Tag: kredi tutarı

3 Ayda 3 Milyarlık Kanunsuz Kredi Vermiş

a2.1 milyarlık batık kredisi olan Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına da üç ayda yasaya aykırı 3 milyar kredi verdiği belirlendi. İmtiyazlı ortakların kanuna aykırı kullandığı kredileri mart sonuna kadar ödemesi gerekiyor.

İmtiyazlı ortaklarını gizlediği için yönetimi TMSF’ye geçen Bank Asya’da 30 Mart seçimleri sonrası hızla artarak 2.1 milyar liraya ulaşan batık kredilerin haricinde Bankacılık Kanunu’na aykırı kredi verildiği tespit edildi. Bankacılık Kanunu’nun 50. ve 51. maddesine aykırı verilen kredi tutarı 3 milyar lirayı aştı. Bank Asya’nın kanuna aykırı kredileri ise geçen yılın üçüncü 3 aylık döneminde yani temmuz-eylül döneminde verdiği belirlendi. Bağımısız denetimden geçen bankanın daha önceki bilanço ve dipnotlarında, ‘Kanunun 50. ve 51. maddesine aykırı kullandırılan krediler’ başlıklıklı bölümde hiç bir tutar bulunmazken, 2014 yılı dokuz aylık bilanço bilgilerinde bu bölümün karşısında 3 milyar 5 milyon 938 lira yazıyor. Bu rakam, ortak gizleme olayı 7 Şubat 2012’ye kadar uzanan, batık kredileri 30 Mart seçimlerinden sonra 907 milyon lirayla rekor artarak 2.1 milyar liraya ulaşan Bank Asya’da, kredilerin nitelikli ortaklar aracılığıyla paralel örgüt tarafından nasıl hortumlandığını gözler önüne serdi.

Raporlaması Gerekiyordu

Kanunun 50. ve 51. maddesi bankaların risk gruplarına nasıl kredi kullandıracağının koşullarını belirliyor. Bankaların risk grupları da Kanunun 49. maddesinde düzenleniyor. Kanunun 49. maddesine göre bankalar için risk grubunun tanımı şöyle: “Bir gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir risk grubunu oluşturur. Bir banka ile bu bankanın nitelikli pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bunların birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da bunların sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları ortaklıklar bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.” Kanunun 50. maddesi de bankanın yönetim kurulu üye ve yöneticilerine, bunların eş ve çocuklarına, ortak oldukları şirket, sandık, vakıf gibi kuruluşların her ne şekil ve surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdi kredi veremeyeceğini belirtiyor. Ancak yine aynı kanun hükümlerine göre eğer yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduranlar, bankanın imtiyazlı ortakları ise kredi kullanabiliyor. Böyle durumda da yani banka risk grubundaki kişilere açtığı kredileri BDDK’ya düzenli olarak raporlaması gerekiyor. Bank Asya ise bırakın kredileri raporlamayı, imtiyazlı ortaklarının kimliklerini ve bilgilerini gizliyor.

Sürenin Sonuna Gelindi

Bankacılık Kanunu’nun 50. maddesi, ayrıca risk gruplarına verilen kredinin kanuna aykırı hale gelmesi durumunda da en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi zorunluğunu getiriyor. Buna göre Bank Asya’nın Kanuna aykırı verdiği 3 milyar liralık kredi geçen yılın ekim ayında açıkladığı bilançoda tespit edildi. Kanuna göre Bank Asya’dan bu kredileri alanların mart sonuna kadar bankaya olan borçlarını kapatması gerekiyor.

‘Batık’tan Kurtulmak İçin 84 Bin Hoca Lazım

Zaman Gazetesi dün Fethullah Gülen’in Bank Asya kampanyasına kendi telif gelirinden 25 bin lira yatırarak katkıda bulunduğunu duyurdu. Ancak yapılan hesaplar bankanın 2.1 milyar liralık batık kredilerinden kurtulması için Gülen’in yatırdığının 84 bin katı para gerekiyor. Aynı şekilde Bank Asya’nın imtiyazlı ortaklarına üç ayda kullandırdığı 3 milyar liralık kanunsuz kredinin ödenmesi içinse Gülen’in yatırdığı paranın 120 bin katı para lazım. Yapılan hesaplamalara göre bankacılık sektöründe yüzde 2.9 olan takipteki kredi oranı, Bank Asya’da yüzde 17.7’ye ulaşmış bulunuyor.

Hiçe Saydıkları 50. Madde Ne Diyor

Madde 50 – Bankalar;

a) Yönetim kurulu üyelerine, genel müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi açmaya yetkili mensuplarına; bunların eş ve velâyet altındaki çocuklarına; tek başlarına ya da birlikte sermayesinin yüzde yirmi beş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara,

b) (a) bendinde sayılanlar dışında kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti altındaki çocuklarına,

c) Mensuplarının kurduğu veya bunlar için kurulan sandık, dernek, sendika veya vakıflara,

Her ne şekil ve surette olursa olsun nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da benzeri menkul kıymetlerini satın alamazlar.

Birinci fıkra hükümleri, yönetim kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduran ve banka sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip olan gerçek kişi ortaklar ile tüzel kişi ortaklar hakkında uygulanmaz.

Bir bankanın ortaklıklarının yönetim ve denetim kurullarında bulunan kimselerin aynı zamanda ilgili bankanın mensubu olması, bu ortaklıkların ilgili banka ile işlem yapmasına engel değildir.

Bankanın dâhil olduğu risk grubunda bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi kullandırılması hâlinde, gerekli kararların yönetim kurulunun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile alınması ve bunlara sağlanan kredi koşullarının kredi kullananın lehine diğer kişi ve gruplara kullandırılanlardan ve piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi şarttır.

Bir bankanın yönetim kurulu üyelerine, mensupları ile bunların eşlerine ve velâyet altındaki çocuklarına, aylık net ücretleri toplamının beş katını aşmamak üzere verilecek krediler, üç katını aşmamak üzere çek karnesi veya kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak krediler ile bu Kanunun 55 inci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen menkul kıymetler karşılığı kullandırılan krediler birinci ve dördüncü fıkra hükümlerine tâbi değildir.

Banka, bankanın risk grubunda yer alan kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli olarak raporlar. Sonradan bu madde hükümlerine aykırı hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi zorunludur.

Kaynak: Star

Kredi Kartlarında Taksitlere Sınırlama Geliyor

Elektrikli ve elektronik eşya ile bilgisayar alımları, araç kiralama, telekomünikasyon ve kuyumculukla ilgili işlemlerde altı ay, beyaz eşya ve mobilya alımlarında oniki ay taksit olarak uygulanacak

Kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımlarıyla nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi 9 ayı geçemeyecek şekilde düzenlendi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, “Bireysel Kredilerle İlgili Üç Yeni Düzenleme Taslağı”na ilişkin bilgi verildi.

Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Taslağı’nda, Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesinin başlığının “Kart çıkaran kuruluşlarda koruyucu hükümler, hesap ve kayıt düzeni, mali tablolar ve denetim” şeklinde değiştirildiği ve maddeye yedinci fıkra eklendiği belirtildi. 26. maddede “(7) Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dahil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez. Bu süre, elektrikli ve elektronik eşya ile bilgisayar alımları, araç kiralama, telekomünikasyon ve kuyumculukla ilgili işlemlerde altı ay, beyaz eşya ve mobilya alımlarında oniki ay olarak uygulanır. Kredi kartlarıyla gıda ve akaryakıt alımlarında taksit uygulanamaz” ifadeleri yer aldı.

Kaynak: Elazığ Haberi

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Türkiye’de Markalı Konut Artıyor

Gayrimenkul sektöründe markalı konutların payı hızla artıyor.

Özellikle metropollerde içinde okuldan yeşil alanve spor tesislerine kadar pek çok özellik barındıran projelere ilginin atmasıyla trend değişti.

Türkiye ekonomisine paralel olarak 2000’li yıllardan itibaren büyüme içine giren gayrimenkul sektörü bu dönemde markalı konut  projeleriyle tanıştı. Bu yıllarda  mortgage sisteminin konut alımını kolaylaştırması ve ekonomik seviyesi artan kişilerin nitelikli konut beklentilerinin yükselmesiyle markalı konuta talep başladı. Markalaşma süreciyle birlikte birçok inşaat firmasının mahallearasındaki projeler yerine site tarzı 1000-2000 konutun olduğu projelere kaydığı dikkat çekiyor.  Şehir içinde olmasına rağmen kişilere daha fazla yeşil alan sunan, içinde havuz, spor salonu, SPA’sı, hamamı, tenis kortları, kapalı otoparkı bulunan projeleri sunan markalı projelerin de oranı artmaya başladı. Konut Yatırımcıları ve Geliştiricileri Derneği (KONUTDER) verilerine göre Türkiye’de son 10 yılda yapılan konutların yaklaşık yüzde 5’i markalı konut firmaları tarafından üretildi.
700 bin markalı konut üretildi
Markalı konut projeleri özellikle İstanbul’da yoğunlaşırken, son yılda yapılan 700 bine yakın markalı konut projelerinin yüzde 80’inin İstanbul’da olduğu belirtiliyor. Ancak bu verilere rağmen sektörde konut üretiminin hala büyük kısmı marka olmayan, henüz kurumsallaşamamış, finansal ve organizasyonel derinliği, kuvvetli geçmişi olmayan firmalardan yapıldığı dikkat çekiyor.
Son 10 yıl içinde Türkiye’de toplam 5 milyon 529 bin 405 konut yapılırken, bu konutların yüzde 9.1’ine denk gelen 504 bin 309’unu TOKİ, yüzde 1.5’ine denk gelen 84 bin 600’ünü Emlak Konut GYO, yüzde 1.6’sına denk gelen 88 bin 766’sını 17 üyesi olan KONUTDER üyeleri yaptı. Geriye kalan yüzde 87.7’lik kısmın ürettiği konut sayısı ise 4 milyon 851 bin 730. Bu firmaların çoğunluğu da 5-10 daireli apartmanlar inşa eden küçük ölçekli firmalar. Bunların birçoğunun da merdiven altı iş yaptığı dile getiriliyor. Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı ve aynı zamanda KONUTDER Başkanı olan Ömer Faruk Çelik, markalı konut sektörünün desteklenmesi için firmaları kayıtdışılığa iten bazı faktörlerin de ortadan kalkması gerektiğinin altını çizdi. Çelik, tapu harcı, sözleşmelerdeki damga vergileri, noter harçları ve KDV gibi vergilerinin, küçük firmaları kayıtdışına iterken büyük firmaları ise aşağı çektiğini kaydetti.
Kurumsallaşmak isteyen sektöroyuncuları arazi edinirken gerçek bedelden tapu harcını ve emlak vergisini ödediğini, ancak kayıt dışı kalmak isteyenlerin ise bu bedellerden kaçındığına işaret eden Çelik,  bu nedenle devletinhaksız rekabetin oluşmaması adına vergileri gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Çelik ayrıca,  markayı güçlü kılmanın yolunun, müşteriye bölgeye de ‘değer katmak’tan geçtiğine vurgu yaptı.
Metropolde yaşamın yeni hali
Markalı evlerle birlikte alıcılara sunulan imkanların sayısı da çok fazla artamaya başladı.  Markalı süreçle birlikte insanlara yalnız “başlarını sokacakları bir ev” değil, adeta bir çevre, bir yaşambiçimi sunuldu. Yüzme havuzu, spor salonu, bahçeler, kameriyeler, oyun salonları gibi projede yaşayanların hayatını zenginleştiren donatılar yer alırken, insanların binadan çıkar çıkmaz yeşile basacakları özel peyzajlı alanlar tasarlandı. Tüm bunlarla insanların yaşam kalitesi artırılırken metropollerde yaşayan insanların sağlıktan eğlenceye, alışverişten spora her türlü kompleksi bünyesinde barındıran markalı projeleri tercih etmeleri yönündeki eğilimin gelecekte daha da artacağı belirtiliyor.
Kaynak: Dünya

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

700 Bine Yakın Markalı Konutun Yüzde 80’i İstanbul’da

Markalı konut projeleri özellikle İstanbul’da yoğunlaşırken, son yılda yapılan 700 bine yakın markalı konut projelerinin yüzde 80’inin İstanbul’da olduğu belirtiliyor.

Özellikle metropollerde içinde okuldan yeşil alan ve spor tesislerine kadar pek çok özellik barındıran projelere ilginin atmasıyla trend değişti.

