Tag: kredi kartı

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

1Konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken İş Bankası genel müdürü Adnan Bali, konut kredilerinin ekonomideki payının Avrupa ülkelerinde yüzde 50, Türkiye’de yüzde 6,9 – 7 düzeylerinde olduğunu vurguladı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, İş Bankası’nın 90. kuruluş yıl dönümü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Bali, 2015 yılının gelişmiş ekonomilerdeki bazı kritik karar konusu hususların yaratacağı belirsizliklere aday olduğunu belirtti. Bali, diğer taraftan jeopolitik risklerin de ciddi oranda artmış durumda bulunduğunu vurguladı.

2014 Yılı Beklentilerimiz Paralelinde Yürüdü

Bali, yaptığı açıklamada şu konulara yer verdi: “Bir de genel seçim var önümüzde. 2015 yılı çok yakın dönem içerisindekiler kadar olmasa bile yine dikkate almamız gereken belirsizlik parametrelerinin bulunduğu bir dönem olacak. Ama bu dönemde çok özel bir problemle karşılaşmaksızın bu süreci yönetebileceğimizi düşünüyorum. Bu ülkenin çok ciddi bir kriz tecrübesi var ve ayrıca geçmişte bu tür dönemleri bugünle kıyaslanmayacak makroekonomik kırılganlıklarla ve zayıf finansal sistemle birlikte yaşıyorduk, şimdi bütçe ve borç istatistikleri başta olmak üzere daha sağlam makroekonomik temeller ve otoritesiyle, denetimiyle, yönetimiyle daha sağlam bir bankacılık sektörüne sahibiz. KOBİ ve işletme bankacılığında özel bir vurgumuz var, çok da ciddi bir mevcut pozisyonumuz var. Tarım bankacılığına önemli bir vurgumuz var. Biz zaten tam bu konsept altında örgütlenmemiş olsak bile bu piyasalarda çok etkindik ama şimdi çok daha teknik manada buna göre örgütlenmiş faaliyetlerle tarıma da önemli bir destek sağlamayı hedefliyoruz. 2014 yılının beklentilerimiz paralelinde yürüdüğünü söyleyebilirim. 2015 açısından da bunu majör derecede değiştirecek bir olguyla şu anda karşı karşıya değiliz.”

2013 yıl sonu ve bu yılın ilk altı ayı itibariyle karlılık açısından bakıldığında net faiz marjlarının gerileme eğiliminde olduğunu belirten Bali, yılın tamamı için ise; yüzde 3,5-4 aralığında kalmasının beklendiğini ifade etti.

Bisikleti Sürme Beceriniz Yavaşken Belli Olur

Hızlı büyüme dönemlerinden sonra özellikle de makul büyüme dönemlerine geçilmeye başlandığında varlık kalitesi ile ilgili kaygıların gündeme geldiğini anımsatan Bali, şunları söyledi:

“Teknik manada bütün verileri içsel modellerimizle desteklediğimiz bir veri tabanı üzerinde çalışıyoruz. Yani meslek erbaplığı artık her bir vakayı tek tek inceleyerek yürütmeyi mümkün kılmıyor. O kadar yaygın ve perakende, o kadar çok sayıda işlem proses ediyorsunuz ki böyle bir tabloda sizin teknik manada çok gelişmiş sistemlere, içsel sistemlere sahip olmanız lazım toplam kaliteyi muhafaza etmek için. Bizim varlık kalitesi açısından bu dönemde en önemli kazanımlarımızdan biri bu içsel modellerimizin doğru çalıştığının teyit edilmesidir. Takipteki kredilerde yüzde 1,6 ile sektörün açık ara altında kalmamızda içsel modelimiz çok etkili olmuştur.”

Çok yüksek büyüme oranlarının olduğu ve firmaların da buna bağlı olarak yüksek cirolar yaptığı dönemlerde kasa döndüğü için işin fizibilitesi olmadığı halde var gibi görülebileceğine işaret edenBali, şöyle devam etti:

“Bunun sınandığı dönem büyümenin makulleştiği dönemlerdir. Örneğin Bisikleti sürme beceriniz yavaşken belli olur. Dengede kalmak yavaş giderken zordur. Halbuki hızlı giderken risklidir ama denge kolay sağlanabilir. O nedenle hızlı büyüme dönemlerinde işlerin fizibilitesinin gözden kaçtığı durumlar olabilir. Türkiye 2012 yılından beri makul hızlarla büyüyor. 2012′de daha yavaş, 2013′te bir miktar üzerinde ve 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,3 büyüdü. Bu dönem aslında önemli bir test dönemidir. Böyle bir dönemde, sorunlu krediler oranı bankacılık sektöründe hala yüzde 3′ün altında… Hele İş Bankası gibi bu kadar yaygın ve hacimli bir plasmana sahip bir bankada dayüzde 1,6 gibi bir seviyede takipteki kredi oranı varsa ben bunun çok önemli bir test olduğunu ve iyi gelişmiş risk yönetim teknikleriyle çalıştığımızın önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde bir sıçrama olmaması önemlidir.”

Yasal Düzenlemeler Önemli

Kredi kartı ve kredilere ilişkin yeni düzenlemelerin çok önemli sonuçlar verdiğini vurgulayan Bali, “Bu yılın ilk altı ayı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda, geçen yılın ilk yarısında konut kredileriyüzde 16,8, taşıt kredileri yüzde 2,6, ihtiyaç kredileri yüzde 15,3 olmak üzere tüketici kredileri toplamda yüzde 15,4, kredi kartları ise yüzde 11,1 artmıştı. Bu yılın ilk yarısında ise; kayda değer yavaşlamayla, konut kredileri yüzde 4,4, ihtiyaç kredileri yüzde 7,2 artarken, taşıt kredileri ise yüzde 13 azalış göstermiş ve tüketici kredileri toplamda yüzde 5,2 artmış, kredi kartları ise yüzde 8 daralmıştır. Yani alınan tedbirler sonuç vermiş” dedi.

Konut Balonuna İşaret Edecek Bir Durumla Karşı Karşıya Değiliz

Konut kredilerindeki gelişmeleri ve sektördeki balon tartışmalarınıdeğerlendiren Bali, geçen yılın ilk yarısında konut kredilerinde yüzde 16,8 ve bu yılın ilk yarısında yüzde 4,4 artış yaşandığını hatırlatarak, “Konut satışları 2013 yılı ilk yarısında 569 bin iken bu yılın ilk yarısında 525 bine gerilemiş durumda. Konut kredilerine özgü takip oranlarına baktığımızda sektörün kredi takip oranı 2013 yıl sonunda yüzde 0,60 iken, 2014 haziran ayında yüzde 0,54′e gerilemiş. Bizim yine banka olarak 0,50 seviyesinde bir oranımız var” dedi.

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

Balon tartışmalarının en önemli noktalarından birinin konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken Bali, şöyle konuştu:
“Bu kadar tartışıyoruz ama konut kredilerinin ekonomideki payı yüzde 6,9 – 7 düzeyinde. Bu oran tipik Avrupa ülkelerinde yüzde 50′lerde. Dolayısıyla Türkiye için alınacak çok mesafe olduğu gibi, temel bir soruna işaret etmekten uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Önemli noktalardan biri de BDDK’nın son derece proaktif aldığı tedbirler… Daha krizin çok önceki aşamalarında, bizde görece böyle sorunlar çok uzakta iken, hem ticari işyeri hem de bireysel konut alımı anlamındaki kredilendirmelerde krediyle gayrimenkulün değeri arasındaki ilişkiyi gözeten önemli düzenlemeler yapıldı. Örneğin konut değerinin yüzde 75′inin üzerini finanse edemiyorsunuz. Konut değerinin 4′te 1′i özkaynak olarak konulmak durumunda. Bu kredilerin ortalama açılış vadeleri, İş Bankası portföyüne göre söylüyorum, 7-8 yıl civarında olduğuna göre ve yine bugün itibariyle kredilerin vadesine de aşağı yukarı 6 yıl kaldığına göre, demek ki 2 yıllık dönemi ödenmiş kredilerden bahsediyoruz. Konutun değeri 100′dü, 75 kredi verdiniz ve bunun da 4′te 1′lik dönemi ödendi. Teminat değeri ile kalan borç ve kredinin vadesi açısından temel bir soruna işaret etmiyor.”

“Fiyat tarafında bir sorun var mı? Konutların fiyatı yükseldi de fiktif bir durum mu var? Bundan dolayı mı konut balonundan bahsediliyor?” sorularına daBali, şu karşılığı verdi:

“Nobel ödüllü Prof. Robert Shiller tarafından oluşturulan ölçüte göre konut sektöründe balondan bahsetmek için son 5 yılda enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 100 reel artışın bulunması gerekiyor. Bu bir balona işaret etmenin ölçütü olarak kabul ediliyor. TCMB konut fiyat endeksine göre son beş yılın konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış artış oranı ülkemizde yüzde 15. Dolayısıyla değer-fiyat artışı, konut kredilerinin milli gelir içindeki yeri, kredilendirme prensiplerindeki teminat değeri ile kredi tutarı arasındaki ilişki, vade ve ödenen taksitlerin durumu açısından bakıldığında bana göre böyle bir probleme işaret edecek bir durumla karşı karşıya değiliz.”

İş Bankası Maraton Koşucusudur Uzun Dönem Oyuncusudur

Yurt dışı yapılanması, yakın çevredeki jeopolitik gelişmelerin banka politikalarına etkileri ve yeni satın almalar konusuna da değinen Bali, son yıllarda yurt dışında aktif bir strateji izlediklerini söyledi. Bali, çevre ülkelerden başlayarak pozisyon almanın mümkün olduğu ve iş dünyasının ilişki sürdürdüğü ülkelerde, çeşitlenen ve artan ticaret çerçevesinde banka olarak hem müşterilerin bulunduğu yerlerde bulunacak hem de onlara öncülük edecek tarzda bir politika izlediklerini söyledi.
Bunun Türkiye ekonomisinin potansiyelinin tükendiği ya da yeteri kadar kullanıldığı perspektifi ile oluşan bir politika olmadığının altını çizen Bali, bu yıl İngiltere, Irak, Gürcistan ve Kosova’da ikinci şubelerini açtıklarını hatırlattı.

İlk şubeleri açtıktan sonra o piyasanın olanaklarından yararlanarak ikinci şubeyle derinleşme stratejisi izlediklerini vurgulayan Bali, şunları kaydetti:
“Yurt dışı stratejimiz uzun vadelidir. Siz bir ülkede ‘herhangi bir şey oldu, yeni bir değişiklik oldu politikalarımı yeniden, temelden gözden geçireyim’ diyorsanız bu zaten orta ve uzun vadeli perspektifle bir ülkeye hangi amaçlarla gidip gitmediğinizin daha net olarak belli olmadığı anlamına gelir. Halbuki İş Bankası maraton koşucusudur, uzun dönem oyuncusudur. Kısa dönemdeki birtakım özel konjonktürlerden kaynaklanabilecek sapmaları dikkate alarak ikide birdetavır değiştirmez. Mesela Irak’ta beklentilerin ötesinde bir bozulma oldu. O süreci doğru yönetmeye çalışıyoruz ama ortaya çıkan sorunlar nedeniyle tavrımızı kısa sürede değiştirecek bir banka değiliz.”

Kaynak: KrediPazarı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredisi Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Kullanımı Arttı

aTüketici kredileri ve kredi kartı kullanımı artmaya devam ediyor. Mevduat bankalarında gerçekleştirilen tüketici kredileri geçtiğimiz hafta yüzde 0,36 oranında artarak 251 milyar liraya yükseldi Merkez bankası verileri kapsamında konut kredisi kullanaımı, kredi kartı kullanımı, ve tüketici kredisi kullanım oranları belli oldu.

Tüketici kredileri ve kredi kartı kullanımı artmaya devam ediyor. Mevduat bankalarında gerçekleştirilen tüketici kredileri geçtiğimiz hafta yüzde 0,36 oranında artarak 251 milyar liraya yükseldi

Mevduat bankaları tarafından kullandırılan tüketici kredileri, 25 Temmuz tarihi ile biten hafta itibariyle bir evvelki haftaya göre yüzde 0,36 oranından bir artış ile 251 milyar lira, kredi kartı harcama meblağı ise yüzde 0,65 oranında bir artışla 82,8 milyar lira tutarında olduğu kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka istatistikleri kapsamında açıklanana verilere göre, 25 Temmuz tarihi ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri yüzde 0,36 oranında bir artış gerçekleşerek 251 milyar 20 milyon 292 bin liraya yükseldiği açıklandı. Kredi kartı harcama meblağı ise yüzde 0,65 oranında bir artışla 82 milyar 884 milyon 335 bin liraya olarak gerçekleştiği kaydedildi.. Mevzubahis dönemde taksitli ticari krediler yüzde 0,53 artarak 135 milyar 707 milyon 13 bin lira tutarında gerçekleşti.

25 Temmuz tarihiyle biten haftada mevduat bankalarında kullanılan tüketici kredilerinin 106 milyar 275 milyon 31 bin lirası konut kredisi, 6 milyar 754 milyon 714 bin lirası taşıt kredisi, 137 milyar 990 milyon 547 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen sene aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 15,07, taksitli ticari krediler de yüzde 29,45 arttığı kaydedildi.

Bireysel ve kurumsal kredi kartları ile gerçekleştirilen yapılan harcamalar da 2013 senesinin aynı dönemine göre yüzde 1,91, sene sonuna göre yüzde 8,67 azalışa işaret etti. Kredi kartı harcama meblağının 39 milyar 311 milyon 185 bin lirası taksitli, 43 milyar 573 milyon 150 bin lirası taksitsiz olarak meydana geldi.

Finansman şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi meblağı 15 milyar 514 milyon 44 bin lira oldu. Bu meblağ göre yüzde 0,70 ve geçen sene aynı dönemine göre yüzde 25,59 artış kaydetti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Limitleri Gelire Uymuyor

Hükümet bugüne kadar sürekli teşvik ettiği kredi kartlarında sonunda frene bastı. Yapılması planlanan yeni düzenlemeye göre kredi kartların limitleri maaşa ya da gelire göre belirlenecek.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 9 Ekim’de kredi kartlarıyla ilgili yeni hayata geçirmeyi planladığı düzenlemeleri ilan etmişti. Artan kredi kartı ve tüketici borçları alarm vermeye başlayınca, ‘tüketici ve konut kredileri ile plastik para’yı bugüne kadar teşvik eden AKP yönetimi uygulamalarını gözden geçirmek zorunda kalmıştı. Hükümet kredi kartı ile tüketici kredilerini sınırlamalar getirirken, seçim öncesi olması hasebiyle konut kredilerine dokunmadı. Hükümetin kredi kartı kullanımına sınırlama getirmek istemesinin nedenlerinden birini de 2013 yılında Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci rakamına ulaşan cari açık oluşturuyor. Türkiye’de tüketicilerin borç seviyesi her yıl ortalama yüzde 26 oranında artıyor. Buna karşılık tasarruf oranı yüzde 12.6’ya geriledi. Bu bir rekor! Ağustos ayı sonu itibariyle vatandaşların bankalara borcu 314.2 milyar TL’ye ulaştı. Bunun 81.2 milyar TL’sini kredi kartı borçları oluşturuyor.

