Tag: bddk

Kredi Kartı Taksit Sayısı Esnetildi

konut_kredisinin_diger_kredilerden_farki_ne_h18763Yoğun Talepler Sonrası Sürpriz Değişiklik

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), “Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” ile “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” ve “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği”,Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, daha önce 9 ay olarak uygulanan kredi kartı ile yapılan eğitim ve öğrenim ücreti, mobilya ve beyaz eşya harcamalarındaki taksit sayısı 12’ye yükseltildi.

Kurumsal kredi kartları ile mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dahil olmak üzere gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde ise taksitlendirme süresi 9 ayı geçemeyecek. Bu süre, beyaz eşya ve mobilya ile eğitim ve öğrenim ücretine ilişkin harcamalarda 12 ay olarak uygulanacak.

Eğitim kredilerinde vade sınırlaması kalktı

Öte yandan, tüketici kredilerinin vadesi 36 ayı, taşıt kredileri ile taşıt teminatlı kredilerin vadesi ise 48 ayı aşamayacak.

Bu hüküm, konut edinmeleri ve konut tadilatı kapsamında, konutun bütünleyici parçası niteliğini haiz olacak şekilde mal veya hizmet alımı amacıyla tüketicilere kullandırılan krediler, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, diğer gayrimenkul alımı amaçlı krediler ve eğitim ve öğrenim ücretinin finansmanı amacıyla kullandırılacak krediler ile bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler için uygulanmayacak. Böylece eğitim kredilerinde vade sınırlaması kaldırılmış oldu.

Kaynak: Akyazihavadis

Takipteki Konut Kredileri Yüzde 3 Arttı

37886Takipteki konut kredilerinde artış yüzde 3, taşıt kredilerinde bu oran eksi yüzde 7 oldu.

BDDK’nin takipteki kredilerine ilişkin açıklamasını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, piyasada kredi geri ödemelerinde ciddi sorunlar olduğunu belirtti.

Takipteki konut kredileri yüzde 3 arttı

Sorunlar giderek arttığını belirten, ekonomide konut ve otomobil satışlarına bağlı olarak büyümenin devam etmesine ve vergi gelirindeki artışa rağmen, son aylarda kredi borçlarının ödenmesinde sorunların arttığı anlatan Çetin, “BDDK verilerine göre ağustos sonu itibariyle takipteki krediler tutar olarak yıllık yüzde 27’lik artış var. Takipteki ihtiyaç kredileri yüzde 169, KOBİ kredileri yüzde 37,5 arttı. Takipteki konut kredilerinde artış yüzde 3 olup, taşıt kredilerinde bu oran eksi yüzde 7’dir, yani sorun görülmemektedir. Kredi kartlarındaki sınırlamalara rağmen takipteki kredi kartları yüzde19 artış göstermiştir” diye konuştu.

Acil olarak önlem alınmalı

Başkan Çetin, takipteki kredilerin toplam nakdi kredilerine oranı halen yüzde 2.89 oranında olduğunu, henüz genel olarak ve bankacılık sektörü açısından ciddi bir sorun anlamına gelmediğini kaydetti. Başkan Çetin, “Bununla birlikte takipteki kredilerde, özellikle de takipteki KOBİ kredilerinde ve ihtiyaç kredilerinde hızlı artışın potansiyel bir soruna, ekonomik duruma, KOBİ’lerin finansman ve hanelerin geçim sorunlarına işaret etmesi bakımından önemlidir” diye konuştu. Son aylarda kredi faizlerindeki artışın önümüzdeki günlerde de devam etmesi durumunda sorunun büyüyeceğine işaret eden Çetin, “Bu nedenle seçim süreci ve seçim sonrası yeni hükümet kurulması dönemi nedeniyle konu yakından izlenmeli, ihmal edilmemeli, KOBİ’lere ve bireysel kredilere dönük önlemler ivedilikle ele alınmalıdır” dedi.

Kaynak: Ensonhaber

Maliye’nin Mobil Ekibi Borçlunun Kabusu Oldu

37886Tüketiciler başta olmak üzere küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri ve esnafların canını yükselen döviz fiyatları  yakmaya başladı. Yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle geri ödenmeyen banka kredilerinin oranı giderek yükselirken, bankaların özel araçlar ve gayrimenkule yönelik icra kıskacı artarak devam ediyor.
İcra dosyalarının sayısı hızla artarken, artan dosyaları takipte zorlanan Maliye Bakanlığı çareyi  mobil icra araçlarını devreye almakta buldu. Son üç ayda icraya düşen ihtiyaç kredilerinde yüzde 15’lik bir artış gözlenirken, mobil icra araçları, burcundan dolayı icraya  düşen vatandaşların kabusu oldu.  Mart ayında 6.5 milyar olan takipteki borç miktarı haziran ayı sonu itibarı ile 7.8 milyar liraya yükseldi.

Bankalardan 11 Bin Satış İlanı

2014 yılında toplam 6.2 milyar lira olan icralık ihtiyaç kredisi miktarının 2015’in 6 ayında 7.8 milyar liraya yükselmesi gidişatın vahametini ortaya koydu.  Bankaların internet sitesinde 11 bin taşınmazın satış ilanı yer alırken, binlerce taşıt ilanına her gün yenisi ekleniyor. Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’nun raporuna göre, ihtiyaç kredisinin yanı sıra takibe düşen taşıt, konut gibi toplam kredilerin miktarı  2014 aralık ayına göre yüzde 25 arttı.

Haziran 2015 itibarıyla tüketicilerin bankalara olan kredi kartları borçları hariç, toplam kredi borcu 2014 sonuna göre 17 milyar lira artarak 291 milyara yükseldi. Haziran ayı itibarıyla vatandaşların taşıt kredisi borcu 6.4 milyar lira, konut kredisi borcu 138.3 milyar lira, ihtiyaçtan çektikleri kredilerin borcu ise 146.3 milyar lirayı geçti. 2014 yıl sonu itibarıyla vatandaşların bankalara 6.8 milyar lira taşıt kredisi, 125.7 milyar lira  konut kredisi, 141.7 milyar lira ihtiyaç kredisi borcu vardı.

Kredi borcunu ödeyemedi elemanları işten çıkardı

BanKAların küçük ve orta ölçekli sanayi tesisleri ile üretim atölyelerine verdiği kredilerin geri ödenmesinde büyük sıkıntıların yaşandığı kaydediliyor. Bankacılık çevreleri, geri ödenmeyen kredilerin daha çok küçük ve orta boy işletmeler ile üretim atölyelerinde görüldüğüne, ancak sıkıntının büyük işletmelere doğru yayıldığına dikkat çekiyorlar. İkitelli  Oto Sanayi Sitesi’nde otomobil bakım işi yapan Serkan Şahin, bankadan kredi çektiğini, döviz kurlarındaki artışın ardından işlerin durduğunu belirterek, “Yanımda çalışan elemanları işten çıkarmak zorunda kaldım. Kredi borcumu ödeyemedim. Her gün önümüzden icra araçları geçiyor, bunu gördükçe uykularım kaçıyor. İcra dairesinin adliye binasından çıkarak mobil araçlarla icra işlemi yaptığı söyleniyor” dedi.

Vatandaşların bankalara olan borçları nedeniyle yedieminlerde araçlar için yer kalmadı. İcradan satışa çıkarılan araç ilanları panoya asıldı.

Kaynak: Sözcü

Takibe Düşen Konut Kredileri Yüzde 4,2 Arttı

konut-piyasasinda-beklenti-olumlu-yonde-147041Temmuz sonu itibariyle takipteki konut kredileri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 644 milyon lira, taşıt kredileri yüzde 6,9 azalarak 219 milyon lira oldu.

Ekonomik darboğaz vatandaş üzerindeki etkisini gittikçe daha çok gösteriyor. BDDK verilerinden elde edilen verilere göre 2015 yılı Temmuz sonu itibarıyla bankaların takibe düşen toplam alacağı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,6 artışla 32,9 milyar liradan 42,3 milyar liraya yükseldi.

Yüzde 169 Artış Var

Bu kapsamda, ihtiyaç kredisinde takibe düşen tutar yüzde 169,7 artışla 3 milyar liradan 8 milyar liraya fırladı. İhtiyaç kredisinin de içinde bulunduğu tüketici kredilerinde takibe düşen tutar yüzde 42 artışla 8,9 milyar liraya yükseldi. Bu da, vatandaşın tüketici kredilerini, ekonomik darboğazı aşmak amacıyla çektiğini ortaya koydu.

Fazladan 4,5 Milyar TL

Yine halkın takibe düşen bireysel kredi kartı tutarı aynı dönemde yüzde 18,8 artarak 6,2 milyar liraya yükseldi. Kredi kartlarından alınan faizler yüzde 17,7 artarak 4,6 milyar liraya çıktı. Kredi kartı kullanımı normalde faize tabi olmadığından, 4.5 milyarlık bu fatura, vatandaşın ekonomik sıkıntı nedeniyle ödeyemediği kredi kartı ekstresi ve nakit avans çektiği için ödemek zorunda kaldığı fazladan tutarı ortaya koydu.

Konut Kredisi Takibindeki Artış Yüzde 4,2

Takipteki tüketici kredileri ve takipteki bireysel kredi kartları toplamına bakıldığında tutarın 11,5 milyar liradan yüzde 31,5 artışla 15,1 milyar liraya çıktığı görüldü. Geri alınarak satış mekanizması geçerli olabildiği için genelde takip mekanizmasına dahil olmayan konut kredileri ve taşıt kredileri dahi takip verilerinde yerini almaya devam etti. Temmuz sonu itibariyle takipteki konut kredileri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 644 milyon lira, taşıt kredileri yüzde 6,9 azalarak 219 milyon lira oldu.

Faize 73 Milyar TL

Temmuz sonu itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre toplam kredilerden alınan faizler yüzde 22,4 artarak 59,6 milyar liradan 72,9 milyar liraya çıktı. ‘Tüketici’den alınan faiz de yüzde 15,7 artışla 19,8 milyar lira oldu. Öte yandan takibe düştüğü için vatandaşın faiz üzerine faiz ödemek zorunda kaldığı, bankaların “takipteki alacaklardan alınan faiz” tutarı temmuz sonu itibariyle yaklaşık 566 milyon lira olarak gerçekleşti.

Kaynak: Bugün

Kredilerde Takibe Düşme Oranı Arttı

114777BDDK verilerine göre temmuz ayında takipteki tüketici kredileri ve kredi kartı tutarı 15 milyar 111 milyon liraya ulaştı. Takibe dönüşüm oranı tüketici kredilerinde yılbaşından bu yana yüzde 20, kredi kartlarında ise 14.5 civarında arttı.

7 Haziran seçimlerinde seçim vaatleri arasında yer alan takipteki krediler artış trendinde. Konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinin içinde olduğu tüketici kredilerinin takibe dönüşüm oranı mart ayından itibaren yüzde 16 oranında arttı. Yıl başından itibaren artış oranı ise yüzde 20’lerde. Konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartları içinde en çok takibe dönüşüm oranı artan kredi ise ihtiyaç kredilerinde yaşandı. Yılbaşından itibaren ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm yüzde 23 oranında artış gösterdi.

15 Milyar Lira Takipte

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre temmuz ayında, takipteki tüketici kredileri 8 milyar 910 milyon lira oldu. Bunun 8 milyar 46 milyon lirası ihtiyaç, 644 milyon lirası konut, 219 milyon lirası da taşıt kredilerinden oluştu. Takibe düşen kredi kartı ise 6 milyar 201 milyon lira. Toplam takipteki tüketici kredileri ve kredi kartı ise 15 milyar 111 milyon liraya ulaştı.

İhtiyaç da Artış

Mart ayında takipteki tüketici kredileri 7 milyar 665 milyon liraydı. 2015 yılının başında ocak ayında ise 7 milyar 439 milyon liraydı. Yılbaşına göre artış yüzde 20, mart ayına göre artış ise yüzde 16 oldu. Takibe düşen ihtiyaç kredileri mart ayında 6 milyar 811 milyon lira, ocak ayında ise 6 milyar 555 milyon liraydı. Mart ayına göre takibe düşen ihtiyaç kredilerindeki artış yüzde 18, ocak ayına göre ise yüzde 23 oranında artış gösterdi. Kredi kartlarında ise yılın başında 5 milyar 412 milyon lira takibe düşerken, martta 5 milyar 617 milyon, temmuzda da 6 milyar 201 milyon liraya yükseldi. Kredi kartlarında da oran yıl başına göre yüzde 14.5, mart ayına göre de yüzde 10.3 arttı. Toplam takipteki tüketici kredileri ve kredi kartları yılın başında 12 milyar 851 milyon lira, martta 13 milyar 282 milyon lira oldu. Temmuzda ise 15 milyar 111 milyon liraya yükseldi. Toplam takipteki ihtiyaç ve kredi kartlarındaki artış oranı yüzde 13.7, yılbaşına göre de yüzde 17.5 artış gösterdi.

5 Yılın En Yükseği

KREDİLERİN takibe dönüşüm oranı ise son 5 yılın en yükseğinde. 2010 yılında yüzde 3.66 olan takibe dönüşüm oranı yıllar itibariyle geriledi. Ancak 2014 yılı itibariyle tekrar artışa geçti. 2011 yılında yüzde 2.70, 2012 yılında yüzde 2.86, 2013’de yüzde 2.75 olan takibe dönüşüm oranı 2014 yılında yüzde 2.85 oldu. 2015 yılının mart ayında biraz gerileyen oran 2.84’tü. Ancak 2015 yılı haziran ayı itibariyle takibe dönüşüm oranı yüzde 2.89 oldu. Haziran ayı itibariyle kredi kartının da dahil olduğu tüketici kredilerindeki takibe dönüşüm oranı yüzde 3.84 oldu. 2010 yılında bu oran yüzde 4.13’tü. 2011 yılında yüzde 2.88’e gerileyen oran, 2012 yılında yüzde 2.95, 2013 yılında yüzde 2.87, 2014 yılında da yüzde 3.38 oldu. 2015 yılının mart ayında yüzde 3.51’e gerileyen oran, sonraki üç aylık dönemde yüzde 3.84’e yükseldi. Konut ve taşıt kredilerinde önemli bir değişiklik olmazken, 2014’den itibaren kredi kartları ile ihtiyaç kredilerinde artış gözlendi. Kredi kartlarında oran 2014 yılı sonunda yüzde 7’lerdeyken, 6 ay sonra haziran itibariyle yüzde 8’lere yükseldi. İhtiyaç kredilerinde ise yüzde 4’ler civarındaki oran yüzde 4.5’lara yükseldi.

Takipteki kredi tutarları (milyon TL)

Ocak                   Temmuz
Tüketici kredileri                          7.439                   8.910
-Konut                                       652                     644
-Taşıt                                       231                     219
-İhtiyaç                                   6.555                   8.046
Kredi kartları                              5.412                   6.201
Tüketici Kredileri ve Kredi kartları       12.851                  15.111

Takipteki kredilerin (brüt) gelişimi (milyar TL)

2014 2015 Temmuz
Tüketici 12 15
KOBİ 11 13
Ticari 13 13
TOPLAM 36 42

Kaynak: Hürriyet

Dev Şirketler Taksit Sınırını Tüketici Finansmanı İle Aşacak

114777Krediye vade sınırlaması dev kurumları kendi finansman şirketlerini kurmaya itti. Turkcell geçtiğimiz hafta finansman şirketi kurmak için BDDK’ya başvururken sınırlamadan zarar gören şirketlerin de aynı yola başvurması bekleniyor

Kredi kartı ve tüketici kredilerine elektronik, altın ve araç satışlarına iki yıl önce getirilen vade sınırını aşmak isteyen dev şirketler tüketici finansmanı sektörüne girmek için düğmeye basmaya hazırlanıyor. Turkcell’in geçtiğimiz hafta kendi finansman şirketini kuracağını açıklamasının ardından diğer telekom şirketlerinin de harekete geçmesi bekleniyor. Tüketici finansmanı sektörüne sadece telekom tarafından değil farklı sektörlerden de giriş bekleniyor. Mağaza zinciri olan kuyumcuların da sektörü araştırdığını bildiren Finansal Kurumlar Birliği Başkan Vekili Vahit Altun, kredi kartı sınırlamasından etkilenen büyük şirketlerin finansman şirketi kurmaya hazırlandığını bildirdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben geçen hafta kredi kartları ve tüketici kredilerinde taksit sınırlamasının, Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini belirtmiş ve uygulamanın esnetilmesi noktasında çalışmalar yapılabileceğini bildirmişti.

Batı ülkelerinde kredi kartının taksitlendirme yerine ödeme aracı olarak kullanıldığını vurgulayan Vahit Altun ise BDDK’nın mevcut uygulamaların yerinde olduğunu, vadeli borçlanmak isteyen tüketiciye finansman şirketleri aracılığıyla ulaşılması gerektiğini söyledi. Avrupa’ya daha entegre bir finans sistemi için tüketici finansmanının ağırlığının artması gerektiğini kaydeden Altun, sektörü geliştirmek için BDDK ile vizyon çalışması yaptıklarını dile getirdi.

Turkcell’in 27 Ağustos’ta KAP’a yaptığı açıklamada sermaye tavanı 500 milyon TL’ye kadar olan bir tüketici finansmanı şirketi kuracağını ve bunun içn BBDK’ya başvuru yapacağını açıklamıştı. Turkcell’in atılımını hatırlattığımızda ise Vahit Altun, “Turkcell bu sayede cep telefonlarını önce peşin olarak satın alıp sonra müşterilerine vade ile satmak yerine, doğrudan finansman şirketi aracılığı ile taksitlendirme yapacak. Böylece hem tüketiciye yansıtmak zorunda kaldığı yüzde 18 KDV yükünü kaldıracak, hem de borçlanma maliyetlerini düşürecek” dedi. Turkcell’in adımının çok başarılı olduğunu dikkat çeken Altun, diğer operatörlerin de yakın zamanda finansman şirketi kurabileceğini söyledi. Kredi kartı sınırlamasından zarar gören altın sektöründen de adım beklediğini dile getiren Altun, zincir mağazalara sahip kuyumcuların finansman şirketi kurabileceğini söyledi.

Konut kredisi eşya ile paketlenecek 

Sektöre yeni oyuncular girmeye hazırlanırken, mevcut finansman şirketleri de ürün çeşitliliğini artırmak için kolları sıvamış durumda. Konut kredilerinden pay almak isteyen şirketler, beyaz ve kahverengi eşyası içinde finansman paketleri çıkartacak.

Finansman şirketleri yüzde 90’a yakın bir oranda otomotiv finansmanı yaptığına dikkat çeken Vahit Altun, “Gündemimizde ‘Diğer’ faaliyetler var. Sektör olarak beyaz eşya, kahverengi eşya, teknoloji ürünleri gibi alanlarda büyümek istiyoruz. Bankalar buraya girmek istiyor ama burası bizim uzman olduğumuz bir alan. Otomotiv bir yere kadar gidiyor. BDDK ile acaba ürün çeşitliliğini artırabilmek için düzenleme olarak ne yapabiliriz diye bakıyoruz. Yurtdışı örneklerden yola çıkarak bir çalışma yapmak konusunda BDDK ile diyalog halindeyiz” dedi. Konut kredisi kullanan kişilere beyaz ve kahverengi eşya içeren paketler üzerinde çalışıldığını bildiren Altun, “Konut kredisini veriyorsunuz, ev alan kişi içini de döşemek istiyor. Dolayısıyla evin beyaz eşyasının, mobilyasının finansmanını sağlayıp paket bir ürün satmak gibi hedefl eri olan şirketler var” diye konuştu.

Özel okul ücretlerine ipotekli finansman yolda

Uzun vadeli eğitim kredisi ürününün gelişmesini beklediklerini belirten Vahit Altun, “Özel okulların sayısı her geçen gün artıyor. Özel okullara talep artıyor, rekabet de artıyor. Okul ücretleri için ipotekli kredi sağlamak istiyoruz. Her geçen gün daha çok insan çocuğunu özel okullara gönderiyor. Devletin de bu alanda bir desteği var. Mortgage gibi eğitimin finansmanı da bizim ciddi gündemimiz haline gelecek” dedi. Tatil paketleri ile ilgili çalışmalar yaptıklarını da belirten Altun, acenteler aracılığıyla yapılan taksitlendirmek işlemleri yerine tüketici finansmanı sağlayacak modeller üzerinde çalıştıklarını, bu alanda da büyümek için harekete geçeceklerini söyledi.

Kurdan kazanan otomobile yatırıyor

Bu yıl Türkiye gündeminde büyüme kaygıları hakim olmasa da ilk altı ayda araç satışları yüzde 51 artış gösterdi. Satışlardaki yükselişin çok sıradığını olmadığını kaydeden Vahit Altun, “Satışlar uçuyor gibi görünüyor ama bu şöyle bir algıya sebebiyet vermesin: Paralarımız sokağa atılıyor, cari açık da artıyor. Gelişmiş toplumlara baktığımızda bin kişiye düşen araç sayısı 600 civarındayken Türkiye’de bu rakam 300’lerde. Otomobile talebi yüksek geçen bir nüfusumuz var. Ayrıca döviz kurlarının bu kadar yüksek olduğu dönemlerde kar realizasyonları oluyor. Euro ile yatırım yapan biri euro’yu 2,80’den alıp 3,20’den satıyor. Elde ettiği karla da araç alıyor. Bu tarz alımlar görüyoruz. Bir de karayollarına bu kadar yatırım yaparken araç sayısının artması da normal. Ciddi bir açık var dolayısıyla bu artışın olması sıradışı değil” diye konuştu.

Kaynak: Dünya

Kredi Vadesi 4 Yıla Çıkıyor

findeks-kredi-not-sorgulama-islemleri-1243-620-310Hükümet, seçim öncesi iç talebi canlandırmak için harekete geçti. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerde vade sınırının 36 aydan 48 aya çıkarılması için BDDK’ya talimat verildiği belirtiliyor.

Hükümet, seçim öncesi iç talebi canlandırmak için harekete geçti. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerde vade sınırının 36 aydan 48 aya çıkarılması için BDDK’ya talimat verildiği belirtiliyor.

Diğer taraftan taşıt kredilerinde vadenin 48 aydan 60 aya çıkarılması ve kredi kartında taksit sınırlamasının ise henüz tartışma aşamasında olduğu söyleniyor.

HÜKÜMET seçim öncesinde iç talebi canlandırmak, daha rahat bir ortamda seçime giderek daha fazla oy almak istiyor. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerdeki vade sınırını 36 aydan 48 aya çıkarma kararı aldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bu kararın kısa sürede alınacağı ve bir an önce uygulamaya sokulmasının planlandığını öğrendik. Bununla beraber tüketici kredilerinin bankalara maliyetinin de azaltılması planlanıyor. BDDK bireysel kredilerin risk ağırlığının azaltılması üzerinde çalışıyor.  Bu yolla bankaların bireysel kredi vermeleri cazip hale getirilip piyasada rahatlık sağlanması ve bunun seçimde AKP oylarını olumlu etkilenmesinin amaçlandığı kesin.

Tedbirler Kalkıyor

Böylece Ali Babacan’ın çabasıyla 2014 yılı başında uygulamaya sokulan iç talep ve cari açığı kısıtlamaya dönük tedbirlerde geri dönüş yaşanacak. Kritik küresel süreçte Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen cari açık, alınan bu önlemlerle sınırlandırılmış ve sağladığı fayda herkes tarafından görülmüştü. Şimdi ise kritik küresel süreç devam etmesine rağmen bu önlemlerde geri dönüş planlanıyor. Yanısıra son dönemde cari açığın yeniden artma eğiliminde olduğu da açık. Seçim ekonomisi ille de para dağıtarak olmuyor, ileride yaşanacak riskler görülmesine rağmen bankaların para dağıtmasının önünü açmak da popülizm.

İlk İşareti Verilmişti

Bunun ilk işaretlerini yaklaşık 10 gün önce, yeni göreve gelen BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben vermişti. Akben konuyu finansal istikrar komitesinde ele aldıklarını ve “Kredi kartında taksit sayısı 9, acaba biraz bunu esnetebiliriz miyiz veya tüketici kredilerinde 36 taksit gibi… Fakat orada da onları artırdığınızda bu defa cari açığa olumsuz etki yapıyor. Bilhassa ithal cep telefonu gibi ya da pahalı ürünler konusunda bunu esnettiğinizde cari açığa olumsuz etki yapıyor. Yani orta bir yerde buluşturmak lazım. Yönetebilir bir seviyeye getirmek lazım” demişti.

Kredi Kartında Kaygı Duyuluyor

KREDİ kartında yapılacak yumuşamanın yaratacağı sonuçtan ise kaygı duyuluyor. Bu nedenle kredi kartındaki 9 ay vade sınırının uzatılması hala tartışılıyor. Özellikle cep telefonu gibi, ithalatı çok artıran bir uygulamaya izin vermemek için kredi kartında bir esnemenin büyük ihtimalle yapılmayacağı belirtiliyor. Bankacıların kredi kartı ve tüketici kredilerinde vade uzatımına sıcak baktığı açık. Bazı bankacılar, Merkez Bankası’nın zorunlu karşılıklara uzun zamandır istedikleri faiz uygulamaya başlamasının olumlu olduğunu, bireysel kredi şartlarının iyileştirilmesine de bankacılar olarak sıcak baktıklarını söyledi. Belli ki hükümet, özellikle kur artışıyla karları azalan ve sermaye yeterlilik oranları düşmeye başlayan bankacılık kesimini de bu yolla rahatlatmaya
çalışıyor.

Taşıt Kredisi De 60 Aya Çıkabilir

BDDK kredi kartı ve bireysel kredilerde değişik yapan bir düzenlemeyi 2013 Ekim’inde duyurmuş, 1 Şubat 2014’de uygulamaya sokmuştu. Böylece kredi kartıyla yapılan harcamalarda genel taksit sayısı en çok 9 ay ile sınırlandırılmış, beyaz eşya ve mobilyada 12, elektrik ve elektronik eşya, bilgisayar, telekomünikasyon ve kuyumculukta 6 ayla sınırlandırılmış, akaryakıt ve gıdada taksit kaldırılmıştı. Konut kredileri hariç tüketici kredilerinin vadesinin 36 ayı, taşıt kredilerinde 48 ayı geçemeyeceği şartı getirilmişti. Bu arada baskı üzerine hükümet kuyumculukla ilgili vadeyi uzatmıştı.  Şimdi seçim öncesi içtalebi artırmak için, tüketici kredilerindeki genel vade 36 aydan 48 aya çıkarılma kararı alınırken, otomobil için 48 aydan 60 aya çıkarılması ve kredi kartı vadelerinde sınırlama ise tartışılmaya devam ediyor. Bakarsınız birileri talimat verir tüm risklere rağmen bunlar da yapılır, kimbilir.

Kaynak: Hürriyet

 

Konut Kredisi Kullanımı 10 Yılda 10 Kat Arttı

findeks-kredi-not-sorgulama-islemleri-1243-620-310BDDK’nin açıkladığı rapora göre 7 Ağustos tarihinden itibaren konut kredisi kullanım hacmi 139 milyar 385 milyon lira oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan haftalık bilgilendirme bültenine göre, 7 Ağustos 2015 tarihi itibari ile konut kredisi hacmi 139 milyar 385 milyon lirayı buldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), 7 Ağustos tarih itibarıyla mali kesime verilen kredilerin toplamının yıllık bazda yüzde 2,8 düşerek 38 milyar 21 milyon lira olduğu da raporda yer alan bilgiler arasında…

302,1 Milyon Lira Tüketici Kredisi

Aynı dönemde tüketici kredileri tutarı 302 milyar 101 milyon lira olurken tüketici kredilerinin 139 milyar 385 milyon lirasını konut kredileri oluşturdu. Geri kalan kısmın 6 milyar 401 milyon lirasını taşıt kredileri , 156 milyar 315 milyon lirasını ihtiyaç kredileri oluşturdu. Diğer yandan bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftalık süreçte yüzde 0,8 azalarak 1 trilyon 440 milyar 483 milyon lira olarak gerçekleşti.

10 Yılda 10 Katın Üzerinde Artış

Son verilere göre; konut kredisi kullanım tutarı son 10 yılda 10 katın üzerinde artarak 12 milyar 400 milyon liradan toplamda 139 milyar 385 liraya ulaşmış oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden edinilen bilgiye göre, bankalar ve finansman şirketlerinden kullanılan konut kredi miktarı son on yıllık dönemde 12 milyar 356 milyon liradan 139 milyar 385 milyon liraya yükseldi. Böylece konut kredisi on yılda 10 katın üzerinde artış göstermiş oldu.
Son 5 yıllık dönem konut kredilerindeki artış incelendiğinde mevduat bankalarının yüzde 100, katılım bankalarının yüzde 225 ve finansman şirketlerinin yüzde 347 büyüdüğü görülüyor. 2010 yılında mevduat bankalarından 57,3 milyar lira, katılım bankalarından 3,3 milyar lira ve finansman şirketlerinden 187 milyon lira olmak üzere 61 milyar lira konut kredisi kullanılırken, toplam konut kredisinin yüzde 94,2’si mevduat bankalarından, yüzde 5,5’inin katılım bankalarından ve yüzde 0,3’lük kısmının finansman şirketleri tarafından kullandırıldığı gözlendi.

Kaynak: Emlakgündemi

Kredide Alarm Zilleri

eb86a7e8729dc5e7_480x270Tüketiciler 15 milyar lira krediyi geri ödeyemedi, takibe düştü.

Yavaşlayan Türkiye ekonomisi için bir risk daha büyüyor. Kredisini geri ödeyemeyip bankalar tarafından takibe alınan kredilerin oranı son 5 yılın zirvesine çıktı.

ALINAN önlemlere rağmen kredilerin takibe düşen kredilerde alarm zilleri çalıyor. Takipteki krediler 2014 yıl sonunda 36 milyar lirayken, haziran ayı itibariyle 42 milyar liraya çıktı. Artış KOBİ ve tüketici kredilerinden kaynaklandı. KOBİ’lerin yıl başında 11 milyar lira olan takipteki kredileri 13 milyara, tüketici kredileri de 12 milyardan 15 milyara çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre takipteki krediler 2010 yılında 20 milyar liraydı. 2011 yılında gerileyerek 19 milyar lira oldu. 2012 yılında 23 milyar lira olan takipteki krediler, 2013 yılında 30 milyar lira, 2014 yılında da 36 milyar liraya yükseldi. Son 6 aylık dönemde artış yüzde 16.6 oldu. 2014 yılının sonundan itibaren KOBİ kredileri ile tüketici kredileri ve kredi kartlarında takibe dönüşüm artış gösterdi. KOBİ kredilerinde takibe dönüşen krediler yüzde 12, tüketici ve kredi kartlarındaki artış da yüzde 25 oldu. Ticari kredilerde ise bir değişim olmadı.

5 Yılın En Yükseği

Kredilerin takibe dönüşüm oranı da son 5 yılın en yükseğinde. 2010 yılında yüzde 3.66 olan takibe dönüşüm oranı yıllar itibariyle geriledi. Ancak 2014 yılı itibariyle tekrar artışa geçti. 2011 yılında yüzde 2.70, 2012 yılında yüzde 2.86, 2013’de yüzde 2.75 olan takibe dönüşüm oranı 2014 yılında yüzde 2.85 oldu. 2015 yılının mart ayında biraz gerileyen oran 2.84’tü. Ancak 2015 yılı haziran ayı itibariyle takibe dönüşüm oranı yüzde 2.89 oldu.

Kredilerde Artış

Haziran ayı itibariyle kredi kartının da dahil olduğu tüketici kredilerindeki takibe dönüşüm oranı yüzde 3.84 oldu. 2010 yılında bu oran yüzde 4.13’tü. 2011 yılında yüzde 2.88’e gerileyen oran, 2012 yılında yüzde 2.95, 2013 yılında yüzde 2.87, 2014 yılında da yüzde 3.38 oldu. 2015 yılının mart ayında yüzde 3.51’e gerileyen oran, sonraki üç aylık dönemde yüzde 3.84’e yükseldi.

Konut ve taşıt kredilerinde önemli bir değişiklik olmazken, 2014’den itibaren kredi kartları ile ihtiyaç kredilerinde artış gözlendi. Kredi kartlarında oran 2014 yılı sonunda yüzde 7’lerdeyken, 6 ay sonra haziran itibariyle yüzde 8’lere yükseldi. İhtiyaç kredilerinde ise yüzde 4’ler civarındaki oran yüzde 4.5’lara yükseldi.

Takipteki kredilerin (brüt) gelişimi (milyar TL)

2014 2015-Haziran
Tüketici 12 15
KOBİ 11 13
Ticari 13 13
TOPLAM 36 42

Takibe dönüşüm oranları (%)

Yıllar Oran
2010 3.66
2011 2.70
2012 2.86
2013 2.75
2014 2.85
2015-Haziran 2.89

Tüketici kredilerinin takibe dönüşüm oranı (%)

Yıllar Oran
2010 4.13
2011 2.88
2012 2.95
2013 2.87
2014 3.38
2015-Haziran 3.84

Kaynak: Gerçekgündem

Bankacılık Sektörünün Kredi Hacmi Azaldı

kredi-kullanacaklara-uyari--5816575BDDK verilerine göre, toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,5 azalarak 16 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 409 milyar 980 milyon liraya geriledi

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,5 azalarak, 16 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 409 milyar 980 milyon liraya geriledi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı, aynı dönemde yüzde 0,9 azaldı ve 37 milyar 831 milyon liraya düştü.

Sektörün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise 1 trilyon 290 milyar 898 milyon lira oldu. Söz konusu tutar, 10 Temmuz’da 1 trilyon 297 milyar 577 milyon lira düzeyindeydi. Bu dönemde spot kredi toplamı da 191 milyar 175 milyon lira olarak hesaplandı.

Tüketici kredileri

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri tutarı 299 milyar 907 milyon lira oldu. Tüketici kredilerinin 138 milyar 739 milyon lirası konut, 6 milyar 407 milyon lirası taşıt, 154 milyar 762 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı yüzde 0,5 azalarak 192 milyar 336 milyon liraya geriledi.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı, 16 Temmuz’da 73 milyar 941 milyon lira olarak hesaplandı. Söz konusu tutar, 10 Temmuz’da 73 milyar 913 milyon liraydı. Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı, söz konusu haftada 33 milyar 585 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 40 milyar 356 milyon lira olarak belirlendi.

Böylece, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,5 azalışla, 16 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 409 milyar 980 milyon lirada kaldı.

Kaynak: AA

Bankacılık Sektörünün Kredi Hacmi Arttı

bayram_kredisi_2015_veren_bankalar_ve_faiz_oranlari_h14018_c995eBankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,31 artarak, 1 trilyon 418 milyar 218 milyon liraya yükseldi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı, aynı dönemde yüzde 0,26 arttı ve 38 milyar 795 milyon liraya çıktı.

Sektörün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise 1 trilyon 297 milyar 120 milyon lira oldu. Söz konusu tutar 26 Haziran’da 1 trilyon 293 milyar 723 milyon lira düzeyindeydi. Bu dönemde spot kredi toplamı da 192 milyar 368 milyon lira olarak hesaplandı.

Tüketici kredileri 

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri tutarı 300 milyar 290 milyon lira oldu. Tüketici kredilerinin 138 milyar 419 milyon lirası konut, 6 milyar 398 milyon lirası taşıt, 155 milyar 472 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı yüzde 1,15 artarak 192 milyar 865 milyon liraya yükseldi.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı, 3 Temmuz’da 74 milyar 433 milyon lira olarak hesaplandı. Söz konusu tutar 26 Haziran’da 73 milyar 904 milyon liraydı. Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı, söz konusu haftada 33 milyar 168 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 41 milyar 265 milyon lira oldu.

Böylece bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,31 artışla, 3 Temmuz itibarıyla 1 trilyon 418 milyar 218 milyon liraya yükseldi.

Kaynak: AA

Bankacılık Sektörünün Kredi Hacmi Arttı

1810817_1aBDDK verilerine göre, sektörün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,01 artarak, 1 trilyon 413 milyar 827 milyon liraya yükseldi

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,01 artarak, 26 Haziran itibarıyla 1 trilyon 413 milyar 827 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı, aynı dönemde yüzde 2,06 arttı ve 38 milyar 695 milyon liraya çıktı.

Sektörün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise 1 trilyon 293 milyar 723 milyon lira oldu. Söz konusu tutar 19 Haziran’da 1 trilyon 293 milyar 90 milyon lira düzeyindeydi. Bu dönemde spot kredi toplamı da 189 milyar 975 milyon lira olarak hesaplandı.

Tüketici kredileri

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri tutarı 299 milyar 833 milyon lira oldu. Tüketici kredilerinin 138 milyar 371 milyon lirası konut, 6 milyar 385 milyon lirası taşıt, 155 milyar 77 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı yüzde 0,31 azalarak, 190 milyar 672 milyon liraya geriledi.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı, 26 Haziran’da 73 milyar 904 milyon lira olarak hesaplandı. Söz konusu tutar 19 Haziran’da 73 milyar 525 milyon liraydı. Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı, söz konusu haftada 33 milyar 3 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 40 milyar 900 milyon lira oldu.

Böylece bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,01 artarak, 26 Haziran itibarıyla 1 trilyon 413 milyar 827 milyon liraya yükseldi.

Kaynak: AA

Halkbank’tan O Haberlere Yalanlama

headlineHalkbank basında yer alan haberlerle ilgili açıklamada bulundu.

Halkbank, kullandırılan bir kredi ile ilgili basında yer alan haberler ile ilgili duyuruda bulundu.

Türkiye Halk Bnakası A.Ş. tarafından KAP’a yapılan bildirimde aşağıdaki bilgilere yer verilmiştir;

Bazı gazetelerin bugünkü nüshalarında; Nisan 2012-Nisan 2015 döneminde baz tutarı düşük olan takipteki kredilerin artış hızının toplam nakdi kredilerin artış hızından daha yüksek olduğu ve ayrıca sektördeki özel bankaların takipteki kredilerini varlık yönetim şirketlerine sattığı hususu dikkate alınmadan sektörün takipteki kredilerinin içinde kamu bankaların pay oranının arttığı yönünde ve Bankamızca kullandırılan bir kredi ile ilgili gerçeğe aykırı bir şekilde Bankamızın güven ve itibarını sarsıcı, kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltıcı nitelikte  haberler yer almaktadır.

Bankacılık sektöründe kredi kalitesini gösteren ve uluslararası düzeyde de kabul gören en önemli kriter, takipteki krediler/toplam nakdi krediler oranıdır. Bankamızda da bu oran sektörle uyumlu bir seyir izlemektedir. Mart 2015 dönemi itibarıyla %3,42 olan oran, sektörde %2,84 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, sektör takipteki kredilerini varlık yönetim şirketlerine satarak ya da aktiflerinden silerek bilançolarındaki takip risklerinden kurtulmakta ve böylece sektördeki bu oran olduğundan düşük görünmektedir. Mart 2015 itibarıyla sektörün varlık yönetim şirketlerine sattığı veya aktiflerinden sildiği takipteki krediler toplamı olan 24.973 milyon TL dikkate alındığında sektörde bu oran %4,59’a yükselmektedir.
Haberlerde bahsi geçen söz konusu kredi, BDDK ve Banka iç mevzuatına uygun olarak kredilendirilmiş ve krediye uygun olarak teminatlandırılmıştır. Ayrıca, söz konusu kredi için denetleyici kurumlar tarafından Bankamıza iletilen düzenlemelere aykırılığa dair bir rapor bulunmamaktadır.

Gerçeğe aykırı bilgi ve beyanlarda bulunmak suretiyle kamuoyunu yanıltıcı, Bankamızın güven ve itibarını sarsıcı nitelikteki haberler ile ilgili olarak yukarıdaki açıklamalar, yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla kamuoyunun bilgisine sunulur.

Kaynak: Borsamatik

Ev ve Taşıt Kredisi Alacaklara Sevindirici Haber

a

Bankaların 2015 yılı başlarında aldığı bir karara göre konut ve taşıt kredilerinde kapıları sonuna kadar açtığı haberi geldi.TCMB’nin son yaptığı yazılı açıklamasında ev ve taşıt almak isteyenler için yeni düzenlemeler yapılırken seçimler öncesi vatandaşın mağduriyeti azda olsa giderilecek açıklaması geldi.

Ocak-Mart dönemi sonuçları incelendiğinde; bankaların standartları, işletme kredileri ile diğer bireysel kredilerde sınırlı sıkılaştırdığı, konut ve taşıt kredilerinde ise gevşettiği görüldü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Banka Kredileri Eğilim Anketi’ne göre, yılın ikinci çeyreğinde işletmelere kullandırılan kredilerde sıkılaştırmanın süreceği, bireysel kredilerden konut ve taşıt kredilerinde standartların temelde aynı kalacağı, diğer bireysel kredilerde ise gevşetileceği öngörülüyor.

Konut ve Taşıt kredileri Bir Miktar Gevşedi

TCMB, bankaların 2015 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmeleri ile ikinci çeyreğine ilişkin beklentilerini içeren Ocak-Mart 2015 dönemi Banka Kredileri Eğilim Anketi sonuçlarını yayımladı. Ocak-Mart 2015 dönemi sonuçları incelendiğinde; bankaların, standartları işletmelere kullandırılan krediler ile diğer bireysel kredilerde sınırlı ölçüde sıkılaştırdığı, konut ve taşıt kredilerinde ise bir miktar gevşettiği görüldü.

