Tag: banka

Dev Bankalara Ceza Gündemde

Avrupa Komisyonu, bankalar arası faiz oranlarını kendi aralarında belirledikleri gerekçesiyle HSBC, Barclays, Societe Generale ve Alman Deutsche Bank’ı ifşa etmeye hazırlanıyor.

Faiz oranlarını manipüle ettikleri gerekçesiyle söz konusu bankalara ceza vergilmesi gündemde.

Olaya karıştığını kabul eden İngiliz Barclays Bankası’na 453 milyon dolar ceza verilmişti.

Euribor, 1999 yılından bu yana AB içindeki para piyasalarında gösterge niteliğinde faiz oranı olarak kullanılıyor.

tr.euronews

Kredi Aslında Verilirken Batıyor

İstanbul’a taşınmak Vakıfbank’a uğurlu geldi. Tüm rasyolarda pozitif ayrışma var. Vakıfbank’ın 2010 yılı Mart ayında 547 şubesi vardı. Temmuz sonu itibarıyla 695’e çıktı. Son bir ayda şube açılışına hız veren banka sadece Ağustos ayında 44 yeni şube açacak. Yıl sonunu ise 750 şube ile kapatacak. Şubeleşme Vakıfbank’ı bankacılık sektörünün istihdam lokomotifi de yaptı. Sektörde net istihdam artışı son 6 ayda 1.936 olurken, bunun 1.121’i yani yüzde 58’i tek bankadan, Vakıfbank’tan geldi.

Vakıfbank İstanbul’a taşındıktan sonra adeta uçuşa geçmiş görünüyor. Bankanın hemen hemen tüm rasyolarında Ankara’dan İstanbul’a taşındıktan sonra müthiş bir artış göze çarpıyor. ‘İstanbul’u ihmal etmişiz’ itirafında bulunan Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, hemen hemen her gün 3-4 şube açılışı yaptıklarını göz önünde görünür bir banka olmak istediklerini söyledi. Kalkan, yönetime geldiklerinden bu yana bankanın rasyolarındaki gelişmeleri anlatırken özellikle sektörün istihdam lokomotifi olduklarına dikkat çekti.

Sektör Rekoru Kırdık

Verilere göre bankacılık sektöründe net istihdam artışı 2012 yılı 6 ayında 1.936 oldu. Bunun yüzde 58’lik bölümü ise Vakıfbank’tan geldi. Vakıfbank’ın Aralık 2011’de 12 bin 222 olan personel sayısı Haziran sonu itibarıyla 13.343’e çıktı. Kalkan 2 yılda istihdama yaptıkları katkının ise net 3 bin kişi olduğunu vurguladı. 2010’da 900 kişi aldıklarını söyleyen Kalkan, 2011’de 1.500, 2012’de ise 1.400 yeni elemanın aralarına katıldığını söyledi. Emekli olup ayrılanlar düştüğünde net istihdam artışının 3 bini geçtiğini söyledi. Kalkan, hem şubeleşmede hem de istihdamda sektör rekorunu kırdıklarını da ifade etti. Kalkan, şöyle konuştu:
“Bireysel bankacılıkta oldukça güçlüyüz ama İstanbul’daki ağırlığımızı ve müşteri sayımızı artırmak ve aktif kalitemizi yükseltmek en önemli hedefimizdi. Bu hedefleri realize ediyoruz. 2010 Mart’ından beri 150 şube açtık. Önümüzdeki bir ayda 47 şube açacağız. Bu veri, belkide Türk bankacılığında bir re- kordur. Tabana yayılma ancak şubeleşmeyle gerçekleşebiliyor, yeni şube yeni müşteri ve yeni KOBİ müşterisi demek. Zaten kurumsal müşterilerimizle çalışıyoruz. Yeni alanlara yeni segmentlere, şubeyle gidiyoruz. Şubeleşmemiz bilançoya katma değerde bulunacak. Tasarruf mevduatı tabanımızı da genişlettik. Yüzde 56’lık artış oldu. Sektör 30.93. Bu veri, yeni bireysel müşteriler demek. İhtiyaç kredisi ve konut kredilerinde sektörün en hacimli bankalarından bir tanesiyiz. Konutta en uygun şartlarda en iyi kredileri bizler sağladık.”

Kredi Verirken Batıyor Tek Bir Yöneticinin İçine Sinmeyen Kredi Çıkmıyor

Süleyman Kalkan, satış ve silme olmadan kredilerde takibe düşme oranını yüzde 6.03 seviyesinden yüzde 3.5 seviyesine çektiklerine işaret etti. 2010 Mart’ında bankacılık sektöründe takibe düşen kredi oranının yüzde 4.89 olduğunu, 6.03’lük seviye ile Vakıfbank’ın bu ortalamanın üzerinde kaldığını belirten Kalkan, şimdi satış ve silmelerle birlikte sektör ortalamasının yüzde 2.74 olduğunu kaydetti. Şayet silme ve satışlar olmasa sektör ortalamasının 3.40’larda olacağına dikkat çeken Kalkan, “Demek ki biz de 3.5 oranı ile sektörü yakalamışız” diye konuştu. Kalkan “Biz de çok ince detayları olan bir skorlama var. Skorlamadan geçen kredi, yönetim kurulunda tek bir üyenin dahi içine sinmezse çıkmaz. Tüm kredi kararları oy birliği ile alınıyor. Bize emanet edilen kaynakların yönetiminde hassasız. Tecrübelerimiz bize gösteriyor ki bir kredi aslında verilirken batıyor.” diye konuştu

Kısa Vadeli Dış Borç Stokunda Artış

Türkiye’nin 2012 Ocak Ayı Sonu İtibariyle Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 87 Milyar 88 Milyon Dolar Oldu

Türkiye’nin 2012 Ocak ayı sonu itibariyle kısa vadeli dış borç stoku, geçen yılın sonuna göre yüzde 3,89 oranında artışla 87 milyar 88 milyon dolar oldu.

Merkez Bankası, 2012 Ocak dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Ocak ayında, geçen yılın sonuna kıyasla yüzde 3,89 artış gösterdi. Geçen yılın sonunda 83 milyar 823 milyon dolar olan kısa vadeli dış borç stoku, 2012 Ocak ayında 87 milyar 88 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Bankaların Kısa Vadeli Dış Borcu da Arttı

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku, geçen yılın sonuna göre yüzde 6,06 oranında artarak 55 milyar 660 milyon dolar oldu. Bunun 25,1 milyar dolarını krediler, 7,6 milyar dolarını döviz tevdiat hesabı, 13,4 milyar dolarını banka mevduatı, 9,6 milyar dolarını ise TL cinsinden mevduat oluşturdu.

Bankalar dışında kalan diğer sektörlerin kısa vadeli dış borcu ise Ocak ayında 2011 yılı sonuna göre yüzde 0,23 oranında artarak 30 milyar 146 milyon dolar oldu.

BloombergHT

KOBİ’lerin Banka Kredilerine Erişimi Daha Zor

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, KOBİ’lerin Banka Kredilerine Daha Zor Ulaştığı da Dikkate Alındığında, KOBİ’lerin Krizler Karşısındaki Kırılganlıklarının Arttığını Belirtti

Bugün Girişimci Bilgi Sistemi’yle Türk şirketlerinin röntgenini çeken Sanayi Bakanlığı’nın verilerinden özkaynak, borç ve finansman maliyetlerini açıklıyoruz.

2010 yılına ait bu verilerin birinci sınıf tacir statüsünde bilanço usulü defter tutan 887 bin 664 gelir ve kurumlar vergisi mükellefi şirkete ait olduğunu hatırlatalım. Okuyucularımızdan gelen başlıca iki soruya da bu noktada cevap verelim: Toplam 3 milyon 828 bin mükellef var. Ancak röntgeni çekilen firmalar Türkiye toplam net satış hasılatının yüzde 99.5’ini gerçekleştiriyor. Aktiflerine göre 25 milyon lira ve üstü olanlar büyük ölçekli, 25-5 arası olanlar orta ölçekli, 5-1 arası olanlar küçük ölçekli ve 1’in altındakiler küçük ölçekli kabul ediliyor. Şirketlerin mali durumlarına gelirsek:

Şirketlerin toplam aktiflerinin 2 trilyon 222 milyar lira olduğu yazmıştık. Firma dışından gelen finansman anlamına gelen yabancı kaynakların toplamı ise 1 trilyon 259 milyar lira tutuyor. Bu da bize özkaynakların yaklaşık 1 trilyon lira tuttuğu sonucunu veriyor. Hatta tam olarak 962 milyar lira özkaynakları var. Bunun 685 milyarı büyüklere ait. Şirketlerin yüzde 82’sini oluşturan mikro ölçeklilerin özkaynakları sadece 7.3 milyar lira. Orta ölçeklilerin 112 milyar, küçüklerin ise 90 milyar lira özkaynağı var.

2010 yılında şirketler 348 milyar lira banka kredisi kullandı. Bunun yüzde 74’ünü büyükler aldı. Geriye kalanların oranı yüzde 3 ila 15 arasında değişiyor. Yani büyükler dışındaki şirketler için krediye erişim çok sınırlı. Şirket başına ortalama bir hesaplamayla mikro firmalar bankalardan yaklaşık 14 bin lira kredi aldı. Büyük şirketler ise firma başına yaklaşık 25 milyon lira kredi kullandı.

Küçükler 222 bin lira kredi kullanırken, orta ölçekliler 162 bin liralık banka kredisine erişti. Birbirlerine 910 milyar borçlandılar Kredilerden aslan payını büyükler alsa da tüm şirketler finansmanını birbirlerine borçlanarak gerçekleştiriyor. Büyüklerin yabancı kaynaklarından banka kredileri çıkarıldığında 520 milyarlık bir meblağ kalıyor. Ortalarda 150 milyar, küçüklerde ise 140 milyar liralık bir tutar söz konusu. Mikrolar krediden tamamen uzak duruyor. 104 milyar lira yabancı kaynak kullanan mikro şirketler, 94 milyarı başka kaynaklardan aldı. Türk şirketleri toplamda 910 milyar lira kredi dışı finansman kullandı.

Küçük ve ortaların kaldıracı yüzde 65 Şirketlerin dışarıdan aldıkları finansman olan yabancı kaynakların toplam varlıklara oranı anlamına gelen kaldıraç oranlarına bakıldığında küçük ve orta ölçekli firmaların dış finansmana daha bağımlı olduğu görülüyor. İki grup da yüzde 65 kaldıraç oranıyla faaliyetlerini sürdüyor. Yüzde 53 ile en düşük kaldıraç oranına büyük ölçekli şirketler sahip. Mikro ölçekli şirketlerin kaldıraç oranı yüzde 59’ken, Türk şirketlerinin ortalama kaldıraç oranının yüzde 57 olduğu görülüyor.

Krizde KOBİ Kırılganlığı Artıyor

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Girişimci Bilgi Sistemi’nin pilot proje sonuçlarını bizim için yorumladı. KOBİ’lerin büyüklere oranla daha yüksek kaldıraç oranlarıyla çalıştığının görüldüğüne dikkat çeken Ergün, “Bu durum oluşabilecek finansal krizlerde KOBİ’leri daha riskli hale getiriyor. KOBİ’lerin banka kredilerine daha zor ulaştığı da dikkate alındığında, KOBİ’lerin krizler karşısındaki kırılganları artırıyor” diye konuştu. Ergün, KOSGEB’in KOBİ’lere verdiği halka arz desteklerinin önemine dikkat çekti.

Kurumsal Olmanın Önemi Belli

En düşük finansman maliyetinin büyük ölçekli firmalar için söz konusu olduğunun tablodan görüldüğünü belirten Ergün, şunları söyledi: “Bu bile tek başına ölçek ekonomilerinin ve kurumsallaşmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle, kamu olarak oluşturacağımız politika ve stratejilerde firmaların ölçek yapılarına odaklanmamız gerektiği görülüyor.”

Küçük Çift Hane Büyük Tek Hane Faiz ile Borçlanıyor

Yukarıdaki tablonun son satırı çok çarpıcı bir veriyi gün ışığına çıkarıyor. Öyle ki büyük firmaların finansman giderlerinin banka kredilerine oranı yüzde 9.51 iken KOBİ’lerin finansman maliyeti yüzde 10’u geçiyor.

HaberTürk

İhracat Yapanlara Kredi

Türk Eximbank, İhracat Sektörüne Kullandırdığı Kredilerin Miktarını Bu Yıl Yüzde 50 Artırmayı Hedefliyor

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, geçen yıl ihracat sektörüne kullandırılan krediler miktarının önceki yıla göre yüzde 72 oranında artarak 6,6 milyar dolara yükseldiğini belirterek, “Bu yıl kısa, orta ve uzun vadeli ihracat kredi programları kapsamında ihracat ve döviz kazandırıcı sektörlere yönelik olarak 10 milyar dolar kredi kullandırılması öngörülüyor” dedi.

Kaplan, bu yıl ihracatçılara sağlanacak toplam destek miktarının ise 20 milyar dolar olarak hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye geçen yıl ihracat rekoru kırarken Türk Eximbank da ihracatçılara rekor düzeyde destek verdi. Banka, nakdi ve gayrinakdi destekleri ile Türkiye’nin 134,6 milyar dolarlık rekor ihracatının yüzde 10,8’ine finansman desteği sağlamış oldu.

AA

Şekerbank’tan Özel Kredi Kampanyası

Şekerbank Kahramanmaraş’ın 92. Kurtuluş Gününe Özel Kahraman kredi Kampanyası Başlattı

Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Halit Haydar Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, Anadolu’daki ticaretin ve ekonominin can damarı olan esnaf kesimini destekleyerek, bu yolla üretimi ve istihdamı teşvik etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Kahramanmaraş’ın 92. kurtuluş gününe özel kahraman kredi kampanyası başlattıklarını kaydeden Yıldız, kredi kampanyasının Afşin, Elbistan ve Kahramanmaraş şubelerinde 6-17 Şubat tarihlerinde devam edeceğini belirtti.

Anadolu’daki illeri milli günlerinde esnafın yanında olmak amacıyla böyle bir kampanya geliştirdiklerini dile getiren Yıldız şu bilgileri verdi:

“Birçoğu yaklaşık yarım asırdır aynı yörede ve yerde bulunan şubelerimiz aracılığıyla, yerel davranabilme yetkinliğimiz sayesinde bulunduğumuz bölgeye özel çözümler sunarak bu kesimi destekliyoruz. Şekerbank‘ın küçük işletmelerin lider bankası olma hedefi doğrultusunda, bu kesimde yer alan Kahramanmaraşlı müşterilerine  taksit ötelemeli ve düşük faizli kredi imkanı sağlayacak.”

Kredi kampanyası kapsamında, Kahramanmaraşlı esnaf ve küçük işletmeler, 30 bin liraya kadar kredi kullanabilecek.

AA

Akdeniz Belediyesi 3 Milyon TL Tutarında Kredi Kullanacak

Mersin’in Merkez İlçe Akdeniz Belediyesi’nin 3 Milyon Lira Banka Kredisi Kullanacağı Belirtildi

Akdeniz Belediye Meclisi Şubat ayı olağan Meclis Toplantısı’nın 2. birleşimi yapıldı. Akdeniz Belediyesi Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk başkanlık etti.

Açılış ve yoklamanın ardından bir önceki birleşim tutanak özetleri kabul edildi. Sözleşmeli personele ait 2012 yılında ödenecek ek ödeme oran ve tutarlarını içeren Plan-Bütçe Komisyonu ile Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu raporları oybirliği ile kabul edildi.

Huzurkent Belediyesi’nin 18 Mayıs 2004 tarih ve 18 Sayılı Meclis Kararının iptal edilmesinin kabulünü içeren İmar Komisyonu ve Çevre Komisyonu raporları da kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Gündemin 5, 6 ve 7. maddelerinde bulunan ve belediye birimlerinin ihtiyaçlarında kullanılacak olan toplam 3 milyon TL banka kredisi alınması için Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk’e yetki verilmesine ilişkin Plan-Bütçe Komisyonu ve Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu raporları, Meclis üyelerinin oybirliği ile kabul edildi. Buna göre, İller Bankası’ndan alınacak banka teminatı doğrultusunda herhangi bir bankadan kredi kullanılacak.

Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 1 milyon 500 bin TL, Fen İşleri Müdürlüğünün 1 milyon TL ve Park-Bahçeler Müdürlüğü’nün 500 bin TL tutarındaki ihtiyaçları, söz konusu banka kredisi ile karşılanacak. Mali Hizmetler Müdürlüğü, asfalt ihalesini kazanan firmanın hak edişlerini ödeyecek, Fen İşleri Müdürlüğü de araç parkına yeni iş makineleri satın alarak takviye yapacak. Park-Bahçeler Müdürlüğü ise, 2012 Performans Programında yer alan Karacailyas Parkı Mesire Alanının yapımını gerçekleştirecek.

İHA

TEB Altın Kredisi İle Kuyumculuk Sektörünün Finansman İhtiyacını Karşılıyor

Altın 2011 Yılında Yatırımcısına Ortalama % 37 Getiri İle En Yüksek Kazancı Sağlayan Yatırım Aracı Oldu

Bu paralelde Türk Ekonomi Bankası’nın yatırımcılara sunmuş olduğu, “Altın Depo Hesabı”, “Vadeli Altın Hesabı”, “Altın Damla Hesabı”, “B Tipi Altın Fonu”, “% 100 Anapara Koruma Amaçlı Altın Fonu”na yatırım yapan müşteri sayısı hızla arttı. Buna bağlı olarak yıl başına göre bu ürünlerdeki hacim de yaklaşık % 280 yükseldi.

TEB Vadesiz Altın Depo Hesabı ile yatırımcılar, güvenli bir şekilde döviz alıp satar gibi gram gram günün 24 saati istedikleri zaman altın alıp satabiliyor. TEB şubeleri, TEB İnternet Bankacılığı ve TEB Telefon Bankacılığı aracılığı ile gram bazında vadesiz altın hesabı açılabiliyor. Bununla beraber vadeli altın depo hesabı açarak 1 gr ve üzerindeki bakiyelerden altın cinsinden getiri elde edilebiliyor. Her ay düzenli olarak altın almak isteyen yatırımcılara ise TEB Altın Damla Hesabı ile küçük miktarlarla dahi birikim ve altın tasarrufu imkânı sunuluyor. Bu hesap sizin adınıza altın biriktiriyor ve bunun üzerinden altın cinsinden getiri sağlıyor.

Bunların yanında yatırımcılar; TEB B Tipi Altın Fonu ve % 100 Anapara Koruma Amaçlı Altın Fonu ile tasarruflarını değerlendirmeyi ve istikrarlı bir getiri sağlamayı hedefliyor. Banka olarak yatırımcıların yanı sıra kuyumculuk sektörünün sahip olduğu özel yapıya uygun ürün ve hizmetler de sunuyoruz.

Eylül 2011 verilerine göre altın kredilerinde lider banka olan TEB, sunduğu altın kredisi ile kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren, perakendeci, imalatçı, toptancı firmalar 250 gramdan başlayan tutarlarla finansman ihtiyacını kur riski taşımadan karşılayabiliyor. Sektörün ihtiyacından yola çıkarak önemli bir yenilik getiren TEB, Taksitli Altın Kredisi ürünü ile kuyumculara kredi geri ödeme kolaylığı ve gram bazında taksit taksit ödeme imkânı sağlıyor.

Bankamız, üretici toptancı firmaların bayileriyle olan altın ticaretinde, Altın Tahsilat Sistemi ile de ödeme kolaylığı ve alacak garantisi sunuyor. Kuyumcu Paket Sigortası ile de kuyum sektörünün imalatçı, toptancı ve perakendeci firmalarına; ürün, işyeri ve çantacılar dahil tüm risklerini tek bir poliçeyle güvence altına alabilmektedir.

Bununla beraber TEB, Altın Bankacılığı hakkında gelebilecek sorular için 444 0 667 No’lu “KOBİ Destek Hattı” aracılığı ile her türlü aramayı direkt olarak konusunda uzman çalışanlara yönlendirmek suretiyle bilgi desteği sunmaktadır. Altın Bankacılığı ile ilgili her türlü görüş ve sorunuzu altin@teb.com.tr e-mail adresinden iletebilirsiniz.

Zaman

Tekstil Sektörüne Kredi Muslukları Kapanmaya Başladı

Bankalar Tekstil Sektörüne Kredi Musluklarını Kapatmaya Başladı

Bankalar esnaf ve KOBİ’lerden sonra şimdi de tekstil sektörüne kancayı taktı. Son dönemde hazırgiyimciler ile tekstilciler arasındaki ‘kara liste’ kavgasından yola çıkan bankalar birçok firmaya kredi vermeyi kesti.

Banka kredilerinin kesilmesine çevre ülkelerin ekonomik krize girmesinin etkisiyle duran ihracat da eklenince sektör tam anlamıyla darboğaza girdi. Özellikle bavul ticaretinin yapıldığı Laleli, Merter, Osmanbey’de firmalar ya farklı sektörlere yatırım yapıyor ya da ortak bulup ayakta kalmaya çalışıyor.

Firmaların Durumu Kritik

Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Başkanı Ali Ulvi Orhan, son iki ayda Suriye ile olan ticaretin durduğunu, İran’ın parasının devalüe olmasıyla birlikte bu ülkeyle yapılan ticaretin de ciddi anlamda sekteye uğradığını söyledi. Orhan, “Son 3 ayda İran ile olan ticaretimiz yüzde 80 oranında düştü. Sadece İran pazarına çalışan firmaların durumları kritik” şeklinde konuştu.

Kredi Muslukları Kapandı

Kara liste tartışmaları nedeniyle bankaların kredi musluklarını kapattığını anlatan Orhan, “Birçok firma zor duruma düştü” dedi. İstanbul Hazırgiyim İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi ise ek vergiler ve kur nedeniyle maliyetleri artan firmaların sıkıntı yaşadıklarını, bankadan kredi alma konusunda da zorlandıklarını ifade etti.

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri Mehmet Ali Yetişir, Doğu Bloku ülkelerinde ısrar etmekten vazgeçtiklerini, alternatif pazarlar aradıklarını söyledi. Ortadoğu ve Afrikalı müşterilerin Laleli’de yoğunlaştığını dile getiren Yetişir, “Sektörde olup hastane satın alan, enerjiye giren pek çok firma var. Bazıları diğer tekstil firmalarıyla ortaklık yapıyor. Herkes ayakta kalma derdinde” dedi.

İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Bir. Bşk. İsmail Gülle

Biz Bu Filmi Görmüştük

Sektörde sıkıntı yaşamadan yoluna devam eden yüzlerce firma olduğuna dikkat çeken İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, “Birkaç firmanın kötü olmasını fırsat bilip bankaların kredi vermeyi zorlaştırması doğru değil. Biz bu filmi daha önce de görmüştük” dedi.

İstanbul Üni. İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan

Esnaf Birleşip Güçlensin

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan, bavul ticaretinin bu şekilde devam etmesinin teorik olarak mümkün olmadığını, şirketlerin birleşip daha güçlü bir yapıyla yeni pazarlara açılması gerektiğini söyledi. “Gerekirse farklı ülkelerde dağıtım ve depo altyapıları kurup maliyetleri azaltıp daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Artık esnaf üzerinden ihracat olmaz” diyen Tekarslan, Rusya’nın ithalat limitlerini aşağı çektiğini kısa vadede pek çok ülkenin de aynı yöntemi uygulayacağını ve bu durumda esnafın mutlaka yeni oluşumlara girmesi gerektiğini vurguladı.

Sabah

Faiz Lobisi Şimdi de Esnafı Hedef Aldı

İki Büyük Banka Tıpkı 2001 ve 2008’deki Gibi POS Cihazlarında Komisyon Oranlarını Artırıp Vadeyi Uzattı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Faiz lobisinin atağı var. Buna karşı gerekli sert köşeli çıkışları yapacağız” açıklamasından sonra kur ve faizde manipülasyonu durduran faiz lobisi bu kez esnafa saldırdı.

Türkiye’nin önde gelen iki büyük bankası yüzbinlerce esnafın POS cihazlarına ilişkin vade ve komisyon oranlarını bir günde 2001 ve 2008’deki düzeye çekti. Konudan haberdar olmayan birçok esnafın başta otomatik ödemeleri olmak üzere bütün borç ödeme takvimi altüst oldu.

Bankalar yapılan ani değişikliği büyük müşterilerine mail atarak duyurmayı tercih etti. Ancak küçük esnaf konudan uzun süre haberdar olmadı. Sabah gazetesinin görüştüğü reel sektör temsilcileri uygulamanın esnafa ve reel ekonomiye adeta sabotaj niteliği taşıdığını ifade ediyor.

Benzeri durumun 2001 ve 2008’de de tekrarlandığını, bunun işletmelerde paniğe neden olduğunu ve böylece krizin de hızlandığını ifade eden temsilciler, “Şu an ne 2001 ne de 2008 krizi var. Hiçbir kriz belirtisi yok. Hal böyleyken esnafın parasını bloke etmek krize davetiye çıkarmak olur” görüşünde birleşiyor.

Küçük Esnaf Tepkili

Bankaların vade sürprizi küçük esnafı mağdur etti. İkitelli’de dağıtım alanında faaliyet gösteren Ali Sever, şunları söyledi: “10 yıldır bu bankayla çalışıyorum. Haber bile verilmeden vademi üç kat uzatmış. Paramı peşin almak istediğimde ise 0.50 olan komisyon oranının 1.50’ye yükseldiğini söylediler. Sanki panik havası yaratılıp kriz çıkarılmak isteniyor.”

POS’u Bırakırırm

Beşiktaş’ta kuyumculuk yapan Ali Resul Dağlı duruma tepkili. Dağlı, bankaların bu tutumu sürerse gerekirse POS cihazını kullanmamayı düşündüğünü ifade etti.

Dedikodu Çıkardılar

Çorlu’da plastik üretimi yapan bir başka vade mağduru ise hakkında ‘borcunu geciktiriyor’ dedikodusu çıktığını söyledi. Durumu şu cümleyle özetledi: “Esnaflar böyle durumlardan çok etkilenir.”

Karar Genel Müdürlükten

Silivri’deki lokanta işletmecisi esnaf ise uygulamaya bankanın Silivri’deki şubesinin dahi şaşırdığını söyledi: “Bana genel müdürlüğün kararı dediler. Aradım, kimse mantıklı açıklama yapmadı. Benim kazancımı bloke etmeye kimsenin hakkı yok.”

Sabah

KOSGEB Kredileri ile İlgili Tedbirler Araziye Uyarlanamadı

Van’daki Esnaf ve Sanayicinin Ekonomik Sıkıntıları Masaya Yatırıldı

Van’da depreminin vurduğu kentteki esnaf ve sanayicinin sıkıntılarına çözüm bulmak için aralarında Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Cengiz Göğebakan, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel, Vakıflar Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Cantekin, Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, KOSGEB Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Tüysüz’ün katılımıyla değerlendirme toplantısı yapıldı.

Vali Karaloğlu, toplantıyı esnafın, tüccarın, sanayicinin yaşamış olduğu finans sıkıntıları noktasında çözüm olabilecek, çözüm üretebilecek bir toplantı olarak gördüğünü bildirdi. Yaşanılan büyük felaketlerden sonra toplumun her kesiminin belli sıkıntılar çektiğini ifade eden Karaloğlu, şunları söyledi:

”Vatandaşımız sıkıntı çekti ve çekmeye devam ediyor. Belki bir müddet daha bu sıkıntılar devam edecek. Ama toplumun önemli bir kesimini oluşturan ve belki bel kemiğini oluşturan esnaf, tüccar, sanayici kesimi de bu depremden olumsuzluk olarak nasibini aldı.

Bu ortamda Van’daki esnaf ve tüccarın dükkanında depremden kaynaklı bir zararı, bir yıkıntısı, mal kaybı olmasa da bu ticari daralmadan dolayı her esnafımız, her tüccarımız depremzede durumuna düşmüştür.

Her esnafımız, her tüccarımız depremden etkilenmiştir. Onun için biz depremden sonra Van’daki esnaf ve tüccarın şunlar etkilendi, şunlar etkilenmedi noktasında değiliz artık. Depremden sonra özellikle finans krizi, deprem öncesinde kullanılan kredilerin ertelenmesi, vergilerin ve SGK primlerinin ertelenmesi konusunda çeşitli tedbirler açıklandı. Bunların birçoğu uygulanıyor. Fakat finans konusunda, özellikle açıklanan KOSGEB kredileriyle ilgili tedbirleri maalesef araziye tam olarak uygulayamadık.”

Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan ise geçen hafta banka temsilcileri Bankalar Birliğinde toplanarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu‘na, karşılıklar yönetmeliğinde Van için özel olarak eklenen maddedeki kredi yapılandırma süre sonu olan 2012 tarihinin, Aralık 2012’e uzatılması için taleplerini ilettiğini bildirdi.

BDDK’nın bu talebi olumlu yaklaşacağını umduklarını dile getiren Göğebakan, ”Afetten önceki mevcut olan kredilerin yapılandırılma çalışmaları çok önemli ve mutlak gereklidir. Ancak bu çalışmalar yeterli midir? Elbette ki değildir. Yapılacak ilave görevlerimiz vardır ve bunların ne olduğunu bugün burada belirlemeye çalışacağız” dedi.

Van’da Takibe İntikal Eden Kredi Oranları Türkiye Ortalamasının Altında

Türkiye geneli bankaların verdiği kredilerin geri dönüşlerinde Van’ın çok olumlu bir konumda olduğunu belirten Göğebakan, şunları kaydetti:

”’Van ilinde BDDK’nın verilerine göre 41 banka şubesi var. Bankaların Türkiye’deki toplam kredileri 651 milyar lira, Van’da ise depremden önceki ay itibariyle 1 milyar 687 milyon lira büyüklüğünde bir kredimiz var.

Van ilinde takibe intikal eden kredilerin oranı Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’de yüzde 2,71 iken Van’da yüzde 2,39’luk oran var. Bunu da sevinerek müşahede ediyoruz ki, Van’da takibe intikal eden kredi ortalamamız ülke ortalamasının altındadır.”

Göğebakan’ın konuşmasının ardında, soru cevap şeklinde devam eden toplantıda Vakıflar Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nuri Cantekin, Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, KOSGEB Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Tüysüz ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel, esnaf ve sanayi odaları ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinin sorularını cevapladı.

Sivil toplum örgütü temsilcileri ve oda başkanları, ilde şu ana kadar yapılan çalışmaları yetersiz bulduklarını belirterek, taleplerini dile getirdiler.

Zaman

Hayvancılık Kredisindeki Sıkıntılar

Ziraat Odaları, Birlik ve Kooperatifler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazdıkları Açık Mektup’la Hayvancılık Kredisinde Yaşadıkları Sıkıntıları İfade Ettiler

Ziraatçıların tüm planlamalarını Hükümet tarafından, geçen yıl Ocak ayında ilan edilen sıfır faizli hayvancılık kredisine göre yaptığının ifade edildiği mektupta, “Artan kur fiyatları nedeniyle yeterince maliyetleri yükselmiş olan eski hak sahiplerinin kazanmış olduğu hakların devamını bu yatırımların bitirilmesi adına yüzlerce işletme adına yardımlarınızı bekliyoruz” denildi.

Sorunu ilk kez Dünya gazetesi ‘Sıfır faizli kredi ‘zarar’ yazdırdı haberiyle 6 Ocak tarihli sayısında gündeme getirmişti.

Kayseri Melikgazi Ziraat Odası Başkanlığı, Kayseri İncesu Ziraat Odası Başkanlığı, Yeşilhisar Ziraat Odası Başkanlığı, Musa Hacılı Kalkınma Kooperatif Başkanlığı, Niğde Ziraat Odası Başkanlığı, Niğde Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Niğde Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Niğde Süt Üreticileri Birliği, Nevşehir Ziraat Odası Başkanlığı ve Nevşehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin Başbakan Erdoğan için yazdığı açık mektup, bazı gazetelerde tam sayfa olarak yer aldı.

Ziraat Ödemelerini Durdurdu

Başbakan Erdoğan‘a hükümetlerinin geçen yıl Ocak ayında ilan ettikleri sıfır faizli hayvancılık kredisine yüzlerce işletmenin başvurduğu belirtilen mektupta bu kredilerin kullanıma başlayabilmesi için resmi izinlerin alınması, mimari projelerin detaylı çizilmesinin 4 ile 6 ay arasında sürdüğüne dikkat çekildi.

Bu süreden sonra ise inşaatların bitirilmesi ve hayvanların gelmesi için en az 12 ile 15 aylık bir süreye ihtiyaç duyulduğuna işaret edilen mektupta şu görüşlere yer verildi.

Yatırımlar Yarım Kalabilir

“Oysa çıkan kararname gereği, bu subvansiyonlu kredi sene sonuna kadar harcanamadığı takdirde, sonraki yılın kararnamesinde çıkacak karar uyarınca kullanılamayan kredi dilimi faizlendirilecek.

2011 yılında Ziraat Bankası, Hazine ve Merkez Bankası‘ndan gerekli finansmanı alamadığından Eylül ayından itibaren tüm işletmelerin ödemelerini azaltmış veya durdurdu. Yatırımlarını başlatmış ve tüm evraklarını teslim etmiş işletmelere dahi ödeme yapamadı.

Tüm fizibilitelerini sıfır faizli krediye göre planlamış olan yatırımcılar, yeni kararnamede kullanamadıkları kredi dilimi için ek bir faiz yüküyle karşılaşırsa birçok işletme ek finansman maliyetlerinden ötürü büyük bir mağduriyetler yaşayacak.

Bu işletmelerin büyükbir kısmı kalan kredi miktarını kullanamayarak bugüne kadar yapılmış tüm yatırımlarını yarım bırakmak zorunda kalacak.

Devletin verdiği sözü güvenerek her türlü yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen bankanın ve hazinenin kendi iç uygulamasındaki ödeme sıkıntısının yükü yatırımcıya yansıyacak.

Önümüzdeki haftalarda çıkması beklenen kararname için Tarım Bakanlığı ve Hazine yetkilileri bu konuyu görüşmekte. Ekonomi yönetimimiz önümüzdeki dönemi dünyadaki oluşan şartlara göre şekillendirebilir. Müracaat edecek işletmeler de buna göre çalışmalarını planlayabilecekler.

Ancak tüm planlanması ilan etmiş olduğumuz sıfır faizli krediye göre yapılmış, akabinde artan kur fiyatları nedeni ile yeterince maliyetleri yükselmiş olan eski hak sahiplerinin kazanmış olduğu hakların devamı bu yatırımların bitirilmesi adına yüzlerce işletme adına yardımlarını bekliyoruz.”

Dünya

Şekerbank’tan Küçük İşletmelere ve Esnafa Özel Kredi

Şekerbank’tan Özel Sigortalı Kredi

Şekerbank, SBN Sigorta işbirliği ile geliştirdiği yeni ürünü ‘Üretene Güvence Paketi’ kapsamında kredi kullanan esnaf ve küçük işletme sahibi müşterilerinin, yangın, su basması, sel, fırtına, taşıt çarpması gibi nedenlerle iş yerlerinin zarar görmesi sonucu faaliyetlerinin durması halinde, kredi taksitlerinin ödenmesine destek oluyor.

Esnaf ve küçük işletmelere özel sunulan ürünün iki farklı seçeneği bulunuyor. ‘Standart Üretene Güvence Paketi’ seçeneğinde, 3 günden fazla işin durması halinde, kredi taksidinin ilgili aydaki taksit tutarının maksimum 500 TL’si banka tarafından karşılanıyor.

İş yerinin birinci aydan sonra da faaliyete geçmemesi halinde ise Şekerbank’ın desteği yıl boyunca devam ediyor ve her ay için aylık maksimum 500 TL, 12 aya kadar banka tarafından ödeniyor.

‘Altın Üretene Güvence Paketi’ seçeneğinde ise 3 günden fazla işin durması halinde, kredi taksidinin ilgili aydaki taksit tutarının maksimum 1000 TL’si banka tarafından karşılanıyor.

İş yerinin birinci aydan sonra da faaliyete geçmemesi halinde ise Şekerbank’ın desteği yıl boyunca devam ediyor ve her ay için aylık maksimum 1000 TL, 12 aya kadar banka tarafından ödeniyor.

Son dönemlerde esnaf ve küçük işletmelere özel Türkiye’de ilk kez uygulanan hizmetler sunan Şekerbank’ın İşletme ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Halit Haydar Yıldız, ürüne ilişkin olarak şunları söyledi:

“Ülkemizin asıl üreten kesimleri olan esnaf ve küçük işletmelerimizin iyi ve kötü gününde yanında olan bir banka olarak ilgili segmente özel yine ilk olan bir ürünü sunmaktan dolayı çok mutluyuz. Üretene Güvence Paketi de diğer ürünlerimiz gibi saha ziyaretlerimizde, Anadolu turumuzda tespit ettiğimiz ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmiştir. Esnafımız uluslar arası standartlarda hizmet almayı hak ediyor ve biz de onların ihtiyaçlarını en iyi bilen banka olarak onlara destek olmaya devam ediyoruz.”

Şekerbank, aynı ürün kapsamında, 60 aya kadar vadelerle maksimum 50 bin TL’ye kadar kredi kullanan esnaf müşterilerinin ve 36 aya varan vadelerle maksimum 200 bin TL’ye kadar kredi kullanan küçük işletme sahibi müşterilerinin kredi taksitlerini 3 ay erteleyebiliyor. Kredi kampanyası Şubat ayı sonuna kadar devam edecek.

İHA

Kuveyt Türk’ten Küçük İşletmelere Yeni Ürünler

Küçük İşletmelerin İhtiyaçlarına Yönelik Yeni Ürünlere Hazırlanıyor

Kuveyt Türk Genel Müdür Yardımcısı İrfan Yılmaz, her yıl yüzde 35-40 büyüdüklerini 180 şubelerinin olduğunu ifade etti. Yılmaz, işletme bankacılığı kapsamında kredi hacimlerinin 2.3 milyar TL olduğunu söyledi.

Kuveyt Türk Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Yılmaz, “Amacımız KOBİ’lerin yanında olup onların büyümesine destek vermek, bunları ilerleyen zamanlarda kurumsal ve ticari bankacılık sektörüne devretmek. Özellikle küçük işletmelerde sektördeki payımızı arttırmayı hedefliyoruz” dedi.

Kuveyt Türk Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Yılmaz, 2011 yılında rekor büyüme oranları ve bunun yanında artan enflasyon ve yüksek cari açıkla dikkat çekici bi dönem yaşandığını ifade ederek , “Yüksek cari açık sebebiyle döviz kurunun yükselişi enflasyonun da artmasına sebep oldu. Euro Bölgesindeki resesyon tehlikesi, Yunasitan ve İtalya’daki hükümet değişimlerine rağmen henüz bitmiş değildir. Türkiye Ekonomisi ise Euro Bölgesi borç krizine rağmen 3. çeyrekte de yüzde 8.2’lik bir büyüme kaydetti” diye konuştu.

2012 yılında, 2011’e göre daha yavaş bir ekonomik büyüme görülmesini beklediğini de anlatan Yılmaz, Avrupa Bölgesindeki borç krizi, cari açığın sürdürülebilirliği ile iç ve dış talebin durumunun belirleyici faktörler olacağını da aktardı.

Karlılığın Düşmesi Rekabeti Artıracaktır

Bankacılık sektörünün kredi hacmindeki artışın üçüncü çeyrek itibariyle yüzde 40 düzeyinden yüzde 25 düzeyine gerilediğine de dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti: “Merkez Bankası’nın 2010 yılı sonunda mevduatlarda vade uzunluklarına göre karşılık oranlarını yeniden düzenlemesi bankaları daha uzun vadeli kaynak temin etme arayışına sevketti.

2011 yılı Eylül ayında 2011 yılı başına göre vadesiz ve 1 aya kadar vadeli mevduatın toplam banka mevduatları içerisindeki payı yüzde 42’den yüzde 28’e düşmüş; 3 ay ve üzeri vadeli mevduat payı ise yüzde 5’ten %14’e yükseldi. Bu durum bankaların  uzun vadeli kaynak temini için olumlu bir gelişme.

Banka karları ise üçüncü çeyrek sonunda bir önceki yıla göre yüzde 13.2 azalış gösterdi. Karlardaki düşüşün önemli bir kısmı bankaların kullandırdıkları kredilerdeki kar marjının düşmesinden kaynaklandı.”

Yılmaz, bankacılık sektöründe, son birkaç yıldır süren yüksek karlılığın 2011 yılında düşüşe geçmesinin sektördeki rekabeti daha da arttıracağını anlatarak “Özellikle, KOBİ ve bireysel bankacılık alanlarında hızlı gelişmeler, yeni ürünler bekliyoruz” öngörüsünde bulundu.

Yılmaz, 2011’de KOBİ kredilerinin kurumsal-ticari krediler ve bireysel kredilere nazaran daha düşük bir artış sergilediğini de belirtti. Yılmaz, Eylül 2011 itibariyle toplam bankacılık kredilerinin yüzde 23.6’sının KOBİ kredilerinden oluştuğunu da belirterek bu oranın Aralık 2010’da yüzde 23.9 olduğunu hatırlattı. Yılmaz, “KOBİ bankacılığının sektördeki payının artmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

2.3 Milyar TL Kredi Hacmi Bulunuyor

İrfan Yılmaz, Kuveyt Türk’ün kasım sonu itibarıyla sadece işletme bankacılığı müşterilerine toplam 2.3 milyar TL KOBİ kredisi kullandırdığı bilgisini de paylaşarak “Şu an 180 şubemiz bulunmaktadır. Her yıl yüzde 35-40 oranında büyüyoruz. Kredi hacmimiz ve müşteri sayımız da bu paralelde artıyor. 2012 yılında da bu artışı devam ettirmek istiyoruz.

KOBİ kredilerinin toplam kredilerimiz içindeki payı yüzde 13.2’den yüzde 15.5 e gelmiştir. Kredilerimizdeki yüzde 33’lük artışın yanında KOBİ sektörünün payını arttırması KOBİ bankacılığında hedeflediğimiz yolda ilerlediğimizi göstermektedir. KOBİ kredilerinin payını önümüzdeki dönemlerde arttırmaya devam etmek istiyoruz. Sektörde, KOBİ kredilerinin payı düşerken bizde artmıştır,” açıklamasında bulundu.

Ağırlık İşletme Sermayesi İhtiyacından Yana

Yılmaz, KOBİ’lerin daha çok işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kullandığını da anlatarak “Kuveyttürk, KOBİ’lere esnek, firmaların vade yapılarına uygun çözümler üretiyor. Aynı zamanda yatırımlarını da finanse ediyoruz. 2011 yılında KOBİ kredilerimizin yüzde 30’unu taksitli ticari krediler oluşturmuştur. KOBİ’lerimizin yatırımlarını destekliyoruz. Uzun vadeli kredilerde de onların yanındayız” değerlendirmesinde bulundu.

İlk Yarıda Maliyetler Yükselir

Yılmaz, 2012 yılı ilk yarısına kadar maliyetlerde yükseliş görülebileceği uyarısında bulunarak mevcut yükseliş trendinin bu döneme kadar devam edebileceğini söyledi. Ancak, Yılmaz, 2012 yıl sonuna doğru maliyetlerde düşüş yaşanmasını bekliyor.

Kuveyttürk’ün tahsili gecikmiş alacaklarının toplam kredilerdeki payının da Eylül 2011 sonunda yüzde 2.33 olarak gerçekleştiğini bunun bankacılık sektöründe ise ortalamada yüzde 2.7 düzeyinde bulunduğunu aktaran Yılmaz, “Kuveyttürk’ün KOBİ kredilerindeki gecikmiş oranı Eylül 2011 sonunda yüzde 2.3 olarak gerçekleşti.

Biz KOBİ’lere her zaman ihtiyatlı olmaları gerektiğini söylüyoruz ve mutlaka bilançonun belli bir oranı tutarında ihtiyat bulundurmaları önerisinde bulunuyoruz. Oranlarımız, doğru yolda olduğumuz göstermektedir” şeklinde konuştu.

Büyütüp Kurumsal Bankacılık Müşterisi Yapmak İstiyoruz

Kuveyt Türk’te KOBİ’ler işletme ve ticari bankacılık müşterileri adı altında iki ana grupta izleniyor. Yılmaz, Bireysel ve İşletme bankacılığı olarak ilk grup müşterilere hizmet verdiklerini anlatarak “Bu anlamda banka olarak gelişen işletmeleri önemsiyoruz. Çünkü KOBİ’ler, üretim yapıyorlar, istihdam sağlıyorlar, vergi verip topluma destek oluyorlar.

Amacımız bu işletmelerin yanında olup onların büyümesine destek vermek ve bunları ilerleyen zamanlarda kurumsal ve ticari bankacılık sektörüne devretmektir. Özellikle küçük işletmelerde sektördeki payımızı arttırmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

KOBİ’ler İçin Business Plus Kart Geliyor

“KOBİ’lere birçok ürünümüzle hitap ediyoruz” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Taksitli ticari finansman, DTS&DBS, finansal kiralama, kar zarar ortaklığı, gayri nakdi finansman, Kredi Garanti Fonu kefaletli finansman ürünlerimiz arasındadır. Aynı zamanda sektörel paketlerimiz ve ticaret odalarıyla yaptığımız anlaşmalarla daha esnek, KOBİ ihtiyaçlarına uygun çözümler sunuyoruz.”

2012 yılında çıkaracakları yeni ürünler olduğunu da belirten Yılmaz, katılım bankacılığı prensiplerine uygun, KOBİ’leri destekleyici yeni ürünler çıkartacaklarını da anlattı. Yılmaz, “2012 yılında, KOBİ’ler için Business Plus Kart’ı çıkarıyoruz. Birçok özelliği KOBİ’lerimizin ihtiyaçlarını karşılayacağını düşünüyoruz” dedi.

Yılmaz, bankacılık sektörünün KOBİ bankacılığı için her yıl yeni ürünler çıkarttığını da hatırlatarak şu yorumu yaptı:

“Biz de Ticaret Odalarıyla yaptığımız anlaşmalarla, yeni çıkardığımız www.dinamikkobi.com.tr portalı ile ve aynı zamanda Facebook, Twitter gibi Sosyal medya platformlarında KOBİ’lerle buluşuyoruz. KOBİ Bankacılığında özellikle, Business Plus Kart gibi yeni ürünlerimizle de 2012 yılında KOBİ’lerimizin yanında olacağız.”

Katar ve Erbil Şubeleri Geliyor

Kuveyt Türk’ün uluslararası banka olmak yolunda hızla ilerlediğinin de altını çizen Yılmaz, “Gerek, iştiraki olduğumuz KFH grubunun muhabir ağı gerek Dubai, Bahreyn, Almanya şubelerimiz, iştiraklerimiz veya temsilciliklerimizle dış ticaret alanında KOBİ’lerimize hızlı çözümler üretiyoruz.

Katar ve Erbil şubelerimizi de 2012 yılına yetiştirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda ihracatçı KOBİ’lerimizin akreditiflerini vadesi gelmeden ödeyebiliyoruz. İhracatçı KOBİ’lerin ne istediğini bilen bir bankayız” dedi.

KOBİ’lerle her yıl buluşuyoruz. Mesela, 2011 ocak ayında Adana ve Elazığ’da KOBİ müşterilerimizle buluştuk. Onlara sadece kredi kullandırmıyoruz, aynı zamanda finansal danışmanlık da yapıyoruz. 2012 Ocak ayında da Antalya’da KOBİ müşterilerimizle buluşacağız.

Dinamik KOBİ isimli yeni bir portal kurduk. Sosyal Medya’da ve portalda KOBİ’lere ulaşıyoruz. 35’in üzerinde Ticaret Odası ile protokol imzaladık. Böylelikle birçok KOBİ müşterimize avantajlı kredi paketlerimizden kullandırdık.

Kobiden

Hayvancılıkta Faizsiz Kredinin Maliyeti Yükseliyor

Yatırımcıların Hak Ettiği Halde Kaynak Yetersizliği Nedeniyle Kullanamadığı Krediler Daha Yüksek Maliyet ve Daha Kısa Vadeli Olarak Verilecek

Devlet destekli sıfır faizli kredi ile hayvancılığa yatırım yapan girişimciler onaylanmış yatırım kredilerinin bir bölümünü kaynak yetersizliği nedeniyle 2011’de kullanamadı. Hak edilmiş kredilerin bu ay çıkması beklenen kararname çerçevesinde daha yüksek maliyet ve daha kısa vade ile yatırımcılara kullandırılması bekleniyor.

Ziraat Bankası’nın hak edilmiş kredileri 2011’in son aylarında talep ettikleri halde kaynak yetersizliği gerekçe gösterilerek kendilerine verilmediğini belirten girişimciler, devlete güvenerek hayvancılığa yatırım yaptıklarını ancak büyük zarara uğradıklarını belirtiyor.

Bankanın krediyi onayladığı halde 2011’de ödememesini eleştiren girişimciler, “Şimdi bize 2012’de daha ağır şartlarla bu krediyi verecekler. Yatırım maliyetlerimiz çok yükselecek. Bizim zararımızı kim karşılayacak? Bu haksızlığın düzeltilmesini istiyoruz.” görüşünü dile getirdi.

Yatırımcılara Ek Yükler Gelecek

Sübvansiyonlu kredi kullanmak için tüm şartları yerine getiren ve kredisi onaylanan girişimciler Ziraat Bankası’nın 2011’in son aylarında kredi vermemesini eleştirdi. Girişimciler uğradıkları haksızlığı DÜNYA’ya şöyle ifade etti:

“Deyim yerindeyse maçın son dakikalarında kural değiştirdiler. Bizim onaylanmış kredimizi para yok diye vermediler. Şimdi yıllık yüzde 3 komisyon, ayrıca her yıl için yüzde 1.5 komisyon ödememiz isteniyor. Kredinin geri ödemesi ise 7 yıl yerine 6 yıla çekiliyor. Aynı yatırım için iki farklı vade ve ödeme koşulu olan kredi kullanmış olacağız. Biz devlete, verilen sıfır faizli 7 yıl vadeli krediye güvenerek yatırım yapmaya karar verdik. Ziraat Bankası’na başvurduk. İstenen teminatı verdik.

Kredimiz onaylandı. Kredinin bir bölümünü kullandık. Geri kalanı talep ettiğimizde para yok diyerek vermediler. Şimdi de onayı çıkmış krediye yeni şartlar getiriyorlar. 2012 kararnamesi çıktıktan sonra kredi verebileceklerini söylüyorlar. Ama yeni şartlarla ve yeni vade ile. Hak ettiğimiz kredi sıfır faizli ve 7 yıl vadeliydi. Şimdi 6 yıl vadeli verebileceklerini söylüyorlar.

Ayrıca, yüzde 3 komisyon ve her yıl için ayrıca yüzde 1.5 komisyon talebi var. Bu bizim maliyetlerimizi çok yükseltecek. Devlete güvendik ve 7 yılda ödeyecek şekilde planlarımızı yaptık. Dövizdeki artış ithal ettiğimiz hayvanların değerini artırdı. Kredinin de pahalıya gelmesi bize çok büyük zarar verecektir.”

Yaklaşık 40 Bin Yatırımcı Yararlandı

Hükümetin 1 Ağustos 2010 tarihinde başlattığı sıfır faizli kredi uygulaması kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker‘in verdiği bilgiye göre 2011 sonu itibariyle 6.2 milyar lira kredi kullandırıldı. Büyük bölümü süt ve besi hayvancılığı yatırımlarına verilen krediden yaklaşık 35 bin kişinin yararlandığı tahmin ediliyor.

Devlet destekli olarak kullandırılan sıfır faizli hayvancılık kredisini kullanan girişimciler aldıkları kredi tutarının 1.5 katı teminat göstermek zorunda. Yatırım gerçekleştikçe ödemesi yapılan kredinin bir bölümü kaynak yetersizliği nedeniyle 2012’ye sarktı. 2012’de verilecek kredinin şartları ve ödeme koşulları 2011’den farklı olacak.

Ziraat Bankası’ndan savunma:

Sübvansiyonlu Krediler Hazine’nin Kaynağı İle Sınırlı

Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, son dönemde sübvansiyonlu kredi kullanan yatırımcılardan kendilerine çok sayıda başvuru olduğunu belirterek konuya ilişkin olarak DÜNYA’ ya şu bilgileri verdi:

“Yatırım kredileri, müşteriye nakit olarak verilmez. Yatırım gerçekleştikçe belgeye dayalı olarak verilir. Yeni yılda daha az sübvansiyonlu kredi alabileceğini düşünen yatırımcılar, yatırım gerçekleşmeden sübvansiyonlu kredinin bir an önce kendi hesabına aktarılmasını istiyor. “Nasıl olsa bu daha ucuz, hesabıma geçsin ben sonra kullanırım” diye düşünen müşterilerimiz bize başvuruyor.

Fakat, yatırım gerçekleşmeden, belge olmadan krediyi vermemiz mümkün değil. Kaldı ki, Ziraat Bankası olarak biz bu sübvansiyonlu kredilere sadece aracılık yapıyoruz. Kredinin kaynağını Hazine veriyor.

Hazine ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın belirlediği ve kamuoyuna açıkladığı kararname ve uygulama tebliği çerçevesinde sübvansiyonlu krediyi kullandırıyoruz. Bize verilen bütçenin dışına çıkmamız mümkün değil. Bu nedenle kredisi 2011’de onaylansa bile yatırım gerçekleşmemişse yatırımcı yeni çıkacak kararname çerçevesinde kredi alabilecek” diye konuştu.

Kaynaklar Sınırsız Değil

Ziraat Bankası olarak tarımda endüstriyel yatırımların yapılması, gerekli altyapının tamamlanması ve daha fazla katma değer yaratılması için çalıştıklarını vurgulayan Cengiz Göğebakan:

“Hayvancılık ve diğer tarımsal yatırımları desteklemek bizim öncelikli görevimizdir. Fakat her yıl olduğu gibi Aralık ayında birçok yatırımcı, yeni çıkacak kararname ile daha az sübvansiyon alacağını düşünerek yatırım yapmadan kendince hak ettiğini düşündüğü kredinin hesabına aktarılmasını istiyor. O para hesabımda olsun nasıl olsa kullanırım diye düşünüyor. Oysa biz banka olarak daha başlamamış bir yatırıma kredi veremeyiz. Hazine ile aramızdaki protokolde böyle değil.

Biz sübvansiyonlu kredi işlemlerini Hazine ile imzaladığımız protokol çerçevesinde, Hazine ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uygulama tebliğine göre yapıyoruz. Hazine kaynaklarının istismar edilmesine izin veremeyiz. Temmuz, Ağustos aylarında diğer yatırım kredilerinde de duraklama oldu. Bizde neticede bize verilen kaynakları en verimli kullanmakla yükümlüyüz.

Merkez Bankası ve Hazine’nin ülke ekonomisinin selameti için koyduğu kurallar çerçevesinde çalışıyoruz. Bütün bankalara kredileri kısın denildi. Yüzde 25 sınırı getirildi. Bizde buna uymaya çalışıyoruz.

Ülkenin menfaati, Hazine’nin likidite durumuna göre bankamız bir ödenek kullanıyor. Bankanın yasal ve ticari yükümlülükleri var. Müşterilerimiz haklı olarak bunu pek bilmezler. Hazine bütçeye koyduğu para kadar kredi ver der. Bizde bunu veririz. Bunun dışına çıkmamız mümkün değil.”

Girişimciler Ne İstiyor ?

Sıfır faizli kredi kullanan girişimcilerin ne istediğini anlamak için bir örnekle açıklayalım:

Süt hayvancılığı yapmak için yatırım yapan bir girişimci devletin verdiği sıfır faizli kredi için Ziraat Bankası’na başvuruyor. Yasal tüm şartları yerine getiriyor. Alacağı kredinin 1.5 katı teminat veriyor. Ziraat Bankası, bu girişimcinin talebini inceliyor ve uygun görürse onaylıyor. Yatırım yapıldıkça, harcama belgelendirildikçe kredi dilimler halinde girişimciye ödeniyor. Süt hayvancılığı yapmak isteyen bir girişimci en fazla 7 milyon 500 bin lira kredi alabiliyor. Bu kredinin geri ödemesi ise 2 yılı ödemesiz 7 yılda gerçekleşiyor.

Bu şartlarda kredi alan bir yatırımcı harcama yaptıkça dilimler halinde kredisini alıyor. 2011’in Ekim ayına kadar 5 milyon liralık bölümünü kullanıyor. Geri kalan 2.5 milyon lirayı kullanmak istediğinde banka para yok veremem diyor. Bu yatırımcı 2012′ de kalan 2.5 milyon lirayı kullanabilecek. Ancak, 2011’in şartları ile değil, 2012’nin şartları ile kullanacak.

2011’de kullandığı 5 milyon lira için faiz ödemezken ve 2 yıl ödemsiz 7 yıl vadeli kullanırken, 2012’de hem faiz ödeyecek hem de 1 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli kullanacak. Ayrıca alacağı kredinin yüzde 3’ü kadar komisyon ödeyecek. Her yıl ayrıca yüzde 1.5 komisyon ödeyecek. Girişimcilerin itiraz ettiği nokta burası. Ekim ayında krediyi kullanabilse maliyeti çok daha düşük olacaktı.

Dünya

Türkiye’deki Her 4 KOBİ’den Birisi Halk Bankası İle Çalışıyor

Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan Krizde 1 Milyon 150 Bin Yeni Müşteri Kazandıklarını ve Türkiye’deki Her 4 KOBİ’den Birinin Kendi Bankalarıyla Çalıştığını Kaydetti

Küresel krizde birçok yerli ve yabancı banka kredi musluklarını kısarken o dönemde reel sektöre kucak açan Halkbank, ektiğini biçiyor.

Yağmurlu havada müşterilerine şemsiye kapatmadıklarını söyleyen Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, kriz döneminde 1 milyon 150 bin yeni müşteri kazandıklarını söyledi.

Bankanın bu yıl gösterdiği performansı ve 2012 hedeflerini paylaşmak için gazetelerin ekonomi müdürleriyle sohbet toplantısında bir araya gelen Aslan, kriz sürecinde verilen kredilerin yüzde 40’ını kendi bankalarının verdiğini belirtti.

Geçen yılı 2 milyar 10 milyon lira net kârla tamamlayan Halkbank, bu yılın ilk dokuz ayını 1 milyar 541 milyon lira kârla kapattı. Yıl sonu hedefi ise 2010 rakamlarını aşmak. Kârlılıklarında KOBİ’lerin önemli rolünün olduğunu söyleyen Aslan, 2012’de yüzde 10 civarında bir büyüme hedeflediklerini anlattı.

Türkiye’deki her 4 KOBİ’den birisinin kendi müşterileri olduğu bilgisini veren Aslan, “Bu pazarda yüzde 12,5 piyasaya sahibiz. KOBİ kredilerinin kredilerimiz içindeki payı yüzde 36. 2002 yılında 1 milyar 100 milyon lira olan KOBİ kredileri 2010’da 15 milyar 600 milyon lira ve bu yılın ilk 9 ayında 19,5 milyar lira seviyesine çıktı. Bu alandaki krediler 9 yılda 17 kat arttı.” dedi.

Reel sektöre zor günlerinde şemsiye açmanın semerelerini topladıklarına dikkat çeken Genel Müdür, vefalı davranan birçok şirketin çalışanlarının maaşlarını kendi bankaları üzerinde ödemeye başladığını söyledi.

Şu anda 7 milyonun üzerinde aktif müşterileri olduğu bilgisini veren Aslan, asıl amaçlarının bir o kadar olan kaydı olup aktif olmayan müşteriyi kazanmak olduğunu ifade etti.

Avrupa’da devam eden krizin 2008 yılındaki küresel krizden kaynaklandığı bilgisini veren Aslan, AB ülkelerinin süreci çözmede yavaş davrandığını belirterek, “AB’deki kriz durumu yavaş çekim tren kazası gibi. Gökyüzünde kara bulutlar olsa bile gökyüzünün mavi olduğunu unutmamak gerekir.

Avrupa merkez bankalarının bu ay başında piyasalara verdiği 490 milyar Euro’luk destek çok önemli. Piyasalar ilk başta olumlu tepki verdi ancak daha sonra 2012’ye yönelik belirsizlikler büyük olduğu için bu etki sınırlı kaldı. Ama bu para piyasalara eninde sonunda olumlu yansıyacak. Türkiye cazibesini koruduğu için bu paradan pay alacaktır,” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 2001 krizinden sonra aldığı yapısal reformların bugünkü başarılarında önemli rol oynadığını ifade eden Aslan, bankacılık otoritesinin aldığı kararlara saygılı olduklarını belirtti. Kredi ağırlıklı bir büyüme gerçekleştirdiklerini anlatan Aslan, “2002’lerde yüzde 80’lerde olan Hazine kağıtları bilançomuzda bugün itibarıyla yüzde 24’e inmiş durumda. Aynı zaman zarfında kredilerde yüzde 7’lerden yüzde 60’lara geldik.

Bugün sermayemizin 10 katı kredi çevirme kabiliyetine sahibiz. Sorunlu kredilerden yüzde 48’den yüzde 2’ye geldik.” Aslan, 2012 yılı için enflasyonda yüzde 5,5 ve büyümede yüzde 4’ün üstünde bir rakam beklediklerini dile getirdi.

Bankanın genel müdürlük merkezinin İstanbul’a taşınmasıyla ilgili soruya, “Biz aslında İstanbul’dayız.” şeklinde cevap veren Aslan, İstanbul’da 5 noktada genel müdürlük birimlerinin olduğunu belirtti.

Aslan, “Genel müdürlük çalışanlarımızın 1.480’i İstanbul’da, 1.056’sı Ankara’da. Önceliğimiz İstanbul’daki operasyonları tek çatı altına toplamak, ardından da Ankara’yı buraya taşımak. 2.500’den fazla çalışanın olacağı bir binadan söz ediyoruz. Bunun için finans merkezi olması hedeflenen Ataşehir’e modern bir bina yapacağız,” diye konuştu.

Engelli vatandaşların bankacılık işlemlerini rahatlıkla yapabilmelerini sağlayan “erişilebilir ATM”lerle; 18 noktada görme, 12 noktada bedensel engelli müşterilere hizmet verildiğini, 2012 yılında bu sayıyı 120’ye çıkarmayı planladıklarını ifade etti.

Hem Taksi Durağı Hem ATM

2012 yılında da şube açmaya devam edeceklerini ifade eden Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, Anadolu’da şube açmanın daha kârlı olduğunu dile getirdi. Aslan, tasarımı kendilerine ait olan taksi durakları projesiyle hem taksi şoförlerine uygun çalışma ortamları sağladıklarını hem de şehirlerin estetiğine katkı sunduklarını belirtti.

Bugüne kadar Antalya, Çorum, Aksaray, Tokat, İstanbul, Diyarbakır, Karabük illerinde toplam 48 adet, ATM’li ve ATM’siz taksi durağı projesini hayata geçirdiklerini anlatan Aslan, 2012 yılında da bu projeye devam edeceklerini ifade etti.

Aslan, ortalama 19 bin liraya mal olan durakların büyük beğeni topladığını söyledi.

Zaman

TEB’den Finansal Desteğin Yanında Danışmanlık Hizmeti

TEB Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerindeki Problemleri Teşhis Eden Onlara Çözümler Öneren ve Fırsatlar Hakkında Yol Gösteren Danışmanlarını 24 Aylık Bir Eğitimden Geçiriyor

Bankanın müşteri temsilcileri, eğitim süreci sonunda müşterilerin finansman durumlarının yanı sıra üretim yönetimi, organizasyonel yapılanma, pazarlama faaliyetleri ve insan kaynakları yönetimi açısından da analiz ediyor.

TEB KOBİ Bankacılığı İş ve Sinerji Geliştirme Müdürü Simla Ünal, TEB KOBİ Danışmanı hizmetiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin danışmanlık firmalarından alabilecekleri bu desteği ücretsiz sunduklarını söyledi.

Eğitimden geçirdikleri danışmanların, işletmelerin problemlerinin tespit edilmesine yönelik detaylı analizler yaptığını vurgulayan Ünal, analizlerin sonucunda problemleri belirleyip işletme yöneticileriyle paylaştığını ifade etti.

Ünal, danışmanların satışın geliştirilmesi, üretim veriminin artırılması, finansal kaynakların etkili kullanılması yoluyla KOBİ’lerin dayanıklılığını artırdığını kaydetti.

Bankanın şubelerinde şu anda 300 KOBİ danışmanının hizmet verdiğini vurgulayan Ünal, danışmanların analiz yaptıkları firmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi.

Ünal şu bilgileri verdi: “İşletme maliyet analizlerini çok iyi yaptığı halde maliyetlerini düşüremeyen ve kârlılığını artıramayan bir firmaya, öncelikle maliyeti yüksek olan enerji kaynağına alternatif bulunarak bu kaynakla ilgili sistem fabrikaya kurulmuş, yeni sistem sağladığı verimlilikle 6 ayda maliyetini amorti etmiştir.

Başka bir analizle, Kayseri’de 1975’ten bu yana yumurta üreten firmaya dış pazarlarla ilgili raporlar sunulup ihracata yönelmesi tavsiye edilmiş, ihracat sonucunda Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan (DİFİF) oluşacak kârı, Dahilde İşleme İzin Belgesi alması halinde artıracağı ve KDV iadesi ile yurtiçi satışlarına göre kâr marjının yüzde 33 daha yüksek olacağını raporla sunmuştur. Kendisine yönlendirilen Iraklı bir firmayla başlayan ihracat, firma için kısa sürede önemli bir gelir kalemi olmuştur.”

Bu faaliyetler konusunda firmalardan olumlu geri bildirimler aldıklarını vurgulayan Simla Ünal, gelecekte de sayısı artan rehberler ve yaygın şube ağıyla her ilde bu hizmeti vermeye devam edeceklerini açıkladı.

Zaman

TEB’den Finansal Desteğin Yanında Danışmanlık Hizmeti

TEB Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerindeki Problemleri Teşhis Eden Onlara Çözümler Öneren ve Fırsatlar Hakkında Yol Gösteren Danışmanlarını 24 Aylık Bir Eğitimden Geçiriyor

Bankanın müşteri temsilcileri, eğitim süreci sonunda müşterilerin finansman durumlarının yanı sıra üretim yönetimi, organizasyonel yapılanma, pazarlama faaliyetleri ve insan kaynakları yönetimi açısından da analiz ediyor. TEB KOBİ Bankacılığı İş ve Sinerji Geliştirme Müdürü Simla Ünal, TEB KOBİ Danışmanı hizmetiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin danışmanlık firmalarından alabilecekleri bu desteği ücretsiz sunduklarını söyledi.

Eğitimden geçirdikleri danışmanların, işletmelerin problemlerinin tespit edilmesine yönelik detaylı analizler yaptığını vurgulayan Ünal, analizlerin sonucunda problemleri belirleyip işletme yöneticileriyle paylaştığını ifade etti. Ünal, danışmanların satışın geliştirilmesi, üretim veriminin artırılması, finansal kaynakların etkili kullanılması yoluyla KOBİ’lerin dayanıklılığını artırdığını kaydetti. Bankanın şubelerinde şu anda 300 KOBİ danışmanının hizmet verdiğini vurgulayan Ünal, danışmanların analiz yaptıkları firmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını söyledi. Ünal şu bilgileri verdi: “İşletme maliyet analizlerini çok iyi yaptığı halde maliyetlerini düşüremeyen ve kârlılığını artıramayan bir firmaya, öncelikle maliyeti yüksek olan enerji kaynağına alternatif bulunarak bu kaynakla ilgili sistem fabrikaya kurulmuş, yeni sistem sağladığı verimlilikle 6 ayda maliyetini amorti etmiştir. Başka bir analizle, Kayseri’de 1975’ten bu yana yumurta üreten firmaya dış pazarlarla ilgili raporlar sunulup ihracata yönelmesi tavsiye edilmiş, ihracat sonucunda Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan (DİFİF) oluşacak kârı, Dahilde İşleme İzin Belgesi alması halinde artıracağı ve KDV iadesi ile yurtiçi satışlarına göre kâr marjının yüzde 33 daha yüksek olacağını raporla sunmuştur. Kendisine yönlendirilen Iraklı bir firmayla başlayan ihracat, firma için kısa sürede önemli bir gelir kalemi olmuştur.”

Bu faaliyetler konusunda firmalardan olumlu geri bildirimler aldıklarını vurgulayan Simla Ünal, gelecekte de sayısı artan rehberler ve yaygın şube ağıyla her ilde bu hizmeti vermeye devam edeceklerini açıkladı.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1219751&title=isletmelere-finansal-destegin-yani-sira-danismanlik-hizmeti-de-veriyoruz

teb,finansal destek,danışmanlık hizmeti,işletmeler,banka,organizasyonel yapılanma,pazarlama faaliyetleri,teb kobi danışmanı,işletmelerin problemleri,işletme yöneticileri,finansal kaynaklar,banka şubeleri,destekleme fiyat istikrar fonu,

Garanti Bankası 500 Milyon Dolar Krediyi Erken Kapatacak

Garanti Bankası Sermaye Benzeri Alınan 500 Milyon Dolar Tutarındaki Krediyi İtfa Tarihinden Önce Ödeyeceğini Bildirdi

Garanti Bankası’ndan yapılan açıklamada, banka tarafından 5 Şubat 2007 tarihinde 10 yıl vadeli ve 5 yıl sonunda erken itfa opsiyonuna sahip olan 500 milyon dolar tutarında sermaye benzeri kredi temin edildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, söz konusu kredinin tamamımın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan alınan izin doğrultusunda, erken itfa opsiyonu kullanılarak 6 Şubat 2012 tarihi itibari ile geri ödeneceği ifade edildi.

40 Milyon Euro

Bu arada Garanti Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan, tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lere sunulacak yatırım ve işletme kredilerinin finansmanında kullanmak üzere, 40 milyon euro tutarında 5 yıl vadeli kredi aldı.

Garanti Bankası kredinin tamamını, Türkiye’nin kalkınmada öncelikli bölgelerine yönlendirerek, finansmana erişimde sıkıntı çeken bölgelerdeki reel ekonominin desteklenmesine yardımcı olacak.

Krediyle, Garanti’nin 2009’dan bu yana EBRD ile imzalamış olduğu sözleşme toplamı 260 milyon euro’ya ulaşacak.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere şunları kaydetti: “Türkiye’de KOBİ’lere en fazla kredi kullandıran özel banka konumunda bulunan Garanti, tarım ve gıda da itici güç olmak için kararlığını ortaya koydu.

EBRD’den sağladığımız kaynak, tarımsal işletmelerin sadece üretim dönemindeki ihtiyaçları için değil, üretim sonrasındaki saklama, işleme, paketleme gibi ihtiyaçları için de kullanılacak.

Tarım ve gıda sektörüne yaklaşımımız, sadece kredi sağlamayı değil, çözüm ortağı olmayı da içeriyor. Türkiye ekonomisinin üreten gücü KOBİ’leri desteklemeyi sürdüreceğiz.”

Milliyet

Garanti Bankası KOBİ’lere 19.7 Milyar TL Kredi Kullandırdı

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere 1 Milyon 300 Bini Aşkın KOBİ Müşterilerinin Olduğunu Belirtti

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 1997 yılında KOBİ’leri ayrı bir segment olarak gören ilk özel Türk Bankası olduklarını hatırlatarak, “KOBİ’leri her zaman odak noktamızda tutuyoruz. Bankamız KOBİ tanımına göre, ortaklar dahil 1 milyon 300 bini aşkın KOBİ müşterimiz var” dedi.

2011’de 100 bine yakın yeni müşteriye ulaştıklarını belirten Karadere, Eylül 2011 itibarıyla, Türkiye’nin resmi KOBİ tanımına giren firmalara kullandırdıkları toplam kredi tutarının da 19.7 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.

Sektör Payı Yüzde 33 Oldu

Karadere şunları söyledi: “Bankacılık sektörünün KOBİ’lere verdiği önem gittikçe artıyor. KOBİ’lerin sektör içindeki payı istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Resmi KOBİ tanımına göre Aralık 2010’da KOBİ sektör payı yüzde 31.8 iken, 2011 yılı Eylül ayında bu oranın yüzde 33’e yükseldi.

Garanti Bankası olarak  gerek finansal destek gerekse danışmanlık ihtiyaçlarında her dönemde KOBİ’lerin yanında yer almaya devam ediyoruz.”

Ticari Kredide Enerji ve İnşaat

Karadere’ye göre, Garanti Bankası’nın ticari kredi dağılımında enerji ve inşaat sektörleri ön plana çıkıyor. KOBİ müşterilerimiz de ise inşaat kredi çalışması yapılan sektörler arasında en üst sırada yer alırken, bu sektörü gıda ve tarımsal ürünler ile tekstil sektörü takip etmektedir.

Takipteki Krediler Yüzde 2’ye İndi

Tahsili gecikmiş alacakların oranının düşüş trendinde olduğuna dikkat çeken Karadere, ”Resmi KOBİ tanımına uyan müşterilerimizi ele aldığımızda, sorunlu kredi oranımızı yüzde 5.5 seviyelerinden, yüzde 2 seviyelerine kadar indirerek önemli oranda azalttık.

Burada önemli olan müşterinin proaktif davranarak bankaya başvurması, borcunu zaman dilimine yayma talebini iletmesi. Bizim açımızdan da sahada olmak, müşteriyi iyi tanımak, ihtiyacını iyi analiz etmek önemli. Karşılıklı iletişim halinde olunca, sorunlu kredileri erken tespit edip, önlem almak, takip oranlarının azalmasında etkili oluyor” ifadesini kullandı.

Yaratıcı Çözümler Önerdi

Nafiz Karadere, “Garanti Bankası olarak en sıkıntılı dönemlerde ile KOBİ’lere kredileri kesmedik. Aksine sunduğumuz yaratıcı çözümler ve KOBİ’lerin özel durumlarına yönelik kredi seçenekleriyle, iyi günlerde olduğu gibi zor günlerde de KOBİ’lerin yanında olduk. Olmaya devam ediyoruz” dedi.

Düşük Büyüme ve Dışarıdaki Çalkantı Talebi Daraltır

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcıcısı Nafiz Karadere, 2012 yılında büyüme oranının düşecek ve dış piyasalardaki çalkantının devam edecek olması nedeniyle, iç piyasalarda da 2011’e oranla talep daralması beklenebileceğine dikkat çekiyor.

Karadere’nin değerlendirmesi şöyle:

“Bu daralmanın, KOBİ Bankacılığı’na da etkisi olacaktır. Satışlardaki zorlanmaya paralel olarak, KOBİ’lerde satış vadelerinin uzayacağını ve ek işletme sermayesi ihtiyacının artacağını öngörmek mümkün. Gelecek dönemde, KOBİ’lerin borçlanma oranlarının artacağını ve bankaların alacak tahsilatlarında 2011’e göre biraz daha zorlanacaklarını söyleyebiliriz.”

Avrupa İhracatımızı Daraltacak Tahsilatta Zorluk Yaşanabilir

Nafiz Karadere’ye göre, Avrupa’daki kriz, Türkiye ekonomisini iki yönden etkileyecek: Her şeyden önce ihracatımızın yüzde 41’inden fazlası Avrupa’ya yapılıyor. Bu nedenle ihracat üzerinde bir daralma etkisi söz konusu olacak. Ayrıca özel sektörün yurtdışından borç bulma imkanları hem zorlaşacak hem de pahalılaşacak.

Karadere, sözlerini şöyle sürdürdü: “Krizin KOBİ’lerle aramızı bozması söz konusu değil ancak Türkiye ekonomisi, 2012’de yüzde 2-3 civarında büyüyecek. Bu da piyasalarda özellikle yılın ilk yarısında bir daralma olarak kendisini hissettirebilir. Satışlarda zorlanma, tahsilatlarda zorluk getirebilir. KOBİ’lerin böyle ortamlarda bankalarıyla daha yakın temasta olmalarını öneririm.”

17 Farklı Destek Paketini Hizmete Sunuyor

Garanti KOBİ Bankacılığı olarak, 10 milyon TL’ye kadar yıllık ciroya sahip firmaların yanı sıra, firma ortakları ve şahıs şirketleri ile pazara dönük üretim yapan çiftçileri, küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri de “KOBİ” olarak tanımladıklarını belirten Karadere, bu doğrultuda yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “Farklı iş alanlarına sahip KOBİ’lerin, farklı ihtiyaçlarını gözönüne alarak; tarım, sağlık, turizm, lojistik, ihracat, mobilya, otomotiv yan sanayi, taksi, proje kredileri, gıda toptancıları, imalat ve hizmet gibi KOBİ’lere özel 17 ayrı destek paketini hizmetlerine sunuyoruz.  Kadın girişimcilere yönelik ürün ve hizmet geliştiren ilk banka olarak, özel faizle ihtiyaç ve yatırım kredisi sağlayan Kadın Girişimci Destek Kredisi veriyoruz.”

31.500 KOBİ’ye 1.5 Milyar Lira KOSGEB Kredisi Verdi

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadare, çeşitli kurum ve kuruluşlardan bir çok konuda KOBİ’lere yönelik finansal desteklerin bir çoğuna aracılık ettiklerini belirtti.

Karadere, “Bugüne kadar KOSGEB programları kapsamında yaklaşık 31.500 KOBİ’ye 1,48 milyar TL ve 356 milyon ABD Doları kredi kullandırarak, KOSGEB kredilerinde KOBİ’lerin en çok tercih ettiği banka konumuna geldik” dedi.

Finansmana Ulaşabilmek İçin Yaşanan Teminat Sorunu Artık Ortadan Kaldırılmalı

Nafiz Karadere’ye göre, Küçük ve Orta Boy İşletmelerin finansmana ulaşabilmesindeki en büyük handikaplardan biri “teminat” sorunu. Karadere, “Ancak teminat sorununu ortadan kaldıracak finansal garanti fonksiyonu taşıyan “Kredi Garanti Fonu” ve benzer sistemlerin, önümüzdeki dönemde öneminin artacağını ve kullanımının yaygınlaşacağını düşünüyoruz” dedi.

Hürriyet

Garanti Bankası KOBİ’lere 19.7 Milyar TL Kredi Kullandırdı

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere 1 Milyon 300 Bini Aşkın KOBİ Müşterileri Olduğunu Belirtti

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 1997 yılında KOBİ’leri ayrı bir segment olarak gören ilk özel Türk Bankası olduklarını hatırlatarak, “KOBİ’leri her zaman odak noktamızda tutuyoruz. Bankamız KOBİ tanımına göre, ortaklar dahil 1 milyon 300 bini aşkın KOBİ müşterimiz var” dedi. 2011’de 100 bine yakın yeni müşteriye ulaştıklarını belirten Karadere, Eylül 2011 itibarıyla, Türkiye’nin resmi KOBİ tanımına giren firmalara kullandırdıkları toplam kredi tutarının da 19.7 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.
Sektör payı yüzde 33 oldu
Karadere şunları söyledi: “Bankacılık sektörünün KOBİ’lere verdiği önem gittikçe artıyor. KOBİ’lerin sektör içindeki payı istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Resmi KOBİ tanımına göre Aralık 2010’da KOBİ sektör payı yüzde 31.8 iken, 2011 yılı Eylül ayında bu oranın yüzde 33’e yükseldi. Garanti Bankası olarak  gerek finansal destek gerekse danışmanlık ihtiyaçlarında her dönemde KOBİ’lerin yanında yer almaya devam ediyoruz.”
Ticari kredide enerji ve inşaat
Karadere’ye göre, Garanti Bankası’nın ticari kredi dağılımında enerji ve inşaat sektörleri ön plana çıkıyor. KOBİ müşterilerimiz de ise inşaat kredi çalışması yapılan sektörler arasında en üst sırada yer alırken, bu sektörü gıda ve tarımsal ürünler ile tekstil sektörü takip etmektedir.
Takipteki krediler yüzde 2’ye indi
Tahsili gecikmiş alacakların oranının düşüş trendinde olduğuna dikkat çeken Karadere, ”Resmi KOBİ tanımına uyan müşterilerimizi ele aldığımızda, sorunlu kredi oranımızı yüzde 5.5 seviyelerinden, yüzde 2 seviyelerine kadar indirerek önemli oranda azalttık. Burada önemli olan müşterinin proaktif davranarak bankaya başvurması, borcunu zaman dilimine yayma talebini iletmesi. Bizim açımızdan da sahada olmak, müşteriyi iyi tanımak, ihtiyacını iyi analiz etmek önemli. Karşılıklı iletişim halinde olunca, sorunlu kredileri erken tespit edip, önlem almak, takip oranlarının azalmasında etkili oluyor” ifadesini kullandı.
Yaratıcı çözümler önerdi
Nafiz Karadere, “Garanti Bankası olarak en sıkıntılı dönemlerde ile KOBİ’lere kredileri kesmedik. Aksine sunduğumuz yaratıcı çözümler ve KOBİ’lerin özel durumlarına yönelik kredi seçenekleriyle, iyi günlerde olduğu gibi zor günlerde de KOBİ’lerin yanında olduk. Olmaya devam ediyoruz” dedi.

Düşük büyüme ve dışarıdaki çalkantı talebi daraltır

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcıcısı Nafiz Karadere, 2012 yılında büyüme oranının düşecek ve dış piyasalardaki çalkantının devam edecek olması nedeniyle, iç piyasalarda da 2011’e oranla talep daralması beklenebileceğine dikkat çekiyor. Karadere’nin değerlendirmesi şöyle:
“Bu daralmanın, KOBİ Banka-cılığı’na da etkisi olacaktır. Satışlardaki zorlanmaya paralel olarak, KOBİ’lerde satış vadelerinin uzayacağını ve ek işletme sermayesi ihtiyacının artacağını öngörmek mümkün. Gelecek dönemde, KOBİ’lerin borçlanma oranlarının artacağını ve bankaların alacak tahsilatlarında 2011’e göre biraz daha zorlanacaklarını söyleyebiliriz.”

Avrupa ihracatımızı daraltacak tahsilatta zorluk yaşanabilir

NAFİZ Karadere’ye göre, Avrupa’daki kriz, Türkiye ekonomisini iki yönden etkileyecek: Her şeyden önce ihracatımızın yüzde 41’inden fazlası Avrupa’ya yapılıyor. Bu nedenle ihracat üzerinde bir daralma etkisi söz konusu olacak. Ayrıca özel sektörün yurtdışından borç bulma imkanları hem zorlaşacak hem de pahalılaşacak. Karadere, sözlerini şöyle sürdürdü: “Krizin KOBİ’lerle aramızı bozması söz konusu değil ancak Türkiye ekonomisi, 2012’de yüzde 2-3 civarında büyüyecek. Bu da piyasalarda özellikle yılın ilk yarısında bir daralma olarak kendisini hissettirebilir. Satışlarda zorlanma, tahsilatlarda zorluk getirebilir. KOBİ’lerin böyle ortamlarda bankalarıyla daha yakın temasta olmalarını öneririm.”

17 farklı destek paketini hizmete sunuyor

GARANTİ KOBİ Bankacılığı olarak, 10 milyon TL’ye kadar yıllık ciroya sahip firmaların yanı sıra, firma ortakları ve şahıs şirketleri ile pazara dönük üretim yapan çiftçileri, küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri de “KOBİ” olarak tanımladıklarını belirten Karadere, bu doğrultuda yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “Farklı iş alanlarına sahip KOBİ’lerin, farklı ihtiyaçlarını gözönüne alarak; tarım, sağlık, turizm, lojistik, ihracat, mobilya, otomotiv yan sanayi, taksi, proje kredileri, gıda toptancıları, imalat ve hizmet gibi KOBİ’lere özel 17 ayrı destek paketini hizmetlerine sunuyoruz.  Kadın girişimcilere yönelik ürün ve hizmet geliştiren ilk banka olarak, özel faizle ihtiyaç ve yatırım kredisi sağlayan Kadın Girişimci Destek Kredisi veriyoruz.”

31.500 KOBİ’ye 1.5 milyar lira KOSGEB kredisi verdi

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadare, çeşitli kurum ve kuruluşlardan bir çok konuda KOBİ’lere yönelik finansal desteklerin bir çoğuna aracılık ettiklerini belirtti. Karadere, “Bugüne kadar KOSGEB programları kapsamında yaklaşık 31.500 KOBİ’ye 1,48 milyar TL ve 356 milyon ABD Doları kredi kullandırarak, KOSGEB kredilerinde KOBİ’lerin en çok tercih ettiği banka konumuna geldik” dedi.

Finansmana ulaşabilmek için yaşanan teminat sorunu artık ortadan kaldırılmalı

NAFİZ Karadere’ye göre, Küçük ve Orta Boy İşletmelerin finansmana ulaşabilmesindeki en büyük handikaplardan biri “teminat” sorunu. Karadere, “Ancak teminat sorununu ortadan kaldıracak finansal garanti fonksiyonu taşıyan “Kredi Garanti Fonu” ve benzer sistemlerin, önümüzdeki dönemde öneminin artacağını ve kullanımının yaygınlaşacağını düşünüyoruz” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19518109.asp

garanti bankası,destek paketi,kobiler,kredi seçenekleri,kosgeb kredileri,finansman,borçlanma,sorunlu krediler,sorunlu kredi,kredi,nafız karadere,ilk özel türk bankası,banka,firmalar,danışmanlık ihtiyaçları,finansal destek,ticari kredi,inşaat kredi,Garanti Bankası KOBİ’lere 19.7 Milyar TL Kredi Kullandırdı

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere 1 Milyon 300 Bini Aşkın KOBİ Müşterileri Olduğunu Belirtti

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, 1997 yılında KOBİ’leri ayrı bir segment olarak gören ilk özel Türk Bankası olduklarını hatırlatarak, “KOBİ’leri her zaman odak noktamızda tutuyoruz. Bankamız KOBİ tanımına göre, ortaklar dahil 1 milyon 300 bini aşkın KOBİ müşterimiz var” dedi. 2011’de 100 bine yakın yeni müşteriye ulaştıklarını belirten Karadere, Eylül 2011 itibarıyla, Türkiye’nin resmi KOBİ tanımına giren firmalara kullandırdıkları toplam kredi tutarının da 19.7 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.
Sektör payı yüzde 33 oldu
Karadere şunları söyledi: “Bankacılık sektörünün KOBİ’lere verdiği önem gittikçe artıyor. KOBİ’lerin sektör içindeki payı istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Resmi KOBİ tanımına göre Aralık 2010’da KOBİ sektör payı yüzde 31.8 iken, 2011 yılı Eylül ayında bu oranın yüzde 33’e yükseldi. Garanti Bankası olarak  gerek finansal destek gerekse danışmanlık ihtiyaçlarında her dönemde KOBİ’lerin yanında yer almaya devam ediyoruz.”
Ticari kredide enerji ve inşaat
Karadere’ye göre, Garanti Bankası’nın ticari kredi dağılımında enerji ve inşaat sektörleri ön plana çıkıyor. KOBİ müşterilerimiz de ise inşaat kredi çalışması yapılan sektörler arasında en üst sırada yer alırken, bu sektörü gıda ve tarımsal ürünler ile tekstil sektörü takip etmektedir.
Takipteki krediler yüzde 2’ye indi
Tahsili gecikmiş alacakların oranının düşüş trendinde olduğuna dikkat çeken Karadere, ”Resmi KOBİ tanımına uyan müşterilerimizi ele aldığımızda, sorunlu kredi oranımızı yüzde 5.5 seviyelerinden, yüzde 2 seviyelerine kadar indirerek önemli oranda azalttık. Burada önemli olan müşterinin proaktif davranarak bankaya başvurması, borcunu zaman dilimine yayma talebini iletmesi. Bizim açımızdan da sahada olmak, müşteriyi iyi tanımak, ihtiyacını iyi analiz etmek önemli. Karşılıklı iletişim halinde olunca, sorunlu kredileri erken tespit edip, önlem almak, takip oranlarının azalmasında etkili oluyor” ifadesini kullandı.
Yaratıcı çözümler önerdi
Nafiz Karadere, “Garanti Bankası olarak en sıkıntılı dönemlerde ile KOBİ’lere kredileri kesmedik. Aksine sunduğumuz yaratıcı çözümler ve KOBİ’lerin özel durumlarına yönelik kredi seçenekleriyle, iyi günlerde olduğu gibi zor günlerde de KOBİ’lerin yanında olduk. Olmaya devam ediyoruz” dedi.

Düşük büyüme ve dışarıdaki çalkantı talebi daraltır

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcıcısı Nafiz Karadere, 2012 yılında büyüme oranının düşecek ve dış piyasalardaki çalkantının devam edecek olması nedeniyle, iç piyasalarda da 2011’e oranla talep daralması beklenebileceğine dikkat çekiyor. Karadere’nin değerlendirmesi şöyle:
“Bu daralmanın, KOBİ Banka-cılığı’na da etkisi olacaktır. Satışlardaki zorlanmaya paralel olarak, KOBİ’lerde satış vadelerinin uzayacağını ve ek işletme sermayesi ihtiyacının artacağını öngörmek mümkün. Gelecek dönemde, KOBİ’lerin borçlanma oranlarının artacağını ve bankaların alacak tahsilatlarında 2011’e göre biraz daha zorlanacaklarını söyleyebiliriz.”

Avrupa ihracatımızı daraltacak tahsilatta zorluk yaşanabilir

NAFİZ Karadere’ye göre, Avrupa’daki kriz, Türkiye ekonomisini iki yönden etkileyecek: Her şeyden önce ihracatımızın yüzde 41’inden fazlası Avrupa’ya yapılıyor. Bu nedenle ihracat üzerinde bir daralma etkisi söz konusu olacak. Ayrıca özel sektörün yurtdışından borç bulma imkanları hem zorlaşacak hem de pahalılaşacak. Karadere, sözlerini şöyle sürdürdü: “Krizin KOBİ’lerle aramızı bozması söz konusu değil ancak Türkiye ekonomisi, 2012’de yüzde 2-3 civarında büyüyecek. Bu da piyasalarda özellikle yılın ilk yarısında bir daralma olarak kendisini hissettirebilir. Satışlarda zorlanma, tahsilatlarda zorluk getirebilir. KOBİ’lerin böyle ortamlarda bankalarıyla daha yakın temasta olmalarını öneririm.”

17 farklı destek paketini hizmete sunuyor

GARANTİ KOBİ Bankacılığı olarak, 10 milyon TL’ye kadar yıllık ciroya sahip firmaların yanı sıra, firma ortakları ve şahıs şirketleri ile pazara dönük üretim yapan çiftçileri, küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri de “KOBİ” olarak tanımladıklarını belirten Karadere, bu doğrultuda yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “Farklı iş alanlarına sahip KOBİ’lerin, farklı ihtiyaçlarını gözönüne alarak; tarım, sağlık, turizm, lojistik, ihracat, mobilya, otomotiv yan sanayi, taksi, proje kredileri, gıda toptancıları, imalat ve hizmet gibi KOBİ’lere özel 17 ayrı destek paketini hizmetlerine sunuyoruz.  Kadın girişimcilere yönelik ürün ve hizmet geliştiren ilk banka olarak, özel faizle ihtiyaç ve yatırım kredisi sağlayan Kadın Girişimci Destek Kredisi veriyoruz.”

31.500 KOBİ’ye 1.5 milyar lira KOSGEB kredisi verdi

GARANTİ Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadare, çeşitli kurum ve kuruluşlardan bir çok konuda KOBİ’lere yönelik finansal desteklerin bir çoğuna aracılık ettiklerini belirtti. Karadere, “Bugüne kadar KOSGEB programları kapsamında yaklaşık 31.500 KOBİ’ye 1,48 milyar TL ve 356 milyon ABD Doları kredi kullandırarak, KOSGEB kredilerinde KOBİ’lerin en çok tercih ettiği banka konumuna geldik” dedi.

Finansmana ulaşabilmek için yaşanan teminat sorunu artık ortadan kaldırılmalı

NAFİZ Karadere’ye göre, Küçük ve Orta Boy İşletmelerin finansmana ulaşabilmesindeki en büyük handikaplardan biri “teminat” sorunu. Karadere, “Ancak teminat sorununu ortadan kaldıracak finansal garanti fonksiyonu taşıyan “Kredi Garanti Fonu” ve benzer sistemlerin, önümüzdeki dönemde öneminin artacağını ve kullanımının yaygınlaşacağını düşünüyoruz” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19518109.asp

garanti bankası,destek paketi,kobiler,kredi seçenekleri,kosgeb kredileri,finansman,borçlanma,sorunlu krediler,sorunlu kredi,kredi,nafız karadere,ilk özel türk bankası,banka,firmalar,danışmanlık ihtiyaçları,finansal destek,ticari kredi,inşaat kredi,

Afetzedelerin Kredi Borçları Erteleniyor

Afetten Zarar Gören Üreticilerin Kredi Borçları 1 Yıl Ertelenecek

Bazı illerde meydana gelen çeşitli afetler nedeniyle zarar gören gerçek ve tüzel kişi üreticilerin, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli kredi borçlarının 1 yıl ertelenmesine dair Bakanlar Kurulu kararı yürürlüğe girdi.

Resmi Gazete‘de yayımlanan karara göre, 15 Eylül-20 Ekim tarihleri arasında meydana gelen sel, fırtına, heyelan, aşırı yağış, dolu ve hortum afetlerine maruz kalan Antalya, Aydın, Hatay, Denizli, Manisa, Muğla ve Rize illeri ile 4-14 Kasım tarihleri arasında meydana gelen don afetine maruz kalan Kayseri, Muş, Nevşehir ve Niğde’de borçlar 1 yıl ertelenecek.

Kararda, şöyle denildi:

”Adı geçen illerde faaliyet gösteren ve ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları en az yüzde 30 ve üzeri oranında zarar gören ve bu durumları il veya ilçe hasar tespit komisyonlarınca belirlenen gerçek ve tüzel kişi üreticilerin, Banka ve TKK tarafından kullandırılan ve afetin gerçekleştiği tarih itibarıyla vadesi/taksit vadesi/hesap devresi henüz gelmemiş olmakla birlikte bir yıl içinde dolacak olan veya afetin gerçekleştiği tarih itibarıyla vadesinden itibaren 90 günlük bekleme süresi içerisinde olan düşük faizli tarımsal kredi borçları, vadesinde/taksit vadesinde/hesap devresinde ilgili mevzuatına göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle vade tarihinden/taksit vadesinden/hesap devresinden itibaren bir yıl süreyle ertelenecek. Afetin gerçekleştiği tarih itibarıyla söz konusu üreticiler, bir ay içerisinde, borçlu bulundukları banka veya TKK’ya yazılı olarak müracaat edecekler.

Banka ve TKK tarafından ertelenen tarımsal kredi borçlarına erteleme döneminde yüzde 5 faiz yürütülecek. Banka ve TKK’nın bu Karar kapsamında ertelenen kredilerden dolayı doğacak gelir kayıpları, Banka tarafından uygulanan cari tarımsal kredi faiz oranı ile yüzde 5 arasındaki fark esas alınarak hesaplanacak.”

Ertelenen krediler nedeniyle kararın yayımı tarihinden itibaren müracaat süresi sonuna kadar, borcun ertelenmesi halinde ise erteleme süresi sonuna kadar takip işlemi başlatılmayacağı belirtilen yazıda, kararın Hazine Müsteşarlığı‘nın bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürütüleceği belirtildi.

AA

KOBİ’ler İçin Kredi Kampanyası

Vakıfbank KOBİ’lere 24 Veya 60 Ay Vadelerle Faizsiz Veya Masrafsız Kredi Verecek

KOBİ’lere verdiği hizmeti KOBİDOST markasıyla sürdüren VakıfBank, KOBİ’lere yönelik yeni bir kredi kampanyası başlattı.

Vakıfbank’tan yapılan açıklamaya göre, banka, KOBİ’lerin finansman kaynaklarına kolay ve iyi şartlarla ulaşması amacıyla 4 ayrı kredi imkanı sundu.

Faizsiz Kredi ve Masrafsız Kredi ile 3 ay ödemesiz dönem seçeneği sağlayan VakıfBank, Faizsiz Kredi’de vadeyi 24 ay olarak, Masrafsız Kredi’de ise 60 aya kadar olarak belirledi.

VakıfBank, KOBİ’lere yönelik kampanyasından kredi kullanan müşterilerine 3 ay boyunca çeşitli özel avantajlar da uyguluyor.

Kredi kullanan KOBİ’lerin tahsile alınan çek masraflarında yüzde 100 ve giden EFT masraflarında yüzde 75 indirim yapılıyor. Ayrıca VakıfBank Çek Karnesi ücretinde 50 yaprakla sınırlı olmak üzere yüzde 100 indirim getiriliyor. Çek işlemlerinde ”sıfır” masraf sunan VakıfBank, kredi kullanan KOBİ’lerin POS cihazı kullanımlarında, KOBİ’ye özel çalışma şartları ilave taksit imkanları da sağlıyor.

Kampanyadan kredi kullanan müşterilere özel “Ticari Kredi Kartı” kampanyası da düzenleyen VakıfBank, buna göre toplam 2.000 lira ve üzeri harcama yapan kart sahiplerine 50 lira değerinde Worldpuan hediye ediyor. Kart sahibi hedeflenen harcamaya ulaştığı anda hediye Worldpuan yüklemesi kartına yapılıyor.

Kredi kullanan KOBİ’ler ayrıca Güneş Sigorta’dan yaptıracakları İşyeri Paket ve Kasko poliçelerinde yüzde 10 indirimden yararlanabiliyor.

Dünya

İstihdamda Bulunacak KOBİ’lere Kredi Kolaylığı

Türk Ekonomi Bankası İşsizlikle Mücadele Amacıyla KOBİ İstihdam Paketi Hazırladı

Paketle, yeni eleman alan küçük ve orta boy işletmelere kredi faizlerinde indirim sağlanıyor ve yeni eleman bulma konusunda destek veriliyor.

‘TEB KOBİ İstihdam Projesi’ kapsamında, bankadan kredi kullanan küçük ve orta boy işletmeler, en az 2 yeni istihdam veya engelli statüsünde bir yeni istihdam sağlaması halinde, kredi faizinde yüzde 1,5 indirim kazanıyor.

TEB’den kredi kullanan işletme, kredinin miktarına ve vadesine bağlı olarak aldığı faiz indirimi ile istihdam ettiği asgari ücretli bir elemanın 24 aylık işveren payını TEB’den sağlayabiliyor.

İşletmelerin yüzde 99’unu oluşturan ve işgücünün yaklaşık yüzde 80’ini sağlayan KOBİ’lere sundukları paketle ilgili açıklamada bulunan TEB KOBİ Bankacılığı Segment Yönetimi ve İş Geliştirme Direktörü Devrim Ziya Tavil, bu işletmelerin, ekonomideki önemine dikkat çekti.

KOBİ’lerin, ekonomi açısından özellikle istihdamın artırılması, günün ihtiyaçları ve tüketici talepleri doğrultusunda değişimin ve gelişimin sağlanması konularında ‘kilit’ rol oynamaya başladığına işaret eden Tavil, “TEB olarak, KOBİ’lerin bu misyonu sürdürebilmesi adına ticari potansiyeli yüksek ürünler geliştirme konusunda uzmanlığa sahip işgücü istihdam etmesini, nihayetinde diplomalı ve nitelikli işgücünün ülke içinde kalmasını daima destekliyoruz.” dedi.

Projenin, yeni eleman alan işletmelere destek veren, kayıt içi personel çalıştırmayı teşvik eden, engelli personel alımını destekleyen bir proje olduğunu vurgulayan Tavil, paketin bir banka tarafından hazırlanan istihdama yönelik tek proje olduğunu ifade etti.

‘KOBİ İstihdam Paketi’yle kârdan feragat ederek, küçük ve orta boy işletmelerin istihdamına destek olmaya çalıştıklarını belirten Tavil, şöyle konuştu:

“Bu paket sayesinde eleman almayı planlayan ama maliyetini düşünen KOBİ’lerimizi teşvik ediyor, kayıt dışı çalışan elemanların kayıt içine alınmasını sağlıyoruz.

Temmuz 2011’de lansmanını yaptığımız İstihdam Paketi Kredisi’nde 4 ayda yaklaşık 15 milyon lira krediyi KOBİ’lerin kullanımına sunduk. KOBİ’lerimizin kârlılığı arttıkça, istihdamımız artmaya ve Türk ekonomisi büyümeye devam ediyor.

Paketimiz bu yolda KOBİ’lerimiz için önemli açılımlar oluşturarak onlara destek oluyor.”

Zaman

Zorlu Enerjinin Sendikasyon Kredisinde Refinansman

Zorlu Enerji Sendikasyon Kredisini Yeniden Yapılandırdı

Zorlu Enerji Elektrik Üretim A.Ş, 500 milyon dolarlık sendikasyon kredisini yeniden yapılandırmak (refinansman) amacıyla yeni bir kredi sözleşmesi yaptı.

Zorlu Enerji’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu‘nda yayımlanan özel durum açıklamasında, yeni kredi sözleşmesiyle ilgili bilgi verildi. Açıklamada şöyle denildi:

”Şirketimiz ile Standard Bank PLC önderliğinde bir araya gelen banka ve finans kuruluşları arasında 20 Mayıs 2008 tarihinde imzalanan 500 milyon dolar tutarındaki kredi sözleşmesinin tamamen ve şirketin mevcut diğer borçlarının ise kısmen refinansmanı için bu kez HSBC Bank PLC önderliğinde bir araya gelen banka ve finans kuruluşlarından oluşan sendikasyon ile 435 milyon dolar ve 70 milyon 415 bin avro toplamda 530 milyon dolar karşılığı tutarında ilk 2 yıl geri ödemesiz toplam 6 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzalanmıştır.

AA

Garanti Bankası 1 Milyar Dolar Kredi Sağladı

Garanti Bankası 1 Milyar Dolar Tutarında Sendikasyon Kredisi Sağladı

Garanti Bankası, 2010 yılının aynı döneminde dış ticaretin finansmanından kullanılmak üzere aldığı 1 milyar dolar tutarındaki sendikasyon kredisini yine aynı tutar karşılığı olarak yeniledi.

Küresel piyasalarda anormal bir döneme rastlamasına karşın, sendikasyon geçen yılın 20 bps altında ve bu yılki bir önceki işlemin de 10 bps altında bir fiyatla aynı tutar karşılığı olarak yenilendi.

İşlemin toplam maliyeti, Libor ve Euribor100 bps olarak gerçekleşti. Garanti Bankası’nın yine kendi koordine ettiği işleme, 16 ülkeden 30 banka katıldı. 1 yıl vadeyle, 233 milyon 587 bin 500 doları ve 576 milyon 250 bin Euro olmak üzere, iki dilimden oluşan kredinin imza töreni İngiltere’nin başkenti Londra’da yapıldı.

Törene, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz, Başkonsolos Ahmet Demirok, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Tolga Egemen, Ticaret Başmüşaviri Yüksel Akça, Ekonomi Müşaviri Selma Gürbüzer ile çok sayıda bankadan yatırımcı ve yetkili katıldı.

İmza töreninde konuşan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, “Bu işlemle, Garanti Bankası olarak, uluslararası piyasalardaki olağanüstü koşullara rağmen, sendikasyon kredileri alanındaki uzmanlığımızı uluslararası bankacılık ilişkilerindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk” dedi.

Özen, Garanti Bankası’nın ilişkide olduğu bankalarla beraber büyüme odaklı stratejinin ve potansiyel iş alanları yaratmadaki becerinin olumlu sonuçlarını gördüklerini belirtti.

Garanti Bankası Genel Müdürü Özen, “Güçlü uluslararası bankacılık ağı sayesinde Garanti’nin sürdürülebilir yurtdışı borçlanma yaratma başarısı ve bu alanda sektördeki öncülüğü her koşulda devam ediyor” diye konuştu.

Özen ayrıca, Türkiye’nin ekonomisinin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu vurguladı.

Ntvmsnbc

Vakıfbank Uygun Koşullarla Kredi Desteği Sunuyor

Vakıfbank MARKA’dan Destek Almaya Hak Kazanan Proje Sahiplerine Uygun Koşullarla Kredi Desteği Sunacak

MARKA‘dan yapılan yazılı açıklamada, MARKA Genel Sekreteri Erkan Ayan ile Vakıfbank Bölge Müdürü Tahsin Oral arasında, MARKA hizmet binasında mali destek programları kapsamında yapılacak olan bankacılık işlemlerine yönelik olarak işbirliği protokolü imzalandığı bildirildi.

MARKA’nın sağladığı desteklerin eş finansman modeliyle yararlanıcılara kullandırıldığı hatırlatılan açıklamada, şöyle denildi:

“Bir projenin gerçekleşmesi için MARKA yüzde 50 oranında kaynak sağlarken, kalan yüzde 50’sinin yararlanıcıların sağlayacağı eş finansman ile finanse edilmesi beklenmektedir. Bu noktada yararlanıcılar eş finansmanı ya öz kaynakları ile ya da banka kredisi kullanarak finanse edebileceklerdir.

13 bankayla yapılan görüşmeler sonucunda, Vakıfbank ile MARKA, projeler kapsamında yürütülecek bankacılık işlemlerinde işbirliği yapılmasına yönelik anlaşmaya varmışlardır.

Vakıfbank, ajanstan destek almaya hak kazanan yararlanıcılara yönelik olarak kredi tahsis politikaları çerçevesinde uygun gördüğü KOBİ’lere en avantajlı şartlarda eş finansman kredisi kullandırmayı da taahhüt etmiştir. Bunun dışında ajans ile banka en doğru projeleri desteklemek için bilgi paylaşımında bulunacaklardır.”

Vakıfbank’ın proje kapsamında yapılacak havale ve EFT, çek karnesi (değerli kağıt bedeli hariç) işlemlerinden herhangi bir masraf, komisyon ve hesap işletim ücreti almayacağı belirtilen açıklamada, yararlanıcılara eş finansman kredisi olarak 3 aylık ve 6 aylık ödemeli, 6 aya kadar ödemesiz dönemli, 4 yıla kadar vadeli işletme kredileri tahsis edileceği ve kredilerde 5 puanlık indirim yapılacağı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Protokol kapsamında yararlanıcılara 2 yıla kadar ödemesiz dönemli, 6 yıla kadar vadeli yatırım kredisi tahsis edilebilecek olup, bu kredilerden 5 puan indirim yapacaktır. Yararlanıcıların, proje kapsamında ajansa hitaben sunacakları teminat mektuplarına ise yıllık yüzde 2,5 komisyon uygulayacaktır.

MARKA program kapsamında bölgedeki KOBİ’lere yönelik olarak karşılıksız mali destekleri sağlarken, Vakıfbank’ın da KOBİ’lere uygun şartlarda kredi sağlayacak olması projelerin uygulanmasında finansman sorununu ortadan kaldıracaktır.”

Dünya

TSKB ve EBRD Arasında Kredi Anlaşması İmzalandı

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası İle 50 Milyon Avroluk Kredi Sözleşmesi Yaptı

TSKB‘nin Kamuyu Aydınlatma Platformu‘nda yayımlanan özel durum açıklamasında, banka ile EBRD arasında, Türkiye genelindeki tarıma dayalı KOBİ’lerin işletme sermayesi ve yatırımlarının finansmanında kullanılacak 50 milyon avro tutarındaki doğrudan kredi sözleşmesinin bugün İstanbul’da imzalandığı kaydedildi.

Açıklamada, imzalanan sözleşmenin 50 milyon avro doğrudan kredi ile 50 milyon avro tutarında kofinansmanı içeren toplam 100 milyon avro tutarındaki paketin ilk bölümünü oluşturduğu belirtildi.

AA

Bazı Yabancı Bankalar Türkiye’den Çıkma Kararı Alabilir

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer Türkiye’de Bazı Yabancı Bankaların Çeşitli Nedenlerle Türkiye’den Çıkma Kararı Alabileceklerini Belirtti

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, 2012 ilk altı ayında Türkiye’ye gelecek fonlarda azalma görmenin mümkün olduğunu belirterek, “İlk yarıda muhafazakar gitmenin doğru olduğunu düşünüyoruz.

Vadesi gelen borçlarımızı tekrar uzatma imkânı bulamayabilir ya da yüzde 60-70’ini uzatma imkânımız olabilir. Özelleştirmeyle veya doğrudan yabancı yatırım çekmeyle ilgili çalışmalarda da 6-7 ay erteleme olabilir. İlk altı ayı tedbirli geçirmemiz gerekir diye düşünüyorum” dedi.

Türkiye’den Çıkan Olabilir

Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde “Kadın Liderler: Gelecek Gündemde” temasıyla düzenlenen CEO Club toplantısına, Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ve ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay konuşmacı olarak katıldı.

Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda ve Beymen işbirliğinde gerçekleşen toplantıda konuşan Suzan Sabancı Dinçer, Türkiye’de bazı bankaların, kurumların çeşitli nedenlerle Türkiye’den çıkma kararı alabileceklerini belirterek, “Ancak Türkiye ekonomisinin büyüme vaat etmesi dolayısıyla özellikle bankacılık sektöründen çıkan yabancılar olabileceği gibi, bunu fırsat bilip Türkiye’ye girememiş ve girmek için fırsat arayan yabancılar da olabilir” ifadesini kullandı.

Her İmkanı Değerlendiririz

Sadece Türkiye’de yerleşmiş bankalara bakmamak gerektiğini belirten Suzan Sabancı Dinçer, piyasada olmayan bankaların da Türkiye ekonomisinden pay almak isteyebileceklerini kaydetti.

Banka satın almayı düşünüp düşünmedikleri konusunda ise, Suzan Sabancı Dinçer şöyle konuştu:  “Akbank olarak sektördeki büyük oyuncular arasında yer almamız nedeniyle sektördeki her türlü doğabilecek imkanı değerlendiririz.

İleride bir banka satın almak için baktığımızda, o hangi bankaysa bize ne getirir, ne gibi bir değer artışı yaratır, ne gibi bir ekonomik değeri olur. Ona göre bakılır. Muhakkak biz alacağız, muhakkak biz bu konuda aktif olacağız demenin yararı olmaz. Şu anda bir şey demek için çok erken.”

Tasarruf ve Yatırıma Geçiş

Türk bankacılık sektörünün, ABD ve Avrupa’daki bankalara göre sermaye yeterlilik rasyosunun kuvvetli olduğunu kaydeden Suzan Sabancı Dinçer, gerek kamu, gerekse hanehalkı borçluluk oranlarının düşük olduğunu vurguladı.

Bu boyutların büyümeye ilişkin büyük bir kuvvet verdiğini söyleyen  Dinçer, “Bugüne kadar tüketim odaklı büyüyen Türkiye ekonomisi, bundan sonraki süreçte artık tüketimden, tasarruf ve yatırıma geçmeli” dedi.

Avrupa’nın 1-2 yıl içerisinde toparlanacağı öngörüsünde bulunan Suzan Sabancı Dinçer, “O nedenle bizim, güçlü Avrupa’ya hazırlıklı olmamız lazım” dedi.

Avrupa’da bankacılık sektöründe tasarruf oranlarının arttığına dikkat çeken Suzan Sabancı Dinçer, “Bundan dolayı 2012’nin ilk altı ayında bize gelecek fonlarda azalma görmek mümkün. Sektördeki tüm oyuncular ve Merkez Bankası da bunu dikkate alarak çalışmalı. 2012’nin ilk altı ayında muhafazakar gitmenin doğru olduğunu düşünüyoruz. Biz, bunu dikkate alarak tüm hesaplarımızı yaptık” şeklinde konuştu.

Türkiye İçin Tabloyu Çok Karamsar Görmüyorum

Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, 2012 yılının 2011’e göre daha zor bir yıl olacağını belirterek, “Dikkatli olmamız gerekiyor. Ancak tüketici güven endeksine bakıldığında, halk güvenli ve hâlâ harcıyor. Gelişmiş ülkelere baktığımda, 2012’yi Türkiye için çok karamsar görmüyorum” dedi.

Önümüzdeki yıl da cari açığın problem olmaya devam edeceğini ve bunun kapatılmasının yollarının aranması gerektiğini ifade eden Arzuhan Doğan Yalçındağ, “Ancak finanse edebildiğimiz müddetçe büyümeye devam etmeliyiz” dedi. Yalçındağ, yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesi için yatırım ortamında yapılacak iyileştirmelerin önem taşıdığına dikkat çekti.

Vergide Aksiyon Planı Lazım

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, Türkiye’nin parlayan yıldız konumunu sürdüreceğine inandığını belirtti.

Ancak dünyada hiçbir ülkede telekomünikasyon vergilerinin Türkiye’deki kadar yüksek olmadığını vurgulayan Timuray, “Sektörümüzün vergi yükü dünyada rekor kırıyor. Eğer biz bu sektörü ekonomik anlamda kaldıraç olarak kullanacaksak, vergi konusunda bir aksiyon planını hayata geçirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Esnafa Kredide Büyüyeceğiz

ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay, önümüzdeki yıl daha ihtiyatlı olunması gerektiğini, ancak büyüme de beklediklerini ifade ederek, “ING için de Türkiye büyüme belirlenen ülkelerden biri. Türkiye, büyüme planında değişiklik yapmıyor. Sermaye yatırım desteği ilk planlandığı şekilde devam ediyor olacak” dedi.

Tasarrufların yatırımlara dönüşmesi için çalışacaklarını belirten Abay, 2012’de hızlı büyümeyi planladıkları müşteri segmentinin başında KOBİ bankacılığının geldiğini bildirdi.

Vites Küçültme Değil Bu Ortamda Başarı

Türkiye’nin yüzde 4 büyüme olasılığının bir vites küçültme gibi görünse de içinde bulunulan ortamda çok başarılı olduğunu söyleyen Suzan Sabancı Dinçer, şöyle konuştu: “Türkiye’nin bundan sonra kazanacağı ivmeyi, kaynakları kesinlikle KOBİ’lere vermeliyiz.

Nüfus genç. İstihdam yaratmamız, akıllı yatırım, sürdürülebilir ekonomi sağlamamız lazım. Bankaların elindeki gücü kısa vadeli tüketim yerine uzun vadeli yatırım imkanlarına verebilirsek, Türkiye’nin kalıcı büyümesine büyük katkısı olacağını düşünüyoruz.”

Hürriyet

Abank İFC’nin Kredisini Bayanlara Sunuyor

2 Yıl Geri Ödemesiz 5 Yıl Vadeli Kredilere En Çok İnşaat, Hizmet ve Gıda Sektörlerinden Başvuru Yapılıyor

Kadınların ekonomide daha çok söz sahibi olmasına yönelik projeler yurtdışında şu sıralar çok popüler. Hatta eğer bir sosyal girişimcilik proje yarışmasına katılacaksanız kadın girişimciler ekseninde bir projeyle ödülü garantileyeceğiniz bile söylenebilir.

Uluslararası Finans Kuruluşu ve Hollanda Kalkınma Ajansı, Türkiye’de ilk kez kadın girişimcilere yönelik bir finansal destek projesi için anlaşmaya imza attı.

Alternatifbank’ın kadın girişimcilerin desteklenmesine yönelik başlattığı kredi projesi kapsamında bankayla 40 milyon dolar krediyi kapsayan bir sözleşme imzalayan IFC, krediden yararlanan yatırımları da takip edecek.

Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen ABank Genel Müdürü Hamit Aydoğan’la geçtiğimiz hafta görücüye çıkardıkları proje hakkında konuştuk.

Kadın istihdamının artırılması, kadınların ekonomik özgürlüklerine kavuşmaları için sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında böyle bir proje başlattıklarını anlattı Aydoğan.

“Kadınlara ne yazık ki her konuda eşitlik yok. Ancak kadınların ekonomideki ağırlıkları gittikçe artıyor. Biz de kadın girişimcilerin yatırımlarına 5 yıl vadeli kredilerle destek vererek bu sürece katkıda bulunmak istedik” diyor.

Anadolu’dan Başvuru Var

Her bir girişimciye maksimum 2 milyon dolar destek sağlanacak kredi projesine kısa sürede 25 girişimci başvurmuş. 2 yıl geri ödemesiz 5 yıl vadeli krediye başvuran projelerin ince elenip sık dokunarak seçileceğini anlatan Aydoğan, başvuruların yüzde 50’sinin Anadolu’dan geldiğini vurguluyor.

Aydoğan bu konuda hassas davrandıklarını söyleyerek, “Kredilerin tamamını belli bir bölgeye vermek istemiyoruz. Özellikle Türkiye’nin her yerinde kullanıcıları olmasına dikkat ediyoruz” diyor.

Başvuran yeni yatırımlar ağırlıklı olarak inşaat, hizmet ve gıda sektörlerindeki projeleri içeriyor. Kredi verilen kadın girişimciler parayı aldıktan sonra da yalnız bırakılmıyor. Daha proje aşamasında yatırımcılara danışmanlık hizmeti verdiklerini anlatan Aydoğan, fizibilite raporlarını inceleyip onlara yol gösterdiklerinin de altını çiziyor.

Sabah

Türkiye Finans Aldığı Murabaha Kredisini KOBİ’lerin Kullanımına Sunacak

Türkiye Finans Bank Islam Brunei Darussalam’dan 75 Milyon Dolarlık Murabaha Kredisi Aldı

Türkiye Finans, Bank Islam Brunei Darussalam ile 5 yıl vadeli 75 milyon dolarlık yeni murabaha kredisi ile 2011 yılı içinde yurt dışından toplam 800 milyon dolar değerinde kredi sağlamış oldu. Alınan yeni murabaha kredisinin öncelikli olarak KOBİ’lerin kullanımına sunulacağı bildirildi.

Türkiye Finans’tan yapılan açıklamada, daha önce Citibank liderliğindeki uluslararası 20 bankadan oluşan konsorsiyum ile Mart ayında 300 milyon dolarlık murabaha sendikasyon kredisi imzalandığı, Ekim ayında da İslam Kalkınma Bankası ile yapılan 2 yılı geri ödemesiz toplam 5 yıl vadeli 75 milyon dolarlık proje finansman kredi sözleşmesiyle katılım bankaları arasındaki “en uzun vadeli” krediye imza atıldığı hatırlatıldı.

Murabaha kredisi imza töreninde görüşlerini dile getiren Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk, Bank Islam Brunei Darussalam ile imzaladıkları 75 milyon dolarlık murabaha kredisinin bu yıl içinde imzaladıkları üçüncü uluslararası kredi anlaşması olduğunu, aldıkları yeni murabaha kredisini üretim ve kurumsal finansman desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lere uygun maliyet ve şartlarda kullandıracaklarını ifade etti.

Bank Islam Brunei Darussalam Üst Yöneticisi (CEO) Javed Ahmad ise Türkiye Finans ile imzaladıkları murabaha kredisinin Türk piyasalarına duydukları güvenin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Dünya

İŞ Bankası’nın KOBİ’lere Kullandırdığı Krediler 17 Milyar TL

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Bali Moral Bozan Değil Morali Düzelten Sorumlulukla İş Yaptıklarını Belirtti

Çorum’da ‘İş’le Buluşmalar’ toplantısı yapıldı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Bu ülkede özellikle yaşanılan zor dönemlerde moral Bozan değil morali düzelten, iş hayatına bakışı daha pozitif hale getiren bir sorumluluğun büyük Oyunculara düştüğünü düşünüyoruz” diyerek, “2011 yılı Haziran ayı itibarıyle 1.5 milyonu aşkın kobi müşterimize kullandırdığımız nakdi krediler toplamı 17 milyar TL’yi geçmiş durumda. Türkiye’nin geleceğine duyulan güvenle şube sayımızda 1200′ e yaklaştı” dedi.

Türkiye İş Bankası’nın ‘İş’le Buluşmalar toplantısının 26’ncı durağı Çorum oldu. Toplantıda, ‘Anadolu Sanayisinde Yeni Dönem’ konuşuldu. Anitta Otel’de düzenlenen toplantıya Çorum Valisi Nurullah Çakır, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Başaranhınçal, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi Başkanı Merih Eskin, Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Berksoy, Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, işadamları ve çok sayıda davetli katıldı.

Deprem Bölgesinde Mobil Araçlarla Hizmete Devam

Toplantıda ilk konuşmayı Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali yaptı. Van’daki depreme değinen Genel Müdür Bali, “Ülkenin zor dönemlerde nasıl bir dayanışma, birlik ve beraberlik ruhuna sahip olduğunun iyi örneğini verdiğimizi düşünüyorum. İş Bankası ailesi olarak çalışanlarımız bazında bir kayıp vermedik. Ama özellikle finansal hizmetlerin böyle dönemlerde de ne kadar kritik öneme sahip olduğunu da gördük. Banka olarak felaketin hemen arkasında ve daha sonraki günlerde gerek şubelerimizde gerekse mobil aracımızda bankacılık hizmetlerine devam ettik” diyerek, “Çünkü nakit paraya erişim böyle zamanlarda en önemli unsurlardan birisi. Yaraları sarmak da önemli. Ayrıca Van’da 100.Yıl Üniversitesi’nde 300 öğrencimizi barındıracak bir yurt yapımı konusunu Üniversite ile işbirliği içinde organize ettik. En kısa süre içinde şantiyeyi kurup kısa sürede de tamamlamak hedefindeyiz” dedi.

1952′ de İlk Şube Çorum’a Açıldı

Çorum’un İç Anadolu’dan Karadeniz’e uzanan son derece merkezi stratejik bir konuma sahip olduğunu da dile getiren Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Hititlerden bugüne kadar sürdürdüğü önemiyle iş hayatının önemli yıldızlarından bir kent. Bizans, Selçuklular, Anadolu Beylikleri, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet döneminde değişen koşullara rağmen önemini muhafaza etmiş bir kent. Türkiye Turizm stratejini göre 9 tematik bölgeden birisi olması, barındırdığı potansiyeli ifade etmeye yeterli sanırım” diyerek 17 Kasım 1952 yılında ilk şubelerini Çorum’a açtıklarını söyleyen Genel Müdür Bali, “O dönemde büyük ölçüde faaliyet tarıma dayanıyor. Bankacılık açısından bir ihtiyaç var ama sunulan bir hizmet yok. Tüccar ödemelerini otobüsler aracılığıyla, kamyoncularla temin edebiliyor. Çorum TSO o dönemde bir rapor yazmış ve bankanın bir şube açmasını dört gözle beklediklerini belirtmişler. 1952’den bu yana İş Bankası faaliyetlerini sürdürmüş. Bugün de 6 şube ile faaliyetini sürdürüyor” dedi.

1,5 Milyon KOBİ’ye 17 Milyar Kredi

Globalleşen dünyada, dünyadaki diğer rakiplerle yarışıldığını belirten Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Artık yakınınızdaki firmalarla rekabet halinde değiliz. Çin’de Hindistan’da neredeyse aynı ürünü daha hızla daha verimli üreten rakiplerle yarışıyoruz” diye konuştu.

Türkiye genelinde olduğu gibi Çorum’da da en fazla kredi veren, en fazla mevduat toplayan özel bankanın İş Bankası olduğunu da dile getiren Bali, “2011 yılı Haziran ayı itibarıyle 1.5 milyonu aşkın kobi müşterimize kullandırdığımız nakdi krediler toplamı 17 milyar TL’yi geçmiş durumda. Türkiye genelinde 54 milyar TL’yi aşan bir nakdi ticari kredi portföyümüz de söz konusu. Bu toplam kredilerimizin yüzde 70’ini oluşturur düzeye geldi. Bunun İş bankasının reel sektöre taahhüdünün en önemli göstergesi olduğunu düşünüyoruz. Nitekim en yakın bankadan 4 milyar TL’nin üzerinde, diğer yakın bankalardan da 12 milyar TL’ nin üzerinde mutlak farkla büyüklük farkıyla nakdi ticari kredide faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” dedi.

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali sözlerine şöyle devam etti:

“Dur kalk değil, yolda giderken sürekli akıl değiştirmek değil, hep neyi yapmamız gerekiyorsa onda kararlılığımızı koruyarak gittik. Çünkü bu ülkede özellikle yaşanılan zor dönemlerde moral Bozan değil morali düzelten, iş hayatına bakışı daha pozitif hale getiren bir sorumluluğun büyük Oyunculara düştüğünü düşünüyoruz. Bu sorumluluk anlayışı ile devam ediyoruz. Özellikle kriz süreçlerinde zaten zorlaşan koşulları daha da zorlaştıracak değil, kolaylaştıracak, muhataplarımızı, müşterilerimizi daima gözetecek iş yapıyoruz. Büyük Oyuncuların krize hazırlanmasıyla, krizi hazırlamak arasında ince bir çizgi vardır. Biz bunu hiç karıştırmamak gerektiğini düşünüyoruz. Bize değişik zamanlarda işler nasıl gidecek diye sorar müşterilerimiz. Biz tereddütsüz iyi gidecek deriz. Sadece iyi gidecek değil iyi yapacaksınız ki iyi gidecek. Siz burada kayıtsız bir Oyuncu olmak durumunda değilsiniz. Tam da bunun gereğini yapma sorumluluğu olan Oyuncususunuz. Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güvenle 2008 yılının son çeyreğinde ortaya çıkan global kriz aşamasında bininci şubemizi açmaya devam edip, bugün de 1200 ‘e yaklaşan bir şube sayısına ulaşmış durumdayız. Yılda 2 bin 500 e yakın istihdamı bu dönem içerisinde düzenli olarak artırdık. Bugün 25 bin sadece bankacılık faaliyeti gösteren personelimiz var.”

Anadolu Kaplanları Arasında Çorum’da Var

Daha sonra konuşan Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Başaranhınçal kentteki sanayiyi anlatıp, 1980 ve 1990 yılarında müteşebbislerin devlet desteği almadan yaptıkları yatırımlarla adını Anadolu kaplanları arasına yazdıran Çorum’un bazı sektörlerde Türkiye’ye örnek olduğunu söyledi. Kentin 600’e yakın imalat sanayinde çok değişik sektörlerde güçlü bir üretim şehri konumunda olduğunu da vurguladı.

Antep’te Çorum’da Kendi Yatırımını Kendi Yapıyor

Ardından kürsüye gelen Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’da yaptığı konuşmada “Gaziantep 167 ülkeye ihracat yapıyor. Bir yatırım yaparken sermayeninizin yüzde 40’ı elinizde olsun. Bu sayede daha garanti yatırım yapabilirsiniz. Gaziantep ile Çorum’un hamuru aynı. İkisinde de devlet yatırımı yok. Devlet yatırımı olan iller gelişmiyor. Devlet yatırımı olmayan iller çok çalışmak zorundalar. Antep’de Çorum’da çok çalışıyor ve kendi yatırımını kendi yapıyor.” diye konuştu.

DHA