Maaşa göre limit

Henüz hayata geçmeyen yeni düzenlemeye göre kredi kartı limitleri kişilerin aylık gelirlerinin ya da maaşlarının 2 katını aşamayacak. Ancak ortada ciddi bir sorun var: Ülkemizdeki 57 milyon kredi kartından sadece 7 milyonu söz konusu kurala uyuyor. Bir başka ifadeyle 50 milyon kredi kartının limiti maaşı da, geliri de iki kattan fazla aşıyor. Öte yandan yeni düzenlemeye göre 1 Ocak 2014 itibariyle en az ödenmesi gereken miktar da artıyor. Limiti 15 bin liraya kadar olanlar ekstre tutarının en az yüzde 30’unu, 15 bin 20 bin TL olanlar ise en az yüzde 35’ini ödeyecekler.
Kaynak: Samanyolu

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Amerika’da Krediler Yıllık Yüzde 4.4 Arttı

Fed’in dün yaptığı açıklamaya göre kredilerdeki yıllık artış oranı yüzde 4.4 seviyesinde oldu.

ABD’de tüketici kredileri Temmuz ayında mevsimsel olarak düzeltilmiş rakamlarla 10.4 milyar dolar artışla 2.85 trilyon dolar oldu. Fed’in dün yaptığı açıklamaya göre kredilerdeki yıllık artış oranı ise yüzde 4.4 seviyesinde oldu.

Dönüşümlü krediler -ki çoğunlukla kredi kartı borçlarından oluşuyor- Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 2.6 oranında geriledi. Haziran ayında bu kalemde yüzde 5.2 düşüş yaşanmıştı.

Dönüşümlü olmayan krediler Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 7.4 oranında arttı. Haziran ayında bu artış yüzde 9.5 düzeyinde olmuştu.

Kaynak: Eko Ayrıntı

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi 981 Milyar TL’ye Yükseldi

Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 29 Ağustos itibarıyla bir önceki haftaya göre; 16 milyar 243 milyon TL artışla 981 milyar 902 milyon TL’ye ulaştı. Krediler 2012 yılı sonuna oranla 176 milyar 218 milyon TL tutarında artış gösterdi.

Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 29 Ağustos itibarıyla bir önceki haftaya göre; 16 milyar 243 milyon TL artışla 981 milyar 902 milyon TL’ye ulaştı. Krediler 2012 yılı sonuna oranla 176 milyar 218 milyon TL tutarında artış gösterdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haftalık Bülteni’nde açıkladığı geçici verilere göre; bankacılık sektöründe krediler toplamı (mali kesime verilenler dâhil) 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a oranla yüzde 1.7 oranında, 16 milyar 243 milyon TL tutarında artışla 965 milyar 659 milyon TL’den 981 milyar 902 milyon TL’ye yükseldi. Krediler 2012 yılı sonuna kıyasla yüzde 21.9 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre; yüzde 28.8 oranında artış gösterdi.
29 Ağustos itibarıyla mali kesim hariç krediler toplamı 23 Ağustos’a oranla yüzde 1.7 oranında artışla 880 milyar 445 milyon TL’den 895 milyar 12 milyon TL’ye yükseldi.

Tüketici Kredileri 233.3 Milyar TL

29 Ağustos itibarıyla mali kesim hariç, katılım bankalarının dâhil edildiği tüketici kredileri bir hafta önceye göre; yüzde 0.5 oranında artışla 232 milyar 194 milyon TL’den 233 milyar 320 milyon TL’ye çıktı. Tüketici kredileri 2012 yılı sonuna oranla yüzde 20.2, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27.9 oranında artış gösterdi.

Konut Kredileri 104.5 Milyar Tl’yi Aştı

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 29 Ağustos itibarıyla 104 milyar 538 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri 23 Ağustos’a göre; yüzde 0.5 oranında, 2012 yılı sonuna oranla yüzde 21.6 oranında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 31 oranında artış gösterdi.

Taşıt Kredileri Arttı

Taşıt kredileri 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a göre; 0.4 puan artarak 8 milyar 363 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Taşıt kredileri 2012 yılı sonuna göre; yüzde 4.4 oranında artarken, geçen yılın aynı dönemine oranla; yüzde 9.6 oranında artış gösterdi.

İhtiyaç Kredileri 81.6 Milyar TL

29 Ağustos itibarıyla bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri 23 Ağustos’a göre; yüzde 0.2 oranında artarak 81 milyar 550 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri 2012 yılı sonuna oranla yüzde 21.2 geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26.3 oranında arttı. Anılan dönemde diğer tüketici kredileri 23 Ağustos’a göre yüzde 1 oranında artışla 38 milyar 868 milyon TL’ye yükseldi.

Tüketicilerin Bankalara Kredi ve Kredi Kartı Toplam Borcu 314 Milyar TL

Bireysel kredi kartı harcamaları 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a göre; yüzde 1.8 oranında artışla 79 milyar 130 milyon TL’den 80 milyar 550 milyon TL’ye yükseldi. Bireysel kredi kartı harcamalarının 46 milyar 439 milyon TL’sini taksitli harcamalar, 34 milyar 117 milyon TL’sini taksitsiz harcamalar oluşturdu.
29 Ağustos itibarıyla tüketicinin krediler ve kredi kartları aracılığıyla yaptığı harcamaların toplamı ise bir önceki haftaya göre; 2 milyar 552 milyon TL artışla 311 milyar 324 milyon TL’den 313 milyar 876 milyon TL’ye yükseldi.

Mevduat 932.5 Milyar Tl’ye Yükseldi

Bankacılık sektöründe bankalar arası dahil mevduat 1 haftalık dönemde 11 milyar 43 milyon TL artışla 921 milyar 438 milyon TL’den 932 milyar 481 milyon TL düzeyine yükseldi. Mevduat 2012 yılı sonuna göre; yüzde 14.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre; yüzde 20.7 oranında artış gösterdi.

Kaynak: Anka

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Faizler Yüzde 1’e Çıktı Konut Kredisi Talebi Bıçak Gibi Kesildi

Faizlerin aylık yüzde 1’e çıkmasıyla konut kredisi talebi bıçak gibi kesildi. Bankaların kullandırdığı konut kredileri Ağustos ayında yüzde 1.56 ile yılın en düşük aylık büyümesini yaptı.

Faizlerin aylık yüzde 1’e çıkmasıyla konut kredisi talebi bıçak gibi kesildi. Bankaların kullandırdığı konut kredileri Ağustos ayında yüzde 1.56 ile yılın en düşük aylık büyümesini yaptı.

Mevduat ve kredi faiz oranları artışı bu süreci takip etti. Ancak kredi faizlerindeki artışın yavaş yavaş fiyatlara dahil edilmesi talebin birden değil kademe kademe azalmasını sağladı. Faizlerde yaşanan artışın kredi talebini ne şekilde etkilediğine ilişkin tablo netleşmeye başladı. Mayıs ayı sonundan itibaren piyasalarda yaşanan çalkantı ilk olarak kurları ve bono faizlerini yukarı taşıdı. Örneğin Mayıs ayında yüzde 0.60 civarında olan konut kredisi faiz oranları önce 0.70’e ardından 0.85’e son olarak da yüzde 1 civarına çıktı. Faizlerdeki bu süreç kredi talebini Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında düzenli bir şekilde düşürdü.

Kredi Faiz Oranları Artacak

“Kredi faizleri artacak” açıklamasının yüksek sesle söylenmeye başlanması Haziran ayında kredi talepleri öne çekti. Faizlerin dip yaptığı Mayıs ayında yüzde 3.62 artan konut kredileri Haziran’da yüzde 3.26 büyüdü. Temmuz’da bu oran yüzde 2.25 oldu.

Faizlerin yüzde 1’e ulaştığı Ağustos ayında konut kredisi hacmi aylık yüzde 1.56’lık artışla bu yılın en düşük büyümesini gerçekleştirdi. Hatta Ağustos ayının hesaplamalarda daha fazla gün sayısına sahip olması, kredi talebinin bıçak gibi kesildiğinin bir diğer göstergesi.

Hem Kredi Hem de Bono Faizlerindeki Yükseliş Devam Edecek mi?

Konut kredisi faizlerinin yeniden aylık bazda yüzde 0.60’lara inmesi kısa vadede oldukça zor. Çünkü hem ABD Merkez Bankası’nın (Fed) parasal genişlemede frene basacak olması Türkiye gibi gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanmalara neden oluyor. Fed’in tahvil alım programı ile ilgili bu ay yapacağı açıklama önemli. Suriye’ye yönelik yapılması beklenen askeri müdahale de tansiyonun düşmesini engelliyor. Bu iki gelişme netleşmeden faizlerin düşüş trendine girme ihtimali düşük.

Maliyette 14 Bin TL Artış

Fed ile başlayan faiz artışı süreci konut kredilerinde aylık ödeme miktarlarını da yukarı taşıdı. Mayıs ayında yüzde 0.60 faiz oranı ile 60 ay vadeli 100 bin TL’lik konut kredisi alanlar her ay 1.990 lira taksit ödemesi yapıyor. Bugün yüzde 1’den yine 60 ay vadeli 100 bin TL konut kredisi alan birinin aylık kredi taksidi 2.225 lira. Yani bugün kredi alan Mayıs ayında alana göre ayda 235 lira vade sonunda ise 14 bin 100 lira daha fazla ödeme yapmak zorunda.

Ağustos’ta Kredi Kartına Yüklendik

Faiz artışı konut kredisine olan talebi düşürürken ihtiyaç kredisi ve kredi kartında durum biraz farklı. Ağustos ayında ihtiyaç kredilerinde yaşanan artış diğer aylardaki trendin bir benzeri. Bankaların kullandırdığı ihtiyaç kredileri geçen yüzde 2.25 artarken bu oran Temmuz ayında yüzde 2.16, Haziran’da yüzde 2.75 oldu. Kredi kartıyla yapılan harcamalara bakıldığında ise Ağustos’ta yüzde 3.7 ile ciddi bir artış var.

Ağustos’un hem tatil hem de okul harcamalarının arttığı bir ay olması vatandaşların kredi kartına daha sık başvurmasına neden oluyor.

Kaynak: Vatan

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Sigortada Konut Kredisi ve Taşıt Kredisi Ağırlıkta

Tüketicilerin bankalardan kullandıkları bireysel kredi, taşıt kredisi ve konut kredileri daha orta ve uzun vadeli borçlanmalara konu olduğu için, bu ürünlerle birlikte sunulan işsizlik teminatlı kredi koruma sigortalarına talep daha yoğun.

Bireysel kredi ve kart borcunu ödeyememe riskine karşı sigorta yaptıranların sayısı 1.4 milyona ulaşırken, sigorta şirketlerinin bu konuda ödediği hasar da her geçen gün artıyor. Türkiye’de kredi kartı sayısı 56 milyonu, toplam banka kartı sayısı da 95 milyona yaklaştı.

Tüketici Kredileri de 230 Milyarı Geçti

Bu yılın ilk yarısında bireysel kredi kartı harcama tutarı ise, 78 milyar lira oldu. Son verilere göre, bankaların verdikleri tüketici kredileri de 230 milyar lirayı geçti. Tüketici kredilerinin 104 milyar lirası konut kredisi, 8.3 milyar lirası taşıt kredisi, 80 milyar lirası ihtiyaç kredisi, 37.4 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. 

Buna karşın, hem takipteki kredilerin hem de kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı da sürekli artıyor. Kredi kartı ve bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı, haziran ayı itibariyle 680 bini geçerken, takipteki kredi kartı sayısı 2,6 milyonu buldu. Sadece kredi kartını ödeyemeyenlerin sayısı, 120 bini geçti.

1.4 Milyon Kişi Sigorta Yaptırdı

Gerek bireysel kredilerde gerekse de kredi kartlarındaki bu durum, sigorta sektörünü de etkiledi ve kredi kartı ile bireysel kredi sigortasına talep arttı. 2013’ün ilk yarısında 1.4 milyon kişi, bireysel kredi ve kartı borcunu ödeyememe riskine karşı sigorta yaptırdı. Sigorta şirketleri özellikle son yıllarda işsizlik sigortası altında kredi sigortası ve kredi kartı sigortası da sunuyorlar. Kredi koruma sigortasında, bireysel kredi alıp da işsiz kalındığında, bankaya kredi taksitlerini sigorta şirketi ödüyor.

Kredi kartı sigortasında da işsiz kalındığında, kart bakiyesinin tümü sigorta şirketi tarafından karşılanıyor.
Sigorta şirketlerinin sundukları bu iki ürüne de son dönemde ciddi talep olduğu gözleniyor. Genelde de sigortalılar, işsizlik sigortası altında hem kredi kartı sigortasını hem de bireysel kredi koruma sigortasını birlikte almayı tercih ediyor. Bugüne kadar da 1,4 milyon kişi sigorta yaptırırken, 2012 yılında sigortalılardan toplam 125 milyon liralık prim toplandı. Toplam primin 57 milyon lirası kredi kart sigortasından kaynaklandı. 2013 yılının ilk yarısında sigortaya olan talep nedeniyle prim üretimi 2012 yılının tamamını geçerek, 200 milyon lira oldu. Yılın ilk yarısında toplam primin 85 milyon TL’si de kredi kartı sigortalarından kaynaklandı.

Sigortaya Finanstan Talep Yoğun

Özellikler 2008 ve 2009’da, kriz yıllarında, kredi kartı ve bireysel kredi sigortalarına ilgi gösteren ve sigortacıların da en fazla hasar ödedikleri sektörlerin başında; tekstil, makine ve inşaat sektörleri gelirken, şimdi ise başta finans ve otomotiv sektörlerinden işsizlik sigortasına yoğun talep geliyor. Sigortacılar, sigortayı yaptıranların dağılımı hakkında da şu bilgileri veriyor: “Sigorta sahiplerinin dağılımına baktığımızda ise çoğunlukla büyük şehirlerden ilgi var ve işsizlik teminatının doğası gereği bordrolu olarak çalışanlar tarafından tercih ediliyor. Dolayısıyla katılımcıların daha çok beyaz yakalı çalışanlar olduğu söyleyebiliriz.”

Konut Kredisi ve Taşıt Kredisi Ağırlıkta

Sigortacılar, son dönemde işsizlik sigortasına talebin arttığını hem de ödenen hasarlarda ciddi artış olduğunu belirterek, şu açıklamaları yapıyor: “İşsizlik sigortası, bireylerin bir finansal enstrümana olan borçlarını güvence altına alıyor; bu kredi kartı olabileceği gibi bireysel kredi ya da tüketici finansman kredisi de olabilir.

Özellikle tüketicilerin bankalardan kullandıkları bireysel kredi, taşıt kredisi ve konut kredileri daha orta ve uzun vadeli borçlanmalara konu olduğu için, bu ürünlerle birlikte sunulan işsizlik teminatlı kredi koruma sigortalarına talep daha yoğun. Kredi koruma sigortalarını ise Türkiye’de, önemli bir ödeme aracı olması itibarıyla kredi kartı ile sunulan koruma sigortaları takip ediyor. Günlük yaşamda karşılaşılabilecek istem dışı işsizlik gibi risklere karşı kredi kartı ekstrelerinin güvence altında olması tüketicilere güven veriyor.” Sigortacılar, 1.4 milyon kişinin sigortalanmasını ise yetersiz bularak, “Bu rakam yüksek gibi görünse de Türkiye’de 2013 Mart sonu itibariyle 18 milyonu aşkın sigortalı çalışan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, işsizlik sigortasında sigortalanma oranının düşük olduğu ortaya çıkıyor” diyor.

Kaynak: Hürriyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankaların Aldığı 60 Çeşit Ücret-Komisyon Meclis Gündeminde

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini bildirdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini bildirdi. Bakan Yazıcı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarında konuya ilişkin düzenlemeler yapılarak bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların bakanlığının görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği hükmüne yer verildiğini belirtti.