Bu yılın ikinci çeyreği için beklentiler, işletmelere kullandırılan kredilerde sıkılaştırmanın süreceği, bireysel kredilerden konut ve taşıt kredilerinde standartların temelde aynı kalacağı, diğer bireysel kredilerde ise gevşetileceği yönünde oldu.

Kredi talebi açısından bakıldığında; işletmelerin banka kredilerine olan talebi daralırken, konut ve diğer bireysel kredilerde talep arttı, taşıt kredilerinde ise azaldı. Bankaların fon sağlama imkanlarının gelişimi incelendiğinde; yılın ilk çeyreğinde yurt içi fonlama koşullarındaki sıkılaştırmanın sürdüğü görüldü.

Ana Faktör Bankaların Rekabeti

2014 yılının son çeyreğinde gevşetilmiş olan yurt dışı fonlama koşulları ise hem fonlama maliyetinin hem de diğer koşul ve kurallarının etkisiyle Ocak-Mart 2015 döneminde sıkılaştırıldı. Ocak-Mart 2015 döneminde bankalar, genel olarak işletmelere kullandırılan kredilere uygulanan standartları sıkılaştırdı.

Standartların sıklaştırılmasının ardındaki nedenler olarak; genel ekonomik faaliyetlere ilişkin beklentiler başta olmak üzere risk algısına ilişkin faktörler gösterilirken, standartları gevşetici yönde etkileyen ana faktör diğer bankaların rekabeti oldu. 2015 yılının ikinci çeyreği için beklenti, standartlardaki sıkılaştırmanın süreceği yönünde oluştu.

İşletmelere kullandırılan kredilere uygulanan kredi koşul ve kurallarına bakıldığında; bankaların daha riskli olarak değerlendirdiği krediler üzerinden aldıkları kar marjlarını artırmaya devam ettiği, vade koşulları, kredi ya da kredi limitinin büyüklüğüne ilişkin koşullar ile kredi sözleşmesi özel koşullarını gevşettiği görüldü.

Büyük İşletmelerin Kredi Talebi Aynı Kaldı

Ocak-Mart 2015 döneminde genel olarak işletmelerin banka kredilerine olan talebi önceki çeyreğe göre geriledi. Krediyi kullanan firma ölçeği ağından bakıldığında; küçük ve orta ölçekli işletmelerin kredi talebi azalırken, büyük işletmelerin kredi talebi temelde aynı kaldı.

Vade yapısı ve para cinsi açısından krediler incelendiğinde; kısa vadeli kredilere olan talep temelde aynı kalırken, uzun vadeli kredi talebinin artışa geçtiği; Türk lirası cinsinden açılan kredilere olan talep artarken, yabancı para cinsinden açılan kredilere olan talepteki azalışın sürdüğü gözlendi.

Kredi talebindeki gerilemenin ardındaki nedenler olarak sabit yatırımlar ile diğer bankalardan alınan krediler gösterilirken, stok artırımı ve işletme sermayesi gereksinimi ile borcun yeniden yapılandırılması ve satıcıların peşin alımlarda uyguladığı iskonto ve kolaylıklar talebi artırıcı yönde etkileyen faktörler oldu.

Bireysel Kredilerle Uygulanan Standartlar Sıkılaştırıldı

2015 yılının ikinci çeyreği için beklenti, kredi talebindeki daralmanın süreceği yönünde oldu. Bireysel kredilere uygulanan standartların değişimi incelendiğinde, konut ve taşıt kredilerinde standartların gevşetildiği, diğer bireysel kredilere uygulanan standartların ise sıkılaştırıldığı görüldü.

Konut kredilerinde standartların gevşetilmesinin ardındaki neden banka dışı mali kesimin rekabeti olurken,taşıt kredilerinde fon maliyetleri ve bilanço kısıtlamaları ile rekabet baskısına ilişkin faktörler standartların gevşetilmesinde etkili oldu.

Diğer bireysel kredilerde ise diğer bankaların rekabeti ile fon maliyetleri ve bilanço kısıtlamalarının gevşetici yöndeki etkisine rağmen tüketicilerin kredi itibarı ve genel ekonomik faaliyetlere ilişkin beklentiler standartların sıklaştırılmasına neden oldu.

Temelde Aynı Bırakılıyor

Gelecek çeyrek dönem için beklenti; konut ve taşıt kredilerine uygulanan standartların temelde aynı kalacağı, diğer bireysel kredilere uygulanan standartların ise gevşetileceği yönünde belirdi. Bireysel kredilere uygulanan koşul ve kurallar açısından bakıldığında; tüm bireysel kredi türlerinde bankaların uyguladığı koşul ve kuralları temelde aynı bırakmayı tercih ettiği görüldü.

Yılın ilk çeyreğinde, konut ve diğer bireysel kredilerde talep artışı yaşanırken, taşıt kredilerine olan talep azaldı. Konut kredileri açısından bakıldığında, konut piyasasına ilişkin beklentilerin talep artışının ardındaki faktör olduğu görüldü.

Kaynak: Memuruz

 

Kredi Kartı Taksit Sınırlaması İhtiyaç Kredisine Yöneltti

aaKredi kartına taksit sınırlaması tüketicileri ihtiyaç kredisine yönlendirdi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartına taksit sınırlaması getirmesi, tüketicileri ihtiyaç kredisine yönlendirdi. Bankalar tarafından kullandırılan ihtiyaç kredisi miktarı ocak 2014 sonu itibariyle 86,7 milyar lira olurken, bu rakam 1 yılda yaklaşık yüzde 74’lük büyük bir artışla 151,3 milyar liraya yükseldi.

BDDK verilerinden derlenen bilgilere göre, bankalar tarafından kullandırılan ihtiyaç kredisi miktarı 2013 ocak sonu itibariyle 68 milyar 840,87 milyon lira olarak gerçekleşti.

Bu rakam bir sonraki yıl yaklaşık 17,9 milyar lira artarak ocak 2014’te 86 milyar 734,49 milyon liraya tırmandı. Ancak bazı ürünlerin kredi kartı ile alınmasına BDDK tarafından taksit sınırlaması getirilmesi ihtiyaç kredilerine olan ilgiyi artırdı. Taksit sınırlamasının uygulamaya konulduğu 1 Şubat 2014’ten, 1 Şubat 2015’e kadar geçen 1 yıllık süre zarfında kullanılan ihtiyaç kredisi miktarı yüzde 74,4’lük artış gösterdi. Böylece ocak 2015 sonu itibariyle kullanılan ihtiyaç kredisi miktarı 151 milyar 303,81 milyon liraya çıktı.

Ödeme Güçlüğüne Neden Oluyor

İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Kadir Tuna, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, tüketicilerin bazı sektörlerdeki kredi kartı harcamaları azalırken, ihtiyaç kredisindeki artış hızının da dikkati çektiğini söyledi. İhtiyaç kredisi kullanım miktarının 2014 ocak ile 2015 ocak sonu arasında yüzde 74,4 arttığını belirten Tuna, tüketicinin ihtiyaç kredisi talebindeki artışta taksitlendirmeye getirilen sınırın önemli bir rol oynadığını kaydetti.

Buna bağlı olarak aynı dönemde takipteki kredi oranındaki artışın ise yüzde 155,5 olduğunu aktaran Doç. Dr. Tuna, “Takipteki kredi oranındaki artışta hem kredi kartlarında taksitlendirmeye gelen sınırlandırmanın, hem de ihtiyaç kredilerinde vadenin 36 ay ile sınırlandırılmasının rolü buluyor. Vadelerin kısalması aylık taksit tutarlarının yükselmesine ve ödeme güçlüğüne neden oluyor” şeklinde konuştu.

Ana Fonksiyon Tüketiciyi Yüksek Nakit Taşıma Riskinden Kurtarmaktır

BDDK’nın kredi kartı taksitlendirmesine sınır getirmesindeki temel amacın, tüketicinin temel bireysel harcamalardaki iştahını azaltmak olduğuna işaret eden Doç. Dr. Tuna, sözlerine şöyle devam etti:

“Dünyadaki uygulamalara baktığımız zaman kredi kartının bir finansman aracı olarak kullanılmasında birtakım sınırlandırmaların olduğunu görüyoruz. Kredi kartı aslında acil ihtiyaçların dışında bir finansman aracı değildir. Kredi kartının ana fonksiyonu, tüketiciyi yüksek nakit taşıma riskinden kurtarmaktır. Fakat Türkiye’de kredi kartının son yıllarda bir finansman aracı gibi kullanılmaya başlanması, tüketicilerin harcama davranışlarını da buna göre şekillendirmesine neden oldu. Örneğin gıda, yemek ve akaryakıt gibi günlük ihtiyaçların taksitlendirilmesi, tüketiciler için ilk başta avantaj gibi görünse de uzun vadede risk oluşturuyordu.”

Doç. Dr. Kadir Tuna, cep telefonu ve kuyumda taksitlendirme yapılmasında genel olarak bir problem bulunmadığını, ancak cep telefonunda 12 ay yapılan taksitlendirmelerin cep telefonuna talebi artırarak bu ürünün ithalatında inanılmaz boyutta artışa yol açtığını anlattı.

Doç. Dr. Tuna, “Kuyum sektöründe taksitlendirmeye sınır getirilmesine neden olan faktör ise maalesef sektörde sayısı çok fazla bazı kuyumcuların bazı müşterileri ile anlaşarak taksitle sattıkları altınları belirli bir komisyon karı ile tekrar alarak müşteriye bir nevi banka gibi kredi sağlamaları oldu. Bir nevi bankaların işini yapmaya soyunan bazı kuyumcular oldu” diye konuştu.

Kaynak: AA

Bankacılık Sektörünün Kredi Hacmi Arttı

aBankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,07 arttı.

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,07 artarak, 3 Nisan itibarıyla 1 trilyon 338 milyar 361 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı, aynı dönemde yüzde 3,02 düşerek, 35 milyar 550 milyon lira olarak gerçekleşti.

Sektörün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise 1 trilyon 223 milyar 369 milyon lira oldu. Söz konusu rakam 27 Mart’ta 1 trilyon 222 milyar 972 milyon lira seviyesindeydi. Spot kredi toplamı da 3 Nisan itibarıyla 179 milyar 573 milyon lira olarak hesaplandı.

Tüketici kredileri  

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri tutarı bu dönemde 292 milyar 169 milyon liraya yükseldi. Tüketici kredilerinin 131 milyar 914 milyon lirası konut, 6 milyar 455 milyon lirası taşıt, 153 milyar 799 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı yüzde 0,95 artarak 181 milyar 253 milyon liraya çıktı.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı, 3 Nisanda  72 milyar 731 milyon lira olarak hesaplandı. Söz konusu tutar, 27 Mart’ta 71 milyar 931 milyon lira düzeyindeydi. Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı bu haftada 32 milyar 322 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 40 milyar 409 milyon lira oldu.

Böylece bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,07 artarak, 3 Nisan itibarıyla 1 trilyon 338 milyar 361 milyon liraya çıktı.

Kaynak: Dünya

Artık Taşıt ve Konut Kredisi Almak Daha Zor

aTaşıt ve konut kredisinde bankalar tarafından yapılan değerlendirme sonucunda risk oranı arttırıldı. Risk değerlendirmesinin armasının ardından taşıt ve konuk kredisi almak zorlaştı.

Ev ve taşıt satın alımlarında genelde banka kredilerinden faydalanan vatandaşlar, bu gelişmeden memnun olmayacaklar. Konut kredisi ve taşıt kredileri bankalar tarafından yeniden düzenlendi ve bu düzenleme sonucunda bazı değişiklikler oldu. Artık taşıt ve konut kredileri risk değerlendirmelerinde yüzde 150 ve yüzde 200 ağırlıklı kategori arasına alındı. Bunun sonucunda taşıt ve konut kredisi almak zorlaştı. Taşıt ve konut kredilerinde yapılan bu düzenlemeler 

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Taşıt ve Konut Kredilerinde Düzenleme

Yönetmeliğin 2012 yılında, “Taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar” olarak düzenlenen maddesi şöyle değiştirildi:

“Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar.”

Artık Böyle Olacak

Yönetmeliğin 2012 yılında, “Taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar” olarak düzenlenen maddesi de şöyle değiştirildi:

“Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar.”

İşte Düzenlenme

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE

İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin Ek-1’inin birinci bölümünün 59 uncu fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin (2) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2) Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar.”

“2) Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.

Kaynak: Mynet

Konut Kredisi Kullanacaklar Bu Habere Üzülecek

13786Bu gelişme konut kredisi kullanacakları üzecek. Bankalar araç ve konut kredisinde düzenlemeye yaptı. Konut kredileri risk değerlendirmelerinde artık yüzde 150 ve 200 ağırlıklı kategori arasına alındı.

Ev ve taşıt satın alımlarında genelde banka kredilerinden faydalanan vatandaşlar, bu gelişmeden memnun olmayacaklar. Konut kredisi ve taşıt kredileri bankalar tarafından yeniden düzenlendi ve bu düzenleme sonucunda bazı değişiklikler oldu. Artık taşıt ve konut kredileri risk değerlendirmelerinde yüzde 150 ve yüzde 200 ağırlıklı kategori arasına alındı. Bunun sonucunda taşıt ve konut kredisi almak zorlaştı. Taşıt ve konut kredilerinde yapılan bu düzenlemeler resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Taşıt ve Konut Kredilerine Düzenleme

Yönetmeliğin 2012 yılında, “Taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar” olarak düzenlenen maddesi şöyle değiştirildi:

“Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar.”

Artık Böyle Olacak

Yönetmeliğin 2012 yılında, “Taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar” olarak düzenlenen maddesi de şöyle değiştirildi:

“Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar.”

İşte Düzenleme

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine Ve Değerlendirilmesine

İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 – 28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin Ek-1’inin birinci bölümünün 59 uncu fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin (2) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2) Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi bir yıldan (onikinci ay hariç) iki yıla kadar (yirmidördüncü ay dahil) olan alacaklar.”

“2) Konut kredileri, Sosyal Güvenlik Kurumu ile banka arasında yapılan protokole istinaden emekli maaşını banka aracılığı ile alanlara maaşın ödenmeye devam ettiği süre ile sınırlı olmak üzere kullandırılan krediler ile kredi kartları vasıtasıyla, mal ve hizmet alımı için veya nakit olarak kullandırılan krediler dışındaki tüketici kredilerinden kaynaklanan ve kalan vadesi iki yılı (yirmidördüncü ay hariç) aşan alacaklar.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.

Kaynak: Mynet

 

 

Öğrenciler Tüketici Hakları Hakkında Bilgilendirildi

13786Ticaret İl Müdürü Sefa Özata, öğrencilere Yeni Tüketici Kanunu ve Tüketici Hakları konusunda bilgi verdi.

Ticaret İl Müdürü Sefa Özata, öğrencilere Yeni Tüketici Kanunu ve Tüketici Hakları konusunda bilgi verdi.
Özata, Rehberlik Eğitim ve Araştırma Merkezinde gerçekleştirilen konferansta öğrencileri, tüketici kredileri, tüketici hakları konusunda kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımlar, kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ödemeli konut sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi ve abonelik sözleşmeleri konularında bilgilendirdi.

Yeni Tüketici Kanunu’nda yapılan değişiklikleri anlatan Sefa Özata, “Yeni Kanunla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkanı da sunma zorunluluğu getirildi. Vatandaşlar tüketici kredileri sözleşmelerinde 14 gün cayma hakkını kullanabilecek. Tüketici hakem heyetine yapılan başvurularda tüketiciler daha fazla korunacak. Masraf komisyonların alınmasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bakanlığımız BDDK’nın bankaların hangi işlemlerden ücret alınabileceğini belirleyecek. Tüketici isterse ücretsiz ve kartı ya da farklı avantajlar konusunda ücretli kartı tercih edebilecekler. Aidat zorunluluğu olmayan kart alternatifi zorunlu olacak. Tüketici kredilerinde tüketici başka sigorta şirketinden sigorta yaptırabilecek. Banka bunu kabul etmek zorunda olacak. Yüzde 2’lik tüketici kredisi erken ödeme tazminatı Yüzde 1’e binecek. İnşaat ruhsatı almamış hiçbir firma maketten konut satışı yapamayacak. Konut devir teslim tarihine kadar tüketiciye yüzde 2 tazminat ödemesi koşuluyla sözleşmeden vazgeçme hakkı veriliyor. İnternet telefon katalog satışlarında tüketici satıcılarla karşı karşıya gelmiyorlar. Bu tür satışlarda mesafeli sözleşme kurulmadan önce tüketicinin sözleşme hakkında bilgilendirilmesi zorunludur” dedi.

Kaynak: TarsusHaber

Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi Arttı

aBankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,8 artarak 13 Şubat itibarıyla 1 trilyon 291 milyar 281 milyon liraya ulaştı

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,8 artarak 13 Şubat itibarıyla 1 trilyon 291 milyar 281 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı, aynı dönemde yüzde 3 artışla 32 milyar 429 milyon lira olarak gerçekleşti.

Sektörün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise 1 trilyon 183 milyar 40 milyon lira oldu. Söz konusu rakam, 6 Şubat’ta 1 trilyon 174 milyar 239 milyon lira düzeyindeydi.

Mali kesim hariç sektörün spot kredi toplamı da 174 milyar 413 milyon lira olarak hesaplandı.

Tüketici kredileri

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri tutarı bu dönemde 285 milyar 138 milyon liraya yükseldi. Tüketici kredilerinin 127 milyar 570 milyon lirası konut, 6 milyar 618 milyon lirası taşıt, 150 milyar 950 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı yüzde 0,8 artarak 170 milyar 270 milyon liraya çıktı.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı, 73 milyar 901 milyon lira olarak hesaplandı. Söz konusu tutar, 6 Şubat’ta 73 milyar 447 milyon lira düzeyindeydi.

Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı 33 milyar 672 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 40 milyar 229 milyon lira oldu.

Böylece bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,8 artarak 13 Şubat itibarıyla 1 trilyon 291 milyar 281 milyon liraya yükseldi.

Kaynak: Bloomberght

Bank Asya’ya Kanunsuz Kredi Şoku

aTMSF’nin Bank Asya’nın yüzde 63’lük bölümüne el koymasının ardından bir Bank Asya’ya bir darbe daha geldi. Kanunsuz kredi vermek için imza atan yöneticilerine adli ve idari para cezası kesilecek.

BDDK murakıplarının, çalışmaları devam eden kredilere yönelik raporunda, kanuna aykırı verilen kredilerin bankanın eski yöneticilerinden istenebileceği belirtildi.

Kanunsuz krediyi verenlere adli ve idari ceza göründü

İmtiyazlı ortaklarını gizlediği için yönetimi TMSF’ye geçen Bank Asya’da, STAR’ın ortaya çıkardığı kanuna aykırı verilen 3 milyar liralık kredi ve 2.1 milyar liralık batık krediye yönelik denetimler sürerken, konuyla ilgili bankanın eski yöneticilere adli ve idari ceza gelmesi gündeme geldi.

Ayrıca kanuna aykırı verilen krediler Bank Asya’nın eski yöneticilerinden istenecek. BDDK’ya yakın bir kaynak, kanuna aykırı verilen kredilere ilişkin denetim sürecinin devam ettiğini belirterek, denetimden çıkan sonuçlara ilişkin Bankacılık Kanunu’ndaki her türlü cezai yaptırımın uygulanacağını söyledi.

STAR’da dün yer alan haberde Bank Asya’nın 9 aylık bilanço dipnotlarında daha önceki dönemlerde yer almayan ‘Kanunun 50. ve 51. maddelerine aykırı kredi’ başlığının karşısında 3 milyar lira yazdığı belirtildi. Haberde banka yöneticileri ile bunlara yakın kişi ve kuruluşların oluşturduğu risk grubuna nasıl kredi verileceğini düzenleyen Bankacılık Kanunu’nun 50. ve 51. maddesine uygun olmayan kredilerin 6 ay içerisinde tasfiye edilmesi gerektiği de kaydedildi.

Eski yönetimden istenecek

BDDK murakıplarının Bank Asya’da tüm kredileri incelediğini kaydeden BDDK’ya yakın kaynak, “Krediyi verenlere de bu rakam (3 milyar TL) rücu edebilir. BDDK, murakıpların yazdığı raporlar sonrasında Bank Asya yönetimi tarafından verilen kredinin yönetime rücu edilmesini isteyebilir. Bunun için de BDDK’nın talebi ile Genel Kurul’da karar alınabilir.

Bu seçenek masada bulunuyor” dedi. Aynı kaynak, bankayı zarara uğratan kredilere ilişkin de bankanın eski yönetimine hem adli hem de idari ceza gelebileceğini söyledi. Öte yandan, yeni yönetimin bankacılık işlemleri, para transferleri ve kredileri incelemeye alması ‘paralel

yapı’yı da harekete geçirdi. Banka çalışanlarına yönelik, “TMSF yönetimine istediği bilgileri, belgeleri vermeyin, bu dönem geçecek, sorumlu olursunuz” şeklinde tehdit mesajları geldiği öğrenildi.

Yurt dışına para transferinin merkezi 3 ildeki 3 şube

BDDK murakıpları bankadaki kredilere ve verilen teminatlara yönelik çalışmaları sürerken, şüpheli para tranferleri de yakın takibe alındı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) görevlilerinin, yurt içine ve yurt dışına dikkat çekici para transferlerinin nerelere, kimlere yapıldığını araştırmaya başladığı öğrenilirken, para transferlerinin üç şehirdeki belli şubelerden yapıldığı tespit edildi.

Denetimlerde hangi şubelerin yurt dışı ile ilgili daha çok işlem yaptıklarına bakıldığını belirten konuya yakın bir kaynak, ilk sonuçlara göre İstanbul, Bursa ve Ankara’daki belli şubelerden yurt dışına daha fazla para transferi olduğunun görüldüğünü belirtti. Aynı kaynağın verdiği bilgiye göre, bu şubelerden yurt dışına yapılan para transferlerinin ‘paralel’in okul ve şirketlerinin olduğu ülkelere yapıldı.

Kaynak: Kanala

Kredi Kartı ve Bireysel Kredi Borçlarında Rekor Artış

aTürkiye’de kişi başına 2.12 kredi ya da banka kartı düştüğü belirten Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, 162 milyonu geçen kart sayısıyla İngiltere’den sonra sistemde en fazla karta sahip ülke olunduğunu ve bireysel kredi borçlarının rekor düzeyde arttığını söyledi.  

Akdoğu, “TÜİK Hane Halklarının Tüketimi verilerine göre tüketimimizin yüzde 24’ü kredi kartı olmak üzere yüzde 38’ini kartlı sistemleri kullanarak gerçekleştiriyoruz. Artan borçluluk durumumuzun sebeplerinin başında, bireylerin genellikle borcun tamamını kapatmadan, hattâ yalnızca asgari ödeme yoluyla kart kullanımına devam etmesi geliyor. Eksik ödeme dolayısıyla kart limiti yetersiz kaldığında kişi bu kez farklı bankaların kredi kartlarını temin etme yoluna başvuruyor. Kimi zaman ise başka banka kredi kartlarından nakit çekim yaparak, kartlarının borçluluk durumunu sürdürmeye çalışıyor. Kredi kartı alternatifi tükendiğinde ise tüketici kredileri devreye giriyor. Kredi kartlarında yaşanan döngü, burada da devam ediyor. Süreç, borcun artık sürdürülemez hale geldiği noktada kaçınılmaz olarak idari takibe kadar uzanıyor. Maalesef ülkemizde kredi kartı, krediler gibi temel finansal araçların kullanımı konusunda bilinç düzeyi oldukça yetersiz.” dedi.

Takipteki Alacaklar 12,5 Milyar Liraya Yaklaştı

BDDK’nın son verilerine göre 2014 Aralık ayı itibariyle bireysel kredi kartı kullanımı toplam 86 milyar 780 milyon TL olurken 2013’e göre 607 milyon 93 bin TL’lik artışla bu rakamın, 5 milyar 360 milyon TL’sini takipteki alacaklar oluşturuyor. Yine BDDK verilerine göre toplam tüketici kredileri tutarı, 281 milyar 933 milyon 572 bin TL. Takipteki kredi tutarı ise 2013’e göre 2 milyar 38 milyon 963 bin TL artarak, 7 milyar 114 milyon 616 bin TL’ye ulaşmış bulunuyor. İki kalemin takipteki alacak toplamı ise 12 milyar 474 milyon TL’yi geçiyor.

Nakit Çekimden Uzak Durun

Vatandaşlara önerilerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, “Öncelikle alınacak önlem, kredi kartı sayısını teke indirgemek. Kartın limitini kısıtlamak da otomatik olarak harcamalarımızı azaltacaktır. Kredi kartı kullanımımız, aylık gelirimizle paralellik göstermeli ve hesap kesim dönemlerinde borcun tamamını kapatmalıyız. Kredi kartından nakit çekim işleminden ise özellikle kaçınılmalı. Kredi kartlarından nakit çekim, en maliyetli seçenek. İşlem ücreti ve günlük faiz gibi ücretlendirmelerle tüketici kredilerine göre daha dezavantajlı. Kısa bir zaman diliminde faiz, anaparayı geçer hale gelebilmekte. Bu gibi kısa vadeli ve düşük tutarlı nakdi gereksinimler için tüketici kredileri tercih edilmeli. Kredi kartına yapılan ödemeler sırasıyla varsa önce nakit işlem, geçmiş dönem borcu ve güncel tutarı kapatmak olmalı. Daha yüksek tutarlı nakit ihtiyaçlar için ferdi destek kredisine başvurulmalı ve yine aynı şekilde olabildiğince vadeyi kısa tutmak amaçlanmalı. Yalnızca faiz oranları değil, kredinin toplam maliyeti üzerinden karşılaştırma yapılmalı. Kredilerde borç erken kapatılsa dahi faizin yalnızca cüzi bir bölümü düşmektedir. Bu nedenle başlangıçta vadeyi uzun tutarak, ‘İzleyen dönemde kredi taksidini fazla öderim veya erken kapatıp faizi elimine ederim’ yaklaşımı yerine, kredi temin aşamasında doğru vade oranı seçilmeli. Döviz cinsi borçlanma ise genel olarak tercih dışı bırakılmalı.” dedi.

Cebinizde Olmayan Parayı Harcamayın

Harcamayı seven bir toplum olunduğunu ancak ortalama gelir haddi düşünüldüğünde borçlanmanın kimi zaman bir gereklilik olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Akdoğu, “Kuşkusuz öncelikle tüketim eğilimlerimizi gözden geçirerek, rasyonel bir şekilde bütçe dengemizi yapılandırmak daha etkin bir çözüm olacaktır ama en temel şey ise cebinizde olmayan parayı harcamaktan kaçının.” diye konuştu.

Bddk’nın Kart Limiti ve Taksit Düzenlemesi

BDDK’nın, kredi kartlarına yönelik taksit, limit, asgari ödeme gibi sınırlamalarını içeren düzenlemeler getirdiğini hatırlatan Akdoğu, “Asgari ödeme oranı, toplam tutarın minimum yüzde 30’una çekilerek, taksitli işlemlere kısıtlama getirildi. Burada asıl etki gösterecek olan, kredi kartında tek limit dönemi. Buna göre artık kişilerin sadece gelir değil, finansal performanslarına göre belirlenen tek bir limiti olacak ve mevcut kartlarının toplam limiti, belirlenen limiti aşamayacak. Taksit sınırlaması, nispeten de olsa taksitli işlemleri azalttı diyebiliriz. Özellikle beyaz eşya, teknoloji ürünleri gibi ürünler satan kurumlar, bireysel krediler yoluyla satış gibi seçeneklerle taksit sınırlamasını bertaraf edebiliyor. Sistemdeki açıklıkları giderecek daha etkin düzenlemeler getirilmesi gerektiği aşikâr.” dedi.

Kaynak: Zaman

Gümüşhane’de Konut Kredileri Patladı

aGümüşhanelilerin il genelinde 21 banka şubesindeki nakdi kredi miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17 oranında artarak 752 milyon 387 bin lira oldu.

Gümüşhanelilerin il genelinde 21 banka şubesindeki nakdi kredi miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17 oranında artarak 752 milyon 387 bin lira oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) illere göre seçilmiş bankacılık sektörü verileri Finansal Türkiye Haritası (FİNTÜRK) verilerine göre Gümüşhane’de 2014 yılında vatandaşların bankalardaki 752 milyon 387 bin liralık kredi borcunun 457 milyon 973 bin lirası (%61) kamu bankalarına, 55 bin 447 lirası (%7) yabancı bankalarına, 238 milyon 967 bin lirasının (%32) ise yerli özel bankalara bulunduğu anlaşıldı.

2009 yılında toplam 198 milyon 133 bin lira kredi kullanılan Gümüşhane’de bu rakamın son 5 yılda yüzde 280 artması dikkat çekici bulunurken, takipteki kredi alacaklarının ise yüzde 177 artarak 7 milyon liradan 19 milyon 590 liraya yükselmesi de dikkatlerden kaçmadı.

Aynı tabloya göre 2014 yılında Gümüşhanelilerin bankalarda toplam 496 milyon 333 bin lirası bulunuyor. Bu miktarın 235 milyon 100 bin lirası tasarruf mevduatında yer alırken, bu rakamdaki artış bir önceki yıla göre yüzde 15, 5 yıl öncesine göre ise yüzde 161 olarak gerçekleşti.

FİNTÜRK verilerine göre Gümüşhane’de 2014 yılında 4 milyon 736 bin liralık taşıt kredisi, 79 milyon 485 bin liralık konut kredisi kullanıldı. Taşıt kredisinde bir önceki yıla göre yüzde 1’lik bir düşüş, konut kredisinde ise yüzde 11’lik bir artış yaşanırken, taşıt kredilerinde 5 yıl önceye göre yüzde 304, konut kredilerinde yüzde 319’luk bir artış gerçekleşti. Bununla birlikte takipteki konut kredileri yüzde 62, taşıt kredileri de yüzde 63 oranında düşerken, diğer tüketici kredileri ise yüzde 289 oranında arttı.

Taşıt Kredileri Özel Konut Kredileri Kamu Bankalarından

Tabloya göre yıl içerisinde kullanılan taşıt kredilerinin yüzde 86’sı yerli özel ve yabancı bankalardan karşılanırken, konut kredilerinin yüzde 58’i ise kamu bankalarından karşılandı.

Gümüşhane’de kredi kartıyla yapılan alışveriş miktarı ise bir önceki yıla göre yüzde 5 oranında düşerek 61 milyon 129 bin lira olarak gerçekleşti. 5 yıl önce kredi kartıyla 13 milyon 975 bin liralık alışveriş yapılan Gümüşhane’de bu rakam 2014 yılında yüzde 337 oranında artmış oldu.

2009 yılında 11 banka şubesinin bulunduğu Gümüşhane’de 2014 yılında bu rakam 21’e ulaştı. Yüzde 91 oranında artan banka şube sayısının ardından banka çeşitliliği de bu artıştan nasibini aldı. Buna göre Gümüşhane’de 2014 yılı sonunda 2 yabancı, 7 yerli özel ve 11 kamu bankası ile 1 katılım bankası olmak üzere toplam 21 banka şubesi yer alıyor.

Kaynak: MersinHaber

 

Bu İlimizde Konut Kredisi Patladı

aGümüşhanelilerin il genelinde 21 banka şubesindeki nakdi kredi miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17 oranında artarak 752 milyon 387 bin lira oldu. Bu rakamın son 5 yılda yüzde 280 artması dikkat çekti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) illere göre seçilmiş bankacılık sektörü verileri Finansal Türkiye Haritası (FİNTÜRK) verilerine göre Gümüşhane’de 2014 yılında vatandaşların bankalardaki 752 milyon 387 bin liralık kredi borcunun 457 milyon 973 bin lirası (a) kamu bankalarına, 55 bin 447 lirası (%7) yabancı bankalarına, 238 milyon 967 bin lirasının (2) ise yerli özel bankalara bulunduğu anlaşıldı.

2009 yılında toplam 198 milyon 133 bin lira kredi kullanılan Gümüşhane’de bu rakamın son 5 yılda yüzde 280 artması dikkat çekici bulunurken, takipteki kredi alacaklarının ise yüzde 177 artarak 7 milyon liradan 19 milyon 590 liraya yükselmesi de dikkatlerden kaçmadı. Aynı tabloya göre 2014 yılında Gümüşhanelilerin bankalarda toplam 496 milyon 333 bin lirası bulunuyor. Bu miktarın 235 milyon 100 bin lirası tasarruf mevduatında yer alırken, bu rakamdaki artış bir önceki yıla göre yüzde 15, 5 yıl öncesine göre ise yüzde 161 olarak gerçekleşti. FİNTÜRK verilerine göre Gümüşhane’de 2014 yılında 4 milyon 736 bin liralık taşıt kredisi, 79 milyon 485 bin liralık konut kredisi kullanıldı.

Taşıt kredisinde bir önceki yıla göre yüzde 1’lik bir düşüş, konut kredisinde ise yüzde 11’lik bir artış yaşanırken, taşıt kredilerinde 5 yıl önceye göre yüzde 304, konut kredilerinde yüzde 319’luk bir artış gerçekleşti. Bununla birlikte takipteki konut kredileri yüzde 62, taşıt kredileri de yüzde 63 oranında düşerken, diğer tüketici kredileri ise yüzde 289 oranında arttı.

Taşıt Kredileri Özel Konut Kredileri Kamu Bankalarından

Tabloya göre yıl içerisinde kullanılan taşıt kredilerinin yüzde 86’sı yerli özel ve yabancı bankalardan karşılanırken, konut kredilerinin yüzde 58’i ise kamu bankalarından karşılandı. Gümüşhane’de kredi kartıyla yapılan alışveriş miktarı ise bir önceki yıla göre yüzde 5 oranında düşerek 61 milyon 129 bin lira olarak gerçekleşti.

5 yıl önce kredi kartıyla 13 milyon 975 bin liralık alışveriş yapılan Gümüşhane’de bu rakam 2014 yılında yüzde 337 oranında artmış oldu. 2009 yılında 11 banka şubesinin bulunduğu Gümüşhane’de 2014 yılında bu rakam 21’e ulaştı. Yüzde 91 oranında artan banka şube sayısının ardından banka çeşitliliği de bu artıştan nasibini aldı. Buna göre Gümüşhane’de 2014 yılı sonunda 2 yabancı, 7 yerli özel ve 11 kamu bankası ile 1 katılım bankası olmak üzere toplam 21 banka şubesi yer alıyor.

Kaynak: YeniŞafak

Kredi Kartı Kullananlara Müjde

Visa Plans Largest IPO In U.S. HistoryBankaların aldığı ücret ve komisyonlara düzenleme getiren düzenleme artık yürürlükte.

Bankalar, aralarında hesap işletim ücreti, havale ücreti, kredi kartları için yıllık üyelik ücretinin de bulunduğu toplam 20 kalem ürün ve hizmetin dışında kalan hizmetler için ücret talep edemeyecek.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından finansal tüketicilere sunulan ürün veya hizmetlere ilişkin olarak faiz veya kar payı dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Kuruluşlar tarafından ücretlendirilebilecek ürün veya hizmetler 20 kalemde sınıflandırılırken, bu sınıflandırmanın işlemlerin finansal niteliklerine göre ayrımı, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği tarafından BDDK’nın uygun görüşü alınarak yapılacak.

Sınıflandırmada yer almayan, yeni bir ürün veya hizmet grubunun belirlenmesi veya yeni bir ücret kaleminin oluşturulabilmesi için ilgili kuruluş tarafından BDDK’dan izin alınması gerekecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde 20 kalemi kapsayan listeyi değiştirebilecek.

Ücret Değişiklikleri İçin Tüketiciden Onay Gerekecek

Bir takvim yılı içinde ücretlerde, Türkiye İstatistik Kurumunca bir önceki yıl sonu itibariyle açıklanan yıllık tüketici fiyatları endeksi artış oranının 1,2 katı ve üzerinde artış yapılabilmesi için finansal tüketiciden onay alınması, bunun altında artış öngören değişikliklerin ise finansal tüketiciye en az 30 gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla veya kaydı tutulan telefon vasıtasıyla bildirilmesi zorunlu olacak.

Bildirim üzerine finansal tüketicinin, kendisine bildirim yapıldığı tarihten itibaren 15 gün sonrasına kadar ürünün veya hizmetin kullanımından vazgeçme hakkı bulunacak. Bu hakkın kullanılması halinde uygulanacak ücret artışının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilave ücret alınamayacak.

Konut Finansmanı

Finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamayacak
Kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının binde 5’ini geçemeyecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırmaya ve azaltmaya yetkili olacak.Taşınır ve taşınmazlara ilişkin rehin, ipotek ve ekspertiz işlemlerinde yalnızca 3. kişilere ödenen ücretler alınabilecek.
Konut finansmanı sözleşmelerinde faiz oranı veya kar payının sabit olarak belirlenmesi halinde, krediyi tahsis eden kuruluş nezdinde sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir veya birden fazla taksit ödemesinin vadesinden önce yapılması ile kredinin faiz oranı veya kar payında finansal tüketici lehine mutabık kalınarak değişiklik yapılması hallerinde, ilgili kanunda yer alan erken ödeme tazminatı haricinde hiçbir ücret alınamayacak. Tahsil edilebilecek erken ödeme tazminatı ise yapılacak faiz veya kar payı indirimi tutarını aşamayacak
Kredili mevduat hesaplarından kullandırılan krediler ile kredi kartlarından yapılan taksitli nakit avans işlemleri için ücret tahsil edilemeyecek.
Banka ve Kredi Kartı İşlemleri

Kart çıkaran kuruluşlar, yıllık üyelik ücreti ve benzeri ad altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak.

Finansal tüketiciler tarafından yapılan ücretsiz kredi kartı başvurularının kuruluşlarca reddedilmesi halinde, bu başvuruya istinaden yıllık üyelik ücreti olan kredi kartı verilemeyecek.

Finansal tüketicinin kredi kartı iptal talepleri, ilgili kredi kartıyla ilişkilendirilen herhangi bir borç bakiyesi bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedilemeyecek. Bu şekilde iptal edilen kredi kartlarının borç geri ödeme dönemlerinde yıllık üyelik ücreti tahsil edilemeyecek. Sanal kredi kartlarından yıllık üyelik ücreti alınamayacak.

Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları hareketsiz kart kabul edilecek ve bu kartlara hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti yansıtılamayacak.

Hareketsiz kartlarda tahsil edilemeyen kredi kartı yıllık üyelik ücretleri, tahakkuk tarihinden itibaren en fazla son 12 aylık dönem için sonradan tahsil edilmek üzere bekletilebilecek. Bu dönem zarfında yıllık üyelik ücretlerinin tahsili için icra takibi yapılamayacak.

Para Transfer İşlemleri

Finansal tüketicinin hesabının bulunduğu kuruluşun işlem alanlarından herhangi birini kullanmak suretiyle kendi hesabına para yatırması ile hesabın bulunduğu şubeden finansal tüketici adına 3. kişilerin para yatırması işlemlerinden ücret alınamayacak.

Düzenli veya rutin işlem saatleri dışında yapılan para transferleri, banka ve kredi kartı veya ön ödemeli kartlardan yapılan para transfer işlemleri ile özel nitelikli işlemlerin ücretleri, finansal tüketici ile banka arasında düzenlenen sözleşme ile belirlenecek.

 Katılım Fonuişlemleri

Hesap işletim ücreti, finansal tüketicinin hesap sayısına bağlı olmaksızın müşteri bazında ilgili kuruluşun belirlediği dönemlerde tahakkuk ve tahsil edilebilecek. Hesabın yıl içerisinde kapatılması halinde, hesabın açık olduğu döneme tekabül eden ücret alınabilecek. Hesap açma ve kapama işlemleri ile hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinden herhangi bir ücret alınamayacak.

Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hiçbir hesabı hareket görmeyen finansal tüketicilerden bu süre zarfında hesap işletim ücreti alınamayacak.

ATM Kullanımı

Finansal tüketicinin hesabının bulunduğu kuruluşa ait ATM’lerden kendi hesabı için para yatırma, bakiye sorgulama ve ilgili kuruluş tarafından belirlenen limit dahilinde yapılan para çekme işlemlerinden ücret talep edilemeyecek.

Başka kuruluş ATM’si vasıtası ile gerçekleştirilen işlemlerden alınabilecek ücret, diğer kuruluşa işlem karşılığı ödenen tutar dikkate alınarak finansal tüketici ile ilgili kuruluş arasında düzenlenen sözleşme çerçevesinde belirlenecek veya işlem anında finansal tüketicinin onayı alınarak tahsil edilebilecek.

Kiralık kasa ziyaretine ilişkin herhangi bir ücret alınamayacak.

Kaynak: Tgrthaber

 

Artık Bankaya Gitmeden Kredi Notu Öğrenilebilecek

13731Türkiye’nin önde gelen dokuz bankasının ortaklığı ile kurulan Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. tarafından hayata geçirilen Findeks sayesinde artık bankaya gitmeden kredi notu öğrenilebilecek.

Türkiye’nin önde gelen dokuz bankasının ortaklığı ile kurulan Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. tarafından hayata geçirilen Findeks sayesinde artık bankaya gitmeden kredi notu öğrenilebilecek. Findeks ile bankalar ve diğer finansal kurumlardaki kredi borç ve limitler takip edilebiliyor. Finansal kontrol sağlama imkanı sunan kurum, kimlik bilgilerinin kontrolünü, sadece kişiye özel bilgilerle teyit ederek ve bankalardaki kayıtlı cep telefonu üzerinden ulaşılan çift bileşenli doğrulama yöntemini kullanarak sağlıyor. Üyelik ve ödeme yapmak için girilen bilgiler dahil, tüm veriler, BDDK ve bağımsız denetim şirketlerince denetlenen Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. veri merkezinde güvenle saklanıyor. En üst seviyede tuttulan güvenlik altyapısıyla kişisel bilgilerin güvenliğini koruyan Findeks sitemi ile yapılan tüm işlemler, üyelik ve kimlik doğrulama mekanizmaları aracılığıyla gerçekleşiyor.

Findeks Kredi Notu Nedir?

Findeks Kredi Notu, bankalardan kullanmış olan bireysel nitelikli tüm kredi ve kredi kartı hesaplarının geçmiş verileri ile oluşturuluyor. Findeks Kredi Notunun yüksek olması tüketiciye düşük faiz oranından kredi kullanma imkanı da sunuyor.

Findeks Kredi Notu, bankacılık sisteminde bulunan kredi ödeme alışkanlıklarına yönelik olarak hazırlanmış Risk Raporundan oluşuyor. Tüketici risk raporuna göre  ileriye dönük finansal durumunu daha net planlayabiliyor. Risk raporunun hazırlanması için belirli oranlardaki yüzdelik dilimleren oluşan Findeks kredi notu bileşenlerinden yararlanılıyor.

Findeks Kredi Notu Bileşenleri

Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Ödeme Alışkanlıkları %30: Bireysel kredi taksitlerinin ve kredi kartı ekstrelerindeki asgari ödeme tutarlarının zamanında ödenmesi Findeks Kredi Notu’nu yükseltiyor. Ödemelerin son ödeme tarihinden geç yapılması, Findeks Kredi Notu’nu olumsuz etkileyen nedenlerin başında geliyor.

-Mevcut Hesap ve Borç Durumu %25 : İyi ve kötü kapanmış krediler, teminatlı veya teminatsız mevcut borç bakiyeleri ve limitler dikkate alınarak hesaba dahil ediiyor.

-Yeni Kredi Arayışı %20 :Henüz ödeme performansı belirli olmamakla birlikte yakın zamanda alınan krediler, kişinin risklilik oranını arttırıyor. Bununla birlikte kredi notunu etkileme oranı göreceli olarak düşük değerlerde kalıyor.

-Kredi Kullanım Yoğunluğu %15: Kredi kullanan ve olumlu ödeme tarihçesine sahip olan bir kişinin Findeks Kredi Notu, hiç kredi kullanmayan ya da az kullanan bir kişiye göre daha yüksek olabiliyor.

-Diğer %10

Findeks Kredi Notu Neden Önemli?

Findeks kredi notu, kişiye kredibilite notuna göre finansal planlama yapma olanağı sunuyor. Düşük kredi notuna sahip tüketici ilerleyen dönemde kullanacağı kredi için şimdiden alacağı bazı önlemlerle kredi notunu yükseltme fırsatını yakalayabiliyor. Kredi notunu yükseltmek isteyenler Findesk’ten danışmanlık hizmeti de alabiliyor.

Risk Raporu Nasıl Oluşturuluyor?

KrediPazari.com’un edindiği bilgilere göre Risk Raporu oluşturulurken tüm bankalar ve diğer finans kuruluşlarından aylık olarak alınan kredi kullanım ve ödeme performansı verileri kullanılıyor. 

Risk Raporu, temel olarak, kişiye özel konut kredisi, taşıt kredisi, tüketici kredileri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesabı bilgilerinden oluşuyor. Kullanılan tüm bu ürünlerle ilgili bilgiler finans kuruluşlar tarafından düzenli olarak Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’ne iletiliyor ve bu bilgiler Kredi Kayıt Bürosu tarafından düzenlenerek rapor haline getiriliyor.

Risk Raporunu Oluşturan Bileşenler

Risk Raporu’nda finansal performansın en doğru şekilde ifade edebileceği Findeks Kredi Notu’nun yanında geçmiş hareketler ve güncel finansal durumun en iyi şekilde değerlendirebileceği detaylı bilgileri de yer alıyor. Raporda şu bilgiler yer alıyor:

-Findeks Kredi Notu

-Toplam Kredi Limitleri

-Toplam Kredi Borçları

-Kredili Hesap Detayları

-Ödeme Tarihçesi

-Geciken Ödeme Bilgisi

-Açık Hesap Bilgisi

-Kapatılmış Hesap Bilgisi

-Takibe Alınmış Krediler

Risk Raporu Bilgileri Hangi Sıklıkla Güncelleniyor?

Bilgiler aylık olarak güncelleniyor ve her finansal kurum bir önceki ay sonu itibariyle müşterilerinin kredi ödeme performansına dönük bilgileri bildiriyor.

Risk Raporu Hangi Döneme İlişkin Bilgileri Kapsar?

Risk Raporu açılış tarihine bakılmaksızın tüm aktif krediler ile son 5 yıl içerisinde kapanan tüm kredi bilgilerini kapsıyor. Yasal takibe alınmış ancak hala bakiyesi kapanmamış krediler, 5 yıldan daha eski olsa bile rapor kapsamında yer alıyor.

Risk Raporu Hangi Kurumların Verilerinden Oluşuyor?
Rapordaki veriler, ülkemizde bulunan tüm banka, tüketici finansman, faktoring ve leasing şirketlerinin verilerinden oluşuyor.
Risk Raporu’ndaki Bilgiler Hatalıysa Ne Yapılmalı?
Risk Raporu’ndaki bilgilerin doğru olmadığını düşünülüyorsa, hemen bu konuyla ilgili http://www.kkb.com.tr/risk-raporu.aspx adresindeki form doldurularak ilgili birime iletilebiliyor. Buradan yapılan bildirimlere 24 saat içerisinde geri dönüş sağlanıyor ve işlemin tamamlandığına ilişkin bilgiler e-posta adresine iletiliyor.
Kaynak: KrediPazarı

BDDK Verilerine Göre Banka Kredilerinde Son Durum Nasıl

bddk-verilerine-gore-banka-kredilerinde-son-durum-nasilBankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,95 oranında artış gösterdi. Banka kredilerine ilişkin ayrıntılı bilgiler emlak haberleri sayfalarımızda bulabilirsiniz. Konut kredi banka faiz oranları, bireysel krediler ve tüketici kredilerinde son durum haberimizde.

Bankacılık Düzenleme  ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık olarak hazırladığı bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı aynı dönemde yüzde 1,73 artışla 28 milyar 264 milyon liraya çıktı.

Bankacılık Sektörünün mali kesim hariç toplam kredi hacmi ise bir evvelki haftaya göre yüzde 0,97 artarak 1 trilyon 73 milyar 21 milyon liraya yükseldi. Mevzubahis rakam 5 Eylül tarihinde 1 trilyon 62 milyar 689 milyon lira seviyelerinde olduğu kaydedildi.

Mali kesim hariç sektörün spot kredi toplamı da 144 milyar 528 milyon lira olarak meydana geldi.

Tüketici kredileri

BDDK verilerine göre, tüketici kredileri meblağı bir haftada yüzde 0,61 artarak 269 milyar 377 milyon liraya erişti. Tüketici kredilerinin 118 milyar 798 milyon lirası konut, 7 milyar 37 milyon lirası taşıt, 93 milyar 436 milyon lirası ihtiyaç, 50 milyar 106 milyon lirası da diğer kredilerden oluştu.

Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin meblağı yüzde 0,86 artış kaydederek, 147 milyar 544 milyon liraya çıktı.

Bankaların ferdi kredi kartları alacak meblağı ise 74 milyar 646 milyon lira olarak hesaplandı. Mevzubahis meblağ, 5 Eylül’de 73 milyar 819 milyon lira düzeyindeydi.

Bankaların, taksitli ferdi kredi kartı alacak meblağı 33 milyar 776 milyon lira, taksitsiz ferdi kredi kartı alacak meblağı ise 40 milyar 870 milyon lira oldu.

Böylelikle, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, bir haftada yüzde 0,95 artarak 12 Eylül itibarıyla 1 trilyon 173 milyar 821 milyon lira düzeyinde gerçekleşmiş oldu.

Konut Kredilerinde Son durum

Eylü ayı sonu yaklaşırken konut kredisi faizlerinde çok fazla bir değişiklik olmadığı gözlemleniyor. En son konut kredi faiz ornaları ise aşağıdaki şekilde değişim gösterdi.

Konut Kredisi Faiz Oranları

Banka Aylık Faiz(5 Yıl) Aylık Faiz(10 Yıl)
* Katılım Bankası Kar Oranı
Güncelleme: 15-09-2014
Denizbank %0,93 %0,93
DD Mortgage %0,93 %0,93
Kuveyt Türk* %0,89 %0,93
Yapı Kredi %0,99 %0,99
Albaraka Türk* %0,95 %0,99
Ziraat Bankası %0,99 %1,01
Finansbank %1,04 %1,04
Akbank %1,05 %1,05
Türkiye Finans* %0,99 %1,06
İş Bankası %1,09 %1,09
Vakıfbank %1,12 %1,12
Abank %1,04 %1,13
Anadolubank %1,14 %1,14
Şekerbank %1,19 %1,19
Garanti Bankası %1,24 %1,24
Tekstilbank %1,21 %1,25
Halkbank %1,20 %1,25
HSBC %1,25 %1,25
TEB %1,29 %1,29
ING Bank %1,29 %1,29
Fibabanka %1,35 %1,45

Kaynak: EmlakPencerem

Alınan Krediler Maaşının Belli Bir Yüzdesini Geçemeyecek

4BDDK’nın başlattığı çalışmada bir kişinin aldığı maaş talep ettiği tüketici kredisi, konut kredisi ve taşıt kredisinde belirleyici olacak. Tüm aldığı krediler maaşının belli bir yüzdesini geçemeyecek.

Erdinç Çelikkan’ın haberine göre BDDK’nın başlattığı çalışma ile bir kişinin aldığı maaş, talep ettiği tüketici kredisi, konut kredisi ve taşıt kredisinde belirleyici etken olacak. BDDK ilk aşamada yüzde 45’lik bir sınırlama getirmeyi planlıyor. Bu durumda, aylık maaşı 1.000 lira olan kişinin alacağı krediler için ödeyeceği aylık kredi taksit 450 lirayı, 2 bin lira olanın da 900 lirayı geçemeyecek.

Amerika’da Gelir-Borç Uygulaması Yapılıyor

BDDK da kredi kartına yönelik sınırlamalar kapsamında gelire bağlı borçluluk sistemi ile ilgili çalışmalara başladı. Borçlulukta bir kriz yaşanmaması için alınacak kredilerin maaşlara oranlanması planlanıyor. Kişilerin aldığı maaş ile bankalardan aldığı konut kredisi, taşıt kredisi ve ihtiyaç kredilerinin belli bir yüzdesini geçmemesi üzerinde duruluyor.ABD’de konut kredilerinde kriz yaşandıktan sonra borç-gelir oranına ilişkin sistemler uygulanmaya başlandı.

1.000 TL Maaşla Ancak 40 Bin TL lik Ev Alınabilir

Konut kredisi faiz oranı bankadan bankaya değişebiliyor. Örneğin bir bankada 118 ay vadeli 30 bin lira kredinin konut kredisi hesaplama yapıldığında aylık taksiti 450 liraya denk geliyor. 120 ay vadeli 31 bin lira konut kredisinin aylık taksidi ise 446 lira oluyor. Bir başka bankada çekilebilecek kredi 120 ay vadeyle 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.

Eğer BDDK çalışmalarında olduğu gibi kredi ile maaş arasında yüzde 45’lik sınır yürürlüğe girerse, aylık geliri 1.000 olan bir kişi ancak 40 bin liralık bir konut alabilecek. Çünkü konut kredilerinde bankalar konutun toplam bedelin yüzde 75’i için kredi veriyorlar. 40 bin liranın yüzde 25’i 10 bin liraya denk geliyor. Tüketici 10 bin lirayı ödendikten sonra kalan 30 bin lira için kredi çekilebiliyor.

Eğer 50 bin liralık bir evi yine 450 lira aylık taksitle almak istenirse bu sefer verilecek peşinat yani tüketicinin kendi cebinden ödeyeceği miktar yükseliyor. 17 bin 386 lira kredi çekmeden ödenmesi gerekiyor. Kalan 32 bin 614 lira için de 450 liralık taksit ödenebiliyor.

İhtiyaç Kredisinde Maksimum Vade 36 Ay İken Taşıt Kredisinde 48 Ay

BDDK bir süre önce ihtiyaç kredilerinde vadeyi 36 ay, taşıt kredilerinde vadeyi 48 ayla sınırlamıştı. Ayrıca taşıt kredi için araç değerinin en fazla yüzde 75’ine kadar kredi veriliyor.

Aynı kişi taşıt kredisi kullanmak isterse 48 ay vadeli 15 bin lira kredi için 437 lira taksit ödeyebiliyor. Kredi tutarı 6 bin liraya çıktığında taksit miktarı 460 liraya yükseliyor. Tüketici kredisinde ise faizler konut kredisine kıyasla daha yüksek olduğu için 1.000 lira maaş alan bir kişinin alacağı ihtiyaç kredisi miktarı ve vadesi de düşüyor. 12 bin 500 lira tüketici kredisi 36 ay vadeyle alınırsa aylık kredi taksitleri 456 lira oluyor. Ancak 12 bin lira çekildiğinde aylık taksit 438 liraya düşüyor.

Kaynak: Sözcü

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

1Konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken İş Bankası genel müdürü Adnan Bali, konut kredilerinin ekonomideki payının Avrupa ülkelerinde yüzde 50, Türkiye’de yüzde 6,9 – 7 düzeylerinde olduğunu vurguladı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, İş Bankası’nın 90. kuruluş yıl dönümü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Bali, 2015 yılının gelişmiş ekonomilerdeki bazı kritik karar konusu hususların yaratacağı belirsizliklere aday olduğunu belirtti. Bali, diğer taraftan jeopolitik risklerin de ciddi oranda artmış durumda bulunduğunu vurguladı.

2014 Yılı Beklentilerimiz Paralelinde Yürüdü

Bali, yaptığı açıklamada şu konulara yer verdi: “Bir de genel seçim var önümüzde. 2015 yılı çok yakın dönem içerisindekiler kadar olmasa bile yine dikkate almamız gereken belirsizlik parametrelerinin bulunduğu bir dönem olacak. Ama bu dönemde çok özel bir problemle karşılaşmaksızın bu süreci yönetebileceğimizi düşünüyorum. Bu ülkenin çok ciddi bir kriz tecrübesi var ve ayrıca geçmişte bu tür dönemleri bugünle kıyaslanmayacak makroekonomik kırılganlıklarla ve zayıf finansal sistemle birlikte yaşıyorduk, şimdi bütçe ve borç istatistikleri başta olmak üzere daha sağlam makroekonomik temeller ve otoritesiyle, denetimiyle, yönetimiyle daha sağlam bir bankacılık sektörüne sahibiz. KOBİ ve işletme bankacılığında özel bir vurgumuz var, çok da ciddi bir mevcut pozisyonumuz var. Tarım bankacılığına önemli bir vurgumuz var. Biz zaten tam bu konsept altında örgütlenmemiş olsak bile bu piyasalarda çok etkindik ama şimdi çok daha teknik manada buna göre örgütlenmiş faaliyetlerle tarıma da önemli bir destek sağlamayı hedefliyoruz. 2014 yılının beklentilerimiz paralelinde yürüdüğünü söyleyebilirim. 2015 açısından da bunu majör derecede değiştirecek bir olguyla şu anda karşı karşıya değiliz.”

2013 yıl sonu ve bu yılın ilk altı ayı itibariyle karlılık açısından bakıldığında net faiz marjlarının gerileme eğiliminde olduğunu belirten Bali, yılın tamamı için ise; yüzde 3,5-4 aralığında kalmasının beklendiğini ifade etti.

Bisikleti Sürme Beceriniz Yavaşken Belli Olur

Hızlı büyüme dönemlerinden sonra özellikle de makul büyüme dönemlerine geçilmeye başlandığında varlık kalitesi ile ilgili kaygıların gündeme geldiğini anımsatan Bali, şunları söyledi:

“Teknik manada bütün verileri içsel modellerimizle desteklediğimiz bir veri tabanı üzerinde çalışıyoruz. Yani meslek erbaplığı artık her bir vakayı tek tek inceleyerek yürütmeyi mümkün kılmıyor. O kadar yaygın ve perakende, o kadar çok sayıda işlem proses ediyorsunuz ki böyle bir tabloda sizin teknik manada çok gelişmiş sistemlere, içsel sistemlere sahip olmanız lazım toplam kaliteyi muhafaza etmek için. Bizim varlık kalitesi açısından bu dönemde en önemli kazanımlarımızdan biri bu içsel modellerimizin doğru çalıştığının teyit edilmesidir. Takipteki kredilerde yüzde 1,6 ile sektörün açık ara altında kalmamızda içsel modelimiz çok etkili olmuştur.”

Çok yüksek büyüme oranlarının olduğu ve firmaların da buna bağlı olarak yüksek cirolar yaptığı dönemlerde kasa döndüğü için işin fizibilitesi olmadığı halde var gibi görülebileceğine işaret edenBali, şöyle devam etti:

“Bunun sınandığı dönem büyümenin makulleştiği dönemlerdir. Örneğin Bisikleti sürme beceriniz yavaşken belli olur. Dengede kalmak yavaş giderken zordur. Halbuki hızlı giderken risklidir ama denge kolay sağlanabilir. O nedenle hızlı büyüme dönemlerinde işlerin fizibilitesinin gözden kaçtığı durumlar olabilir. Türkiye 2012 yılından beri makul hızlarla büyüyor. 2012’de daha yavaş, 2013’te bir miktar üzerinde ve 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,3 büyüdü. Bu dönem aslında önemli bir test dönemidir. Böyle bir dönemde, sorunlu krediler oranı bankacılık sektöründe hala yüzde 3’ün altında… Hele İş Bankası gibi bu kadar yaygın ve hacimli bir plasmana sahip bir bankada dayüzde 1,6 gibi bir seviyede takipteki kredi oranı varsa ben bunun çok önemli bir test olduğunu ve iyi gelişmiş risk yönetim teknikleriyle çalıştığımızın önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde bir sıçrama olmaması önemlidir.”

Yasal Düzenlemeler Önemli

Kredi kartı ve kredilere ilişkin yeni düzenlemelerin çok önemli sonuçlar verdiğini vurgulayan Bali, “Bu yılın ilk altı ayı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda, geçen yılın ilk yarısında konut kredileriyüzde 16,8, taşıt kredileri yüzde 2,6, ihtiyaç kredileri yüzde 15,3 olmak üzere tüketici kredileri toplamda yüzde 15,4, kredi kartları ise yüzde 11,1 artmıştı. Bu yılın ilk yarısında ise; kayda değer yavaşlamayla, konut kredileri yüzde 4,4, ihtiyaç kredileri yüzde 7,2 artarken, taşıt kredileri ise yüzde 13 azalış göstermiş ve tüketici kredileri toplamda yüzde 5,2 artmış, kredi kartları ise yüzde 8 daralmıştır. Yani alınan tedbirler sonuç vermiş” dedi.

Konut Balonuna İşaret Edecek Bir Durumla Karşı Karşıya Değiliz

Konut kredilerindeki gelişmeleri ve sektördeki balon tartışmalarınıdeğerlendiren Bali, geçen yılın ilk yarısında konut kredilerinde yüzde 16,8 ve bu yılın ilk yarısında yüzde 4,4 artış yaşandığını hatırlatarak, “Konut satışları 2013 yılı ilk yarısında 569 bin iken bu yılın ilk yarısında 525 bine gerilemiş durumda. Konut kredilerine özgü takip oranlarına baktığımızda sektörün kredi takip oranı 2013 yıl sonunda yüzde 0,60 iken, 2014 haziran ayında yüzde 0,54’e gerilemiş. Bizim yine banka olarak 0,50 seviyesinde bir oranımız var” dedi.

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

Balon tartışmalarının en önemli noktalarından birinin konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken Bali, şöyle konuştu:
“Bu kadar tartışıyoruz ama konut kredilerinin ekonomideki payı yüzde 6,9 – 7 düzeyinde. Bu oran tipik Avrupa ülkelerinde yüzde 50’lerde. Dolayısıyla Türkiye için alınacak çok mesafe olduğu gibi, temel bir soruna işaret etmekten uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Önemli noktalardan biri de BDDK’nın son derece proaktif aldığı tedbirler… Daha krizin çok önceki aşamalarında, bizde görece böyle sorunlar çok uzakta iken, hem ticari işyeri hem de bireysel konut alımı anlamındaki kredilendirmelerde krediyle gayrimenkulün değeri arasındaki ilişkiyi gözeten önemli düzenlemeler yapıldı. Örneğin konut değerinin yüzde 75’inin üzerini finanse edemiyorsunuz. Konut değerinin 4’te 1’i özkaynak olarak konulmak durumunda. Bu kredilerin ortalama açılış vadeleri, İş Bankası portföyüne göre söylüyorum, 7-8 yıl civarında olduğuna göre ve yine bugün itibariyle kredilerin vadesine de aşağı yukarı 6 yıl kaldığına göre, demek ki 2 yıllık dönemi ödenmiş kredilerden bahsediyoruz. Konutun değeri 100’dü, 75 kredi verdiniz ve bunun da 4’te 1’lik dönemi ödendi. Teminat değeri ile kalan borç ve kredinin vadesi açısından temel bir soruna işaret etmiyor.”

“Fiyat tarafında bir sorun var mı? Konutların fiyatı yükseldi de fiktif bir durum mu var? Bundan dolayı mı konut balonundan bahsediliyor?” sorularına daBali, şu karşılığı verdi:

“Nobel ödüllü Prof. Robert Shiller tarafından oluşturulan ölçüte göre konut sektöründe balondan bahsetmek için son 5 yılda enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 100 reel artışın bulunması gerekiyor. Bu bir balona işaret etmenin ölçütü olarak kabul ediliyor. TCMB konut fiyat endeksine göre son beş yılın konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış artış oranı ülkemizde yüzde 15. Dolayısıyla değer-fiyat artışı, konut kredilerinin milli gelir içindeki yeri, kredilendirme prensiplerindeki teminat değeri ile kredi tutarı arasındaki ilişki, vade ve ödenen taksitlerin durumu açısından bakıldığında bana göre böyle bir probleme işaret edecek bir durumla karşı karşıya değiliz.”

İş Bankası Maraton Koşucusudur Uzun Dönem Oyuncusudur

Yurt dışı yapılanması, yakın çevredeki jeopolitik gelişmelerin banka politikalarına etkileri ve yeni satın almalar konusuna da değinen Bali, son yıllarda yurt dışında aktif bir strateji izlediklerini söyledi. Bali, çevre ülkelerden başlayarak pozisyon almanın mümkün olduğu ve iş dünyasının ilişki sürdürdüğü ülkelerde, çeşitlenen ve artan ticaret çerçevesinde banka olarak hem müşterilerin bulunduğu yerlerde bulunacak hem de onlara öncülük edecek tarzda bir politika izlediklerini söyledi.
Bunun Türkiye ekonomisinin potansiyelinin tükendiği ya da yeteri kadar kullanıldığı perspektifi ile oluşan bir politika olmadığının altını çizen Bali, bu yıl İngiltere, Irak, Gürcistan ve Kosova’da ikinci şubelerini açtıklarını hatırlattı.

İlk şubeleri açtıktan sonra o piyasanın olanaklarından yararlanarak ikinci şubeyle derinleşme stratejisi izlediklerini vurgulayan Bali, şunları kaydetti:
“Yurt dışı stratejimiz uzun vadelidir. Siz bir ülkede ‘herhangi bir şey oldu, yeni bir değişiklik oldu politikalarımı yeniden, temelden gözden geçireyim’ diyorsanız bu zaten orta ve uzun vadeli perspektifle bir ülkeye hangi amaçlarla gidip gitmediğinizin daha net olarak belli olmadığı anlamına gelir. Halbuki İş Bankası maraton koşucusudur, uzun dönem oyuncusudur. Kısa dönemdeki birtakım özel konjonktürlerden kaynaklanabilecek sapmaları dikkate alarak ikide birdetavır değiştirmez. Mesela Irak’ta beklentilerin ötesinde bir bozulma oldu. O süreci doğru yönetmeye çalışıyoruz ama ortaya çıkan sorunlar nedeniyle tavrımızı kısa sürede değiştirecek bir banka değiliz.”

Kaynak: KrediPazarı

Konut Kredileri Hacmi 115 Milyar TL’yi Aştı

5KrediPazari.com’un BDDK verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Temmuz ayı ilk haftasında 115 milyar 250 milyon TL’ye ulaşan konut kredisi hacmi, Temmuz ayı ikinci haftası itibariyle 115 milyar 609 milyon TL oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 11 Temmuz 2014 tüketici kredileri verileri açıklandı. Açıklanan verilerine göre tüketici kredilerinin (mali kesim hariç katılım bankaları dahil) haftalık yüzde 0,40 oranında arttığı görüldü.

Tüketici Kredileri Bir Haftada 1 Milyar 52 Milyon TL Arttı

BDDK’nın açıkladığı verilere göre tüketici kredileri hacmi, 11 Temmuz 2014 haftasında yüzde 0.40 oranında artarak 262 milyar 315 milyon TL’ye ulaştı.
Geçen yıl aynı tarihlerde (28 Haziran 2013) tüketici kredileri hacminde % 0.78 oranında artış yaşanmıştı.

Konut Kredileri Hacmi 115 Milyarı Aştı

KrediPazari.com’un BDDK verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Temmuz ayı ilk haftasında 115 milyar 250 milyon TL’ye ulaşan konut kredisi hacmi, Temmuz ayı ikinci haftası itibariyle 115 milyar 609 milyon TL oldu. Haftalık artış,Temmuz ayı ilk haftasında %0.29 iken, ikinci haftasında %0.31 oranında gerçekleşti.

Taşıt Kredileri Hacmindeki Düşüşün Devam Ediyor

Yıl başında başlayan taşıt kredisi hacmindeki düşüşün etkisi, Temmuz ayında da devam etti.Temmuz ayı ilk haftasında, taşıt kredisi hacminde %0.41 oranında gerileme görülürken, ikinci haftada gerilemenin %0.41 düzeylerinde gerçekleştiği görüldü. Rakamlara göre hacim, 11 Temmuz sonuçlarına göre 7 milyar 404 milyon TL’den, 7 milyar 374 milyon TL’ye düştü.

İhtiyaç Kredisi Hacmindeki Yükseliş Devam Ediyor

Haziran ayı 3. haftasında %0.11 oranında daralan ihtiyaç kredisi hacmi, aynı ayın sonunda yeniden yükselişe geçerek, 27 Haziran sonuçlarına göre haftalık % 0.22 oranında artarak 91 milyar 193 milyon TL’ye ulaştı. 11 Temmuz sonuçlarına göre de hacim, haftalık %0.39 oranında büyüyerek, 91 milyar 724 milyon TL’ye yükseldi. Geçen yıl aynı zaman aralığında ihtiyaç kredisi hacminde % 0,75 oranında artış yaşanmıştı.

Takipteki Tüketici Kredileri Hacmi 6 Milyar TL’yi Geçti

Haziran ayı ikinci haftasında haftalık %1.43 oranındaki düşüşle 5 milyar 862 milyon TL’ye kadar inen takipteki tüketici kredisi hacmi, Haziran ayı üçüncü haftası itibariyle yeniden yükselişe geçti. Haziran ayı üçüncü haftası itibaren haftalık önce %0.26, sonra %0.87 oranında artan hacim, Temmuz ayı ilk haftasında %1.79, ikinci haftasında %0.17 oranında artarak 6 milyar 44 milyon TL’ye ulaştı.

Kaynak: krediPazarı