Tag: bankalar

Banka Seçimi

Sevgili okuyucular bugün sizlerle benim yaşadığım ve ülkemizde bankacılık sektörünün el değiştirmesiyle halkımızın ne kadar kazıklandığının bir gerçek hikayesini anlatacağım. Ülkemizde mevcut bankaların durumları şöyle; Tamamı yerli olan bankalar: Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halk Bankası ve İş Bankası… Yapısı karışık bankalar: Şekerbank, Garanti Bankası, Yapı Kredi ve Akbank. Bu bankaların yapısı yabancı ortaklı bankalar. Tamamı yabancı olan bankalar: Finansbank, HSBC, ING bank ve Fortis Bank…

Lütfen çok dikkatli bir şekilde okumanızı öneririm. Bundan sonra bir banka seçerken sizin tercihlerinize yol göstereceğini umarım. Bundan yaklaşık 12 ay önce yabancı bir bankanın Alanya şubesinden bir miktar konut kredisi kullanmıştım

Konut kredi faiz oranları düşünce ben de bankama daha önce aylık faiz oranı 1.20’den kullandığım kredinin, faiz oranlarının aylık 0.75-0.80 gibi bir aralığa düşmesinden tekrar yapılandırılmasını istedim. Sağ olsunlar onlar da bunu kabul ettiler ve bana yapılandırma oranı olarak merkezlerinden gelen telefon ile bilgi verdiler ve “Verilen oran aylık faiz 1.07 daha aşağı yapamayız” dediler. Oysa piyasada konut kredileri aylık 0.76’lara kadar gerilemişken bana verilen oran sizlerinde gördüğünüz gibi hayli yüksek kalmıştı. Diğer bankaları araştırdım. Örneğin Vakıfbank kendi verdikleri konut kredilerini tekrar yapılandırırken 0.80 gibi bir oranla yapılandırırken, benim yabancı bankamın bu davranışını sorguladığımda ve konuştuğumda bana “Bize maliyeti var, daha aşağı düşüremeyiz” diye cevap verdiler. Olabilir ama Vakıfbank veya diğer kamu banklara için bu söz konusu değimli de aylık 0.80 ile yapılandırma verebiliyorlar. Burada konu işin maliyet değil. Bu, kamu bankası olmayan bankaların yapmış oldukları sözleşmelerin, müşterileri bağlayıcı olmasından ve sözleşmelerinde katı kurallar ile müşteriyi kendilerine bağlamalarından kaynaklanan avantajı kullanarak, bu avantajı müşteri lehine değil de kendi lehlerine kullanarak daha fazla kar etme arzusundan kaynaklanmaktadır. Eğer sizin bu tür kredilerinizi tekrar yapılandırma imkanınız yoksa işte o zaman hakikatten durumunuz içler acısı. Çünkü düşük faiz oranıyla yapılandırandan aylık nerdeyse % 30 gibi fazla ödeme yapmak zorunda kalıyorsunuz. Hal böyle iken düşünün bir kere “Ülkenizdeki bankalarının tamamının yabancıların eline geçtiğini düşünün” o zaman özel sektör bankaları, sizleri adeta bir tefeci gibi emerdi. Elbette o bankalarda yaptıkları sözleşmeleri kimseye dayatmıyorlar. Bizler o bankaları tercih ettiğimizde o bankalar daha da güçlenecek ve piyasaya sahip hale geleceklerdir. İşte o zaman ekonomik bağımsızlık diye bir şeyden bahsedemez olacağız. İstedikleri gibi piyasada at oynatacaklardır. Ben bunu düşünmek bile istemiyorum. Bunu düşünmek bile insanı korkutuyor. Kamu bankaları halkın verdiği vergiler ile oluşturulmuş ve kendi halkına finansal destek vermek maksadıyla kurulan bankalardır. Biz kısa vadeli düşünmemek zorundayız

Bu gün ülkemizde Ziraat Bankası, Halk Bank, İş Bankası ve Vakıflar Bankası kamu bankası olarak faaliyet göstermektedir. Bunun haricinde bildiğim kadarıyla kamu bankası bulunmamaktadır. Eğer bizler özel sektör bankalarının ilk etapta müşteriyi kendilerine bağlamak için sundukları cezp edici teklifleri önemser ve tercihinizi onlardan yana kullanırsanız, daha sonra onlardan tekrar kurtulmanız size pahalıya mal olmaktadır. Sizlere önerim mümkün oldukça kamu bankalarını tercih etmenizdir. Netice de bunlar bizim bankalarımızdır. Saygılarımla…

Haber Alanya

Bank of America Konut Kredisi Kaynaklı Usulsüzlük İddialarından Vazgeçilmesi için $3.6 Milyara Anlaştı

ABD’nin en büyük bankalarından Bank of America , 2008’e kadar geçen 9 yıllık dönemde konut kredisine dayalı kredilerden kaynaklanan usulsüzlük iddialarından vazgeçmesi için Fannie Mae isimli şirkete 3.6 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Banka anlaşma kapsamında ayrıca ABD’nin devlet güdümündeki konut kredisi kuruluşlarından Fannie Mae’ye sattığı 6.75 milyar dolar değerindeki konut kredisini geri alacak

Bank of America, söz konusu ödemelerden ötürü dördüncü çeyrek vergi öncesi sonuçlarının 2.7 milyar dolar olumsuz etkiye maruz kalacağını belirtti. Banka ayrıca bilançosunu risklere açık hale getiren 306 milyar dolar tutarındaki konut kredisi ödemelerininin toplanma hakkını iki şirkete sattı.

Bank of America 2008 yılında satın aldığı Countrywide Financial isimli şirketin konut kredisi portföyünden kaynaklanan sorunlar nedeniyle yüksek tutarda zarar açıklamak zorunda kalmıştı. Banka tarafından yapılan açıklamada CEO Brian Moynihan’ın “Bu anlaşmalar daha önce verilenkonut kredileri kaynaklı sorunlarımızı çözmek için attığımız çök önemli bir adım” dedi.

TradeMaster

Sicili Temiz Olana Ucuz Kredi

Ev almak için konut kredisi başvurusunda bulunan, otomobil almak için galeriye giden tüketicinin kredi sicili sorgulanabilecek.

Risk Merkezi’nin Merkez Bankası’ndan Türkiye Bankalar Birliği’ne devredilmesiyle birlikte yeni bir süreç başladı. Artık bu merkezden tüketicinin kredi ve diğer kurumlara ödemelerine yönelik sicili izlenecek. Sadece bankacılık değil, faktoring, leasingle ilgili bütün müşterilerin bilgisi de takip edilecek. Yeni sistemin tanıtımı 15 Ocak’ta yapılacak.

Kredi Kayıt Bürosu’nda yer alan bilgiler de artık çek sahiplerinin bilgisine açıldı. Çek alınacak kişinin pozitif- negatif sicili internet ve akıllı telefonlar üzerinden o kişinin izni ile görülebilecek. Çekle ödeme yapmak isteyenler, büronun internet sitesine girerek, ticaret yaptığı kişiyi ikna amacıyla beş yıllık çek dökümlerini gösterebilecek. Çek bilgilerini öğrenmek için banka şubelerine gitmeye gerek kalmayacak. Doğalgaz şirketleri, belediyeler, su işletmeleri gibi kuruluşlara yapılan ödemelerde bu merkezde toplanıyor. Ev almak için konut kredisi başvurusunda bulunan, otomobil almak için galeriye giden tüketicinin kredi sicili sorgulanabilecek. Fatura ve borcunu düzenli ödeyenlere iyi koşullarda ödeme planları sunulacak. Sistemde işini düzgün yapanlar da ödüllendirilmiş olacak. Vatandaşın borçlanıp ödediğiyle alakalı ne var ne yoksa o kredi sicilinde yer alacak.

Finans Gündem

Konut Kredisi Masrafları Tüketici Kredisi ile Karşılanabilir mi?

Eski bankacı konut kredisi kullanan tüketicilere masraflar için tüketici kredisi kullandırdıklarını ve bunu müşterilerine söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmak için yaptıklarını ifade etti.
Tüketicinin kredi tutarı 11 Bin TL ise banka sisteme 11 Bin 391 TL girerek müşterilerin hesaplarından haberleri olmadan paralar alarak komisyon gelirlerini arttırırken vatandaşları dolandırıyor.

Eski bir banka çalışanının sikayetvar.com’a gönderdiği şikayete göre bankalardan kredi kullanan tüketicilerin kredi tutarları sisteme farklı girilerek tüketiciler yanıltılıyor. Birçok tüketici ödeme planında belirtilmemiş ve saklanmış olan gerçeği ancak hesap özeti aldığında görüyor. Örneğin kredi tutarı 11 Bin TL ise kredi 11 Bin 391 TL girilerek müşteri yanıltılıyor ve bu fazla paradan müşterilerin haberi olmadan işine yaramayacak sigortalar yapılmaktadır. Böylece ödeme planında gösterilmeyerek haberdar olması engellenmiş, aylar sonra tüketici hesap özetini incelediği zaman gerçek ortaya çıkmıştır. Bankaların tüketiciyi aldatan diğer bir yöntemi ise konut kredisi kullanan müşterilere masraflar için tüketici kredisi kullandırmak ve bunu müşteriye söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmaktır.

Ödeme Planınız Sizi Yanıltmasın

“Bazı bankalar kredi kullandırırken çeşitli oyunlarla müşterilerin hesaplarından haberleri olmadan paralar alarak komisyon gelirlerini artırırken vatandaşı dolandırmaktadırlar” diyen eski banka çalışanı kredi çeken vatandaşları uyardı.

Bir müşterinin hesabından 60 TL alınmasına rağmen ödeme planında gösterilmeyerek saklandığını kaydeden eski bankacı olayı şöyle anlattı:

“Kredi tutarı 11Bin TL ise kredi banka tarafından 11 TL 391 girilerek müşteri yanıltılıyor ve bu fazla paradan müşterilerin haberi olmadan işine yaramayacak sigortalar yapılıyor.

Müşteri ancak hesap özeti aldığında gerçeği görmüştür. Müşteri tüketici kredisi kullanmıştır. Müşteriye verilen ödeme planında 428 TL dosya masrafı, 275 TL hayat sigortası ücreti yazmakta ve banka bu masraflar dışında bir masraf olmadığını belirtmiştir.

Fakat daha sonra müşteri hesabını incelediğimde bu masraflar dışında 60 TL daha para kesildiğini öğrenmiştir. Ayrıca müşteriye verilen hesap özetinde hayat sigortası 257.32 TL iken ödeme planında 275 TL’dir.

Kesilen masraflar ödeme planı ve hesap özetinde farklı gözükmektedir. Bankanın imzalayıp, kaşelediği ödeme planı ve hesap özeti tutarsızdır. Müşterinin onayı olmadan hesabından 60 tl alınmış istemediği bir sigorta kesilmiş ve ödeme planında gösterilmeyerek haberdar olması engellenmiş, aylar sonra hesap özetini incelediği zaman gerçek ortaya çıkmıştır.

Müşteriye kredi kullanım aşamasında kesinlikle farklı bir sigorta yapıldığı bilgisi verilmemiş ve ödeme planında bu kesinti belirtilmemiştir. İşlemi yapan bankacı insaflıymış ta 60 TL ile yetinmiş çünkü bir çok arkadaşına 500 TL’lik paket sigorta yapılmış ve paralar aynı yöntemle hesaplarından habersiz alınmıştır. Müşteri ilgili kurumlara elindeki evraklarla birlikte şikayette bulunmuş ve inceleme başlatılmıştır.”

Konut Kredisi Kullanan Tüketicilere Tüketici Kredisi Kullandırıyorlar

Bankaların yaptığı diğer bir dolandırıcılık yöntemi hakkında da bilgi veren eski bankacıkonut kredisi kullanan tüketicilere masraflar için tüketici kredisi kullandırdıklarını ve bunu müşterilerine söylemeyerek tüketici kredisi hedeflerini tutturmak için yaptıklarını ifade etti.

“Yine burada müşteriye 20 Bin TL konut kredisi yanında 1250 TL tüketici kredisi kullandırılmıştır. Normalde konut kredisi 21 Bin 250 TL girilebilir. Müşteriden 800 TL masraf alınmış konut sigortası ve DASK sigortası dışında 3 tane daha sigorta kesilmiştir.

Müşterinin bu sigortalardan haberi yoktur. Yıllar sonra hesap özeti aldığında kesilen ücretleri gördüğünde şok olmuş ve 3 kalemde alınan 264 TL sigorta ücreti ve tüketici kredisinden haberi olmadığını belirtmiştir” şeklinde konuştu

Ne Yapmalı?

Tüketicilere ne yapmaları konusunda da bilgi veren eski bankacı “ Müşterilerin tek yapacakları işlem kesinlikle kalem kalem nerelere kesinti yapıldığını öğrenmeleridir. Bunun içinde hesap özeti almaları gerekir. Ama çoğu banka bu dolandırıcılıkları ortaya çıkmasın diye hesap özeti vermemek için fahiş hesap özeti ücretleri istemektedirler. Hesap özeti vermek istemeyen banka kesinlikle bu yollarla hesabınızdan para almıştır”diye uyardı.

Bu Tür İşlemleri

Yapan Bankalar Ceza Alabilir!

BDDK, Hazine Müşteşarlığı ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinden aldığımız bilgilere göre bu tür işlemleri yapan bir bankanın birkaç ay içinde bu konuyla ilgili ceza alması muhtemeldir ve kamuoyunu bilgilendirmek adına banka adı ve aldığı ceza tarafımızca duyurulacaktır.

Milliyet

Merkez Bankası Faiz Oranlarını Düşürdü

Kurul, gecelik faiz oranlarını borçlanmada yüzde 5 ve borç vermede ise yüzde 9’da sabit tuttu.