Yazıcı, yazılı açıklamasında, bankaların tüketicilerden aldıkları faiz dışı ücretler ve bankalara yapılan tüketici şikayetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de 49 bankanın faaliyet gösterdiğini ifade eden Yazıcı, bankacılık sektörünün aktif toplamının 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artarak 1 trilyon 428 milyar lira seviyesine ulaştığını kaydetti.

Mart 2013 itibarıyla 280,1 milyar lira seviyesine ulaşan bireysel kredilerin 73,7 milyar lirasının kredi kartı alacaklarından, 206,5 milyar lirasının ise tüketici kredilerinden oluştuğunu belirten Yazıcı, özellikle 2011 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren kredi kartı alacaklarının tüketici kredilerinden daha hızlı artış sergilediğini ifade etti.

Bankacılık sektörünün dönem net karının önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 artarak Mart 2013′te 6 milyar 953 milyon liraya yükseldiğini, sektörde faaliyet gösteren 49 bankadan 25′inin karında son bir yıllık dönemde artış gerçekleştiğini belirten Yazıcı, Mayıs 2013 itibariyle; ülkedeki toplam kredi kartı sayısının 56 milyon 361 bin 749, banka kartı sayısının ise 95 milyon 129 bin 839 adet olarak gerçekleştiğini kaydetti.

Bakan Yazıcı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebildiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

“Bankaların vatandaşlarımızdan aldıkları kredi kartı aidatı, kredi dosya masrafı gibi ücretlerle ilgili olarak, gerek internet sitelerinde gerekse diğer basın-yayın kuruluşları tarafından yapılan haberler yankı uyandırmakta, bahse konu kalemlerden alınan ücret ve komisyonlara karşı tüketicilerimiz tüketici sorunları hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvurarak hak arama yoluna gitmektedirler.

Bu doğrultuda 2012 yılında hakem heyetlerimize yapılan 446 bin 54 adet başvurunun 263 bin 428 adedi bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluşmakta olup, sektöre ilişkin tüketici şikayetlerinde geçmiş yıllara göre artış gözlemlenmektedir. 2013 yılının ilk dört ayında ise hakem heyetlerimize 198 bin 314 adet başvuru yapılmış olup, bunun 135 bin 525 adedi bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluşmaktadır. Toplam başvurular içerisinde bankacılık sektörünün payının yüzde 59′dan yüzde 68′e yükseldiği görülmektedir.”

Bankaların Faiz Dışı Gelirlerinde Hızlı Artış

Türkiye’de kredi faiz oranları ciddi oranda düştükten sonra, bankaların faiz dışı gelirlerinde hızlı bir artış gözlendiğini, böylece banka gelirlerinin faiz gelirlerine olan bağımlılığının azaldığını kaydetti.

Bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini ifade eden Yazıcı, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu kapsamda, bankalar; kredi kartı aidat ücreti, hesap işletim ücreti, kredi kartı yenileme ücreti, hesap özeti ücreti, ipotek fek ücreti, nakit çekme ücreti, ortak ATM’den nakit çekme ücreti, işlemsizlik ücreti gibi değişik isimler altında tüketicilerden para tahsil etmektedir.

Örneğin bankalar, hesabında para bulunan ve buna ilişkin işlemler yapan tüketicilerden belli aralıklarla hesap işletim ücreti alırken; belli bir süre işlem görmeyen hesaplardan da kesinti yaparak işlemsizlik ücreti almaktadırlar.

Bütün bu hususlar dikkate alınarak bakanlığımızca 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarında konuya ilişkin düzenlemeler yapılarak bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların bakanlığımızın görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.”

Kaynak: Cnn Türk

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredide 60 Çeşit Ücret ve Komisyon Alınıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bankaların tüketicilerden aldıkları faiz dışı ücret ve komisyonların rakamlarını açıkladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Aralık 2012 Raporu’na göre; 2012′de bankaların faiz dışı gelir kalemlerinde yer alan bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlardan elde ettiği gelirin 19 milyon 237 bin TL olarak gerçekleştiğini ve bu rakamın toplam gelirin (142 milyon 496 bin TL) yüzde 13,5′ini teşkil ettiği açıklandı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, son dönemde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Taslağı’nda yer alan ve Bankacılık sektörünü ilgilendiren düzenlemeler basında geniş olarak yer aldığını ve tüketicileri bilgilendirmek amacıyla yapıldığı düşünülen haberlerin yanlış yorumlamalara da sebep olabildiğini belirterek açıklama yapılma ihtiyacının hasıl olduğunu açıkladı. Bakanlık, tüketicinin korunması adına yapılan her faaliyetin tüketici hukukunu korumanın yanında, ülke ekonomisinin korunması olduğunu belirtti.

Açıklamada, Türkiye’de 49 bankanın faaliyet gösterdiğini, bankacılık sektörünün aktif toplamı 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artarak 1 milyar 428 milyon TL seviyesine ulaştığı belirtildi. Mart 2013 itibarıyla 280 milyar 100 bin TL seviyesine ulaşan bireysel kredilerin 73 milyar 700 bin TL’si (yüzde 26,3) kredi kartı alacaklarından, 206 milyar 500 bin TL’si ( yüzde 73,7) ise tüketici kredilerinden oluştuğu bildirildi. 2011 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren kredi kartı alacakları tüketici kredilerinden daha hızlı bir artış sergilendiği açıklandı.

Bankacılık sektörünün dönem net karı önceki yılın aynı dönemine kıyasla 973 milyon TL (yüzde 16,3) artarak Mart 2013′te 6 milyon 953 bin TL’ye yükseldi. Sektörde faaliyet gösteren 49 bankadan 25′inin karında, son bir yıllık dönemde artış gerçekleşti.

Açıklamada, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebildiği hatırlatıldı. Türkiye’de faaliyet gösteren 49 banka 2012 yılında 23 milyon 649 bin TL net kar elde etti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Aralık 2012 Raporu’na göre; 2012′de bankaların faiz dışı gelir kalemlerinde yer alan bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlardan elde ettiği gelir 19 milyon 237 bin TL olarak gerçekleşerek bu rakam toplam gelirin (142 milyon 496 bin TL) yüzde 13,5′ini teşkil etti.

Bankacılık sektörünün faiz dışındaki bu alanlara yönelmiş olması başlangıçta sözleşmede öngörülmeyen ve pek çok isim altında hizmet kalemlerinin sonradan tüketiciden talep edilmesi beraberinde bu konuya ilişkin şikayetlerin de artmasına neden olduğu belirtildi.

263 Bin 428 Adet Bankacılık Sektörüne İlişkin Başvurular

Açıklamada bankaların vatandaşlardan aldıkları kredi kartı aidatı, kredi dosya masrafı gibi ücretlerle ilgili olarak, gerek internet sitelerinde gerekse diğer basın-yayın kuruluşları tarafından yapılan haberler yankı uyandırdığı, bahse konu kalemlerden alınan ücret ve komisyonlara karşı tüketicilerin Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine ve Tüketici Mahkemelerine başvurarak hak arama yoluna gittikleri hatırlatıldı. Bu doğrultuda; 2012 yılında Hakem heyetlerine yapılan 446 bin 54 adet başvurunun 263 bin 428 adedi (yaklaşık yüzde 59) bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluştuğu, sektöre ilişkin tüketici şikayetlerinde geçmiş yıllara göre artış gözlemlendiği belirtildi.

60 Çeşit Ücret ve Komisyon Alınıyor

Büyüme sürecindeki bankacılık sektöründe, ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirleriyle bankaların işletme giderlerini karşılama oranının 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 63,9 olarak gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda bahse konusu ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirlerinin Bankalar açısından neden vazgeçilmez olduğu bir defa daha açıkça görüldüğü açıklandı. Türkiye’de faiz oranlarının ciddi oranda düşmesinden sonra, rakamlardan da görüleceği üzere bankaların faiz dışı gelirlerinde hızlı bir artış gözlendi. Banka gelirlerinin faiz gelirlerine olan bağımlılığı azaldı. Bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında olmak üzere toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettikleri görüldüğü belirtildi.

Son zamanlarda bankaların kredi kartı aidat ücreti, hesap işletim ücreti, kredi kartı yenileme ücreti, hesap özeti ücreti, ipotek fek ücreti, nakit çekme ücreti, ortak ATM’den nakit çekme ücreti, işlemsizlik ücreti gibi değişik isimler altında tüketicilerden para tahsil ettikleri hatırlatıldı. Bankaların, hesabında para bulunan ve buna ilişkin işlemler yapan tüketicilerden belli aralıklarla hesap işletim ücreti aldığı, belli bir süre işlem görmeyen hesaplardan da kesinti yaparak işlemsizlik ücreti aldığı örnek gösterildi.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemelerine yapılan şikayetlerin büyük bir kısmının, bankacılık sektöründe yaşanan tüketici uyuşmazlıkları olduğu dikkate alındığında, bu alanda Tüketici Kanunda yapılacak düzenlemeler büyük arz ettiği bildirildi.

Kanun Tasarı Taslağı

Bakanlık tarafından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Taslağında konuya ilişkin düzenlemeler yapıldığı, tüm kesimlerin görüş ve önerilerine sunulduğu, gelen görüşler doğrultusunda Taslağa son hali verildiği belirtildi.

Konuyla ilgili olarak Tasarı Taslağında aşağıda belirtilen düzenlemeler şöyle;

“*Tüketicilerle imzalanan sözleşmelerin en az oniki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi zorunlu hale getirilmiştir.

*Sözleşmede öngörülen koşulların, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir.

*Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemeyeceği düzenlenmiştir.

*Bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların Bakanlığımızın uygun görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği öngörülmüştür.

*Tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak tüketiciye verilmesi zorunlu kılınmıştır.

*Temerrüt hali de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanması yasaklanmıştır.

*Kart çıkaran kuruluşların tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmaları zorunlu hale getirilmiştir.”

Bakanlık kredi kartı üyelik ücretinin alınıp alınmayacağına ilişkin tartışmaları sona erdirecek bir formülü yukarıda belirtildiği şekilde hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Buna göre; kart çıkaran kuruluşlar yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türünü tüketicilerin kullanımına sunmak zorunda olacaklar. Kart çıkaran kuruluşlar bu kartlara serbest rekabet ortamı içerisinde isterlerse yukarıda belirtilen ilave hizmetleri de ücretsiz olarak sunabilme imkanına sahip olacak. Ayrıca, söz konusu ücret ve komisyonlar hakkında tüketicilerin önceden, açıkça ve doğru bir şekilde bilgilendirilmesi ve bu çerçevede müşterilerin ürün ve hizmet seçimlerini bilinçli olarak ve kendi tercihlerine göre yapmalarına imkan sağlanması büyük önem arz edecek. Bakanlık, gerek kredi kartları gerekse tüketici kanun tasarı taslağındaki diğer değişikliklere ilişkin çok daha geniş bir açıklama, çalışmalar tamamlandığında kamuoyu ile paylaşılacağı belirtildi.

Kaynak: DHA

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Dolandırıcılığı ile Nasıl Mücadele Edilmeli?

Kredi kartı mağdurları listesine girmemek için yapılması ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor.

Kredi kartı dolandırıcılığı konusunda dolandırıcılar, neredeyse her gün yeni yöntemler keşfediyor. Alınan tüm önlemlere ve uyarılara rağmen kredi kartlarında kopyalama ya da şifre çalma suretiyle yapılan dolandırıcılığın önüne geçilemiyor.

Kredi kartı mağdurları listesine girmemek için yapılması ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor.

İnternette Alışveriş: Güvenli olmayan alışveriş sitelerinden alış veriş yapılmamalı, eksta güvenlk aşamaları uygulayan siteler tercih edilmeli, sitelerin güvenlik sertifikalarının olup olmadığı kontrol edilmeli ve alışverişlerde sanal kart kullanarak, limiti alışveriş tutarı kadar belirlemeli

ATM İşlemleri: Para çekme, yatırma, havale vb bankacılık işlemlerinde kullanılan ATM’lerde kart bilgileri ve şifreleri kimseyle paylaşılmamalı. ATM kartı kart yuvasına yerleştirilmeden önce dikkatle incelenmeli.

POS Cihazları: Restaurant’larda yapılan ödemelerde ödemeler seyyar pos cihazları ile yapılmalı

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankaların Tüketicilerden Aldığı Ücretler

Tüketiciler Birliği, “kredi kartı aidatı” ve “hesap işletim ücreti” başta olmak üzere birçok kalemden alınan ücretlerin “yasa dışı” olduğunu ileri sürerken, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bankaları haklı buluyor

Tüketiciler Birliği, “kredi kartı aidatı” ve “hesap işletim ücreti” başta olmak üzere birçok kalemden alınan ücretlerin “yasa dışı” olduğunu ileri sürerken, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), bankaların, “Türk Ticaret Kanunu’na göre verdikleri hizmet nedeniyle ücret alma haklarının bulunduğunu” belirtti. TBB ve Tüketiciler Birliği, bankaların tüketicilerden aldığı ücretlere ilişkin, AA muhabirinin sorularını yazılı cevaplandırdı.

TBB, “Tüketicilerden kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti, dosya masrafı, hayat sigortası, havale, EFT, ATM nakit çekim masrafı, bakiye görüntüleme, mevzuat araştırma, dekont, ekstre, telefon, faks ve posta, SMS, e-posta, menkul kıymet şifre gönderimi, menkul kıymet bakımı, rehin ve haciz kaldırma gibi birçok kalemden ücret alınmaktadır” iddiasına karşılık detaylı cevaplar verdi. Birlik, bankacılık sektöründe uygulanan komisyonların, “müşteri isteğine bağlı kullanım, maliyet bazlı fiyatlandırma, faiz fiyatlamasına entegre maliyet, aynı hizmetin ucuza alınabilmesi opsiyonu” olmak üzere 4 ana başlıkta değerlendirilebildiğini belirtti.

Bankacılık sektörünün, tekelin olmadığı, aksine yoğun rekabetin yaşandığı bir sektör olduğuna dikkat çekilen TBB’nin açıklamasında, şunlar kaydedildi: “Müşterinin seçme hakkı mevcut olup, diğer hiçbir sektörde olmamasına karşılık Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nezdinde Türkiye’deki bütün bankaların fiyatlama karşılaştırmasının yapıldığı bir ortam bulunmaktadır.

BDDK’nın 6 Ocak 2011 tarih ve 2011/1 sayılı genelgesi uyarınca, bankaların bireysel müşterilere sundukları hizmetler (para aktarma işlemleri, bireysel krediler, kredi kartları ve banka kartları, mevduat hesapları, ATM kullanımı, kiralık kasa ücretleri, menkul kıymet işlemleri, çekler ve senetler ile diğer işlemler) karşılığı tahsil ettikleri masraf, ücret, komisyon gibi her türlü faiz dışı unsur ve yasal kesintinin yanı sıra bazı bankacılık ürünleri için faiz oranları bilgilerine bankaların, BDDK’nın ve TBB’nin internet sitelerinde ana giriş sayfalarında ‘Bankacılık Ürün ve Hizmet Ücretleri’ başlıklı ortak logo üzerinden ulaşılabilmektedir.” Logonun, doğrudan BDDK sayfasına yönlendirme yaptığı vurgulanan açıklamada, “Söz konusu tutarlarda değişiklik olması halinde veriler BDDK tarafından eş zamanlı olarak güncellenmektedir. Logonun yönlendirdiği BDDK sayfasında, ürün/hizmetler karşılığı tahsil edilecek tutarlara ilişkin bankalararası karşılaştırma yapılabilmesi imkanı da bulunmaktadır” ifadesi kullanıldı.