Türkiye ekonomisine paralel olarak 2000’li yıllardan itibaren büyüme içine giren gayrimenkul sektörü bu dönemde markalı konut  projeleriyle tanıştı. Bu yıllarda  mortgage sisteminin konut alımını kolaylaştırması ve ekonomik seviyesi artan kişilerin nitelikli konut beklentilerinin yükselmesiyle markalı konuta talep başladı. Markalaşma süreciyle birlikte birçok inşaat firmasının mahalle arasındaki projeler yerine site tarzı 1000-2000 konutun olduğu projelere kaydığı dikkat çekiyor.  Şehir içinde olmasına rağmen kişilere daha fazla yeşil alan sunan, içinde havuz, spor salonu, SPA’sı, hamamı, tenis kortları, kapalı otoparkı bulunan projeleri sunan markalı projelerin de oranı artmaya başladı. Konut Yatırımcıları ve Geliştiricileri Derneği (KONUTDER) verilerine göre Türkiye’de son 10 yılda yapılan konutların yaklaşık yüzde 5’i markalı konut firmaları tarafından üretildi.

700 Bin Markalı Konut Üretildi

Markalı konut projeleri özellikle İstanbul’da yoğunlaşırken, son yılda yapılan 700 bine yakın markalı konut projelerinin yüzde 80’inin İstanbul’da olduğu belirtiliyor. Ancak bu verilere rağmen sektörde konut üretiminin hala büyük kısmı marka olmayan, henüz kurumsallaşamamış, finansal ve organizasyonel derinliği, kuvvetli geçmişi olmayan firmalardan yapıldığı dikkat çekiyor.

Son 10 yıl içinde Türkiye’de toplam 5 milyon 529 bin 405 konut yapılırken, bu konutların yüzde 9.1’ine denk gelen 504 bin 309’unu TOKİ, yüzde 1.5’ine denk gelen 84 bin 600’ünü Emlak Konut GYO, yüzde 1.6’sına denk gelen 88 bin 766’sını 17 üyesi olan KONUTDER üyeleri yaptı. Geriye kalan yüzde 87.7’lik kısmın ürettiği konut sayısı ise 4 milyon 851 bin 730. Bu firmaların çoğunluğu da 5-10 daireli apartmanlar inşa eden küçük ölçekli firmalar. Bunların birçoğunun da merdiven altı iş yaptığı dile getiriliyor.

Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı ve aynı zamanda KONUTDER Başkanı olan Ömer Faruk Çelik, markalı konut sektörünün desteklenmesi için firmaları kayıt dışılığa iten bazı faktörlerin de ortadan kalkması gerektiğinin altını çizdi. Çelik, tapu harcı, sözleşmelerdeki damga vergileri, noter harçları ve KDV gibi vergilerinin, küçük firmaları kayıtdışına iterken büyük firmaları ise aşağı çektiğini kaydetti. Kurumsallaşmak isteyen sektör oyuncuları arazi edinirken gerçek bedelden tapu harcını ve emlak vergisini ödediğini, ancak kayıt dışı kalmak isteyenlerin ise bu bedellerden kaçındığına işaret eden Çelik,  bu nedenle devletin haksız rekabetin oluşmaması adına vergileri gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Çelik ayrıca,  markayı güçlü kılmanın yolunun, müşteriye bölgeye de ‘değer katmak’tan geçtiğine vurgu yaptı.

Metropolde Yaşamın Yeni Hali

Markalı evlerle birlikte alıcılara sunulan imkanların sayısı da çok fazla artamaya başladı.  Markalı süreçle birlikte insanlara yalnız “başlarını sokacakları bir ev” değil, adeta bir çevre, bir yaşam biçimi sunuldu. Yüzme havuzu, spor salonu, bahçeler, kameriyeler, oyun salonları gibi projede yaşayanların hayatını zenginleştiren donatılar yer alırken, insanların binadan çıkar çıkmaz yeşile basacakları özel peyzajlı alanlar tasarlandı. Tüm bunlarla insanların yaşam kalitesi artırılırken metropollerde yaşayan insanların sağlıktan eğlenceye, alışverişten spora her türlü kompleksi bünyesinde barındıran markalı projeleri tercih etmeleri yönündeki eğilimin gelecekte daha da artacağı belirtiliyor.

Kaynak: Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konutta Kredi Out Senet In

Özellikle markalı konut satışlarında müşteriler kredi kullanımından vazgeçiyor.

Eylül ayında markalı konut projelerinden konut satın alan müşteriler peşinat ve banka kredisi kullanımı yerine ağırlıklı olarak senet kullanımını tercih etti.
Eylül ayında markalı konut projeleri müşterileri ağırlıklı olarak senet kullanmayı tercih etti. Satışlarda kullanılan senet oranı yüzde 43,39olurken, banka kredisi oranı yüzde 35,01’de kaldı.
Eylül ayında konut alımında, önceki aya göre banka kredisi kullanım oranı yüzde 22,32 düşerken, senet kullanım oranı yüzde 20,75 yükseldi.
Markalı konut projelerinin çok büyük bir bölümü yüzde 1 KDV oranı ile satıldı. Yüzde 18 KDV ile satışı gerçekleştirilen konutların oranı yüzde 1’lerde kaldı.
Markalı proje konut satışlarının son 6 aylık dönem için yüzde  4’ü yabancılara yapıldı.
Kaynak: Samanyolu

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Meclis Yen’zedeler İçin Devrede

2008 krizinde Japon Yeni ve İsviçre Frangı üzerinden borçlanarak konut kredisi çeken ancak yükselen kurlar nedeniyle zora düşen 30 bin kişi için umut ışığı doğdu. Şikayetleri dikkate alan Dilekçe Komisyonu inceleme başlattı.

Meclis, Japon Yeni ve İsviçre Frangı üzerinden borçlanarak konut kredisi çeken ancak küresel kriz nedeniyle mağdur olan binlerce vatandaş için harekete geçti. 2 bin 700 dilekçe üzerine konuyla ilgili inceleme başlatan Meclis Dilekçe Komisyonu, bu hafta toplanarak dilekçeleri karara bağlayacak. 2007-2008 yıllarında Japon Yeni ve İsviçre Frangı üzerinden konut kredisi çeken ancak dünyada ekonomik kriz yaşanması nedeniyle mağdur olan vatandaşların durumu Meclis gündemine geldi. Sayıları 30 bin civarında olduğu belirtilen mağdurlardan 2 bin 700’ü, Meclis Dilekçe Komisyonu’na dilekçe göndererek, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Vatandaşlardan gelen dilekçeleri işleme alan Dilekçe Komisyonu, konuyla ilgili inceleme başlattı. Uzun süre olayı araştıran komisyon, bilirkişiye de bir rapor hazırlattı. Söz konusu raporun tamamlanmasının ardından Komisyon bu hafta toplanarak raporu değerlendirecek. Rapor doğrultusunda komisyonun konuyu karara bağlaması bekleniyor.

Dernek de kurdular

Dünyada ekonomik krizin patlak vermesiyle 2008’de hızla yükselen kurlar, dövize endeksli kredi çeken vatandaşı da zorda bırakırken, bundan en çok etkilenen kesimlerden biri de Japon Yeni ve İsviçre Frangı üzerinden konut kredisi çekenler oldu. Sayılarının 30 bini bulduğu belirtilen dövizzedeler, 2001’de Dövize Endeksli Konut Kredisi Mağdurları Derneği (DÖVDER) adıyla bir de dernek kurdu.

Kaynak: Star

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Deprem Sigortası Kapsamına Giren 17 Milyon Konut Bulunuyor

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, Türkiye’de Zorunlu Deprem sigortası kapsamına giren yaklaşık 17 milyon Konut bulunduğunu belirtti

Türkiye’de zorunlu Deprem sigortası kapsamına giren yaklaşık 17 milyon Konut bulunduğunu belirten Doğal Afet Sigortaları Kurumu (Dask) Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, 2012 yılının sonunda Sigortalı Konut sayısının 4,8 milyon, sigortalılık oranı ise yüzde 28 olduğunun bilgisini verdi.

Bugün itibarıyla bu konutların sayısının 6 milyona ulaştığını ve sigortalılık oranının yüzde 35’e yükseldiğini bildiren Yazıcı, 2014’e kadar sigortalı konut sayısının 6.2 milyonu aşmasının beklendiğini söyledi.

DASK’ın kurulmasından önceki durum ile kıyaslandığında 6 milyon poliçeye ulaşılmasının önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Bununla birlikte, Türkiye gibi Deprem riskinin her an olduğu bir ülkede bu rakamlar ne yazık ki istenilen düzeyde değil. Kurum olarak bizim en önemli görevimiz zorunlu deprem sigortasının daha da yaygınlaşmasını sağlamak. Bu sebeple zorunlu Deprem Sigortası poliçe fiyatlarını minimum seviyede tutarak herkes için ulaşılabilir fiyatlarda olmasını sağlıyoruz” dedi.

Poliçe bedellerinin Deprem Riski daha az olan yerlerde daha da düştüğüne dikkat çeken Yazıcı, zamanı dolan poliçelerin yenilemesini teşvik etmek amacıyla yüzde 20 indirim uygulandığını da ifade etti.

DASK’ın Hasar Ödeme Kapasitesi 7.5 Milyar TL

DASK’ın, depremlerin konutlarda neden olabileceği maddi zararları sigorta prensipleri çerçevesinde teminat altına almak için Marmara depreminin ardından, 2000 yılında kurulduğunu kaydeden Selamet Yazıcı, “DASK’ın şu anda hasar ödeme kapasitesi yaklaşık 7.5 Milyar TL. Bunun 10 Milyar TL’ye çıkarılması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Ödeme kapasitesini artırmak için Türkiye’nin ilk Afet bonosunu ihraç ettik. 3 yıl vadeli 400 milyon dolarlık afet bonosu ihracı oldukça uygun şartlarda gerçekleştirildi” diye konuştu.

Geçen yıl 18 Ağustos’ta yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu’nun, zorunlu deprem sigortasının yaygınlaşmasında önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Yazıcı, şunları söyledi: “Kanunla birlikte Tapu ve konut kredisi işlemlerine ek olarak elektrik ve su aboneliği işlemlerinde de zorunlu Deprem Sigortası poliçesi aranmaya başlandı. Kanundan önce yılda ortalama yüzde 8 olan yıllık poliçe artış oranı, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra büyük bir sıçrama sağlayarak yüzde 48’lere ulaştı. Böylece toplam Sigortalı Konut sayısı bugün 6 milyona yükseldi. Ülke genelindeki zorunlu deprem sigortalı konut oranı ise yüzde 35’e ulaştı. Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere, Karadeniz, Akdeniz ve İç Anadolu’da ortalamanın üzerinde poliçe artış oranlarına ulaşılması memnuniyet verici ancak bu bölgelerde sigortalılık oranının artırılması gerekiyor”

DASK olarak zorunlu deprem sigortasının ülke genelinde yaygınlaşması ve depreme karşı hazırlıklı olma bilincini artırmak için tanıtım faaliyetlerine büyük önem verdiklerine değinen Yazıcı, bu kapsamda 2012’nin sonunda yaptırdıkları kamuoyu araştırmasından yola çıkarak yeni tanıtım kampanyalarının konseptini oluşturduklarını bu çerçevede misafirlik kavramına odaklandıklarını dile getirdi.

Kaynak: Mgdtv

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Odeonbank’tan Ekim Sonuna Kadar Masrafsız İhtiyaç Kredisi

Kurban Bayramı’na özel en uygun ihtiyaç kredisi faiz oranları ile kampanyalarını devam ettiren bankalar ay sonuna kadar kredi başvurusu almaya devam ediyor.

Kurban Bayramı’na özel en uygun ihtiyaç kredisi faiz oranları ile kampanyalarını devam ettiren bankalar ay sonuna kadar kredi başvurusu almaya devam ediyor. En uygun ihtiyaç kredisi faiz oranları ile her türlü ihtiyacı karşılamayı amaçlayan kampanyaya sms ile başvuru yapılabiliyor.

En Uygun İhtiyaç Kredisi

KrediPazari.com’un edindiği bilgilere göre Kurban Bayramı’ma özel kampanyanın sunduğu düşük faiz oranlı Odeabank ihtiyaç kredisi seçeneklerinden 48 ay vadeye kadar yararlanaılabiliyor.

Aylık % 1.25 ihtiyaç kredisi faiz oranı ile kredi hesaplama yapılarak gelirine uygun seçeneklerden birini tercih eden tüketici, dosya masrafı ödemeden taksit erteleme opsiyonunu da kullanabiliyor.

Kaynak: KrediPazarı

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Mahkeme Kararıyla Konut Kredisi Yeniden Yapılandırma Ücreti Tüketiciye Iade Edildi

Ankara’da bir tüketiciden 2010’da konut kredisi için yeniden yapılandırma ücreti adı altında alınan 761 TL mahkeme kararıyla iade edildi.