Merkez Bankasınca yapılan faiz oranlarına ilişkin duyuruya göre, Para Politikası Kurulu, Erdem Başçı başkanlığında toplandı.

Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ile banka bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulanmakta olan faiz oranlarının belirledi.

Buna göre gecelik faiz oranları; Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 5; borç verme faiz oranı yüzde 9, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise yüzde 8,5 düzeyinde sabit tuttu. Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları; Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12 düzeyinde sabit tuttu.

Önümüzdeki Dönemde İç Talep Büyümeye Daha Fazla Katkı Yapacak

Duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyit ettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
”Yurt içi nihai talep ılımlı seyretmeye devam etmekte, ihracat ise küresel büyümenin zayıflamasına rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, toplam talep koşulları enflasyondaki düşüşü desteklerken cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir.

Merkez Bankasının yıl ortasından itibaren uyguladığı destekleyici likidite politikasının ve risk iştahındaki göreli iyileşmenin etkisiyle son dönemde güven endekslerinde ve kredibüyümesinde kayda değer bir artış gözlenmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde iç talebin büyümeye daha fazla katkı yapacağı öngörülmektedir.”

Duyuruda, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumlu seyrin katkısıyla enflasyonun yıl sonunda Ekim Enflasyon Raporu tahminine kıyasla oldukça düşük bir düzeyde gerçekleşeceğini öngördüğünü ifade edilerek, ”Bununla birlikte, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar ve enerji fiyatlarındaki artışların dolaylı etkileri orta vadeli enflasyon görünümü açısından yakından izlenmektedir” denildi.

Kurul, sermaye girişlerinin hızlandığı mevcut konjonktürde finansal istikrara dair riskleri dengelemek amacıyla bir yandan faiz oranlarının düşük tutulmasının diğer yandan makro ihtiyati tedbirlere devam edilmesinin yerinde olacağını belirtti. Bu doğrultuda Kurul, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, politika faizini sınırlı oranda düşürerek, zorunlu karşılıklara ilişkin ölçülü adımların atılmasını uygun buldu. Gelecek dönemde finansal istikrar açısından gerekli görülmesi halinde faiz koridorunda ölçülü bir ayarlamanın gündeme alınabileceği ifade edildi.

Öte yandan, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilerek, şunlar kaydedildi:
”Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika durusunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.” Para Politikası Kurulu Toplantı özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

Focus Haber

Güney Kıbrıs’ın Memorandum İmzalamasına Giden Yol Giderek Zorlaşıyor

Güney Kıbrıs Rum basını, ekonomik krizle mücadele eden Rum kesimindeki bankaların borçlarının sürdürülebilir duruma getirilmesi için ihtiyaç duyulan kredi miktarı kesinleşene kadar, Güney Kıbrıs’ın memorandum imzalamasına giden yolun giderek zorlaştığını yazdı

Fileleftheros gazetesinin ”Yol Zorlaşıyor – Memorandum 21 Ocağa Atılıyor ve IMF Sınırları Aşan Kamu Borcundan Söz Ediyor” başlıklı haberine göre, Rum bankalarının ihtiyaç duyacağı kredi kesinleşene kadar memoranduma ilişkin çalışmalar belirsizliğini koruyacak. Bankaların kredi miktarı konusunda ise PİMCO değerlendirme kuruluşu ile Rum Merkez Bankası arasında görüş ayrılığı bulunuyor.

Rum Hükümeti’nin, kamu borçlarının sürdürülebilirliğini sağlamak için banka borçlarının azaltılması yönünde girişimleri olduğu belirtilen habere göre, Güney Kıbrıs’a kredi sağlayacak Troyka kuruluşlarından biri olan Uluslararası Para Fonu’nun ise memoranduma ilişkin endişeleri var.

IMF, kamu borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 110’unu aşacağını, bu yüzden Rum Hükümeti ile Troyka arasında memorandum imzalanmasının zora gireceğini düşünüyor.

Bu arada haberde, memoranduma ilişkin kararın 21 Ocak 2013 tarihli Eurogroup toplantısına kalmış gibi gözüktüğü ve her şeyin siyasi düzeyde karara bağlanacağı da ifade edildi.

Öte yandan, Güney Kıbrıs Rum Kesiminde tasarruf tedbirleri kapsamında hazırlanan tasarılardan 3’ü geçen hafta kabul edilmişti. Buna göre, kamu çalışanlarının maaş ve emeklilik maaşlarında aşamalı olarak yüzde 6,5’ten yüzde 12,5’e kadar kesintiler ve 1 Ocak 2013’ten itibaren KDV’nin yüzde 17’den yüzde 18’e yükselmesi öngörülmüştü.

Rum Maliye Bakanlığı da geçen hafta, bütçe açığının bu yılın 10 ayında 643,9 milyon Avro’ya yükseldiğini, bir önceki yılın aynı döneminde bu rakamın 618,9 milyon Avro olduğunu açıklamıştı.

Beyaz Gazete

Banka Kredilerindeki Sınırlama Gevşetilse Bile Kredilerde Önemli Ölçüde Artış Olmayacak

Güngör Uras, banka kredilerindeki sınırlama gevşetilse bile kredilerde önemli ölçüde artış olamayacağını, çünkü kredi talebinin düşük olduğunu ve ödenmeyen kredi portföylerinin büyümesinden korkulduğunu bildirdi.

Milliyet Gazetesi yazarlarından Güngör Uras bu haftaki yazısında ABD başkanlık seçimini ve Türkiye’nin notundaki değişkenlikleri değerlendirdi. Uras yazısında şu konulara yer verdi:

Ekonominin temeli üretimdir. “Finans kesimi” diye adlandırılan sistem, üreticinin, tüketicinin parasal ihtiyacını karşılar. Esas olan üretimi gerçekleştiren “reel kesim”dir. Reel kesim ne kadar büyür, ne kadar kâr eder ise finans kesimi de o kadar büyür ve kâr eder. Son yıllarda işler tersine döndü. Reel kesim ile ilgisini kesen finans kesimi büyüyor. Reel kesim (üretim, tüketim) gerilerken, finans kesimi coşmuş durumda. Almış başını gidiyor.

Ülkelerin, şirketlerin borçları arttıkça, bono, tahvil satın alanların kârları gerileyeceğine artıyor. Şirketler güç duruma düşerken borsada hisse senetleri tavan yapıyor. Kredi verdikleri şirketler zarar ederken banka kârları patlıyor, çatlıyor. Ülkenin cari açığı, borçlanma gereği artarken döviz fiyatı ucuzluyor. İthalat, ihracatın önünde koşarken, döviz fiyatının artmaması için tedbirler alınıyor.

Sonuç: Bütün güçler finans sistemi için çalışıyor. Reel kesim gölgede kaldı. Finans kesiminde işler iyi ise… Mesele yoktur! Finans kesiminde işlerin iyi olmasının göstergeleri nelerdir?

* Döviz fiyatı istikrarlı mı?

* Faiz fiyatı içeridekiler için ucuz, dışarıdakiler için yüksek tutulabiliyor mu?

* Borsada hisse senedi satın almaya ve de bono satın almaya yeterli ölçüde yabancı para geliyor mu?

* Cari açığın büyümesi dizginleniyor, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri yabancıların riskini azaltacak şekilde artırılabiliyor mu?

* Enflasyonun azması önlenebiliyor mu?

Bunlar tamamsa… Boş verin reel sektörün durumuna… Üretim yavaşlıyormuş, halkın satın alma gücü azalıyormuş, genç işsizlik artıyormuş… Ne yani? Daha önce böyle değil mi idi?

(Bir hikaye: Mustafa Kemal bir köy kahvesine uğramış. Köylü etrafında toplanmış. Kahveci sipariş alıyor. Mustafa Kemal “Evladım benimki sade olsun” demiş. Mustafa Kemal’den sonra kahveci yanındakilerin ve kahvede bulunanların siparişini almış. “Benimki şekerli, benimki orta, benimki sade…” Kahveci siparişi alıyor ama kağıda kaydettiği falan yok. Mustafa Kemal’in dikkatini çekmiş. “Bu kadar siparişi nasıl aklında tutacaksın?” diye sormuş. Kahveci: Paşam seninki sade olacak ya… Gerisini boş ver…” demiş.)

Merkez Doları 1.80 TL’de Tutmaya Devam Edecek

Bayram sonu finans kesimini (1) İçten (2) Dıştan etkileyen ve etkileyecek gelişmeler olacak.

1) Finans kesimini içten etkileyen ve etkileyecek güçler ve gelişmeler neler olacak?

Finans kesimini, içten etkileyecek güçlerin pozisyonlarında bayram sonunda önemli değişiklikler beklenemez.

* Merkez Bankası dolar fiyatını 1.80 TL’de tutmaya devam edecek.

* Faizi aşağıya çekme baskısı altında kalacak olan Merkez Bankası, “göstermelik” de olsa yıl başına doğru faiz oranlarında düzeltmeye gidecek. Ama bu kredi faiz oranlarına yansımayacak. Mevduat faizleri gerileyecek.

Banka kredilerindeki sınırlama gevşetilse bile kredilerde önemli ölçüde artış olamayacak. Çünkü kredi talebi düşük ve bankaların ödenmeyen kredi portföylerinin büyümesinden korkuluyor.

* Hazine bonolarının faizi enflasyon yükü taşıyan Türk müşteriler için neredeyse sıfır veya sıfırın altında iken yabancı yatırımcılar için cazibesini koruyacak. Çünkü döviz fiyatı sabit tutuluyor, vergi yok.

* Parasını mevduata yatıramayanların bir bölümü İMKB’ye gidecek, hisse senedi satın alacak. Fiyatlar artacak. Artan fiyatlar borsada payları yüzde 70’lere yükselen yabancı yatırımcıları mutlu edecek.

2) Finans kesimini dıştan etkileyecek gelişmeler nelerdir, neler olacak?

* Dışarıda para bol ve faiz sıfır. Ve de parası olanlar paralarını yatıracakları risksiz ülke ve risksiz  yatırım aracı bulmakta zorlanıyor. İşte bu bizim şansımız. Çünkü ülkeye oluk oluk sıcak soğuk döviz giriyor. Bizde “Ekonomi iyiye mi kötüye mi gidiyor diye merak edenler üretim rakamına bakmazlar. İki şeye bakarlar: Döviz fiyatı değişiyor mu? Döviz bol mu? Döviz girişi devan ettiği için “Cari Açık-Döviz Açığı” sorununu bile nerede ise unuttuk.

* Önümüzde, finansçıların merakla beklediği 2 haber var:

1) ABD’de başkanlık seçimi ne olacak?

2) Fitch not artıracak mı?

ABD’de başkanlık seçiminin sonucu neden önemli

ABD Merkez Bankası seçimlerden önce piyasaya, işe yaramayan ipotekli ev kredisi tahvilleri karşılığı 40 milyar dolar para saldı. Bekleyiş o ki, Obama seçimi kazanır ise Merkez Bankası piyasaya bir o kadar daha para salacak. Her ne kadar büyüme ve istihdam göstergeleri “iyidir” deniliyor ise de “yeterli iyilikte” değil.

Obama tekrar seçilir ise bu defa “politik etkisinden çekinmeden” Merkez Bankası’nın piyasaya tekrar para akıtacağı tahmin ediliyor. Bundan bize ne? Bizim finans piyasamız için bu önemli. Bunun anlamı, küresel pazarlarda sıfır faizli paranın bollaşması ve gidecek yer aramasıdır. “Komşuda pişer, bize de düşer” misali, bu paranın kırıntısı bile bize gelse, döviz bolluğu, ucuzluğu devam eder. Bonoya talep artar. İMKB’de fiyatlar yükselişini sürdürür.

Görünümün Artması da Bize Yeter

Kredi dereceleme kuruluşu Fitch’e göre bizim kredi notumuz “Yatırım yapılabilir seviyenin bir altı olan BB+”de. Ayrıca her kredi notunda bir de “Görünüm” kademesi var. Bunlar “Pozitif, Durağan ve Negatif” şeklinde sıralanıyor. Fitch geçen kasım ayında bizim notumuzu BB+’da korurken Görünüm’ü Pozitif’ten Durağan’a indirdi. Şimdi bekleyiş, (1) Görünüm’ün Durağan’dan tekrar Pozitif’e yükseltilmesi veya (2) Görünüm ile ilişkili olmadan kredi notunun “Yatırım Yapılabilir Seviye olan BBB-‘e yükseltilmesi.

Ülkenin kredi notunun en az “Yatırım Yapılabilir” seviyesinde olması gerekiyor. Not bu seviyeye çıkınca, ülkeye yabancılar daha çok döviz getiriyor, ülke daha ucuza borçlanıyor ve de borçlanmada vade uzuyor.

* Yabancıların getirdikleri döviz ile tahvil, bono ve hisse senedi satın alıyorlar.

* Kamu ve özel sektör yurtdışı finans kuruluşlarından kredi kullandığında, daha uzun vade ve ucuz faiz imkanından yararlanıyorlar.
Piyasalar kredi notunun yükseltileceğine inanıyor. Ama gerçekçi bekleyiş şu: “Kredi notuyükseltilmez. Görünüm “Durağan”dan, ”Pozitif”e çıkartılır. Aslında bu da bize yeter.

Fiyapı’nın Konutlarından Bankalar da Sorumludur

Fikret İnan’ın şirketi Fiyapı mağdurlarının davalarına bakan Orhan Boran: Mağdurlar bankadan krediyi tekrar tahsil edebilir.
Fiyapı mağdurlarının davalarına bakan avukat Orhan Boran, Tüketici Yasası’nda kredi kullandırdıkları konut projelerinden bankaların da sorumlu olduğuna ilişkin hüküm bulunduğunu belirterek “Mağdurlar dava açmak suretiyle bankadan sorumluluğu oranında ve miktarında ödedikleri krediyi tekrar tahsil edebilir” dedi.