Kredi Kartı Aidatı ve Hesap İşletim Ücreti

Bankaların, Türk Ticaret Kanunu’nun 12′nci maddesine göre, faaliyette bulunan ticarethaneler olduğu dile getirilen açıklamada, şöyle denildi: “Kanun’un 11′inci maddesine göre, ticarethane, fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer müesseseler, ticari işletme sayılmaktadır. Kanun’un ‘Ücret isteme hakkı’ başlıklı 22′nci maddesinde ise ‘Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir’ hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla, bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre verdikleri hizmet nedeniyle ücret alma hakkı bulunmaktadır.” “Kredi kartı ücreti”nin, taleple başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden, banka tarafından verilen çeşitli hizmetlerin ve operasyonel işlemlerin maliyetleri karşılığında kart hamillerine yıllık yansıtılan bir bedel olduğu belirtilen TBB’nin açıklamasında, şunları kaydedildi: “Maliyetleri oluşturan başlıca işlemler ve hizmetler, kart basımları, yurt dışından temin edilen kart plastikleri ve bunların üzerlerindeki cipler ile kart ve cip üzerine kart sahibine ilişkin bazı bilgilerin yazılması, operasyonel maliyetler, her ay düzenli olarak gönderilen ekstrelerin basım ve gönderilmesi maliyetleri, sigorta maliyetleri, uluslararası kredi kartı kuruluşlarına ödenen lisans bedeli ve çeşitli ücretler, müşteri hizmetlerini sağlamak için 7 gün 24 saat çalıştırılan personele ödenen ücretler ve bunlara ilişkin yatırımlar ile teknolojik altyapı maliyetleri şeklinde sayılabilir.”

“Hesap işletim ücreti”nin ise vadesiz hesap açılması talebi ile başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden ve banka tarafından karşılanan operasyonel faaliyetler ve çeşitli hizmetlerin bedeli olarak hesap sahibine yansıtıldığı vurgulanan açıklamada, şu bilgiler yer aldı: “Bankalar, müşterilerine vadesiz hesap açmakla müşterilerine hizmet sunmaktadır. Çünkü hesap sahibi, birikimini banka güvencesinde saklayabilmekte, bankada yatırım hesabı da var ise bu birikimi yatırım fonu ve/veya hisse senedi alıp satarak artırabilmekte, arzusuna göre Otomatik Vezne Makineleri (ATM), telefon veya internet kanalıyla faturalarını ödeyebilmekte, dilerse otomatik ödeme talimatı verebilmekte, üçüncü şahıslara havale/Elektronik Fon Transferi (EFT) yapabilmekte, hesabındaki paraya nakit olarak ihtiyaç duyması halinde Türkiye’nin dört bir yanındaki banka veya Ortak Nokta ATM’lerinden ulaşabilmektedir.”

Hesap sahibinin, kendisine tahsis edilen banka kartı ile iş yerlerinden mal ve hizmet alabildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: “Her bir banka kartının, basım maliyetinin yanı sıra, yazılım, matbuat, kargo gibi çeşitli operasyonel maliyetleri bulunmaktadır. Bankalar, müşterinin talebi halinde, her ay hesap özeti üreterek müşterilerin adreslerine ulaştırmakta, muhtelif risklere karşı sigorta primleri ödemekte, uluslararası kuruluşlara bir bedel ödemekte ve müşteri hizmetlerini sağlamak için 7 gün 24 saat personel çalıştırmaktadır. Bankalar kendi tercihleri ve maliyet yapıları doğrultusunda hesap işletim ücreti tahsil ederek yaptıkları bu ve benzeri masrafların karşılığını almaktadır.” -Tüketiciler Birliği: ”

35 Kalemden Ücret Kesiliyor

Bankaların tüketicilerden aldığı ücretlerle ilgili “her gün yeni bir şeyin ortaya çıktığını” vurgulayan Tüketiciler Birliği ise şu ana kadar bilinen 35 ad ve kalemle ücret kesildiğini bildirdi. Vadesiz açılan hesaptaki paranın, tüketicinin haberi olmadan banka tarafından çalıştırılıp, faiz alındığı ve karşılığında bir bedel ödenmediği dile getirilen açıklamada, “Dolayısıyla sizin paranızla para kazanan bankanın bir de bu hesabınızdan hesap işletim ücreti alması hiçbir gerekçeyle izah edilemez ve kabul edilemez bir gerçektir” ifadesi kullanıldı. Bankaların, “güven müesseseleri” olduğuna işaret edilen açıklamada, şöyle denildi: “Siz bireysel tüketici olarak paranızı bankaya emanet ediyorsunuz, sizin güveninizi istismar edip hesabınızdan ücret kesintisi yaparak ihanet ediyor. Şimdi banka bunu yapınca haklı, tüketici bu haksızlık karşısında hakkını arayınca haksız olarak görülmektedir. Bugün basit bir hesaplama yaparak, 54 milyon adet kredi kartı artı ve 90 milyon vadesiz mevduat hesabı olduğunu kabul edelim. Kredi kartlarında alınan ücret, ortalamada tahminen 50 liradır. Bu, yılda 2 milyar 700 milyon lira demektir. Vadesiz hesaplardan alınan ücretler de tahminen ortalama 35 liradır. Bu da 7 milyar 650 milyon lira demektir. Dolayısıyla sadece kredi kartı aidatı ve vadesiz hesaplardan alınan ücretten bankaların yılık geliri 10 milyar 350 milyon lirayı bulmaktadır.”

Bankaların Faiz Dışı Geliri 19,2 Milyar

“Makul bir ücret aldıklarını iddia eden bankaların, tüm yasaları açık açık çiğnediği” ileri sürülen Tüketiciler Birliği’nin açıklamasında, “En önemlisi bazı bankaların kredi kartı aidat ücreti almadıkları bilinmektedir. Bu demektir ki kart ücreti alınması bankalara herhangi bir yasa ile verilmiş bir hak değildir” değerlendirmesi yapıldı. Bankaların 2012 yılı faiz dışı gelirlerinin açıklanan rakamlarla 19,2 milyar lira olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Sektörde halihazırda 49 banka hizmet vermektedir. Faiz dışı gelir olan 19,2 milyar liranın kaynağını, bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlar oluşturmaktadır. Bugün büyük karlılığı olan bu kaynaktan hiçbir banka vazgeçmek istemez. Dolayısıyla ilgi yasa hükümlerini kendilerine göre yorumlayarak haklı oldukları tezini ileri sürüp aldıkları ücretlere haklı bir kılıf uydurmak istemeleri kabul edilebilir gibi görünse de bunun hakkaniyetli bir gerekçe olmadığı açıktır. Kanunlar, ücret alınmasını makul sayılabilecek bir miktar olarak hüküm altına almıştır. Ne yazık ki bankalar, ‘makul’ kelimesini menfaatlerine göre ‘fahiş ücret alımı’ yorumu yaparak çok yüksek ve kabul edilemez bedelleri almışlardır.”

Kaynak: Gazetea24

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kendilerini Polis Olarak Tanıtan Dolandırıcılar Vatandaşlara Kredi Çektiriyor

Kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan telefon dolandırıcıları, türlü yöntemlerle vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor.

Kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan telefon dolandırıcıları, türlü yöntemlerle vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor.

Dolandırıcılar bu defa Bursa’da emekli çifti hedef aldı. Emekli çiftin evine giderek kendilerini polis olarak tanıtan iki dolandırıcı tek başına olan evin hanımına, ev telefonu ve eşine ait kredi kartlarının internet üzerinden borçlandırıldığını söyledi. Aynı anda emekli kocayı telefonla arayan dolandırıcılar, derhal bankaya giderek kredi kartının iptal edilmesi ve verecekleri hesaba da bir miktar para yatırması gerektiğini belirtti.

Bunun üzerine bankaya giden emekli şahıs, 2 bin lira çekip, dolandırıcıların verdiği hesaba parayı yatırdı. Dolandırıcılar, emekli şahsı tekrar telefonla arayarak hemen 15 bin lira daha yatırması gerektiğini söyledi. Başka parası olmadığını söyleyen çifte dolandırıcılar, bankadan kredi çekebileceklerini anlattı. Dolandırıcıların yönlendirdiği bankaya giden emekli şahıs, gerekli formu doldurup kredinin onaylanmasını beklemeye başladı. Dolandırıcılar, şahıstan cep telefonunu sürekli açık tutması uyarısını da yaptı. Bankada beklerken içine bir şüphe düşen emekli şahıs, 155′i arayınca dolandırılmakta olduğunu öğrendi. Hemen bankaya gelen Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kredi işlemini iptal ettirdi. Emekli şahıs, bu konuda daha önce polisin uyarı SMS’lerini almasına rağmen bu tuzağa düştüğünü söyledi.

Kendisini Başkomiser Olarak Tanııttı

İlginç dolandırıcılık olayı şöyle gelişti: Bursa Osmangazi ilçesi Bahar Mahallesi’nde ikamet eden emekli Emin ve Şermin Bilgin’in evine gelen polis görünümlü iki kişi, kendilerinin emniyetten geldiklerini belirterek, ‘Eşinizin kredi kartları ve ev telefonlarını iptal ettirmesi lazım, internet üzerinden dolandırılıyor’ dedi. Ardından sahte polislerden birisi kendisini ‘başkomiser’ olarak tanıtarak telefonla bir peyzaj firmasında çalışan Emin Bilgin’e ulaştı. Derhal bankaya giderek verilen hesap numarasına 2 bin lira yatırması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine bankanın yolunu tutan Bilgin, 2 bin lirayı Hizbul G. adına yatırdı. Sahte polislerin bu kez ’15 bin lira da kredi çekmen lazım’ demesi üzerine başka bir banka şubesine giden Emin Bilgin, kredi müracaatında bulundu. Kredinin öğleden sonra çıkacağını sahte polislere bildiren Bilgin, “Çok acil lazım” cevabı alınca bu kez banka görevlilerinden ricada bulundu. Görevlilerin ’15 dakika içerisinde onaylanır’ açıklaması üzerine bankada beklemeye başladı.

Polisin Gönderdiği SMS’leri Hatırlayıp Şüphelendi

Daha önceden de cep telefonuna polisin bu konularla ilgili gönderdiği SMS’leri hatırlayan Bilgin, şüphelenerek, 155 Polis imdat Hattı’nı arayıp yaşadıklarını anlattı. Kısa sürede olay yerine gelen Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Ekipler Amirliği ekipleri, Bilgin’in kredi başvuru talebini iptal ettirdi.

Vatandaşların kendisi gibi tuzağa düşmemesi isteyen Emin Bilgin banka önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. İki çocuk babası olduğunu dile getiren Bilgin yaşadıklarını şöyle özetledi: “Tek söyleyeceğim şey; vatandaşlarımız benim gibi mağdur olmasın, telefonla gelen çağrılar üzerine emniyeti aramadan hiçbir işleme girişmesin. Evime memur arkadaşlar gelmiş. Kendisini ‘Başkomiser Ömer’ diye tanıtarak eşimin yanından beni aradılar. Ev telefonum ve kredi kartlarımın internet üzerinden borçlandırıldığını söylediler. Derhal bankaya gidip kredi kartımın iptal edilmesi için yönlendirildim. En yakın Hürriyet Mahallesi’ndeki bankalar olduğu için kredi kartımla iki bin lira çekip karşı tarafa havale yaptım. Sonra, kredi çekmem için başka bir bankaya yönlendirildim. 15 bin TL kredi çekmek için gerekli forumu doldurdum. Sürekli ‘telefonu kapatma’ diye ikazda bulunuyorlardı. Kredinin öğleden sonra çıkacağını söylediğimde acil ihtiyaç olduğunu ilettiler. Görevlilerden rica edince işlemler hızlandı. Bu sırada kendime geldim ve 155′i aradım. Evime ekibin geldiğini, haberleri olup olmadığını sorduğumda, dolandırıldığımı söylediler. Ekipler hemen bankaya ve eve gitti. Dolandırıcılar sürekli ‘Başsavcılık seni ve telefonlarla birlikte bekliyor’ diye tehdit ediyorlardı. Ellerinde arama kararı olduğunu söylediler. Polisle irtibata geçmeyeyim diye telefonumu sürekli meşgul tutuyorlardı. Polisler, beni kurtardı.”

Emniyet Her Ay SMS’lerle Vatandaşı Uyarıyor

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün cep telefonuna her ay düzenli olarak telefon dolandırıcılık olaylarına karşı SMS attığını anlatan Emin Bilgin, vatandaşlara “155′i aramadan kimseye para yatırmayın. Sakın ola telefonla gelen bilgilere aldanmasınlar ve hemen 155′i arayın” dedi.

Emin Bilgin’e, emniyet teşkilatının hiçbir zaman vatandaştan telefonla veya direkt para istemeyeceğini belirten polisler de “Karşılaştığınız şüpheli durumda hemen 155′i arayın. Haber merkezimiz bize haber verdi. Vatandaşımızın mal ve can güvenliği bizim için önemli olduğundan vatandaşımızı 15 bin lira yatırmadan yakaladık.” diye konuştu.

Kaynak: Bugün

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredilerindeki Artış Yüzde 27

13 haftalık ortalamada tüketici kredi artışı (kredi kartı hariç) yüzde 23,3 düzeyinde bulunurken konut kredilerinde artış yüzde 27, ihtiyaç kredileri ve diğer kredilerdeki artış ise yüzde 22’ye ulaştı. 

AA muhabirinin BDDK verilerinden derlediği bilgilere göre 22 Şubat haftasında kredilerin artış hızı yüzde 19,3 ile son yedi ayın en yüksek seviyesine çıktı. Tüketici kredilerindeki yıllık artış (kredi kartı hariç) yüzde 18 seviyesinde. Bu oran 2012 yıl sonu yüzde 15 seviyesindeydi. 13 haftalık ortalamalara baktığımızda tüketici kredi artışı (kredi kartı hariç) yüzde 23,3 düzeyinde bulunurken konut kredilerinde artış yüzde 27, ihtiyaç kredileri ve diğer kredilerdeki artış ise yüzde 22’ye ulaştı. 

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan dün Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, ”Banka kredileri sadece tüketime yönelik şekilde artıyorsa biz bundan endişe duyarız. Bu tür kredilerin ölçülü artması için özel çaba içerisindeyiz” demişti.

 Son verilere göre kredilerdeki artışın kredi kartları ve ticari krediler öncülüğünde arttığını belirten analistler tüketici kredilerinin artış patikasında olduğunu fakat hali hazırda endişe edilecek bir durum olmadığını belirtiyor.

Analistler tüketici kredilerinin belirgin bir şekilde ticari kredilerden fazla artmaya başlaması veya tüketici kredilerindeki artış hızının devam etmesi durumunda BDDK’nın Haziran 2011’deki gibi tüketici kredilerindeki karşılıkları artırabileceğini ifade ediyor.

”Önlem alınması için özel sektör borçluluğundaki ivmeye bakılıyor”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akbank Başekonomisti Fatma Melek, Merkez Bankası’nın amacının, finansal ve fiyat istikrarı çerçevesinde kredilerin ve iç talebin daha kontrollü büyümesini sağlamak olduğunu belirterek, bu süreçte de kredilerin sektörel kompozisyonuna yönelik önlemlerin ön plana çıktığını ifade etti. 

