Tag: batık kredileri

Batık Kredi 47 Milyar Lira

1844389_1aVarlık Yönetimi Şirketleri Derneği’nin raporuna göre 25 milyona yakın kişinin kredi ya da kredi kartı borcu bulunuyor. Bunların 2 milyon 670 bini borcunu ödeyemediği için icra takibinde. Varlık yönetim şirketleri tarafından alınan ancak henüz tahsil edilemeyen toplam borç miktarı ise 23,2 milyar lira.

Bankalardaki tahsili gecikmiş alacaklar 2015 sonunda 47 milyar liraya ulaştı. Varlık yönetim şirketlerince tahsil edilemeyen miktar ise 23,2 milyar lira oldu.

Bankalardaki toplam tahsili gecikmiş alacakların bu yıl 47 milyar liraya çıktığını belirten Varlık Yönetimi Şirketleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tengiz, “Geçen yıl bankaların tahsili gecikmiş alacaklarında 13 milyar liralık artış oldu. Bu, krizden bu yana en yüksek artışa denk geliyor.” dedi. Güneydoğu’da yaşanan karışıklıklar nedeniyle alınan kredilerde sıkıntı yaşandığını ifade eden Varlık Yönetimi Şirketleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hilmi Güvenal ise sıkıntıların devam etmesi durumunda bankaların güneydoğu bölgesine kredi vermeyeceğine vurgu yaptı.

Bankaların gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışının içinde bireysel alacakların payının yüksek olduğunu söyleyen Tengiz, “Borçların yüzde 95’i parası olmadığı için borcunu ödeyemeyen insanlar. İşsiz kalmış, ödemek istiyor ama ödeyemiyor. Bu nedenle vadeleri 5 yıla kadar çıkardığımız oluyor. Aldığı krediyi ödeyemeyen 2 milyon kişi bizim sistemimizde, 2 milyon kişi de bankacılık sisteminde var. 16 kişiden 4’ü ödüyor. Kredi kartı borçlarının ortalaması 4 bin 500 lira.” açıklamasında bulundu. Varlık Yönetimi Şirketleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hilmi Güvenal ise 2008’den bu yana bankaların varlık yönetim şirketlerine 24,2 milyar TL’lik anapara bazında satış yaptığını söyledi. Güvenal, “Bu miktarı satın almak için sistem 3 milyar TL ödeme yaptı. Alınan borçların ise 2,9 milyar TL’sinin tahsilatı yapıldı.” dedi. Buna göre 23,2 milyar TL’nin hâlâ tahsilatı yapılamadı. Bankalardaki Batık kredilerle birlikte toplam tahsili gecikmiş alacak miktarı 70,2 milyar TL’yi buluyor. Bugüne dek varlık yönetim şirketlerinin portföyünde bulunan 2 milyon kişiden sadece 500 bininin borcunu ödediğine dikkat çeken Güvenal, “1,5 milyon kişiyi hâlâ arıyoruz. Bir kişiden tahsilat yapma sürecimiz 5-7 yıl aralığında. Sektör yıllar içinde sistemdeki tahsili gecikmiş alacakların yüzde 31’ini üstlendi.” diye konuştu.

Bankalar Karşılık Ayıramadı

Geçtiğimiz yıl bankaların varlık yönetim şirketlerine 6 milyar liralık alacak sattığına vurgu yapan Güvenal, “2014’te satış tutarı 1,9 milyar lirada kaldı. Geçen yıl faizlerin yüzde 14’lere çıkması dolayısıyla maliyetlerimize büyük bir yük geldi. Satıcı tarafında ise bankalarda alacaklar yükselince bunların hepsine karşılık ayırmaları mümkün olmadı. Tahsili gecikmiş bir alacak banka bilançosunda normalde sıfır olarak görünür. Karşılık ayrılamadığı için bankalardan satışlar gecikmiş durumda. 2016’nın ikinci yarısında tekrar 6-8 milyarı göreceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.

Güneydoğu’ya Kredi Yok

Portföylerinin yüzde 65’inin bireysel kredi ve kredi kartlarından, geri kalanının ise KOBİ ve ticari kredilerden oluştuğunu belirten Varlık Yönetimi Şirketleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hilmi Güvenal, Güneydoğu’da Suriye ve Irak ile iş yapan işadamlarının aldığı ticari kredilerde sorun olabileceğine dikkat çekti. Bölgede yaşanan sıkıntıların devam etmesi durumunda ise kredi verilmemesine kadar gideceğini aktardı.

Kaynak: Zaman

Batık Krediler Sorun Olmaya Devam Ediyor

findeks-kredi-not-sorgulama-islemleri-1243-620-310Güney Kıbrıs bankalarındaki batık kredilerin sorun olmaya devam ettiği belirtildi.

Güney Kıbrıs bankalarındaki batık kredilerin sorun olmaya devam ettiği belirtildi.

Fileleftheros gazetesi “Batık Krediler Fren” başlığıyla manşetten verdiği haberinde, sorunlu kredilerin, Güney Kıbrıs’ın 10 yıllık tahville uluslar arası piyasalara çıkma yönündeki ilk girişiminde borçlanma faizini yüzde 4,25 olarak belirlediğini yazdı.

Sorunlu kredilerden dolayı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde Güney Kıbrıs’ı “junk” (çöp) kademesine yerleştirdiğine dikkat çeken gazete, finans sistemi ve mali dengede istikrar sağlanmasına rağmen kuruluşların, batık krediler ve banka varlıkları kalitesi konusunda endişelerinin olduğunu belirtti.

Gazete Güney Kıbrıs’ın çöp kademesinden çıkması için Fitch’in 4, S&P’nin de 3 puan not yükseltmesine ihtiyaç duyduğunu belirten gazete, Kasım ayında Moody’s kuruluşunun yeni bir değerlendirmede bulunmasının beklendiğini aktardı.

Haravgi gazetesi ise “Yüksek Faiz İçin Kutlama Yapıyorlar” başlığıyla manşete çıkardığı haberinde, Rum Hükümeti ve Maliye Bakanı Haris Yeorgiadis’in olumlu mesajlarını eleştirdi.

Gazete Güney Kıbrıs’ın, Euro bölgesindeki ülkeler arasında, uluslararası piyasalarda ikinci en yüksek faizi sunduğunu yazdı.

Rum Maliye Bakanlığı’nın 1 milyar Euro’luk 10 yıllık tahvil ihracında yüzde 4,25 faiz sunduğuna dikkat çeken gazete, verilere göre bu faizin, yüzde 7,81 faiz sunan Yunanistan’ın ardın ardından ikinci yüksek faiz olduğunu belirtti.

Habere göre Euro bölgesindeki diğer ülkeler yüzde 0,45 ve yüzde 2,41 arasında seyrediyor.

Simerini gazetesine göre ise Rum siyasi partiler tahvillerle ilgili açıklamalarında bir yandan memnuniyetlerini dile getirirken, ekonominin iyileşmesi için çalışmaların sürmesi gerektiği üzerinde durdular.

RCP’den Güney Kıbrıs’a özlü destek

Öte yandan Alithia gazetesine göre Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in  Russian Commercial Bank’ın (RCB) Güney Kıbrıs için olan önem ve değerini vurguladı.

RCB’nin 20’inci yılı dolayısıyla önceki gün düzenlenen etkinlikte konuşan Anastasiadis, RCB’nin Güney Kıbrıs bankacılık sektörü ve ekonomisinin bir parçası haline geldiğini belirterek, Güney Kıbrıs’a somut ve özlü destek verdini söyledi.

Mevduatlarda artış

Simerini gazetesi ise Rum Merkez Bankası verilerine göre 2015 yılı Eylül ayında Güney Kıbrıs finans sistemindeki mevduatların toplamının, 2015 Ağustos ayına göre 255,6 milyon Euro artarak 6,6 milyar Euro’ya ulaştığını yazdı.

Gazete 2015 Ağustos ayında da mevduatlarda (önceki aya göre) 440,0 milyon Euro artış olduğunu belirtti.

Kaynak: Gündemkıbrıs

Kamu Bankaları Batık Kredileri

eb86a7e8729dc5e7_480x270Kamu bankalarının batık kredilerini, özel bankalar gibi satabilmesinin önü açılıyor. Üç kamu bankası TMSF`nin kuracağı Varlık Yönetim Şirketi`ne satış yapabilecek.

Özel bankaların, batık kredilerini satarak takipteki kredi rasyolarını düşürmesi imkânından yararlanamayan kamu bankaları, söz konusu haksız rekabetten kurtulmak için düğmeye bastı. Kamu bankalarının da takipteki kredilerini varlık yönetim şirketlerine satmalarının önü açılıyor. Yasa gereği mevcut durumda, batık kredi satışı yapamayan kamu bankalarının ilk etapta, ortak bir varlık yönetim şirketi kurması gündeme geldi.

Sabah’ın haberine göre, Ziraat, Halk ve Vakıfbank’ın ortaklığında kurulması planlanan bu varlık yönetim şirketinin, kamu alacaklarının tahsili ile ilgili olarak hukuken sorun yaşayabilme riskine karşı yöntem değişikliğe gidilecek. Bu kez, özellikle 2001 krizi sonrasında tahsilatta büyük bir deneyim kazanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun, (TMSF) bir varlık yönetim şirketi kurması veya mevcut şirketlerden biri üzerinden kamu bankalarının takipteki kredilerini alması gündeme geldi. TMSF halen faaliyet gösteren RCT Varlık Yönetim Şirketi’nin de yüzde 100 hissesine sahip bulunuyor.

Özeller 19 Milyar Sattı 

Özel bankalar, 2008’den bu yana yaklaşık 20 milyar liralık takipteki krediyi, 2.9 milyar liraya varlık yönetim şirketlerine sattı. Varlık yönetim şirketleri 2.4 milyar lirayı tahsil etti. Kamu bankaları bu uygulamadan yararlanamazken, takipteki kredi satışı yapan özel bankalar, bu yolla batık kredioranını yarı yarıya düşürdü. Fakat, bu imkânı olmayan kamu bankaları, paralel medyanın tüm yalanlarına rağmen, batık kredi rasyosunda sektör ortalamasının altında kalmayı başardı. BDDKverilerine göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi haziran sonunda 2014’e göre göre yüzde 12.7 artarak 1 milyar 398 milyon liraya çıktı. Aynı dönemde takipteki krediler ise yüzde 14.1 artarak 42 milyar lira olarak gerçekleşti.

Kamu Yine de Lider 

Sektörün takipteki kredi rasyosu yüzde 2.9 oldu. Bu oran batık kredilerini satamayan kamu bankalarında yüzde 2.5 ile sektör ortalamasının altında kalırken, 20 milyar liralık batık krediyi varlık yönetim şirketlerine satarak bilançosunu temizleyen özellerde 2.7 olarak gerçekleştirdi. Özel bankalar, tıpkı kamu gibi batık kredi satışı yapamasaydı takipteki kredi rasyosu iki kat artarak yüzde 5.5’e çıkacaktı. Türkiye’deki yabancı bankaların batık kredi oranı ise yüzde 4.2’ye ulaştı.

12 Şirket Faaliyette 

Varlık Yönetim Şirketleri (VYŞ), 1 Ekim 2002 tarih ve 24893 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca kuruldu. Bu şirketlerin faaliyetleri, BDDK tarafından denetleniyor. Sektörde 12 şirket bulunuyor.

Kaynak: Türktime

3 Ayda 3 Milyarlık Kanunsuz Kredi Vermiş

a2.1 milyarlık batık kredisi olan Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına da üç ayda yasaya aykırı 3 milyar kredi verdiği belirlendi. İmtiyazlı ortakların kanuna aykırı kullandığı kredileri mart sonuna kadar ödemesi gerekiyor.

İmtiyazlı ortaklarını gizlediği için yönetimi TMSF’ye geçen Bank Asya’da 30 Mart seçimleri sonrası hızla artarak 2.1 milyar liraya ulaşan batık kredilerin haricinde Bankacılık Kanunu’na aykırı kredi verildiği tespit edildi. Bankacılık Kanunu’nun 50. ve 51. maddesine aykırı verilen kredi tutarı 3 milyar lirayı aştı. Bank Asya’nın kanuna aykırı kredileri ise geçen yılın üçüncü 3 aylık döneminde yani temmuz-eylül döneminde verdiği belirlendi. Bağımısız denetimden geçen bankanın daha önceki bilanço ve dipnotlarında, ‘Kanunun 50. ve 51. maddesine aykırı kullandırılan krediler’ başlıklıklı bölümde hiç bir tutar bulunmazken, 2014 yılı dokuz aylık bilanço bilgilerinde bu bölümün karşısında 3 milyar 5 milyon 938 lira yazıyor. Bu rakam, ortak gizleme olayı 7 Şubat 2012’ye kadar uzanan, batık kredileri 30 Mart seçimlerinden sonra 907 milyon lirayla rekor artarak 2.1 milyar liraya ulaşan Bank Asya’da, kredilerin nitelikli ortaklar aracılığıyla paralel örgüt tarafından nasıl hortumlandığını gözler önüne serdi.

Raporlaması Gerekiyordu

Kanunun 50. ve 51. maddesi bankaların risk gruplarına nasıl kredi kullandıracağının koşullarını belirliyor. Bankaların risk grupları da Kanunun 49. maddesinde düzenleniyor. Kanunun 49. maddesine göre bankalar için risk grubunun tanımı şöyle: “Bir gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir risk grubunu oluşturur. Bir banka ile bu bankanın nitelikli pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bunların birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da bunların sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları ortaklıklar bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.” Kanunun 50. maddesi de bankanın yönetim kurulu üye ve yöneticilerine, bunların eş ve çocuklarına, ortak oldukları şirket, sandık, vakıf gibi kuruluşların her ne şekil ve surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdi kredi veremeyeceğini belirtiyor. Ancak yine aynı kanun hükümlerine göre eğer yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduranlar, bankanın imtiyazlı ortakları ise kredi kullanabiliyor. Böyle durumda da yani banka risk grubundaki kişilere açtığı kredileri BDDK’ya düzenli olarak raporlaması gerekiyor. Bank Asya ise bırakın kredileri raporlamayı, imtiyazlı ortaklarının kimliklerini ve bilgilerini gizliyor.

Sürenin Sonuna Gelindi

Bankacılık Kanunu’nun 50. maddesi, ayrıca risk gruplarına verilen kredinin kanuna aykırı hale gelmesi durumunda da en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi zorunluğunu getiriyor. Buna göre Bank Asya’nın Kanuna aykırı verdiği 3 milyar liralık kredi geçen yılın ekim ayında açıkladığı bilançoda tespit edildi. Kanuna göre Bank Asya’dan bu kredileri alanların mart sonuna kadar bankaya olan borçlarını kapatması gerekiyor.

‘Batık’tan Kurtulmak İçin 84 Bin Hoca Lazım

Zaman Gazetesi dün Fethullah Gülen’in Bank Asya kampanyasına kendi telif gelirinden 25 bin lira yatırarak katkıda bulunduğunu duyurdu. Ancak yapılan hesaplar bankanın 2.1 milyar liralık batık kredilerinden kurtulması için Gülen’in yatırdığının 84 bin katı para gerekiyor. Aynı şekilde Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına üç ayda kullandırdığı 3 milyar liralık kanunsuz kredinin ödenmesi içinse Gülen’in yatırdığı paranın 120 bin katı para lazım. Yapılan hesaplamalara göre bankacılık sektöründe yüzde 2.9 olan takipteki kredi oranı, Bank Asya’da yüzde 17.7’ye ulaşmış bulunuyor.

Hiçe Saydıkları 50. Madde Ne Diyor

Madde 50 – Bankalar;

a) Yönetim kurulu üyelerine, genel müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi açmaya yetkili mensuplarına; bunların eş ve velâyet altındaki çocuklarına; tek başlarına ya da birlikte sermayesinin yüzde yirmi beş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara,

b) (a) bendinde sayılanlar dışında kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti altındaki çocuklarına,

c) Mensuplarının kurduğu veya bunlar için kurulan sandık, dernek, sendika veya vakıflara,

Her ne şekil ve surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da benzeri menkul kıymetlerini satın alamazlar.

Birinci fıkra hükümleri, yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduran ve banka sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip olan gerçek kişi ortaklar ile tüzel kişi ortaklar hakkında uygulanmaz.

Bir bankanın ortaklıklarının yönetim ve denetim kurullarında bulunan kimselerin aynı zamanda ilgili bankanın mensubu olması, bu ortaklıkların ilgili banka ile işlem yapmasına engel değildir.

Bankanın dâhil olduğu risk grubunda bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi kullandırılması hâlinde, gerekli kararların yönetim kurulunun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile alınması ve bunlara sağlanan kredi koşullarının kredi kullananın lehine diğer kişi ve gruplara kullandırılanlardan ve piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi şarttır.

Bir bankanın yönetim kurulu üyelerine, mensupları ile bunların eşlerine ve velâyet altındaki çocuklarına, aylık net ücretleri toplamının beş katını aşmamak üzere verilecek krediler, üç katını aşmamak üzere çek karnesi veya kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak krediler ile bu Kanunun 55 inci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen menkul kıymetler karşılığı kullandırılan krediler birinci ve dördüncü fıkra hükümlerine tâbi değildir.

Banka, bankanın risk grubunda yer alan kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli olarak raporlar. Sonradan bu madde hükümlerine aykırı hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi zorunludur.

Kaynak: Star