2008 yılında bankadan konut kredisi çeken Emrah Güçlü (34), konut kredisi faiz oranları düşünce 2010’da banka şubesine giderek konut kredisi için yeniden yapılandırma yaptı. Banka, kredi erken kapatma cezası olarak Güçlü’den yüzde 2 oranına denk gelen 761 TL’yi ‘Yeniden Yapılandırma Ücreti’ adı altında tahsil etti. Ücretin hukuksuz olduğunu öne süren Güçlü, bankayı Etimesgut Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’na şikayet etti. Heyet, Güçlü’yü haklı bularak, 761 liranın iade edilmesine hükmetti.

Kararın hukuka aykırı olduğunu öne süren banka bu kez, hakem heyeti kararının iptal edilmesi istemiyle Ankara 5. Tüketici Mahkemesi’ne müracaat etti. Banka, mahkemeye sunduğu dilekçede, “Bankanın aldığı ücret ve masrafların iyi niyet kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturmadığı gibi mevzuata da aykırılık teşkil etmemektedir. Davalı, sözleşmeyi kendi iradesiyle imzalamıştır. Dava sonuçlanıncaya kadar hakem heyeti karanının tedbiren durdurulmasını ve hakem heyeti kararının iptalini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Masrafın Zorunlu Olduğunu İspatlayamadı

Emrah Güçlü’nün Avukatı Mustafa Akıncı da bankanın hukuksuz şekilde 761 lirayı tahsil ettiğini söyledi. Avukat Akıncı, ’emsal’ niteliğindeki Yargıtay kararlarını mahkemeye sunarak, bankanın haksızlık yaptığını iddia etti. Avukat Akıncı, şunları kaydetti: “Somut olayda bankayı yeniden yapılandırmaya zorlamak yasal olarak mümkün olmamakla birlikte, banka kendi inisiyatifiyle yapılandırmayı kabul ettiğine göre tüketiciye yapılandırma ile ilgili konut kredisi faiz oranı her şey dahil olmak üzere net biçimde ve kalan süre için ödenecek taksit tutarını bildirerek yapmak zorundadır.

Borç yapılandırmasını kabul eden bankanın erken ödeme komisyonu adı altında ve plan değişikliği adı altında yeniden ücret talep etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bankanın yeniden yapılandırmaya zorlanmasının yasal olarak mümkün olmaması sebebiyle bankanın kendi inisiyatifi ile yapılandırmayı kabul etmesi karşısında yeniden yapılandırma altında ücret talep edemeyeceği ve erken kapatma adı altına gizleyerek ek ödeme alamayacağı açıktır. Yargıtay, refinansman hallerinde bankanın kendi iradesiyle hareket etmesi sebebiyle komisyon ve masraf adı altında yeni bir yapılandırma bedeli alamayacağını açıklamıştır.”

Erken Kapatma ile Yeniden Yapılandırma Aynı İşlemler Değildir

Tarafları dinleyen Ankara 5. Tüketici Mahkemesi hakimi, tarihi bir karar aldı. Emrah Güçlü’nün, 18 Şubat 2008’de kredi sözleşmesi imzaladığına dikkat çeken hakim, ‘yeniden yapılandırma’nın ‘erken kapatma’ anlamına gelmeyeceğine hükmederek, bankayı haksız buldu. Bankanın, ‘tüketici hakem heyeti kararının kaldırılması talebini reddeden mahkeme, kararında şu ifadelere yer verdi: “Davalı, davacı bankadan kullandığı kredisini yeniden yapılandırdığı, yapılandırma nedeni ile banka tarafından davalıdan 761 TL masraf alındığı; ancak konut kredisi ilişkisinin aynı bankada ve bankanın inisiyatifi ile devam ettiği, yeniden yapılandırma aşamasında tüketiciye imzalatılan mutabakat metinlerinin haksız şart kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden böyle bir masrafın tüketiciden alınmasının yasal dayanağının oluşmadığı ortadadır. Zira yeniden yapılandırma işleminin bir erken kapama niteliği taşımadığı, kredi ilişkisinin aynı bankada ve bankanın inisiyatifi ile devam ettiği, önceki kredinin kapatılarak yeni bir sözleşme yapılmasının da sonucu değiştirmediği görülmektedir. Çünkü açılan konut kredisinin kapatılarak yeni bir sözleşme yapılmasının da sonucu değiştirmediği, açılan konut kredisinin, diğerinin devamı niteliğinde olduğu ortadadır.

Davacı banka tarafından tahsil edilen yapılandırma komisyonunun zorunlu masraf olduğunun davacı banka tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 30. maddesi gereğince davacının davasının reddine, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasının yer olmadığına karar verilmiştir.”

Banka Parayı Habersizce Yatırınca Avukatı Dava Etti

Mahkemenin kararı sonrası bankaya giden fabrika işçisi Emrah Güçlü, parayı ne zaman tahsil edebileceğini sordu. Banka yetkililerinin ‘genel müdürlük onayladıktan sonra paranız ödenecek’ açıklamasıyla durumu Avukatı Mustafa Akıncı’ya bildirdi.

Akıncı da karardan kaynaklanan yapılandırma bedelini Ankara 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2013/5663 E. sayılı dosyası ile takibe koydu. Bu kez banka, “Biz Emrah Güçlü’ye ödeme yapmışız.” dedi.

Bankanın Emrah Güçlü’ye bilgi vermeden parayı hesaba yatırdığı ortaya çıktı. Banka; icra emrinin tebliğinden sonra icra takibine ödeme yaptığı gerekçesi ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayet yoluna gitti. Banka şikayetinde; mahkeme kararından hemen sonra takibe konu borcu tüketicinin hesabına icra takibinden önce ödediklerini, bu nedenle takibin iptalini istedi.

Banka İcra Takibi ve Avukatlık Masraflarını da Ödemek Zorunda Kaldı

Şikayeti inceleyen Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi; her ne kadar şikayetçi bankanın takibe konu borcu takipten önce ödediği dekont ile sabit ise de bu ödemenin tüketicinin banka hesabına aktarım niteliğinde olduğu, ilgilisine usule uygun şekilde bilgi verilmediği, bu nedenle takibin kötü niyetle başlatılmış sayılamayacağı yönünde karar verdi. Mahkemenin verdiği bu kararla da alacağın tahsili için başlatılan icra takibi masrafları ve avukatlık ücretini banka ödemek zorunda kaldı.

Kaynak: Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Kredi Hacmi 1 Trilyona Yaklaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri bankacılık sektörü kredi hacmi tablosuna göre kredi hacmi 956 milyar 996 milyon 392 bin liraya ulaştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri bankacılık sektörü kredi hacmi tablosuna göre, toplam kredi hacmi 27 Eylül ile biten haftada 17 milyar 956 milyon 953 bin lira artarak, 939 milyar 32 milyon 459 bin liradan 956 milyar 996 milyon 392 bin liraya ulaştı.

Kaynak: Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

TOKİ’den % 10 Peşinatla 20 Bin TL’ye Konut

TOKİ konutları için muhammen bedeli 20 bin liraya kadar olan taşınmazlar için 2 bin, 100 bin liraya kadar olanlar için 5 bin, 200 bin liraya kadar olanlar için 10 bin ve 200 bin liranın üstündekiler için 50 bin lira katılım teminatı alınacak.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Kurban Bayramı sonrası yatırımcılar için yüzde 10 peşin 240 ay vadeyle 32 ildeki 148 işyeri ve 22 konutu satışa çıkaracak. Satışlar açık artırma yöntemiyle yapılacak.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Trabzon Bahçecik 2. etap, Trabzon Zağnos Vadisi, Gaziantep Islahiye, Malatya Beydağı, Edirne İpsala, Konya Beyşehir, Giresun Alucra, Balıkesir Merkez Ayşebacı 2. bölge, Bursa Nilüfer Kayapa, Tokat Dedeli, Kahramanmaraş Afşin, Kahramanmaraş Türkoğlu, Yozgat Boğazlıyan, Yozgat Eskipazar, Çorum Celilkırı ve Denizli Babadağ’da bulunan işyerlerinde peşinatı düşürüp vadeyi uzattı.

İdare, İstanbul’da da cazip fiyatlarla işyeri ve konut satacak. Bahçeşehir’de yer alan 7 işyeri açık artırmayla yeni sahiplerini bulacak. Bahçeşehir’deki işyerlerinde vade 120 ay olacak.

4+1 Daireler 165 TL

Ankara’da Eryaman’ın Göksu Mahallesi’ndeki 158 metrekare 4+1 tipindeki konutta açık artırmayla 165 bin lira muhammen bedelle 23 Ekim’de el değiştirecek. Eryaman Göksupark Konutları ile Konya Meram Yenice 1. etap projesindeki konutlar, yüzde 25 peşin 120 ay, Kocaeli Yahyakaptan projesinde yer alan konut yüzde 25 peşin 72 ay, diğer projelerdeki konutlar da yüzde 15 peşin 120 ay vadeyle elden çıkarılacak.

Canlı Bağlantıyla Açık Arttırmaya Katılma Şansı

Eskidji firmasının İstanbul’daki merkezinde gerçekleştirilecek müzayedede, TOKİ’nin Ankara Bilkent’teki merkez binasından canlı bağlantı yoluyla teklifler alınabilecek. Arsa satış müzayedesine katılmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler,müzayededen önce banka hesabına veya toplantı günü salonlarda kurulacak veznelere katılım teminatı olarak ilgilendikleri arsaların her biri için ayrı ayrı ödeme yapacak.

Muhammen bedeli 20 bin liraya kadar olan taşınmazlar için 2 bin, 100 bin liraya kadar olanlar için 5 bin, 200 bin liraya kadar olanlar için 10 bin ve 200 bin liranın üstündekiler için 50 bin lira katılım teminatı alınacak.

Kaynak: Bugün

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Moskova’da Konut Kredisi 3.8 Milyon Ruble

Moskova’da konut alımı için kullanılan ipotek kredisi ortalama değeri 2013 yılı ikinci çeyreği sonu itibari ile 3,8 milyon ruble.

2013 yılı ikinci çeyreği sonu itibari ile Moskova’da konut alımı için kullanılan ipotek kredisi ortalama değerinin 3,8 milyon ruble olduğu açıklandı. Bu rakam Moskova Bölgesi’nde 2,8 milyon ruble.

Piyasada yapılan ipotek işlemlerinin %80’den fazlası tek ya da iki odalı daireler için yapılıyor. Daire alanlar arasında oturmak için, kiraya vermek için, daha sonra satmak için alım yapanlar bulunuyor. İpotek kredisinin esasen ekonomik sınıfta bulunan ve fiyatı 3,1 ila 5 milyon ruble arasında değişen konutlar için kullanıldığı anlaşılıyor.

Bu tür bir konut kredisi için istenen peşinat ise kredi tutarının %25-30’u arasında değişiyor. İpotek ile daire alımında eğilimin Yeni Moskova’ya doğru kaydığı da diğer bir tespit. MKAD’ın dışında diare alanların yarıdan fazlası Moskova’lılar. Yeni inşa edilen binalardaki tek odalı bir dairenin ortalama fiyatı ise 6 milyon rubleye ulaşmış bulunuyor.

Kaynak: İnşaat

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Macaristan Faiz Oranlarını 20 Baz Puan İndirdi

Macaristan Merkez Bankası, faiz oranlarını 20 baz puan indirdi.

Macaristan Merkez Bankası, faiz oranlarını 20 baz puan indirdi. Macaristan Merkez Bankası’nın bugünkü toplantısının ardından yayınlanan açıklamaya göre, faiz oranları yüzde 3.80’den yüzde 3,60’e çekildi. Piyasalarda beklenti faizlerin 15 baz puan indirileceği yönündeydi. Öte yandan; İsrail de faiz indirdi. İsrail Merkez Bankası, faiz oranlarını 25 baz puan indirdi. Bankadan yayınlanan açıklamaya göre, faiz oranları yüzde 1.25’ten yüzde 1.00’e çekildi.

Kaynak: Yeni Çağ

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

Döviz Bozdurup Ev Alıyorlar

Varlıbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, döviz kurundaki yükselişin konut satışlarını artırdığını belirterek, “İnsanlar döviz bozdurup ev alıyor” dedi.

Bankaların konut kredisinde faiz oranlarını artırması satışları bir miktar düşürmesine karşın Türkiye’de gayrimenkul en gözde yatırım aracı olmaya devam ediyor. Konut yatırımının birçok bileşenden oluştuğunu söyleyen Varlıbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, “Gayrimenkul yatırımı hâlâ cazibesini koruyor. Konut kredilerindeki faiz artışını firmalar kendi içinde çözüyor. Ayrıca biz Metropol İstanbul’daki evlerin yarıdan fazlasını peşin sattık. Hatta döviz kurundaki son yükselişle birlikte, dolarını bozduran gelip ev aldı” dedi. Varlıbaş’la, gayrimenkul sektöründeki mevcut tabloyu ve yeni dönem yatırım planlarını konuştuk.