Yürürlükte bulunan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un Tüketici Kredisi başlıklı 10. maddesi kredi veren kuruluşu da tüketiciye karşı satıcı ve sağlayıcıyla birlikte sorumlu tutuyor. 2 yıl ertelense de Fiyapı’nın iflasının ardından binlerce mağdur ortaya çıkarken avukat Orhan Boran’a göre, bu tür durumlarda hem müteahhit firma hem de banka aynı davada davalı olarak gösterilebilir.

Boran, Fiyapı mağduriyetinde ismini gizli tuttuğu bir bankadan büyük miktarlarda kredi kullanıldığını ifade ederek Tüketici Yasası’ndan doğan hakların işletildiğini aktardı. Boran, şu bilgileri verdi:

Esenyurt’ta Risk Büyüyor

Aralarında Fiyapı’nın da olduğu ve bir süre önce Esenyurt’ta büyükşehir belediyesinin ruhsat iptali kararıyla müşterilerinin açtığı davalar nedeniyle zor günler geçiren birçok müteahhit firmadan sonra bu projelere konut finansmanı sağlayan bankalar da risk altında.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un Tüketici Kredisi başlıklı 10. maddesi kredi veren kuruluşu da tüketiciye karşı satıcı ve sağlayıcıyla birlikte sorumlu tutuyor. Bu madde bir mal ve hizmetin eksik yapılması, zamanında teslim edilmemesi yahut hiç yapılmamış olması hallerinde kredi kuruluşlarını müteselsilen sorumlu tutmakta. Krediyi bu şartla veren finans kuruluşları müşterilerin uğradığı zararlardan kredi miktarı kadar sorumlu tutulabilecek.

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlı konut finansmanından kaynaklanan işlemlerde kredi veren kuruluş, krediyi belirli bir konutun satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermişse, konutun hiç teslim edilmemesi ya da geç teslimi durumunda kredi veren satıcı ile birlikte, tüketiciye karşı, kullandırılan kredi miktarı kadar müteselsilen sorumlu tutuluyor.

Henüz teslim edilmeyen inşaatlarla ilgili olarak konut finansmanını desteklemek için kredi kullanan mağdurlar bu kuruluşlara karşı dava açabilirler. Yasanın amir hükmü karşısında kredi kuruluşu sorumluluktan kurtulamaz.

Ekoayrinti.com

Bankalardan Bayram Jesti

Özel gün ve dönemler için tüketicilere cazip fırsatlı krediler sunan bankalar, bu yılki Kurban Bayramı için de düğmeye bastı. 24 Ekim’de başlayacak olan Kurban Bayramı’na sayılı günler kala bankalar, dosya masrafsız ve uygun faiz koşullarıyla tüketicilerin ihtiyaçlarına karşılamaya başladı.Kurban Bayramı’na özel başlatılan kredi kampanyaları bazı bankalarda kasım ayı sonuna kadar devam edecek.

İşte Bankaların Bayramlık Kredileri

Vakıfbank 40 Bin Lira Veriyor.

VakıfBank, geleneksel bayram kredisiyle, cazip faiz oranları ve kullanım koşullarıyla 40 bin TL’ye kadar ‘Bayram Kredisi’ vereceğini açıkladı. Vakıfbank, bayram kredisi kapsamında yüzde 0,99’dan başlayan faiz oranları ve 60 aya varan vade seçenekleri ile alternatif ödeme koşullar sunuyor.

Yapı Kredi Dosya Masrafı Almıyor

Yapı Kredi, Kurban Bayramı için dosya masrafsız kredi avantajı sunuyor. Ekim ayı boyunca devam edecek kampanya banka, ile 5 bin liraya günde 6 TL ödeyerek yüzde 1,19 faiz ve 36 ay vadede ödeme imkanı tanıyor. Yapı Kredi bu kampanya kapsamında dosya masrafı da almayacak.

Garanti 50 Bin Liraya Kadar Destek Veriyor.

Garanti Bankası, Kurban Bayramı’na özel düşük masraf ve faizli destekli kampanya başlattı. Garanti müşterileri, Kurban Bayramı sonuna kadar sürecek kampanya kapsamında yüzde 0.89 faizli, 9 TL dosya masraflı, 9 ay vadeli kredi kullanabilecek. Daha yüksek tutarlı kredi ihtiyacı olanlara ise 60 aya varan vadelerde, 50 bin TL’ye kadar bayram kredisi seçeneğinden yararlanabilecek.

Şekerbank Kampanyayı Kasıma Kadar Uzattı

Şekerbank, Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, 30 bin liraya kadar 60 aya kadar vadeli, yüzde 1,04’ten başlayan faiz oranlarıyla ve 3 ay ertelemeli olmak üzere farklı seçeneklerin sunulduğu iki ayrı kampanya birden başlattı. Masrafsız kredi seçeneğinin de sunulduğu kampanyalar 30 Kasım tarihine kadar devam edecek. Masrafsız Bayram Kredisi kampanyasında banka, 30 bin liraya kadar kadar kredi talepleri için; 12-24 ay vadeye yüzde 1,29, 36-60 ay vadeye ise yüzde 1,39 oranında faiz uygulayacak. Masrafsız Bayram Kredisi’nde, kredi kullanıcılarından dosya ve komisyon ücreti alınmayacak. Bayram Kredisi kampanyası kapsamında ise uygun koşullar sunulacak. 30.000 TL’ye kadar kredi talepleri için uygulanacak faiz oranları; 12 ay vade için yüzde 1,04, 24 ay vade için yüzde 1,20, 36-60 ay vade için de yüzde 1,22 olacak. Bayram Kredisi’nde, 200 TL dosya ücreti ve yüzde yarım oranında komisyon alınacak.

HaberTurk

Bankalar Konut Kredisi Pompalayarak Balon Riski Oluşturuyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, konut sektöründe balon oluştuğu tehlikesine dikkat çekerek, inşaat sektörünün hızla yıkıma doğru gittiğini söyledi. Oran, TOKİ’nin ise devlet desteğiyle piyasada haksız rekabete yol açtığını ifade etti.

Oran, yaptığı yazılı açıklamada, inşaat sektörünün hızla yıkıma doğru gittiğini ileri sürdü. AK Parti’nin iktidarı boyunca ekonomiyi canlandırmak, krizleri aşmak amacıyla hem doğrudan devlet olanakları hem de dolaylı olarak desteklediği konut sektöründe balon oluşturduğunu belirten Oran, “Balon patladı, patlayacak” ifadesini kullandı.

Küresel krizin kronikleştiği süreçte, finansman-arz-talep zincirinin kopma noktasına geldiğini savunan Oran, şöyle devam etti:

“AKP’nin ekonomi yönetimiyle birlikte inşaat sektörü hızla yıkıma doğru sürükleniyor. İç talepteki hızlı daralma ile ekonomide sert frenin en fazla olumsuz etkilediği sektörlerin başında inşaat geliyor. Sektörde arz-talep-stok dengesizliği kaynaklı ciddi riskler oluştu, dengeler altüstü oldu. Gelecekteki talebe yönelik üretim yapan inşaat sektörü, istediği talebi yakalayamaması nedeniyle sıkıntıda. Gelecek beklentilerine göre yapılan yatırımların nakde dönüştürülememesi, izleyen günlerde sektörde daha fazla firmanın finansal sıkıntıya düşmesine yol açacak.”

Oluşan arz fazlası, buna karşılık talebin düşmesi ve ortaya çıkan diğer yapısal sorunlarla sektörde büyümenin durma noktasına geldiğini belirten Oran, geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 15.5, ikinci çeyreğinde yüzde 11.3 olan büyümenin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.7’ye ikinci çeyreğinde ise yüzde 0.4’e düştüğünü savundu.

TOKİ Haksız Rekabet Yaratıyor

TOKİ’nin sosyal konutun yanı sıra lüks konutlarda yaptığını kaydeden Oran, TOKİ’nin, devlet desteğiyle piyasada haksız rekabete yol açtığını iddia etti. Oran, şöyle devam etti:

“Son on yılda devlet olanaklarıyla da desteklenen inşaat sektörü, ekonomide canlılığa ve yaşanan sanal büyüme sürecine önemli katkı sağladı. Özellikle hem özel sektör hem devlet eliyle milyarlarca liralık yatırımın yapıldığı toplu konut sektörü, ekonomideki canlılığı tetikleyen itici bir güç haline geldi. Kentsel dönüşüm projeleri, devlet eliyle gerçekleştirilen büyük konut projeleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) yürüttüğü projeler ve büyük altyapı yatırımları sürekli olarak inşaat sektörünü canlı tuttu, bu da genel ekonomiye yansıdı. İnşaat sektörüne yapılan doping, AKP tarafından krizleri aşmanın bir yöntemi olarak görüldü. Bankacılık sektörü de temin ettiği dış kaynakları hem büyük projeler için firmalara hem de konut kredisi olarak tüketiciye pompalayarak bu sürece büyük katkı verdi. Ekonomide geçici ve riskli bir canlılığı beraberinde getiren bu süreçte sektör gittikçe şişen bir balon görüntüsü aldı.”

Kısa Vadeli Dış Borç Stokunda Artış

Türkiye’nin 2012 Ocak Ayı Sonu İtibariyle Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 87 Milyar 88 Milyon Dolar Oldu

Türkiye’nin 2012 Ocak ayı sonu itibariyle kısa vadeli dış borç stoku, geçen yılın sonuna göre yüzde 3,89 oranında artışla 87 milyar 88 milyon dolar oldu.

Merkez Bankası, 2012 Ocak dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku Ocak ayında, geçen yılın sonuna kıyasla yüzde 3,89 artış gösterdi. Geçen yılın sonunda 83 milyar 823 milyon dolar olan kısa vadeli dış borç stoku, 2012 Ocak ayında 87 milyar 88 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Bankaların Kısa Vadeli Dış Borcu da Arttı

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku, geçen yılın sonuna göre yüzde 6,06 oranında artarak 55 milyar 660 milyon dolar oldu. Bunun 25,1 milyar dolarını krediler, 7,6 milyar dolarını döviz tevdiat hesabı, 13,4 milyar dolarını banka mevduatı, 9,6 milyar dolarını ise TL cinsinden mevduat oluşturdu.

Bankalar dışında kalan diğer sektörlerin kısa vadeli dış borcu ise Ocak ayında 2011 yılı sonuna göre yüzde 0,23 oranında artarak 30 milyar 146 milyon dolar oldu.

BloombergHT

Amerikan Bankalarına Yeşil Işık

Stres Testi Uygulanan 19 Büyük ABD Bankasının 15’inin Bir Önceki Dönemden Daha Dirençli Görünüyor

Çok daha derin resesyon senaryosu ile stres testinden geçen Amerikan bankalarının direnci, regülatörlerin, bankaları ödemeler tablosundaki zorlamalarının işe yaradığını gösteriyor.

ABD Merkez Bankası Fed, stres testi uygulanan 19 bankanın 15’inin “kıyamet” olarak görülen bir ekonomik senaryoda gereken sermaye seviyelerini koruduğunu açıkladı. Fed, bu sonucun, Fed’in son 3 yıldaki güçlü denetimlerinden kaynaklandığını savundu.

Dodd-Frank Yasası’ndan destek bulan ve mortgage balonunu görmemek eleştiriler ile kışkırtılmış olan regülatörler, bankacılık denetimlerini yeniden düzenledi. TARP (Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı) vasıtasıyla bankaları 245 milyar dolar ile kurtaran yetkililer, şimdi sistemik risklere daha çok vurgu yapıyor.

Federal Financial Analytics’in yöneticilerinden Karen Shaw Petrou, bu akut stres senaryolarında yeterli sermaye sağlayabilmiş bankaların yalnızca güçlü olmadığını, aynı zamanda oldukça dayanıklı olduğunu söyledi.

JP Morgan Chase&Co. ve Wells Fargos, stres testlerinde geçer not almalarının ardından temettülerini yükselten ve hisse geri alımlarına giden bankalar arasına katıldı.

Finansal kriz döneminde en büyük hükümet yardımını almış olan Citigroup Inc., stres testlerinde asgari standartları sağlayamamasının ardından regülatörlere sermaye planını yeniden sunacağını açıkladı. Citigroup, krizde aldığı 45 milyar doları geri ödedi.

BloombergHT

KOBİ Kredileri 163 Milyar TL

KOBİ’lerin Kullandığı Krediler Ocak’ta 163 Milyar TL’yi Aştı

KOBİ’lerin kullandığı krediler 2012 yılının ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.5 artışla 163 milyar TL’yi aştı. Kredi kullanan KOBİ sayısı bu dönemde yüzde 13.3 artışla 1 milyon 562 bin 130 işletmeye ulaştı. KOBİ kredilerine yönelik takipteki alacakların yüzde 6.2 gerilemeyle 5 milyar 267 milyon TL’ye gerilediği Ocak ayında, kredisi takibe düşen KOBİ sayısı yüzde 14 azalışla 166 bin 833 oldu. Buna karşın orta ölçekli işletmelerin kullandığı krediler ile kredisi takibe düşen küçük ve orta ölçekli işletme sayısı artış gösterdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı geçici verilere göre 2012 yılı Ocak ayı itibariyle bankacılık sektörü kredileri 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 26.1 artışla 676 milyar 842 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde takipteki brüt alacaklar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.5 azalışla 19 milyar 265 milyon TL oldu. 2012 yılı Ocak ayında KOBİ kredileri 2011 yılının aynı dönemine oranla yüzde 26.5 oranında artışla 163 milyar 117 milyon TL’ye ulaştı. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı bu dönemde yüzde 13.3 artarak 1 milyon 562 bin 130’a yükseldi.

2012 yılı Ocak ayı itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2011 yılının eş dönemine göre yüzde 26.2 oranında artarak 55 milyar 708 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 10.4 artışla 1 milyon 204 bin 996 oldu. 2011 Ocak ayında sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 91 bin 234 düzeyindeydi.