Melek, net döviz kazandırıcı sektörlerden ziyade, tüketici kredilerine ilişkin kısıtlayıcı önlemlerin üzerine odaklanıldığını söyleyerek, şunları kaydetti: ”Önlem alınması için özel sektör borçluluğundaki ivmeye bakılıyor. Burada da hane halkı yükümlülüklerin toplam varlıklara oranı ile bireysel kredilerin tasarruf mevduatına oranı önemli bazı göstergeler. 2011 yılında olduğu gibi BDDK, buradaki artış hızına bakarak gerektiği takdirde bir önlem alabilir.”

Merkez Bankası’nın Söylemeleri Daha Sıkılaştırıcı

İş Yatırım Bankacılık Sektörü Analisti Kutluğ Doğanay, Bizce Merkez Bankası’nın şu aşamada uyguladığı politikalarla sistemdeki oyuncuları verdiği mesajlarla yönetmeyi amaçladığını belirterek, ”Söylemleri uygulamalarından daha sıkılaştırıcı bir durumda” dedi.

Geçmiş tecrübeyle birlikte değerlendirildiğinde kredi büyümesine Merkez Bankası’nın müdahale yeteneği sınırlı olduğuna dikkati çeken Doğanay, 2010-2011 dönemine göre uyguladığı politikaların hedefleri gerçekleştirme gücünün daha fazla ve bankaların bilançolarına bakıldığında kredi-mevduat oranlarının sıkışık durumda olduğunu söyledi.

 Dolayısıyla 2010-11 dönemine kıyasla zorunlu karşılıklarla sıkılaştırma politikasının daha iyi sonuç verebileceğine değinen Doğanay, en nihayetinde oyuna BDDK’nın dahil olması ve tüketici kredilerinin maliyetini yükseltmesinin hem daha doğrudan hem de daha sonuca yönelik bir müdahale olacağını aktardı.

Doğanay, BDDK’nın yine Haziran 2011’de yaptığı gibi teminatsız tüketici kredileri için genel karşılık oranını yükseltip uzun vadeli tüketici kredileri için tutulması gereken sermayeyi de artırabileceğini ve kendilerinin henüz BDDK’nın oyununa dahil olacağını düşünmediklerini ifade etti.

Kredilerin artış hızı yüksek görünse de son dönemde tüketici kredilerinde faiz düşüşlerinin durduğunu ancak ticari kredilerin ucuzladığının görüldüğünü kaydeden Doğanay, bu kompozisyonun ekonomi yönetiminin de istediği bir durum olduğunu dile getirdi.

Doğanay, şunları kaydetti: ”Bizce ekonomi yönetimi açıkça hangi kredide ne kadar büyüme hedeflenmesi gerektiği mesajını vermeliydi. Ülkede yoğun özelleştirme ve proje finansmanı programı var. Bu yatırımlar finansal istikrarı bozmadığı gibi istihdam ve büyümeye de olumlu yanşayacak. En azından bu yönde verilen krediler Merkez Bankası’nın takip ettiği kredi büyümesi dinamiklerinden hariç tutulmalıydı.”

Tüketici Kredileri Artmaya Devam Ederse BDDK Önlem Alabilir

Odeabank Ekonomik Araştırma Müdürü Sözer, son verilere göre, kredilerdeki artışın kredi kartları ve ticari krediler öncülüğünde arttığına dikkati çekerek, ”Her ne kadar tüketici kredileri de artış patikasında olsa da, halihazırda endişe edilecek bir durum olmadığını düşünüyorum” dedi.

Mevcut durumda kredilerdeki artışın sadece tüketimden kaynaklanmıyorsa da, önümüzdeki dönemde böyle bir risk gerçekleşmesi durumunda BDDK’nın tüketici kredilerindeki karşılıkları Haziran 2011’de olduğu gibi artırabileceğini belirten Sözer, böyle bir önlemin, tüketici kredilerinin arz yönlü politikalarla hız kesmesine yol açacağını ifade etti.

 Sözer, tüketici kredilerinin belirgin bir şekilde ticari kredilerden fazla artması veya tüketici kredilerinin artış hızının devam etmesi durumunda BDDK’nın önlem alabileceğini belirtti.

BDDK 2011 Yılında Ne Yapmıştı?

BDDK 2011 yılı Haziran ayında yaptığı düzenleme ile tüketici kredilerinin toplam kredilerinin yüzde 20’sini aşan bankalar ile, donuk tüketici kredilerinin payı toplam tüketici kredilerinin içinde payı yüzde 8’i aşan bankaların, birinci gruptaki tüketici kredileri için karşılık oranı yüzde 1’den yüzde 4’e, ikinci gruptaki tüketici kredileri için karşılık oranı yüzde 8’e çıkarmış, Ayrıca, 24 aya kadar olan tüketici kredileri ve 24 aydan uzun süreli olan tüketici kredilerinin sermaye yeterliliği içindeki paylarını artırmıştı.

Kaynak: Milliyet

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Tüketici Dernekleri Bankalara Karşı 14-15 Mart’ta Eyleme Hazırlanıyor

Tüketici dernekleri, yargı kararlarına uymayan bankalara karşı 14-15 Mart’ta eylem yapacaklarını açıkladı. Tüketici dernekleri, kesin yargı kararlarına rağmen vatandaştan kart aidatı, hesap işletim ücreti ve kredi yapılandırma masrafı alan bankaları protesto etmek için 2 gün bankalara gitmeme eylemi yapacak. Uygulama 14-15 Mart’ta Tüketici örgütleri, başta kart aidatı olmak üzere mahkemelerin tüketici lehine verdiği kararları uygulamadıkları gerekçesiyle tüm bankalara yönelik 2 günlük eylem düzenleyecek.

Gücümüzü Kullanırız

Eylem kararı hakkında bilgi veren Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, bankaların toplumu adeta ipotek altına aldığını, bu durumu protesto etmek için tüketimden gelen güçlerini en etkin şekilde kullanmayı planladıklarını söyledi. Vatandaşın tüketici mahkemelerine açtığı davaların yaklaşık yüzde 70-80′inin bankalarla ilgili olduğunu, bankaların ise mahkeme kararlarını hiçe saydığını ifade eden Çakar, şu bilgileri verdi: “15 Mart Dünya Tüketici Hakları haftasının iki gününde bankalara tüketicilerin gücünü hatırlatma kararı aldık. Tüketiciler olarak 14-15 Mart günlerinde bankalara gitmeyeceğiz. Bu iki gün boyunca bankaların kredi kartı ve banka kartlarıyla alışveriş yapmayacağız, bankadan para çekmeyeceğiz, hiçbir bankaya para yatırmayacağız. Bankalar yılın 365 günü tüketiciyi avlıyor. Biz de yapacağımız eylemle bankalara hiç olmazsa 2 gün sinek avlatacağız.”

Kamuoyu Oluşacak

Çakar, tüm tüketicilere, tüketici örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına, derneklere, memur ve işçi sendikaları ile meslek örgütlerine eyleme destek vermelerin çağrısında bulundu. Bu amaçla tüm kurumların kapısını çalacaklarını, eylem gününe kadar geniş bir kitleye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Çakar, Türkiye’deki tüm tüketici örgütleriyle eylem için işbirliğine giderek bankalara tüketicinin gücünü göstereceklerini ifade etti.

20 Milyar Liramız Onların Kasasında

THD Başkanı Çakar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2008, 2010 ve 2011 yıllarında bankaların vatandaştan kredi kartı aidatı, dosya masrafı, ve hesap işletim ücreti alamayacağına dair 3 ayrı kararı olduğunu söyledi. Üstelik son kararla bankaların aldığı bu paraların geriye dönük 10 yıllık tutarının geri alınabileceğini ifade eden Çakar, şunları söyledi: “Tüketicinin şu anda 20 milyar lirası bankaları kasasında bekliyor. Kart aidatı, dosya masrafı ve hesap işletim ücreti olarak 10 yılda tüketiciden haksız olarak bu paralar tahsil edildi. Şimdi her tüketicimizin tüketici mahkemelerine başvurup ödediği bu paraları geri alma hakkı var.

Kaynak: Bugün

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredilerinde Batık Yüzde 2′yi Aştı Risk Sınırı %3

Bankalardaki kredi kartı verileri özellikle Adana ve İstanbul’da geri ödemede ciddi sıkıntılar başladığını gösteriyor. Konut kredisinde batık oranı yüzde ikiyi geçti. Risk sınırı ise yüzde 3′ün üstü olarak biliniyor.
 İl bazında tehlike
Takibe düşen kredi kartlarının illere göre dağılımında Adana ve İstanbul için adeta felaket tablosu ortaya çıktı. Türkiye genelinde ödenemeyen kredi kartı borçlarındaki artış oranı yüzde 16,3’te kalırken Adana’da takibe düşen kredi kartı borçlarındaki artış yüzde 107,5′e ulaştı. İstanbul’da da kart borçlarında takibe düşme oranı yüzde 36,9’la normal seviyenin iki katının da üzerine çıktı.

Harcamanın Yarısı

Yılın 9 aylık döneminde Türkiye genelinde 576 milyon liralık kredi kartı borcu ödenemezken İstanbul’da ödenemeyen kart borcu 376 milyon, Adana’da 218 milyon lira oldu. Adana’da bu dönemde yapılan 468 milyon liralık kart harcamasının ancak yarısı geri ödenebildi. Geri kalan yarısı batık duruma düştü. Ayrıca Diyarbakır da batık kart sıkıntısı yaşayan iller kervanına katıldı.

İyi Sinyal Gelen İller

İstanbul ve Adana’ya karşılık Ankara, Antalya, Bursa, Konya, Mersin ve Hatay gibi illerde yaşayan vatandaşların batık kredi kartı borçlarında artış değil, aksine azalma meydana geldi. Kart batağı yüzde 7,5 azalan Konya, olumlu sinyallerin alındığı iller arasında en ilk sırada yer aldı. Bu ili Bursa, Hatay, Ankara ve Mersin izledi.

Taşıtta Batık Hızlı

Verilere göre 9 aylık dönemde batık oranı en fazla artan krediler arasında taşıt yüzde 9,1 artışla ilk sırada yer alırken konuttaki batık kredi artış hızı yüzde 2,1’de kaldı. Başta ihtiyaç kredileri olmak üzere diğer tüketici kredilerindeki artış yüzde 7,5 oldu. Ancak il bazında İstanbul ve Ankara’daki takibe düşen diğer tüketici kredisi artışı yüzde 32,5’e tırmandı. İzmir de batıktaki yüzde 38 artışla kötü sinyal verdi.

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

VakıfBank Yüzde 42 Büyümeyle Kredi Kartı Pazarında Lider Oldu

VakıfBank, 2012′nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) Ocak 2013′te yayımladığı raporda VakıfBank, 2012′nin hem kredi kartı cirosunda hem de işlem adedinde en çok büyüyen bankası oldu. VakıfBank 13.7 milyar lira ciroyla yüzde 42 büyüme elde etti. Sektördeki büyüme ise yüzde 24 düzeyinde gerçekleşti.

VakıfBank Worldcard 2012′de 13,7 milyar lira ciroya ulaşarak geçen yıla göre yüzde 42 büyüme gerçekleştiren Vakıfbank, işlem adedinde ise, sektörün 2 katından fazla artış göstererek, yıllık 120 milyon adedin üzerine çıkmayı başardı.

VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı Feyzi Özcan ”Bankamızın iki yıldır sürdürdüğü ‘halden anlayan banka’ konsepti ile müşterilerimizi anlamak ve hayatlarını kolaylaştıracak çözümler sunmak için çok çalıştık. Şimdi kredi kartları sektöründe 13.7 milyar lira ciro ve yüzde 42 büyüme ile elde ettiğimiz bu başarı, müşterilerimizi gerçekten anladığımızın en önemli göstergesi. Önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümeye ve ödeme sistemlerinde yenilikçi ve öncü uygulamalarımıza devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

VakıfBank, 2012′de kredi kartı alanındaki kampanyalarıyla 2 ödül kazandı. VakıfBank’ın müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik oluşturduğu kampanyalarından birisi olan ”81 İle 81 Otomobil” kampanyasının sosyal medyadaki uzantısı olan ”Facebook 82. İl Oluyor” kampanyasıyla toplam 28 ülkeden 63 finalistin yarıştığı Midas Awards 2012′de, sosyal medya kategorisinde ”Silver Midas” ödülüne layık görüldü.

VakıfBank, sosyal sorumluluğu destekleyen ihtiyaç sahiplerine gıda yardımının sağlandığı ön ödemeli kartı olan ”41 Kart” ile de 2012′de ”Altın Karınca Belediyecilik Ödülü”nün sahibi oldu.

AA

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredileri 84.5 Milyar TL’ye Yükseldi

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 7 Aralık itibarıyla 84 milyar 459 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.4 oranında, 2011 yılı sonuna göre yüzde 13.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 oranında artış gösterdi.

Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi 787.2 Milyar TL’ye Geriledi

Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 7 Aralık itibarıyla 787 Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 7 Aralık itibarıyla 787.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.

Kredi Kartı Borcu Olanlar Müjde

Bankacılık sektöründe Mali kesim dahil krediler toplamı 7 Aralık itibarıyla 787 Bankacılık sektöründe Mali kesim dahil krediler toplamı 7 Aralık itibarıyla 787.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Krediler bir önceki haftaya göre yüzde 0.2 oranında gerilerken, 2011 yılı sonuna göre yüzde 13.5 oranında artış gösterdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haftalık Bülteni’nde açıkladığı geçici verilere göre bankacılık sektöründe krediler toplamı (Mali kesime verilenler dahil) 7 Aralık itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 0.2 oranında, 1 milyar 292 milyon TL tutarında azalışla 787 milyar 189 milyon TL oldu. Krediler 2011 yılı sonuna göre yüzde 13.5 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.6 oranında artış gösterdi.

7 Aralık itibarıyla Mali kesim hariç krediler toplamı bir önceki haftaya göre yüzde 0.02 oranında azalışla 717 milyar 238 milyon TL’ye geriledi. Mali kesim hariç kredilerde 2011 yılı sonuna göre yüzde 12.8 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14.8 oranında artış yaşandı.

Tüketici Kredileri 190.7 Milyar TL

7 Aralık itibarıyla Mali kesim hariç, katılım bankalarının dahil edildiği tüketici kredileri bir hafta önceye göre yüzde 0.3 oranında artışla 190 milyar 717 milyon TL oldu. Tüketici kredileri 2011 yılı sonuna göre yüzde 13.2, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14.3 oranında artış gösterdi.

Konut Kredileri 84.5 Milyar TL’ye Yükseldi

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 7 Aralık itibarıyla 84 milyar 459 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.4 oranında, 2011 yılı sonuna göre yüzde 13.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 oranında artış gösterdi.

Taşıt Kredileri 7.8 Milyar TL

Taşıt kredileri 7 Aralık itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 0.2 oranında artışla 7 milyar 796 milyon TL’ye yükseldi. Taşıt kredileri 2011 yılı sonuna göre yüzde 5.9 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.2 oranında artış gösterdi.

İhtiyaç Kredileri 66.2 Milyar TL

7 Aralık itibarıyla bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.3 oranında artarak 66 milyar 217 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri 2011 yılı sonuna göre yüzde 6.7, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.3 oranında arttı. Anılan dönemde diğer tüketici kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 oranında artışla 32 milyar 244 milyon TL’ye yükseldi.

Bireysel Kredi Kartı Harcamaları 69.4 Milyar TL

7 Aralık itibarıyla bireysel kredi kartı harcamaları bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 oranında azalışla 69 milyar 363 milyon TL oldu. Bireysel kredi kartı harcamaları 2011 yılı sonuna göre yüzde 26.1 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29.8 oranında artış gösterdi.

Tüketicilerin Bankalara Toplam Borcu 260.1 Milyar TL

7 Aralık itibarıyla tüketicinin krediler ve kredi kartları aracılığıyla yaptığı harcamaların toplamı bir önceki haftaya göre 541 milyon TL artışla 259 milyar 539 milyon TL’den 260 milyar 80 milyon TL’ye yükseldi.

Mevduat Geriledi

Bankacılık sektöründe bankalararası dahil mevduat 1 haftalık dönemde 26 milyon TL tutarında azalışla 794 milyar 924 milyon TL oldu. Mevduat 2011 yıl sonuna göre yüzde 8.7 oranında artarken, son 1 yıllık dönemde ise yüzde 11.5 oranında artış gösterdi.

Haberler

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Borcunu 780 Bin Kişi Ödeyemedi

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, borcunu ödemeyen kişi sayısında artış olduğuna işaret ederek, “Kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 800 bine yaklaşıyor, yani 780 bin civarında. Tüketici kredisinde borcunu ödeyemeyen kişi sayısı da 500 bin civarında” dedi. -Keskin, tahsili gecikmiş alacakların ise tüketici kredilerinde yüzde 1.9′dan yüzde 2.2′ye çıktığını, ancak kredi kartlarında bu oranın yüzde 6.3′den yüzde 5.9′a gerilediğini bildirdi.

İSTANBUL (ANKA) – Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, borcunu ödemeyen kişi sayısında artış olduğuna işaret ederek, “Kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 800 bine yaklaşıyor, yani 780 bin civarında. Tüketici kredisinde borcunu ödeyemeyen kişi sayısı da 500 bin civarında” dedi. Keskin, tahsili gecikmiş alacakların ise tüketici kredilerinde yüzde 1.9′dan yüzde 2.2′ye çıktığını, ancak kredi kartlarında bu oranın yüzde 6.3′den yüzde 5.9′a gerilediğini bildirdi.

Keskin, TBB’nin ilk 9 aylık değerlendirmesi ve beklentilerini, düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Kredilerin bazı temel büyüklüklerle ilişkisine bakıldığında, kurumsal kredilerin GSYİH’ya oranının yüzde 37, bireysel kredilerin yüzde 18, kredilerin toplam aktiflere oranın ise yüzde 58 olduğunu söyledi. Keskin, “En çarpıcı gösterge, kredilerin mevduata oranı yüzde 104. Yani bilançonun 3′de 2′si kredi, mevduatın tamamı krediye dönüşmüş durumda” dedi.

Tasarrufların Yüzde 82′si Bireysel Krediye Gitti

Tasarruf ve bireysel kredilerin açısından bakıldığında ise bireysel kredilerin tasarruf mevduatına oranının yüzde 53′den yüzde 56′ya geldiğini, artışın devam ettiğini, ancak hızın yavaşladığını açıklayan Keskin, “Bireysel kredilerin TL tasarruf mevduatına oranı ise yüzde 82. Diğer bir deyişle, Türkiye’deki tasarrufların yüzde 82′si bireysel krediye dönüşmüş durumda” dedi.
Keskin, tasarruf mevduatının TL ve Yabancı Para (YP) dağılımında ise 2011 yılına göre önemli bir değişiklik olmadığını, ancak 2012′ye göre TL lehine çok çarpıcı bir değişiklik olduğunu vurguladı. Keskin, “Tasarruf mevduatının GSYİH’ya oranı yüzde 32 düzeyinde. Bunun yüzde 22′si TL cinsinden, bireysel kredilerin oranı ise yüzde 18. Kredi dağılımında çok önemli bir değişiklik yok 2011′e göre. Kredilerin yüzde 67′si kurumsal, yüzde 33′ü bireysel kredi şeklinde” diye konuştu.

Krediler ile Mevduat Büyümesi Arasındaki Fark Daralıyor

Merkez Bankası’nın (MB) bankaların izlemesine işaret ettiği krediler ile mevduat büyümesi arasındaki farkın da daraldığına dikkati çeken Keskin, “2011′in ortalarında oldukça yüksek olan farkın, Eylül ayı itibariyle geldiğimizde birbirine yaklaşmakta olduğunu görüyoruz. Tasarruf açığının daraltılması açısından da önem verdiği bir göstergeydi Merkez Bankası’nın bu göstergesi” dedi.

Kredi Büyüme Hızı Yüzde 15′e Geldi

Kredi büyüme hızına bakıldığında ise bankaların, Merkez Bankası‘nın yıl sonu beklentisi olan yüzde 14 kredi büyüme hızına yaklaştığını açıklayan Keskin, “Eylül ayında toplam kredi büyümesi, 2010 yılı sabit kurlar ile yüzde 15′e geldi. Özellikle yabancı para kredilerde daha hızlı bir yavaşlama, TL kredilerde daha yavaş büyüme görüyüruz. Yavaşlamanın bireysel kredilerde çok daha hızlı olduğunu görüyoruz. Faiz oranlarına duyarlılık açısından bireyler daha çabuk tepki vermişler” dedi.

Bankaların Tahvil İhracı 30 Milyar Tl’ye Yaklaştı

Keskin, son çeyrekte TL mevduat artış hızının ivme kazandığını, yabancı parada ise yavaşlama olduğunu bildirdi. Bankaların menkul değer ihracına bakıldığında ise Ağustos 2012 itibari ile 30 milyar TL’ye yaklaştığının görüldüğüne işaret eden Keskin, bunun yaklaşık 20 milyar TL’si TL cinsinden yapılan ihraçların oluşturduğunu vurguladı.

Tahsili Gecikmiş Alacaklar Tüketici Kredisinde Artarken, Kredi Kartında Geriledi

Tahsili Gecikmiş Alacaklar’da (TGA) ise artışın, Eylül 2012 sonu itibariyle yüzde 3 olduğunu açıklayan Keskin, “Özellikle reel olarak seyrine baktığımızda, Haziran ayında yüzde 0′a yakınken artışı, reel olarak yüzde 10′ları geçmiş durumda. Dağılımına baktığımızda Eylül 2012 sonu itibariyle, kurumsal kredilerde yüzde 2.9, bireysel kredilerde yüzde 3.2. İlginç olan tüketici kredilerinde. Burada 1.9′dan 2.2′ye artış var, ancak kredi kartlarında 6.3′den 5.9′a gerilemiş. KOBİ kredilerinde ise Ağustos 2012 verisine göre, yüzde 3.2′den yüzde 3.3′e yükselmiş” diye konuştu.

Borcunu Ödeyemeyenler Arttı

Keskin, borcunu ödemeyenlerin seyrine bakıldığında, tüketici kredilerinde borcunu ödemeyenlerin sayısının arttığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Tüketici kredilerinde borcunu ödemeyenlerin sayısının, 2011′in son çeyreğinden itibaren arttığını görüyoruz. Aşağı yukarı Ağustos’ta 500 bin civarında. Kredi kartlarında ise 800 bine yaklaşıyor, yani 780 bin civarında. Bunlar tabi 12 aylık, yıllık seriler. Borcunu ödememiş kişilerin, üçer aylık dönemler itibariyle artışlarına baktığımızda, son üç aylık dönemde 100 bin kişinin olduğunu görüyoruz. Bu göstergelerde bir artış var, ancak artış ekonomik büyümedeki yavaşlamayı dikkate aldığımızda, şu anda tahmin edilebilir bir düzeyde seyrediyor. Ekonominin yavaşlaması hemen sorunlu kredilere yansımış.” (ANKA-SON)
(HMD/ORH)

HaberX

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Maaşlar Yatmadı 10 Milyon Kart Nakit Çekime Kapandı

Ekonomideki yavaşlama artık sokakta da hissediliyor. İşleri kötü giden şirketler ya işçi çıkartıyor, ya da elemanların maaşını eksik ya da geç yatırıyor. Ay başını iple çeken vatandaş, maaşı yatmayınca kredi kartı borcunu ödeyemiyor. Banka da BDDK‘ya uyup vatandaşın kartını nakit çekime kapatıyor

Bir yandan ekonomideki yavaşlama nedeniyle maaş ödemelerinin gecikmesi bir yandan da kredi kartlarının nakit çekime kapatılması nedeniyle vatandaş kredi borçlarında batağa düştü. Özellikle bireysel kredilerde ve kredi kartlarında dikkati çeken çarpıcı artış karşısında bankalar da sıkıntıya düşen müşterilerini arayarak kredi borçlarını yeniden yapılandırmaya başladı.

Geri Ödemede Sıkıntı


Kredi kartı pazarında sektör lideri olan Garanti Bankası Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Onur Genç’in son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler de sorunun boyutlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. 2012 yılının başında yüzde 4.5′lar civarında olan kredi kartlarındaki sorunlu kredi oranının şu anda yüzde 6′lara kadar yükseldiğini belirten Genç, Garanti Bankası’nın halen aktif olan 7 milyon adet kart müşterisinin yüzde 20′sinin kartının nakit çekime kapatıldığını söyledi. Sektör genelinde ise nakit çekime kapatılan kredi kartı sayısı 10 milyonu buluyor.

BDDK’nın ilk 8 aylık veriler sektördeki toplam krediler yüzde 9.6 artarken, takipteki alacaklar brüt olarak yüzde 13.6 oranında artış gösterdi.

90 Gün Bekliyor


Genç, sorunlu kredilerin artışının nedenleri ve bu konuda aldıkları önlemlere ilişkin ise şunları söyledi:

‘Bizim bir tane ekibimiz var. 90 güne kadar ödeyemeyen müşteriler için karşılık ayırmıyoruz ama müşterilerimizi arayıp neden ödeyemediklerini soruyoruz. Hatta bazı müşterilerimizin borçlarını yapılandırıyoruz. 250 tane çalışan arkadaşımız geciken müşterileri arıyorlar. 90 gün sonra ise avukatlık bürolarına veriyoruz. Avukatlar devreye giriyor. Müşterilerimizin genelde ‘Neden ödeyemiyorsunuz?’ sorusuna verdiği yanıt  ’Bu aralar maaşımı gecikmeli alıyorum, patron vermedi,  işsiz kaldım’ oluyor. Maalesef ekonomide genel bir yavaşlama olması hemen ödemeler üzerine etkisini gösterdi.’

Üç Kez İhlal Edene Nakit Çekim Yasak


Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Onur Genç’e göre sorunlu kredilerin artışında geçen yıl hayata geçen nakit çekim yasağı da etkili oldu. Buna göre bir yıl içinde en fazla 3 kez  borcunun yüzde 50′sine kadar ödeme yapmayanların kartı nakit çekimine kapatılıyor. Genç, ‘Bu sert ve bir anda gelen bir kuraldı. Kredi kartını nakit çekim aracı olarak kullananlar zorlandı. 9.1 milyon adetkredi kartımız var, bunun yüzde 72′si aktif. Aktif müşterilerimizin yüzde 20′sinin kartını nakit çekime kapattık. Müşteriler geçici nakit ihtiyacını kart üzerinden karşılıyordu, şimdi sistem onu bloke etmiş oldu. Bu oranlar sektör genelinde de böyledir’ diye konuştu.

Borçlar Nasıl Yapılandırılıyor?

Ödeme sıkıntısı çeken müşterilerine yardımcı olmak amacıyla kredi borçlarının vadesini uzattıklarını belirten Onur Genç, bu konuda banka müşterilerine önemli bir uyarıda da bulunuyor: ‘Müşterilerimize, ‘Aylık taksitlerini 200 TL yerine, 100 TL’ye düşürelim ama 2 yılda değil de bize 4 yılda öde’ diyoruz. Bütün bunları yaparken müşterinin kredi tarihçesine gidip onu işliyoruz. Nasıl olsa taksitlendiriliyormuş deyip müşterilerin beklenti içerisine girmemesi gerekir. Müşteriler her geciktikleri gün itibarıyla kara listeye giriyor. Bankalarda kredisi geciken her müşteri KKB’ye bildiriliyor. Dolayısıyla her geçen gün müşteri için dezavantaj.’

Kadın Girişimciye Altın Kredi

Genç, yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak için Garanti Bankası şubelerinde Altın Salısı günleri başlattıklarını ve bir yıl içinde 5 ton altın toplamayı hedeflediklerini aktardı. Altın Salısı günleriyle bankaya yeni gelen müşterilerin çoğunluğunu kadınların oluşturduğuna dikkat çekenGenç,  ”Kadınların bize getirdiği altınları teminat olarak kabul edip karşılığında isteyenlere kredide kullandırabiliyoruz’ diye konuştu.

Bireyler Daha Az Kredi Kullandı

Genç, geçen yıl sektörün ihtiyaç kredilerinde sektörün yüzde 38 büyürken, bu yılk ilk 9 ayda büyümenin yüzde 11′de kaldığına dikkat çekti. Onur Genç, ‘Türkiye’de bu sene hane halkları geçen yılki kadar borçlanmadı. Bunun iki tane nedeni var. Birincisi; faizler göreceli olarak geçen yıla göre daha yüksekti. İkincisi; artık vatandaş hesabına bakıyor’dedi.

23 Bin Kişi Net Hesap Açtı

Garanti Bankası’nın 10 milyon civarındaki bireysel bankacılık müşterisi içerisinde vadeli mevduat taşıyanların sayısının sadece 500 bin olduğunu ifade eden Onur Genç, şunları söyledi:
”Niye mevduat hesapları yok’ diye araştırdık. Çünkü insanlar birikim yapamıyor. Biz de bunun üzerine Net Hesap’ı çıkarttık. Müşterilerimize, ’24 ay boyunca ayda 300 lira biriktirirsen 500 TL de benden’ diyoruz. Net Hesap beklediğimizin üzerinde yoğun talep gördü.  23 bin kişi hesap açtı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Halkbank Halka Arza Hazır

Halkbank, geçen yılın dokuz aylık döneminde 1 milyar 541 milyon lira olan net kârını, bu yılın aynı döneminde yüzde 20,2 oranında arttırarak 1 milyar 853 milyon liraya çıkardı. Halkbank’ın yılın ilk dokuz ayında günlük ortalama net kârı 6 milyon 762 bin lira, saat başı ortalama net kârı 281.8 bin lira oldu. Halkbank’ın toplam kredileri 2011 sonuna göre yüzde 11, geçen yılın 9 aylık dönemine göre ise yüzde 12 artarak 63 milyar liraya çıktı. Bankanın 2011 yıl sonunda 91.1 milyar TL olan toplam aktifleri, 2012 eylül sonu itibariyle 102 milyar TL’ye yükseldi.

Kendi Kartı Geliyor

2007’deki birincil halka arzda 17.3 milyar TL’lik talep topladığını, 2007’den itibaren de pazar payı, kredi hacmi ve kârlılık açısından önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade eden Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, “Yurtdışında sahip olduğumuz yüksek itibarın karşılığını reel ekonomiye sunduğumuz kaynağı çeşitlendirerek ve bu kaynağın maliyetini düşürerek alıyoruz. Bu kredibilitemizin, Halkbank hisselerinin ikincil halka arz sürecinde göreceği taleple daha da somutlaşacağına inanıyorum” dedi. Halkbank’ın kredi kartında mevcut marka ile olan işbirliğinin sonra ereceğini hatırlatan Süleyman Aslan, bankanın bundan sonra pazarda kendi kredi kartı markasıyla yola devam edeceğini söyledi. Bu değişikliğin sebebini müşterilerine daha uygun ve ayrıcalıklı koşullarda, daha kaliteli bir hizmet vermek istemeleriyle açıklayan Aslan, pazarda sahip oldukları payı 5 yıl içerisinde yüzde 6’ya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Radikal

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

TBF Başkanı Deniz Konut Krizi Kapıda

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, maket üzerinden yapılan konut satışlarının yakın bir gelecekte Türkiye’yi 1980′li yıllarda yaşanan banker krizi gibi bir durumla baş başa bırakacağını savundu.

