihin en düşük seviyesinde olan Alman ve Hollanda faiz oranlarının son haftalarda yüzde 2,5 ila yüzde 3’e çıkmasının ekonomiye canlılık getireceğini tahmin ediyor ve yükselen faizlerin bu ülkelerde bir enflasyona yol açacağını düşünmüyor.

Steinebach: “Şu an için henüz aşırı bir enflasyon görmüyorum, hatta ABD’de bile. Şimdilik, dolar önemli bir para birimi olarak güçlü konumunu koruyor ve ABD kendi bütçe açığını kapatmasında bir sorun yaşamıyor. Ancak, yatırım yapılan her bin dolar devlet borcuna gidiyor. Bu anlamda dünya çapında ekonomiye bir fren yapılmış oluyor, gerek ABD ve gerekse Avrupa’da yüksek kamu borcundan dolayı ekonomik büyüme gerçekleşmiyor.”dedi.

Son Haber

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredi faiz oranı arasındaki farka göre birkredi hesaplaması yapılması gerektiğini belirtti.
Çelik, ”Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı olacaktır” dedi.

Konut Kredisi Yapılandırmada Dikkat Edilecek Noktalar

AA muhabirine konut kredisindeki faiz oranlarının düşmesi karşısında yeniden yapılandırmada dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi veren Çelik, Türkiye’de konut kredilerinin sabit faizli olarak verildiğini hatırlatarak, kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre kredi faiz oranlarında otomatik bir ayarlama yapılamadığını anımsattı.

Fazla Faiz Ödememek İçin

Bu durumun kredi faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma olduğuna vurgu yapan Çelik, ”Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor. Tüketicinin korunması hakkındaki Kanun bu noktada tüketicileri koruyan ilave bir düzenleme barındırmıyor. Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da kredi faiz oranları düştüğünde tüketicinin yeni bir ucuz kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor” diye konuştu.

Çelik, ancak kanunun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2’si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin verdiğine dikkati çekti.

Çelik, ”Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2’si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor. Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90’a indirmiş oluyor” bilgisini verdi.

Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılmasının faydalı olacağını söyledi.

Her Tüketici Kendi Özel Durumlarına Göre Hesaplama Yapmalı

Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı olduğuna dikkati çeken Çelik, ”Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Konut Kredisi Hesaplaması Yapılarak Yapılandırmaya Karar Verilmeli

‘Yapılandırmada tek bir faiz oranı doğrudur” denilemeyeceğini belirten Çelik, mevcut kredi, faiz oranının yüzde 1,50’si ise yüzde 1,30’un doğru bir oran olabileceğine işaret etti.

Çelik, ”Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, kredi faiz oranlarındaki düşüş size avantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen konut kredisi hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var” şeklinde konuştu.

Konut Kredisi Faiz Oranları Bir Miktar Daha Düşecek

Çelik, kredi faiz oranlarının genel ekonomik aktivite ve nihayetinde Merkez Bankasının para politikasına dair aldığı kararlar neticesinde değiştiğini ifade ederek, ”Faiz oranlarındaki genel bir düşüş doğal olarak konut kredisi faiz oranlarına da yansıyacaktır. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının ufak da olsa bir miktar daha geri gelebileceğini tahmin ediyoruz” dedi.

Kalan Vade Ne Kadar Uzunsa Yeniden Yapılandırma O Kadar Avantajlı

Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisinin önemli olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:
”Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.

Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek. Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak. Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır.”

Eline Toplu Para Geçen Kredisi Erken Kapatmalı mı?

Çelik, eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılmasının doğru olacağını ifade etti. Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisi için ödenen faiz miktarının her zaman daha yüksek olacağını vurgulayan Çelik, ”Bugün itibariyle konut kredilerinin yıllık maliyet oranı yüzde 12’ler civarında. Elinize geçen toplu parayı başka bir yerde değerlendirip, yıllık yüzde 13 getiri elde edemiyorsanız, bu parayla konut kredinizi kapatmanız daha iyi olacaktır” tavsiyesinde bulundu.
Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2’si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de ekleneceğini hatırlatan Çelik, ”Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir” dedi.

Çelik, ancak halihazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredinin faiz oranı arasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırmanın daha avantajlı olacağını da sözlerine ekledi.

Babacan: Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak

Başbakan Yardımcısı Babacan, “Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak” açıklamasında bulundu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çek alınacak kişinin pozitif ve negatif sicilinin artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görülebilineceğini bildirdi.

Babacan, sistemin tamamen oturmasını beklediklerini ve Ocak’ın 15’i gibi ayrıca bir tanıtım yapacaklarını belirterek, ”Cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak” dedi.

Uzun zamandır iş dünyasının üzerinde konuştuğu, Borçlar Kanunu ile birlikte gelen ”eş muvafakati” konusuyla ilgili bilgi veren Babacan, bu konunun çözüleceğini söyledi.

Bu konu üzerindeki çalışmaların devam ettiğini aktaran Babacan, şunları kaydetti:

”Yeni Medeni Kanun’a göre, karı kocanın da bir ortaklık anlayışı söz konusu, mal mülk konusunda. Kendi şirketine veya ortağı olduğu bir şirkete kefil olurken belki eş muvafakati aranmayacak ama bir arkadaşına, yabancı birine kefil oluyorsa da o zaman yine de eşi bundan haberdar olsun istiyoruz, çünkü orada da aile faciaları yaşanıyor. Yani imzayı atıyor bir arkadaşına, ondan sonra problem çıkıyor ama kendi şirketiyse, zaten problemin ağırlığı da orada. Yani muhtemelen öyle çözülecek ama henüz son noktayı da koymadık. Şimdi fazla bir beklenti oluşturmayım ama o şekilde çalışmalar devam ediyor. Son şeklini verdikten sonra zaten, açıklayacağız.”

Sat Geri Kirala İmkanı

Babacan, özel sektörün kira sertifikası ihracının çok önemli bir konu olduğunu ve bu konunun yasal zemininin hazır olduğunu vurgulayarak, burada maliyetlerin de aşağı çekildiğini bildirdi.

Yeni bir kanun çıkardıklarını anlatan Babacan, bu kanuna ”sat, geri kirala” gibi bir madde de koyduklarını ifade etti.

Bu kanunla, bir varlığı finansman şirketine satıp, tekrar kiralama yapmanın mümkün olduğunu dile getiren Babacan, ”Burada en önemli konu vergi engeliydi, çünkü özellikle gayrimenkulde iki kere tapu harcı doğuyordu. Biz bunun tapu harcını ipotek tapu harcına indirdik o kanunla beraber” diye konuştu.

5084 Artık Bitti

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 5084 sayılı Teşvik Yasası’nın artık bittiğini, çünkü bunun, yatırım teşvik ruhuna uygun olmadığını ifade etti.

Şimdi ise yeni bir çalışma olduğuna işaret eden Babacan, şöyle devam etti:

”Çalışma Bakanlığımızla beraber bir istihdam teşvik paketi hazırlıyoruz. Yani 5084’ün özellikle o sosyal güvenlik primleriyle ilgili artılarını, işverene faydalarını 5084 kapsamında değil, yatırımı teşvik kapsamında değil, istihdamı teşvik kapsamında getireceğiz ama hangi iller, nasıl olur, hangi kurallara göre olur? Bunlar çalışılıyor.”

Çok Geniş Bir Kredi Sicili Oluşacak

Babacan, çek sicillerinin görülebilmesi çalışmaları hakkında da bilgi verdi ve şöyle konuştu:

”Türkiye Bankalar Birliği nihayet, nihayet diyorum, çünkü bize Mart’ta Nisan’da bitiririz diye söz vermişlerdi, Ocak ayına geldik. Nihayet bunun bilgisayar altyapısını hazırladılar, TOBB ile birlikte çalıştılar. Sonuçta geldiğimiz nokta şu; çeki alacağınız kişinin pozitif ve negatif sicilini artık internet üzerinden veya akıllı telefonlar üzerinden, o kişinin de izin vermesi kaydıyla daha kolay görebileceksiniz. 2008’den bu yana pozitif siciller de toparlandı, veri tabanında bunlar var. Sadece negatif değil, pozitif sicil de görülecek. Yani ne kadar çek ödemiş adam, ne kadarı dönmüş, ne kadar seneti protesto edilmiş, bunların hepsi görülecek.

Sistem tam bir otursun, Ocak’ın 15’i gibi ayrıca bir tanıtım yapacağız. Çünkü iş dünyamız için bambaşka bir dönem başlayacak. Biz kanunla onlara şu yetkiyi de verdik. Mesela cep telefonu faturaları veya elektrik faturaları ya da bankalardan konut kredileri, kredi kartı ödemeleri… Yani bir vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak. Nihai amacımız o. Mesela senetlerde sadece protestolu senetleri görüyorduk, şimdi ödenen senet bilgilerini de alacağız. Ödenen senetler de görülebilecek ve bu şekilde çok geniş bir kredi sicilioluşacak. Ancak bu, tamamen vatandaşımızın kendi izniyle üçüncü bir şahsa açılabilecek.”

Türkiye İlham Kaynağı Haline Geldi

Türkiye’nin artık sadece kendi için değil, bölgesindeki tüm ülkeler için de bir ilham kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Babacan, siyasi ve ekonomik reformlar konusunda Türkiye’nin, pek çok ülkeye destek vermeye başladığını bildirdi.

Mısır’a 2 milyar dolar, Tunus’a 500 milyon dolar, Libya’ya 200 milyon dolar, Yemen’e de 100 milyon dolar kredi verildiğini belirten Babacan, ”Bir zamanların Türkiye’si, dışardan yardım alırken artık kredi veren, yardım eden ülke pozisyonuna yükseldi” dedi.

BloomBerght

Bankacılık Sektörünün Karnesi Çıkarıldı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı rakamlara göre, kredi kartı kullanımında tüketicilerin taksit tercihi giderek yaygınlaşıyor. Kart kullanımında taksit tercihi, küresel krizin etkilerinin en açık görüldüğü 2007-2008 yılları hariç sürekli artış eğilimi gösteriyor. Tüketicilerin 2004 yılında yüzde 26.8 olan taksit tercihi, 2011’de yüzde 47.6’ya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı Bankacılıkta Yapısal Gelişmeler Raporu, bankacılık sektörünün karnesini çıkardı. 2011 yılsonu itibarıyla bankalar ve banka grupları açısından önemli tespitler yapan rapora göre, kredi kartı kullanımında taksit tercihinin yıllar içerisinde küresel krizin etkilerinin en açık görüldüğü 2007-2008 yılları hariç, sürekli bir artış eğilimi gösteriyor.

Buna göre mevduat bankaları müşterileri için 2004 yılında yüzde 26.8 olan taksit tercihi, 2011 yılında yüzde 47.6’ya yükseldi. Bu oran 2010’da yüzde 45, 2009’da yüzde 41 ve 2008’de yüzde 39 oranında gerçekleşmişti. Katılım bankası müşterilerinin taksit tercih oranı yapısal olarak sektör ortalamasının altında kalıyor. Kamu bankalarının ise 2004 yılı itibarıyla sektör geneline göre oldukça düşük olan taksit kullanım payının 2011 döneminde hızla arttığı görülüyor.

Buna rağmen kamu bankalarının taksitli bireysel kredi kartı hacmindeki yüzde 35.6 oranındaki payı, 2011 yılı itibarıyla hala sektör ortalamasının gerisinde bulunuyor. Bu oran 2010 yılında yüzde 30, 2004’de yüzde 10’un altındaydı.

Kredilerde Kamu Etkin

Toplam kredilerde ilk 10 banka sıralamasında özel sermayeli bankaların ağırlığı var. 2011 yılında, en fazla kredi kullandıran bankanın payı yüzde 13.2 iken, sıralamada 10 uncu olan bankanın payı yüzde 3.2. Söz konusu rakamlar 2010 yılında sırasıyla yüzde 12.1 ve yüzde 2.3’tü. Kamu sermayeli bankaların, 2011 yılında da kredi piyasasının önemli aktörleri olmaya devam ettiği görülüyor.

KOBİ KrediPazarı

BDDK rakamlarına göre KOBİ’lerin yarattığı talebi karşılamak isteyen bankalar yeni ürünlerle bu pazarı sürekli büyütüyor. BDDK raporunda Yeni Türk Ticaret Kanunu ile bu alanda önemli gelişmeler kaydedileceği yorumu yaparken, KOBİ kredilerinde ilk 10 banka sıralamasındaki bankalar bir önceki yıla göre değişiklik göstermezken, özel sermayeli bankalar bu yapıda ağırlıklarını sürdürüyor. 2010 yılında 3’üncü sırada bulunan Yapı Kredi 2011 yılı sonu itibarıyla yüzde 1.24’lük payla ilk sıraya yerleşirken, onu sırasıyla yüzde 12.3’le Halkbank, yüzde 11.9’la İş Bankası, yüzde 10.4’le Garanti, yüzde 9.1’le Akbank, yüzde 5.4’le TEB, yüzde 5.3’le Vakıfbank, yüzde 4.9’la Ziraat, yüzde 3.7’yle Finansbank ve yüzde 3.3’le ING Bank izliyor.

Tüketici Kredileri

Tüketici kredilerinde 2011 yılında da Ziraat Bankası liderliğini korudu. BDDK raporuna göre, 2011’de kamu sermayeli 2 bankanın tüketici kredileri pazarında en yüksek paya sahip. Ziraat ve Vakıfbank, toplam tüketici kredileri piyasasının yüzde 28.6’sını oluşturdu. Tüketici kredilerinde bu iki bankayı yüzde 11.1’le İş Bankası, yüzde 10.7 ile Garanti, yüzde 9.2 ile Akbank, yüzde 8.3’le Halkbank, yüzde 7.9’la Yapı Kredi, yüzde 6.1’le Finansbank, yüzde 4.1’le Denizbank ve yüzde 3.7 ile TEB takip ediyor. Kredi Kartları

Kredi kartları piyasasında ilk 10 banka sıralamasında 2011 yılı sonu alacak tutarı itibarıyla Yapı Kredi Bankası ilk sırada. Kredi kartları piyasasında özel sermayeli bankaların hakimiyeti daha belirgin. İlk 10 banka içinde 2 kamu bankası yer alıyor, diğer bankaların tamamı özel sermayeli.