Orta Büyüklükteki İşletmelere Kullandırılan Kredi Tutarı 63.9 Milyar Lira

Bu yılın ilk ayında kredi kullanan küçük işletme sayısı 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 24.1 artışla 245 bin 625’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise yüzde 32.2 artışla 43 milyar 533 milyon TL oldu.

Ocak ayı itibariyle kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 23.8 artışla 111 bin 509’a çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı ise yüzde 23.3 artışla 63 milyar 876 milyon TL oldu.

Ocak ayı itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 6.2 azalışla 5 milyar 267 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 14 azalışla 166 bin 833 oldu.

Buna karşın, orta ve küçük ölçekli işletmelerden kötü haber geldi. Orta ölçekli işletmelerin Ocak ayında takibe düşen kredi tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 artışla 1 milyar 605 milyon TL’ye ulaştı. Kredisi bankaların takibine düşen orta ölçekli KOBİ sayısı ise yüzde 2.9 artışla 5 bin 513 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı yüzde 1.5 artışla 23 bin 967’ye yükseldi. Küçük ölçekli işletmelerin takibe düşen kredi tutarı ise yüzde 8.7 gerilemeyle 1 milyar 239 milyon TL oldu.

Ocak ayında 137 bin 353 mikro işletmenin toplam 2 milyar 424 milyon TL düzeyindeki kredisi takibe düştü. Kredisi takibe düşen mikro işletme sayısı Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.8, kredi tutarı ise yüzde 16.7 oranında gerileme gösterdi.

Dünya

Krediler 1.13 Trilyon Euroya Çıktı

Euro Bölgesi Bankalarına Krediler 2 Mart ile Biten Haftada 310.7 Milyar Euro Artarak 1.13 Trilyon Euroya Çıktı

Avrupa Merkez Bankası’nın bilanço büyüklüğü geçen hafta 3.02 trilyon euroya çıkarak rekor kırdı ve Alman ekonomisinden yüzde 31  daha fazla bir büyüklüğe ulaştı.

Euro Bölgesi bankalarına krediler, 2 Mart ile biten haftada 310.7 milyar euro artarak 1.13 trilyon euroya çıktı. Bankanın bilançosu şimdi ABD merkez bankası Fed’in bilanço büyüklüğü olan 2.9 trilyon dolardan üçte bir daha fazla ve dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi olan Almanya’nın 2.3 trilyon olan gayrı safi iç hasılasının oldukça üzerinde.

Avrupa Merkez Bankası, Aralık ayındaki 489 milyar euroluk kredinin ardından, geçen hafta bölge bankalarına, tek bir operasyon ile 529.5 milyar euro tutarında 3 yıl vadeli kredi verdi. Şirketlere ve bireylere yönelik kredilerin kilidini açmak yoluyla bölgedeki borç krizini çözmek için sağlanan bu para seli, Avrupa Merkez Bankası ile birlikte Eurosistem’i oluşturan 17 üye merkez bankasının risk varlıklarını artırdı.

Londra’da Societe Generale Euro Bölgesi baş ekonomisti Klaus Baader, “Geçtiğimiz yaz döneminden bu yana bilançoda görülen dramatik genişleme ile birlikte, AMB dünyadaki en aktif merkez bankası haline geldi” dedi ve “AMB’nin tedbirleri tamamen haklı gerekçeşere dayalı, ancak banka bilançosuna yönelik riskler konusunda uyanık olmalı ve çıkıs stratejisini düşünmeli” değerlendirmesinde bulundu.

Bankaların birbirlerine para verme konusunda isteksiz olmalarından dolayı, AMB’nin ilave likidite sağlaması ve varlık alım programı dahilinde tahvil piyasasından alım yapması ile birlikte, bilanço Temmuz ortasından bu yana 1 trilyon euronun üzerinde büyüdü.

BloombergHT

Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığında Azalma

Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı 2011 Yılı Sonunda 2010 Yılı Sonuna Göre Yüzde 10.6 Oranında Azalışla 323.6 Milyar Dolar Düzeyinde Gerçekleşti

Yabancıların Türkiye’deki yatırımları ve alınan dış krediler gibi uluslararası yükümlülüklerin dış varlıklarla karşılanamayan kısmını ifade eden “uluslararası yatırım pozisyonu açığı”, 2011 yılı sonunda 2010 yılı sonuna göre yüzde 10.6 oranında azalışla 323.6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Merkez Bankası 2011 yılı Aralık ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmelerini açıkladı. 2011 yıl sonu itibarıyla, gösterge niteliğindeki Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP)’na göre, Türkiye’nin yurtdışı varlıkları, 2010 sonuna göre yüzde 3.9 oranında azalışla 183 milyar 611 milyon dolardan 176.5 milyar dolar düzeyine geriledi. Yurtdışı varlıklar 2011 yılının 3. çeyreğine göre ise yüzde 2.3 oranında azaldı.

Türkiye’nin yurtdışı varlıkları 2011 yılı 1. çeyreğinde 183 milyar 302 milyon dolar, 2. çeyreğinde 186 milyar 752 milyon dolar, 3. çeyreğinde 180 milyar 702 milyon dolar düzeyindeydi.

Rezerv Varlıklar 2010 Sonuna Göre 2.2 Milyar Dolar Arttı

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, 2011 yıl sonu itibarıyla, rezerv varlıklarda 2010 yıl sonuna göre 2.2 milyar dolar artış gerçekleşti, diğer yatırımlarda ise 11 milyar dolar azalış kaydedildir. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları, bir önceki yıl sonuna göre yüzde 1.8 oranında azalışla 26.1 milyar dolar oldu.

Yurtdışı Yükümlülükler 500 Milyar Dolar

Türkiye’nin yurtdışı yükümlülükleri 2011 yılı sonunda bir önceki yıl sonuna göre yüzde 8.3 oranında azalışla 545.5 milyar dolardan 500.2 milyar dolar düzeyine indi. Yükümlülükler bir önceki çeyreğe göre yüzde 3.5 oranında azalış gösterdi. Türkiye’nin yurtdışı yükümlülükleri 2011 yılı 1. çeyreğinde 564 milyar 408 milyon dolar, 2. çeyreğinde 563 milyar 552 milyon dolar, 3. çeyreğinde 518 milyar 305 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmişti.

Yurtdışı Yerleşiklerin Türkiye’deki Doğrudan Yatırımları Yüzde 24.5 Azaldı

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, 2011 yıl sonu itibarıyla, yurtdışında yerleşiklerin yurtiçinde doğrudan yatırımları (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle bir önceki yıl sonuna göre yüzde 24.5 oranında azalışla 140.4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy Yatırımları 1 Yılda 9.2 Milyar Dolar Azaldı

2011 yıl sonu itibarıyla, portföy yatırımları bir önceki yıl sonuna göre 9.2 milyar dolar azalış gösterdi. Yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2010 yıl sonuna göre yüzde 36.3 oranında azalışla 39.1 milyar dolar olurken, borç senetleri alt kalemleri olan yurtdışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 14.7 oranında artışla 37.5 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurtiçi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 23.2 oranında artış ile 28.1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer Yatırımlar 2010 Sonuna Göre 9.4 Milyar Dolar Arttı

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2010 yıl sonuna göre 9.4 milyar dolar artış gösterdi. Bankaların toplam kredi stoku yüzde 21.4 oranında artışla 57.6 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 5 oranında artışla 92.7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Yabancıların Yurtiçindeki Bankalardaki Yabancı Para Mevduatı 1.9 Milyar Dolar

2011 yıl sonu itibarıyla, diğer yatırımlar altında yer alan yurtdışı yerleşiklerin yurtiçi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2010 yıl sonuna göre, yüzde 31.1 oranında artışla 1.9 milyar dolara yükseldi, TL mevduatı ise aynı dönemde yüzde 52.3 oranında azalışla 8.4 milyar dolara düştü. Yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının Merkez Bankası’ndaki kredi mektuplu döviz tevdiat hesapları ise aynı dönemde yüzde 18 oranında azalışla 9.,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı 1 Yılda 38.3 Milyar Dolar Azaldı

Böylece Türkiye’nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net uluslararası yatırım pozisyonu, bir önceki yıl sonuna göre 38.3 milyar dolar tutarında, yüzde 10.6 oranında azalışla 323.6 milyar dolar seviyesinde açık verdi. 2010 yılı sonunda uluslararası yatırım pozisyonu açığı 361.9 milyar dolar düzeyindeydi. Uluslararası yatırım pozisyonu açığı bir önceki çeyreğe göre yüzde 4.1 oranında geriledi.

ANKA

KOBİ’lerin Banka Kredilerine Erişimi Daha Zor

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, KOBİ’lerin Banka Kredilerine Daha Zor Ulaştığı da Dikkate Alındığında, KOBİ’lerin Krizler Karşısındaki Kırılganlıklarının Arttığını Belirtti

Bugün Girişimci Bilgi Sistemi’yle Türk şirketlerinin röntgenini çeken Sanayi Bakanlığı’nın verilerinden özkaynak, borç ve finansman maliyetlerini açıklıyoruz.

2010 yılına ait bu verilerin birinci sınıf tacir statüsünde bilanço usulü defter tutan 887 bin 664 gelir ve kurumlar vergisi mükellefi şirkete ait olduğunu hatırlatalım. Okuyucularımızdan gelen başlıca iki soruya da bu noktada cevap verelim: Toplam 3 milyon 828 bin mükellef var. Ancak röntgeni çekilen firmalar Türkiye toplam net satış hasılatının yüzde 99.5’ini gerçekleştiriyor. Aktiflerine göre 25 milyon lira ve üstü olanlar büyük ölçekli, 25-5 arası olanlar orta ölçekli, 5-1 arası olanlar küçük ölçekli ve 1’in altındakiler küçük ölçekli kabul ediliyor. Şirketlerin mali durumlarına gelirsek:

Şirketlerin toplam aktiflerinin 2 trilyon 222 milyar lira olduğu yazmıştık. Firma dışından gelen finansman anlamına gelen yabancı kaynakların toplamı ise 1 trilyon 259 milyar lira tutuyor. Bu da bize özkaynakların yaklaşık 1 trilyon lira tuttuğu sonucunu veriyor. Hatta tam olarak 962 milyar lira özkaynakları var. Bunun 685 milyarı büyüklere ait. Şirketlerin yüzde 82’sini oluşturan mikro ölçeklilerin özkaynakları sadece 7.3 milyar lira. Orta ölçeklilerin 112 milyar, küçüklerin ise 90 milyar lira özkaynağı var.

2010 yılında şirketler 348 milyar lira banka kredisi kullandı. Bunun yüzde 74’ünü büyükler aldı. Geriye kalanların oranı yüzde 3 ila 15 arasında değişiyor. Yani büyükler dışındaki şirketler için krediye erişim çok sınırlı. Şirket başına ortalama bir hesaplamayla mikro firmalar bankalardan yaklaşık 14 bin lira kredi aldı. Büyük şirketler ise firma başına yaklaşık 25 milyon lira kredi kullandı.

Küçükler 222 bin lira kredi kullanırken, orta ölçekliler 162 bin liralık banka kredisine erişti. Birbirlerine 910 milyar borçlandılar Kredilerden aslan payını büyükler alsa da tüm şirketler finansmanını birbirlerine borçlanarak gerçekleştiriyor. Büyüklerin yabancı kaynaklarından banka kredileri çıkarıldığında 520 milyarlık bir meblağ kalıyor. Ortalarda 150 milyar, küçüklerde ise 140 milyar liralık bir tutar söz konusu. Mikrolar krediden tamamen uzak duruyor. 104 milyar lira yabancı kaynak kullanan mikro şirketler, 94 milyarı başka kaynaklardan aldı. Türk şirketleri toplamda 910 milyar lira kredi dışı finansman kullandı.

Küçük ve ortaların kaldıracı yüzde 65 Şirketlerin dışarıdan aldıkları finansman olan yabancı kaynakların toplam varlıklara oranı anlamına gelen kaldıraç oranlarına bakıldığında küçük ve orta ölçekli firmaların dış finansmana daha bağımlı olduğu görülüyor. İki grup da yüzde 65 kaldıraç oranıyla faaliyetlerini sürdüyor. Yüzde 53 ile en düşük kaldıraç oranına büyük ölçekli şirketler sahip. Mikro ölçekli şirketlerin kaldıraç oranı yüzde 59’ken, Türk şirketlerinin ortalama kaldıraç oranının yüzde 57 olduğu görülüyor.

Krizde KOBİ Kırılganlığı Artıyor

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Girişimci Bilgi Sistemi’nin pilot proje sonuçlarını bizim için yorumladı. KOBİ’lerin büyüklere oranla daha yüksek kaldıraç oranlarıyla çalıştığının görüldüğüne dikkat çeken Ergün, “Bu durum oluşabilecek finansal krizlerde KOBİ’leri daha riskli hale getiriyor. KOBİ’lerin banka kredilerine daha zor ulaştığı da dikkate alındığında, KOBİ’lerin krizler karşısındaki kırılganları artırıyor” diye konuştu. Ergün, KOSGEB’in KOBİ’lere verdiği halka arz desteklerinin önemine dikkat çekti.

Kurumsal Olmanın Önemi Belli

En düşük finansman maliyetinin büyük ölçekli firmalar için söz konusu olduğunun tablodan görüldüğünü belirten Ergün, şunları söyledi: “Bu bile tek başına ölçek ekonomilerinin ve kurumsallaşmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle, kamu olarak oluşturacağımız politika ve stratejilerde firmaların ölçek yapılarına odaklanmamız gerektiği görülüyor.”

Küçük Çift Hane Büyük Tek Hane Faiz ile Borçlanıyor

Yukarıdaki tablonun son satırı çok çarpıcı bir veriyi gün ışığına çıkarıyor. Öyle ki büyük firmaların finansman giderlerinin banka kredilerine oranı yüzde 9.51 iken KOBİ’lerin finansman maliyeti yüzde 10’u geçiyor.

HaberTürk

KOBİ’lerin Kullandığı Krediler Yüzde 29.9 Arttı

KOBİ’lerin Bankalardan Kullandığı Krediler 2011’de Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 29.9 Artışla 162.9 Milyar TL’ye Yükseldi

Kredi kullanan KOBİ sayısı bu dönemde yüzde 12.4 artışla 1 milyon 546 bin işletmeye ulaştı. 2011 sonunda, KOBİ’lerden bir de kötü haber geldi. Takipteki alacaklarda 2010’da başlayan düşüş eğiliminin 2011 yılının 4. çeyreğinde sona ermesiyle, kalbi ilk tekleyen işletmeler orta ölçekli KOBİ’ler oldu. 2011’de KOBİ’lerin takibe düşen kredileri bir önceki yıla göre yüzde 11.9 gerilemeyle 5.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşse de, orta ölçekli işletmelerin takibe düşen kredileri yüzde 1.7 artışla 1.5 milyar TL’ye ulaştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu‘nun açıkladığı geçici verilere göre 2011 yılı sonu itibariyle bankacılık sektörü kredileri 2010’a göre yüzde 29.87 oranında artışla 525 milyar 851 milyon TL’den 682 milyar 919 milyon TL’ye ulaştı. 2011 yılında kredi hacminde yaşanan toplam 157.1 milyar TL’lik artışın 68.3 milyar TL’si (yüzde 43.5) kurumsal ve ticari kredilerden, 51.3 milyar TL’si (yüzde 32.6) bireysel kredilerden, 37.5 milyar TL’si (yüzde 23.9) ise KOBİ’lere kullandırılan kredilerden kaynaklandı.

KOBİ kredileri 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29.9 oranında artışla 162 milyar 929.6 milyon TL’ye ulaştı. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılına göre yüzde 12.4 artarak 1 milyon 545 bin 864’e yükseldi. Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 12.4 arttı.

2011 yılı sonu itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 29.7 oranında artarak 55 milyar 218 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 9.7 artışla 1 milyon 195 bin 797 oldu. 2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi.

2011 yılında kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılına göre yüzde 22.3 artışla 241 bin 714’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise yüzde 33.2 artışla 42 milyar 897 milyon TL oldu. 2011 yılında kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 24.1 artışla 108 bin 353’e çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı ise yüzde 24.1 artışla 64 milyar 814.7 milyon TL oldu.

Bankaların Takibine Düşen KOBİ Kredisi Tutarı 5.2 Milyar TL

2011 sonu itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılına göre yüzde 11.9 azalışla 5 milyar 191 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 16.4 azalışla 167 bin 293 oldu. Buna karşın, orta ölçekli işletmelerden kötü haber geldi. Orta ölçekli işletmelerin 2011 yılında takibe düşen kredi tutarı bir önceki yıla göre yüzde 1.7 artışla 1 milyar 480 milyon TL’ye ulaştı. 2011 yılında aldığı kredi bankaların takibine düşen orta ölçekli KOBİ sayısı ise 5 bin 635 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısında da kısmi bir artış yaşandı. 2011 yılında kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.1 artışla 23 bin 919’a yükseldi. Küçük ölçekli işletmelerin takibe düşen kredi tutarı ise yüzde 7.9 gerilemeyle 1 milyar 383 milyon TL oldu.

En Yüksek Takibe Dönüşüm Oranı KOBİ’lerde

Bu arada Aralık 2011 itibariyle en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 3.1 ile KOBİ kredilerinde gerçekleşti. Kurumsal ticari kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2.3 oldu. Bireysel kredilerin takibe dönüşüm oranı kredi kartı alacaklarında yüzde 8’den yüzde 5.9’a, konut kredileri yüzde 1.4’ten yüzde 0.9’a, taşıt kredileri yüzde 6’dan yüzde 3.3’e, ihtiyaç kredileri ve diğer tüketici kredilerinde ise yüzde 3.7’den yüzde 2.6’ya geriledi.

Kredi kartları, 2010 yılı sonuna göre yaşanan 2.1 puanlık ve 2011 yılının son çeyreğinde gözlenen 0.7 puanlık düşüşlerle ilgili dönemlerde takibe dönüşüm oranında en fazla düşüş yaşanan kredi türü oldu. 2011 yılında yaşanan hızlı kredi genişlemesi, bankaların tahsilat performansları ve aktiften silme uygulamalarındaki eğilimler dikkate alındığında, takibe dönüşüm oranlarındaki yatay seyrin 2012 yılında artışa dönebileceği değerlendirildi.

Dünya

Bank Asya Kredilerde Yüzde 18 Büyümeyi Öngörüyor

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik Kredilerde Yüzde 18 Oranında Büyümeyi Öngördüklerini Bildirdi

Çelik, düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, Bank Asya’nın Eylül 2011 itibarıyla gerçekleşen rakamları ile yurt dışı faaliyetlerine değinerek, Hindistan’da temsilcilik açma iznini aldıklarını, yaklaşık bir ay içinde temsilciliği açabileceklerini söyledi.

Erbil şubesini de bir iki ay içinde açmayı planladıklarını ifade eden Çelik, Balkanlar’daki arayışlarının da sürdüğünü vurguladı.

Bireysel ve KOBİ bankacılığında büyüme, sermayenin verimli kullanımı, tabana yaygın ve uzun vadeli kaynak, kaynakların çeşitlendirilmesi, şube ve personel başına düşen verimliliğin artırılmasından oluşan stratejilerini anlatan Çelik, 2012’de KOBİ bankacılığı ve bireysel bankacılıkta yüzde 36 oranında, kredilerde yüzde 18 oranında büyümeyi öngördüklerini bildirdi.

Aktif Büyüklükte Yüzde 15’lik Büyüme Öngörülüyor

Bank Asya’nın hedeflerine işaret eden Çelik, bankanın Eylül 2011 itibarıyla 17,2 milyar liraya yükselen aktif büyüklüğünün, 2012’de yüzde 15 büyümesini öngördüklerini kaydetti.

Kredi kartı adedinde bu yıl 2,25 milyon, 2015’te 3 milyon adede ulaşmayı beklediklerini anlatan Çelik, ”2012 yılına 200 şube ile girdik. 25 yeni şube ile şube sayısını bu yıl 225’e, 2015’te 300’e çıkarmayı, 250 kişiyi işe alarak da çalışan sayısını 2012’de 4 bin 750’ye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Şube başına mevduatı 2012’de 64 milyon liraya, 2015 yılında 77 milyon liraya, şube başına kredi miktarını bu yıl 70 milyon liraya, 2015 yılında 78 milyon liraya çıkarmayı planladıklarını belirten Çelik, şube başına personel sayısının bu yıl 21 kişi, 2015’te 19 kişi olmasını öngördüklerini, pazar payında ise bu yıl yüzde 1,6, 2015 yılında yüzde 2’yi hedeflediklerini söyledi.

Bu yıl altın bankacılığına daha fazla önem vermek istediklerinin altını çizen Çelik, ”Şu anda cari hesaplar açılabiliyor. Ama bunların müşteriye bir getirisi olmuyor. Biz onları katılım hesabına dönüştürmek istiyoruz. Katılım hesabı açma imkanı da getireceğiz. Fiziksel olarak yine gram altın alım satımı veya hurda altına dönük her türlü işlemleri de 2012’de en kısa sürede yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

İkinci Yarıda Yine Sukuk İhracına Çıkabiliriz

Soruları da yanıtlayan Çelik, 2012’de geçen yıla paralel bir karlılık beklediklerini bildirdi.

Sukuk ihracına ilişkin bir soru üzerine Çelik, şunları kaydetti:

”2011’de sukuk ihracını, uluslararası piyasa koşulları nedeniyle iptal etmiştik. Ancak o sukuk, leasing aktiflerinin üzerine çıkarılacak sukuk ihracıydı. Biz leasing hala yapıyoruz ve yapmaya devam ediyoruz. Leasing aktifleri açısından bir sıkıntımız yok. Uluslararası piyasalar elverirse, 2012’nin ikinci yarısında yine piyasa koşullarını değerlendirip sukuk ihracına çıkabiliriz. Türk Hazinesi’nin çıkarmayı düşündüğü sukuk ile ilgili de mutlaka ilgileniriz.”

Bireysel Emeklilikte İzin Aldık, SPK Sürecindeyiz

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, bireysel emeklilikle ilgili Hazine Müsteşarlığı’ndan faaliyet iznini aldıklarını, şu anda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) sürecinde olduklarını ve bu sürecin devam ettiğini belirtti.

Çek Yasası ile ilgili bir soru üzerine de bankaların yükümlülüklerinin bir miktar artırıldığını ve hapis cezasının kaldırılmasıyla ilgili hükümler bulunduğunu anımsatan Çelik, ”Bu, bankaları çek verirken daha hassas olmaya itecektir. Müşteriler de daha seçici davranacaklardır” dedi.

Işık Sigorta’yı Satmak İçin Görüşüyoruz

Işık Sigorta’nın satışına dair de Çelik, şu bilgileri verdi:

”Işık Sigorta karlı bir şirket. Ciddi de nakit varlığı var. Işık Sigorta’nın satışını hala düşünüyoruz. Hatta görüşmeler de yapıyoruz. Dolayısıyla şu anda Işık Sigorta’yı eğer uygun fiyat bulursak satabiliriz. Tamamını da satabiliriz. Bu, gelen teklife bağlı. Tabii piyasa şartlarına göre ilerde belki tekrar bir şirket satın alabiliriz. Sigorta sektöründe kısa vadede karlılık beklemiyorum. Bankacılık sektöründeki konsolidasyon orada olmadı. Piyasadaki şirket sayısı piyasadaki işi rasyonelize etmiyor.”

Yeni Mağazacılık’ta Satış Olabilir

A101 Yeni Mağazacılık ile ilgili de Çelik, Yeni Mağazacılık’ta bin 300’e yakın mağaza ile 1,2 milyar liraya yakın cironun söz konusu olduğunu ve kendilerinin yüzde 22 oranında ortaklığı bulunduğunu hatırlatarak, ”Ortaklarımızla beraber Yeni Mağazacılık’ta 2012’de bir satış olabilir. Ortağımızla birlikte hareket ediyoruz” diye konuştu.

Tuna Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı aktifinde de Kızılcahamam’da termal tesisler ve birtakım arsalar yer aldığını belirten Çelik, uzun vadede halka açılmanın söz konusu olabileceğini bildirdi.

Afrika’daki Büyüklük 250 Milyon Avroya Ulaştı

Bank Asya Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Beyaz da Afrika’daki yatırımlara 2009 yılında başladıklarını hatırlatarak, ortaklık şeklindeki operasyonlarının ağırlıklı olarak Senegal’de bulunduğunu, son olarak Moritanya’da operasyonlarının söz konusu olduğunu vurguladı.

Afrika’da kalıcı yatırımlar yapmak istediklerini, burada çok agresif olmaksızın uzun vadeli yavaş büyüme stratejileri bulunduğunu ifade eden Beyaz, ”Bölgedeki faaliyetleri geliştirmek istiyoruz. Buradaki ortaklığımızın 2011 yılı sonuna göre büyüklükleri yaklaşık 250 milyon avroya kadar ulaşmış durumda” dedi.

Ahmet Beyaz, Balkanlar’da da İslami bankacılık yapabilecekleri Müslüman nüfusun yaşadığı yerler olan Kosova, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Makedonya gibi yerlerde arayışlarına devam ettiklerini belirtti.

Zaman

Artan Komisyon Oranları Esnafı Senetli Satışa Yöneltti

Esnaf Müşteriyi Kredi Kartı Yerine Senetle Satışa Yönlendiriyor

POS cihazlarında artan komisyon oranları ve vade uzatımı iş dünyasında senet dönemini yeniden başlattı. Yüksek komisyon oranları nedeniyle kredi kartıyla yapılan ticaretten zarar eden esnaf müşterilerini senetle alışverişe yönlendiriyor. POS cihazını tamamen devreden çıkaranlar bile var. Senet uygulamasıyla bankaların yüksek komisyon oranlarından kurtulan esnaf, müşterisine indirip yapıp, taksit süresini de kendisi belirliyor.

En Çok Beyaz Eşyada

Senet uygulamasının hızla yaygınlaştığı sektörlerin başında beyaz eşya bayileri geliyor. Türkiye’nin büyük markalarını da temsil eden bayiler, senetle borçlanan müşterisine indirim imkânı da sağlıyor. Bazı bayiler ise kredi kartı ile taksit uygulamasını tamamen rafa kaldırmış durumda. İstanbul Sultanbeyli’de faaliyet gösteren bir beyaz eşya bayisi taksitle alışveriş isteyen müşterilerine tek seçenek olarak senedi gösteriyor. Bir başka beyaz eşya bayisi de bankaların Ocak ayında komisyon oranlarını rekor düzeyde artırdığını hatırlatarak, şöyle diyor: “Bayisi olduğumuz marka bankalarla anlaşma yapıyor. Biz de bu anlaşmaya uymak durumundayız. Aralık ayında 12 taksite yüzde 2 olan anlaşma, 8 taksit yüzde 4 komisyon olarak değişti. Bu durumda bizim para kazanmamız mümkün değil. Zam da yapamıyoruz. Biz de bankayı aradan çıkarmaya karar verdik. Eski günlerdeki gibi senetle satışa geçtik. Müşteri sayımızda da ciddi artış oldu.”

Mobilyacı Senede Yöneldi

Senetle alışverişin esnaflar arasında hızla yaygınlaştığını söyleyen Şişli’deki mobilya bayisi Ziya Sever ise semtlerde yer alan bayilerin müşterilerini birebir tanıdığını belirterek, “Biz müşterimizi tanıyoruz, riski olsa da işyerimizi yaşatmak için senet yapmaktan çekinmiyoruz” değerlendirmesi yapıyor.

Vadeler Kısaldı

Para piyasaları uzmanı ve 30 yıllık Kapalıçarşı esnafı Mehmet Ali Yıldırımtürk de POS cihazlarındaki vade ve komisyon oranlarındaki değişimin ticarete yansıdığını söylüyor. Vadeler kısaldığı için piyasada ödeme sıkıntısı yaşandığını anlatan Yıldırımtürk, “Bu nedenle senet kullanımında artış yaşanıyor” diyor.

Bu Yıl Konutta da Başlayacak

Senetle alışverişin yükselen faizler ve zorlaşan kredi imkânları nedeniyle bu yıl konut sektöründe de yaygınlaşacağı belirtiliyor. Osmanlı İnşaat Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Osman Bakırcı, 2012’de konutta senetli satış sisteminin daha da yaygınlaşacağını ve birçok inşaat firmasının bu yöntemi kullanmaya başlayacağını söylüyor. Bakırcı, “Birçok firma bu yöntemi kullanmaya başladı. Konut kredisi alamayanın imdadına yetişen sistem 2012’de daha da yayılacak. Gayrimenkul sektöründe ‘senetli satış’ dönemi başlayacak” diyor.

Sabah

Tekstil Sektörüne Kredi Muslukları Kapanmaya Başladı

Bankalar Tekstil Sektörüne Kredi Musluklarını Kapatmaya Başladı

Bankalar esnaf ve KOBİ’lerden sonra şimdi de tekstil sektörüne kancayı taktı. Son dönemde hazırgiyimciler ile tekstilciler arasındaki ‘kara liste’ kavgasından yola çıkan bankalar birçok firmaya kredi vermeyi kesti.

Banka kredilerinin kesilmesine çevre ülkelerin ekonomik krize girmesinin etkisiyle duran ihracat da eklenince sektör tam anlamıyla darboğaza girdi. Özellikle bavul ticaretinin yapıldığı Laleli, Merter, Osmanbey’de firmalar ya farklı sektörlere yatırım yapıyor ya da ortak bulup ayakta kalmaya çalışıyor.

Firmaların Durumu Kritik

Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Başkanı Ali Ulvi Orhan, son iki ayda Suriye ile olan ticaretin durduğunu, İran’ın parasının devalüe olmasıyla birlikte bu ülkeyle yapılan ticaretin de ciddi anlamda sekteye uğradığını söyledi. Orhan, “Son 3 ayda İran ile olan ticaretimiz yüzde 80 oranında düştü. Sadece İran pazarına çalışan firmaların durumları kritik” şeklinde konuştu.

Kredi Muslukları Kapandı

Kara liste tartışmaları nedeniyle bankaların kredi musluklarını kapattığını anlatan Orhan, “Birçok firma zor duruma düştü” dedi. İstanbul Hazırgiyim İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi ise ek vergiler ve kur nedeniyle maliyetleri artan firmaların sıkıntı yaşadıklarını, bankadan kredi alma konusunda da zorlandıklarını ifade etti.

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri Mehmet Ali Yetişir, Doğu Bloku ülkelerinde ısrar etmekten vazgeçtiklerini, alternatif pazarlar aradıklarını söyledi. Ortadoğu ve Afrikalı müşterilerin Laleli’de yoğunlaştığını dile getiren Yetişir, “Sektörde olup hastane satın alan, enerjiye giren pek çok firma var. Bazıları diğer tekstil firmalarıyla ortaklık yapıyor. Herkes ayakta kalma derdinde” dedi.

İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Bir. Bşk. İsmail Gülle

Biz Bu Filmi Görmüştük

Sektörde sıkıntı yaşamadan yoluna devam eden yüzlerce firma olduğuna dikkat çeken İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, “Birkaç firmanın kötü olmasını fırsat bilip bankaların kredi vermeyi zorlaştırması doğru değil. Biz bu filmi daha önce de görmüştük” dedi.

İstanbul Üni. İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan

Esnaf Birleşip Güçlensin

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan, bavul ticaretinin bu şekilde devam etmesinin teorik olarak mümkün olmadığını, şirketlerin birleşip daha güçlü bir yapıyla yeni pazarlara açılması gerektiğini söyledi. “Gerekirse farklı ülkelerde dağıtım ve depo altyapıları kurup maliyetleri azaltıp daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Artık esnaf üzerinden ihracat olmaz” diyen Tekarslan, Rusya’nın ithalat limitlerini aşağı çektiğini kısa vadede pek çok ülkenin de aynı yöntemi uygulayacağını ve bu durumda esnafın mutlaka yeni oluşumlara girmesi gerektiğini vurguladı.

Sabah

KOBİ’ler Kredi Faizlerinden Şikayetçi

Bankalar KOBİ Kredilerinde Faizleri Yükseltmeye Başladı

POS makinelerinde vadeyi uzatıp komisyon oranlarını artıran bankalar şimdi de KOBİ kredilerinde, faizi yükseltmeye başladı. Bazı bankalar geçen yıl sonunda yüzde 15’ler civarında seyreden ticari kredi faizlerini yüzde 24’e kadar çıkardı.

Bankalar tarafından resmi olarak açıklanan faiz oranlarının yüz yüze görüşmelerde daha da yükseldiği belirtiliyor. KOBİ’ler faiz oranlarındaki artıştan şikâyetçi.

İmes Sanayi Sitesi’nde kalıp üretimi yapan işletme sahibi, bir bankacıyla yaşadığı diyalogu şu sözlerle anlattı: “Kredi başvurusu için uzun yıllar çalıştığım bankama gittim. Yine uzun süredir tanıdığım bankacı geçen yıllarda bana kredi vermek için durmadan ararken bu sefer tam tersi bir durum hissettim. Bana söylediği faiz oranları bankanın broşürlerinde yazan oranlardan daha yukardaydı. Ben de bu tutum değişikliğini sordum. Bankacı da bana, ‘Bu yılın ilk ayları bankalar faizin durumunu görmek istiyor. Ayrıca mevduat toplamaya çalışıyor. Ticari krediler için de bekleme durumu var.

Öncelikle bugüne kadar verdiğimiz kredilerin tahsilatı için enerji harcayacağız’ dedi.” Türkiye’deki bankaların sanayiciye kredi vermekten vazgeçip mevduat toplamaya başladığını söyleyen Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği Başkanı Nurettin Özgenç, bu durumun da KOBİ’lere zarar verdiğini söyledi. Ticari kredilerin çok hızlı yükselişe geçtiğini de belirten Özgenç, “Bankalarla görüşeceğiz” dedi.

Üretime İhtiyaç Var

Kobider Başkanı Özgenç, “Son zamanlarda bazı kesimler tarafından faizlerin yükseltilmesi yönünde de yoğun çabaların olduğu görülüyor. Üretmeden kazanmak arzusu taşıyanların amacı yüksek kâr olabilir ama ülkemizin üretime ihtiyacı olduğu bilinmeli” şeklinde konuştu.

Kredi Alamayan Karttan Çekiyor

Sabah’ın reel sektör temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde çarpıcı sonuçlar da çıktı. Buna göre ticari kredi almakta zorlanan işletme sahipleri kredi kartlarından nakit çekmeye yöneldi. Kredi bulmak zorlaşınca mal ve ürün almakta güçlük çeken KOBİ’ler çareyi kredi kartlarında arıyor. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki birçok firma sahibinin kredi kartından nakit çekerek şirketinin giderlerini karşıladığı ifade ediliyor.

Sabah

Avrupa Ülkeleri Özel Sektörü Fonladı

Türk Özel Sektörünün Avrupa’dan Temin Ettiği Toplam Krediler 89.1 Milyar Dolara Ulaştı

Özel sektörü, Avrupa ülkeleri fonladı. 2011 yılının 11 ayında 124.3 milyar doları aşan özel sektörün yurtdışından aldığı uzun vadeli kredilerinin yüzde 71.7’si Avrupa ülkelerinden temin edildi.

Türk özel sektörünün Avrupa’dan temin ettiği toplam kredilerin 89.1 milyar dolara ulaştığı dönemde, Birleşik Krallık menşeli kredilerin toplam içindeki payı yüzde 20.6 oldu. Soykırımı inkarı cezalandıran tasarı dolayısıyla Fransa’yla ilişkilerin gerginleştiği dönemde, Türk özel sektörünü önemli ölçüde fonlayan ülkelerden birinin de Fransa olduğu anlaşıldı.

Merkez Bankası
verilerine göre, 2011 yılı Kasım sonu itibariyle özel sektörün yurtdışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2010 yılı sonuna göre yüzde 6 artarak 124 milyar 327.2 milyon dolar düzeyine yükseldi. Bu borcun yüzde 71.7’sini oluşturan 89 milyar 126.4 milyon dolarlık bölümü Avrupa ülkelerinden temin edildi.

Kasım ayı itibariyle Asya ülkelerinden alınan 16 milyar 884.2 milyon dolarlık kredi, toplam kredilerin yüzde 13.6’sını oluştururken, Amerika ülkelerinden alınan uzun vadeli krediler yüzde 14.6 pay ile 18 milyar 111.5 milyon dolar, Afrika’dan temin edilen uzun vadeli krediler yüzde 0.1 pay ile 145.2 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

En Çok Kredi Birleşik Krallık’tan

Birleşik Krallık (İngiltere, Galler, İskoçya, Kuzey İrlanda) 25 milyar 625.9 milyon dolarlık uzun vadeli krediyle, uzun vadeli kredilerin yüzde 20.6’sını oluştururken, bunu 15 milyar 694.7 milyon dolar ve yüzde 12.6 payla ABD izledi.

Özel sektörün en çok uzun vadeli kredi temin ettiği ülkeler arasında 3’üncü sırada yüzde 10.3 pay ve 12 milyar 745.5 milyon dolarla Hollanda, 4’üncü sırada yüzde 9.6 pay ve 11 milyar 906 milyon dolar krediyle Bahreyn, 5’nci sırada yüzde 9.6 pay ve 11 milyar 928.4 milyon dolarla Almanya yer aldı.

Uzun Vadeli Kredilerin Yüzde 56.3’ü Hizmetler Sektörüne Gitti

Kasım itibariyle özel sektörün yurtdışından temin ettiği uzun vadeli kredilerin 41 milyar 11.6 milyon doları finansal sektörlere yönelik gerçekleşirken, 83 milyar 315.6 milyon dolarlık bölümü finansal olmayan sektörlere yöneldi. Finansal olmayan sektörlere yönelik uzun vadeli kredilerin toplam içindeki payı yüzde 67 düzeyinde gerçekleşti.

Finansal olmayan sektörler içinde tarım sektörüne yönelik krediler 652.3 milyon dolar düzeyinde kalırken, hizmetler sektörüne yönelik kredilerin toplamı 47 milyar 478.6 milyon dolar, sanayi sektörüne yönelik kredilerin toplamı 35 milyar 184.7 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Kısa Vadeli Kredilerin Yüzde 36.6’sı Birleşik Krallık’tan

Kasım itibariyle bankalar hariç, ticari kredilerin dahil edilmediği özel sektörün yurtdışından sağladığı 28 milyar 595.8 milyon dolarlık kısa vadeli kredilerin 10 milyar 462 milyon doları Birleşik Krallık’tan temin edildi. Toplam kısa vadeli krediler içindeki payı yüzde 36.6 oldu. Birleşik Krallığı yüzde 11.3 pay ve 3 milyar 221.7 milyon dolar krediyle Hollanda, yüzde 9.5 pay ve 2 milyar 714.1 milyon dolarla Lüksemburg izledi.

Türkiye’yi Fonlayan Ülkelerden Biri de Fransa

Soykırımı inkarı cezalandıran tasarı dolayısıyla Fransa’yla ilişkilerin gerginleştiği dönemde, Türk özel sektörünü önemli ölçüde fonlayan ülkelerden birinin de Fransa olduğu görüldü. Kasım sonu itibariyle özel sektörün Fransa’dan temin ettiği kısa vadeli krediler 2.3 milyar dolar, uzun vadeli krediler ise 5.1 milyar dolara ulaştı.

Anka

Faiz Lobisi Şimdi de Esnafı Hedef Aldı

İki Büyük Banka Tıpkı 2001 ve 2008’deki Gibi POS Cihazlarında Komisyon Oranlarını Artırıp Vadeyi Uzattı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Faiz lobisinin atağı var. Buna karşı gerekli sert köşeli çıkışları yapacağız” açıklamasından sonra kur ve faizde manipülasyonu durduran faiz lobisi bu kez esnafa saldırdı.

Türkiye’nin önde gelen iki büyük bankası yüzbinlerce esnafın POS cihazlarına ilişkin vade ve komisyon oranlarını bir günde 2001 ve 2008’deki düzeye çekti. Konudan haberdar olmayan birçok esnafın başta otomatik ödemeleri olmak üzere bütün borç ödeme takvimi altüst oldu.

Bankalar yapılan ani değişikliği büyük müşterilerine mail atarak duyurmayı tercih etti. Ancak küçük esnaf konudan uzun süre haberdar olmadı. Sabah gazetesinin görüştüğü reel sektör temsilcileri uygulamanın esnafa ve reel ekonomiye adeta sabotaj niteliği taşıdığını ifade ediyor.

Benzeri durumun 2001 ve 2008’de de tekrarlandığını, bunun işletmelerde paniğe neden olduğunu ve böylece krizin de hızlandığını ifade eden temsilciler, “Şu an ne 2001 ne de 2008 krizi var. Hiçbir kriz belirtisi yok. Hal böyleyken esnafın parasını bloke etmek krize davetiye çıkarmak olur” görüşünde birleşiyor.

Küçük Esnaf Tepkili

Bankaların vade sürprizi küçük esnafı mağdur etti. İkitelli’de dağıtım alanında faaliyet gösteren Ali Sever, şunları söyledi: “10 yıldır bu bankayla çalışıyorum. Haber bile verilmeden vademi üç kat uzatmış. Paramı peşin almak istediğimde ise 0.50 olan komisyon oranının 1.50’ye yükseldiğini söylediler. Sanki panik havası yaratılıp kriz çıkarılmak isteniyor.”

POS’u Bırakırırm

Beşiktaş’ta kuyumculuk yapan Ali Resul Dağlı duruma tepkili. Dağlı, bankaların bu tutumu sürerse gerekirse POS cihazını kullanmamayı düşündüğünü ifade etti.

Dedikodu Çıkardılar

Çorlu’da plastik üretimi yapan bir başka vade mağduru ise hakkında ‘borcunu geciktiriyor’ dedikodusu çıktığını söyledi. Durumu şu cümleyle özetledi: “Esnaflar böyle durumlardan çok etkilenir.”

Karar Genel Müdürlükten

Silivri’deki lokanta işletmecisi esnaf ise uygulamaya bankanın Silivri’deki şubesinin dahi şaşırdığını söyledi: “Bana genel müdürlüğün kararı dediler. Aradım, kimse mantıklı açıklama yapmadı. Benim kazancımı bloke etmeye kimsenin hakkı yok.”

Sabah

Özel Sektörün Uzun Vadeli Kredi Borcu 124.3 Milyar Dolar

Uzun Vadeli Kredi Borcu 2010 Yıl Sonuna Göre 7,3 Milyar Dolar Artış Bir Önceki Ay Sonuna Göre İse 2 Milyar Dolar Azalış Gösterdi

Merkez Bankası Kasım ayına ilişkin ”Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu” istatistiklerini yayımladı.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun borçluya göre dağılımı incelendiğinde, 2010 sonuna göre bankaların kredi ve tahvil biçimindeki borçlanmalarının sırasıyla 3 milyar dolar ve 2,4 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların ise kredi biçimindeki borçlanmalarının 1,1 milyar dolar arttığı gözlendi.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde ise Kasım sonu itibarıyla tahvil hariç toplam kredi borcunun yüzde 90,1’ini oluşturan özel alacaklılara ve yüzde 9,9’unu oluşturan resmi alacaklılara olan borçlar sırasıyla 2,4 milyar dolar ve 2,5 milyar dolar arttı.

Finansal olmayan kuruluşların, 2011 yılının 11 ayında Türkiye’de yerleşik bankaların yurt dışı şube ve iştiraklerinden sağlamış oldukları krediler 2,6 milyar dolar azalarak, 23,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yabancı ticari bankalardan sağlanan krediler 2 milyar dolar artarak 41,4 milyar dolar oldu.

Döviz Kompozisyonu

Özel sektörün yurt dışından sağladığı 124,3 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 59,6’sı dolar, yüzde 35,7’si avro ve yüzde 4,7’si ise diğer döviz cinslerinden oluştu.

2011 Kasım sonu itibariyle özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun, yüzde 67’sini oluşturan finansal olmayan kuruluşların yurt dışından sağladığı 83,3 milyar dolar tutarındaki borcun, yüzde 57’si hizmetler sektörü, yüzde 42,2’si sınai sektörler ve yüzde 0,8’i de tarım sektörü tarafından kullanıldı.

Kasım sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç), 2010 yıl sonuna göre 9,3 milyar dolarlık artışla 28,6 milyar dolar oldu.

Borçluya göre dağılım incelendiğinde ise bankaların ve finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 2010 yıl sonuna göre sırasıyla 7,1 milyar dolar ve 1 milyar dolar artış gösterdi.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Kasım sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek anapara geri ödemelerinin toplam 64,2 milyar dolar tutarında olduğu görüldü.

Zaman

KOSGEB Kredileri ile İlgili Tedbirler Araziye Uyarlanamadı

Van’daki Esnaf ve Sanayicinin Ekonomik Sıkıntıları Masaya Yatırıldı

Van’da depreminin vurduğu kentteki esnaf ve sanayicinin sıkıntılarına çözüm bulmak için aralarında Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Cengiz Göğebakan, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel, Vakıflar Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Cantekin, Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, KOSGEB Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Tüysüz’ün katılımıyla değerlendirme toplantısı yapıldı.

Vali Karaloğlu, toplantıyı esnafın, tüccarın, sanayicinin yaşamış olduğu finans sıkıntıları noktasında çözüm olabilecek, çözüm üretebilecek bir toplantı olarak gördüğünü bildirdi. Yaşanılan büyük felaketlerden sonra toplumun her kesiminin belli sıkıntılar çektiğini ifade eden Karaloğlu, şunları söyledi:

”Vatandaşımız sıkıntı çekti ve çekmeye devam ediyor. Belki bir müddet daha bu sıkıntılar devam edecek. Ama toplumun önemli bir kesimini oluşturan ve belki bel kemiğini oluşturan esnaf, tüccar, sanayici kesimi de bu depremden olumsuzluk olarak nasibini aldı.

Bu ortamda Van’daki esnaf ve tüccarın dükkanında depremden kaynaklı bir zararı, bir yıkıntısı, mal kaybı olmasa da bu ticari daralmadan dolayı her esnafımız, her tüccarımız depremzede durumuna düşmüştür.

Her esnafımız, her tüccarımız depremden etkilenmiştir. Onun için biz depremden sonra Van’daki esnaf ve tüccarın şunlar etkilendi, şunlar etkilenmedi noktasında değiliz artık. Depremden sonra özellikle finans krizi, deprem öncesinde kullanılan kredilerin ertelenmesi, vergilerin ve SGK primlerinin ertelenmesi konusunda çeşitli tedbirler açıklandı. Bunların birçoğu uygulanıyor. Fakat finans konusunda, özellikle açıklanan KOSGEB kredileriyle ilgili tedbirleri maalesef araziye tam olarak uygulayamadık.”

Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan ise geçen hafta banka temsilcileri Bankalar Birliğinde toplanarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu‘na, karşılıklar yönetmeliğinde Van için özel olarak eklenen maddedeki kredi yapılandırma süre sonu olan 2012 tarihinin, Aralık 2012’e uzatılması için taleplerini ilettiğini bildirdi.

BDDK’nın bu talebi olumlu yaklaşacağını umduklarını dile getiren Göğebakan, ”Afetten önceki mevcut olan kredilerin yapılandırılma çalışmaları çok önemli ve mutlak gereklidir. Ancak bu çalışmalar yeterli midir? Elbette ki değildir. Yapılacak ilave görevlerimiz vardır ve bunların ne olduğunu bugün burada belirlemeye çalışacağız” dedi.

Van’da Takibe İntikal Eden Kredi Oranları Türkiye Ortalamasının Altında

Türkiye geneli bankaların verdiği kredilerin geri dönüşlerinde Van’ın çok olumlu bir konumda olduğunu belirten Göğebakan, şunları kaydetti:

”’Van ilinde BDDK’nın verilerine göre 41 banka şubesi var. Bankaların Türkiye’deki toplam kredileri 651 milyar lira, Van’da ise depremden önceki ay itibariyle 1 milyar 687 milyon lira büyüklüğünde bir kredimiz var.

Van ilinde takibe intikal eden kredilerin oranı Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’de yüzde 2,71 iken Van’da yüzde 2,39’luk oran var. Bunu da sevinerek müşahede ediyoruz ki, Van’da takibe intikal eden kredi ortalamamız ülke ortalamasının altındadır.”

Göğebakan’ın konuşmasının ardında, soru cevap şeklinde devam eden toplantıda Vakıflar Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nuri Cantekin, Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, KOSGEB Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Tüysüz ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel, esnaf ve sanayi odaları ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinin sorularını cevapladı.

Sivil toplum örgütü temsilcileri ve oda başkanları, ilde şu ana kadar yapılan çalışmaları yetersiz bulduklarını belirterek, taleplerini dile getirdiler.

Zaman

KOBİ Kredileri 161 Milyar TL’yi Aştı

KOBİ’lerin Bankalardan Kullandığı Krediler 2011 Yılı Kasım Ayında 2010 Yılı Sonuna Göre Yüzde 28 KOBİ’lerin Bankalardan Kullandığı Krediler 2011 Yılı Kasım Ayında 2010 Yılı Sonuna Göre Yüzde 28.4 Artışla 161 Milyar 157 Milyon TL’ye Yükseldi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu‘nun açıkladığı verilere göre 2011 yılı Kasım ayı itibariyle krediler 675 milyar 575 milyon TL’ye ulaştı.

2011 yılının 11 ayında KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 28.4 oranında, 35 milyar 689 milyon TL tutarında artışla 161 milyar 157 milyon TL’ye ulaştı.

KOBİ kredileri, son 1 yılda yüzde 39.3 oranında, 45 milyar 444 milyon TL tutarında artış gösterdi. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 11.8 artarak 1 milyon 537 bin 198’e yükseldi. Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 15.2 arttı.

11 Ayda Mikro İşletmelere Verilen Krediler Yüzde 26.9 Arttı

2011 Kasım itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 26.9 oranında artarak 54 milyar 27 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 8.9 artışla 1 milyon 187 bin 742 oldu. 2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi.

Orta Büyüklükteki İşletmelere Kullandırılan Kredi Tutarı 63.7 Milyar TL

2011 Kasım itibariyle kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 21.5 artışla 240 bin 117’ye ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise 11 aylık dönemde yüzde 35 artışla 43 milyar 465 milyon TL oldu. 11 aylık dönemde kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 25.2 artışla 109 bin 339’a çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi miktarı ise yüzde 25.6 artışla 63 milyar 664 milyon TL oldu.

Bankaların Takibe Düşen KOBİ Kredisi Tutarı 5.1 Milyar TL

2011 Kasım itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 5 milyar 144 milyon TL oldu. Takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 12.7 geriledi. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 16.8 azalışla 166 bin 629 oldu. Yıllık bazda ise takibe düşen KOBİ kredileri tutarı yüzde 15.3 oranında, takibe düşen KOBİ sayısı ise yüzde 17.7 oranında azaldı.

138 Bin Mikro Büyüklükteki İşletmenin Kullandığı Krediler Takibe Düştü

Kredisi takibe düşen KOBİ’ler içinde en büyük ağırlığı 137 bin 828 mikro işletme oluşturdu. Kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı Kasım itibariyle 23 bin 359 olurken, kredisi takibe düşen orta büyüklükteki işletmelerin sayısı ise 5 bin 442 düzeyinde gerçekleşti.

ANKA

Hayvancılıkta Faizsiz Kredinin Maliyeti Yükseliyor

Yatırımcıların Hak Ettiği Halde Kaynak Yetersizliği Nedeniyle Kullanamadığı Krediler Daha Yüksek Maliyet ve Daha Kısa Vadeli Olarak Verilecek

Devlet destekli sıfır faizli kredi ile hayvancılığa yatırım yapan girişimciler onaylanmış yatırım kredilerinin bir bölümünü kaynak yetersizliği nedeniyle 2011’de kullanamadı. Hak edilmiş kredilerin bu ay çıkması beklenen kararname çerçevesinde daha yüksek maliyet ve daha kısa vade ile yatırımcılara kullandırılması bekleniyor.

Ziraat Bankası’nın hak edilmiş kredileri 2011’in son aylarında talep ettikleri halde kaynak yetersizliği gerekçe gösterilerek kendilerine verilmediğini belirten girişimciler, devlete güvenerek hayvancılığa yatırım yaptıklarını ancak büyük zarara uğradıklarını belirtiyor.

Bankanın krediyi onayladığı halde 2011’de ödememesini eleştiren girişimciler, “Şimdi bize 2012’de daha ağır şartlarla bu krediyi verecekler. Yatırım maliyetlerimiz çok yükselecek. Bizim zararımızı kim karşılayacak? Bu haksızlığın düzeltilmesini istiyoruz.” görüşünü dile getirdi.

Yatırımcılara Ek Yükler Gelecek

Sübvansiyonlu kredi kullanmak için tüm şartları yerine getiren ve kredisi onaylanan girişimciler Ziraat Bankası’nın 2011’in son aylarında kredi vermemesini eleştirdi. Girişimciler uğradıkları haksızlığı DÜNYA’ya şöyle ifade etti:

“Deyim yerindeyse maçın son dakikalarında kural değiştirdiler. Bizim onaylanmış kredimizi para yok diye vermediler. Şimdi yıllık yüzde 3 komisyon, ayrıca her yıl için yüzde 1.5 komisyon ödememiz isteniyor. Kredinin geri ödemesi ise 7 yıl yerine 6 yıla çekiliyor. Aynı yatırım için iki farklı vade ve ödeme koşulu olan kredi kullanmış olacağız. Biz devlete, verilen sıfır faizli 7 yıl vadeli krediye güvenerek yatırım yapmaya karar verdik. Ziraat Bankası’na başvurduk. İstenen teminatı verdik.

Kredimiz onaylandı. Kredinin bir bölümünü kullandık. Geri kalanı talep ettiğimizde para yok diyerek vermediler. Şimdi de onayı çıkmış krediye yeni şartlar getiriyorlar. 2012 kararnamesi çıktıktan sonra kredi verebileceklerini söylüyorlar. Ama yeni şartlarla ve yeni vade ile. Hak ettiğimiz kredi sıfır faizli ve 7 yıl vadeliydi. Şimdi 6 yıl vadeli verebileceklerini söylüyorlar.

Ayrıca, yüzde 3 komisyon ve her yıl için ayrıca yüzde 1.5 komisyon talebi var. Bu bizim maliyetlerimizi çok yükseltecek. Devlete güvendik ve 7 yılda ödeyecek şekilde planlarımızı yaptık. Dövizdeki artış ithal ettiğimiz hayvanların değerini artırdı. Kredinin de pahalıya gelmesi bize çok büyük zarar verecektir.”

Yaklaşık 40 Bin Yatırımcı Yararlandı

Hükümetin 1 Ağustos 2010 tarihinde başlattığı sıfır faizli kredi uygulaması kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker‘in verdiği bilgiye göre 2011 sonu itibariyle 6.2 milyar lira kredi kullandırıldı. Büyük bölümü süt ve besi hayvancılığı yatırımlarına verilen krediden yaklaşık 35 bin kişinin yararlandığı tahmin ediliyor.

Devlet destekli olarak kullandırılan sıfır faizli hayvancılık kredisini kullanan girişimciler aldıkları kredi tutarının 1.5 katı teminat göstermek zorunda. Yatırım gerçekleştikçe ödemesi yapılan kredinin bir bölümü kaynak yetersizliği nedeniyle 2012’ye sarktı. 2012’de verilecek kredinin şartları ve ödeme koşulları 2011’den farklı olacak.

Ziraat Bankası’ndan savunma:

Sübvansiyonlu Krediler Hazine’nin Kaynağı İle Sınırlı

Ziraat Bankası Kredi Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, son dönemde sübvansiyonlu kredi kullanan yatırımcılardan kendilerine çok sayıda başvuru olduğunu belirterek konuya ilişkin olarak DÜNYA’ ya şu bilgileri verdi:

“Yatırım kredileri, müşteriye nakit olarak verilmez. Yatırım gerçekleştikçe belgeye dayalı olarak verilir. Yeni yılda daha az sübvansiyonlu kredi alabileceğini düşünen yatırımcılar, yatırım gerçekleşmeden sübvansiyonlu kredinin bir an önce kendi hesabına aktarılmasını istiyor. “Nasıl olsa bu daha ucuz, hesabıma geçsin ben sonra kullanırım” diye düşünen müşterilerimiz bize başvuruyor.

Fakat, yatırım gerçekleşmeden, belge olmadan krediyi vermemiz mümkün değil. Kaldı ki, Ziraat Bankası olarak biz bu sübvansiyonlu kredilere sadece aracılık yapıyoruz. Kredinin kaynağını Hazine veriyor.

Hazine ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın belirlediği ve kamuoyuna açıkladığı kararname ve uygulama tebliği çerçevesinde sübvansiyonlu krediyi kullandırıyoruz. Bize verilen bütçenin dışına çıkmamız mümkün değil. Bu nedenle kredisi 2011’de onaylansa bile yatırım gerçekleşmemişse yatırımcı yeni çıkacak kararname çerçevesinde kredi alabilecek” diye konuştu.

Kaynaklar Sınırsız Değil

Ziraat Bankası olarak tarımda endüstriyel yatırımların yapılması, gerekli altyapının tamamlanması ve daha fazla katma değer yaratılması için çalıştıklarını vurgulayan Cengiz Göğebakan:

“Hayvancılık ve diğer tarımsal yatırımları desteklemek bizim öncelikli görevimizdir. Fakat her yıl olduğu gibi Aralık ayında birçok yatırımcı, yeni çıkacak kararname ile daha az sübvansiyon alacağını düşünerek yatırım yapmadan kendince hak ettiğini düşündüğü kredinin hesabına aktarılmasını istiyor. O para hesabımda olsun nasıl olsa kullanırım diye düşünüyor. Oysa biz banka olarak daha başlamamış bir yatırıma kredi veremeyiz. Hazine ile aramızdaki protokolde böyle değil.

Biz sübvansiyonlu kredi işlemlerini Hazine ile imzaladığımız protokol çerçevesinde, Hazine ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uygulama tebliğine göre yapıyoruz. Hazine kaynaklarının istismar edilmesine izin veremeyiz. Temmuz, Ağustos aylarında diğer yatırım kredilerinde de duraklama oldu. Bizde neticede bize verilen kaynakları en verimli kullanmakla yükümlüyüz.

Merkez Bankası ve Hazine’nin ülke ekonomisinin selameti için koyduğu kurallar çerçevesinde çalışıyoruz. Bütün bankalara kredileri kısın denildi. Yüzde 25 sınırı getirildi. Bizde buna uymaya çalışıyoruz.

Ülkenin menfaati, Hazine’nin likidite durumuna göre bankamız bir ödenek kullanıyor. Bankanın yasal ve ticari yükümlülükleri var. Müşterilerimiz haklı olarak bunu pek bilmezler. Hazine bütçeye koyduğu para kadar kredi ver der. Bizde bunu veririz. Bunun dışına çıkmamız mümkün değil.”

Girişimciler Ne İstiyor ?

Sıfır faizli kredi kullanan girişimcilerin ne istediğini anlamak için bir örnekle açıklayalım:

Süt hayvancılığı yapmak için yatırım yapan bir girişimci devletin verdiği sıfır faizli kredi için Ziraat Bankası’na başvuruyor. Yasal tüm şartları yerine getiriyor. Alacağı kredinin 1.5 katı teminat veriyor. Ziraat Bankası, bu girişimcinin talebini inceliyor ve uygun görürse onaylıyor. Yatırım yapıldıkça, harcama belgelendirildikçe kredi dilimler halinde girişimciye ödeniyor. Süt hayvancılığı yapmak isteyen bir girişimci en fazla 7 milyon 500 bin lira kredi alabiliyor. Bu kredinin geri ödemesi ise 2 yılı ödemesiz 7 yılda gerçekleşiyor.

Bu şartlarda kredi alan bir yatırımcı harcama yaptıkça dilimler halinde kredisini alıyor. 2011’in Ekim ayına kadar 5 milyon liralık bölümünü kullanıyor. Geri kalan 2.5 milyon lirayı kullanmak istediğinde banka para yok veremem diyor. Bu yatırımcı 2012′ de kalan 2.5 milyon lirayı kullanabilecek. Ancak, 2011’in şartları ile değil, 2012’nin şartları ile kullanacak.

2011’de kullandığı 5 milyon lira için faiz ödemezken ve 2 yıl ödemsiz 7 yıl vadeli kullanırken, 2012’de hem faiz ödeyecek hem de 1 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli kullanacak. Ayrıca alacağı kredinin yüzde 3’ü kadar komisyon ödeyecek. Her yıl ayrıca yüzde 1.5 komisyon ödeyecek. Girişimcilerin itiraz ettiği nokta burası. Ekim ayında krediyi kullanabilse maliyeti çok daha düşük olacaktı.

Dünya

AYB’nin Son 5 yılda Türkiye’ye Açtığı Kredi Toplamı 11,5 Milyar Euro

Avrupa Yatırım Bankası Geçen Yıl Türkiye’ye 2 Milyar Eurodan Fazla Kredi Verdi

AB’nin uzun vadeli finansman kurumu AYB’nin son 5 yılda Türkiye’ye açtığı kredi toplamı ise 11,5 milyar euroya ulaştı.

Geçen yıl Türkiye’deki faaliyetleri kapsamında aracı bankalar eliyle KOBİ’lere 624 milyon euro aktaran AYB’nin tek kalemde kullandırdığı en büyük kredi 400 milyon euroyla Ankara-İstanbul hızlı tren projesi oldu.

Lüksemburg merkezli AYB, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında enerji tasarrufu ve küçük ve orta ölçekli yenilenebilir enerji yatırımları için aracı bankalar kanalıyla 225 milyon euro kredi kullandırdı.

Samsun doğalgaz kombine çevrim santraline 300 milyon euro kredi açan AYB’nin geçen yıl Türkiye’de desteklediği diğer önemli projeler 150 milyon euroyla erezyonla mücadele ve ağaçlandırma çalışmaları, 150 milyon euroyla Vodafone mobil geniş band yatırımı ve 145 milyon euroyla Irmak-Zonguldak demiryolu hattının modernizasyonu oldu.

AYB geçen yıl en çok krediyi 8,7 milyar euroyla İspanya’ya sağlarken bu ülkeyi 8,3 milyar euroyla İtalya, 6,1 milyar euroyla Almanya, 5,2 milyar euroyla Polonya, 5 milyar euroyla Fransa ve 4,4 milyar euroyla İngiltere izledi.

Dünya

Kuveyt Türk’ten Kredi Paketi

Kuveyt Türk Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Verdiği Destek Kapsamında Anadolu İllerindeki Ticaret Odaları İle İmzaladığı Özel Kredi Protokollerine Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası İle Devam Etti

Kuveyt Türk, Anadolu genelindeki KOBİ’lere önemli avantajlar sağlayan özel protokollerin bir yenisini Çankırı TSO ile imzaladı.

Kuveyt Türk Orta Anadolu Müdürü Mustafa Uzun, Bireysel ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Okan Acar, Çankırı Şube Müdürü Hüseyin Yaşa ile Çankırı TSO Başkanı Hayrettin Çelikten arasında imzalanan protokol ile Çankırı ve bölgesindeki KOBİ’ler, Kuveyt Türk’ün sunduğu ürün ve hizmetlerden çok uygun koşullarda yararlanmaya başladı.

İmzalanan protokolle ayrıca Çankırı TSO üye işletmelerinin kaliteli hizmet alarak sermaye maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. İmza töreninde konuşan Kuveyt Türk bölge müdürü Mustafa Uzun, KOBİ müşterilerine çok büyük önem verilmesinin ve onların ihtiyaçlarının karşılanmasının bu anlaşmanın temeli olduğunu dile getirdi.

Çankırı T.S.O Başkanı Hayrettin Çelikten ise, “Kuveyt Türk Çankırı gibi muhafazakâr bir şehirde faizsiz bankacılığı uygulayacakları için esnaf ve tüccarın bankalara olan kötü düşüncesini değiştirecektir. Bu durum diğer bankalara alternatif olarak düşünülmesine neden olacaktır.” dedi.

Daha sonra söz alan Kuveyt Türk Çankırı Şubesi Müdürü Hüseyin Yaşa, “Çankırı şubesi çok yeni bir şubedir. Ayrıca Kuveyt Türk Çankırı’da faaliyete başlayan ilk katılım bankasıdır. Bu protokol ile hem daha fazla müşterimizi Kuveyt Türk ile tanıştırmayı hem de katılım bankacılığı iş modelini daha fazla insana ulaştırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Kuveyt Türk yetkilileri ve Çankırı T.S.O. Başkanı Hayrettin Çelikten arasında ortak mutabakata vardıkları protokol imzalandı. Kuveyt Türk çalışanları T.S.O. Başkanı Çelikten’e bankanın hazırlamış olduğu ‘Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler’ isimli kitabı hediye etti.

Cihan

Projesi Olana Kredi Hazır

Enerji Verimliliği Sağlayan Yatırımlar İçin 1,3 Milyar Dolarlık Kredi İmkânı Sağlanacak

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı ve Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Programı arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında çevreci, enerji verimliliği sağlayan yatırımlar için 1,3 milyar dolarlık kredi imkânı sağlanacak.

İşbirliği protokolü MARKA Genel Sekreteri Erkan Ayan ve TURSEFF Program Direktörü Burak Kartal arasında imzalanarak yürürlüğe girdi. İmza töreninde konuşan Ayan, anlaşmayla küçük ve orta boy işletmeler, organize sanayi bölgeleri ve vatandaşların bireysel olarak kredi imkânından yararlanabileceğini söyledi.

Türkiye’de enerji tüketiminde ilk sırada Doğu Marmara’nın olduğunu ifade eden Ayan, “2010-2013 Doğu Marmara Bölge Planımızın önemli bir hedefi de yenilenebilir enerji kaynaklarından en üst düzeyde yararlanmak ve enerji verimliliğini sağlamak. Bugüne kadar açtığımız destek programlarından bu konuda birçok işletmeye karşılıksız destek sağladık. Bankalar aracılığıyla sağlanan bu kredi programı ile ilgili bilgi almak isteyenler Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova illerinde bulunan yatırım destek ofislerinden bilgi alabilirler.” dedi.

Yenilenebilir enerji kaynakları olan hidroelektrik, rüzgâr enerjisi ile ilgili yatırımların bölgelerinde de devam ettiğini kaydeden Ayan, evlere binalara, işletmelere enerji tasarrufu ve verimliliği sağlamak için yapılacak tüm projeler için kredi fonundan bankalar aracılığıyla kaynak sağlanacağını vurguladı.

“Projenin en avantajlı yönünün projelerin yüzde 100 kredilenebilir olması.” diyen Ayan, şöyle devam etti: “Bu program, ticari enerji verimliliği ve yenilenebilir projeleri için azami 5 milyon dolar, küçük ölçekli projeler için 300 bin dolar, konut sektöründeki projeler için 75 bin dolar, enerji verimliliği tedarikçileri için azami 1 milyon dolar kredi imkanı sunmakta. Toplam fon tutarı 1,3 milyar dolar.”

TURSEFF Program Direktörü Kartal ise, AB tarafından geliştirilen Temiz Teknoloji Fonu ile çevreye yararı dokunacak her türlü projede desteğe hazır olduklarını belirtti.

Verecekleri kredinin yanı sıra projelere ücretsiz teknik mühendislik desteği de sağlayacaklarını vurgulayan Kartal, “Vereceğimiz kredi tüm ticari ve ihtiyaç kredilerinden çok daha düşük faizle veriliyor. Zaten enerji tasarrufundan ve verimliliğinden sağlayacağınız gelir krediyi finanse edecektir.” diye konuştu.

Diğer yandan krediyi kullanmak için Halkbank, İş Bankası, Akbank, Vakıfbank ve Denizbank ile anlaşma sağlayan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Türkiye’de Kalkınma Ajansları arasında ilk olarak MARKA ile protokol imzaladı. Bölge itibariyle enerji kullanımı yoğun olan Doğu Marmara’da bu kredi programından yararlanmak isteyenler MARKA’nın rehberliği ve öncülüğünde kredi alabilir. MARKA projenin tanıtımına ilişkin Ocak ayı içerisinde tanıtım paneli düzenleyecek.

Cihan