Antalya, Gümüşhane, İstanbul, Erzurum, Kütahya ve Aksaray’da faaliyetlerini sürdüren 9 tüketici derneği, Tüketiciler Birliği Federasyonu altında bir araya geldi. Federasyonun kuruluşu Antalya’da düzenlenen törenle açıklandı.

TBF Genel Başkan Mehmet Bülent Deniz, düzenlediği basın toplantısında, proje üzerinden yapılan satışlarda ev sahibi olmak isteyenlerin evin tutarı kadar senet imzaladığına değinerek, “Eğer o senet ya da çek üçüncü kişilere ciro edilirse ve karşılığı firma tarafından yatırılmazsa ev sahibi olma hayali kuranlar o senedin tamamını ödemek zorunda kalır” dedi.

Deniz, proje üzerinden satışlarda firmanın kendisine sıfır faizli, ücretsiz bir finansman yarattığına dikkati çekti. Mehmet Bülent Deniz, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın konut sektörünü düzenleyici tedbirler alması gerektiğini belirterek, “Konut krizi kapıda” iddiasında bulundu.

Kredi Kartı ve Girdabı

TBF Genel Başkanı Deniz, bugün Türkiye’de 17 milyon tüketicinin cebinde 50 milyon civarında kredi kartı bulunduğunu söyledi. Kredi kartları için ‘Cepte taşınan saatli bomba’ benzetmesinde bulunan Deniz, “Bankacılık sektörünün kredi kartı aidatı, yıllık üyelik ücreti gibi akıl almaz uygulamalarıyla her yıl yaklaşık 2 milyar 500 milyon TL tüketicinin cebinden alınmakta. Öte yandan asgari ödeme tuzağıyla tüketiciler faiz girdabına yakalanmaktadır” diye konuştu.

Geçerli sözleşme faizi ve asgari ödeme tutarı üzerinden hesap yapıldığında kredi kartından 1000 TL harcayan ve başka hiçbir harcama yapmayan bir tüketicinin asgari tutarı ödeyerek borcunu kapatması için gerekli sürenin tam 54 ay olduğunu belirten Deniz, bu yılın Ocak-Ağustos aylarını kapsayan 8 aylık dönemde kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının, geçen yılın tamamında borcunu ödeyemeyen tüketicilerin toplamını aştığını söyledi.

Günü Kurtaran Tüketici Sayısı 9 Milyon

Mehmet Bülent Deniz, Merkez Bankası’nca kara listeye henüz alınmamış, ancak asgari tutarı ödeyerek günü kurtaran tüketici sayısının 9 milyona ulaştığını kaydetti. Kasım ayından itibaren bankalar tarafından yoğun şekilde icra takibi başlatılacağını savunan Deniz, kredi borç stokunun adil, kuşatıcı ve beklenen yararı sağlayacak şekilde eritilmesi için yapılandırma seçeneğinin Tbmm’de ele alınması gerektiğini kaydetti. – Antalya

Haberler.com

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredileri 7 Milyar 646 Milyon TL

Tüketici “hemen” satın aldı, “sonra öderim” dedi. Tüketicinin 18 Mayıs 2012 itibarıyla 59.5 milyar TL düzeyine ulaşan kredi kartı borçlarının yüzde 48.5’ini taksitli, yüzde 51.5’ini ise taksitsiz borçlar oluşturdu.

Son 1 yılda kredi kartı harcamaları yüzde 29 artarken, taksitli kredi kartı harcamalarında yüzde 39.6, taksitsiz harcamalarda ise yüzde 29.2 oranında artış yaşandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haftalık Bülteni’nde açıkladığı geçici verilere göre bankacılık sektöründe krediler toplamı (mali kesime verilenler dahil) 18 Mayıs itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre (20 Nisan 2011 baz alındı) yüzde 22.8 oranında artışla 730 milyar 281 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Krediler 18 Mayıs itibarıyla bir önceki haftaya oranla 1.1 oranında, 7 milyar 646 milyon TL tutarında artış gösterdi.

Mali kesim hariç krediler toplamı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23.1 artışla 668 milyar 491 milyon TL oldu. Mali kesim hariç krediler toplamı bir önceki haftaya göre yüzde 0.9 oranında, 6 milyar 196 milyon TL tutarında arttı.

Tüketici Kredileri 175 Milyar Tl’yi Aştı

18 Mayıs itibarıyla mali kesim hariç, katılım bankalarının dahil edildiği tüketici kredileri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.2 oranında artarak 175 milyar 32 milyon TL oldu. Tüketici kredilerinde bir önceki haftaya göre 0.1 oranında, 2011 yılı sonuna göre 3.9 oranında artış yaşandı.

Konut Kredileri 75.7 Milyar Tl’ye Ulaştı

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 18 Mayıs itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.8 oranında artışla 76 milyar 846 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.3, 2011 yılı sonuna göre yüzde 3 oranında artış gösterdi.

Taşıt Kredileri 7.4 Milyar Tl’ye Ulaştı

Taşıt kredileri son 1 yılda yüzde 17.5 oranında, 1 milyar 95 milyon TL tutarında artışla 7 milyar 357 milyon TL oldu. Taşıt kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 oranında artarken, 2011 yılı sonuna göre yüzde 0.1 oranında geriledi.

18 Mayıs itibarıyla ihtiyaç kredileri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.5 oranında, 8 milyar 562 milyon TL tutarında artışla 63 milyar 767 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 oranında gerilerken, yıl sonuna göre yüzde 2.7 oranında arttı. Diğer tüketici kredileri ise son 1 yıllık dönemde yüzde 46.8 oranında, 8 milyar 628 milyon TL tutarında artışla 27 milyar 62 milyon TL düzeyinde gerçekleşti.

Kredi Kartı Kullanımı Son 1 Yılda, Yüzde 29 Artışla 57.8 Milyar Tl’ye Ulaştı

18 Mayıs itibarıyla bireysel kredi kartı harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28.9 oranında, 13 milyar 329 milyon TL tutarında artışla 59 milyar 457 milyon TL’ye yükseldi. Bireysel kredi kartı harcamaları 2011 yılı sonuna göre yüzde 8.1 oranında artarken, bir önceki haftaya göre yüzde 0.4 oranında geriledi.

Kredi Kartına Taksit Patladı

Tüketici kredi kartıyla yaptığı alışverişlerde takside ağırlık vermeye başladı. 16 Mayıs 2008’de 29 milyar 235 milyon TL düzeyinde gerçekleşen kredi kartı harcamalarının yüzde 38’ini (11 milyar 108 milyon TL) taksitlendirilen harcamalar oluştururken, yüzde 62’sini taksitlendirilmeyen harcamalar (nakit çekim de dahil) meydana getirdi. 18 Mayıs 2012 itibarıyla 59 milyar 457 milyon TL düzeyinde gerçekleşen kredi kartı harcamalarının yüzde 48.5’ini taksitlendirilen harcamalar, yüzde 51.5’ini ise taksitsiz harcamalar oluşturdu. Taksitlendirilen kredi kartı harcamaları son 1 yılda yüzde 39.6 oranında artışla 28 milyar 826 milyon TL’ye, taksitlendirilmeyen harcamalar ise yüzde 20.2 artışla 30 milyar 631 milyon TL’ye yükseldi. Son 4 yıllık dönemde ise taksitlendirilen harcamalar yüzde 159.5, taksitlendirilmeyen harcamalar yüzde 69 oranında artış gösterdi.

Tüketicinin Bankalara Borcu Son 1 Yılda Yüzde 20.4 Arttı

Tüketicileri kredi ve kredi kartı borçları toplamı son 1 yılda yüzde 20.4 oranında, 40 milyar 315 milyon tutarında artışla 234 milyar 489 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Geçen yıl aynı dönemde tüketicilerin kredi ve kredi kartlarına toplam borcu 194 milyar 174 milyon TL düzeyindeydi.

Mevduat 734 Milyar TL

Bankacılık sektöründe mevduat (bankalararası dahil) son 1 yıllık dönemde yüzde 13.8 oranında, 91.5 milyar TL tutarında artışla 734 milyar 98 milyon TL oldu. Mevduat 2011 yıl sonuna göre yüzde 3.2 oranında, son 1 haftalık dönemde ise yüzde 1.4 oranında artış gösterdi.

Hürriyet

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bank Asya Kredilerde Yüzde 18 Büyümeyi Öngörüyor

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik Kredilerde Yüzde 18 Oranında Büyümeyi Öngördüklerini Bildirdi

Çelik, düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, Bank Asya’nın Eylül 2011 itibarıyla gerçekleşen rakamları ile yurt dışı faaliyetlerine değinerek, Hindistan’da temsilcilik açma iznini aldıklarını, yaklaşık bir ay içinde temsilciliği açabileceklerini söyledi.

Erbil şubesini de bir iki ay içinde açmayı planladıklarını ifade eden Çelik, Balkanlar’daki arayışlarının da sürdüğünü vurguladı.

Bireysel ve KOBİ bankacılığında büyüme, sermayenin verimli kullanımı, tabana yaygın ve uzun vadeli kaynak, kaynakların çeşitlendirilmesi, şube ve personel başına düşen verimliliğin artırılmasından oluşan stratejilerini anlatan Çelik, 2012′de KOBİ bankacılığı ve bireysel bankacılıkta yüzde 36 oranında, kredilerde yüzde 18 oranında büyümeyi öngördüklerini bildirdi.

Aktif Büyüklükte Yüzde 15′lik Büyüme Öngörülüyor

Bank Asya’nın hedeflerine işaret eden Çelik, bankanın Eylül 2011 itibarıyla 17,2 milyar liraya yükselen aktif büyüklüğünün, 2012′de yüzde 15 büyümesini öngördüklerini kaydetti.

Kredi kartı adedinde bu yıl 2,25 milyon, 2015′te 3 milyon adede ulaşmayı beklediklerini anlatan Çelik, ”2012 yılına 200 şube ile girdik. 25 yeni şube ile şube sayısını bu yıl 225′e, 2015′te 300′e çıkarmayı, 250 kişiyi işe alarak da çalışan sayısını 2012′de 4 bin 750′ye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Şube başına mevduatı 2012′de 64 milyon liraya, 2015 yılında 77 milyon liraya, şube başına kredi miktarını bu yıl 70 milyon liraya, 2015 yılında 78 milyon liraya çıkarmayı planladıklarını belirten Çelik, şube başına personel sayısının bu yıl 21 kişi, 2015′te 19 kişi olmasını öngördüklerini, pazar payında ise bu yıl yüzde 1,6, 2015 yılında yüzde 2′yi hedeflediklerini söyledi.

Bu yıl altın bankacılığına daha fazla önem vermek istediklerinin altını çizen Çelik, ”Şu anda cari hesaplar açılabiliyor. Ama bunların müşteriye bir getirisi olmuyor. Biz onları katılım hesabına dönüştürmek istiyoruz. Katılım hesabı açma imkanı da getireceğiz. Fiziksel olarak yine gram altın alım satımı veya hurda altına dönük her türlü işlemleri de 2012′de en kısa sürede yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

İkinci Yarıda Yine Sukuk İhracına Çıkabiliriz

Soruları da yanıtlayan Çelik, 2012′de geçen yıla paralel bir karlılık beklediklerini bildirdi.

Sukuk ihracına ilişkin bir soru üzerine Çelik, şunları kaydetti:

”2011′de sukuk ihracını, uluslararası piyasa koşulları nedeniyle iptal etmiştik. Ancak o sukuk, leasing aktiflerinin üzerine çıkarılacak sukuk ihracıydı. Biz leasing hala yapıyoruz ve yapmaya devam ediyoruz. Leasing aktifleri açısından bir sıkıntımız yok. Uluslararası piyasalar elverirse, 2012′nin ikinci yarısında yine piyasa koşullarını değerlendirip sukuk ihracına çıkabiliriz. Türk Hazinesi’nin çıkarmayı düşündüğü sukuk ile ilgili de mutlaka ilgileniriz.”

Bireysel Emeklilikte İzin Aldık, SPK Sürecindeyiz

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, bireysel emeklilikle ilgili Hazine Müsteşarlığı’ndan faaliyet iznini aldıklarını, şu anda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) sürecinde olduklarını ve bu sürecin devam ettiğini belirtti.

Çek Yasası ile ilgili bir soru üzerine de bankaların yükümlülüklerinin bir miktar artırıldığını ve hapis cezasının kaldırılmasıyla ilgili hükümler bulunduğunu anımsatan Çelik, ”Bu, bankaları çek verirken daha hassas olmaya itecektir. Müşteriler de daha seçici davranacaklardır” dedi.

Işık Sigorta’yı Satmak İçin Görüşüyoruz

Işık Sigorta’nın satışına dair de Çelik, şu bilgileri verdi:

”Işık Sigorta karlı bir şirket. Ciddi de nakit varlığı var. Işık Sigorta’nın satışını hala düşünüyoruz. Hatta görüşmeler de yapıyoruz. Dolayısıyla şu anda Işık Sigorta’yı eğer uygun fiyat bulursak satabiliriz. Tamamını da satabiliriz. Bu, gelen teklife bağlı. Tabii piyasa şartlarına göre ilerde belki tekrar bir şirket satın alabiliriz. Sigorta sektöründe kısa vadede karlılık beklemiyorum. Bankacılık sektöründeki konsolidasyon orada olmadı. Piyasadaki şirket sayısı piyasadaki işi rasyonelize etmiyor.”

Yeni Mağazacılık’ta Satış Olabilir

A101 Yeni Mağazacılık ile ilgili de Çelik, Yeni Mağazacılık’ta bin 300′e yakın mağaza ile 1,2 milyar liraya yakın cironun söz konusu olduğunu ve kendilerinin yüzde 22 oranında ortaklığı bulunduğunu hatırlatarak, ”Ortaklarımızla beraber Yeni Mağazacılık’ta 2012′de bir satış olabilir. Ortağımızla birlikte hareket ediyoruz” diye konuştu.

Tuna Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı aktifinde de Kızılcahamam’da termal tesisler ve birtakım arsalar yer aldığını belirten Çelik, uzun vadede halka açılmanın söz konusu olabileceğini bildirdi.

Afrika’daki Büyüklük 250 Milyon Avroya Ulaştı

Bank Asya Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Beyaz da Afrika’daki yatırımlara 2009 yılında başladıklarını hatırlatarak, ortaklık şeklindeki operasyonlarının ağırlıklı olarak Senegal’de bulunduğunu, son olarak Moritanya’da operasyonlarının söz konusu olduğunu vurguladı.

Afrika’da kalıcı yatırımlar yapmak istediklerini, burada çok agresif olmaksızın uzun vadeli yavaş büyüme stratejileri bulunduğunu ifade eden Beyaz, ”Bölgedeki faaliyetleri geliştirmek istiyoruz. Buradaki ortaklığımızın 2011 yılı sonuna göre büyüklükleri yaklaşık 250 milyon avroya kadar ulaşmış durumda” dedi.

Ahmet Beyaz, Balkanlar’da da İslami bankacılık yapabilecekleri Müslüman nüfusun yaşadığı yerler olan Kosova, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Makedonya gibi yerlerde arayışlarına devam ettiklerini belirtti.