Tanıtım Giderleri

Bankaların tanıtım giderlerinde ilk 5 ve ilk 10 banka paylarında 2007 yılında başlayan azalmanın, 2009-2010 yıllarında da artışını sürdürdüğünü, 2011’de ise yeniden azaldığını ortaya koydu. İlk 5 ve 10 bankanın sektörün toplam tanıtım giderleri içindeki payı 2011 döneminde, sırasıyla yüzde 51.6 ve yüzde 81.4 oldu. Tanıtım giderlerinde ilk 10 banka sıralamasında özel sermayeli bankalar önemli bir yer tutuyor. 2011’de tanıtım giderlerinde ilk 3 bankanın toplam payı yüzde 39. Geçen yıl sonu itibarıyla tanıtım giderlerindeki ilk 5 banka, yüzde 17.1’le İş Bankası, yüzde 11.7 ile Garanti, yüzde 10.2 ile Akbank, yüzde 8.2 ile Yapı Kredi ve yüzde 6.9 ile Denizbank oldu.

Promosyon Giderleri

2011 yılı itibarıyla 3 kamu bankasının yer aldığı promosyon giderleri ilk 10 banka sıralamasında, hiçbir katılım bankası yer almadı. Promosyon giderlerinde ilk 10 banka sırasıyla, Garanti Bankası, Akbank, Vakıfbank, İş Bankası, Halkbank, Yapı Kredi, Ziraat Bankası, Finansbank, HSBC ve TEB oldu.

Bankalar Komisyona Yüklendi

BDDK rakamları, ilk 10 bankanın komisyon gelirlerinin toplam işletme giderlerine oranının 2010 yılına göre 2011 yıl sonu itibarıyla farklılaştığını ortaya koydu. Kimi bankalar sektör ortalamasının oldukça üzerinde bir oranla çalışırken bazı bankalarda söz konusu oranın düşük kaldığı görüldü. Ancak 2010 yılında komisyon giderlerinde en fazla paya sahip bankanın oranı yüzde 69.6 iken, 2011 yılında bu oran yüzde 82’ye çıktı. Bankaların komisyon gelirleri en yüksek ilk 10 banka sırasıyla yüzde 82 ile Finansbank, yüzde 73’le YapıKredi, yüzde 68.8’le Garanti Bankası, yüzde 68.4’le Akbank, yüzde 47.1’le Halkbank, yüzde 43.8’le Ziraat Bankası, yüzde 42.7’yle İş Bankası, yüzde 40.8’le TEB, yüzde 33.9’la Denizbank ve yüzde 31.4’le Vakıfbank oldu.

KOBİ Kredilerindeki Artış Hızı Yavaşladı

Geçen Yılın Son Çeyreğinde Yavaşlayan KOBİ Kredilerindeki Artış Bu Yılın Ocak Ayında Neredeyse Durma Noktasına Geldi

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin, bankacılık sektörü ile finansman ilişkisinin son aylarda yeniden kötüleşmeye yüz tuttuğu; yeni kredi kullanımları neredeyse durma noktasına gelirken, batık kredilerinin büyüme sürecine girdiği belirlendi.

Dünya’ Gazetesinin BDDK verilerinden yaptığı belirlemeye göre, geçen yılın son çeyreğinde yavaşlayan KOBİ kredilerindeki artış, bu yılın Ocak ayında ise neredeyse durma noktasına geldi. KOBİ’lerin toplam kredi hacmi Ocak’ta, sadece 228 milyon liralık bir net artışla 163 milyar 117 milyon lira oldu.

Ocak ayında mikro işletmelere ait kredi hacmi önceki ay sonuna göre yüzde 0.9 oranında 490 milyon liralık artışla 55 milyar 708 milyon, küçük işletmelere ait tutar da yüzde 1.5 oranında 636 milyon liralık artışla 43 milyar 533 milyon lira olurken, orta ölçekli işletmelerin kredi hacmi yüzde 1.4 oranında 898 milyon lira azalarak 63 milyar 876 milyon liraya geriledi.

Batık Krediler Dört Aydır Büyüyor

Buna karşılık KOBİ’lerin vadesinde ödeyemediği için takibe düşmüş kredi borçlarının hacminde kesintisiz artış süreci, Ocak ayı ile birlikte dört aya ulaştı. Takipteki KOBİ kredileri Ocak ayında yüzde 1.4 oranında 71 milyon lira daha büyüyerek 5 milyar 267 milyon liraya yükseldi.

Batık KOBİ kredilerinde son dört aydaki toplam büyüme de 347 milyon liraya ulaştı. Kriz yılı 2009’da hızla büyüyerek 7 milyar liraya yaklaşan batık KOBİ kredileri, krizden çıkışla birlikte Ocak 2010’da başlayan kesintisiz küçülme sürecinde Eylül 2011’de 4 milyar 920 milyon liraya; batık kredi oranı da yüzde 8.3’ten yüzde 3.1’e kadar inmişti.

Takipteki KOBİ kredileri Ekim ayında 5 milyar 17 milyon liraya, oranı yüzde 3.2’ye yükseldi. Kasımda 5 milyar 144 milyon, aralıkta 5 milyar 196 milyon liraya yükselen batık KOBİ kredileri, Ocak’ta da 5 milyar 267 milyon liraya kadar çıktı. Bankacılık sektörünün 18 milyar lira dolayındaki batık kredilerinin yaklaşık üçte birini KOBİ’lerin geri ödeyemediği tutar oluşturuyor.

Kullanıcı sayısına göre ise batık kredi sorunuyla uğraşan firmaların büyük bölümünün KOBİ olduğu dikkati çekiyor.

167 Bine Yakın KOBİ İcra Takibinde

Ocak sonu itibariyle, büyük bölümü “mikro” işletme tanımında yer alan toplam 166 bin 833 KOBİ’nin, ödeyemedikleri kredi borçları yüzünden icra takibinde olduğu belirlendi.

Batık KOBİ kredilerinin de 2 milyar 424 milyon liralık bölümü 137 bin 353 mikro işletmeye ait bulunuyor. 5 bin 513 orta ölçekli işletmenin takibe düşmüş toplam 1 milyar 605 milyon lira, 23 bin 967 küçük işletmenin de takipte toplam 1 milyar 239 milyon lira tutarında borcu bulunuyor. Banka müşterisi toplam KOBİ sayısı ise Ocak ayında 16 bin 269 artışla 1 milyon 562 bin 130’a yükseldi. Buna göre banka müşterisi her 100 KOBİ’den 11’i, kullandığı kredileri geri ödemede sorun yaşıyor ve icra takibinde bulunuyor.

Takipte alacağı bulunan işletmeler, banka müşterisi toplam KOBİ sayısının yüzde 10.7’sini oluşturuyor. Mikro işletmelerde yüzde 11.5 olan takibe düşme oranı, küçük işletmelerde yüzde 9.8, orta büyüklükteki işletmelerde yüzde 4.9 düzeyinde bulunuyor.

Dünya

KOBİ Kredi Faiz Oranlarında Düşüş Başladı

TEB Genel Müdürü Varol Civil KOBİ Kredi Faizlerinde Düşüşün Başladığını Belirterek, Düşüşün Önümüzdeki Dönemde de Devam Edebileceğini Söyledi

Türk Ekonomi Bankası, KOBİ bankacılığı alanındaki çalışmaları ile Dünya Bankası Grubu üyesi IFC tarafından dünyaya örnek gösterilen üç bankadan biri oldu. Dünyada KOBİ alanında örnek gösterilen diğer iki bankadan biri Standard Chartered Bank ve ICA Bank.

IFC raporunda bankanın Türkiye’de sadece finansal olmayan hizmetlerin standardını belirleyen değil, aynı zamanda diğer ülkelerdeki bankalar için de en ileri model olarak hizmet vermeye devam eden lider Türk bankası olduğu ifadelerine yer verildi.

TEB Genel Müdürü Varol Civil, “TEB, büyük bir başarıya imza atmış oldu. Böylece Türkiye’den ilk kez bir banka, Dünya Bankası’nın bir kuruluşu olan IFC tarafından finansal olmayan hizmetler alanında tüm dünyaya örnek gösterilmiş oldu. Bugün bizim için oldukça anlamlı bir gün” diye konuştu.

Kredilerin Yüzde 44’ü KOBİ’lere

7 yıl önce KOBİ bankacılığında yol haritasını oluşturmaya başladıklarını belirten Civil, şöyle konuştu: “Yol haritasını oluştururken de kendimize iddialı bir hedef koyduk: Türkiye’de KOBİ bankacılığı denilince akla gelen ilk 3 bankadan biri olmak. Bunu yapabilirdik; çünkü Türk Ekonomi Bankası’nın DNA’sında kurumsal ve ticari bankacılık yatıyordu. Buna rağmen KOBİ’ler gibi daha geniş bir kitleye hitap edebilmek, bu segmentte kendimizi fark ettirebilmek için yeni bir şeyler yapmamız gerekiyordu.

KOBİ’lere yaklaşırken banka-müşteri ekseninden çok daha farklı bir şey kurgulamamız gerekiyordu. Biz de bu nedenle finansman desteği ile birlikte bu finansmanın nasıl kullanılabileceği konusunda yol göstermeyi kendimize misyon edindik.”

Civil, KOBİ kredi faiz oranları düşüşünün başladığını belirterek, düşüşün önümüzdeki dönemde de devam edebileceğini söyledi. Civil, KOBİ’lerin sağlıklı bir dönem geçirdiğini belirterek, bu alanda kredi geri dönüşlerinde olumsuz bir gelişmenin olmadığını ifade etti.

Varol Civil, TEB’in 700 bin KOBİ müşterisinin bulunduğunu ve toplam kredilerinin yüzde 44’nün KOBİ kredisi olduğunu bildirdi.

Milliyet

KOBİ’lere 19.3 Milyar TL Kredi

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat İnce Geçen Yıl 1.5 Milyondan Fazla KOBİ’ye 19.3 Milyar Liralık Nakdi Kredi Kullandırdıklarını Söyledi

Genel Müdür Yardımcısı Suat İnce, 2011 yılında KOBİ’lere verdikleri desteği yüzde 37 artırdıklarını, sektörün ortalamasının ise yüzde 30 seviyelerinde olduğunu söyledi.

1,5 milyondan fazla KOBİ müşterisine 19 milyar 300 milyon liralık nakdi kredi kullandırdıklarını ifade eden İnce, 2012 yılında hem kredi hacmini hem de müşteri sayısını artırmayı hedeflediklerini kaydetti.

KOBİ’lerin Olduğu Her Yerdeyiz

İnce, “İş Bankası kuruluşundan bu yana sadece kredilendirme alanında değil turizm, lojistik, eczacılık, gıda, otomotiv gibi pek çok sektörde faaliyet gösteren şirketlere iştirak ediyor. Bu işkollarının ülkemizde gelişmesinde ve büyümesinde önemli bir rol oynuyoruz” diye konuştu.

Yeni Kanun Ticareti Değiştirecek

İş Bankası’nın KOBİ’lerin bulunduğu her yerde hizmet verdiğini kaydeden Suat İnce, özel bankalar arasında şube sayısında 53 ilde birinci, 24 ilde ise eş birinci olarak yer aldıklarını ifade etti. Şubelerinin tümünde ticari kredi açma yetkisi bulunduğuna dikkat çeken İnce, bu özelliğin sektöre göre ayrıcalıklı bir uygulama olduğunun altını çizdi.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ticari yaşamın geleceğine damga vuracak gelişmeleri de beraberinde getireceğini söyleyen İnce, bu değişimin birçok fırsatı ve yükümlüğü barındırdığını kaydetti.

İnce, “Yeni kanun aslında ticari kuralları değiştiren birçok uluslararası standardı da benimseyen bir kanun ve her şirketi etkileyecek. Dolayısıyla bu sürece çok iyi şekilde hazırlanılması gerekiyor” diye konuştu.

62 İlde En Fazla Kredi Veren Özel Bankayız

2011’in bankaları açısından başarılı geçtiğini belirten Suat İnce, “Bilançomuzu yüzde 23 artırarak 161.7 milyar TL’ye çıkardık. Türkiye’nin en büyük bankası olduk” dedi. 2011’de yaygın plasman anlayışlarını sürdürdüklerini bildiren İnce, 2011’de 62 ilde en fazla kredi veren özel banka olduklarını söyledi.

Büyümede Yavaşlama Sert Değil Ilımlı Olacak

Suat İnce, 2011 yılının gerek Avrupa gerekse dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen Türkiye’nin büyüme hızında diğer ülkelerden ayrıştığını söyledi. İnce, “2012 yılına baktığımızda siyasi otoritenin ekonomiyi soğutma yönündeki kararı ve küresel ekonominin durumu, büyümede ılımlı bir yavaşlama olacağını gösteriyor” dedi.

Büyümede beklenen yavaşlamanın çok sert bir şekilde olmayacağını kaydeden İnce, “Bu büyümenin birtakım yurtdışı kaynaklar tarafından ifade edildiği gibi eksi veya yüzde 1-2 seviyelerinde değil, yüzde 3,5-4 oranlarında gerçekleşeceğini bekliyoruz. Bunun da cari dengede ve işgücü piyasaları için sürdürülebilir ve uygun olduğunu öngörüyoruz” diye konuştu.

2012’de kredi piyasasının gelişiminin ve sektör büyümesinin 2011’in altında olmasını beklediklerini kaydeden İnce, krediler ve aktif büyümesinin yüzde 15 seviyelerinde seyredeceğini belirtti.

Bugün

KOBİ Kredileri 163 Milyar TL

KOBİ’lerin Kullandığı Krediler Ocak’ta 163 Milyar TL’yi Aştı

KOBİ’lerin kullandığı krediler 2012 yılının ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.5 artışla 163 milyar TL’yi aştı. Kredi kullanan KOBİ sayısı bu dönemde yüzde 13.3 artışla 1 milyon 562 bin 130 işletmeye ulaştı. KOBİ kredilerine yönelik takipteki alacakların yüzde 6.2 gerilemeyle 5 milyar 267 milyon TL’ye gerilediği Ocak ayında, kredisi takibe düşen KOBİ sayısı yüzde 14 azalışla 166 bin 833 oldu. Buna karşın orta ölçekli işletmelerin kullandığı krediler ile kredisi takibe düşen küçük ve orta ölçekli işletme sayısı artış gösterdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı geçici verilere göre 2012 yılı Ocak ayı itibariyle bankacılık sektörü kredileri 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 26.1 artışla 676 milyar 842 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde takipteki brüt alacaklar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.5 azalışla 19 milyar 265 milyon TL oldu. 2012 yılı Ocak ayında KOBİ kredileri 2011 yılının aynı dönemine oranla yüzde 26.5 oranında artışla 163 milyar 117 milyon TL’ye ulaştı. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı bu dönemde yüzde 13.3 artarak 1 milyon 562 bin 130’a yükseldi.

2012 yılı Ocak ayı itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2011 yılının eş dönemine göre yüzde 26.2 oranında artarak 55 milyar 708 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 10.4 artışla 1 milyon 204 bin 996 oldu. 2011 Ocak ayında sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 91 bin 234 düzeyindeydi.

Orta Büyüklükteki İşletmelere Kullandırılan Kredi Tutarı 63.9 Milyar Lira

Bu yılın ilk ayında kredi kullanan küçük işletme sayısı 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 24.1 artışla 245 bin 625’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise yüzde 32.2 artışla 43 milyar 533 milyon TL oldu.

Ocak ayı itibariyle kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 23.8 artışla 111 bin 509’a çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı ise yüzde 23.3 artışla 63 milyar 876 milyon TL oldu.

Ocak ayı itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 6.2 azalışla 5 milyar 267 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 14 azalışla 166 bin 833 oldu.

Buna karşın, orta ve küçük ölçekli işletmelerden kötü haber geldi. Orta ölçekli işletmelerin Ocak ayında takibe düşen kredi tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 artışla 1 milyar 605 milyon TL’ye ulaştı. Kredisi bankaların takibine düşen orta ölçekli KOBİ sayısı ise yüzde 2.9 artışla 5 bin 513 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı yüzde 1.5 artışla 23 bin 967’ye yükseldi. Küçük ölçekli işletmelerin takibe düşen kredi tutarı ise yüzde 8.7 gerilemeyle 1 milyar 239 milyon TL oldu.

Ocak ayında 137 bin 353 mikro işletmenin toplam 2 milyar 424 milyon TL düzeyindeki kredisi takibe düştü. Kredisi takibe düşen mikro işletme sayısı Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.8, kredi tutarı ise yüzde 16.7 oranında gerileme gösterdi.

Dünya

Halkbank Krediler İçinde En Yüksek Büyümeyi KOBİ’lerde Yakalayacak

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel, Geçen Yıl Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Yaklaşık 20 Milyar Liralık Kredi Kullandırdıklarını ve Sektörde %12 Pazar Payına Sahip Olduklarını Belirtti

Halkbank Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı  Taner Aksel, Türkiye’de 2 milyon KOBİ bulunduğunu belirterek 2011 sonu itibarıyla bu segmente sektör genelinde kullandırılan nakit kredi tutarının 163 milyar TL civarında olduğunu söyledi.

Halkbank’ın toplam KOBİ müşterisinin 1 milyon, aktif kredili müşteri sayısının ise 360 bin civarında olduğunu belirten Taner Aksel, “Kullandırılan toplam kredi tutarı ise yaklaşık 20 milyar TL. KOBİ kredilerinden bankamızın aldığı pay yüzde 12,22. KOBİ’lerin lider bankasıyız”, dedi.

Halkbank’ın toplam 55 milyar liralık kredi büyüklüğü içerisinde KOBİ kredilerinin yüzde 36 pay aldığını belirten Aksel, sektör genelinde ise yüzde 24 pazar payına sahip olduklarını ifade etti. 2012 büyüme planlarını anlatan Taner Aksel, “2012 yılında da stratejik olarak yüzde 16 civarında büyüme hedeflemesine rağmen KOBİ kredilerindeki büyümemiz yüzde 20-25 bandında gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Diğer bir anlatımla, Bankamız oransal olarak en yüksek büyümeyi KOBİ kredilerinde yapacak”, dedi.

Kredi Faizlerinde Yön Aşağı Doğru

Merkez Bankası’nın faiz koridorunda üst sınırı indirmesinin kredi faiz oranları olası etkilerini de değerlendiren Taner Aksel şunları söyledi:

“Olumlu maliyet unsurlarının etkisiyle Şubat ayından itibaren çekirdek enflasyon göstergelerinin aşağı yönlü olacağı kanaatine varıldı. Enflasyondaki düşüşe paralel olarak kredi faiz oranlarının da kademeli olarak aşağı yönlü olacağı görünüyor. Yine de global ekonomideki gelişmelerinde bu trendi tersine çevirebileceği hususu her zaman göz önünde tutulmalı.”

Akşam

Vakıfbank KOBİ’lere Kredileri Artırdı

Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan 2011 Yılında Başlattıkları KOBİDOST Projesinin de Katkısıyla KOBİ’lere Kullandırdıkları Kredi Miktarını Yaklaşık İki Kat Artırdıklarını Belirtti

Vakıfbank’ın konsolide olmayan finansal sonuçlarına göre, banka net kârını yüzde 6 artırdı. Aktif  büyüklüğü yüzde 20.6’lık artışla 89.2 milyar liraya, nakdi ve gayrinakdi kredi olarak toplamda 72.9 milyar liralık finansman sağladı. Nakdi krediler ise yüzde 27.6 artışla 57.2 milyar liraya yükseldi.

Finans Merkezine Gidecek

Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, Avrupa’daki borç krizinin çözülemediği, gelişmekte olan ekonomilere yönelik makroekonomik endişelerin arttığı, piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığı ve düzenleyici otoritelerin sıkılaştırıcı tedbirlerinin uygulandığı 2011 yılında bankanın net kâr açısından, bankacılık sektörünün net kârının toplamda yüzde 10 düştüğü dikkate alındığında, sektörün oldukça üzerinde bir performans sergilediğini vurguladı. Geçen yıl bankanın Genel Müdürlüğünü İstanbul’a taşıdıklarını hatırlatan Kalkan, 2012’nin ilk yarısında bilgi işlem birimlerini de İstanbul’a taşıyacaklarını ve proje çalışmaları süren İstanbul Finans Merkezi’ndeki yerlerini alacaklarını kaydetti.

KOBİ’lere Kredileri Artırdı

2011 yılında başlattıkları KOBİDOST projesinin de katkısıyla KOBİ’lere kullandırdıkları kredi miktarını yaklaşık iki kat artırdıklarını belirten Süleyman Kalkan, “2011 yılında KOBİ kredilerinde sağladığımız yüksek artış, Türk ekonomisinin motoru konumundaki KOBİ’lere duyduğumuz güveni göstermektedir. 2012 yılında da KOBİ’lere özel yeni ürünler sunmaya devam ederek KOBİ bankacılığında lider bankalardan biri olacağız” dedi.

Voleybolda Göğsümüz Kabardı

Süleyman Kalkan, Vakıfbank’ın spora verdiği 26 yıllık desteğe dikkat çekerek, “Türk spor tarihinde bir ilki gerçekleştirerek 2011 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan Vakıfbank Türk Telekom Bayan Voleybol Takımımız geçen yıl göğsümüzü kabarttı. Bu yıl da başarılı bir grafik çizen takımımız, çeyrek finale yükseldi. Bu yıl da Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’nun en büyük adayıyız. İnanıyorum ki; bu yıl da takımımız şampiyonluğu göğüsleyerek bizleri gururlandıracak” dedi.

Hürriyet

Esnaf ve Sanatkâra 3 Milyar Liralık Kredi

Esnaf ve sanatkarlara Verilen Yüzde 50 Hazine Sübvansiyonlu Krediler, 2012 Yılında da Devam Edecek

Esnaf ve sanatkarlara verilen yüzde 50 Hazine sübvansiyonlu krediler, 2012 yılında da devam edecek. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından hazırlanan çalışma Başbakanlık’a gönderiliyor. Edinilen bilgilere göre Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği ve Halk Bankası aracılığı ile kullandırılan kredilerin faiz oranı yüzde 12 olacak. Yüzde 50 oranında Hazine sübvansiyonu olduğu için esnaf yüzde 6 oranında faiz ödeyecek. Kredi vadesi bir yıla kadar olan kooperatif kredilerinde faiz oranının yüzde 5 olması beklenirken, 25 bin liranın üzerinde kredi kullananların maliyetinin ise masraflar sebebiyle 1-2 puan daha artması bekleniyor. Normalde geçen yıl sonunda çıkması beklenen kararnamenin gecikmesi sebebiyle 1,5 aydır esnaf kefalet aracılığıyla kullandırılan kredilerde yüzde 50’den fazla düşüş yaşandı.

Ekonomi yönetiminden edinilen bilgilere göre geçen yılın sonunda 5,5 milyar lira büyüklüğe ulaşan TESKOMB kredileri toplam büyüklüğünün yıl sonunda 6 milyar liraya çıkması bekleniyor. Bu yıl 3 milyar liralık yeni kredi kullandırılması planlanıyor. TESKOMB, yeni açılacak ve vadesi bir yılı olan kooperatif kredilerinde yüzde 5 ile faiz kullandırıyor. Mevcut ya da yeni açılacak ve vadesi bir yıldan fazla olan diğer tüm kooperatif kredilerinde faiz oranı yüzde 6 olarak uygulanıyor.

İşletme kredisi şahıs üst limiti 100 bin lira olarak devam edecek. Yeni dönemde 25 bin liranın üzerindeki kredi faizlerinde küçük de olsa bir artış bekleniyor. Babacan’ın müjdesini vereceği esnaf ve sanatkar kredisi hakkında değerlendirmede bulunan üst düzey bir ekonomi yetkilisi, yüzde 50 Hazine desteği için gerekli kararnamenin geçmişte yıl sonlarında çıktığını belirterek, “2012 yılı hem Türkiye ekonomisi hem de esnaf ve sanatkar için zor geçecek gibi görünüyor. Esnaf kredisi piyasada önemli bir rahatlatıcı etki oluşturuyor. 2012 yılı için gerekli düzenleme yapılamadığı için kooperatifler aracılığı ile kullandırılan kredilerde önemli miktarda düşüş olmuştu. Önümüzdeki günlerde onayın tamamlanması ile birlikte süreç normale döner.” değerlendirmesinde bulundu.

TESKOMB aracılığı ile normal dönemde aylık 300 milyon liranın üzerinde bir rakamda kredi kullandırılırken, geçen ay bu rakam yüzde 50’den fazla azaldı. TESKOMB ve Halk Bankası aracılığı ile kullandırılan esnaf kredileri için 2012 yılı bütçesine 282 milyon liralık kaynak aktarılmıştı. Öte yandan bankacılık sektöründe toplam kredilerdeki takibe dönüş yüzde 3’e yaklaşırken esnaf kredilerinde yüzde 1’in altında.

Zaman

İhracat Yapanlara Kredi

Türk Eximbank, İhracat Sektörüne Kullandırdığı Kredilerin Miktarını Bu Yıl Yüzde 50 Artırmayı Hedefliyor

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, geçen yıl ihracat sektörüne kullandırılan krediler miktarının önceki yıla göre yüzde 72 oranında artarak 6,6 milyar dolara yükseldiğini belirterek, “Bu yıl kısa, orta ve uzun vadeli ihracat kredi programları kapsamında ihracat ve döviz kazandırıcı sektörlere yönelik olarak 10 milyar dolar kredi kullandırılması öngörülüyor” dedi.

Kaplan, bu yıl ihracatçılara sağlanacak toplam destek miktarının ise 20 milyar dolar olarak hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye geçen yıl ihracat rekoru kırarken Türk Eximbank da ihracatçılara rekor düzeyde destek verdi. Banka, nakdi ve gayrinakdi destekleri ile Türkiye’nin 134,6 milyar dolarlık rekor ihracatının yüzde 10,8’ine finansman desteği sağlamış oldu.

AA

KOBİ’lerin Kullandığı Krediler Yüzde 29.9 Arttı

KOBİ’lerin Bankalardan Kullandığı Krediler 2011’de Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 29.9 Artışla 162.9 Milyar TL’ye Yükseldi

Kredi kullanan KOBİ sayısı bu dönemde yüzde 12.4 artışla 1 milyon 546 bin işletmeye ulaştı. 2011 sonunda, KOBİ’lerden bir de kötü haber geldi. Takipteki alacaklarda 2010’da başlayan düşüş eğiliminin 2011 yılının 4. çeyreğinde sona ermesiyle, kalbi ilk tekleyen işletmeler orta ölçekli KOBİ’ler oldu. 2011’de KOBİ’lerin takibe düşen kredileri bir önceki yıla göre yüzde 11.9 gerilemeyle 5.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşse de, orta ölçekli işletmelerin takibe düşen kredileri yüzde 1.7 artışla 1.5 milyar TL’ye ulaştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu‘nun açıkladığı geçici verilere göre 2011 yılı sonu itibariyle bankacılık sektörü kredileri 2010’a göre yüzde 29.87 oranında artışla 525 milyar 851 milyon TL’den 682 milyar 919 milyon TL’ye ulaştı. 2011 yılında kredi hacminde yaşanan toplam 157.1 milyar TL’lik artışın 68.3 milyar TL’si (yüzde 43.5) kurumsal ve ticari kredilerden, 51.3 milyar TL’si (yüzde 32.6) bireysel kredilerden, 37.5 milyar TL’si (yüzde 23.9) ise KOBİ’lere kullandırılan kredilerden kaynaklandı.

KOBİ kredileri 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29.9 oranında artışla 162 milyar 929.6 milyon TL’ye ulaştı. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılına göre yüzde 12.4 artarak 1 milyon 545 bin 864’e yükseldi. Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 12.4 arttı.

2011 yılı sonu itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 29.7 oranında artarak 55 milyar 218 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 9.7 artışla 1 milyon 195 bin 797 oldu. 2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi.

2011 yılında kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılına göre yüzde 22.3 artışla 241 bin 714’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise yüzde 33.2 artışla 42 milyar 897 milyon TL oldu. 2011 yılında kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 24.1 artışla 108 bin 353’e çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı ise yüzde 24.1 artışla 64 milyar 814.7 milyon TL oldu.

Bankaların Takibine Düşen KOBİ Kredisi Tutarı 5.2 Milyar TL

2011 sonu itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılına göre yüzde 11.9 azalışla 5 milyar 191 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 16.4 azalışla 167 bin 293 oldu. Buna karşın, orta ölçekli işletmelerden kötü haber geldi. Orta ölçekli işletmelerin 2011 yılında takibe düşen kredi tutarı bir önceki yıla göre yüzde 1.7 artışla 1 milyar 480 milyon TL’ye ulaştı. 2011 yılında aldığı kredi bankaların takibine düşen orta ölçekli KOBİ sayısı ise 5 bin 635 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısında da kısmi bir artış yaşandı. 2011 yılında kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.1 artışla 23 bin 919’a yükseldi. Küçük ölçekli işletmelerin takibe düşen kredi tutarı ise yüzde 7.9 gerilemeyle 1 milyar 383 milyon TL oldu.

En Yüksek Takibe Dönüşüm Oranı KOBİ’lerde

Bu arada Aralık 2011 itibariyle en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 3.1 ile KOBİ kredilerinde gerçekleşti. Kurumsal ticari kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2.3 oldu. Bireysel kredilerin takibe dönüşüm oranı kredi kartı alacaklarında yüzde 8’den yüzde 5.9’a, konut kredileri yüzde 1.4’ten yüzde 0.9’a, taşıt kredileri yüzde 6’dan yüzde 3.3’e, ihtiyaç kredileri ve diğer tüketici kredilerinde ise yüzde 3.7’den yüzde 2.6’ya geriledi.

Kredi kartları, 2010 yılı sonuna göre yaşanan 2.1 puanlık ve 2011 yılının son çeyreğinde gözlenen 0.7 puanlık düşüşlerle ilgili dönemlerde takibe dönüşüm oranında en fazla düşüş yaşanan kredi türü oldu. 2011 yılında yaşanan hızlı kredi genişlemesi, bankaların tahsilat performansları ve aktiften silme uygulamalarındaki eğilimler dikkate alındığında, takibe dönüşüm oranlarındaki yatay seyrin 2012 yılında artışa dönebileceği değerlendirildi.

Dünya

KOBİ’lere Kredi Desteği

Deprem Felaketinden Zarar Gören İşletmelere Sıfır Faizli Acil Destek Kredisi

Bitlis Milletvekilleri Vahit Kiler ile Vedat Demiröz, yaptıkları yazılı açıklamada deprem felaketinden zarar gören işletmelere KOSGEB tarafından Van’da verilen Sıfır Faizli Acil Destek Kredisi’nin Bitlis’teki işletmelere de uygulanacağı müjdesini verdi.

Milletvekili Kiler, konuyla ilgili açıklamasında, Van’da meydana gelen deprem felaketinin yaraları sarılırken Bitlis’te de hayatın normale döndüğünü belirtti. Çıkarılan Bakanlar Kurulu kararından sonra hem deprem felaketi hem don afetinden zarar gören çiftçilerin kredi borçlarının yeniden yapılandırılacağını ifade eden Kiler, “Afette çiftçilerimiz gibi esnafımız da zarar gördü. Bazı işletmeler ayakta durmakta zorlanmaya başladı. Daha önceleri KOBİ’lerimize çeşitli krediler ve can suyu gibi destekler vererek zor durumlarında her zaman yanlarında olup işletmelerin sıkıntılarını en aza indirmeye çalıştık.

Van’a sınır olmamız ve depremden hem fiziki hem de ekonomik olarak etkilenmemiz nedeniyle ilimizdeki esnafımız da zarar görmüş ve zor duruma düşmüştür. Her zaman yanında olduğumuz kardeşlerimizin mağduriyetini gidermek için Sayın Bakanımız ve bürokratlarımızla görüşmelerimiz sayesinde, Van’da yapılan uygulamaların Bitlis’e de uygulanmasını sağladık. Bu kapsamda KOSGEB veri tabanına kayıtlı olan işletmelerimiz

depremden etkilendiklerini belgelemeleri kaydıyla Sıfır Faizli Acil Destek Kredisi programından faydalanabileceklerdir. Bu kredinin üst limiti 100 bin TL olup, kredi vadesi 12 ay geri ödemesiz, 3’er aylık eşit taksitler halinde ödemeli toplam 36 aydır. Kredi talep edilmesi halinde gelecek haftadan itibaren anlaşmalı bankalar tarafından krediler hemen verilecektir. Bu sayede zor günler geçiren esnaf kardeşlerimizin yüzü gülecek, kapanan kepenkler açılacak ve tekrar bereket olacaktır” ifadelerini kullandı.

Afetten zarar gören vatandaşlar için ayrı bir hassasiyet içerisinde olduklarını belirten Kiler, “Hiçbir vatandaşın mağdur edilmeyeceğini ve herkesin sorunlarının çözüleceğini sözlerine ekleyerek, “Her gün yeni bir hizmeti Bitlis’e kavuşturmanın telaşı ve mutluluğu içerisindeyiz. Gelen her yatırım yüzlerimizi güldürüyor, enerjimize enerji katıyor ve daha çok çalışma azmimiz ortaya çıkıyor. İnşallah daha güzel hizmetleri Bitlis’le buluşturacak, Bitlis’i hak ettiği yerlere getireceğiz. Bu vesileyle çıkarmış olduğumuz faizsiz kredilerin esnafımıza hayırlı olmasını ve bereket getirmesini dilerim” açıklamasını yaptı.

Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz ise, “Deprem herkes gibi bizlerin de yüreğini derinden yakmıştır. Allah bir daha ülkemize afet vermesin. Ancak tabii afetlerin olacağı önceden tahmin edilemiyor ve tedbir alınamıyor. Bu saatten sonra tek amacımız yaraları sarmak ve acıları hafifletmektir. İlimizdeki ticaretin normale dönmesi, çarkların tekrar dönmesi için işletmelerimize destek olarak ayakta durmalarını sağlamamız gerekiyordu ki bu çalışmaları çok şükür tamamladık. Van’a KOSGEB tarafından ne uygulanıyorsa Bitlis’e de aynısı uygulanacaktır. Bu krediler inşallah esnafımızı rahatlatacak, hayat normale dönecektir. Esnafımızın her zaman yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kaydetti.

İHA

2011 Yılında KOBİ’lere Kullandırılan Kredi Miktarı 162 Milyar 929.6 Milyon Lira

2011 Yılında Bankacılık Sektörünün Toplam Kredi Hacmi Net 157 Milyar 68 Milyon Liralık Genişlemeyle 682 Milyar 919 Milyon Liraya Ulaşırken, Bunun İçinde KOBİ’lere Kullandırılan Tutar 37 Milyar 462 Milyon Liralık Net Artışla 162 Milyar 929.6 Milyon Liraya Yükseldi

KOBİ’lerin kullandığı krediler hacmi 2011 sonu itibariyle 163 milyar lirayı ulaştı. Ancak üretim ve istihdama katkısıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olan KOBİ’lerin toplam kredi pastasındaki payı, küresel kriz öncesi olan Haziran 2008’deki düzeyini yakalayamadı.

DÜNYA’nın BDDK verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, 2011 yılında bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi net 157 milyar 68 milyon liralık genişlemeyle 682 milyar 919 milyon liraya ulaşırken, bunun içinde KOBİ’lere kullandırılan tutar 37 milyar 462 milyon liralık net artışla 162 milyar 929.6 milyon liraya yükseldi. KOBİ’ler, 2011 sonu itibariyle bankacılık sektörünün toplam kredi hacminde yüzde 23.9 pay aldı.

2011 sonu itibariyle KOBİ kredilerinin 64 milyar 814.7 milyon lira ile en büyük bölümü 108 bin 353 “orta ölçekli” işletmeye kullandırılan tutar oluşturuyor. 1 milyon 195 bin 797 ile sayıca en büyük grubu oluşturan “mikro” işletmelerin toplam kredi hacmi 55 milyar 217.9 milyon, 241 bin 714 “küçük” işletmeye ait hacim ise 42 milyar 897 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.

Yıllık net artışlara göre orta ölçekli işletmeler geçen yıl net 14 milyar 133 milyon, mikro işletmeler 12 milyar 638.4 milyon, küçük işletmeler de 10 milyar 691 milyon lira kredi kullandı. Oransal bazda en hızlı artış yüzde 33.2 ile küçük işletmelerin kredi hacminde yaşanırken, mikro işletmelerin kredi hacmi yüzde 29.7, sayıca en büyük bölümü oluşturan orta ölçeklilerin kredi bakiyesi de yüzde 27.9 arttı.

Batık Kredi Hacmi Küçüldü

KOBİ’lerin özellikle 2008-2009 küresel krizinde bozulan mali yapıları nedeniyle hızla büyüyen batık kredi hacmi ise 2010’da olduğu gibi geçen yıl da küçülmeye devam etti. KOBİ’lere ait toplam takipteki alacak tutarı geçen yıl yüzde 12 küçülerek 5 milyar 191 milyon liraya; oranı da yüzde 4.5’ten yüzde 3.1’e geriledi.

Takipteki kredi borçlarının 2 milyar 438 milyon lirası mikro, 1 milyar 480 milyon lirası orta ölçekli, 1 milyar 273 milyon lirası da küçük işletmelere ait bulunuyor. Geçen yıl mikro işletmelerin takipteki borç miktarı yüzde 20, küçük işletmelerin de yüzde 7.9 azalırken, orta ölçeklilerin söz konusu borçlarında yüzde 1.7’lik bir artış yaşandı.

KOBİ’lerin Pastadaki Payı 2008’i Yakalayamadı

Üretim ve istihdamdaki payıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olan KOBİ’lerin kullandığı kredilerin bankacılık sektörü toplam kredi hacmindeki payı, geçen yıl da küresel kriz öncesindeki düzeyin altında kaldı. KOBİ kredilerinin toplam hacimdeki payı 2008’in Haziran sonu itibariyle yüzde 25 düzeyinde bulunuyordu. 2008’in son çeyreğinde patlak veren küresel krizden KOBİ’ler daha fazla etkilendi. Üretim, yatırım eğilimi ve buna bağlı olarak kredi kullanımındaki artış hız kesen KOBİ’lerin toplam pastadan aldığı pay gerileyerek 2009’un son çeyreğinde yüzde 21 dolayına indi.

Krizden çıkış süreci olarak nitelendirilen izleyen dönemde yeniden artışa geçen KOBİ’lerin krediler içindeki payı, yavaş da olsa artmaya başladı, ancak kriz öncesi düzeyine gelemedi. Toplam kredi pastasında KOBİ’lerin payı 2010 sonunda yüzde 23.9’a, geçen yıl Mart sonu itibariyle de yüzde 24’e çıktı. Ancak küresel ekonomi ve finansta ortaya çıkan belirsizliklerin Türkiye’de de hissedilmeye başlandığı izleyen dönemde KOBİ’lerin kredilerden aldığı pay yeniden gerileyerek Haziran sonunda yüzde 23.6’ya indi, Ekim, Kasım ve Aralık sonu itibariyle de yüzde 23.9 düzeyinde gerçekleşti.

Dünya

Konut Kredileri Yüzde 0.15 Azaldı

kredipazari.com‘un BDDK’nın 20 Ocak tarihli verilerine dayanarak yaptığı açıklamaya göre konut kredileri 1 önceki haftaya göre yüzde 0.15 azaldı.

Ocak ayının ilk haftasında 74.598 milyar TL olan konut kredisi hacmi, Ocak’ın ikinci haftasında yüzde 0.5 lik artışla 74.636 milyar TL’ye ulaşmıştı. Ocak’ın üçüncü haftasında ise konut kredilerindeki artış yerini gerilemeye bıraktı ve konut kredileri yüzde 0.15 yüzeylerindeki azalma ile 74.523 milyar TL’ye geriledi.

kredipazari.com‘un verdiği bilgilere göre konut kredilerinin büyüme eğrisinde yaşanan bu düşüşün nedenlerinin başında konut kredisi faiz oranlarındaki artışa paralel, tüketicinin bankaya borçlanma konusundaki tedirgin ve isteksiz yaklaşımı gelmekte.

Geçen ay aynı dönemde konut kredilerinde yüzde 0.7’lik artış gerçekleşmişti.

Takipteki Tüketici Kredilerinde Artış Yaşanıyor

kredipazari.com‘un BDDK verilerinden edindiği bilgilere göre de  Aralık 2011’in son haftasından itibaren takipteki kredilerde artış yaşanmaya başladı. 20 Ocak’ta bir önceki haftaya kıyasla takipteki kredilerde yüzde 1 düzeylerinde artış görüldü. 13 Ocak’ta 3 milyar 229 milyon TL olan takipteki krediler 20 Ocak’ta 3 milyar 261 milyon TL’ye ulaştı.

KOBİ’ler Kredi Faizlerinden Şikayetçi

Bankalar KOBİ Kredilerinde Faizleri Yükseltmeye Başladı

POS makinelerinde vadeyi uzatıp komisyon oranlarını artıran bankalar şimdi de KOBİ kredilerinde, faizi yükseltmeye başladı. Bazı bankalar geçen yıl sonunda yüzde 15’ler civarında seyreden ticari kredi faizlerini yüzde 24’e kadar çıkardı.

Bankalar tarafından resmi olarak açıklanan faiz oranlarının yüz yüze görüşmelerde daha da yükseldiği belirtiliyor. KOBİ’ler faiz oranlarındaki artıştan şikâyetçi.

İmes Sanayi Sitesi’nde kalıp üretimi yapan işletme sahibi, bir bankacıyla yaşadığı diyalogu şu sözlerle anlattı: “Kredi başvurusu için uzun yıllar çalıştığım bankama gittim. Yine uzun süredir tanıdığım bankacı geçen yıllarda bana kredi vermek için durmadan ararken bu sefer tam tersi bir durum hissettim. Bana söylediği faiz oranları bankanın broşürlerinde yazan oranlardan daha yukardaydı. Ben de bu tutum değişikliğini sordum. Bankacı da bana, ‘Bu yılın ilk ayları bankalar faizin durumunu görmek istiyor. Ayrıca mevduat toplamaya çalışıyor. Ticari krediler için de bekleme durumu var.

Öncelikle bugüne kadar verdiğimiz kredilerin tahsilatı için enerji harcayacağız’ dedi.” Türkiye’deki bankaların sanayiciye kredi vermekten vazgeçip mevduat toplamaya başladığını söyleyen Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği Başkanı Nurettin Özgenç, bu durumun da KOBİ’lere zarar verdiğini söyledi. Ticari kredilerin çok hızlı yükselişe geçtiğini de belirten Özgenç, “Bankalarla görüşeceğiz” dedi.

Üretime İhtiyaç Var

Kobider Başkanı Özgenç, “Son zamanlarda bazı kesimler tarafından faizlerin yükseltilmesi yönünde de yoğun çabaların olduğu görülüyor. Üretmeden kazanmak arzusu taşıyanların amacı yüksek kâr olabilir ama ülkemizin üretime ihtiyacı olduğu bilinmeli” şeklinde konuştu.

Kredi Alamayan Karttan Çekiyor

Sabah’ın reel sektör temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde çarpıcı sonuçlar da çıktı. Buna göre ticari kredi almakta zorlanan işletme sahipleri kredi kartlarından nakit çekmeye yöneldi. Kredi bulmak zorlaşınca mal ve ürün almakta güçlük çeken KOBİ’ler çareyi kredi kartlarında arıyor. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki birçok firma sahibinin kredi kartından nakit çekerek şirketinin giderlerini karşıladığı ifade ediliyor.

Sabah