Öncelikle ekonomik gidişatla ilgili değerlendirmenizi alabilir miyim?

Hiçbir zaman Türkiye ekonomisi için kötümser olmadım. Ülke olarak birçok artımız var. Hatta dünya ortalamasının üstündeyiz. 10 yılda güçlü bir iktidar ekonomik başarı getirdi. Bu sürede 3 kattan fazla büyüdük. Bana göre 2023’te 10 büyük ekonomiden biri olma hedefimiz çok rahat gerçekleşir.

2.5 Milyar $’Lık Proje

Yürüttüğünüz projeler hangi aşamada?

1 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Varyap Meridian’da teslim aşamasına geldik. GAP İnşaat’la birlikte yaptığımız Metropol İstanbul’un yatırımı sürüyor. Bu proje 1.5 milyar dolar büyüklüğünde.

Konut kredilerinin faiz oranlarındaki artış satışlarınızı nasıl etkiledi?

İnsanların konut alma kararı birkaç bileşenden oluşuyor. Tek başına faiz oranları belirleyici olmuyor. Artış satışları bir miktar yavaşlattı elbette. Bana göre bu seviyede faiz satışlar önünde çok büyük bir engel değil. Zaten birçok firma kendi bünyesinde bu artışı karşılıyor. Biz de öyle yapıyoruz. Yüzde 55’i satılan Metropol İstanbul’da aynı şeyi yapıyoruz.

Yüzde 50 Peşin Satış

Ağırlıklı olarak kimler sizden konut alıyor?

Müşterilerimizin yüzde 50’ye yakını peşin parayla alıyor. Çünkü bu kitle, yatırım amaçlı düşündüğü için parasını en iyi şekilde değerlendirmek istiyor. Bu nedenle döviz kurunun yükselmesi satışlarımıza pozitif etki yaptı. Parasını dolar ve euroda tutanlar son yükselişten sonra dövizini bozdurup ev aldı. Dövizden çıkarken gayrimenkule yönelme oldu. Çünkü İstanbul gibi dünyanın önemli merkezlerinde gayrimenkul yatırımları her zaman kazandırıyor. Durduğu yerde yatırım kendini ikiyeüçe katlıyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde ve yatırım enstrümanında olmuyor.

Devlet Memurluğundan İnşaat Devine

40 yıllık bir geçmişine sahip olan Süleyman Varlıbaş, Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Ulucami Köyü’nde doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde Ziraat Mühendisliği eğitimi aldı. Çaykur’da fabrika müdürlüğü yaptı. 1980 yılında 10 yıllık memuriyet görevinden istifa ederek kendi işini kuran Varlıbaş, “Babam ayrılmamı pek istemedi ama kararıma da saygı duydu” diyor. Memurluktan ayrılma kararının gerekçesini de şöyle anlatıyor: “Çaykur’da çalışmak çok zordu o zaman. Çünkü insanların menfaatiyle ilgili konulara doğrudan müdahil olmanız gerekiyordu. Kapasite sıkıntısı vardı. Kampanya dönemlerinde sabahlara kadar uyumazdım. Kamyonlardan gece çay boşaltır, yağmurlu havalarda işçilerle çalışırdım. Ama baktım ki bu görev beni tatmin etmiyor. Dar kalıplar içinde çalışıyorduk çünkü. İstediğimiz birçok şeyi yerine getirme imkânına sahip değildik. Daha büyük işler yapmak için ayrıldım. Babam ve kardeşlerimle şirketimizi kurduk. Türkiye’nin pek çok şehrinde önemli projeler hayata geçirdik. Çok şükür hiç yokluk görmedik ama çok zengin bir ailenin çocuğu da değildim.”

Tarım ve Hayvancılıkla İlgileniyorum

Türkİye’nİn pek çok şehrinde taahhüt projeleri hayata geçiren Süleyman Varlıbaş, son dönemde tarım ve hayvancılıkla ilgili yatırımları gündemine aldığını söyledi. “Geçmişteki yanlış tarım politikaları beni bu alanın dışında yatırımlara yönlendirdi” diyen işadamı şunları söyledi: “Aslında ziraat mühendisiyim. Doğal olarak tarım ilgi alanıma giriyor. Eskiden yanlış tarım politikaları yüzünden bu iş kârlı değildi. Şimdi hükümet tarıma çok büyük destek veriyor. Özellikle organik tarımla yakından ilgileniyorum. Hedefim bu alana yatırım yapmak. Uygun büyüklükte bir arazi bulursam hayvancılık yatırımı da yapabilirim.”

Kentsel Dönüşüm İçin 50 Kişilik Ekip Kurduk
Yeni yatırım planlarınız var mı?

Kendi arsalarımız üzerinde geliştireceğimiz projeler var. Kentsel dönüşümle yakından ilgileniyoruz. Ayrıca Varyap Meridyan’ın yanında yaşam merkezi yatırımımız olacak.

Kentsel dönüşüm için çok başvuru oluyor mu?

Çok talep var… Hatta bunlara cevap vermekte zorlanıyoruz. Daha çok sitelerden bu yönde talep geliyor. Bu durum zaman ve enerjimizi alıyor. Hatta bunun için yaklaşık 50 kişilik bir ekip kurduk. Onlar görüşmeleri belli bir aşamaya getirdikten sonra bize bir rapor sunuyor. Bu süreçte hiç olmayacak teklifler sunan firmaların olması işleri zora sokuyor. Bana göre kentsel dönüşümde müteahhitler belli bir aşamadan sonra devreye girmeli. Belediyeler, TOKİ ya da Emlak GYO gibi kuruluşlar bu projelerde hak sahipleriyle anlaşmaları yapmalı. Hatta avam ve imar planları bile çıkarılmalı. Oralar arsa haline getirildikten sonra imar konusunda müteahhitler devreye girmeli.

Bayramı köyümde geçiririm

İş için çok sık seyahat ettiğini söyleyen Süleyman Varlıbaş, “3 günden sonra sıkılıyorum. Tatil benim için çekilmez oluyor” diyor. Dini bayramları mutlaka köyünde geçirdiğini söyleyen işadamı şunları anlattı: “Çünkü babamın mezarı köyde. Babamın en mutlu olduğu yer orasıydı. Ben de doğayı çok seviyorum.” 17 yaşında lise son sınıf öğrencisiyken evlenen Varlıbaş’ın 5 çocuğu 4 torunu var. Çocukları ve torunlarıyla arkadaş gibi olduğunu anlatan Varlıbaş, “Çocuklarıma doğruluğu ve dürüstlüğü öğütlerim. Bir de bu varlığın her zaman olmayabileceğini anlatırım. İnsanların arasına katılıp nasıl yaşadıklarını görmelerini tavsiye ederim. Ona uygun bir yaşam tarzı geliştirmelerini istiyorum. Kendi adıma herkesin imreneceği şeylere sahip olmak istemem” dedi.

Kaynak: Sabah

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Adanuspark’tan Kiracıları Ev Sahibi Yapan Kampanya

Kartal’ın lüks ve konforu yeniden yorumlayan ayrıcalıklı projesi Adanuspark, kiracıların yüzünü güldüren yepyeni bir kampanyaya start verdi.

Kartal’ın lüks ve konforu yeniden yorumlayan ayrıcalıklı projesi Adanuspark, kiracıların yüzünü güldüren yepyeni bir kampanyaya start verdi. Adanuspark’tan daire alanlara peşinatlarını bir yıl sonra ödeme imkanı sunan kampanyada kredi taksitleri de bir yıl sonra başlıyor. Yaşamın başladığı, Çukurova Gayrimenkul imzalı Adanuspark yeni kampanyasıyla peşinat ve kredi ödemeden hemen taşınma fırsatı sunduğu için özellikle kiracıların ev sahibi olmasını kolaylaştırıyor.

Yeni kampanyalarıyla kira ödeyen ya da herhangi bir kredisi olanların yeni bir peşinat ya da kredi ödemeden ev sahibi olabileceklerini belirten Çukurova Gayrimenkul Satış Müdürü Nuray Yıldız, kampanyanın sadece ev sahibi olmak isteyenler için değil yatırımcılar için de avantajlı olduğunu söyledi. Nuray Yıldız, “Merkezi bir konumda bulunan Adanuspark’ta konutlar 3 bin 300 TL’den başlayan metrekare fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Brüt kullanım alanı 73 metrekare olan 1+1 dairelerin bulunduğu Adanuspark’ta 2+1, 3+1 ve 5+1 daire seçenekleri de mevcut.” dedi.

Adalar manzaralı Adanuspark metroya 500 metre yürüme mesafesinde

Dairelerin yüzde 70’inin adalar ve deniz manzaralı olduğu Adanuspark, Kartal Real AVM’nin hemen yanında yer alıyor. Sabiha Gökçen Havaalanı’na 10-15 dakika, Kartal İstanbul Deniz Otobüslerine ve Kartal Demiryolu İstasyonu’na araçla 5 dakika uzaklıkta bulunan Adanuspark, Kartal-Kadıköy metro durağına 500 metrelik yürüme mesafesinde.

Yüzde 80’i yeşil alan olan Adanuspark’ta hobi bahçesi de var

Yüzde 80’ninin yeşil alana ayrıldığı Adanuspark’ta daire sahiplerinin kullanabileceği hobi bahçesi yer alıyor. Güneşlenme terası, yarı olimpik açık yüzme havuzu, çocuk oyun parkı, koşu parkurları, yürüme parkurları, basketbol sahası, fitness salonu, hobi salonu ve kafe gibi pek çok sosyal imkânın bir arada sunulduğu Adanuspark’ta kapalı otopark alanı da mevcut.

Kaynak: Emlaktasondakika

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

İNG Bank’tan Ayda 99 TL’ye 7.000 TL Kredi

ING Bank, Eylül ayına özel başlattığı ‘Okula Dönüş’ kredisi ile avantajlı 
kredi seçeneklerini müşterilerine sunmaya başladı.

ING Bank, Eylül ayına özel başlattığı ‘Okula Dönüş’ kredisi ile avantajlı 
kredi seçeneklerini müşterilerine sunmaya başladı. Kampanya kapsamında nakit ihtiyacı 
olan tüketiciler, sadece 9 TL dosya masrafı ödeyerek, 99 TL’den 
başlayan taksitlerle 7 bin TL’ye kadar ihtiyaç kredisi kullanabilecek.

Eylül ayının gelmesi ve okulların açılmasıyla birlikte bankalarda kredi kampanyaları hız kazandı. ING 
Bank’ın bu dönemde acil nakit ve eğitim ihtiyaçları 
için uygun ödeme koşullu kredilerle tüketicilere destek olduğu kampanyada kredi faiz oranı % 0.37’den başlıyor. 14.000 TL’te kadar olan ihtiyaçlar için kullanılabilen kredide vade aralığı 24-60 ay aralığında değişiyor.

Ayda 99 TL’ye 7.000 TL Kredi

Kampanya kapsamında 60 ay vade, ayda 99 TL taksit ve 95 TL masrafla (9 TL dosya masrafı, bir senelik olarak hesaplanan 66 TL sigorta masrafı ve 20 TL istihbarat ücreti masrafı toplamıdır) 7.000 TL kredi kullanılabiliyor.

Kredi taksitleri 60 ay vade için ilk sene 99 TL olup, kredinin vadesi boyunca her sene yaklaşık %33 oranında artırılıyor. Kredi hesaplama yapıldığında kredinin aylık toplam maliyeti % 1.46’ya, yıllık maliyeit ise % 17.48’e karşılık geliyor.

14.000 TL Kredi 198 TL Taksitle

İNG Bank Eylül Kredisi’nde maksimum kredi tutarı olan 14.000 TL’ye % 1.17 faiz oranı ile sahip olunabiliyor. Aylık 198 TL taksitle alınabilen kredide yıl boyunca taksitler yaklaşık % 33 oranında arttırılıyor.

Kaynak: Kredidünyası

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Avustralya’da Konut Kredileri Artış Beklenenden Fazla

Avustralya’da konut kredileri geçen ay Perşembe günü yayınlanan resmi verilerle beklenenden fazla arttı.

Raporda, Avustralya İstatistik Bürosu Avustralya’da konut kredileri açıklamasıyla önceki ay içinde2,7% düştü den düştü revize edilen dönemsellik dışı 2,4% den 2,6% a arttı.

Analizcilerin beklediği Avustralya’da konut kredileri değerleri geçen ay da 2,0% artış.

Kaynak:Investing

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konut Kredisinde Masraf 1.900 TL’den Başlıyor

100 bin TL’lik bir konut kredisi kullanan tüketicinin ödeyeceği masraf 1.900 TL’den başlıyor 4 bin TL’ye çıkabiliyor.

Ne var ki yalnızca kredi faiz oranlarına bakarak karar veren, dosya masrafları konusunda araştırma yapmayan tüketiciler için bu durum oldukça sıkıntılı bir süreci beraberinde getiriyor. Bu maliyet tüketiciyi kredi kullanımı ve hatta alım kararını bir kez daha gözden geçirmeye yönlendiriyor

Gerek konut gerekse ticari emlak hareketinde en önemli destek unsur elbette ki kredilerdir. Özellikle konuta yapılan yatırımlarda Mortgage kredilerinin etkisine dikkat çeken Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013’ün ilk ve ikinci çeyreğinde gerçekleştirilen konut alımlarının yüzde 42’si konut kredileri yoluyla gerçekleşti. Marmara Bölgesi’ndeki satışların yüzde 44’ü de yine Mortgage kredileri kanalıyla sonuçlandı” dedi.

Konut Kredisinde Masraf 1.900 TL’den Başlıyor

Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, bankalardaki çok çeşitli ve bir kısmı haksız olan uygulamalara standart getirilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bugün 100 bin TL’lik bir konut kredisi kullanan tüketicinin ödeyeceği masraf 1.900 TL’den başlıyor 4 bin TL’ye çıkabiliyor. Yalnızca kredi faiz oranına bakarak konut kredisi hesaplama yapıldığında ayda 1.664 TL taksit ödeyeceğini gören bir müşteri, 3.900 TL tutarında bir dosya masrafı ile karşılaşıyor. Toplam kredi tutarının yüzde 4’ü gibi çok ciddi bir dosya masrafını da üstlenmek zorunda kalıyor. Bu masraf bir diğer banka da 1.900 TL’ye kadar düşebiliyor. Farkın nedeni ise bazı bankaların ekspertiz masrafını yüksek tutmaları ve avukat masrafı, sigorta bedeli gibi pek çok unsuru dosyaya dahil etmeleri. Dolayısıyla; satın alacağı emlağa karar veren ve bir miktarını kredi ile finanse edecek olan müşteri, dosya masrafı adı altında karşılaştığı masrafla tüm kararını yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissediyor.”

Bankaların Haksız Uygulamalarına Standart Getirilmeli

Bazı Bankalar İpoteğin Fekki Masraflarını Tüketiciye Yansıtıyor
Benzer bir yanlışın ipoteğin fekki konusunda yaşandığının altını çizen Hakan Erilkun, şunları söyledi: “İpoteğin kaldırılması anlamına gelen fekki, bankanın yapması gereken bir işlemdir. Ancak bazı bankalar, yönetim kurulları değiştikçe her seferinde noter vb. yasal girişim masrafı ödememek amacıyla ipoteğin fekki’ne dair masrafları tüketiciye yansıtıyor. Bu da kredi borcu ödemesi bittiğinde müşteriye ikinci bir masraf daha çıkarmakta ve mağduriyete yol açıyor.

Toplu ödeme yaparak borcunu vadesinden önce kapatmak isteyenler için erken ödemelerde uygulanan, kalan bakiyenin yüzde 2’si oranındaki cezai şartla beraber düşünüldüğünde ciddi bir mali külfet yaratabiliyor. Bu nedenle kredi kullanım aşamasında imzalanan sözleşmelerdeki her husus müşteri tarafından tek tek kontrol edilmelidir”.

Kaynak: Mynet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konut Kredilerine Fonlar Aracılığıyla Devlet Garantisi

Emeklilik fonları, yeni kurulacak Ulusal İpotek Enstitüsüne dahil olmaya karar verdi. Bu kararla bankaların elinde bulunan konut ipotek garantisi, emeklilik fonlarının güvencesine alınacak.

Emeklilik Fonları bankaların elinde bulunan konut ipotek değerlerini kendi üzerine alarak devlet garantisi vermeye hazırlanıyor.

Kurulacak Ulusal İpotek Enstitüsüne dahil olacak Emeklilik Fonları sayesinde, konut kredileri devlet garantisine girecek ve fonlarda bu garanti ile birlikte tahvil satın alabilecek. Toplanacak bu miktarlarla birlikte bankaların elinde olan konut ipotekleri devralınacak.

Yapılacak bu işlemler ile birlikte konut piyasasında farklı çevrelerin uzun zamandır istediği garanti de sağlanmış olacak.

Öte yandan konut ipoteklerinin devralınması ile bankalar da yeni kredi vermek için daha fazla olanağa sahip olacak.

Kaynak: Sonhaber

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Banka Yöneticisi Kurtarma Paketini Lüks Eve Harcadı

ABD’de Maintsreet Bankası’nın yöneticisi, kriz ertesinde hazineden aldığı mali yardımı şahsına lüks bir ev için harcadığını mahkemede kabul etti.

Amerikalı bir banka yöneticisi, borç krizine giren bankasını kurtarmak için verilen kurtarma paketini lüks bir ev satın almaya kullanmaktan suçlu bulundu.

Mainstreet Bankası’nın yöneticisi Darryl Woods, mali piyasaları sarsan kredi krizi ardından Amerikan hazinesinden aldığı 1 milyon dolarlık yardımın 381 bin dolarıyla Florida’da denize nazır bir ev satın aldı.

Amerika’da çöken emlak piyasası ve bunu takip eden mali kriz nedeniyle vergi mükelleflerinin yardımına muhtaç kalan bankalar arasında Mainstreet de vardı.

Savcı Tammy Dickinson, ”Sıradan Amerikalılar ödeyemedikleri konut kredileri nedeniyle evlerini kaybederken Darryl Woods’un halkın parasını kendine lüks bir ev satın almak için kullandığını” söyledi.

Yönetici, mali yardım için hazineye yazdığı mektupta bankasının yaşadığı bölge için elzem olduğunu ve yardım fonunun ”ciddi iç kanama yaşayan bir hastanın hayatta kalmasını sağlayacağını” söylemişti.

Woods’un parayı kötüye kullandığı hükümet denetçilerinin kontrolü sırasında ortaya çıkarıldı.

Bugüne değin ABD’de mali yardım fonlarını zimmetine geçirdikleri iddiasıyla yaklaşık 140 kişi hakkında açılmış dava var.

Kaynak: Hürriyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Faizsiz Konut Kredisi Normal Konut Kredisi İle Alınmış Daire İçin de Kullanılabilmeli

Faizsiz konut kredisi hakkı gelmeden önce mevcut faiz oranları ile bankalardan konut kredisi kullanarak daire alan Ordu Vazife Malulleri, faizsiz konut kredisini daha önceden konut kredisi ile almış olduğu evlerde de kullanabilmek istiyorlar.

Bankalarca kullandırılan normal Konut kredisi ile ilgili mevcut uygulamada banka değiştirmek istediğinizde diğer bankanın garantörlüğünde ipotek kaldırılarak yeni banka ipotek koyuyor ve konut kredisini başka bankaya kaydırabiliyorsunuz. Bu uygulama faizsiz konut kredisinde neden olmasın?

Sitemize görüşlerini ileten Ordu Vazife Malulü Sn. Hasan İMER, halihazırda konut kredisi ile ev aldığını, bankaya 75.000 tl. ana para, 30.000 tl.’de faiz borcu olmak üzere toplamda 105.000 tl. ödeme yapması gerektiğini, faizsiz konut kredisi hakkını halihazırda almış olduğu bu daire için kullandığı taktirde mevcut faizi ödemekten kurtulacağı gibi yasa ile verilen bu hakkı rahatlıkla kullanabileceğini iletmiştir. Bu çerçevede faizsiz konut kredisi hakkının kullanımında halihazırda faizle konut kredisi çekilerek alınan daireler için de bu hakkın kullanılabileceği bir yönetmelik düzenlemesi bu konuda aynı durumda olan bir çok ordu vazife malulü kardeşimiz için olumlu bir gelişme olacaktır.

Kaynak: Gazihaber

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

İnşaat Balonu Patlamaya Yaklaşıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, AK Parti iktidarının ekonomideki canlılığı konut-emlak sektörüyle sağladığını ifade ederek, “Konut-inşaat sektöründe yaratılan balon, ekonomide yaşanan yeni dalgalanma sürecinde, patlama noktasına biraz daha yaklaştı” dedi.

Oran, AK Parti iktidarının ekonomideki canlılığı konut-emlak sektörüyle sağladığını ifade ederek, “Konut-inşaat sektöründe yaratılan balon, ekonomide yaşanan yeni dalgalanma sürecinde, patlama noktasına biraz daha yaklaştı. AKP iktidarında ekonomide “lokomotif’ olarak kullanılan inşaat sektörü hızla yıkıma doğru sürükleniyor. İnşaatta AKP eliyle yaratılan balon, patlamaya adım adım yaklaşıyor” dedi.
Oran, yaptığı yazılı açıklamada, “AK Parti iktidara geldiğinde ekonomiyi sıcak paranın sömürü ve talanına alabildiğine açarken, inşaat-konut sektörünü, ekonominin lokomotifi olarak gördüğünü” savunarak, “On bir yıla yaklaşan AKP iktidarında kamuoyu algısında ekonomi kavramı, neredeyse sadece faiz, döviz ve borsa üçgenine indirgenirken, sanayi ithal girdi bağımlısı yapıldı; yap-satçılığa mahkûm edildi. Tarım ve hayvancılığın ihmali nedeniyle nüfusun yüzde 75’i büyük kentlere yığıldı. AKP, bu kitleye konut satmayı, her tarafı AVM ve rezidanslarla, kamu arsalarını TOKİ inşaatları ve rant tesisleri ile donatmayı kalkınma modeli olarak belirledi” dedi.

Devlet imkânlarıyla desteklenen inşaat sektörünün, ekonomide canlılığa ve kâğıt üzerindeki büyüme sürecine katkı sağladığını söyleyen Oran, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Hem özel sektör hem devlet eliyle milyarlarca liralık yatırımların yapıldığı toplu konut sektörü, ekonomideki canlılığı tetikleyen itici bir güç haline geldi. Kentsel dönüşüm projeleri, devlet eliyle gerçekleştirilen büyük konut projeleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) yürüttüğü projeler ve büyük altyapı yatırımları sürekli olarak inşaat sektörünü canlı tuttu, bu da genel ekonomiye yansıdı. İnşaat sektörüne yapılan doping, AKP tarafından krizleri aşmanın bir yöntemi olarak görüldü.

Sektör sürekli üretmeye teşvik edilirken, bankacılık sektörü de yurt dışından borçlanma yoluyla temin ettiği dış kaynakları hem büyük projeler için firmalara hem de konut kredisi olarak tüketiciye pompalayarak bu sürece katkı verdi.

AKP döneminde inşaatta balonu şişiren aktörler sadece özel sektör kuruluşları ile kalmadı. Hatta bu aktörlerin başında bir kamu kuruluşu olan TOKİ geldi. Sosyal konutla işe başlayıp, lükse de el atan ve on binlerce konut üreten TOKİ, aynı zamanda devlet gücüyle piyasada haksız rekabete de yol açtı.

Ekonomide geçici ve riskli bir canlılığı beraberinde getiren bu süreçte, talep doyum noktasına gelirken, sektör gittikçe şişen bir balon görüntüsü aldı. Sektörde arz-talep-stok dengesizliği kaynaklı riskler giderek büyüdü. Gelecekteki talebe yönelik üretim yapan inşaat sektörü, şimdi istediği talebi yakalayamadığı için sıkıntıda.”

Risk Şimdi Daha Da Büyük

Son beş yılda gelişmiş ülkelerin krizi aşmak için rekor boyutlarda parasal genişlemeye gitmesi, Türkiye gibi ülkelere inanılmaz boyutlarda bir spekülatif kısa vadeli sermaye saldırısı yaşattığının altını çizen Oran, “AKP politikalarıyla Türkiye de bu bol ve ucuz dış kaynaktan hovardaca yararlandı, ekonomiyi tamamen sıcak paraya rehin hale getirirken, gırtlağına kadar da borçlandı” ifadelerini kullandı. Şimdi ise paranın asıl sahiplerinin, tam tersine parasal “sıkılaştırmaya” gitme ve Türkiye gibi ülkelerden sıcak parayı çekmeye hazırlandığını söyleyen CHP’li Oran, “Bu yöndeki Fed kararları, Türkiye’de şimdiden kurları ve faizi, dolayısıyla fiyatları yukarı doğru tırmandırmaya, iç talebi baskılamaya başladı. Yakın zamanda yüzde 6.5’lerde olan gösterge tahvil faizi yüzde 10’a dayandı, 1.80 TL dolayındaki dolar kuru 2 TL’yi gördü.
Bu gelişmeler gelecek bir yılda 165 milyar dolarlık dış borç ödemesi bulunan ve 60 milyar dolara yakın cari açık vermesi beklenen Türkiye’nin kur riskini büyütüyor, borçlarını çevirmek ve cari açığını finanse etmek için gerekli kaynağın temininde ciddi kaygılar yaratıyor.
Bu süreçte; özellikle yılın sonuna doğru hızlanacak sıcak para çıkışı, döviz ve faizi yukarı doğru itmeye devam edecek, bu gelişme enflasyonu da azdıracak. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki erime hızlanacak. Dış borçların çevrilmesi ve cari açığın finansmanında ciddi bir sıkıntı yaşanacak. Yani AKP’nin sıcak paraya dayalı ekonomik modeli, şimdi bumerang gibi dönüp kendisini vuruyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomik Krizin Fitilini Ateşleyebilir

Oran , ekonomik krizlerin, “varlık balonunun” patlamasıyla başladığına vurgu yaparak, “Türkiye’de inşaat sektöründe konut arzı ve stoklardan oluşan varlık balonu da patlamaya aday. Artık ipin ucu kaçma noktasına geliyor. Sektörde üretici finansman-arz-talep kesimleri arasındaki zincir, kopma noktasına hızla ilerliyor. Sektörde son yılların öne çıkan firmalarından Fi Yapı, bu süreçte zincirin ilk kopan halkası olmuştu. Gelecek beklentilerine göre yapılan yatırımların nakde dönüştürülememesi, izleyen günlerde sektörde daha fazla firmanın finansal sıkıntıya düşmesine yol açacak. AKP’nin bunca yıl ekonomiyi “canlı’ tutabilmek için yüklendiği inşaat sektöründe ciddi boyutlarda bir atıl kapasite ve arz-talep dengesizliği oluştu. Bu süreçte inşaat sektöründe patlak verecek çöküş, genel bir ekonomik krizin bile fitilini ateşleyebilir” dedi.

Halkın Konut Kredisi Borcu 95 Miyar TL

Ekonomiyi canlandırmak için inşaat sektörünün “kontrolsüzce” konut üretimine teşvik edildiğini, halkın da devasa borçların altına girme pahasına konut almaya özendirildiğine işaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Oran, şunları kaydetti:
“Bankacılık sektörünün mortgage (konut) kredilerinin 2002 sonunda sadece 459 milyon TL olan hacmi, bu yılın Ağustos ayı başına kadar olan dönemde tam 205.8 katlık (yüzde 20 bin 583 oranında) artışla 94 milyar 934 milyon TL’ye ulaştı.
Konut kredisi stokunda özellikle AKP’nin ilk yıllarında geometrik artışlar yaşandı. Stok, 2003 yılında yüzde 90, 2004 yılında yüzde 203 ve 2004 yılında yüzde 368’lik rekor artışlar gösterdi. Konut kredisi stokunda, 2006 yılında yüzde 79 ve 2007’de yüzde 39 olan artış, 2008-2009 küresel krizi sürecinde hız keserek yıllık yüzde 11 dolayına geriledi. Kredi hacmi krizden çıkışla birlikte 2010 yılında yüzde 37 artarken, konut üretimi hızla sürerken talebin doyma noktasına gelmesi ve halkın borçlanma kapasitesinin giderek azalması nedeniyle izleyen dönemde de yavaşlayarak 2012 yılında yüzde 14’e indi, bu yılın ilk yedi ayında ise yüzde 20’ye yakın bir artış gösterdi.
Fed kararlarından sonra gösterge faizin yüzde 6.5’lerden yüzde 10 sınırına dayanmasıyla, konut kredilerinin daha önce aylık yüzde 0,69’u gören faizi yükselişe geçerek % 0,8 – %1,1 aralığında bir banda oturdu. Bu gelişmeyle; 100 bin TL’lik bir konut kredisinin 120 aylık maliyetinde 20-30 bin TL arasında bir artış oldu. Genel faiz düzeyiyle paralel olarak konut kredisi faizlerinin giderek daha da yükselmesi bekleniyor.

İnşaat ruhsatı alınan bina sayısında özellikle 2004’ten itibaren patlama yaşandı. 2003’de yıllık 50 bin dolayında bulunan inşaat ruhsatlarındaki bina sayısı 2004’te 75 bini, izleyen yıl 114 bini aştı. İnşaat ruhsatı alınan bina sayısı küresel krizin etkili olduğu 2008 ve 2009 yıllarında düşmekle birlikte yüksek düzeyini korudu, 2010’da ise 140 bine yaklaştı. Alınan ruhsat sayısı küresel krizin yeniden derinleştiği 2011’de 101 bin dolayına geriledi, 2012 de 102 bin dolayında gerçekleşti.
Kullanım (oturma) izni alınan bina sayısındaki artış ise inşaat izinleri kapsamındakine paralel bir seyir izlemedi. 2003-2013 döneminde inşaat izni alınan toplam bina sayısı 1 milyon 15 bin 689 olurken, inşaatı tamamlanıp satılan ve oturma izni alınan bina sayısı 757 bin 700 düzeyinde kaldı.
Konut satışlarına ilişkin ilgili istatistikleri ise TÜİK, 2008’den bu yana yayınlıyor. Veriler, büyük bölümü el değiştiren mevcut ikinci el konutları kapsamakla birlikte sektör hakkında fikir veriyor. Kriz yılı 2009’da ekonomiyi canlandırmak amacıyla getirilen vergisel teşviklerle 500 bini aşan yıllık konut satışının, 2010’da 600 bin, 2011 ve 2012 yılarında 700 bin dolayında gerçekleştiği, bu yılın ilk yarısında da 500 bini aştığı görülüyor.”

Mega “Rant” Projeleri

Oran, inşaat sektöründeki büyümede, “mega projeler” denilen bina dışı yapıların büyük payı bulunduğunu belirterek, AK Parti’nin bu projelerle “eş-dost ve yandaşa rant dağıtırken, kamuoyu tepkisine aldırmadan, çevreyi fütursuzca tahrip ettiğini” savundu. Planlar hazırlanırken, sosyal, çevresel ve kentsel yaşam kalitesine ilişkin kriterlerin gözetilmediğini belirten CHP’li Oran, “Genelde yap-işlet-devret ve benzeri modellerle özel sektör ve yabancı sermayeye ihale edilecek 21 mega projenin toplam mali büyüklüğü 138 milyar doları aşıyor. Mega projelerin planlama ve proje geliştirme süreçleri ile çevresel etkileri konusunda ilgili sivil toplum kuruluşları ile akademisyenlerce yapılmış değerlendirme ve açıklamalar, çeşitli eleştiri ve kaygılar ise dikkate alınmıyor. Akademik çevreler ve uzmanlar dışlanarak, sadece Başbakan’ın arzusuna ve iki dudağı arasında çıkan söze göre başlatılan bu projeler, yangından mal kaçırırcasına ihale ediliyor. İhaleler, aile üyelerine, yakın ve yandaşlara, iktidar eliyle yaratılan yandaş sermaye gruplarına, iktidarın yayın organı gibi çalışan medya organlarının patronlarına veriliyor, ihalelerde hakkaniyet ilkesine ve bilimsel-teknik kriterlere uyulmuyor. Bunlara “mega rant projeleri’ demek daha yerinde bir ifade olur” yorumunu yaptı.

İnşaat Sektörünü Ciddi Riskler Bekliyor

Bunlar arasında yer alan ve ihalesi tamamlanan İstanbul’a 3. Köprü’nün (Yavuz Sultan Selim Köprüsü) yapımında, AK Parti’nin eşi görülmemiş bir skandala imza attığını öne süren Oran, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Köprünün, projede belirtilen güzergahın dışında yanlış bir yere yapıldığı anlaşıldı. Bakan’ın imzasıyla o bölgedeki tüm imar planları iptal edildi. Köprü ve bağlantı yolları nedeniyle 1 milyona yakın ağaç yok yere katledildi.
Fed kararları sonrasında piyasalarda başlayan yeni dalgalanma sürecinde güçleşen finansman koşulları, bu “mega” projelerin yürütülmesini de zorlaştıracak. Ağırlaşan finansman maliyetleri, ihaleleri alan firmaların projeleri yürütmesini zorlaştıracağı gibi, iktidar da yeni ihalelerde güçlük yaşayacak.

Bu mega rant projelerinin yanı sıra, AKP’nin gazı ve teşvikiyle on binlerce konutluk dev projelere girişen onlarca sektör firması, gelecek beklentilerine göre yaptıkları yatırımları nakde dönüştürmekte zorlanacak. Artan maliyetler, halkın borçlanma kapasitesinin daralması, konut stoklarının eritilmesini daha da zorlaştıracak. Bu durum, izleyen günlerde sektörde daha fazla firmanın finansal darboğaza girmesine yol açacak.
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin raporunda yer alan bilgilere göre uzmanlar önümüzdeki dönemde GYO’ların yapacakları halka arzlarda ve özellikle de İstanbul’da yapılacak yatırımlarda ciddi finansman gereksinimi doğacağını belirtiyor.
Özetle konut-inşaat sektöründe yaratılan balon, ekonomide yaşanan yeni dalgalanma sürecinde, patlama noktasına biraz daha yaklaştı. İleriye yönelik ciddi kaygıların ufukta belirdiği bu süreçte, AKP’nin ekonomide önemli bir oyuncağı olan inşaat sektörünü ciddi riskler bekliyor. AKP iktidarında ekonomide “lokomotif’ olarak kullanılan inşaat sektörü hızla yıkıma doğru sürükleniyor. İnşaatta AKP eliyle yaratılan balon, patlamaya adım adım yaklaşıyor.”

Kaynak: Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konut Kredisi Dosya Masrafı İadesinde Yargıtay Kararı

Konut kredisi dosya masrafının geri alınabileceğine ilişkin karar, Tüketici Dernekleri girişimleri doğrultusunda Yargıtay tarafından alındı.

Konut kredisi dosya masrafının geri alınabileceğine ilişkin karar, Tüketici Dernekleri girişimleri doğrultusunda Yargıtay tarafından alındı. Alınan bu karar, kredi kuruluşlarından talep edilen masrafların ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerekiyor. Konu ile ilgili husus, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10/B maddesinde yer alıyor.

Konut Finansmanı Sözleşmeleri

Madde 10/B – (Ek: 21/2/2007-5582/24 md.) Konut finansmanı kuruluşları tüketicilere sözleşme öncesinde kredi veya finansal kiralama işlemleri ile ilgili genel bilgiler vermek ve tüketiciye teklif ettikleri kredi veya finansal kiralama sözleşmesinin koşullarını içeren Sözleşme Öncesi Bilgi Formu vermek zorundadır. Tüketici teklifi kabul edip etmemekte serbesttir.

Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilecek genel bilgilerin kapsamı ve Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun standartları ilgili birliklerin görüşü alınmak suretiyle Bakanlık tarafından belirlenir. Sözleşme Öncesi Bilgi Formunun tüketiciye verilmesini takip eden bir iş günü geçmeden imzalanan sözleşme geçersizdir.

Konut finansmanı sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen şartlar, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Borçlunun temerrüde düşmesi halinde konut finansmanı kuruluşu borçluya temerrüt tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde iadeli taahhütlü posta yoluyla bildirimde bulunmakla yükümlüdür.

Konut finansmanı kuruluşu, geri ödemelerin yapılmaması halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak tüketicinin birbirini izleyen en az iki ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için en az bir ay süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.

Finansal kiralama işlemlerinde, tüketicinin muacceliyet uyarısında verilen sürenin sona ermesini takiben, konut finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere finansal kiralama sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkarmakla yükümlüdür. Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara kıymet takdiri yaptırtır. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on iş günü önce tüketiciye bildirilir. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirir. Tüketici, konut finansmanı kuruluşunun zararının konutun satışından elde edilen bedeli aşan kısmından sorumludur. Konutun satışından elde edilen bedelin kalan borcu aşması halinde aşan kısım tüketiciye ödenir. Konut finansmanına yönelik finansal kiralama işlemlerinde 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 7, 25 ve 31 inci maddeleri uygulanmaz.

Konutun satışının gerçekleştirilmesi ve elde edilen bedelin kalan borcu aşan kısmının tüketiciye ödenmesini takiben tüketici veya zilyedliğin devredilmiş olması halinde zilyedliği elinde bulunduran üçüncü şahıslar konutu tahliye etme yükümlülüğü altındadır. Konutun tahliye edilmemesi halinde konut sahibi 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 26 ncı ve 27 nci maddeleri uyarınca tüketici veya zilyedliğin devredilmiş olması halinde zilyedliği elinde bulunduran üçüncü şahıslar aleyhine icra yoluna başvurabilir. Kullanılan finansmanın teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, konut finansmanı kuruluşu asıl borçluya ve diğer teminatlara başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlı konut finansmanından kaynaklanan işlemlerde kredi veren konut finansmanı kuruluşu, krediyi belirli bir konutun satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda, konutun hiç ya da zamanında teslim edilmemesi halinde kredi veren satıcı ile birlikte, tüketiciye karşı, kullandırılan kredi miktarı kadar müteselsilen sorumlu olur. Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında olmaz.

Konut finansmanı kuruluşunun ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır. Bu yasağa rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa, tüketici bu kıymetli evrakı konut finansmanı kuruluşundan geri isteme hakkına sahiptir. Ayrıca, konut finansmanı kuruluşu kıymetli evrakın başkasına devri sebebiyle tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Kredilerde geri ödeme tutarlarının, finansal kiralama işlemlerinde ise kira bedellerinin anaparayı aşan kısmı bu madde kapsamında faiz olarak kabul edilir.

Sözleşmede belirtilmek suretiyle konut finansmanına yönelik kredilerde ve finansal kiralama işlemlerinde faiz oranı sabit, değişken veya aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenebilir. Oranın sabit olarak belirlenmesi halinde sözleşmede başlangıçta belirlenen oran her iki tarafın ortak rızası dışında değiştirilemez. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı yine başlangıçta sözleşmede belirlenecek olan azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve yine sözleşmede belirlenecek yurt içinde veya yurt dışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilir. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde bu yöntemin muhtemel etkileri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi şarttır. Bu amaçlarla kullanılabilecek referans faizler ve endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, tüketicilerin bilgilendirilme yöntemlerine ilişkin usûl ve esaslar ise Bakanlık tarafından belirlenir.

Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Her iki durumda da konut finansmanı kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. Ödenen miktara göre gerekli faiz indiriminin ve kredinin tüketiciye yıllık maliyet oranının hesaplanmasında Bakanlık tarafından çıkartılan ilgili yönetmelik hükümleri uygulanır.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez.

Konut finansmanı sözleşmelerinde asgari olarak aşağıdaki unsurlara yer verilmesi zorunludur:

a) Konut kredisi sözleşmeleri için kredi tutarı, finansal kiralama sözleşmeleri için toplam kira bedeli,

b) Kredi sözleşmeleri için üzerine ipotek tesis edilen konuta, finansal kiralama sözleşmeleri için finansal kiralamaya konu olan konuta ilişkin bilgiler,

c) Yıllık faiz oranı ve yıllık maliyet oranı (değişken faizli sözleşmelerde yıllık faiz oranı ve yıllık maliyet oranı başlangıç ve azami faiz oranı için ayrı ayrı hesaplanır),

d) Toplam borç tutarının anapara, faiz ve diğer giderler itibarıyla dağılımı (değişken faizli sözleşmelerde başlangıç faiz oranı veya kira bedeli ve azami faiz oranı veya kira bedeli esas alınarak hesaplanacak toplam borç tutarları),

e) Değişken faizli sözleşmelerde baz alınan endeks ve faiz oranındaki veya kira bedellerindeki değişmenin hesaplanma yöntemi,

f) İlk yıl için dönemsel olarak, kalan yıllar için yıllık olarak hazırlanan, ödenen anapara, ödenen faiz, diğer giderler, kalan anapara, ilgili dönemler için geri ödeme veya kira bedellerinin yer aldığı ödeme planı (Değişken faizli sözleşmelerde, başlangıç ve azami faiz oranları kullanılarak iki ayrı ödeme planı oluşturulur.),

g) Geri ödeme veya kira ödeme sayısı, ödeme tarihleri, belirlenen ödeme tarihinin resmi tatile gelmesi durumunda ödemelerin ne zaman yapılacağı, ilk ve son ödeme tarihleri,

h) İstenecek teminatlar,

i) Ödemelerde temerrüde düşülmesi halinde, kredi sözleşmeleri için akdi faiz oranının (değişken faizli sözleşmelerde cari faiz oranının) yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı, finansal kiralama sözleşmeleri için uygulanacak gecikme faiz oranı,

j) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,

k) Kredi geri ödemelerinin veya kira ödemelerinin vadesinden önce yapılmasına ilişkin şartlar ve sabit faizli sözleşmelerde erken ödeme ücreti öngörülmekte ise hesaplanmasına ilişkin esaslar,

l) Kredinin veya kira bedellerinin yabancı para birimi cinsinden belirlenmesi durumunda, kira ve geri ödeme tutarları ile toplam borç tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin şartlar,

m) Sözleşmeye konu olan konutta kıymet takdiri yapılmasını gerektirebilecek haller ve kıymet takdirinin kimler tarafından yapılabileceği,

n) Varsa sözleşmeye konu olan konuta ilişkin sigorta bilgileri. Tüketiciye gönderilecek dönemsel ödeme dekontlarında ödemelerin onbeşinci fıkranın (d) bendinde yer aldığışekliyle dağılımına ve kalan borç miktarına yer verilir.

Bu maddenin uygulanmasında, konut yapı kooperatiflerinin gerçek kişi ortakları tüketici kabul edilir.

Kaynak: Emlak Kulisi

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 


DASK Konut Kredisinde ve Aboneliklerde Zorunlu Olunca 1 Yılda % 48 Arttı

Kanunla, daha önce sadece tapu ve konut kredisi alırken istenen zorunlu deprem sigortasının kapsamı elektrik ve su abonelik işlemleriyle genişletildi.

Geçen yıl tapu ve konut kredisi alırken istenen DASK’ın kapsamı elektrik ve su aboneliğiyle genişletilince, DASK oranı 1 yılda % 48 arttı. Ancak, Türkiye’de sigortalılık oranı hâlâ yüzde 34’ler seviyesinde bulunuyor.

100 Konuttan 34’ü Sigortalı

Marmara Depremi’nin 14’üncü yıldönümünde zorunlu deprem sigortası yaptıranların oranına baktığımızda, 100 konuttan sadece 34’ünün sigortası olduğu görülüyor. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon konutun 5.8 milyonunun sigortası var.
En fazla DASK oranı yüzde 42.90’la Marmara Bölgesi’nde. Marmara’da DASK’ı ağırlıkla İstanbullular yaptırmış durumda. İstanbul’da 3 milyon 558 bin konutun 1 milyon 602 bini (yüzde 45) sigortalı. En az sigorta ise yüzde 23.20’yle Doğu Anadolu’da.

Su ve elektrik aboneliği.

2000 yılından bu güne kadar depremlerde hasar gören konutlar için toplam 155 milyon 35 bin TL ödeme yapıldı. Bu yıl ise şu ana kadar 111.1 bin TL’lik ödeme yapıldı.
 Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, son bir yılda zorunlu deprem sigortası yaptıranların oranının yüzde 48 arttığına dikkat çekti. Bunda geçen yılın ağustos ayında yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu’nun etkisi büyük

Kanunla, daha önce sadece tapu ve konut kredisi alırken istenen zorunlu deprem sigortasının kapsamı elektrik ve su abonelik işlemleriyle genişletildi. Öte yandan, DASK olarak poliçe süresi biten kişileri aradıklarını ve poliçenin yenilenmesini hatırlattıklarını belirten Yazıcı, “Poliçe sahiplerinden de dönüşler oluyor” dedi.

‘Van’ın etkisi oldu’
Yazıcı, ayrıca Van Depremi’nin de DASK’a olan ilgiyi artırdığını belirterek şunları söyledi:
“Van Depremi’nde ciddi ödemeler yapıldı. Bunun görülmesi deprem sigortasının önemini daha iyi gösterdi. Yaptırdığımız bir araştırmaya katılanların yüzde 49’u DASK’ı ‘zorunlu olduğu için’ değil, ‘tedbir için’ aldıklarını belirtti. Araştırmada, ‘hasar aldım, DASK’ı tekrar yaptırırım’ diyenler var. DASK artık benimsendi. Ortalama yıllık poliçe 110 TL. 150 bin TL’ye kadar da teminat veriliyor.” Yazıcı, hedeflerinin 2017’de 10 milyon konuta ulaşmak olduğunu belirtti.

2011’de Sigortalılık Oranı Yüzde 9 iken Bugün Yüzde 20

Van’da 16 bin 315 konut sigortalı
 2011 yılında Van’da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem sonrasında bu ilde sigortalılık oranında sıçrama yaşandı. 2011’de sigortalılık oranı yüzde 9 seviyesindeyken, bugün yüzde 20’lere çıkmış durumda.
Şu anda Van’da 81 bin 450 konutun 16 bin 315’i sigortalı. Van Depremi’nde DASK, evleri hasar gören sigortalılara 120 milyon TL’lik ödeme yapmıştı. Hasar ödemeleri sonrasında DASK’a ilgi artmış durumda.
Büyük depremlerin yaşandığı bazı illerdeki sigortalılık oranı ise şöyle: Kocaeli, yüzde 43.90, Yalova yüzde 55, Kütahya yüzde 24.90 seviyesinde.

Kaynak: Milliyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Toplam Nakdi Kredilerin Yüzde 39’u Sadece İstanbul’da Kullanıldı

Bankaların kullandırdığı kredilerde “aslan payını” İstanbul aldı. Toplam nakdi krediler 947 milyar 318 milyon 206 bin liraya ulaşırken, bu kredilerin yüzde 39’unu sadece İstanbul kullandı.

En Az Kredi Kullanan İl Bayburt

İstanbul’un 369 milyar 441 milyon 913 bin lira kredisi Türkiye’deki toplam kredilerin yüzde 39’unu oluştururken, toplam kredi kullanımında İstanbul’u, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa izliyor. Bankalardan en az kredi kullanan il ise 338 milyon 227 bin lira ile Bayburt olurken onu Tunceli, Ardahan ve Hakkari izliyor.

Bankaların kullandırdığı kredilerde “aslan payını” İstanbul aldı. Toplam nakdi krediler 947 milyar 318 milyon 206 bin liraya ulaşırken, bu kredilerin yüzde 39’unu sadece İstanbul kullandı. İstanbul’da kişi başı 26 bin 1 lira kredi kulanılırken Hakkari’de bu miktar 1.536 lirada kaldı. BDDK verilerine göre, 2013’ün ilk 6 ayında gerçekleşen nakdi krediler 947 milyar 318 milyon 206 bin liraya ulaştı.

İstanbullu 26 Bin Lira Kredi Kullandı

Kişi başı ortalama kredi kullanım miktarında 1.536 lira ile Hakkari, 1.763 lira ile Muş ve 1.775 lira ile Ağrı son sıralarda yer aldı. Kredilerin illerin nüfusuna oranında İstanbul’da kişi başı ortalama 26 bin 1 lira kredikulanılırken, İstanbul’u 22 bin 292 lira ile Ankara, 14 bin 646 lira ile Antalya, 12 bin 942 lira ile İzmir takip etti.

Kaynak: Habertürk

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konut Kredileri Şişiyor Kredi Kartı Borcu Artıyor

DP İl Başkanı Özbakkal, halkın giderek daha fazla borçlandığını belirterek, ”Konut kredileri şişiyor, kredi kartı borcu ve protesto edilen çek sayısı artıyor,borç yeni borç ile, kredi kartı diğer kredi kartı çevriliyor’ dedi.

DP İl Başkanı Özbakkal, yaptığı açıklamada, halkın giderek daha fazla borçlandığını belirterek, ”Konut kredileri şişiyor,  kredi kartı borcu ve protesto edilen çek sayısı artıyor,borç yeni borç ile, kredi kartı diğer kredi kartı çevriliyor. Ülkemizde kredi kartları maalesef bir gelir unsuru olarak algılanmakta ve bankaların sorumsuzca yaptığı kart ve kredi reklamları da bu algıyı teşvik etmektedir” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında, ”Ülkemizde kredi kartları ve tüketici kredileri aracılığı ile sahte bir cennet yaratılmış ve tüketiciler çılgınca tüketmeye teşvik edilmişlerdir” diyen Özbakkal, ”Sistem, sürekli olarak tüketicileri çılgınca tüketmesi için kamçılamaktadır. Bu tablonun sürmesi halinde patlayan kredi kartı ve tüketici kredisi balonu, hem bankaların, hem de ekonominin başına bela olacaktır. Hükümetin uyguladığı ekonomik politikalar nedeniyle satın alma gücü gittikçe gerileyen vatandaşlar (sürekli gerileyen reel gelirleri nedeniyle) artık borçtan korkmak sınırını aşmışlardır. Çünkü önlerinde tek bir yok bırakılmıştır, taksitle yaşayıp borçla ölmek” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, tasfiye olacak tüketici kredileri ve kredi kartları sayısı ile, borçlarını ödeyemeyen kişi sayısının her geçen gün arttığını vurgulayan Özbakkal, şunları kaydetti:

”Tüketiciler kart harcamalarını gelirleriyle karşılayamadıkları için de borçları sürekli artmaktadır. Kredi kart sayısındaki artışa paralel olarak bu kartlarla yapılan alışveriş ve nakit çekimlerin hacminde yaşanan hızlı büyüme de son yıllarda ivme kazandı. 2007 yılında Kredi Kartı borcunu ödememiş ve takibe uğramış tüketici sayısı 113.287 iken geçen 5 yıllık süre içerisinde bu sayı yüzde 1290 oranında artarak 1 milyon 461 bin kişiye ulaşmıştır.

2013 yılının ilk yarısında ise kredi kartıyla yapılan alışveriş ve nakit çekimlerin tutarı geçen yıla göre yüzde 19.1 artışla 203.9 milyar TL oldu. Kredi kartlarındaki borç bakiyesi Haziran 2013 sonu itibariyle 86.9 milyar liraya ulaştı. Söz konusu borç yükü 2000’li yıllarda adeta katlanarak büyüdü. 2002 sonunda sadece 4,3 milyar lira olan bireysel kredi kartı sahiplerinin borç yükü, bu yıl Haziran sonu itibariyle 78.2 milyar liraya yükseldi.

2012 yılı sonunda protestolu senet sayısı 1.074.730 adete, karşılıksız çek sayısı 904.750’ye ulaşmıştır. Protestolu senet ve karşılıksız çek sayısı 2013 yılında da artmaya devam etmektedir.”

Kaynak: Beyaz Gazete

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Aylıklara Yüzde 25 Zam Yapılacak

Yeni düzenlemeyle istihdam hakkı ile faizsiz konut kredisi hakkı, tüm vazife malulleri ile sivil şehit ve gazi olan vatandaşlara da verildi.

Vazife malullüğünün kapsamı genişletildi. Düzenlemeyle tüm vazife malullerinin anne ve babalarına şartsız aylık bağlanma imkânı getirildi. Ayrıca görev aylığı ve vazife malullüğü aylığı anda alınabilecek. Vazife malullüğü aylığı bağlananların maaşı üst sınır aranmaksızın yüzde 25 artırılacak.

Son yasal düzenlemelerle vazife malullüğünün kapsamı ve hakları genişletildi. Vazife malullerinin anne ve babalarına şartsız aylık bağlanması, görev aylığı ve vazife malullüğü aylığını aynı anda alabilme, vazife malulü olan herkese faizsiz kredi ve istihdam hakkının verilmesi, özel eğitim kurumları da dahil tüm vazife malullerine eğitim yardımı hakkı gibi kapsamlı iyileştirmeler yapıldı. Yeni değişiklikler sonrası harp malulleri ve erbaş-erler ile 2330 Sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlananlara, ödenen aylıkların herhangi bir üst sınır aranmaksızın yüzde 25 oranında artırımlı olarak ödenmesi sağlandı. Vazife maluliyetine neden olan olaya bakılmaksızın tüm vazife malullerinin anne ve babalarına şartsız aylık bağlanabilecek. Önceki düzenlemede sadece harp malulleri, 2330 ve 3713 sayılı kanunlar kapsamında vefat edenlerin anne ve babaları şartsız aylık alma hakları vardı, diğer vazife malullerinin anne ve babalarının ise malul ve muhtaç olma şartını taşımaları koşulu vardı.

Toplu taşıma araçlarıyla ilgili ücretsiz seyahat hakkından aylık alanlar ile hayatta olanların aylık bağlanmayan eşleri ve belirli şartlarda çocukları ile anne ve babaları yararlanabilirken, şimdi ücretsiz seyahat hakkından tüm vazife malullerinin kendileri ve eşleriyle birlikte 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile anne ve babaları da yararlandırılacak. 25 yaşını doldurmuş olmakla birlikte halen yetim aylığı alan ve ücretsiz seyahat hakkı bulunanlar, bu aylıkları almaya devam ettikleri müddetçe ücretsiz seyahat hakkını kullanabilecek.

Yeni düzenleme ile birlikte görev aylığı ve vazife malullüğü aylığını aynı anda alabilme hakkı getirildi. Daha önce sadece 3713 Sayılı Kanun kapsamında olanlar görev aylığı ve vazife malullüğü aylığını aynı anda almaktaydı. Bu kanun kapsamının dışında vazife malullüğü aylığı alanlar çalışmaya başlamaları halinde vazife malullüğü aylıkları kesiliyordu.

Daha önce sadece erbaş ve erlerin vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra kamu görevlisi olarak geçen süreler için ikinci aylık alma hakkından, Harp Malullüğü, 2330 ve 3713 Sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra kamu görevlisi olarak çalışanların da yararlanmaları sağlandı. Aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları dikkate alınarak ikinci bir aylık bağlanabilmesi imkanı getirildi. Terörle mücadele yasası kapsamında malul olanların kendileri ile hayatını kaybedenlerin yakınlarının sahip olduğu istihdam hakkı ile faizsiz konut kredisi hakkı, tüm vazife malulleri ile sivil şehit ve gazi olan vatandaşlara da verildi.

Ek ödeme ve eğitim/öğretim yardımı ödemelerinden vazife malullüğü kapsamı ayırt edilmeksizin tüm vazife malulleri yararlandırılacak. Bu kapsamda vazife malullüğü aylığı almakta iken vefat edenlerin dul ve yetimleri ile vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf değiştirerek göreve devam edenler ile vazife malullüğü aylıkları, göreve girmeleri nedeniyle kesilenler de ek ödeme ve eğitim öğreti.

Kaynak: Zaman

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Hayalindeki Evi Bulan Fırsatı Kaçırmasın

Küresel piyasalardaki dalgalanmalar içeride faizleri zıplattı, tüketicinin de kafası karıştı. Eylül ayında faizlerin dengeye oturmasını bekleyen bankacılardan tüketiciye mesaj var: Hayalindeki evi bulan fırsatı kaçırmasın.

Türkiye İş Bankası Bireysel Krediler Müdürü Recep Haki, “İlk 3 ayda konut satışları geçen yıla göre yüzde 89 arttı. 2B, Mütekabiliyet, Kentsel Dönüşüm gibi yeni yasa ve uygulamaların yaratacağı hareketlilik de göz önünde bulundurulduğunda konut satın alım ve finansman taleplerinin belirli bir ivme ile devam edeceğini ve konut kredisi hacminin bu paralelde şekillenebileceğini öngörüyoruz” diye konuştu.

2013 yılı başında 86 milyar lira seviyesinde olan konut kredisi hacmi özellikle ilk çeyrekte faiz oranlarındaki düşüş trendiyle ilk yarıda 95 milyar liraya yaklaştı.

Faizler 10 Baz Puan Arttı

Ancak küresel piyasalar ve dalgalanmalara bağlı olarak yılın ilk yarısında aylık 0.60-0.70 bandında olan konut kredisi faizleri 10 baz puan yükselirken, çıkışın ne kadar süreceği kestirilemiyor.

110 Milyar Liralık Hacim

Şu anda aylık yüzde 0.80’e kadar çıkan konut kredisi faizlerinin piyasadaki dalgalanmalara paralel bir seyir izlemesi beklenirken, kredi hacminin 110 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor. Bankacılara göre faizler yılbaşına göre bir miktar yükselse de hala tüketiciler için cazip seviyelerde. 2013 yılının ikinci yarısı için kredi faiz oranlarında yukarı veya aşağı yönlü çok keskin fiyat hareketleri beklemiyor. Yıl sonuna kadar faizlerin aylık yüzde 0.80-0.90 bandında seyredeceği öngörülüyor.

Zamanlama Uygun Mu?

Özellikle mütekabiliyet ve kentsel dönüşüm gibi uygulamalar nedeniyle konut satın alım ve finansman taleplerinin belirli bir ivme ile devam edeceği öngörülüyor. Tüketicilerin her faiz yükseliş trendinde sorduğu ‘Ev almak için zaman uygun mu?’ sorusunun ise tek bir yanıtı olmasa da bankacıların mesajı net: “Hayalindeki evi bulduğun zaman kaçırma. Çünkü her ne kadar faizler yükselmiş olsa da geçen yılki seviyenin oldukça altında…”

ŞEKER Finans Genel Müdürü Bahadır Teker, 2013 yılının ilk yarısında toplam 100 milyon TL’ye yakın konut kredisi kullandırdıklarını vurgulayarak sektörde ise ilk yarıda 14,5 milyar TL yeni kredi kullandırıldığını ifade etti.

Kaynak: Akşam

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Erdoğan Kızdı Babacan Savundu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, ”Hükümetin samimiyete ihtiyacı var. Başbakan ayrı telden çalıyor, bakanları ayrı telden” dedi.

Bankaların vatandaşlardan çeşitli kalemlerden aldığı faiz dışı ücretlere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Gözünüzü kara toprak doyursun” diye tepki gösterirken Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Merkez Bankası’nın bir tebliğine göre bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaat ve tahsil edilecek masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleme hakları olduğunu savundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, “Hükümetin samimiyete ihtiyacı var. Başbakan ayrı telden çalıyor, bakanları ayrı telden” dedi.

Bankaların vatandaşlardan faiz gelirleri dışında “havale”, “EFT”, “hesap işletim bedeli” gibi yaklaşık 30 farklı kalemden kestiği ücretlerden elde ettikleri gelir milyarca TL’yi buluyor. Umut Oran’m konu hakkındaki soru önergesini yanıtlayan Babacan’ın verdiği yanıtta bir bankanın Ankara Ulus’taki şubesinden hesabına havale yapmak isteyen Kızılay’daki vatandaştan bankanın istediği masraf bedelinin Kızılay’dan Ulus’a gidecek bir taksinin ulaşım bedelinden pahalı olduğuna dikkat çekti.

Babacan: Merkez belirler

Oran, bankaların çeşitli isimler altında vatandaştan aldığı ücret bedellerinin miktar ve türlerine bir sınırlama getirilip getirilmeyeceğini; tüm bankalar için tek bir tarif getirilip getirilmeyeceğini sordu.

Oran’ın soru önergesini yanıtlayan Babacan, bankaların kredi kartlarına ilişkin akdi ve gecikme faiz oranlarını Merkez Bankası tarafından belirlenen oranları geçmemek üzere belirlediğini ifade etti.

Bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaatleri hakkındaki düzenlemenin MB’nin 2006/1 sayılı tebliğinde yer aldığını belirten Babacan, “Bankalar tarafından faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği hüküm altına alınmıştır” diye konuştu.

Başbakan ve Babacan ayrı telden çalıyor

Bu yanıtı eleştiren Oran ise, şu tepkiyi verdi:

“Biz tüm bankalar için masraf ve işlem ücretlerinde bir eşik belirlenemez mi niçin her banka ayrı ayrı ücret alıyor diye soruyoruz sayın bakan bu sorumuzu görmezden geliyor. Öncelikle bu hükümetin samimiyete ihtiyacı var. Başbakan ayrı telden çalıyor bakanları ayrı telden çalıyor. Başbakan bankacılara “gözlerini kara toprak doyuracak” diyor emri altındaki bakan Merkez Bankası’nın tebliğine sığınıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Çıkartırsın yeni bir tebliğ olur biter, TBMM’den her gün kişiye özel yasa geçirmekten çekinmeyen AKP bir tebliğ çıkarmaktan mı korkuyor. Sayın Babacan’ın, Başbakan Erdoğan’ın direktiflerini uygulamasını bekliyoruz. Bankacılık sektörünün yılın ilk 6 ayında faiz dışı gelirleri 16 milyar TL olmuş, ama bakan bey sorumuzu yanıt bırakıyor. Ama bu işin peşini bırakmayacağım belki yeniden sorunca bakan bu kez o soruyu da görecektir.”

Kaynak: Vatan

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

Konut Fiyat Endeksi Yüzde 1,18 Arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB)’ye göre Türkiye Konut Fiyat Endeksi (TKFE) geçen aya oranla yüzde 1,18 artarak 136,74 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,24oranında artan TKFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 5,38 yükseldi. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2012 yılı Mayıs ayında 1096,22 TL/metrekare iken 2013 yılı Mayıs ayında 1222,96 TL/metrekare olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde, 29 ilde son iki yılda yapımı gerçekleşen konutların değerleme raporları analiz edilerek hesaplanan söz konusu endeks, 2013 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,21 oranında artarak 136,21 düzeyinde gerçekleşti. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,72 oranında, reel olarak ise yüzde 4,89 oranında arttı.

Konut Fiyat Endeksi Nedir

Konut Fiyat Endeksi (KFE) konut kredisi kullandıran bankalardan, satışa konu olan konutlar için kredi kullandırma aşamasında düzenlenen değerleme raporlarındaki konut değerleri esas alınarak, tabakalanmış ortanca fiyat yöntemiyle hesaplanıyor. Türkiye geneli için oluşturulan endeks, ayrıca İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması Düzey 2 kırılımında da sunuluyor.

Kaynak: Zaman

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın