Tag: kobi

Yapı Kredi`nin Kredileri 217 Milyar TL`ye Ulaştı

37886Yapı Kredi’nin toplam kredileri 216.9 milyar TL’ye, toplam mevduat hacmi ise 136.3 milyar TL’ye ulaştı.

Yapı Kredi, yılın ilk dokuz ayındaki toplam aktif büyüklüğünü yılbaşından bu yana yüzde 27 artırarak 247 milyar 752 milyon TL’ye çıkardı. 2015 başından bu yana kredi ve mevduat alanındaki hızlı büyümesini sürdüren Yapı Kredi’nin toplam kredileri 216.9 milyar TL’ye, toplam mevduat hacmi ise 136.3 milyar TL’ye ulaştı. Bankanın toplam gelirleri ise bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 17 artarak 7 milyar 326 milyon TL’ye yükseldi. Yapı Kredi, 2015 yılı ilk dokuz ayı konsolide net kârını 1 milyar 274 milyon TL olarak açıkladı.

Kredi ve mevduatta sektör üzerinde büyümeye devam

Uygulanan Akıllı Büyüme stratejisinin olumlu sonuçlarını alarak sürdürülebilir ve sağlıklı büyümeye devam ettiklerini belirten Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın şu değerlendirmede bulundu: “Yılın ilk 9 ayında başarılı bir performans sergileyerek odaklandığımız alanlarda hedeflerimize ulaştık. Kaynaklarımızı verimli kullanarak ve katma değeri yüksek alanlara odaklanarak hem krediler, hem de mevduatta pazar payımızı genişlettik. Nakdi kredilerimizi yılın başından bu yana yüzde 22 artırarak 153.7 milyar TL’ye, gayrinakdi kredilerimizi de yüzde 30 yükselterek 63.2 milyar TL’ye ulaştık. Böylece toplam kredi hacmimizi yüzde 24 artırarak 216.9 milyar TL’ye çıkardık. Aynı dönemde nakdi kredi pazarında payımızı da 24 baz puan arttırarak yüzde 10,5’e yükselttik. Bireysel ihtiyaç kredilerinde çeyreksel bazda yüzde 9, KOBİ kredilerinde ise yüzde 7 büyüme elde ettik. Toplam mevduat tarafında da sektörün 7 puan üzerinde bir performansla yüzde 27 artış sağladık ve toplam mevduat hacmimizi 136.3 milyar TL’ye, pazar payımızı ise yüzde 10,5 seviyesine ulaştırdık.”

Yapı Kredi olarak büyük önem verdikleri fonlama kaynaklarının çeşitlendirilmesi konusunda da başarılı bir performans sergilediklerini kaydeden Açıkalın, “Eylül ayı sonunda 17 ülkeden 38 bankanın katılımıyla 1.2 milyar dolar sendikasyon kredisi sağladık. Reel sektörün dış ticaret işlemleri için kullandırılacak bu kaynağı geçen yıla oranla maliyet düşüşü sağlayarak, yüzde 101 oranında yeniledik. Aynı zamanda, bono ihraçları, orta vadeli tahvil programı ile fonlama tabanımızı çeşitlendirmeyi sürdürdük“ dedi.

Dijital kanallarda hızlı büyümemizi sürdürüyoruz

Yapı Kredi’nin büyüme stratejisi çerçevesinde yaptığı fiziksel alandaki yatırımların büyük ölçüde tamamlandığını dile getiren Açıkalın, şu bilgileri verdi: “Müşteri odaklı bankacılık anlayışımızla müşteri tabanımızı büyütmeye ve dağıtım kanallarımızı genişletmeye devam ediyoruz. Aktif müşteri sayımız ilk dokuz ayda 512 bin artarak 11 milyona, toplam müşteri sayımız ise 21.1 milyona ulaştı. Hizmete giren yeni şube ve ATM’lerimizle bankacılık ağımızı da genişletmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk dokuz ayında açtığımız 12 yeni şube ile toplam şube sayımız 1.015’e, ATM ağımız ise yeni eklenen 584 ATM ile 4.217’ye yükseldi.

Öte yandan hızla değişen dünya ve farklılaşan müşteri talepleri ile birlikte mobil bankacılık başta olmak üzere tüm dijital kanallarımızı da geliştirip zenginleştiriyoruz. İnternet ve mobil bankacılığı kullanan aktif müşteri tabanımızı hızla büyütmeye devam ediyoruz.  Geçen yılın aynı dönemine göre internet bankacılığı aktif müşteri sayısında yüzde 41, mobil bankacılıkta ise yüzde 113 büyüme sağladık. Müşteri odaklı yaklaşımımız ve ‘Hizmette Sınır Yoktur’ anlayışımız ile müşterilerimizin her türlü bankacılık ihtiyacını istedikleri zaman, istedikleri yerden en iyi şekilde karşılamaya, ihtiyaçlarına uygun ürünler ve hizmetler sunmaya devam edeceğiz.”

Kredi kartları leasing ve faktoringde pazar liderliğimiz devam ediyor

Kredi kartlarında da tarihten gelen güçlü pozisyonlarını sürdüklerini belirten Açıkalın, “Türkiye’nin ilk kredi kartı Worldcard ile 27 yıldır sektörde pazar lideriyiz. Worldcard ile bu dönemde kredi kartları alacak bakiyesinde yüzde 21,4, kredi kartı cirosunda yüzde 19,5, POS cirosunda yüzde 21 ve kart sayısında yüzde 18 ile pazar liderliğimizi sürdürüyoruz. Son olarak Visa Europe’un düzenlediği Visa Europe Türkiye Konferansı Vizyonist 2015’te de ‘Visa Kredi Kartı ve Ticari Kart Alışveriş Hacminde Lider Banka’ ödülünü kazandık. Beş yıldır üst üste kazandığımız bu ödül ile kredi kartlarındaki liderlik unvanımızı da pekiştirdik” dedi.

Açıkalın, “Yapı Kredi olarak kendi sektörlerinde öncü olan portföy, yatırım, leasing ve faktoring alanlarındaki iştiraklerimiz ve yurtdışındaki bankalarımızla güçlü bir finansal hizmet grubuyuz. İkinci çeyrek itibarıyla Yapı Kredi Faktoring toplam ciro bazında yüzde 17,4, Yapı Kredi Leasing ise yüzde 18,2 pazar payı ile liderliklerini sürdürüyorlar. Yapı Kredi Leasing,  Ağustos ayı içerisinde 7 bankanın katılımıyla sağladığı 106 milyon dolar sendikasyon kredisi ile kendi alanındaki güvenilirliğini bir kez daha teyit etti. Fitch Ratings ise ilk kez değerlendirdiği Yapı Kredi Yatırım’ın kredi derecesini en yüksek ulusal not olan AAA (tur) olarak belirledi. Böylece sektörünün öncü kurumlarından biri olan Yapı Kredi Yatırım, ilk kez girdiği Fitch Ratings derecelendirmesinde ulusal çapta en yüksek notu almış oldu. Bu başarılar özverili çalışmalarımızın ve attığımız adımların kalıcılığının ve sağlamlığının teyidi anlamına geliyor” diye konuştu.

Kazandığımız ödüllerle başrımız tescilleniyor

Öte yandan farklı alanlarda aldıkları ödüller ile de başarılarını pekiştirdiklerini ifade eden Açıkalın, şu değerlendirmelerde bulundu: “Euromoney’nin Nakit Yönetimi Müşteri Araştırması 2015 kapsamında, “Nakit Yönetiminde Türkiye’nin En İyi Bankası” seçildik. Mobil bankacılık uygulamamız ve web sitemiz, dünyanın en saygın iş dünyası ödül organizasyonlarından Stevie International Business Awards tarafından dört kategoride ödüle layık görüldü. Ayrıca Türkiye’nin lokasyon bazlı anlık bildirim gönderme özelliğine sahip ilk akıllı alışveriş uygulaması World Alışveriş Asistanı ise “Visa Europe Best Ödülleri 2015”de, “En inovatif” ürün ödülünü kazandı. Yapı Kredi Portföy ise Global Banking and Finance Review, Global Brands Magazine, Business Worldwide Magazine ve Global Finance Magazine tarafından sırasıyla; “Türkiye’nin En İyi Portföy Yönetim Şirketi, 2015”,  “Türkiye’nin En İyi Portföy Yönetimi Markası”, “Yılın Portföy Yönetim Şirketi, Türkiye”, “Kurumlar için Türkiye’de En İyi Portföy Yönetim Şirketi, 2015” seçildi.”

Yapı Kredi’nin 30 Eylül 2015 Tarihli Konsolide Finansal Sonuçlarına İlişkin Seçilmiş Göstergeler:

Toplam aktifler:  247 milyar 752 milyon TL
Net Grup kârı: 1 milyar 274 milyon TL
Toplam nakdi krediler: 153.7 milyar TL
Toplam gelirler: 7 milyar 326 milyon TL
Toplam mevduat: 136.3 milyar TL
Faaliyet giderleri: 3 milyar 661 milyon TL

Kaynak: Gazetevatan

Takipteki Konut Kredileri Yüzde 3 Arttı

37886Takipteki konut kredilerinde artış yüzde 3, taşıt kredilerinde bu oran eksi yüzde 7 oldu.

BDDK’nin takipteki kredilerine ilişkin açıklamasını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, piyasada kredi geri ödemelerinde ciddi sorunlar olduğunu belirtti.

Takipteki konut kredileri yüzde 3 arttı

Sorunlar giderek arttığını belirten, ekonomide konut ve otomobil satışlarına bağlı olarak büyümenin devam etmesine ve vergi gelirindeki artışa rağmen, son aylarda kredi borçlarının ödenmesinde sorunların arttığı anlatan Çetin, “BDDK verilerine göre ağustos sonu itibariyle takipteki krediler tutar olarak yıllık yüzde 27’lik artış var. Takipteki ihtiyaç kredileri yüzde 169, KOBİ kredileri yüzde 37,5 arttı. Takipteki konut kredilerinde artış yüzde 3 olup, taşıt kredilerinde bu oran eksi yüzde 7’dir, yani sorun görülmemektedir. Kredi kartlarındaki sınırlamalara rağmen takipteki kredi kartları yüzde19 artış göstermiştir” diye konuştu.

Acil olarak önlem alınmalı

Başkan Çetin, takipteki kredilerin toplam nakdi kredilerine oranı halen yüzde 2.89 oranında olduğunu, henüz genel olarak ve bankacılık sektörü açısından ciddi bir sorun anlamına gelmediğini kaydetti. Başkan Çetin, “Bununla birlikte takipteki kredilerde, özellikle de takipteki KOBİ kredilerinde ve ihtiyaç kredilerinde hızlı artışın potansiyel bir soruna, ekonomik duruma, KOBİ’lerin finansman ve hanelerin geçim sorunlarına işaret etmesi bakımından önemlidir” diye konuştu. Son aylarda kredi faizlerindeki artışın önümüzdeki günlerde de devam etmesi durumunda sorunun büyüyeceğine işaret eden Çetin, “Bu nedenle seçim süreci ve seçim sonrası yeni hükümet kurulması dönemi nedeniyle konu yakından izlenmeli, ihmal edilmemeli, KOBİ’lere ve bireysel kredilere dönük önlemler ivedilikle ele alınmalıdır” dedi.

Kaynak: Ensonhaber

KOSGEB’e Kayıtlı İşletmelere Halkbank’tan 60 Ay Vadeli Kredi

untitledKOSGEB ve Halkbank, KOSGEB’in veri tabanına kayıtlı işletmelerin finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla işbirliği protokolü imzaladı. Protokol kapsamında, işletmelere 60 ay vadeli kredi kullandırılabilecek.
“KOSGEB Veri Tabanında kayıtlı ve Güncel KOBİ Beyannamesi onaylı” işletmelerin ihtiyaç duydukları kısa, orta, uzun vadeli, nakdi kredi ihtiyaçlarının uygun koşullarda Halkbank aracılığıyla karşılanması için iki kurum arasındaki protokole, Halkbank adına Genel Müdür Ali Fuat Taşkesenlioğlu, KOSGEB adına ise Başkan Recep Biçer imza koydu.

KOSGEB Başkanı Recep Biçer, KOBİ’lerin ekonominin can damarı olduğunu belirterek, “Dünya ülkeleri KOBİ’ler üzerindeki çalışmalarını artırarak devam ettiriyorlar, çünkü finansal krizlerde öncelikle büyük şirketler etkileniyorlar. Bir anlamda ülkelerin kendilerini garantiye alacakları alanlarda KOBİ’lerdir” dedi. KOBİ’lerin hem geliştirilmesi, hem sayılarının muhafaza edilmesinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Biçer, “KOSGEB olarak 25 yıldır bizde KOBİ’lerin hamiliğini yapmaya çalışıyoruz. KOBİ’leri geliştirmeye ve ölçek büyütmeye çalışıyoruz. Yurt dışına açmaya gayret ediyoruz. KOBİ’lerin hem ekonomiye hem sosyal kalkınmaya katkıları var. Biz de gerek KOSGEB bünyesinde gerek bizimle işbirliği yapan diğer kamu kurum ve kuruluşları ve meslek kuruluşlarının katkılarıyla bu işleri yürütmeye çalışıyoruz” diye konştu.

Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ise protokol ile birlikte KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve beyannamesi güncel olan firmalara uygun şartlarda kredi kullandırılacağını söyledi.

Türkiye’nin ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda KOBİ’lerin etkinliğini artırmak ve rekabet güçlerini yükseltmek amacıyla önemli çalışmalar yapan KOSGEB ile işbirliği geliştirmekten mutluluk duyduklarının altını çizen Taşkesenlioğlu, KOBİ’lerin 60 ay vadeli işletme kredisi yanı sıra ayrıcalıklı şartlarda hazırlanan girişimci, enerji verimliliği, Ar-Ge inovasyon gibi hizmetlerden de yararlanabileceğini bildirdi.

Protokol kapsamında kullandırılabilecek finansman imkanları şöyle:

KOBİ Finansman Destek Kredisi:

İlk defa olarak uygulanacak ve azami 60 Ay (5 yıl) vadeli kredide işletmelere, nakit akışları ve mali bünyeleri göz önünde bulundurularak 3 ayda bir ödemeli, taksit ertelemeli veya ödemesiz dönemli gibi özel ödeme seçenekleri sunulabilecek.

İhracatçı KOBİ’lere Destek Kredileri

Döviz ve TL İhracat Kredisi aylık eşit taksitli (AET), dönemsel taksitli, BCH veya spot olarak kullandırılacak. Ayrıca  protokol kapsamında Döviz Kredisi kullanan firmalara talep etmeleri halinde, yabancı firmalarla iletişimi kolaylaştırmalarını teminen, Live Learning Sistemli 6 ay ücretsiz İngilizce eğitimi desteği sağlanacak.

KOBİ Enerji Verimliliği Kredileri

Banka, enerji verimliliğine yatırım yapan işletmelere özel olarak:

1) Fransız Kalkınma Ajansı Enerji Verimliliği Kredisi
Vade: 2 yıl ödemesiz, azami 7 yıla kadar vadeli.
2) Dünya Bankası Enerji Verimliliği Kredisi:
Vade: 2 yıl ödemesiz, azami 7 yıla kadar vadeli

ARGE ve İnovasyon Kredileri

AYB (Avrupa Yatırım Bankası) Yenilikçi Firma Kredisi
Vade: İşletme kredilerinde 5 yıl (60 ay), Yatırım kredilerinde 7 yıl (84 ay)

Teknoloji, AR-GE, İnovasyon Kredisi

Yatırım kredilerinde 2 yıla kadar ödemesiz dönem olmak üzere azami 5 yıl
İşletme Kredilerinde ise 6 aya kadar ödemesiz dönem olmak üzere azami 4 yıl

Teminat Mektubu:

Halkbankası, 1 yıl vadeli, “KOSGEB Destekleri” konulu teminat mektubu tahsis edebilecek.
Ticari Kredi Kartı (Paraf Business Kart)
Protokol kapsamında yer alan firmalara ilk yıl kart aidatı uygulanmayacaktır.

Girişimci Kredileri

KOSGEB’in düzenlediği uygulamalı girişimcilik eğitimlerinden sertifika almaya/girişimcilik destek programlarından hibe almaya hak kazanmış İşletmelere özel kredi seçenekleri avantajlı faiz oranları ile sunulacak.

Üniversite mezunu, deneyimsiz, mezun olduğu bölümle ilgili kendi işini kurmak isteyen ”Genç” girişimciler 50 bin TL’ye kadar, mesleki kuruluşlardan eğitim sertifika/belgesi bulunan, deneyimli ve kendi iş yerini açmak isteyen ”Usta” girişimciler de 30 bin TL’ye kadar kredi kullanabilecek.

Üniversite mezunu olup, deneyim kazandığı ve eğitimini aldığı iş kolunda kendi işyerini açmak isteyen girişimciler ve teknokentlerde faaliyet gösteren, patenti alınmış her türlü buluş/icat/yeni fikri faaliyete geçirmek isteyen girişimciler ise 75’er bin TL’ye kadar krediden yararlanabilecek.

Ka

ynak: Dünya

VakıfBank ve KOSGEB Güçlerini KOBİ’ler İçin Birleştirdi

37886KOSGEB ve VakıfBank, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını uygun koşullarla karşılayacak bir iş birliğini hayata geçirdi.

KOSGEB veri tabanına kayıtlı, güncel KOBİ beyannamesi onaylı işletmelerin faydalanabileceği iş birliği programı kapsamında sunulan “KOSGEB İş Birliği Taksitli İşletme Kredisi” ile KOBİ’ler 60 aya varan vadelerde, uygun faiz oranlarıyla masrafsız kredi kullanabilecek. İşletmeler protokol kapsamında belirlenen kredi türlerinde mevcut faiz oranları üzerinden indirim elde ederken EFT/havale gibi bankacılık işlemleri, çek defteri, kredi kartları, e-fatura, POS ve benzeri bankacılık ürün ve hizmetlerinde özel avantajlardan yararlanacak.

Farklı sektör ve segmentlerin ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirdiği kredi ve bankacılık ürünlerini reel sektörün hizmetine sunan VakıfBank, KOSGEB veri tabanına kayıtlı, güncel KOBİ beyannamesi onaylı işletmelerin finansal ihtiyaçlarını ve bankacılık hizmetlerini daha kolay ve uygun koşullarla karşılayacakları bir dönem başlattı. Türkiye’nin dört bir yanında KOBİ’lerin geliştirilmesi ve desteklenmesi için çalışmalar yürüten KOSGEB ile hayata geçirilen iş birliği programının imza töreni, KOSGEB Başkanı Recep Biçer ve VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan’ın katılımıyla Ankara KOSGEB Başkanlık binasında gerçekleştirildi.

İş birliği programı kapsamında VakıfBank, KOBİ’lere, uygun koşullarla kredi ve bankacılık hizmetleri sunacak. Aynı zamanda bankacılık ürün ve hizmetlerinde özel avantajları KOBİ’lerle buluşturan VakıfBank, işletmelerin banka bünyesinde sunulan teknolojik desteklerden yararlanmalarını sağlayacak.

“Küresel rekabette güçlenmek için finans sektörü ve reel sektör ortak akılda buluşmalı”

İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan, “Türkiye’nin küresel rekabette güçlenmesi ve öne çıkması için en temel gerekliliklerden biri, istikrarlı ve yenilikçi yatırımların hayata geçirilmesidir. Bu da, finans sektörü ile reel sektörün ortak akılda buluşmasını, birbirinin ihtiyaçlarını doğru anlayarak ülke çapında müreffeh bir yaşam için yan yana ilerlemesini gerektirir. Bugün KOSGEB’le imzaladığımız protokolle, Türkiye çapında binlerce KOBİ’mize özel fırsatlar sunacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Son derece kapsamlı bir iş birliği programı oluşturduk. Bankacılık anlayışımızla da uyumlu olarak, KOBİ’lerimize uygun koşullarla kredi vermenin yanı sıra işletmelerin toplam maliyetlerini azaltmalarına katkıda bulunmak üzere bankacılık ürün ve hizmetlerimizde uygun koşullar sağladık ve teknolojik desteklerimizi bu pakete ekledik” dedi.

“KOBİ’lerin için maliyet yönetimine katkı yapıyoruz”

KOBİ’ler için maliyet yönetiminin öneminin farkında olduklarının altını çizen Aydoğan, “KOBİ’lerimizin bazı bankacılık işlemlerini ücretsiz yapmalarını sağlayacak 12 aylık tarife paketi, protokol kapsamında bankamızdan kredi kullanacak işletmelere hediye edilecek. Bu işletmelerimize, çek karnesi taleplerinde ve e-fatura işlemlerinde muafiyet ve indirimler sağlanacak. Protokol kapsamındaki işletmelerimize özel üye işyeri fiyatlaması yapılırken, bir yıl boyunca Businesscard’larından aidat ücreti alınmayacak. Ayrıca ihracatçı KOBİ’lerimiz için özel avantajlar getirdik. Gümrük işlemleri için geliştirdiğimiz ve sektörde tek olan Gümkart’ta bir gün opsiyon imkanı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile imzaladığımız protokol kapsamında sunduğumuz indirimli dış ticaret paketi avantajları, bunlardan sadece birkaçı” diye konuştu.

“KOSGEB veri tabanına kayıtlı 806 bin işletmeden 31 bini desteklerden yararlanıyor”

KOSGEB Başkanı Recep Biçer ise, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün 81 ilde, 88 KOSGEB İl Müdürlüğü aracılığı ile KOBİ’lerimize hizmet veren KOSGEB, gün geçtikçe kendini yenileyerek ve destek programlarını günün şartlarına göre güncelleyerek KOBİ’lere destek sağlamaya devam etmektedir. 1990-2002 döneminde KOSGEB tarafından ulaşılan KOBİ sayısı 4 bin iken, 2015 yılı itibarıyla KOSGEB veri tabanına kaydedilen işletme sayısı 806 bine ulaşmıştır. Türkiye’de mevcut 3 milyon 535 bin işletmenin 806 bini KOSGEB veri tabanına kayıtlı iken, KOSGEB desteklerinden etkin olarak faydalanan işletme sayısı ise 31 bin 177’dir. Görüldüğü üzere KOSGEB desteklerinden faydalanan KOBİ sayısı Türkiye’deki KOBİ sayısına oranla arzu ettiğimiz rakamlara ulaşamamıştır. Aynı zamanda veri tabanına kayıtlı işletmelerin etkin bir şekilde KOSGEB desteklerinden faydalanması hususunda yeterli ilgiyi göstermediği görülmektedir.

KOSGEB destek programları, nakit para yardımı veya faizsiz krediden çok projeye dayalı olarak, hibe şeklinde veya geri ödemeli destek şeklindedir. KOBİ’lerimizin ilgisini daha çok nakit kredi şeklindeki destekler çekmektedir. Ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerde ulusal ve uluslararası rekabet güçlerinin ve ülke ekonomisine sağladıkları katma değerin artırılması, proje kültürü ve bilincinin oluşturulması, işletmelerin proje yapabilme kapasitelerinin geliştirilmesi suretiyle olacaktır.

Yapılan bu protokol sayesinde işletmeler, uygun faiz oranı ve masrafsız kredi kullanmanın yanında KOSGEB veri tabanına kayıt yaptırarak KOSGEB’in diğer faaliyetlerinden de yararlanma imkanı bulacaklardır.”

İŞBİRLİĞİNİN DETAYLARI: 

* KOBİ’lere çifte destek

– İşletmelerin KOSGEB desteklerinden yararlanabilmeleri için KOSGEB veri tabanına kayıtlı olmaları ve KOBİ beyannamelerinin güncel olması gerekiyor. Bu iş birliği de KOBİ’leri KOSGEB’e üye olmaya ve KOBİ beyannamelerini güncellemeye teşvik ediyor.

– Bu yönüyle iş birliği, işletmelere çifte kazanç sağlamayı amaçlıyor. KOBİ’ler hem VakıfBank’ın sağladığı avantajlardan yararlanacak hem de KOSGEB desteklerinden istifade edebilmek için ön şartı yerine getirmiş olacaklar.

* KOSGEB İş Birliği Taksitli İşletme Kredisi

– İş birliği programı kapsamında özel olarak geliştirilen “KOSGEB İş birliği Taksitli İşletme Kredisi”nde işletmeler 60 aya varan vadelerde uygun faiz oranlarıyla masrafsız kredi kullanabilecek.

– Kredi ödemeleri aylık eşit taksitler şeklinde olabileceği gibi işletmelerin nakit akışlarına bağlı olarak üç ayda bir ödemeli, taksit ertelemeli veya ödemesiz dönemli olarak da düzenlenebilecek.

* Yurt dışı kaynaklı kredilerde avantajlı faiz oranları

– İşletmeler, VakıfBank’ın sunduğu protokol kapsamındaki kredilerden de daha uygun koşullarla yararlanabilecek. İşletmelerin uygun faiz oranlarıyla yararlanabilecekleri yurtdışı kaynaklı krediler şöyle:

o    Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Projesi (TURSEFF) kapsamında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından sağlanan “Enerji Verimliliği Kredisi”, “Ticari Bina Enerji Verimliliği Kredisi”;

o    Dünya Bankası iş birliğiyle sağlanan “KOBİ Enerji Verimliliği Kredisi”;

o    Avrupa Yatırım Bankası (AYB) tarafından sağlanan işletme, ihracat ve yatırım kredileri;

o    Kalkınmada öncelikli bölgelere yönelik olarak geliştirilen ve AYB’den sağlanan 100 milyon euro’luk kaynağa sahip “Büyüyen Anadolu’ya Kredi Kolaylıkları Programı”.

* İndirimli dış ticaret paketi

– İhracatçı işletmeler, VakıfBank ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) iş birliği protokolü kapsamındaki özel kredi faiz oranlarından da yararlanabilecek. Böylece ihracat işlemleri için yine uygun faiz oranlarıyla kullanma imkanı yakalayacak.

– KOBİ’ler, aynı protokol kapsamındaki indirimli dış ticaret paketi avantajlarını da kullanabilecek.

* Bankacılık hizmetlerinde avantajlar

– VakıfBank’tan protokol kapsamında kredi kullanan işletmeler, ilk defa çek karnesi aldıkları takdirde çek defteri bedeli ve istihbarat masrafı ödemeyecek.

– Daha önce çek karnesi almış olanlar ise yüzde 50 indirimden yararlanabilecek.

– Bankacılık işlemlerinin tek bir paket içerisinde toplandığı “Halden Anlayan Tarifeler”den “Nette Mini Tarife” paketi, protokol kapsamında kredi kullanan işletmelere bir yıl boyunca ücretsiz olarak sunulacak.

– Paket, hesap işletim ücreti muafiyeti sağladığı gibi, her 32 günlük dönemde internet üzerinden ücretsiz 25 adet havale ve 4 adet EFT işlemi yapma imkanı sunuyor.

– KOBİ’lere e-fatura oluşturma, mali mühürleme, fatura gönderme, alma ve arşivleme hizmeti veren VakıfBank, protokol kapsamındaki işletmelere bu uygulamaları yüzde 25 indirimli sunacak.

– VakıfBank Businesscard talep ederek aktif olarak kullanan işletmelerden bir yıl boyunca kart aidatı alınmayacak.

– VakıfBank POS’larını kullanan işletmeler, kendileri için hazırlanmış özel çalışma şartlarından yararlanacak.

* Teknolojik destek

– VakıfBank, KOBİ’lere finansal hayatlarını kolaylaştıracak teknolojik destekler de sağlayacak. Bu destekler:
o    LUCA-Muhasebe Entegrasyonu,
o    Kredi Kayıt Bürosu Risk Raporu,
o    Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporu

* Krediden nasıl yararlanılabilir?

– Avantajlı koşullarla kredilerden yararlanmak isteyen KOSGEB veri tabanına kayıtlı, güncel KOBİ beyannamesi onaylı işletmelerin kredi için gerekli belgeleri sağlayarak VakıfBank şubelerine başvurmaları yeterli oluyor.

– Bankanın değerlendirme kriterlerine göre krediye uygun bulunan ve KOSGEB resmi sitesindeki bilgilerine göre kurum desteklerinden yararlanma şartlarını taşıyan işletmeler, gerekli teminatları ve diğer kredi kullanım koşullarını sağladıktan sonra krediyi alabiliyor.

Kaynak: Akşam

Halkbank Genel Müdürü Taşkesenlioğlu

headline“2015 yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandırdığımız kredileri 17 milyar lira seviyesine, diğer KOBİ müşterilerimize kullandıracağımız kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planlıyoruz”

Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat ​Taşkesenlioğlu, yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandıracakları kredileri 17 milyar lira, diğer KOBİ müşterilerine kullandıracakları kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planladıklarını belirtti.

Taşkesenlioğlu, Erzurum’da bir lokantada düzenlediği basın toplantısında, Halkbank’ın esnaf ve sanatkarlara destek olmak amacıyla kurulmuş bir banka olduğunu ve 77 yıldır her ihtiyaç duyulduğunda söz konusu kesime destek olduklarını ifade etti.

Banka olarak, 2002 yılından bu yana bir milyon esnaf ve sanatkara toplam 42 milyar lira kredi kullandırdıklarını aktaran Taşkesenlioğlu, esnaf ve sanatkarlara kullandırılan krediler için Hazine’nin karşıladığı faiz destek tutarının yaklaşık 3 milyar liraya ulaştığını vurguladı.

Taşkesenlioğlu, 2002 yılından itibaren hem kredi kullanan esnaf sayısında hem de kredi tutarında ciddi bir artış sağlandığını kaydetti..

2002 yılı sonunda toplam 63 bin 500 esnaf ve sanatkarın kredi bakiyesinin sadece 153 milyon lira olduğunu anımsatan Taşkesenlioğlu, “Bu rakam 2015 yılının birinci çeyreğinde yaklaşık 330 bin esnaf ve sanatkarlarda 14 milyar liraya ulaştı. Yine 2002 yılında yüzde 47 olan faiz oranı şu anda yüzde 5 seviyesinde bulunmaktadır. 2002 yılında beş bin lira olan şahıs üst limitleri 150 bin liraya ulaştı” diye konuştu.

Taşkesenlioğlu, esnaf, sanatkarlar ve KOBİ’leri desteklemelerinin ana misyonları olduğunun altını çizerek, bu bilinçle 2013 yılının mayıs ayından bu yana faiz oranlarının yükselmesine rağmen, esnaf kredilerinin faizlerini yükseltmediklerini belirtti.

“2015 yılında 10 milyar lira kredi kullandırmayı hedefliyoruz”

Yükselen faizleri esnafa yansıtmadıklarını anlatan Taşkesenlioğlu, “2015 yılı sonu itibarıyla esnaf ve sanatkarlara kullandırdığımız kredileri 17 milyar lira, diğer KOBİ müşterilerimize kullandıracağımız kredileri ise 27 milyar lira seviyesine ulaştırmayı planlıyoruz. 2015 yılında 200 bin esnaf ve sanatkara 10 milyar lira kredi kullandırmayı ve kredi bakiyesi bulunan esnaf sayısını 400 bine yükseltmeyi hedefliyoruz” ifadesini kullandı.

Esnaf ve sanatkarların sektörden kullandığı kredilerin yüzde 50’den fazlasını Halkbank’ın oluşturduğuna dikkati çeken Taşkesenlioğlu, “Bu kapsamda 2015 yılında esnafımıza kullandıracağımız Hazine destekli kredi için faiz desteği 750 milyon lira olacaktır. Bu destek tutarıyla 2015 yılında 10 milyar lira kredi kullandırmayı, yıl sonunda 17 milyar lira bakiyeye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Taşkesenlioğlu, esnaf ve sanatkara sağladıkları desteğin ekonomik istikrar sayesinde olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ekonomik istikrarı sağlayan en önemli unsur bildiğiniz üzere siyasi istikrarın sağlanmış olmasıdır. Bu çalışma ve destekleri daha ileri boyuta taşımak için ekonomik istikrarın sürmesi ve hepimizin var gücümüzle bu istikrara vereceğimiz destek çok önemlidir. Halkbank olarak esnaf ve sanatkarlarımıza destek olmak için durmadan çalışmaya devam ediyoruz. Bu alandaki uzun yıllara dayanan deneyimlerimizle ortaya çıkabilecek ihtiyaçları analiz ederek, yenilikçi ürünler sunmayı bundan sonra da sürdüreceğiz.”

Kaynak: AA

İhracatçı ve KOBİ’ye Düşük Faizli Kredi

aKOBİ ve ihracatçılara ekonomi yönetiminden kredi müjdesi geldi. Dünya Bankası ile yapılan anlaşma ile 250 milyon Euro’luk kredi, düşük maliyetle ve uzun vadeli olarak ihracatçı ve KOBİ’lerin finansmanı için verilecek

Ekonomi yönetimi Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) kredi musluklarını açacak yeni bir adım daha atıyor. Hem üretim hem de ihracat yeni kredi destek paketi ile daha fazla finanse edilecek. Bu kapsamda ilk olarak KOBİ’lere ihracat desteği sağlamak amacıyla Dünya Bankası ile anlaşma sağlandı. Dünya Bankası’nın garanti kuruluşu olan MIGA garantisiyle iki dilim halinde sağlanacak 250 milyon Euro tutarındaki kredi ile küçük ve orta ölçekli ihracatçılarımıza düşük maliyetle daha uzun vadeli finansman verilmesi sağlanacak. Kredi anlaşması 21 Nisan’da imzalanacak. 10 yıl vadeli kredi ile firmalara düşük faizle kredi kullandırılacak. Eximbank yeni kredi destek modelleri üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) çalışmaları ile yürütülen yeni destek paketi ile özellikle dış ticaret yapan KOBİ’lere önemli miktarda kredi desteği sağlanmış olacak.

G-20’de sorunlar masada olacak

Türkiye dünya genelindeki KOBİ’lere yönelik destekler üzerinde de çalışma yürütüyor. 1 Aralık 2014 tarihinde G20 dönem başkanı olan Türkiye bir yıl boyunca kalkınma konusuna dikkat çekecek. Düşük gelirli ülkelere özel vurgu yapılacak. KOBİ’ler konusunda 11 başlıkta da tek tek gündeme getirilecek konular olacak. Kalkınma konusu gündemin merkezine konulacak. G20 liderleri 15-16 Kasım 2015’te Antalya’da toplanacak. Türkiye bu yıl görüşmelere, G20 üyesi ülkelerin dışında İspanya, Singapur, Azerbaycan, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Afrika Birliği (OAU) ve Afrika Kalkınması İçin Yeni Ortaklık Girişimi’ni (NEPAD) gözlemci sıfatıyla davet edecek.

Eximbank faizleri düşürdü

ExImbank ihracatçılara kullandırılan döviz kredilerinin vade oranlarını artırırken, kredi faiz oranlarını da düşürdü. Döviz kredilerinin faiz oranında 0,75 puana varan indirime gidildi. Buna göre Libor+0,50/ Euro Libor+0,25’den başlayan oranlarla ihracatçılar kredi kullanma imkanına kavuşmuş oldu. İndirim sonrası bir yıl vadeli krediler için KOBİ’lere uygulanacak faiz oranı Libor+0,50’ye çekilmiş oldu. Faiz indiriminin yanı sıra kısa vadeli döviz kredilerinin vadelerinin de yükseltilerek azami vadenin 2 yıla kadar uzatılırken, kısa vadeli krediler için de vade sonuna kadar ana para ödemesi imkanı getirildi.

Kobileri mercek altında

Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’unu, ihracatın ise yüzde 60’ını gerçekleştiren KOBİ’lerin yeni yıldaki ekonomik hareketliliğe hazır olması için çalışma yürüttüklerini ifade eden ekonomi yönetiminden üst düzey bir yetkili, “Hazırlığın olmazsa olmazı ise finansal açıdan işletmelerin kendilerini daha fazla güçlendirmeleri” dedi.

Kaynak: Memurlar

Esnafa Sıfır Faizli Kredi Müjdesi

aGümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, “Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Canikli, TV Net televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna dair soru üzerine Canikli, bugün itibarıyla dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ve ekonomilerinde tüketici haklarında hangi kurallar yürürlükte ise Türkiye’de bunların en üst seviyede yer aldığını söyledi.

Zehirli ayakkabı konusuyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Canikli, vatandaşların herhangi bir ürüne ilişkin en ufak bir şüphe duyduklarında anında kendilerini bilgilendirebileceklerini belirtti.

Yurt dışından gelen ürünlerin tamamını tahlil ettiklerini anlatan Canikli, “Buna yeni başladık yaklaşık 2 ay önce aldığımız bir kararla yani oyuncaktan ayakkabıya kadar belli ülkelerden gelen ve riskli olduğunu düşündüğümüz ülkelerden gelen ürünlerin tamamını sağlık açısından tahlile tutuyoruz” diye konuştu.

Televizyonlardaki bal reklamlarına da değinen Canikli, bu şekilde satışı yapılan ürünlerde şekerin dışında sağlığa zararlı tatlandırıcıların kullanıldığını da tespit ettiklerini bildirdi. Bazı ürünlerle ilgili analiz aşamasından önce reklamları durdurduklarını belirten Canikli, “Bu tür yayınlardaki bal reklamlarının tamamı sahte çıkınca bundan sonra da benzeri durumların ortaya çıkma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu için biz yayınlanmadan durduruyoruz” dedi.

Kredibilitesi bozuk esnafa yönelik kredi mekanizması

Esnafa ve KOBİ’lere yönelik müjdeleri olup olmadığının sorulması üzerine Canikli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce sübvanse edilen faiz miktarının 600 milyondan 750 milyona çıkarıldığını açıkladığını anımsattı. 150 milyon liralık ilavenin yaklaşık 4-5 milyar lira daha düşük faizli kredi sağlamak anlamına geldiğini vurgulayan Canikli, bunun esnaf camiasına büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle uğraşanların iş yeri açmaları halinde faizsiz kredi verdiklerinin de altını çizen Canikli, şöyle devam etti:

“Şimdi üzerinde çalıştığımız önemli bir düzenleme var. Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş, iflas etmiş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli ve küçük bir destekle ayağa kalkması mümkün olan esnafımıza yönelik olarak bir kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz. Önemli bir düzenleme. Sigorta mekanizmasını da içeriyor. Onu da modele katacak şekilde düzenleme yapacağız.

İnşallah onu da kısa süre içinde hayata geçirmiş olacağız. Zaten kredi alamıyor onlar. Tamam, bir şeklide bir hata yapmış, iflas etmiş, borcunu ödeyemiyor, kredilerini de geriye ödeyemiyor fakat bıraktığınız zaman gidecek, iflas edecek. Halbuki küçük bir destekle ayağa kalkma imkanı, çarkı döndürme imkanı varsa o desteği, o can suyunu sağlamak amacındayız onun için bu çalışmayı yapıyoruz.”

Merkez Bankasının faiz politikası

Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin bir soru üzerine Canikli, dünyadaki diğer merkez bankalarının faizleri düşürmeye çalıştıklarını belirterek, “Eğilim o yönde. Çünkü deflasyonist bir ortam var. Yani bugün dünya ekonomileri açısından tehlike enflasyon değil, deflasyon yani durgunluk” değerlendirmesinde bulundu.

Yüzde 2-3 seviyelerinde bir enflasyon oranının son derece makul olduğuna dikkati çeken Canikli, şunları kaydetti:

“O oranın altına indiği zaman başka tehlikeler… Üretimin azalması, ekonomilerin daralması, kasılması, o daha büyük bir tehlike. Çünkü neden refah seviyesinin düşmesi anlamına geliyor. İnsanlar onlara dikkat ediyor. Hatta zaman zaman duyarız Japonya’da yatırımcılara negatif faizle kredi sağlanıyor, düşünebiliyor musunuz? Şimdi böyle bir ortamda Türkiye’nin, bu ortamın gerektirdiği gibi hareket etmesi gerekiyor. 2003’ten beri Türkiye’de Merkez Bankası bu dönüşümü, gelişimi tam iyi okuyamadı. Orada yeni oluşan bu denklemin, dengenin gereği gibi adım atamadı. Yapması gerekeni yapmadı. Tabi Merkez Bankası bağımsızdır, özerktir. Kararları, hükümet dışında kendisi alıyor. Ama sonuç itibarıyla hesap vereceğimiz ekonomik sonuçları etkiliyor bu kararlar. Sonuç itibarıyla hesabı seçimlerde hükümetler veriyor.”

Kaynak: YeniAkit

Büyük Projeler Kredi Büyümesini Destekleyecek

10385577_10152439291443604_5001225426296582413_nYapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın, 2014’ün yılın başındaki beklentilere karşın korkulan kadar kötü geçmediğini vurgularken 2015’in ise daha iyi geçmesini beklediklerini söyledi

Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın, “2015 yılının ilk yarısında genel olarak büyümenin bir miktar hızlanacağı, enflasyonun ve faizlerin düşeceği, cari açığın ise düşen petrol fiyatları sonucunda kontrol edilebilir bir seviyede kalacağını düşünüyoruz. Büyüme beklentilerinin yüzde 3-4 aralığında bulunduğu 2015 yılında Türkiye, yatırım için cazip bir ülke olmaya devam edecek” dedi.

Yapı Kredi Bankası CEO’su Faik Açıkalın, 2014’ü anlatırken ‘beklenen kadar kötü bir yıl olmadı’ değerlendirmesini yaparken 2015 için umutlu konuştu. Dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentilerini anlatırken ise Faik Açıkalın, merkez bankalarının hamlelerine ve jeopolitik risklere değindi. 2015 makro ekonomik verilere ilişkin tahminlerini de DÜNYA’ya açıklayan Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın, kredi cephesindeki büyümenin başta KOBİ olmak üzere şirketler kesiminden geleceğini ve kabaran proje ajandasının proje finansmanındaki büyüme ivmesini destekleyeceğini aktardı.

Merkez bankaları da seçimlerde önemli olacak 

Açıkalın, “FED’in faiz artışı gittikçe yaklaşıyor. Zamanlama konusunda farklı görüşler olsa da 2015’te gerçekleşeceği konusunda artık pek şüphe yok. Küresel ekonominin kaderini bu artışın zamanı, boyutu ve tabi ki jeopolitik gelişmeler belirleyecek” dedi ve ekledi: “Küresel ekonomik aktivitenin güç kaybetmeye devam etmesi halinde FED’in faiz artırımını geciktirme ihtimali söz konusu. FED’in faiz kararının yanı sıra Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme kararı da yakından takip edilecekler arasında. Ayrıca Türkiye’de önümüzdeki yıl haziranda gerçekleşecek genel seçimler de önemli olacak. Düşen petrol fiyatları ise Türkiye algısına son dönemde olumlu katkı sağlıyor. Enflasyon ve cari açık açısından elimiz bir miktar rahatladı. Ancak halen enflasyon baskısı en önemli risklerden biri. Bunun yanı sıra işsizlikteki artış da dikkat çekiyor.”

Açıkalın, beklentilerini aktarırken bu ortamda 2014 sonunda yüzde 3.5 olmasını bekledikleri ekonomik büyümenin 2015 sonunda yaklaşık yüzde 4 olacağını tahmin ettiklerini de belirtti. Açıkalın, “2015 yılsonu enfl asyon tahminimiz yüzde 7.5, ancak enfl asyonun petrol fiyatlarına bağlı olarak yüzde 6.5’a kadar gerilemesi mümkün” ifadelerini kullandı.

Kredi ve kart tarafında tablo daha olumlu olur 

Açıkalın, sektöre ilişkin beklentilerini de paylaştı. Açıkalın, “2015 yılında bankacılık sektöründe kredi büyümesinin yüzde 15 ile 17 aralığında, mevduat büyümesinin ise yüzde 14 ile 15 aralığında gerçeklemesini bekliyoruz” öngörüsünü yaptı.

Son yıllarda düzenleyici kurumların attığı adımlarla KOBİ ve ihracat kredilerinde gerçekleşen güçlü büyüme trendinin 2015 yılında da devam edeceğini düşünen Açıkalın, “Altyapı yatırımlarının devam etmesi ile proje finansmanı kredilerinde yakalanan büyüme ivmesinin süreceğini tahmin ediyoruz. Tüketici kredileri ve kredi kartlarında da 2014’e göre bir miktar daha olumlu bir tablo öngörüyoruz. Sektörün kârlılığının da 2015’te olumlu seyretmesini bekliyoruz. 2015’in ekonomik büyüme açısından daha umut verici bir yıl olmasını bekliyoruz. Dolayısıyla bankacılık sektörüne de olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. 2015 yılı bankacılık sektörü için hem kredi büyümesi hem kârlılık olarak 2014’ten daha iyi bir yıl olacak” diye konuştu.

Finansmana erişim sorun olmaz ama maliyet artar 

Bu yılın risk faktörlerini sayarken de “Türkiye için ekonomik olarak risk oluşturabilecek unsurlar olarak jeopolitik riskleri, yüksek seyreden gıda fiyatlarını ve cari açığın finansmanının kırılganlığını sayabiliriz” ifadelerini kullanan Açıkalın, şöyle devam etti: “2015’te bankaların finansman kaynaklarına erişiminde sorun olmasını beklemiyoruz. Borçlanma maliyetlerinde yükseliş olacağını tahmin ediyoruz. Ancak sektör bu tarz eğilimlere önceden hazırlanmayı çok iyi biliyor. 2015 yılında FED’in faiz artırım zamanlaması ve oranı piyasalara yön verecek en önemli gelişmelerin başında gelecek. ECB’nin parasal genişlemesinin gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini olumlu etkileyeceğini tahmin ediyoruz. Türkiye açısından ise Suriye ve Irak gibi çevre ülkelerin geleceği, Rusya-Ukrayna arasındaki ilişki ve ihracatımızın ağırlıklı bölümünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa’nın hala olumlu büyüme sinyalleri vermemesi önemli konular arasında. Ayrıca Merkez Bankası faiz politikasının piyasalar üzerindeki etkisi de bir diğer önemli faktör olacak.”

2015 yılının ilk yarısında genel olarak büyümenin bir miktar hızlanacağı, enflasyonun ve faizlerin düşeceği, cari açığın ise düşen petrol fiyatları sonucunda kontrol edilebilir bir seviyede kalacağını düşünen Açıkalın, “Büyüme beklentilerinin yüzde 3-4 aralığında bulunduğu 2015 yılında Türkiye, yatırım için cazip bir ülke olmaya devam edecek” dedi.

Aktif kalitesinde hafif bozulma var 

Faik Açıkalın, 2014’ü değerlendirirken yılın siyasi gelişmeler ve piyasalardaki hareketlilik sonrasında Merkez Bankası’nın yüksek faiz artışı ile başladığını ve üzerine yürürlüğe giren regülasyonlarla kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde oldukça yavaşladığını anlattı. Açıkalın şöyle devam etti: “Seçimlerin ardından ise piyasa koşullarındaki iyileşme sonrasında Merkez Bankası faiz indirim sürecini başlattı. Böylece kredi büyümesinde ılımlı bir toparlanma görüldü. Ancak yıl boyunca bireysel kredi büyümesi ticari kredinin gerisinde kalarak aralarında ayrışma yaşandı. Sektöre yönelik düzenlemeler kârlılıkta ve büyümede bir miktar baskı yarattı.

Öte yandan ABD Merkez Bankası’nın (FED) varlık alım programında gideceği daralma ve bu konuda izleyeceği politika 2014’ün en önemli konularından biriydi. ABD ekonomisinde başta iş gücü piyasası olmak üzere, genel ekonomik görünümdeki toparlanmaya bağlı olarak varlık alım süreci tamamlandı.

Sektör 2014’e olumsuz başlamış olsa da beklendiği kadar kötü bir yıl geçirmedi. Yılın ikinci yarısında küresel piyasalardaki olumlu hava ve Türkiye lehine seyreden bazı gelişmelerle sektörde büyüme ve karlılıkta toparlanma yaşandı. Sektörün net karının yılbaşındaki da yılı önceki yılsonuna göre bir miktar artışla tamamlayacak gibi gözüküyor.

Bireysel ihtiyaç kredileri ve kredi kartları aktif kalitesinde sınırlı bir bozulma görülüyor. Bireysel ihtiyaç kredilerinde takipteki kredi oranı 2013 yılsonundaki yüzde 3 seviyesinden 2014 sonunda yüzde 4.1 seviyesine yükseldi. Kredi kartlarında ise bu oran yine 2013 sonundaki yüzde 5 seviyesinden 2014 sonu itibarı ile yüzde 6.2’e geldi. Önümüzdeki dönemde sınırlı bir miktar daha yükseliş yaşanmasını bekliyoruz. Ancak bu yükselişe rağmen takipteki kredi oranlarının 2009 kriz seviyelerinin oldukça altında kalacağını ön görüyoruz.”

İlklerin altında bizim imzamız var

“1944 yılında Bahçekapı’daki tek şubesi ve 17 çalışanla Türkiye’nin ilk özel bankası ünvanı ile kurulan Yapı Kredi olarak bugün 1.000’i aşkın şubesi 18 bin 500’ün üzerinde çalışanıyla Türkiye’nin en büyük ve değerli kurumlarından biri” diyen Faik Açıkalın, “Bankacılık alanında olduğu kadar toplumsal gelişimde de liderliği üstlenen Yapı Kredi, her alanda çığır açan yeniliklerin de öncüsü oldu. Türkiye’yi kredi kartı ile biz tanıştırdık. Bilgisayarı ve bilgisayarlı teknolojileri iş süreçlerine dahil eden ilk banka olduk. Banka hizmetini müşterinin ayağına götüren, bu amaçla semt şubeleri açan ve hatta köyde bile şubeleşen ilk ticaret bankası olma unvanını elde ettik. “Herkese eşit bankacılık” ilkesinden hareketle engelli vatandaşlarımıza yönelik “Engelsiz Bankacılık” Programımız ile ilk ve en kapsamlı uygulamaların altında da yine bizim imzamız var” açıklamasını yaptı. Bu ülkenin en değerli markalarından biri olarak yalnızca finans alanında değil, sanattan eğitime, spordan edebiyata kadar uzanan geniş bir yelpazede topluma katkılar sunduklarına da değinen Açıkalın, “Aynı zamanda bir kültür sanat bankası olma hedefiyle kurumsal vatandaşlık sorumluluğumuzu ilan ederek sanatseverlerin gönlünde özel bir yer edindik. Yıllar içinde bir taraftan sektörümüzü şekillendiren onlarca kilometre taşını döşerken diğer taraftan hem bir “ekol” hem de bir “okul” olmayı başardık. Sektörümüze nice değerli isimler yetiştirirken kurduğumuz Bankacılık Akademisi ile de bu misyonumuzu ölümsüzleştirdik. Yapı Kredi olarak 70. yılımızda bizi hedefl erimize taşıyacak bir büyüme hamlesi başlattık” değerlendirmesinde bulundu.

Kredi büyümesinde KOBİ ve proje etkisi hissedilecek

Faik Açıkalın yeni yılın hedefl erini açıklarken “2015 yılına da büyük hedefl erle başlıyoruz” dedi ve şu değerlendirmeleri yaptı: “Yapı Kredi’nin önümüzdeki dönemde büyümesinde özellikle KOBİ ve proje finansmanı kredilerinin büyük etkisi olacak. KOBİ’lerin ticari ve kurumsal şirketlerin büyümesi olmadan tek başına büyümeleri de mümkün olmuyor. Dolayısıyla ticari ve kurumsal bankacılıkta da aynı şekilde büyüme göstereceğiz. Kurumsal firmalarda geleneksel bankacılığın yanı sıra proje finansmanı da çok önem kazanıyor. Türkiye’nin 2023 hedefl erine bakıldığında ciddi bir proje ajandası görülüyor. Bu ajandanın gerçekleşmesinde bankalar da son derece önemli olacak. Biz de bu projelerin finansmanında yerimizi alacağız. Diğer yandan tarihten gelen güçlü bir tarafımız var. Kredi kartlarında 27 yıldır lideriz. Burada da büyümemiz sürecek. Tabii ki bireysel ve tüketici kredilerinde de iddiamız devam edecek. ‘Akıllı Büyüme’ olarak özetleyebileceğimiz vizyonumuz çerçevesinde, belirlediğimiz alanlarda sektörün üzerinde büyümeyi hedefl iyoruz. Bu alanlar, müşteriye ve bankaya sürdürülebilir katma değer, kârlılık sağlayabileceğimiz alanlar olacak. Yapı Kredi olarak büyüme hedefimiz doğrultusunda da 2014’te hız verdiğimiz yatırımlarımız devam edecek. 2015’te de büyüme stratejimiz doğrultusunda farklı bölümlere işe alımlarımıza devam edeceğiz. Ayrıca hem şube ağımızı genişletmeye hem de şubelerimizi yenilemek yine gündemimizde olacak. Diğer yandan IT altyapısında iyileştirmeler ve verimlilik artışı sağlayacak projeleri de sürdüreceğiz. Yapı Kredi olarak çok dengeli bir kredi dağılımımız var. Bireysel ve KOBİ kredilerini içeren perakende kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 51. Kalan yüzde 49’luk kesim, kurumsal ve ticari bankacılık kredilerinden oluşuyor. Perakende kredilerin içinde de bireysel kredi kartları ve KOBİ kredileri eşit olarak yüzde 17’şer pay alıyor. İleride KOBİ bankacılığının öneminin artması ile bu dağılımda da payını artırmasını bekliyoruz. Bu durumda da perakende tarafı büyüyecek. Ülke büyümesine paralel olarak 3 yıl içinde bankamızda perakende kredilerinin payı yüzde 60’a çıkacak. Kurumsal ve ticari kredilerin toplam kredilerden aldığı pay yüzde 40’lerde kalacak.”

3 çeyrek üst üste belirlediği alanlarda kredi ve mevduatta pazar payını artırdı

Yapı Kredi geçen yıl 70. yılını kutladı. 585 bin yeni müşteriyle daha tanıştıklarını aktaran Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın, “Belirlediğimiz alanlarda 3 çeyrek üst üste, sektör ortalamasının üzerinde kredi ve mevduat hacminde büyüme gösterdik. Dolayısıyla kredilerde ve mevduatta pazar paylarımızı artırdık. Diğer yandan yıl içinde müşteri tabanımız 585 bin arttı. Bu ilerleyişimizi önümüzdeki yıllarda da artan bir ivmeyle sürdürmeyi hedefl iyoruz” dedi. Yapı Kredi 2014 yılının ilk 9 aylık döneminde 1 milyar 442 milyon TL net kârla tamamladı. Aktif büyüklüğü 182 milyar liraya ulaşan bankanın toplam gelirleri yüzde 6 artışla 6 milyar 288 milyon liraya yükseldi. Toplam kredileri sektör ortalaması olan yüzde 13’e kıyasla yüzde 17 artış göstererek 115.8 milyar TL’ye, kredilerdeki pazar payı yılbaşından bu yana 40 baz puan artarak yüzde 9.9’a yükseldi. Toplam mevduat hacmi ise yüzde 16 oranında artarak, sektör ortalaması olan yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme gösterdi. Açıkalın, “Böylelikle mevduat pazar payımız 70 baz puan artarak yüzde 9,8 seviyesine ulaştı. Müşteri odaklı bankacılık anlayışımızın bir diğer göstergesi olan kredilerin aktifl ere oranı ise yüzde 64 gibi sektörün en yüksek seviyelerinde seyrediyor. Sermaye yeterlilik oranımız, güçlü kredi büyümesine rağmen, ihtiyatlı ve müşteri odaklı bilançomuz sayesinde yüzde 15 ile sektördeki yüksek oranlardan biri olmaya devam ediyor. Aynı zamanda, kredi kartı pazarında kredi kartları alacak bakiyesi, kredi kartı hacmi ve kredi kartı adedine göre pazarda liderliğimiz devam etti” açıklamasında bulundu.

1000 şubeli banka oldu, personel sayısı arttı

CEO Faik Açıkalın, 2014 yılında büyüme planları çerçevesinde önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini de söyledi. Müşteri sayısını 585 bin adet artıran banka, yıl içinde toplam 60 şube açarak 70. yıl hedeflerinden biri olan 1.000. şubeye ulaştı. Aynı şekilde ATM ağına da 605 yeni ATM ekleyerek 3.600 ATM’i geçti. Açıkalın, “Yapı Kredi Ailesi’ne 2.000’den fazla yeni arkadaşımız katıldı” bilgisini de paylaştı.

TL tahvil hacmi 3 milyar TL’ye yükseldi

Fonlama kaynaklarını çeşitlendirmeye devam ettiklerini de kaydeden Faik Açıkalın bu konuda şu bilgileri paylaştı: “Ekim ayı başında 1.3 milyar dolarlık sendikasyon kredisi sağladık. Bankanın küresel orta vadeli tahvil programı yaklaşık 680 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu program kapsamında yapılan toplam ihraçlar ise 1.6 milyar dolara ulaştı.Ayrıca, üçüncü çeyrekte 600 milyon liralık tahvil ve bono arzı ile toplam Türk lirası tahvil hacmimizi 3 milyar liraya yükselttik.”

Kaynak: Dünya

 

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

1Konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken İş Bankası genel müdürü Adnan Bali, konut kredilerinin ekonomideki payının Avrupa ülkelerinde yüzde 50, Türkiye’de yüzde 6,9 – 7 düzeylerinde olduğunu vurguladı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, İş Bankası’nın 90. kuruluş yıl dönümü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Bali, 2015 yılının gelişmiş ekonomilerdeki bazı kritik karar konusu hususların yaratacağı belirsizliklere aday olduğunu belirtti. Bali, diğer taraftan jeopolitik risklerin de ciddi oranda artmış durumda bulunduğunu vurguladı.

2014 Yılı Beklentilerimiz Paralelinde Yürüdü

Bali, yaptığı açıklamada şu konulara yer verdi: “Bir de genel seçim var önümüzde. 2015 yılı çok yakın dönem içerisindekiler kadar olmasa bile yine dikkate almamız gereken belirsizlik parametrelerinin bulunduğu bir dönem olacak. Ama bu dönemde çok özel bir problemle karşılaşmaksızın bu süreci yönetebileceğimizi düşünüyorum. Bu ülkenin çok ciddi bir kriz tecrübesi var ve ayrıca geçmişte bu tür dönemleri bugünle kıyaslanmayacak makroekonomik kırılganlıklarla ve zayıf finansal sistemle birlikte yaşıyorduk, şimdi bütçe ve borç istatistikleri başta olmak üzere daha sağlam makroekonomik temeller ve otoritesiyle, denetimiyle, yönetimiyle daha sağlam bir bankacılık sektörüne sahibiz. KOBİ ve işletme bankacılığında özel bir vurgumuz var, çok da ciddi bir mevcut pozisyonumuz var. Tarım bankacılığına önemli bir vurgumuz var. Biz zaten tam bu konsept altında örgütlenmemiş olsak bile bu piyasalarda çok etkindik ama şimdi çok daha teknik manada buna göre örgütlenmiş faaliyetlerle tarıma da önemli bir destek sağlamayı hedefliyoruz. 2014 yılının beklentilerimiz paralelinde yürüdüğünü söyleyebilirim. 2015 açısından da bunu majör derecede değiştirecek bir olguyla şu anda karşı karşıya değiliz.”

2013 yıl sonu ve bu yılın ilk altı ayı itibariyle karlılık açısından bakıldığında net faiz marjlarının gerileme eğiliminde olduğunu belirten Bali, yılın tamamı için ise; yüzde 3,5-4 aralığında kalmasının beklendiğini ifade etti.

Bisikleti Sürme Beceriniz Yavaşken Belli Olur

Hızlı büyüme dönemlerinden sonra özellikle de makul büyüme dönemlerine geçilmeye başlandığında varlık kalitesi ile ilgili kaygıların gündeme geldiğini anımsatan Bali, şunları söyledi:

“Teknik manada bütün verileri içsel modellerimizle desteklediğimiz bir veri tabanı üzerinde çalışıyoruz. Yani meslek erbaplığı artık her bir vakayı tek tek inceleyerek yürütmeyi mümkün kılmıyor. O kadar yaygın ve perakende, o kadar çok sayıda işlem proses ediyorsunuz ki böyle bir tabloda sizin teknik manada çok gelişmiş sistemlere, içsel sistemlere sahip olmanız lazım toplam kaliteyi muhafaza etmek için. Bizim varlık kalitesi açısından bu dönemde en önemli kazanımlarımızdan biri bu içsel modellerimizin doğru çalıştığının teyit edilmesidir. Takipteki kredilerde yüzde 1,6 ile sektörün açık ara altında kalmamızda içsel modelimiz çok etkili olmuştur.”

Çok yüksek büyüme oranlarının olduğu ve firmaların da buna bağlı olarak yüksek cirolar yaptığı dönemlerde kasa döndüğü için işin fizibilitesi olmadığı halde var gibi görülebileceğine işaret edenBali, şöyle devam etti:

“Bunun sınandığı dönem büyümenin makulleştiği dönemlerdir. Örneğin Bisikleti sürme beceriniz yavaşken belli olur. Dengede kalmak yavaş giderken zordur. Halbuki hızlı giderken risklidir ama denge kolay sağlanabilir. O nedenle hızlı büyüme dönemlerinde işlerin fizibilitesinin gözden kaçtığı durumlar olabilir. Türkiye 2012 yılından beri makul hızlarla büyüyor. 2012’de daha yavaş, 2013’te bir miktar üzerinde ve 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,3 büyüdü. Bu dönem aslında önemli bir test dönemidir. Böyle bir dönemde, sorunlu krediler oranı bankacılık sektöründe hala yüzde 3’ün altında… Hele İş Bankası gibi bu kadar yaygın ve hacimli bir plasmana sahip bir bankada dayüzde 1,6 gibi bir seviyede takipteki kredi oranı varsa ben bunun çok önemli bir test olduğunu ve iyi gelişmiş risk yönetim teknikleriyle çalıştığımızın önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde bir sıçrama olmaması önemlidir.”

Yasal Düzenlemeler Önemli

Kredi kartı ve kredilere ilişkin yeni düzenlemelerin çok önemli sonuçlar verdiğini vurgulayan Bali, “Bu yılın ilk altı ayı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda, geçen yılın ilk yarısında konut kredileriyüzde 16,8, taşıt kredileri yüzde 2,6, ihtiyaç kredileri yüzde 15,3 olmak üzere tüketici kredileri toplamda yüzde 15,4, kredi kartları ise yüzde 11,1 artmıştı. Bu yılın ilk yarısında ise; kayda değer yavaşlamayla, konut kredileri yüzde 4,4, ihtiyaç kredileri yüzde 7,2 artarken, taşıt kredileri ise yüzde 13 azalış göstermiş ve tüketici kredileri toplamda yüzde 5,2 artmış, kredi kartları ise yüzde 8 daralmıştır. Yani alınan tedbirler sonuç vermiş” dedi.

Konut Balonuna İşaret Edecek Bir Durumla Karşı Karşıya Değiliz

Konut kredilerindeki gelişmeleri ve sektördeki balon tartışmalarınıdeğerlendiren Bali, geçen yılın ilk yarısında konut kredilerinde yüzde 16,8 ve bu yılın ilk yarısında yüzde 4,4 artış yaşandığını hatırlatarak, “Konut satışları 2013 yılı ilk yarısında 569 bin iken bu yılın ilk yarısında 525 bine gerilemiş durumda. Konut kredilerine özgü takip oranlarına baktığımızda sektörün kredi takip oranı 2013 yıl sonunda yüzde 0,60 iken, 2014 haziran ayında yüzde 0,54’e gerilemiş. Bizim yine banka olarak 0,50 seviyesinde bir oranımız var” dedi.

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

Balon tartışmalarının en önemli noktalarından birinin konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken Bali, şöyle konuştu:
“Bu kadar tartışıyoruz ama konut kredilerinin ekonomideki payı yüzde 6,9 – 7 düzeyinde. Bu oran tipik Avrupa ülkelerinde yüzde 50’lerde. Dolayısıyla Türkiye için alınacak çok mesafe olduğu gibi, temel bir soruna işaret etmekten uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Önemli noktalardan biri de BDDK’nın son derece proaktif aldığı tedbirler… Daha krizin çok önceki aşamalarında, bizde görece böyle sorunlar çok uzakta iken, hem ticari işyeri hem de bireysel konut alımı anlamındaki kredilendirmelerde krediyle gayrimenkulün değeri arasındaki ilişkiyi gözeten önemli düzenlemeler yapıldı. Örneğin konut değerinin yüzde 75’inin üzerini finanse edemiyorsunuz. Konut değerinin 4’te 1’i özkaynak olarak konulmak durumunda. Bu kredilerin ortalama açılış vadeleri, İş Bankası portföyüne göre söylüyorum, 7-8 yıl civarında olduğuna göre ve yine bugün itibariyle kredilerin vadesine de aşağı yukarı 6 yıl kaldığına göre, demek ki 2 yıllık dönemi ödenmiş kredilerden bahsediyoruz. Konutun değeri 100’dü, 75 kredi verdiniz ve bunun da 4’te 1’lik dönemi ödendi. Teminat değeri ile kalan borç ve kredinin vadesi açısından temel bir soruna işaret etmiyor.”

“Fiyat tarafında bir sorun var mı? Konutların fiyatı yükseldi de fiktif bir durum mu var? Bundan dolayı mı konut balonundan bahsediliyor?” sorularına daBali, şu karşılığı verdi:

“Nobel ödüllü Prof. Robert Shiller tarafından oluşturulan ölçüte göre konut sektöründe balondan bahsetmek için son 5 yılda enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 100 reel artışın bulunması gerekiyor. Bu bir balona işaret etmenin ölçütü olarak kabul ediliyor. TCMB konut fiyat endeksine göre son beş yılın konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış artış oranı ülkemizde yüzde 15. Dolayısıyla değer-fiyat artışı, konut kredilerinin milli gelir içindeki yeri, kredilendirme prensiplerindeki teminat değeri ile kredi tutarı arasındaki ilişki, vade ve ödenen taksitlerin durumu açısından bakıldığında bana göre böyle bir probleme işaret edecek bir durumla karşı karşıya değiliz.”

İş Bankası Maraton Koşucusudur Uzun Dönem Oyuncusudur

Yurt dışı yapılanması, yakın çevredeki jeopolitik gelişmelerin banka politikalarına etkileri ve yeni satın almalar konusuna da değinen Bali, son yıllarda yurt dışında aktif bir strateji izlediklerini söyledi. Bali, çevre ülkelerden başlayarak pozisyon almanın mümkün olduğu ve iş dünyasının ilişki sürdürdüğü ülkelerde, çeşitlenen ve artan ticaret çerçevesinde banka olarak hem müşterilerin bulunduğu yerlerde bulunacak hem de onlara öncülük edecek tarzda bir politika izlediklerini söyledi.
Bunun Türkiye ekonomisinin potansiyelinin tükendiği ya da yeteri kadar kullanıldığı perspektifi ile oluşan bir politika olmadığının altını çizen Bali, bu yıl İngiltere, Irak, Gürcistan ve Kosova’da ikinci şubelerini açtıklarını hatırlattı.

İlk şubeleri açtıktan sonra o piyasanın olanaklarından yararlanarak ikinci şubeyle derinleşme stratejisi izlediklerini vurgulayan Bali, şunları kaydetti:
“Yurt dışı stratejimiz uzun vadelidir. Siz bir ülkede ‘herhangi bir şey oldu, yeni bir değişiklik oldu politikalarımı yeniden, temelden gözden geçireyim’ diyorsanız bu zaten orta ve uzun vadeli perspektifle bir ülkeye hangi amaçlarla gidip gitmediğinizin daha net olarak belli olmadığı anlamına gelir. Halbuki İş Bankası maraton koşucusudur, uzun dönem oyuncusudur. Kısa dönemdeki birtakım özel konjonktürlerden kaynaklanabilecek sapmaları dikkate alarak ikide birdetavır değiştirmez. Mesela Irak’ta beklentilerin ötesinde bir bozulma oldu. O süreci doğru yönetmeye çalışıyoruz ama ortaya çıkan sorunlar nedeniyle tavrımızı kısa sürede değiştirecek bir banka değiliz.”

Kaynak: KrediPazarı

Ziraat Bankası KOBİ Enerji Verimliliği Kredisi Anlaşması İmzaladı

Ziraat Bankası, Dünya Bankası ile 67 milyon dolar tutarında “Dünya Bankası KOBİ Enerji Verimliliği Kredisi Anlaşması” imzaladı

Ziraat Bankası, Dünya Bankası ile 67 milyon dolar tutarında “Dünya Bankası KOBİ Enerji Verimliliği Kredisi Anlaşması” imzaladı.

Ziraat Bankası’nın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yer alan açıklamasında, KOBİ ve büyük ölçekli işletmelerin enerji verimliliği yatırımlarının finansmanına yönelik 67 milyon dolar tutarında “Dünya Bankası KOBİ Enerji Verimliliği Kredisi Anlaşması” imzalandığı duyruldu.

 Açıklamada kredi vadesinin 5,5 yılı anapara ödemesiz olmak üzere, toplam 30 yıl olduğu ve Hazine Müsteşarlığı garantörlüğünde temin edildiği kaydedildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı


2012’de Konut Kredilerinde En Hızlı Büyüme Akbank’tan Geldi!

Global kriz ve dünya ekonomisindeki sıkıntılara paralel olarak yaşanan “frene basma” süreci Türkiye büyümesini de olumsuz etkiledi

GLOBAL kriz ve dünya ekonomisindeki sıkıntılara paralel olarak yaşanan “frene basma” süreci Türkiye büyümesini de olumsuz etkiledi. Henüz 2012 yılı büyüme verileri açıklanmadı ama tahminler yüzde 3 civarında yoğunlaşıyor. Ancak ekonomistler 2013 yılından umutlu. Çünkü 2013’ün global krize ilişkin daha net adımların atıldığı, önlemlerin alındığı ve likidite bolluğunun yaşanacağı bir yıl olması bekleniyor. Bu doğrultuda büyüme beklentileri yüzde 4-4.5 aralığında değişiyor. Ekonomist ve bankacılar da bütün hesaplarını bu “temkinli-iyimser” diyebileceğimiz büyüme beklentisine göre yapıyor. Bu dönemde iç talebe bağlı olarak canlanması beklenen sektörler belirlenirken büyümenin bankaların kredi cephesine de olumlu yansıyacağı düşünülüyor. Özel tüketim ve yatırım harcamalarının hız kazanacağını öngören birçok banka büyüyecek kredi pastasından pay kapmak için çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Bankalar arasındaki rekabetin bu yıl da özellikle diğer alanlara göre daha hızlı büyüyeceği tahmin edilen bireysel ve KOBİ (küçük ve orta ölçekli işletmeler) alanında yoğunlaşması bekleniyor.

Kredi Talebi Artacak

Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge’ye göre ihtiyaç kredisi pazarı 2013 yılında yüzde 18 büyüyerek yaklaşık 120 milyar TL’ye ulaşacak. Bu alanın kredilerin lokomotifi olmaya devam edeceğini ifade eden Tözge, özellikle konut sektörü ve dolayısıyla konut kredilerine olan talepte ciddi artış bekliyor. Uzmanların tahminleri, 2013 yılında konut kredisi pazarının yüzde 15-20 gibi ciddi oranda büyüyerek 90 milyar TL’yi aşacağı yönünde. Özellikle kredi faizlerinde yaşanacak az da olsa yeni düşüşlerin konut kredisine olan talebi önemli ölçüde artıracağı tahmin ediliyor. Bankalar 2013 yılında özellikle bireysel ve KOBİ sektörlerine yönelik ürünlerinde farklılaşmaya çalışarak rekabet etmeyi planlıyor. İşte kredi konusunda iddialı bankaların 2013 yılı kredi politikaları, odaklanacakları alanlar ve büyüme planları…

KOBİ’Lere Tam Destek

Garanti Bankası, verdiği kredilerin yüzde 35’ini KOBİ’lere kullandırıyor. 2012 yılında özellikle küçük işletmeler ve mikro (çok küçük) KOBİ’lere odaklanan banka, bu segmentteki pazar payını yüzde 14’e çıkarttı. KOBİ’lere kullandırdıkları toplam kredi miktarının 23.5 milyar TL’ye ulaştığını söyleyen Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “2013 yılında da kredilerde KOBİ’lere odaklanan bir yaklaşım benimseyeceğiz. Halen KOBİ tarafında ağırlık TL kredilerde. Burada da yüzde 20 civarında büyüme tahmin ediyoruz” diyor. Garanti Bankası bu kapsamda sektör ayrımı gözetmeksizin tüm KOBİ’lere yönelik ürünler çıkartmaya devam edecek. Özellikle müşterilerin ihtiyaçlarına ağırlık verilecek. Karadere’nin verdiği bilgiye göre banka, bu yıl KOBİ’lerin anlık ihtiyaçlarını karşılayan, vadeli alacaklarının tahsilatını ve ödemelerini zamanında erçekleştirmelerini garanti altına alabilecek ürünlere ağırlık verecek. Ayrıca yine ticari taksitli kredi imkanlarıyla KOBİ’lerin finansman ihtiyaçları da geliştirilecek. Bu yıl da uluslararası fonlara aracılık edecek olan Garanti Bankası, bu kapsamda döviz bazlı düşük maliyetli finansman imkanları da sağlayacak.

Son dönemde işini yeni kurmuş KOBİ’lere yönelik “İşimi Kuruyorum Destek Paketi”ni hazırladıklarını hatırlatan Karadere, “Paket kapsamında franchise da dahil olmak üzere yeni iş kurmak isteyen girişimcilere, finansman desteği, danışmanlık gibi her konuda ürün ve hizmetler sunacağız. Bu işletmelere şahıs kefaletiyle kredi kullanma imkanı da sağlıyoruz. 2013 yılında da yeni iş sahibi KOBİ’lere ağırlık vermeye devam edeceğiz” diyor.

Yeni Ürünler Yolda

Bireysel ve KOBİ kredilerinde iddialı bankalardan Türkiye Ekonomi Bankası (TEB), 2012 yılında bu iki segmentte de yüzde 20’nin üzerinde büyüdü. Bu sayede pazar payını artıran banka, geçen yıl iki önemli bireysel bankacılık ürününü hayata geçirdi. TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, bu ürünleri şöyle anlatıyor: “Bunlardan ilki taksitli kredili mevduat hesabı olan ‘Paran Hazır’ ürünümüzdü. Diğeri ise müşterilerimize dosya masrafını her ödemede eşit taksitlerle iade eden, ayrıca taksit ödemesi ve bankacılık işlemlerinden para kazandıran ‘Biriktiren İhtiyaç Kredisi’. 2013’te de yeni kampanyalar düzenlemeye devam edeceğiz.” TEB, KOBİ bankacılığında ise danışman banka konumunu güçlendirmeyi planlıyor. KOBİ’lerin dönemsel ve sektörel ihtiyaçlarına cevap verecek ürünler sunduklarını söyleyen TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz, “Örneğin kasım ayından bu yana devam eden ‘Dükkana Şenlik’ kredimiz bu kapsamda çıkarılmış bir ürün. ‘Dükkana Şenlik’ ile esnafın harcamalarının en yoğun olduğu ilk dönemlerde sadece faiz ve yasal yükümlülükleri ödemelerini istiyoruz. Böylece onların daha düşük tutarlı taksit ödemelerine olanak sağlıyoruz. Bu yıl da esnaf ve KOBİ’ler için farklı ürün ve hizmetlerimizi sektör ayrımı gözetmeksizin sürdüreceğiz” diyor.

İhracatçı KOBİ’Lerin Yanında

2012 yılında kredilerde sektörün üzerinde büyüyen bankalardan biri de ING Bank… Bankacılık ürün ve hizmetlerini sosyal yaşamın içinde sunmayı hedefleyen banka, bu kapsamda g ecen yıl PTT ile anlaşma imzaladı.  Bu yıl her iki kuruluş da ortak çalışmalarında ürün çeşitlendirmesi planlıyor. ING Bank’ın bu yıla özel bir hedefi de alternatif dağıtım kanalları aracılığıyla kredi pazarlamak.

Geçen yıl kredilerde yüzde 15’lik büyüme yakalayan ING Bank’ın bu alandaki 2013 hedefi ise yüzde 30. Banka bu büyümeyi, bireysel tarafta ihtiyaç kredilerine, kurumsalda ise istihdama ve üretime yönelik yatırımların finansmanına yoğunlaşarak sağlamayı hedefliyor. ING Bank’ın ağırlık vereceği bir başka alan da yurt dışı pazarlarda rekabet eden KOBİ’leri destekleyici dış ticaret çözümleriyle özel finansman…

TL Kredilere Odaklandı

Yapı Kredi, kaynaklarının önemli bölümünü ekonominin finansmanına ayıran bankalardan biri… Aktiflerinin yüzde 60’ına yakınını ekonomiye akıtan banka, Eylül 2012 sonu itibariyle 74.2 milyar TL’lik kredi büyüklüğüne ulaştı. Aynı dönemde bireysel ihtiyaç kredilerinde yüzde 20’lik (sektör ortalamasının 9 puan üzerinde), kredi kartlarındaysa 26’lık bir artış elde eden bankanın  TL kredilerdeki büyümesi ise yüzde 14 oldu.

Son birkaç yıldır TL kredilerde sektörün üzerinde büyüyen Yapı Kredi, bu yıl yine TL kredilere odaklanacak. Burada öncelik ise tüketici kredileri ile KOBİ ve orta ölçekli ticari krediler olacak. Yabancı para kredilerde ise proje finansmanı ağırlık taşıyacak. Yapı Kredi bu alanda yine enerji projelerine yoğunlaşacak.

Konut Ve İhtiyaç Sürükleyecek

Akbank, 2012’de de ihtiyaç ve konut kredilerini lokomotif yaparak tüketici kredilerinde hızlı büyüdü. Bu sayede ihtiyaç kredilerindeki Pazar payını 1.3 puan artırarak yüzde 9.68’e yükselten Akbank, geçen yılın üçüncü çeyreğinde konut kredilerinde en hızlı büyüyen banka unvanını aldı.
2013’te Türkiye ekonomisinin yüzde 4-4.5 büyüyeceğini öngördüklerini söyleyen Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, bunun kredi pazarına da destek olacağı kanısında. Bu sayede ihtiyaç kredisi pazar bakiyesinin yüzde 18 büyümeyle yaklaşık 120 milyar TL’ye ulaşacağını tahmin ettiklerini belirten Tözge, 2013 hedeflerini şöyle özetliyor:
“ Bu ortamda hedefimiz, sektörün üzerinde büyümeyle Pazar payımızı artırmak. Bu yıl, örneğin konut sektörü ve buna bağlı olarak konut kredi pazarı daha hareketli olacak.  Konut kredilerinin yüzde 15-20 büyümeyle 90 milyar TL’nin üzerine çıkması mümkün.  Biz bu segmentte de kredi pazarının üzerinde büyümeyi hedefliyoruz. 2013’de hem bireysel hem de şirket kredilerinde büyüyeceğiz.”
2012 yılında hayata geçirdiği ‘Anında Kredi’, “Adınıza Kredi” uygulamalarıyla ihtiyaç kredisi pazarında  hızlı büyüyen Akbank, 2013’te de benzer bir büyümeyi hedefliyor.  Akbank, farklı müşteri segmentlerine yönelik etkin ve sürekli kampanya yönetimini de sürdürecek. Bu yıl konut kredilerine de ağırlık vermeye devam edecek olan banka,  “Büyük Kırmızı Ev” çatısı altında müşterilerine yine ürün çeşitliliği, esnek ödeme planları, emlakçılar ve proje üreticileriyle indirimli faiz imkanlı krediler vermeyi planlıyor.

KOBİ tarafında ise farklı segmentteki müşterilerin tüm bankacılık işlemlerini karşılayan paketler sunulacak. Tözge’nin verdiği bilgiye göre Akbank bu yıl KOBİ’ler için var olan kredi ürünlerine yenilerini katarak uygun koşullu fonlarla destek verecek.

Farklı Ürünler Planlıyor

Finansbank, bireysel krediler konusunda bu yıl 2012’ye göre sektör ortalamasının üzerinde büyümeyi hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek içinse hem kısa hem de uzun vadede yeni ürün ve projeler geliştirmeyi planlıyor. 2012 yılında dosya masrafsız, artan taksitli, düşük faiz oranlı, taksit ertelemeli gibi çeşitli ürünlerle fark yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Finansbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Erkin Aydın, “Aynı şekilde bu yıl da farklı ürünleri piyasaya sürmeyi planlıyoruz” diyor.

KOBİ’Lere Özel 100 Ürün

İş Bankası, ekonomide göreceli bir canlanma beklenen 2013’te bankacılık sektörünün kredilerde yüzde 16-18, mevduatta ise 10-12 büyüyeceğini öngörüyor. Bu yıl da KOBİ’lere ağırlık verecek olan banka, özellikle ticaretin finansmanına odaklanacak. İş Bankası’nın KOBİ’lere yönelik 100’ün üzerinde ürün ve hizmetinin olduğunu hatırlatalım. Bankanın bu yıl odaklanacağı bir başka alanda bireysel krediler olacak. İş Bankası da diğer bankalar gibi bu yıl hem ticari hem de bireysel kredilerdeki büyüme hızının bir miktar iyileşeceği tahmininde bulunuyor.

Banka, 2B arazilerinin satışı ve kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanması paralelinde konut ve ihtiyaç kredilerinde mevduat faizlerindeki gerilemenin ardından kredi portföyündeki yeniden fiyatlamalar nedeniyle kurumsal ve ticari kredilerde de artış yaşanmasını bekliyor.

Yapı Kredi

2012 yılını Fitch’in not artırımının ardından hızlı bir faiz düşüşüyle tamamladık. Kredi faizlerindeki düşüş bir süredir devam ediyor. Düşüşün 2013’te de devam edip etmeyeceği, rekabet koşullarına ve fonlama maliyetlerindeki seyre bağlı. Ancak koşullarda bozulma yaşanmazsa faizlerde bir miktar daha sınırlı aşağı yönlü marj var.

Ing Bank

Faizler geçen yıl Merkez Bankası’nın izlediği destekleyici para politikası ve global piyasalardaki likidite bolluğu sonucunda düştü. Yıl içinde bu faiz seviyelerinde kalınması ya da daha aşağı yönlü bir hareketin devam edip etmemesi ise yine Merkez Bankası politikaları ile global piyasalardaki risk iştahına göre belirlenecek. Tabii ki ekonomik aktivitede beklenen ivmelenmenin düzeyi de bu konuda belirleyici olacak.

TEB

Merkez Bankası’nın 2012 yılının ikinci yarısından itibaren uyguladığı genişletici para politikası sonucunda bu dönemde kredi faizlerinde belirgin bir düşüş yaşanmıştı. Bu yılın ilk yarısında da para politikası destekleyici olmaya devam edecek. Ancak 2013’ün ilk yarısında kredi faizlerinde benzer bir gerileme beklemiyoruz. Olası düşüşler ise sınırlı kalacak.

Garanti Bankası

Merkez Bankası’nın 2012’nin ikinci yarısında uyguladığı parasal genişlemenin 2013’te de devam edeceğini tahmin ediyoruz. Kısacası düşük faiz ortamı bu yıl da belirgin olacak. Merkez Bankası’nın gecelik faizleri düşürmesinin etkileri mevduat ve kredi faizleri üzerinde görülüyor. Bu reel sektörün borçlanma imkanlarının iyileşmesi ve bankaların para maliyetinin düşmesi anlamına geliyor. Söz konusu değişim, özellikle ticari kredi faizleri üzerinde bir miktar daha etkili olabilir. Ancak kredi ve mevduat faizlerindeki düşüş daha sınırlı kalır.

Akbank

2012 başında ortalama yüzde 1.20 olan konut kredisi faizleri, yılı yüzde 0.82 seviyesinden kapatmıştı. Şu anki koşullar Merkez Bankası’nı politika faizlerini temkinli şekilde düşürmeye itiyor. MB’nin cari açık konusundaki temkinli duruşunun bir süre daha devam etmesini bekliyoruz.
Buna karşın faizde yukarı beklentinin zayıf kalacağı da ortada. Kısacası kredi faizlerinde sürpriz ve hızlı bir gerilemeyi kısa vadede beklememek gerekiyor. Yukarı yönlü bir hareket beklentisi ise yok. Son üç ayda gerçekleşen faiz indirimi kadar yüksek bir indirim olmasa da aşağı yönlü ancak temkinli bir faiz hareketi en makul senaryo gibi duruyor.

Finansbank

Bireysel kredilerde bu yılın ilk yarısında faiz düşüşü beklemiyoruz.

İş Bankası

Mevcut durumda kredi faiz oranlarının doğal taban seviyesinin altına gelmesi kısa vadede iyimser bir beklenti olur. 2013 genelinde ise faiz oranlarının seyri, Türkiye ve dünya
ekonomisinde yaşanacak gelişmelere paralel şekillenecek.

ESİN ÇETİNEL – PARA DERGİSİ

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

Garanti’den KOBİ’ler İçin Easy Kart

Garanti Bankası, esnaf ve KOBİ’ler için geliştirdiği temassız ödeme özelliğine sahip ‘Easy’ kredi kartını kullanıma sunuyor.

KOBİ’ler, Easy ile ekstre borcunu erken ödemede yüzde 1 indirim ve 20 güne varan faizsiz geç ödeme ve kalan borcunu kredilendirme imkanından faydalanacak. KOBİ’ler ayrıca, düşük faizli taksitli nakit avans hizmetinden ve dosya masrafsız KOBİ destek kredilerinden faydalanabilecek. Easy kredi kartının tanıtım toplantısında konuşan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, dünyada yaşanan durgunluğa dikkat çekerek, özellikle ihracat yapan KOBİ’lerin finansman kaynaklarında sıkıntı bulunduğunu söyledi. KOBİ’lerin ağırlıklı olarak işletme sermayesine yönelik kredi talebiyle geldiklerini belirten Karadere, yatırımla ilgili kredi taleplerinde daralmanın söz konusu olduğunu ve KOBİ’lerin acil ihtiyaçlarıyla ilgili yatırım yapmayı tercih ettiklerini dile getirdi.

Hedef 1 Yılda 100 Bin Karta Ulaşmak

Garanti Bankası olarak geliştirdikleri ürünlerle KOBİ’leri her alanda desteklediklerini söyleyen Karadere, KOBİ kredilerinde ilk dört ayda yüzde 12 büyüdüklerini, yıl sonu ise yüzde 20-25 büyüme öngördüklerini belirtti. Garanti Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Onur Genç de birinci yılın sonunda 100 bin, 5 yıl içinde ise 500 bin Easy kart kullanıcısına ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

KOBİ lere Verilen Krediler Azalıyor

KOBİ’lere borçları nedeniyle verilen krediler azalırken,takibe düşme sayısında artış görüldü. KOBİ’lerin batık kredi oranları ilk 4 ayda yüzde 6 yükseldi.

KOBİ’lere bankacılık sektörü tarafından verilen krediler senenin ilk 4 ayında hız kesti. Takibe düşen KOBİ kredi tutarları ise artış gösterdi. 2012 yılı Nisan ayından sonra KOBİ’lerin kullandığı krediler yüzde 1.6 oranında yükselerek 164 milyar 761 milyon TL’ye ulaştı. Batık kredi oranları ise yüzde 6 ile 5 milyar 506 milyon TL’ye ulaştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre Nisan 2012 sonrası en büyük plasman kalemlerinden olan krediler 2011’e göre yüzde 4 yükselişle 710 milyar 344 milyon TL’ye ulaştı. Krediler son 1 senede yüzde 23.8 oranında artış ile 136.4 milyar TL’ye yükseldi. Kredi kullanan KOBİ müşterilerinin sayısı Nisan itibariyle son 4 ayda yüzde 5.4 oranında, senede ise yüzde 17.4 yükselerek 1 milyon 628 bin 743 TL ‘ye ulaştı. 2012 Nisan ayında da KOBİ kredileri artış gösterdi. Takipteki KOBİ kredileri yüzde 6 oranında, 310 milyon TL tutarında yükseliş göstererek 5 milyar 506 milyon TL’ye ulaştı. KOBİ kredisi takibe düşen sayısı yüzde 6.7 azalışla 156 bin 96 oldu.

Takibe Alınan Kredi Sayısında Artış

Mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2011 senesi Nisan ayından sonra 4 aylık dönemde yüzde 2.9 oranında yükselerek 56 milyar 363 milyon TL’ye ulaştı. Bu dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 4.8 artışla 1 milyon 251 bin 947 oldu. Mikro işletmelerin takibe düşen kredileri yüzde 3.1 düşerek 2 milyar 362 TL oldu. Kredisi takibe düşen ölçekli işletmeler ise yüzde 7.6 düşüşle 127 bin 320 düzeylerine ulaştı.

Bank Asya Müşterilerinin Yüzde 25 i Muhafazakar

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik , müşterilerinin sadece yüzde 25’inin ‘muhafazakar’ diye nitelendirilen kesimden olduğunu söyledi.

Çelik,’ Müşterilerimizin %25′i muhafazakar, %75′nin faizli ve faizsiz bankacılık gibi bir kaygısı yok

2 milyonun üzerinde müşteriye ulaştıklarını belirten Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik , müşterilerinin sadece yüzde 25’inin ‘muhafazakar’ diye nitelendirilen kesimden olduğunu söyledi. Çelik, “Müşterilerimizin yüzde 25’i muhafazakar, yüzde 75’inin faizli veya faizsiz bankacılık gibi bir kaygısı yok. Herkes çatır çatır pazarlığını yapıyor ve uygun hizmeti arıyor” dedi.

En genç katılım bankası olduklarını ve 2 milyonun üzerinde müşteriye ulaştıklarını belirten Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, müşterilerinin sadece yüzde 25’inin ‘muhafazakar’ diye nitelendirilen kesimden olduğunu söyledi. “Müşterilerimizin yüzde 75’inin faizli veya faizsiz bankacılık gibi bir kaygısı yok. Biz herkesle çalışıyoruz. Katılım bankacılığı denilince sadece muhafazakarların işlem yaptığı bankalar anlaşılmasın, çünkü artık hizmet kalitesi, komisyon oranları ve sağlanan diğer avantajlar daha ön planda. Herkes çatır çatır pazarlığını yapıyor ve uygun hizmeti arıyor. Muhafazakar işadamları da her bankayla çalışıyor” dedi. Önümüzdeki dönemde KOBİ ve konut kredisinde büyümeyi istediklerini kaydeden Abdullah Çelik, “Konut kredilerinde bu yılın ilk çeyreğinde sektör yüzde 6 civarında büyürken biz, yüzde 7.2 büyüdük. KOBİ kredilerinde ise sektörde yüzde 4’lük artış sağlanırken biz yüzde 22 büyüdük. Sukuk tahvili (kira sertifikası) ile ilgili yasal düzenlemenin tamamlanması bizim için çok önemli bir gelişme. Çünkü şu an itibarıyla biz sadece kredi işi yapabiliyoruz. Sukuk’la birlikte porföyümüzü genişletebileceğiz” diye konuştu.

Yüzde 20 Büyüme Öngörülüyor

Bank Asya’nın aktif büyüklüğünde 12’inci sırada olduğunu kaydeden Abdullah Çelik, 2012 ilk çeyreğini şöyle değerlendirdi: “Bu yılın ilk çeyreğinde aktif toplamada sektör ortalaması yüzde 1, katılım bankaları ortalaması yüzde 1.6 iken, Bank Asya olarak biz yüzde 6.1 büyüdük. Ocak-şubat aylarında kredi büyümesinin zayıf olacağını öngörerek, aktif toplamaya odaklandık. Her şey belirlediğiniz stratejiye bağlı. Biz aktif toplamaya odaklandık ve başardık. Belli bir miktarın üzerindeki paranın peşini aylarca bırakmayan arkadaşlarımız var. Bu yıl için yüzde 20 kredi ve mevduat büyümesi öngörmüştük. Böyle giderse yıl sonunda yüzde 20’yi de geçebiliriz.”

Katılım bankalarının son 5 yılda bankacılık sektöründen daha hızlı büyüdüğünü belirten Çelik, “Sektörün büyüme hızının iki katı büyüyen katılım bankalarının sektör içindeki payı yüzde 2.1 iken, 2011 sonunda bu pay yüzde 4.6’ya çıktı. Bunda 4 katılım bankasının 3’ünün yabancı sermayeli oluşu ve Türkiye’ye güvenlerinin artmasının payı büyük. Çünkü tüm katılım bankaları son dönemde hızla şubeleşti. Hızlı büyümede şubeleşmenin etkisi büyük” dedi. Bank Asya Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Eğriboyun ise yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin her geçen gün arttığını ve yabancıların Türkiye’ye çok iyi baktığını söyledi. New York ve Londra’da çeşitli bankalarda yöneticilik yapan ve 10 ay önce Bank Asya kadrolarına katılan Eğriboyun, Türkiye’nin bütçe disiplini anlamında yaptıklarının takdir topladığını ve Avrupa’da uzun süre devam etmesi beklenen sıkıntıların Türkiye’ye olan ilgiyi canlı tutacağını belirtti.

4 ton Altın Toplayacak

Son dönemde bankaların gündeme aldığı ‘altın bankacılığı’ konusunu da değerlendiren Abdullah Çelik, altın bankacılığı işlemlerine başladıkları 19 Mart’tan bu yana 700 kilogram altın topladıklarını belirtti. Yakında tüm şubelerden altın işlemlerinin yapılacağını vurgulayan Çelik, şöyle konuştu: “2012 yılında 4 ton altın toplama hedefimiz var. Bu da parasal olarak yaklaşık 360 milyon TL yapıyor. Bizim aracılığımızla yapılan işlemler daha kârlı. Altın satışlarında müşterilerimizin kaybı yüzde 1’in altında, kuyumcularda yapılırsa bu kayıp yüzde 7’lere kadar ulaşabiliyor. Eylül ayından itibaren isteyen müşterilere fiziki altın satışı da yapmaya başlayacağız. Bu arada sadece yastık altındaki değil, toprak altındaki altınlar da şubelerimize geliyor. Bir müşterimiz tarihi altın paraları şubemize getirerek hesap açtırmak istedi.”

Hindistan’da Temsilcilik Açan İlk Katılım Bankası Olacağız

Abdullah Çelik, dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen ekonomiler arasında yer alan Hindistan’da temsilcilik açmak için son aşamaya geldiklerini belirterek, “Hindistan’a temsilcilik açan ilk katılım bankası biz olacağız. İzin alma süreci 2 yıl sürdü. Şu anda ofis kiralama aşamasındayız. Gerekli izinler alındı, şimdilik sadece temsilcilik olarak faaliyet yürüteceğiz” dedi. Hindistan’da yasal altyapının katılım bankacılığı yapmaya şu an için uygun olmadığını ifade eden Çelik, “Ancak tüm dünyada İslami bankacılık olarak da anılan katılım bankacılığı hızla büyüyor. Hindistan’da da yakında bu alanda adımlar atılacağına inanıyoruz. Hündistan çok büyük bir müslüman nüfusa sahip. Şimdilik Türkiye ve Hindistan arasındaki ticari faaliyetleri takip etmek istiyoruz. Bu yolla yeni müşteriler bulmayı umuyoruz. Uzun vadede bu pazarın çok büyüyeceği öngörülüyor. Bizim de hedefimiz pazara en erken girenlerden biri olarak bundan pay almak” diye konuştu.

Afrika’daki faaliyetlerine de önem verdiklerini anlatan Çelik, şöyle devam etti: “Afrika heyecan verici bir pazar. Senegal, Nijer, Gine ve Moritanya’da bankacılık faaliyetlerimiz var. Oralara çok uzun vadeli bakıyoruz. Şu anda konsolide bilançomuzda Afrika’nın payı çok düşük. Ama bu bir tohum atma gibi. Uzun vadede bu bölgede çok büyük potansiyel görüyoruz. Afrika’daki toplam yatırımımız 30 milyon euro civarında. Uzun vadede potansiyel gördüğümüz ve yüksek yatırım maliyeti gerektirmeyen ülkelere girebiliriz.”

Bank Asya’da şu anda yurtdışına açılma stratejisi kapsamında yabancı uyruklu çalışanların bulunduğunu söyleyen Abdullah Çelik, “Örneğin şu anda Senagalli bir çalışanımız var. Farklı ülkelerden gelen arkadaşlarımız var. Bütün bunları uzun vadede yurtdışına açılma vizyonumuz gereği yapıyoruz. Yabancı çalışanlarımızı uzun vadeli yatırım olarak görüyoruz. Çünkü Afrika uzun vadede büyük potansiyel barındırıyor“ dedi.

 

Kaynak: Vatan

Tekstil Sektörüne Kredi Muslukları Kapanmaya Başladı

Bankalar Tekstil Sektörüne Kredi Musluklarını Kapatmaya Başladı

Bankalar esnaf ve KOBİ’lerden sonra şimdi de tekstil sektörüne kancayı taktı. Son dönemde hazırgiyimciler ile tekstilciler arasındaki ‘kara liste’ kavgasından yola çıkan bankalar birçok firmaya kredi vermeyi kesti.

Banka kredilerinin kesilmesine çevre ülkelerin ekonomik krize girmesinin etkisiyle duran ihracat da eklenince sektör tam anlamıyla darboğaza girdi. Özellikle bavul ticaretinin yapıldığı Laleli, Merter, Osmanbey’de firmalar ya farklı sektörlere yatırım yapıyor ya da ortak bulup ayakta kalmaya çalışıyor.

Firmaların Durumu Kritik

Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Başkanı Ali Ulvi Orhan, son iki ayda Suriye ile olan ticaretin durduğunu, İran’ın parasının devalüe olmasıyla birlikte bu ülkeyle yapılan ticaretin de ciddi anlamda sekteye uğradığını söyledi. Orhan, “Son 3 ayda İran ile olan ticaretimiz yüzde 80 oranında düştü. Sadece İran pazarına çalışan firmaların durumları kritik” şeklinde konuştu.

Kredi Muslukları Kapandı

Kara liste tartışmaları nedeniyle bankaların kredi musluklarını kapattığını anlatan Orhan, “Birçok firma zor duruma düştü” dedi. İstanbul Hazırgiyim İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi ise ek vergiler ve kur nedeniyle maliyetleri artan firmaların sıkıntı yaşadıklarını, bankadan kredi alma konusunda da zorlandıklarını ifade etti.

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Sekreteri Mehmet Ali Yetişir, Doğu Bloku ülkelerinde ısrar etmekten vazgeçtiklerini, alternatif pazarlar aradıklarını söyledi. Ortadoğu ve Afrikalı müşterilerin Laleli’de yoğunlaştığını dile getiren Yetişir, “Sektörde olup hastane satın alan, enerjiye giren pek çok firma var. Bazıları diğer tekstil firmalarıyla ortaklık yapıyor. Herkes ayakta kalma derdinde” dedi.

İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Bir. Bşk. İsmail Gülle

Biz Bu Filmi Görmüştük

Sektörde sıkıntı yaşamadan yoluna devam eden yüzlerce firma olduğuna dikkat çeken İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, “Birkaç firmanın kötü olmasını fırsat bilip bankaların kredi vermeyi zorlaştırması doğru değil. Biz bu filmi daha önce de görmüştük” dedi.

İstanbul Üni. İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan

Esnaf Birleşip Güçlensin

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Tekarslan, bavul ticaretinin bu şekilde devam etmesinin teorik olarak mümkün olmadığını, şirketlerin birleşip daha güçlü bir yapıyla yeni pazarlara açılması gerektiğini söyledi. “Gerekirse farklı ülkelerde dağıtım ve depo altyapıları kurup maliyetleri azaltıp daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Artık esnaf üzerinden ihracat olmaz” diyen Tekarslan, Rusya’nın ithalat limitlerini aşağı çektiğini kısa vadede pek çok ülkenin de aynı yöntemi uygulayacağını ve bu durumda esnafın mutlaka yeni oluşumlara girmesi gerektiğini vurguladı.

Sabah

Türkiye’deki Her 4 KOBİ’den Birisi Halk Bankası İle Çalışıyor

Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan Krizde 1 Milyon 150 Bin Yeni Müşteri Kazandıklarını ve Türkiye’deki Her 4 KOBİ’den Birinin Kendi Bankalarıyla Çalıştığını Kaydetti

Küresel krizde birçok yerli ve yabancı banka kredi musluklarını kısarken o dönemde reel sektöre kucak açan Halkbank, ektiğini biçiyor.

Yağmurlu havada müşterilerine şemsiye kapatmadıklarını söyleyen Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, kriz döneminde 1 milyon 150 bin yeni müşteri kazandıklarını söyledi.

Bankanın bu yıl gösterdiği performansı ve 2012 hedeflerini paylaşmak için gazetelerin ekonomi müdürleriyle sohbet toplantısında bir araya gelen Aslan, kriz sürecinde verilen kredilerin yüzde 40’ını kendi bankalarının verdiğini belirtti.

Geçen yılı 2 milyar 10 milyon lira net kârla tamamlayan Halkbank, bu yılın ilk dokuz ayını 1 milyar 541 milyon lira kârla kapattı. Yıl sonu hedefi ise 2010 rakamlarını aşmak. Kârlılıklarında KOBİ’lerin önemli rolünün olduğunu söyleyen Aslan, 2012’de yüzde 10 civarında bir büyüme hedeflediklerini anlattı.

Türkiye’deki her 4 KOBİ’den birisinin kendi müşterileri olduğu bilgisini veren Aslan, “Bu pazarda yüzde 12,5 piyasaya sahibiz. KOBİ kredilerinin kredilerimiz içindeki payı yüzde 36. 2002 yılında 1 milyar 100 milyon lira olan KOBİ kredileri 2010’da 15 milyar 600 milyon lira ve bu yılın ilk 9 ayında 19,5 milyar lira seviyesine çıktı. Bu alandaki krediler 9 yılda 17 kat arttı.” dedi.

Reel sektöre zor günlerinde şemsiye açmanın semerelerini topladıklarına dikkat çeken Genel Müdür, vefalı davranan birçok şirketin çalışanlarının maaşlarını kendi bankaları üzerinde ödemeye başladığını söyledi.

Şu anda 7 milyonun üzerinde aktif müşterileri olduğu bilgisini veren Aslan, asıl amaçlarının bir o kadar olan kaydı olup aktif olmayan müşteriyi kazanmak olduğunu ifade etti.

Avrupa’da devam eden krizin 2008 yılındaki küresel krizden kaynaklandığı bilgisini veren Aslan, AB ülkelerinin süreci çözmede yavaş davrandığını belirterek, “AB’deki kriz durumu yavaş çekim tren kazası gibi. Gökyüzünde kara bulutlar olsa bile gökyüzünün mavi olduğunu unutmamak gerekir.

Avrupa merkez bankalarının bu ay başında piyasalara verdiği 490 milyar Euro’luk destek çok önemli. Piyasalar ilk başta olumlu tepki verdi ancak daha sonra 2012’ye yönelik belirsizlikler büyük olduğu için bu etki sınırlı kaldı. Ama bu para piyasalara eninde sonunda olumlu yansıyacak. Türkiye cazibesini koruduğu için bu paradan pay alacaktır,” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 2001 krizinden sonra aldığı yapısal reformların bugünkü başarılarında önemli rol oynadığını ifade eden Aslan, bankacılık otoritesinin aldığı kararlara saygılı olduklarını belirtti. Kredi ağırlıklı bir büyüme gerçekleştirdiklerini anlatan Aslan, “2002’lerde yüzde 80’lerde olan Hazine kağıtları bilançomuzda bugün itibarıyla yüzde 24’e inmiş durumda. Aynı zaman zarfında kredilerde yüzde 7’lerden yüzde 60’lara geldik.

Bugün sermayemizin 10 katı kredi çevirme kabiliyetine sahibiz. Sorunlu kredilerden yüzde 48’den yüzde 2’ye geldik.” Aslan, 2012 yılı için enflasyonda yüzde 5,5 ve büyümede yüzde 4’ün üstünde bir rakam beklediklerini dile getirdi.

Bankanın genel müdürlük merkezinin İstanbul’a taşınmasıyla ilgili soruya, “Biz aslında İstanbul’dayız.” şeklinde cevap veren Aslan, İstanbul’da 5 noktada genel müdürlük birimlerinin olduğunu belirtti.

Aslan, “Genel müdürlük çalışanlarımızın 1.480’i İstanbul’da, 1.056’sı Ankara’da. Önceliğimiz İstanbul’daki operasyonları tek çatı altına toplamak, ardından da Ankara’yı buraya taşımak. 2.500’den fazla çalışanın olacağı bir binadan söz ediyoruz. Bunun için finans merkezi olması hedeflenen Ataşehir’e modern bir bina yapacağız,” diye konuştu.

Engelli vatandaşların bankacılık işlemlerini rahatlıkla yapabilmelerini sağlayan “erişilebilir ATM”lerle; 18 noktada görme, 12 noktada bedensel engelli müşterilere hizmet verildiğini, 2012 yılında bu sayıyı 120’ye çıkarmayı planladıklarını ifade etti.

Hem Taksi Durağı Hem ATM

2012 yılında da şube açmaya devam edeceklerini ifade eden Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, Anadolu’da şube açmanın daha kârlı olduğunu dile getirdi. Aslan, tasarımı kendilerine ait olan taksi durakları projesiyle hem taksi şoförlerine uygun çalışma ortamları sağladıklarını hem de şehirlerin estetiğine katkı sunduklarını belirtti.

Bugüne kadar Antalya, Çorum, Aksaray, Tokat, İstanbul, Diyarbakır, Karabük illerinde toplam 48 adet, ATM’li ve ATM’siz taksi durağı projesini hayata geçirdiklerini anlatan Aslan, 2012 yılında da bu projeye devam edeceklerini ifade etti.

Aslan, ortalama 19 bin liraya mal olan durakların büyük beğeni topladığını söyledi.

Zaman

Kredi Kullanan KOBİ Sayısı Yüzde 12.5 Arttı

Bankaların KOBİ’lere Kullandırdığı Krediler Ekim’de Geçen Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde 43 Artışla 158 Milyar 305 Milyon TL’ye Yükseldi

Kredi kullanan KOBİ sayısı bu dönemde yüzde 12.5 artışla 1 milyon 478 bin 762 işletmeye ulaştı.

Ekim itibariyle KOBİ’lerin takibe düşen kredileri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.7 gerileyerek 5 milyar 17 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Kredisi takibe düşen KOBİ sayısı ise bu dönemde yüzde 20.4 azalarak 164 bin 850 oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı verilere göre 2011 yılı Ekim ayı itibariyle krediler 663.7 milyar TL’ye ulaştı. 2011 yılının 10 ayında KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre 26.2 oranında, 32 milyar 838 milyon TL tutarında artışla 158 milyar 305 milyon TL’ye ulaştı.

KOBİ kredileri, son 1 yılda yüzde 43 oranında, 47 milyar 625.2 milyon TL tutarında artış gösterdi. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 7.5 artarak 1 milyon 478 bin 762’ye yükseldi. Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 12.5 arttı. Böylece kredilerden yararlanan KOBİ sayısı 10 ayda 103 bin 427, bir yılda 164 bin 271 adet arttı.

10 Ayda Mikro İşletmelere Verilen Krediler Yüzde 24.4 Arttı

Ekim itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 24.4 oranında artarak 52 milyar 965.6 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 4.9 artışla 1 milyon 143 bin 470 oldu. 2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi.

Orta Büyüklükteki İşletmelere Kullandırılan Kredi 63 Milyar TL

Ekim itibariyle kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 15.9 artışla 229 bin 106’ya ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise 10 aylık dönemde yüzde 31.3 artışla 42 milyar 279 milyon TL oldu.

10 aylık dönemde kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 21.6 artışla 106 bin 186’ya çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi miktarı ise yüzde 24.4 artışla 63 milyar 61 milyon TL oldu.

Bankaların Takibe Düşen KOBİ Kredisi Tutarı 5 Milyar TL

Ekim itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 14.8 gerileyerek 5 milyar 17 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 17.7 azalışla 164 bin 850 oldu. Yıllık bazda ise takibe düşen KOBİ kredileri tutarı yüzde 18.7 oranında, takibe düşen KOBİ sayısı ise yüzde 20.4 oranında azaldı.

Kredisi Takibe Düşen KOBİ’ler İçinde En Büyük Ağırlık Mikro İşletmelerde

Kredisi takibe düşen KOBİ’ler içinde en büyük ağırlığı 136 bin 429 mikro işletme oluşturdu. Kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı Ekim itibariyle 23 bin 94 olurken, kredisi takibe düşen orta büyüklükteki işletmelerin sayısı ise 5 bin 327 düzeyinde gerçekleşti.

ANKA

Ünye’de KOBİ Kredileri Toplantısı

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Program Yönetim Birimi Uzmanı Ali Paşa Hekimoğlu KOBİ’lerin Bu Fırsatı İyi Değerlendirmesi Gerektiğini Belirtti

Ünye Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda DOKA tarafından yürütülen Tarıma Dayalı Sanayi Mali Destek Programı kapsamında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere verilen kredi desteğine ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Toplantıda açıklamalarda bulunan Hekimoğlu, “DOKA 2011 yılı Tarıma Dayalı Sanayi Mali Destek Programı kapsamında, et ve süt mamulleri, meyve sebze işletme sanayi, su ürünleri, bitkisel yağ ve mamulleri sanayi, şekerli mamuller sanayi, yem sanayi veya arıcılık alanında faaliyet gösteren firmalar tarafından kriterlere göre hazırlanacak projelere ajans tarafından asgari 30 bin, azami 250 bin lira verilecek.

DOKA’nın yaptığı çağrıya göre, 500 bin liralık bir projesi olan işletme, bunun 250 bin lirasını hibe olarak alabilecek.

KOBİ’ler, bu fırsatı iyi değerlendirmeli ve proje hazırlamalıdır. Bu tip fırsatları iyi değerlendiren işletmeler, daha hızlı bir büyüme göstererek birçok alanda kapasitelerini artırabilirler” dedi.

AA

Hibe Destekleriyle İlgili Bilgilendirme Toplantısı

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası’nca KOBİ’lere Yönelik Danışmanlık Hizmet Alımı İçin Sağlanan Hibe Destekleriyle İlgili Bilgilendirme Toplantısı Düzenleneceği Bildirildi

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası‘ndan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“KOBİ’ler için Danışmanlık Hizmetleri Programı’ kapsamında KOBİ’lere 10 bin Avro’ya kadar hibe desteği sağlanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu hibe desteklerinin odamız üyesi işletmelere ve KOBİ’lerimize anlatılması amacıyla 29 Kasım 2011 Salı günü saat 14.30’da Odamız Meclis Toplantı Salonunda ‘KOBİ’ler için Danışmanlık Hizmetleri Programı” konulu bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilecektir.”

AA

KOBİ Borsasına Şirketlerden Yoğun İlgi

KOSGEB’in Desteklediği KOBİ Borsasına Şirketler Büyük İlgi Gösteriyor

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı Mustafa Kaplan, halk arasında KOBİ borsası olarak bilinen Gelişen İşletmeler Piyasası’na KOSGEB desteklerinden faydalanarak girmek için 11 işletmenin başvurduğunu belirterek, “Talep bize mutluluk veriyor.” dedi.

Kaplan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği‘nin düzenlediği toplantıda, 10 kişiden az çalışanı olan mikro ölçekli işletmelerin, ekonominin yüzde 95’ini oluşturduğuna değinerek, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmaları için de bankacılık sistemi dışında kaynaklara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Kaplan, kriz dönemlerinde üretim, pazarlama anlamında sıkıntısı olmayan birçok firmanın nakit akışını sağlayamadığı için iflas ettiğinin gözlendiğini, birçok firmanın finansman sıkıntısından dolayı büyüme, yeni yatırım yapma, teknoloji geliştirme yapamadığını veya geç hayata geçirdiğini anlattı.

Kaplan, finansman konusunda farklı enstrümanları devreye alarak, riskleri dağıtmak, alternatifleri zenginleştirmek gerektiğine işaret ederek, GİP konusunda şu bilgileri verdi: “KOSGEB, SPK, İMKB ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği olarak 4 kuruluş bir araya geldik. Onların kendi adına düşen masraflardan neredeyse onda bir fiyatına kadar miktarların düştüğünü gözlüyoruz.

Biz, ‘KOSGEB olarak 100 bin liraya kadar destek olalım.’ dedik. Bunu dediğimiz tarihten itibaren, yaklaşık 6-7 aydan biraz fazla oldu. 11 tane işletme KOSGEB’e müracaat etti. İstanbul’dan 7, İzmir’den 2, Antalya ve Kayseri’den 1’er tane işletmenin başvurduğunu gözlemliyoruz.”

Zaman

KOBİ Kredileri Artış Hızında Yavaşlama

Kredi Artış Hızının 2010 Yılı Sonuna Göre Yüzde 25 KOBİ Kredilerindeki Artış Hızı Yavaşladı

Kredi artış hızının 2010 yılı sonuna göre yüzde 25.8 artarak 661.3 milyar TL’ye ulaştığı 2011 yılının 9 ayında KOBİ’lerin kullandığı krediler yüzde 24.5 artışla 156 milyar 226 milyon TL düzeyinde gerçekleşti.

Yılın 9 ayında kredilerden yararlanan KOBİ sayısı yüzde 7.5 artışla 1 milyon 477 bin 930’a çıkarken, 2011 yılının Ocak-Eylül döneminde bankaların takibine düşen KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 16.5 azalışla 4 milyar 920 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Kredisi takibe düşen KOBİ sayısı ise yüzde 17.5 azalışla 165 bin 216 oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu‘nun açıkladığı verilere göre 2011 yılı Eylül ayı itibariyle kredilerin bankacılık sektörü toplam aktifleri içindeki payı 2010 yılsonuna göre 2.3 puan artarak yüzde 54.5’e yükseldi. Krediler, 2011 yılı sonuna göre 661.3 milyar TL’ye ulaştı.

Kredilerde 2010 yılsonuna göre 135.4 milyar TL artış gözlenirken, dokuz aylık artış yüzde 25.8, yıllık artış ise yüzde 39.1 düzeyinde gerçekleşti.

Eylül 2011 itibarıyla bankacılık sektörü toplam kredilerinin yüzde 43.8’i kurumsal ve ticari kredilerden, yüzde 32.6’sı bireysel kredilerden, yüzde 23.6’sı ise KOBİ kredilerinden oluştu.

2010 yılsonu ile karşılaştırıldığında KOBİ kredileri diğer kredi türlerine göre daha yavaş artarken, kurumsal ve ticari kredilerin toplam krediler içindeki payında artış, KOBİ kredilerinin ve bireysel kredilerin paylarında bir miktar azalış dikkat çekti.

9 Ayda 103 Bin KOBİ Krediye Ulaştı

2011 yılının 9 ayında KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre 24.5 oranında, 30 milyar 759 milyon TL tutarında artışla 156 milyar 226 milyon TL’ye ulaştı.

KOBİ kredileri, son 1 yılda yüzde 44.3 oranında, 47 milyar 939 milyon TL tutarında artış gösterdi. Kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 7.5 artarak 1 milyon 477 bin 930’a yükseldi.

Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 14.5 arttı. Böylece kredilerden yararlanan KOBİ sayısı 9 ayda 102 bin 595, bir yılda 186 bin 652 adet arttı.

9 Ayda Mikro İşletmelere Verilen Krediler Yüzde 23.1 Arttı

Eylül itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 23.1 oranında artarak 52 milyar 406 milyon TL’ye ulaştı.

Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 5.1 artışla 1 milyon 145 bin 703 oldu. 2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi.

Orta Büyüklükteki İşletmelere Kullandırılan Kredi Yüzde 22.1 Arttı

Eylül itibariyle kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 15.3 artışla 227 bin 844’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise 9 aylık dönemde yüzde 30.2 artışla 41 milyar 938 milyon TL oldu.

9 aylık dönemde kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 19.5 artışla 104 bin 383’e çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi miktarı ise yüzde 22.1 artışla 61 milyar 882 milyon TL oldu.

Bankaların Takibe Düşen KOBİ Kredileri 5 Milyar TL’nin Altına İndi

Eylül itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 16.5 gerileyerek 4 milyar 920 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 17.5 azalışla 165 bin 216 oldu. Yıllık bazda ise takibe düşen KOBİ kredileri yüzde 21.3 oranında azaldı.

En Yüksek Takibe Dönüşüm Oranı Yine KOBİ Kredilerinde

Buna karşın, 2011 Eylül itibariyle en yüksek takibe dönüşüm oranı KOBİ kredilerinde yaşandı. Ekim 2009’da yüzde 5.4’e kadar Yükselen toplam kredilerin takibe dönüşüm oranı, ardından yaşanan kredi artışı, sorunlu kredi tahsilatlarındaki artışın etkisi ve takipteki alacak oluşumunun yavaşlaması ile birlikte Aralık 2010 itibarıyla yüzde 3.7’ye ve Eylül 2011 itibarıyla ise yüzde 2.7 seviyesine gerilemişti.

Eylül 2011 itibarıyla en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 3.1 ile KOBİ kredileri ve bireysel kredilere ait iken, kurumsal ve ticari kredilerin takibe dönüşüm oranı ise yüzde 2.2 seviyesinde gerçekleşti. 2010 yılsonuna göre takibe dönüşüm oranlarında en fazla azalış 1.4 puan ile KOBİ kredilerinde, üçüncü çeyrekte ise 0.5 puan ile kredi kartlarında gözlendi.

Kredisi Takibe Düşen KOBİ’ler İçinde En Büyük Ağırlık Mikro İşletmelerde

Kredisi takibe düşen KOBİ’ler içinde en büyük ağırlığı yine 137 bin 107 mikro işletme oluşturdu.

Kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı Eylül itibariyle 22 bin 860 olurken, kredisi takibe düşen orta büyüklükteki işletmelerin sayısı ise 5 bin 249 düzeyinde gerçekleşti.

AA

İşletmelerin Kullandığı Kredilerin Faizleri 3 Puan Arttı

Merkez Bankası’nın Aldığı Kararlar Bankaların Kaynak Maliyetlerine Oradan da Kredi Faizlerine Yansıdı

İşletmeler için daha önce yıllık yüzde 9 seviyesinde olan kredi faizinde artık yeni dip yüzde 12. Ama bu yüzde 12-13 seviyeleri müşterisine ve müşterinin verimine göre değişiyor. Dünya Gazetesi’nin edindiği bilgiye göre piyasada duyulan en yüksek işletme kredisi faizi ise yüzde 21.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre bu yılın ilk 8 aylık döneminde toplam KOBİ niteliğinde işletmelere kullandırılan krediler toplamı 151 milyar 146 milyon TL oldu.

Aynı dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 1 milyon 449 bin 628 oldu. Geçen yılın aynı döneminde toplam kredi hacmi ise 106.4 milyar TL düzeyinde ve müşteri sayısı da 1 milyon 284 bin 911’di.

Merkez Bankası, 2 amaçlı 3 araçlı yeni eylem planını açıklar ve likiditeyi faiz koridoru ile ayarlarken kaynak maliyetindeki artış bankalardan işletmelere yansıdı. Edinilen bilgiye göre işletmelerin kullandığı kredi faizi yaklaşık 3 puan artış gösterdi. Bankacılar, daha önce yüzde 9-10 seviyesinde hareket eden yıllık kredi faizinin artış yüzde 12-13 seviyesinde olduğunu kaydetti.

Faiz Son 10 Günde Hızlı Arttı

Edinilen bilgiye göre yüzde 12-13’te banka için itibarlı işletmenin faizi. Piyasada ağırlıklı olarak kredi faizi yüzde 15-16’lar seviyesinde hareket ediyor. Merkez Bankası’nın kararlarının ardından bireysel kredi faizlerinde de yükseliş olmuş orada da yıllık maliyet yüzde 15’ler seviyesine kadar yükselmişti.

Piyasada şimdi özellikle son bir hafta 10 gündür işletmelerin kredi faizlerinin hızlı yükseldiği ve yine müşteriye, müşterinin verimine ve finansallarına göre farklılık gösterdiği kaydedildi. Piyasada son günlerde işletmelerin kredi maliyetleri için konuşulan dip faiz yüzde 12’ler olurken duyulan en yüksek faiz seviyesi ise yüzde 21.

KOBİ’nin Kredi Talebi Canlı

Bu arada edinilen bilgiye göre de küçük ve orta boy işletmelerin kredi talebi canlı seyrediyor.  Bu faiz artışlarının ise işletmeler açısından bir fren etkisi yaratabileceği de ifade ediliyor.

Ya Yüzde 18 Ya da Hiç

Piyasada ayrıca bazı bankaların müşterilerine ya yıllık yüzde 18’den kredi kullanırsınız ya da kapatırsınız dediği de öğrenildi. Bazı bankaların,kredi vadesi dolan müşterilerine müşteri ayrımı da yapmaksızın kredide taban faizini yüzde 18’e çektiği bu faizi pahalı bulana ise o zaman kredinizi kapatın dediği konuşuluyor. Bazı işletme sahipleri bu krediyi kapatabilecek çok az firma olduğunu kaydederek bir anda çıtanın yüzde 12’lerden yüzde 18’e çıkmasının şokunu yaşadıklarını anlattı.

Dünya

KOBİ’lere Destek İçin Anlaşma Yapıldı

Rusya ve Türkiye Ekonomik İlişkilerinin Gelişimi Adına Başkent Moskova’da İki Ülke İş Dünyasının Çatı Kuruluşları Rusya Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Birliği OPORA Türkiye’den KOSGEB ve Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Tarihi Bir Anlaşma İmzaladı

Rusya’da daha çok büyük işletmelerin ve sanayi kuruluşlarının etkin olduğuna değinen OPORA Başkanı Barisov, KOBİ’lerin yeterince güçlü olmadığını, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimi ve etkinliğinin artırılması için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Rusya’nın modernizasyon ve yenilenme sürecinde olduğunu kaydeden Barisov, “Hükümetimiz KOBİ’lerin gayri safi milli hasıla içindeki payının artırılmasını hedefliyor. Büyük işletmelerin hızla yenilenmesini planlıyoruz. Böylece KOBİ’lere de katkı sağlanmış olunacak” dedi.

Rusya ve Türkiye’nin coğrafi olarak çok yakın olduğunu, siyasi ve ekonomik ilişkiler açısından da başarılı bir ivme yakalandığını vurgulayan OPORA Başkanı, bilgi ve tecrübe paylaşımı, bankacılık sektöründe sağlanacak kolaylıklarla KOBİ’lere destek verilebileceğini kaydetti.

Rusya’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin çatı kuruluşu olarak faaliyet gösteren OPORA, 370 bin üyesi ile Rusya’nın tüm bölgelerinde faaliyetlerini sürdürüyor.

İhracatın Yüzde 59’u KOBİ’lerin

KOBİ’lerin desteklenmesi için 1990 yılında kurulan KOSGEB’in 68 ilde 75 merkezle faaliyet gösterdiğini kaydeden Kaplan da Türkiye ekonomisinin ana çatısını KOBİ’lerin oluşturduğunu söyledi.

KOBİ’lerin 3 milyon 200 bin işletmeye ulaştığını ve istihdamın yüzde 78’ini gerçekleştirdiğini ifade eden Kaplan, “Katma değerin yüzde 55’i, toplam yatırımların yüzde 50’si ve ihracatın da yüzde 59’u KOBİ’ler tarafından gerçekleştiriliyor.” dedi.

KOSGEB’e kayıtlı 620 bin işletme olduğu bilgisini aktaran Kaplan, son dönemde KOBİ’lere 600 milyon dolar destek sağladıklarını ve 7 milyar dolarlık kredi hacmi oluşturduklarını söyledi.

Küresel ekonomik kriz sürecinde KOBİ’lerin finansmana ulaşımında sorun yaşamamaları için bankalarla sıfır ya da sıfıra yakın faizle kredi anlaşmaları sağlayarak destek olmaya çalıştıklarını kaydeden Kaplan, “Girişimciliğin geliştirilmesine önem veriyoruz. Bu kültürün yaygınlaşması için de son dönemde 50 bin kişiye girişimcilik ve iş planı hazırlama semineri verdik” şeklinde konuştu.

İmzalanan protokolle birlikte iki ülke KOBİ’lerinin birlikte iş yapmalarına imkan sağlanacağını vurgulayan Kaplan, “Rusya ve Türkiye arasında 23 milyar dolar olan ticaret hacmini daha ileri taşımak istiyoruz. Ekonomik krizlere rağmen bu ivme yukarı doğru gösteriyor.” tespitinde bulundu.

TUSKON Rus ve Türk İş Dünyasına Köprü Oluyor

Yedi federasyon, 164 işadamı derneği, 35 bin üye ve 100 binin üzerinde şirketi temsil ettiklerini ifade eden TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral de Rusya’nın kendileri için çok önemli olduğunu, yurt dışında bulunan dört temsilcilikten birinin Moskova’da bulunduğunu söyledi.

Türk ve Rus iş dünyası arasında çok boyutlu ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin zorunlu olduğuna inandıklarını kaydeden Meral, “OPORA, Rusya Ticaret ve Sanayi Odası, Rusya Federasyonu İşadamları ve Sanayiciler Birliği, Rusya Türkiye İş Konseyi, bölge valilikleri ve ticaret odaları ile birlikte bugüne kadar çok sayıda iş forumu, tanıtım ve bilgilendirme toplantıları, iş adamı heyet gezileri yaptık. Rus ve Türk iş adamlarını bir araya getirerek karşılıklı yatırım, ticaret imkanı ve fırsatlarını değerlendirdik” dedi.

Rusya Federasyonu’ndaki büyük sanayi potansiyeli ve tecrübesinin Türkiye’nin KOBİ tecrübesi ile birleştiğinde iki ülke iş adamları ve yatırımcıları için faydalı çalışmaların ortaya çıkacağını vurgulayan Meral, Rusya’nın Moskova’dan ibaret olmadığının farkında olduklarını, büyük potansiyellerin olduğu bölgelerle ilişkilerin geliştirilmesini istediklerini söyledi.

İki hafta önce mobilya sektöründen 32 şirketin Rostov ve Moskova’ya bir gezi düzenlediği bilgisini aktaran TUSKON Başkanı, 17-18 Ekim tarihlerinde de Biryansk bölgesinden 17 Rus şirketini İstanbul’da ağırlayacaklarını belirtti.

KOBİ Destekleri Uyumlu Hale Gelsin

Rusya Ekonomi Bakanlığı adına toplantıda yer alan KOBİ’leri destekleme bölümü başkanı Natalya Larionova da yaptığı konuşmada Rusya hükümetinin KOBİ’lere destek olunması konusunda çok açık bir irade ortaya koyduğunu hatırlattı.

Türkiye ve Rusya’nın küçük ve orta ölçekli işletmelere destek programlarının birlikte ele alınarak ortak bir çalışmaya dönüştürülebileceği önerisinde bulunan Larionova, çalışmaların hükümetin içinde de karşılığını bulacağını söyledi.

Törende yer alan Türkiye Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin de KOSGEB ve TUSKON’un Rusya’da yatırım ve ticaret başta olmak üzere KOBİ odaklı hamlelerini önemli bulduklarını vurguladı.

Rusya’da İş Yaparken İş Adamları Birliklerini Kullanın

Toplantı sonrası basının sorularını yanıtlayan OPORA Başkanı Barisov, Türk yatırımcılara Rusya’ya gelmeden önce mutlaka iş adamlarının üye olduğu birliklere başvurmalarını istedi.

Böylece risklerin asgariye indirilmesinin mümkün olduğuna değinen Rus yetkili, “Rusya’da yapmak istediğiniz işle ilgili daha fazla enformasyona sahip olacaksınız. Ayrıca güvenliğiniz böylece artmış olur. Banka garantisi değildir bu tabii ki, fakat çoğu zaman olumlu yönde etkisi oluyor.” şeklinde konuştu.

Krizleri Birlikte Aşacağız

TUSKON olarak Rusya’ya çok önem verdiklerini kaydeden Meral de, “Rusya iş dünyası açısından çok büyük fırsatlar barındırıyor. Türk müteşebbislerimize tavsiyelerde bulunuyoruz ve yol göstermeye çalışıyoruz. İmzaladığımız anlaşmanın burada iş yapacak Türk şirketlerinin önünü açacağına inanıyorum. Önümüzdeki krizde dünyanın kısmen durgunluğa geçeceği dönemi biz bu tür ataklarla ve aktif hareketlerle atlatacağımıza inanıyorum. Bu anlamda kıymetli komşumuz Rusya’yı işadamlarımıza daha iyi tanıtmak için çalışıyoruz.” dedi.

KOBİ’lere Rusya Pazarını Açacak Anlaşma İmzalandı

KOSGEB Başkanı Kaplan da Türkiye’nin büyüme trendinin yakalanmasında KOBİ’lerin çok büyük payının olduğunu belirtti.

Özellikle gelişmekte olan pazarlara açılmakta KOBİ’lerin daha cesaretli ve daha girişken olduğunu ifade eden Kaplan şöyle devam etti: “Biz de bu manada yurtdışına olan gezileri destekliyoruz. Ulaşım konaklama masraflarının yüzde 50-60’ını karşılıyoruz. Rusya özellikle hem yakın olması hem de büyük coğrafya olması hasebiyle önem verdiğimiz bir pazar. İnşallah, bugün KOBİ’lere Rusya pazarını açacak anlaşma imzaladık diye düşünüyorum. KOBİ’lerimizin bu pastadan daha büyük pay almaları için çalışacağız.”

Zaman

TOKİ Modeliyle KOBİ’ler Kira Öder Gibi Fabrika Sahibi Olabilecek

TÜRKONFED Başkanı Çenesiz TOKİ Modeliyle KOBİ’lerin Taksit Ödeyerek Fabrika Sahibi Olabileceğini Söyledi

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Başkanı Erdem Çenesiz, Toplu Konut İdaresi’nin dar gelirli vatandaşlara yönelik konut inşa modeli kullanılarak, kısıtlı sermayesi olan KOBİ’ler için nitelikli yatırım tesisi inşa edilebileceğini ifade etti.

“KOBİ’ler kira öder gibi fabrika sahibi olsun” diyen Çenesiz, her türlü saha ve masa başı çalışmasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:  “Bölgesel ve sektörel gelişmeyi kısıtlayan en önemli faktörlerden biri, uygun nitelikli yatırım yeri temin etmekteki zorluklar. Bu sorun TOKİ modeli ile aşılabilir. TOKİ’nin normal piyasa koşullarıyla konut sahibi olamayan dar gelirlileri konut sahibi yapmaya yönelik geliştirdiği iş modeli sayesinde binlerce kişi kira öder gibi ev sahibi olmuştur.  TOKİ’nin bu rol modelinin, girişimciler için atölye ve fabrika binası yapımında kullanılabileceğini düşünüyoruz.”

Milliyet

Kobi Kredilerinin Takibe Dönüşüm Oranı Yüzde 3.4

KOBİ Kredilerinin 3,30 TL’si Bankaların Takibine Düştü

Takipteki kredi oranında KOBİ’ler liderliği kimseye kaptırmadı. Bankacılık sektörünün verdiği her 100 TL kredinin 2,90 TL’sinin takibe alındığı 2011 yılının 8 ayında, KOBİ kredilerinin 3,30 TL’si bankaların takibine düştü.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı verilere göre 2011 yılı Ağustos ayı itibariyle 2010 yılı sonuna göre krediler yüzde 22.8 artışla 645 milyar 903 milyon TL’ye yükseldi. Bu dönemde takipteki alacaklar tutarı ve takibe dönüşüm oranlarında yaşanan gerileme de sürdü.

Ağustos itibariyle takibe düşen krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 6.2 azalışla 18 milyar 755 milyon düzeyinde gerçekleşti. 2011 yılının 8 ayında KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre 20.5 oranında, 25 milyar 679 milyon TL tutarında artışla 151 milyar 147 milyon TL’ye ulaştı.

KOBİ kredileri, son 1 yılda yüzde 42 oranında, 44.7 milyar TL tutarında artış gösterdi. Ağustos itibariyle takibe düşen KOBİ kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 14.4 gerileyerek 6 milyar 311 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankaların takibine düşen KOBİ sayısı yüzde 16.3 azalışla 167 bin 616 oldu.

Takipteki alacak tutarı ve takipteki dönüşüm oranlarında yüksek oranlı gerilemeye karşın, takibe düşme oranında KOBİ’ler liderliği kaptırmadı. 2011 yılı Ağustos ayı itibariyle takibe dönüşüm oranları; KOBİ kredileri için yüzde 3.3, bankacılık sektörü toplam kredileri için yüzde 2.90 düzeyinde gerçekleşti.

KOBİ Kredileri Takipte

Aralık 2008’de yüzde 3.7 olan kredilerin takibe dönüsüm oranı, 2009 yılı sonunda yüzde 5.3’e yükselmişti. 2010 yılı sonunda ise kredilerin takibe dönüşüm oranı sorunlu sorunlu alacak bakiyesindeki azalışın yanı sıra kredi hacmindeki artış nedeniyle 2010 yılı içerisinde 1.6 puan azalarak yüzde 3.7 olarak gerçekleşmişti.

Aralık 2009 itibarıyla kredi türleri bakımından en yüksek takibe dönüşüm oranı yüzde 7.6, Aralık 2010 itibariyle ise yüzde 4.6 ile KOBİ kredilerinde yaşandı. Haziran 2011 itibarıyla en yüksek takibe dönüsüm oranı yüzde 3.4 ile KOBİ kredilerine ait iken, bireysel kredilerin takibe dönüsüm oranı 3.3, ticari kredilerin takibe dönüşüm oranı ise yüzde 2.4 seviyesindeydi.

Ağustos itibariyle 2010 yılsonuna göre KOBİ kredilerinin takibe dönüşüm oranı 1.3 puan geriledi. Buna karşın KOBİ kredileri takibe dönüşüm oranı en yüksek kredilerden biri olmaktan kurtulamadı.

Mikro İşletmeler Ödeme Yapamadı

Kredisi takibe düşen KOBİ’ler içinde en büyük ağırlığı yine 140 bin 375 mikro işletme oluşturdu. Kredisi takibe düşen küçük ölçekli işletme sayısı Ağustos itibariyle 21 bin 906 olurken, kredisi takibe düşen orta büyüklükteki işletmelerin sayısı ise 5 bin 335 düzeyinde gerçekleşti. Takibe düşen KOBİ kredileri geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 20.1 oranında, takibe düşen KOBİ sayısı ise yüzde 19.7 oranında azaldı.

8 Ayda 74 Bin KOBİ Kredi Kullandı

2011 Ağustos itibariyle kredi kullanan KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı 2010 yılı sonuna göre yüzde 5.4 artarak 1 milyon 284 bin 911’e yükseldi. Son 1 yıllık dönemde KOBİ niteliğindeki müşteri sayısı yüzde 12.8 arttı.

Kredilerden yararlanan KOBİ sayısı ise 8 ayda 74 bin 293, bir yılda 164 bin 717 adet arttı. Ağustos itibariyle mikro işletmelere kullandırılan nakdi krediler 2010 yılı sonuna göre yüzde 19.6 oranında artarak 50 milyar 945 milyon TL’ye ulaştı. Anılan dönemde kredi kullanan mikro işletme sayısı yüzde 3.1 artışla 1 milyon 124 bin 187 oldu.

2010 yılı sonunda kredi kullanan mikro işletme sayısı 1 milyon 90 bin 352 düzeyindeydi. Ağustos itibariyle kredi kullanan küçük işletme sayısı 2010 yılının aynı dönemine oranla yüzde 29.2 artışla 220 bin 280’e ulaştı. Küçük işletmelerin kullandığı kredi tutarı ise son 1 yıllık dönemde yüzde 43 artışla 39 milyar 100 milyon TL oldu.

Son bir yılda kredi kullanan orta büyüklükteki işletme sayısı yüzde 33.2 artışla 99 bin 971’e çıkarken, orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi miktarı ise yüzde 44.6 artışla 59 milyar 750 milyon TL oldu.

Yeni Mesaj

KOSGEB Uzmanları Krediler Hakkında Esnafı Bilgilendirecek

Sektörel Buluşma Toplantısını Mersin Sanayi Sitesi’nde Gerçekleştirdi

Esnafla sohbet eden Vali Hasan Basri Güzeloğlu, yaptığı konuşmada, Mersin Sanayi Sitesi’nin Türkiye’ye marka üretecek bir standarda ulaşması gerektiğini söyledi.

Yeni sanayi sitelerinin alt yapılarını Mersin ve esnafla buluşturmak için çalıştıklarını ifade eden Güzeloğlu, “Kimsenin kuşkusu olmasın. Otobana yakın ve erişimi kolay en uygun araziler belirlenecek. İş gücünü ve iş hacmini artıracak sosyal donatılarıyla dört dörtlük olacak örnek bir siteyi Mersin’e kazandıracağız İstendikten sonra bu da olmayacak bir şey değil; aksine çok çabuk aşılacak bir mesele” diye konuştu.

KOSGEB veri tabanına kayıtlı olmayan bir tek bile işletmenin kalmamasını isteyen Güzeloğlu, “Bundan sonra siz uğraşmayacaksınız. KOSGEB uzmanı gelip size destekler ve krediler hakkında bilgi verecek. Siz de bu sayede öğrenerek ve isteyerek KOSGEB veri tabanına kayıt olacaksınız ve her KOBİ gibi sizde bu desteklerden yararlanacaksınız” diye konuştu.

Mesleki eğitimi işsizliğin reçetesi olarak gördüklerini anlatan Güzeloğlu, şunları kaydetti:

“Mersin’de mesleki eğitim anlamında yeni bir çağ başlattık. Aslında mesleksizlik olan işsizlik Mersin’de azalmaya başladı. Ayrıca MTOSB‘de Türkiye’de bir ilk olan Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi’ni açtık. Öğrenime bu yıl başlayan 120 öğrencimize yiyecek, servis ve burs imkânlarını ücretsiz temin ettik. Ama en önemlisi mezun olduklarında bir iş garantisi sunduk.”

Göreve geldiklerinden beri Mersin’deki işsizlik oranını yüzde 19’lardan yüzde 10’Lara indirdiklerini aktaran Güzeloğlu, şöyle konuştu:

“Yıl sonunda Mersinimizin işsizlik oranını tek haneli rakama indireceğiz. Mersin, bir büyükşehir olarak Türkiye’nin marka adına, güçlü geleceğine ve önder kimliğine en büyük katkı koyan kentlerden biri. Mersin her alanda henüz yolun başında olmasına rağmen hızlı bir şekilde gelişme gösteriyor. Biz bu heyecanı hissediyoruz. Bizim sloganımız, konuşmak değil yapmak. El ve gönül birliğiyle en güzel atılımları birlikte gerçekleştireceğiz.”

AA

Yapı Kredi Bankası Düşük Faizli Kredi Sunacak

Yapı ve Kredi Bankası AESOB Üyelerine Düşük Faizli ve Uzun Vadeli İşletme Kredisi Sağlayacak

Yapı ve Kredi Bankası, Adıyaman’da faaliyet gösteren mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile imzalanan antlaşma ile oda üyelerine düşük faizli krediler verilecek.

Protokol, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Salman, Mikro KOBİ Portföy Yönetmen Yardımcısı Doğan Güneş, İş Geliştirme Yöneticisi Haslet Pekdemir, Saha Müdürü Muzaffer Başdan, ve Yapı Kredi Bankası Adıyaman Şube Müdürü Nurhak Özensoy’in katılımıyla imzalandı.

Protokol töreninde konuşan ESOB Başkanı Mustafa Salman, şunları kaydetti:

“Yapı Kredi ile protokol imzaladık. Sözleşmemiz 3, yıl geçerlidir. Bu protokol kapsamında esnaflarımıza 49 bin TL’ye kadar kredi verebiliyoruz. Ayrıca alınan kredilerde ipotek gösterilmiyor. Böyle bir desteği Adıyaman’a kazandırmak bizi sevindirdi. Esnaflarımıza katkı sağlamak istiyoruz. Yapılan protokolün esnaflarımıza hayırlı olmasını diliyorum”.

AA

Türk Telekom Akademi Gelişen Kobi ve Geliştiren Kobi Yarışmasına Ev Sahipliği Yapacak

Türk Telekom Akademi Tarafından Gerçekleştirilen 1. Eğitim ve Gelişim Zirvesi Gelişen KOBİ Geliştiren KOBİ Yarışması’na Ev Sahipliği Yapacak

Türk Telekom‘dan yapılan açıklamaya göre, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) eğitim ve gelişim faaliyetlerini teşvik etmeyi amaçlayan yarışmada, KOBİ’lerin 2010-2011 yılları içinde gerçekleştirdikleri başarılı eğitim uygulamaları değerlendirilecek.

Yarışmada dereceye giren KOBİ’ler uluslararası gelişim ve sertifikasyon programlarına katılmaya hak kazanacak.

Türk Telekom Akademi tarafından Türkiye Eğitim ve Gelişim Platformu iş birliği ile düzenlenen “1. Eğitim ve Gelişim Zirvesi”, 21 Eylül 2011 tarihinde, İstanbul’da yapılacak.

Zirve kapsamında düzenlenen “Gelişen KOBİ, Geliştiren KOBİ Yarışması” ise Türkiye’de KOBİ’lerin eğitim ve gelişim faaliyetlerini teşvik etmeyi ve bu faaliyetlerin önemine dair bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Yarışmaya 283 KOBİ Katılacak

Türk Telekom Bölge ve İl Müdürlükleri kanalıyla belirlenen 283 KOBİ’nin katılacağı yarışmanın geleneksel hale getirilmesi planlanıyor.

Yarışmaya katılan KOBİ’ler Türk Telekom Akademi tarafından üç farklı kategoride değerlendirmeye alınacak.

Eğitime stratejik bakış, eğitim uygulamaları ve eğitimde süreklilik kategorilerinde yapılacak değerlendirmede her kategoride ilk üç sırada yer alan KOBİ’lerin yanı sıra bir KOBİ’ye de Teşvik Ödülü verilecek.

Uluslararası Gelişim ve Sertifikasyon Programlarına Katılım Hakkı

Değerlendirme sonucunda Türk Telekom Akademi tarafından her kategorinin birincisine dünya çapında iş liderlerinin katıldığı uluslararası bir foruma tam katılım ve Lider Geliştirme Sertifikasyon Programı’nın tüm modüllerine katılım ödülü verilecek.

Her kategorinin ikinci ve üçüncülüğünü elde eden KOBİ’lere de çeşitli ödüller verilecek. Yarışmada ayrıca Lider Geliştirme Sertifikasyon Programı’nın tüm modüllerine katılım her kategoride Teşvik Ödülü olarak sunulacak.

Dünya

Garanti Bankası’ndan Salihli Esnafına Özel Kredi

Garanti Bankası Salihli Şubesi Salihli İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası ile Kredi Anlaşması İmzaladı

Garanti Bankası Salihli Şubesi Müdürü Arzu Baytok, protokol töreninde yaptığı konuşmada, Salihli esnaf ve sanatkarına her zaman yardımcı olmaya hazır olduklarını, ucuz kredi imkanlarıyla esnafın yanında yer almak istediklerini belirtti.

İmzalanan protokole göre oda üyelerinin, kendilerine sunulan özel fırsatlar dahilinde ihtiyaç duydukları krediyi bankalarından alabileceğini ifade eden Baytok, “Üyeler, kredi kapsamında KOBİ destek ve yenilikçi ürünlerden, pos makinelerinde ciro kriteri seçenekleriyle uygun vade ve faiz oranıyla yararlanabilecekler” dedi.

İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı Davut Dilek ise bu anlaşma ile üyelerin ihtiyaçları olan kredileri temin edebileceğini dile getirerek, esnafın bütçesine uygun, düşük faizli, uygun vadeli bir kredi anlaşması yaptıklarını söyledi.

Esnafın sıkıntılı olduğu bir dönemde yapılan bu kredi anlaşmasının önemine değinen Dilek, “Esnafımızı destekleyen banka yetkililerimize teşekkür ediyorum. Esnaf ve sanatkarımıza bu protokolümüz hayırlı olsun” diye konuştu.

Daha sonra Baytok ile Dilek kredi protokolünü imzaladı.

AA

Projelere Daha Fazla Destek

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmecileri Destekleme ve Geliştirme Başkanlığı Başkanı Mustafa Kaplan KOSGEB’te Yaşanan Değişimin Dönüşüm Süreciyle Birlikte Kredi Faiz Desteklemelerinden Daha Çok Artık Proje Desteklemelerine Başladıklarını Belirtti

Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter’i ziyaret eden Kaplan, Manisa’ya gerekli incelemeleri yaparak esnafın talep ve beklentileri doğrultusunda bir sonuca varmak için geldiğini belirtti.

Kaplan, 2010 yılında yapılan değişikliklerle artık eğlence, eğitim ve hatta sağlık sektörünün de KOSGEB kredilerinden faydalanılmaya başlandığını kaydederek, küresel krizin en yoğun yaşandığı 2008-2009 yıllarında kredi faiz desteklerine ağırlık verildiğini ve 2008-2011 yılları arasında 3 yılda yaklaşık 200 bin işletmecinin bu kredilerden faydalandırılarak 8. 5 milyar TL destek aldığını anlattı.

KOSGEB‘te yaşanan değişim, dönüşüm süreciyle birlikte kredi faiz desteklemelerinden daha çok artık proje desteklemelerine başladıklarını ifade eden Kaplan şöyle konuştu:

“Artık eskisi gibi olmayacak. Dünya değişti. Yeni ekonominin kuralarına göre oynamalıyız. Yönetimde, pazarlamada, üretimde, ticarete kabiliyeti artırmaya yönelik projeler bekliyoruz. Yenilik yapmak, farklı bir şeyler yapmak, iş birliği ve girişimcilik çok önemli. Artık biz işletmecilerimizden, KOBİ’lerden bunları bekliyoruz. Proje kültürü çok önemli. Devir öyle bir devir oldu ki planlı projeli, hesaplı kitaplı, hedefli, stratejik yönetim ve düşünce olmalı. Bu kavramları bütün işletmecilerimize, KOBİ’lerimize yerleştirmeliyiz. Eğer bunları başaramazsak rekabet edemeyiz. Günü kurtarmak için, çalakalem üretim, yönetimle, pazarlamayla, ticaretle olmaz, bir yere varılmaz. KOSGEB’in yeni değişim dönüşüm programı kapsamında artık iş birliği, güç birliği proje çerçevesinde herkesten farklı bir şeyler yapanlara daha fazla destek veriyoruz. Yani nitelikli işletmelere nitelikli destek veriyoruz. İş birliği, güç birliği proje çerçevesinde 100 bin TL’den 1 milyon TL’ye kadar geri dönüşümü olmayan krediler verebiliyoruz. Ayrıca meslek odaları ve kuruluşlar da artık ayrı ayrı projelerini bize sunabilirler. “

Manisa 124 Milyon TL Kredi Desteği Aldı

KOSGEB Manisa Müdürü Recep Özçevik ise, Manisa’nın yararlandığı KOSGEB kredileri konusunda bilgiler verdi, “2001 yılında 13 milyon 700 bin TL, toplamda ise 124 milyon TL kredi desteklemelerinden yararlanılmıştır” dedi.

KOSGEB Genel Başkanı Mustafa Kaplan’ın Manisalı olduğunu hatırlatan MESOB Başkanı Hasan Geriter de, bundan gurur duyduklarını ifade etti.

AA