Zaman

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Artan Komisyon Oranları Esnafı Senetli Satışa Yöneltti

Esnaf Müşteriyi Kredi Kartı Yerine Senetle Satışa Yönlendiriyor

POS cihazlarında artan komisyon oranları ve vade uzatımı iş dünyasında senet dönemini yeniden başlattı. Yüksek komisyon oranları nedeniyle kredi kartıyla yapılan ticaretten zarar eden esnaf müşterilerini senetle alışverişe yönlendiriyor. POS cihazını tamamen devreden çıkaranlar bile var. Senet uygulamasıyla bankaların yüksek komisyon oranlarından kurtulan esnaf, müşterisine indirip yapıp, taksit süresini de kendisi belirliyor.

En Çok Beyaz Eşyada

Senet uygulamasının hızla yaygınlaştığı sektörlerin başında beyaz eşya bayileri geliyor. Türkiye’nin büyük markalarını da temsil eden bayiler, senetle borçlanan müşterisine indirim imkânı da sağlıyor. Bazı bayiler ise kredi kartı ile taksit uygulamasını tamamen rafa kaldırmış durumda. İstanbul Sultanbeyli’de faaliyet gösteren bir beyaz eşya bayisi taksitle alışveriş isteyen müşterilerine tek seçenek olarak senedi gösteriyor. Bir başka beyaz eşya bayisi de bankaların Ocak ayında komisyon oranlarını rekor düzeyde artırdığını hatırlatarak, şöyle diyor: “Bayisi olduğumuz marka bankalarla anlaşma yapıyor. Biz de bu anlaşmaya uymak durumundayız. Aralık ayında 12 taksite yüzde 2 olan anlaşma, 8 taksit yüzde 4 komisyon olarak değişti. Bu durumda bizim para kazanmamız mümkün değil. Zam da yapamıyoruz. Biz de bankayı aradan çıkarmaya karar verdik. Eski günlerdeki gibi senetle satışa geçtik. Müşteri sayımızda da ciddi artış oldu.”

Mobilyacı Senede Yöneldi

Senetle alışverişin esnaflar arasında hızla yaygınlaştığını söyleyen Şişli’deki mobilya bayisi Ziya Sever ise semtlerde yer alan bayilerin müşterilerini birebir tanıdığını belirterek, “Biz müşterimizi tanıyoruz, riski olsa da işyerimizi yaşatmak için senet yapmaktan çekinmiyoruz” değerlendirmesi yapıyor.

Vadeler Kısaldı

Para piyasaları uzmanı ve 30 yıllık Kapalıçarşı esnafı Mehmet Ali Yıldırımtürk de POS cihazlarındaki vade ve komisyon oranlarındaki değişimin ticarete yansıdığını söylüyor. Vadeler kısaldığı için piyasada ödeme sıkıntısı yaşandığını anlatan Yıldırımtürk, “Bu nedenle senet kullanımında artış yaşanıyor” diyor.

Bu Yıl Konutta da Başlayacak

Senetle alışverişin yükselen faizler ve zorlaşan kredi imkânları nedeniyle bu yıl konut sektöründe de yaygınlaşacağı belirtiliyor. Osmanlı İnşaat Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Osman Bakırcı, 2012′de konutta senetli satış sisteminin daha da yaygınlaşacağını ve birçok inşaat firmasının bu yöntemi kullanmaya başlayacağını söylüyor. Bakırcı, “Birçok firma bu yöntemi kullanmaya başladı. Konut kredisi alamayanın imdadına yetişen sistem 2012′de daha da yayılacak. Gayrimenkul sektöründe ‘senetli satış’ dönemi başlayacak” diyor.

Sabah

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Faiz Affı Süresinde Uzatma

Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nihat Alan Odaya Borcu Olan Üyelerin Faiz Affı Süresinin Uzatıldığını Bildirdi

Nihat Alan, yaptığı açıklamada, oda üyelerine aidatlarını ödeme konusunda kolaylık sağlamak amacıyla faiz affı süresinin uzatıldığı kaydetti.

“Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu” kapsamında aidat borçlarının tamamının ödenmesi halinde yasal gecikme faizleri tahsil edilmeyeceğini duyuran Alan, şöyle konuştu:

“Odaya borcu olan üyelerin faiz affı süresi sürenin daha önce 02 Eylül tarihinde sona erdiği duyurulmuştur. Ancak son ödeme tarihi olan 02 Eylül tarihi

‘Bakanlar Kurulu Kararı’ ile 30 Eylül mesai bitimine kadar uzatılmıştır. Aidat borcu olan üyelerimize nakit veya kredi kartıyla taksit imkanının sağlandığı ve faiz affından yararlanılması açısından kendilerine kolaylık sağlayan bu imkanı değerlendirmelerini hatırlatırız. “

AA

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Yapılandırma Süresinde Uzatma

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken Esnaf ve Sanatkarların Ticari Kredi ve Kredi Kartı Borçlarının Yeniden Yapılandırılma Süresinin Bir Uzatıldığını  Bildirdi

Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada, esnaf ve sanatkarların ticari kredi ve kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasında başvuru süresinin 1 ay uzatıldığını belirterek, başvuru süresinin 27 Eylül Salı günü mesai saati bitiminde sona ereceğini ifade etti.

Esnaf ve sanatkarların ticari kredi ve kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruların 27 Mayısta başladığını anımsatan Palandöken, şunları kaydetti: “Bazı banka şubelerine yazılar çok geç ulaştı. Aynı zamanda yaz ayları ve Ramazan`ın da olması nedeniyle 2 aylık başvuru süresi yeterli olmadı. Bu nedenle Türkiye Bankalar Birliği’ne başvuruda bulunarak, sürenin bir ay uzatılmasını talep ettik. Bankalar Birliği de bu taleplerimize olumlu yaklaşarak başvuru süresini bir ay uzattı. Esnaf ve sanatkarlarımız bu fırsatı iyi değerlendirerek, borçlarını yeniden yapılandırma fırsatından iyi yararlansın. Esnaf ve sanatkarın bankalara olan borcu son kez uzatıldı.“

Beyaz Gazete

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Akbank’tan Toptancılara Kredi

Toptancı KOBİ’lere Akbank’tan Geniş Kapsamlı Finansal Hizmet Desteği Geliyor

Akbank, perakende piyasasının temel taşlarından olan toptancılara özel destek paketi geliştirdi.

Gelişen piyasa koşullarına göre Akbank’ın geliştirdiği pakette, firmalara ticari kredilerden, POS ve şirket kredi kartına kadar tüm gereksinimlerini bir kalemde sunacak.

Türkiye ekonomisinin itici gücü olan KOBİ’lere özel geliştirdiği ürün, hizmet ve çözümler ile verdiği desteği sürdüren Akbank, müşterilerinin hayatlarını kolaylaştırmaya devam ediyor.

“Sizin İçin” felsefesi doğrultusunda farklı segment, sektör ve bölgelerdeki müşterilerinin tüm bankacılık işlemlerini karşılayan paketler sunmaya devam eden Akbank,“Toptancı Destek Paketi”ni toptancıların değişen ihtiyaçlarını gözönünde bulundurarak yeniledi.

“Toptancı Destek Paketi”, firmaların ticari faaliyetleri için gereken tüm finansal ihtiyaçlarını avantajlı koşullarda karşılayarak rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

Pakette, firmaların nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel faiz oranı ve 3 ay ödemesiz dönem opsiyonuyla, 36 aya kadar vadeli taksitli ticari kredi olarak Toptancı Destek Kredisi sunuluyor. Bununla birlikte pakette Axess Business, POS Hizmetleri, Çek Karnesi, Ticari Artı Para Kredisi, Teminat Mektubu, İşyeri Paket Sigortası gibi birçok ürün ve hizmet yer alıyor.

Toptancı Destek Kredisi’nden yararlanan firmalar çek karnesini yüzde 50 indirimli kullanırken çek tahsilatlarını sadece 1 TL’ye gerçekleştirebiliyorlar. Ayrıca Kurumsal İnternet ve Kurumsal Telefon Şubesi’nden yapacakları havale işlemlerini ücretsiz, EFT işlemlerini ise yüzde 50 indirimden yararlanarak gerçekleştiren firmalar, çek, kredi kartı ve otomatik fatura ödemelerini hatırlatan Özel Haberci hizmetini de ücretsiz alabiliyorlar.

Akbank KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Gür, özellikle gıda, ürünlerinin toptan ticaretini yapan firmaların Ramazan öncesi artan finansman gereksinimlerini dikkate aldıklarına işaret ederek, “Akbank KOBİ Bankacılığı olarak uzmanlığımızı, bilgi birikimimizi, sahaya inerek elde ettiğimiz yeni bilgilerle birleştiriyor ve KOBİ’lerimizin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üretiyoruz” dedi.

Sözlerini, “Bu kapsamda, ’Sizin İçin‘ felsefemiz doğrultusunda KOBİ’lere ihtiyaçlarını karşılayacak doğru ürün ve hizmetleri tasarlamayı amaçlıyoruz” diye sürdüren Gür, yeni uygulamaları müşteri profilleri özelinde “proaktif bir şekilde” biçimlendirdiklerini söyledi ve şöyle devam etti:

“Bu paketle toptancı KOBİ’lerin nakit akışına göre oluşturulmuş kredi ürünü ile birlikte nakit yönetimi ve sigorta gibi pek çok ihtiyacını, müşteri odaklı bir yaklaşım içinde, mevcut ve yeni ürünlerle karşılıyoruz. Toptancı KOBİ’lerin, her türlü ihtiyaçlarına rekabetçi fiyatlamalar ile cevap veren Toptancı Destek Paketi’ni kullanmak için Akbank şubelerine başvurmaları yeterli.”

Haber 3

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

NESOB Üyelerinin Kredileri Yeniden Yapılandırılıyor

Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Üyelerinin Bankalara Olan Donuk Kredilerine Yeniden Yapılandırma İmkanı

Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği üyelerinin bankalara olan donuk kredilerine yeniden yapılandırma imkanı sağlandığı bildirildi.

NESOB Başkanı Fahri Eker, yaptığı açıklamada, kamuoyunda Torba Yasası olarak bilinen kamuya olan borçların yeniden yapılandırılması kapsamında, bazı bankalarla protokol imzaladıklarını belirtti.

Esnaf ev sanatkarın borç yapılandırmasının genelde donuk ticari kredi borçlarını kapsadığını ifade eden Eker, şunları kaydetti:

“Esnaf ve sanatkarlarımızın aynı bankaya, hem kredi, hem de kredi kartı borcu bulunması halinde her iki borç da yapılandırılabilecektir. Ancak, sadece kredi kartı borçları yapılandırma kapsamında bulunmamaktadır. Borç yapılandırmasından sadece esnaf ve sanatkarlarımız yararlanacak.

Yapılandırma kapsamındaki borçlar, 31 Ekim 2010 tarihi itibariyle protokole imza atan bankalara olan donuk ticari kredileri kapsamaktadır. Bu tarihten sonra donuk hale gelen borçlar yapılandırma kapsamı dışında kalmaktadır. Yapılandırılan borçlar için 36 aya varan vade ile taksitlendirme yapılabilecektir. Bu borçlara uygulanacak faiz oranı ise, 18 aya kadar olan vadeler için Merkez Bankası avans faiz oranının 3 puan eksiği, 18 aydan uzun vadeler için Merkez Bankası avans faiz oranı olarak belirlenmiştir”

Protokolü Akbank, Alternatif Bank, Anadolu Bank, Denizbank, Eurobank Tefken, Finans Bank, HSBC Bank, Şekerbank, Tekstil Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası’nın imzaladığını da bildiren Eker, başvuruların 27 Temmuz’da sona ereceğini sözlerine ekledi.

Haber 3

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Esnaf Borçları Yapılandırılıyor

TESK Esnafların Kredi ve Kredi Kartı Borçalrının Yapılandırılmasına Yönelik 16 Banka İle Anlaştı

Esnaf ve sanatkarın bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ile 16 banka arasında imzalanan protokol, esnafın yüzünü güldürdü.

Konuyla ilgili açıklama yapan Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Abdullah Sevimçok, “Bankalara kredi ve kredi kartı borcu olan üyelerimiz, bu anlaşma ile rahat bir nefes alacak.” dedi.

Protokolün, 31 Ekim 2010 tarihi itibariyle anlaşmaya imza atan bankalara olan donuk ticari kredileri kapsadığını belirten Sevimçok, yapılandırılan borçlara 36 aya varan vade ile taksitlendirme imkanı getirildiğini bildirdi.

Sevimçok, uygulanacak faiz oranının ise 18 aya kadar olan vadeler için Merkez Bankası avans faiz oranının 3 puan eksiği, 18 aydan uzun vadeler için Merkez Bankası avans faiz oranı olarak belirlendiğini kaydetti.

Müracaatların başladığını aktaran AESOB Başkanı, “Anlaşma, bankaların varlık yönetim şirketlerine devretmiş oldukları kredi borçları için geçerli olacak. Bu protokolden yararlanmak isteyen üyelerimiz, 27 Mayıs-27 Temmuz 2011 tarihleri arasında anlaşma yapılan bankalara müracaat etmeleri gerekiyor.Bankalara donuk borcu olan üyelerimizin mutlaka bu fırsatı değerlendirmelerini istiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Protokolün, bankalarla TESK arasında imzalandığı için sadece esnaf ve sanatkarların yararlanabileceğini vurgulayan Başkan Sevimçok, şunları kaydetti: “Bunun için bankalara müracaat eden üyelerimizden esnaf sicil belgesi istenecektir. Esnaf ve sanatkârlarımızın aynı bankaya hem kredi hem de kredi kartı borcu bulunması halinde her iki borç da yapılandırılabilecek. Ancak, sadece kredi kartı borçları yapılandırma kapsamında bulunmamaktadır.

Birden fazla bankaya borcu olan esnaflar, her banka için ayrı ayrı müracaat etmeleri gerekiyor.”

Anlaşma yapılan bankalar şöyle: Akbank, Alternatif Bank, Anadolu Bank, Denizbank, Eurobank Tekfen, Finans Bank, HSBC Bank, Şekerbank, Tekstil Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası.

Star Gündem

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankalararası Sistemde Arıza

Bankalararası Sistemde Oluşan Arıza Nedeniyle Cuma ve Cumartesi Günü Kimse EFT Yoluyla Kredi ve Kredi Kartı Ödemesi Gibi Benzeri Para Transferlerini Gerçekleştiremedi

Kira, kredi, kredi kartı ödemesi gibi benzeri para transferleri de gerçekleşmediği için vatandaşlar faiz ödeyecekleri endişesine kapadılar.

Bu konuyla ilgili de rahatlatan açıklama BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal’dan geldi.

Ödemesini zamanında yapan hiçbir kart kullanıcısının mağdur olmayacağını belirten Özinal açıklamasında şöyle dedi: “En son örneği deprem zamanında yaşanmıştı ve EFT’lerde benzer bir gecikme olmuştu. Ancak Merkez Bankası geriye dönük işlemleri yapmış ve hiçbir cezai işlem olmamıştı. Çünkü EFT saatleri içinde yapılan hiçbir işlemden tüketiciler mağdur olmaz.

Dün 110 milyon liralık banka ve kredi kartı ödemesi için EFT emri verildi. Normal koşullarda EFT işlemleri yapılırken, bankaların aldıkları talimatlar önce Merkez Bankası’na iletiliyor ve para transferi bu işlemin ardından gerçekleştiriliyor.”

Hürriyet

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati