Tag: kredi kartı

Kredi Vadesi 4 Yıla Çıkıyor

findeks-kredi-not-sorgulama-islemleri-1243-620-310Hükümet, seçim öncesi iç talebi canlandırmak için harekete geçti. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerde vade sınırının 36 aydan 48 aya çıkarılması için BDDK’ya talimat verildiği belirtiliyor.

Hükümet, seçim öncesi iç talebi canlandırmak için harekete geçti. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerde vade sınırının 36 aydan 48 aya çıkarılması için BDDK’ya talimat verildiği belirtiliyor.

Diğer taraftan taşıt kredilerinde vadenin 48 aydan 60 aya çıkarılması ve kredi kartında taksit sınırlamasının ise henüz tartışma aşamasında olduğu söyleniyor.

HÜKÜMET seçim öncesinde iç talebi canlandırmak, daha rahat bir ortamda seçime giderek daha fazla oy almak istiyor. Bunun ilk adımı olarak bireysel kredilerdeki vade sınırını 36 aydan 48 aya çıkarma kararı aldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından bu kararın kısa sürede alınacağı ve bir an önce uygulamaya sokulmasının planlandığını öğrendik. Bununla beraber tüketici kredilerinin bankalara maliyetinin de azaltılması planlanıyor. BDDK bireysel kredilerin risk ağırlığının azaltılması üzerinde çalışıyor.  Bu yolla bankaların bireysel kredi vermeleri cazip hale getirilip piyasada rahatlık sağlanması ve bunun seçimde AKP oylarını olumlu etkilenmesinin amaçlandığı kesin.

Tedbirler Kalkıyor

Böylece Ali Babacan’ın çabasıyla 2014 yılı başında uygulamaya sokulan iç talep ve cari açığı kısıtlamaya dönük tedbirlerde geri dönüş yaşanacak. Kritik küresel süreçte Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen cari açık, alınan bu önlemlerle sınırlandırılmış ve sağladığı fayda herkes tarafından görülmüştü. Şimdi ise kritik küresel süreç devam etmesine rağmen bu önlemlerde geri dönüş planlanıyor. Yanısıra son dönemde cari açığın yeniden artma eğiliminde olduğu da açık. Seçim ekonomisi ille de para dağıtarak olmuyor, ileride yaşanacak riskler görülmesine rağmen bankaların para dağıtmasının önünü açmak da popülizm.

İlk İşareti Verilmişti

Bunun ilk işaretlerini yaklaşık 10 gün önce, yeni göreve gelen BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben vermişti. Akben konuyu finansal istikrar komitesinde ele aldıklarını ve “Kredi kartında taksit sayısı 9, acaba biraz bunu esnetebiliriz miyiz veya tüketici kredilerinde 36 taksit gibi… Fakat orada da onları artırdığınızda bu defa cari açığa olumsuz etki yapıyor. Bilhassa ithal cep telefonu gibi ya da pahalı ürünler konusunda bunu esnettiğinizde cari açığa olumsuz etki yapıyor. Yani orta bir yerde buluşturmak lazım. Yönetebilir bir seviyeye getirmek lazım” demişti.

Kredi Kartında Kaygı Duyuluyor

KREDİ kartında yapılacak yumuşamanın yaratacağı sonuçtan ise kaygı duyuluyor. Bu nedenle kredi kartındaki 9 ay vade sınırının uzatılması hala tartışılıyor. Özellikle cep telefonu gibi, ithalatı çok artıran bir uygulamaya izin vermemek için kredi kartında bir esnemenin büyük ihtimalle yapılmayacağı belirtiliyor. Bankacıların kredi kartı ve tüketici kredilerinde vade uzatımına sıcak baktığı açık. Bazı bankacılar, Merkez Bankası’nın zorunlu karşılıklara uzun zamandır istedikleri faiz uygulamaya başlamasının olumlu olduğunu, bireysel kredi şartlarının iyileştirilmesine de bankacılar olarak sıcak baktıklarını söyledi. Belli ki hükümet, özellikle kur artışıyla karları azalan ve sermaye yeterlilik oranları düşmeye başlayan bankacılık kesimini de bu yolla rahatlatmaya
çalışıyor.

Taşıt Kredisi De 60 Aya Çıkabilir

BDDK kredi kartı ve bireysel kredilerde değişik yapan bir düzenlemeyi 2013 Ekim’inde duyurmuş, 1 Şubat 2014′de uygulamaya sokmuştu. Böylece kredi kartıyla yapılan harcamalarda genel taksit sayısı en çok 9 ay ile sınırlandırılmış, beyaz eşya ve mobilyada 12, elektrik ve elektronik eşya, bilgisayar, telekomünikasyon ve kuyumculukta 6 ayla sınırlandırılmış, akaryakıt ve gıdada taksit kaldırılmıştı. Konut kredileri hariç tüketici kredilerinin vadesinin 36 ayı, taşıt kredilerinde 48 ayı geçemeyeceği şartı getirilmişti. Bu arada baskı üzerine hükümet kuyumculukla ilgili vadeyi uzatmıştı.  Şimdi seçim öncesi içtalebi artırmak için, tüketici kredilerindeki genel vade 36 aydan 48 aya çıkarılma kararı alınırken, otomobil için 48 aydan 60 aya çıkarılması ve kredi kartı vadelerinde sınırlama ise tartışılmaya devam ediyor. Bakarsınız birileri talimat verir tüm risklere rağmen bunlar da yapılır, kimbilir.

Kaynak: Hürriyet

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Sınırlama Taksit Taksit Kalkıyor

aaaBankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, kredi kartları ve tüketici kredilerinde taksit sınırlamasının, Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini, konu üzerinde çalışıldığını belirterek, “Acaba bunu biraz esnetebiliriz miyiz diye konuştuk” dedi

Çek ve senet arttı

Tüketicilerin borçlanmasını kontrol altına almanın amaçlandığını anlatan Akben, bununla tüketicinin kendi gelirinin çok üzerinde bir borçlanmaya gitmemesinin ve birtakım sıkıntılar yaşanmamasının istendiğini ifade etti.

Akben, limitleri daha düşük, bir bedel ödenmeyen ‘temassız kart’lara, düşük limitler nedeniyle talebin sınırlı olduğunu söyledi. Kredi kartlarındaki borçlanma ve taksit sayısı azaltıldığında hacmin daraldığına dikkati çeken Akben, şöyle devam etti:

“Şimdi biz burada bunları kontrol altına aldığımızı düşündük ama bunun yanında bu defa kredi kartı kullanmadan başka alanlarda borçlanmalar başladı. Bu çek, senet veya diyelim ki mobilyacı, beyaz eşyacı, kendi taksit yapıyor. Bu defa şöyle bir şeyle karşılaşıyoruz, en az eskiden bunları görerek yönetebiliyordunuz, şu anda yönetiminiz dışına çıkıyor. Bireylerin ne kadar borçlandığı ayrı bir çalışma konusu o. Regülatör olarak ne kadar çok bilgiye sahipseniz, yönetimi daha doğru yapabiliyorsunuz. Bu defa onu düşünüyoruz. Acaba oradaki borçlanmanın ölçüleri nedir?”
Bu konuda esnetme düşünülüp düşünülmediğinin sorulması üzerine Akben, “Esnetme diyemem şu anda. Onu bir Finansal İstikrar Komitesi kararı ile yapmıştık. Ancak o kararın yine oradan çıkması lazım, orada bir rakamları, gecikme oranlarını ortaya koymamız lazım” şeklinde konuştu.

Kaynak: Milliyet
  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Akbank Kredi Notu Öğrenme

aAkbank kredi notu öğrenmek artık çok kolay. Geçmiş yıllarda bilindiği gibi kredi notu hayatımızda yoktu. Bankalara kredi başvurusu yaptığınızda neredeyse hemen onaylanıyordu. 

Akbank kredi notu öğrenmek artık çok kolay. Geçmiş yıllarda bilindiği gibi kredi notu hayatımızda yoktu. Bankalara kredi başvurusu yaptığınızda neredeyse hemen onaylanıyordu. Bunun yanı sıra, bankalar her talep edene, hatta talepte bulunmayanlara bile yüksek limitli kredi kartı tahsis edebiliyordu. Bu sebeple, binlerce kişi aldıkları kredileri ve kullandıkları kredi kartları borçlarını ödeyemedikleri için müşkül duruma düşmüşlerdi. Bu durum nedeni ile, çok fazla kişinin sorun yaşaması yüzünden, devlet kanalıyla bu sisteme düzenlemeler getirildi. Bu kapsamda, artık bankalar istedikleri herkese kredi ya da kredi kartı veremiyorlar. Ödeme zorluğu yaşacak kişilere kredi ya da kredi kartı verdiklerinde hesap vermeleri gerekiyor. Kredi puanı sistemi de tamamen kişileri korumaya yönelik çıkartılmış bir sistem.

Bankalara kredi başvurusu yapmadan kredi puanı öğrenmek mümkün mü? Elbette mümkün. Özellikle, müşterileri daha kaliteli hizmet vermek isteyen Akbank bu konuda KKB ile ortaklaşa bir sistem geliştirdi. Akbank kredi notu öğrenme sistemine giriş yapmak için tek yapmanız gereken, akıllı telefonunuza ya da tabletinize Akbank Direktuygulamasını indirmek.

Akbank Direkt uygulamasını indirdikten sonra Akbank kredi notu öğrenme işleminize başlayabilirsiniz. Akbank Nakit İhtiyaçlarım > Risk Raporu (KKB) menüsü giriş yaptıktan sonra, sorgulama işleminiz tamamlanmış oluyor. Böylece, kredi başvurusu yapsanız olumlu yanıt alabilir misiniz, başvuru için ne kadar beklemelisiniz gibi sorularınızın yanıtını bulabiliyorsunuz. Puanlarınıza göre risk grubları ise aşağıdaki gibi belirleniyor;

  • 0 – 500 puan aralığı en riskli bölge ve kredi alma ihtimali çok düşük,
  • 500 – 800 puan aralığı risk grubu içerisinde ve ancak ipotek ya da kefil göstererek kredi alabilme şansı var,
  • 800 – 1100 uyarı bölgesinde yer alan ama yine kredi alabilme ihtimali bulunan,
  • 1100 – 1400 puan aralığında yer alanlar borçlarını zamanında ödeyen az riskli ve çok yüksek ihtimal kredi alabilecek olanlar,
  • 1400 ve üzerinde puana sahip olanlar ise, her bankadan kolaylıkla kredi alabilecek olanlar.

Bu tabloya bakarak, Akbank kredi notu öğrenme sistemi sonucunuzu değerlendirebilir, buna göre de başvurularınıza yön verebilirsiniz.

Kaynak: 365kredi

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartlarında Sınırlar Zorlandı

2Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, bültenine göre kredi kartı limiti bin lira ile 2 bin 500 lira arasında olan dar gelirliler bu limitlerinin yüzde 44.5’ini dolduruyor. Bu duruma neden olan, aylık harcamaların yanı sıra kimi zaman ödenemeyen kart borçları. Limiti en fazla zorlayan ikinci kesim ise genellikle öğrencilerin kullandığı limiti bin liraya kadar olan kartlar.

Bin lira limiti olan kartların doluluk oranı yüzde 39.7 civarında. İlginç olan bir başka gelişme, limiti 100 bin liranın üstünde olan zenginlerin de kart limitinin yüzde 37.4’ünü harcamaları. Limiti en az kullananlar kredi kartı limiti 25 bin ile 50 bin arasında olanlar. Riski en fazla olanlar ise limiti 10 bin ile 25 bin arasında olan kesim olarak göze çarpıyor. Kart borçlarının yüzde 24.1’i bu kesime ait.

Bilinenin aksine limiti 2 bin 500 liraya kadar olan kesimde kredi kartı riskinin sadece yüzde 3.5’i bulunuyor. Bireysel kredi riski en yüksek il, 135 milyar lira ile İstanbul olurken riskin son 12 ayda en fazla arttığı il Van ikinci il ise Iğdır oldu. Van’da kredi riski yüzde 87.7 arttı. Bu ilde kişi başına kredi riski de 17 bin 809 ile rekor kırdı. Bireysel kredilerde en yüksek batık oranı ise yüzde 6.9 ile Adana’da gerçekleşti.

Kaynak: Haber61

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Borçları TBMM Göndeminde

bayram_kredisi_2015_veren_bankalar_ve_faiz_oranlari_h14018_c995eCHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, hazırladığı soru önergesini meclise sundu.

CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, kredi kartları borçları nedeniyle yaşanan mağduriyetleri TBMM gündemine taşıdı. Yiğit’in soru önergesi şöyle:

“Aşağıda yazılı sorularımın Anayasa’nın 98 ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. Maddesi gereğince Başbakan Sayın Ahmet DAVUTOĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla.
Ali YİĞİT
İzmir Milletvekili

Kredi kartları ülkemizde günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Kredi kartlarında uygulanan faizlerin yüksek olması, ödeme güçlüğüne düşüp borcunu kapatamayan kişilerin borcunun katlanarak artmasına, dolayısıyla borcun ödenemez duruma düşmesine sebep olmaktadır. Zor şartlarda yaşamlarını sürdüren ve kredi kartı borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar borçlarını ödemek için her yola başvurmakta, kredi kartı borcunu diğer kredi kartından çektikleri nakit ile veya halk arasındaki tabirle takla attırarak kuyumculara ödedikleri komisyonlarla ödemeye çalışmaktadırlar. Ancak ödeme gücü kalmayan vatandaşların borçları icra takibine düşmekte yuvası dağılan, bunalıma giren, malını, mülkünü kaybeden ve intihar edenlerin sayısı sürekli artmaktadır. Öte yandan “Türkiye Bankalar Birliği” (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı mahkemelik olanlar, yılın ilk beş ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 605 bin kişiye yükselmiştir. TBB Risk Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, ilk beş ayda bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısı geçen yılın ilk beş ayına göre yüzde 4 artarak 288 bin kişiye yükselmiştir. Bu bağlamda;
1. Halen ülkemizde kullanımda olan kredi kart sayısı ne kadardır? Toplam borç miktarı son 10 yıl itibarıyla yıllar bazında ne kadardır? Bu kartları kullanan kişi sayısı kaçtır?

2. Daha önce yasal düzenlemelerle yapılandırılmasına karşın 2015 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla temerrüde düşmüş kredi kartı borcu toplamı ne kadardır? Kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyenlerin sayısı kaçtır?

3. “Türkiye Bankalar Birliği” (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı mahkemelik olanların yılın ilk beş ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 605 bin kişiye, kredi borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısının ise geçen yılın ilk beş ayına göre yüzde 4 artarak 288 bin kişiye yükselmesinin sebebi nedir? Bu durumun ekonomiyi olumsuz etkilememesi için alınan önlemler yeterli midir?

4. Kredi kartı borcundan dolayı yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla “kredi sicil affı” konusunda bir düzenleme düşünülmekte midir? Böyle bir çalışma varsa ne zaman yürürlüğe girecektir?

5. Ekonominin canlanması ve kredi kartı borcu nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin sona erdirilmesi amacıyla hükümetin, faizlerin silinmesi ve yeniden yapılandırılmaya gidilmesi konusunda bir çalışması var mıdır?

6. Bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibi devam eden kişilerin sayısının 3 milyon kişiye yükselmesi ülke ekonomisi açısından risk değil midir? Bu konuda uygulanan yaptırımlar yeterli midir?

7. Vatandaşların gelir durumunu ve ödeme dengelerini gözetmeden dağıtılan ve ödeme güçlüğü sonrası ekonomik ve sosyal krizlere yol açan kredi kartlarından dolayı bankaların da sorumluluğu üstlenebileceği bir yapı oluşturulması konusunda hangi adımlar atılmaktadır? Bu konudaki mevcut düzenlemeler yeterli midir?

8. Kredi kartı borcundan dolayı yaşanan olumsuzlukların faturasının sadece tüketicilere çıkartılmasının, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşır yanı var mıdır?”

Kaynak: Gerçekgündem

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Online Trafik Cezası Sorgulama ve Trafik Cezası Kredi Kartı İle Ödeme İşlemleri

online-trafik-cezasi-sorgulama-ve-trafik-cezasi-kredi-karti-ile-odeme-islemleri-5806007Trafik cezası borçlarınızı internet üzerinden takip etmek artık çok kolay! İnternet üzerinden yapabileceğiniz trafik cezası sorgulama işlemi ile trafik borç durumunuzu kolayca öğrenebilirsiniz. Ayrıca trafik cezası ödeme işlemi ile de borcunuzu online ödeyebilirsiniz. Trafik cezası sorgulama ve trafik cezası ödeme hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar haberimizde!

Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile birlikte yaşamın her alanında olduğu gibi trafikte de son derece büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Özellikle de günümüz modern Türkiye’sinde trafikteki araç sayısının artması ve beraberinde trafik yoğunluğunun ve trafik kuralı ihlallerinin fazlalaşması gibi bir durumun ortaya çıkmasına neden oluyor. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından da trafik cezası ihlallerine ceza uygulamaları gerçekleştiriliyor, vatandaş ise trafik cezası sorgulama işlemleri ile aracına yazılan herhangi bir cezanın olup olmadığını kolay bir şekilde öğrenebiliyor.

Özellikle de son yıllarda büyük bir hız ile gelişen modern teknolojiyi trafik denetlemelerinde en aktif şekilde kullanmaya başlayan Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik şube ekipleri genel olarak kentin farklı noktalarına yerleştirilen mobese kameraları, radar sistemleri ve Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) gibi yeni nesil teknolojilerden oluşan sistemler ile trafikte daha etkin ve daha başarılı bir trafik kuralı ihlal denetlemesinin gerçekleştirilebilmesini sağlıyor. Bu kapsamda trafikte araç sürücülerinin yapacakları en ufak trafik kuralı ihlalleri anından teknolojik sistemler ile tespit edilerek, araç durdurulmadan plakasının kayıtlı olduğu adresine, trafik kuralı ihlaline yönelik olarak uygulanan trafik cezası bildirimi gönderiliyor. Araç sahiplerinin bu yeni sistem internet üzerinden trafik cezası sorgulama işlemleri ile trafik cezalarının olup olmadığını öğrenebilme imkanları da bulunuyor.

Dijital platform üzerinde yer alan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnternet Vergi Dairesi üzerinden araç sürücüleri trafik cezası sorgulama işlemleri son derece pratik bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Bu kapsamda araç sahiplerinin trafik cezası sorgulama işlemleri için internet üzerinde intvd.gib.gov.tr/internetvd/template.jsp?page=IVD_MTV_SORGU adresinde plaka, varsa özel plaka, T.C. kimlik numarası ya da vergi kimlik numarası ve tescil tarihi bilgileri girilerek, güncel trafik cezasının bulunup bulunmadığı tüm ayrıntıları ile birlikte öğrenilebiliyor. Üstelik GİB İnternet Vergi Dairesi’nde trafik cezası ödeme işlemleri de 02:00-22:00 saatleri arasında anlaşmalı bankaların kredi kartları aracılığı ile online olarak yapılabiliyor.

Bu şekilde internet kolaylığında yapılabilen trafik cezası ödeme işlemlerinde araç sahipleri Gelir idaresi Başkanlığı’nın anlaşmalı olduğu bankaların kredi kartlarını kullanarak saat 02:00-22:00 saatleri arasında kolay bir şekilde trafik cezası ödemelerini yapabiliyor. İnternete erişim sağlanabilen her yerden GİB İnternet Vergi Dairesi üzerinde yer alan bu uygulama kullanılarak yapılabilen trafik cezası ödemelerinde tüm trafik cezası ödenebildiği gibi farklı ve parçalı olarak da ödemesi gerçekleştirilebiliyor.

İnternet üzerinde yer Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi web sitesindeki online hizmetler menüsünden de trafik cezası sorgulama işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Araç sürücüleri Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi web sitesinden veya egm.gov.tr/sayfalar/trafik_sorgulari.aspx adresinden doğrudan erişim sağlayabildikleri sorgulama ekranında son derece pratik bir şekilde güncel ceza durumu öğrenilebiliyor. EGM internet sayfasındaki bu online trafik cezası sorgulamaları ekranında araç sahipleri isim, soyisim, T.C. kimlik numarası ve doğum yılı bilgilerini girerek, gerçekleştirilebiliyor.

Kaynak: Milliyet

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Kullananlar Şokta Lastpass Hack’lendi

2Kredi kartı, sosyal medya hesapları gibi platformların şifrelerini depolayan ve dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya hizmet veren LastPass servisi, hacker saldırısına maruz kaldığını ve sistemlerine giriş tespit ettiğini duyurdu.

Saldırganlar, eposta adresleri ve “diğer” bilgilere erişebilseler de, firmaya göre parolaların depolandığı hesaplara ulaşamadılar.

CEO Joe Siegrist, saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada “şifreleme önlemlerinin yeterliliğinden emin olduklarını” ve bu önlemlerin “kullanıcıların büyük çoğunluğunu korumakta yeterli olduğunu” söyledi. Yine de kullanıcıların güvenip, parolalarını sakladığı bir hizmetin saldırıya uğramış olması, tedirginlik yarattı.

Türkiye’de de kullanılan LastPass, şüpheli etkinliği geçtiğimiz Cuma günü fark ettiğini ve onu engellediğini söylüyor. Saldırıyla ilgili incelemeler ise devam ediyor.

LastPass, kullanıcı adı ve parolaların önbelleğini kendi sunucusunda saklamadığı için,hacker’ların burada önünde büyük bir engel var. Sistem bunun yerine parolaları gizleyen ve yalnızca kullanıcının web tarayıcısında okunabilmesini sağlayan bir şifreleme kullanıyor. Ancak bu, ana parolaların yüzde yüz güvende olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle tahmin etmesi kolay ana parola kullananların tehlikede olabileceği söyleniyor.

Hemen Şifrenizi Değiştirin

Siegrist, ana parolanız zayıfsa veya onu başka bir sitede kullandıysanız, parolanızı hemen değiştirmenizi, bunun ardından diğer web sitelerindeki parolalarınızı da değiştirmenizi söylüyor.

Lastpass Nedir

Lastpass, farklı hesaplara ait üyeliklerini yönetmede zorluk çekenler için geliştirilen bir platform. Bu sorunu ortadan kaldırmak isteyen LastPass uygulaması; kullanıcılarına tek bir platform üzerinde kredi kartı, sosyal medya hesap üyelikleri, site üyelikleri ve e-posta gibi çeşitli üyelik ve şifre bilgilerini toplama imkanı sunuyor.

Kaynak: Bugün

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Borçlusuna Hangi Durumda Avans Verilebilir?

aaaİş Kanunu 4857 sayılı İş Kanununda zorunlu avans konusu ile ilgili hüküm yok. SGK eski Başmüfettişsi Ahmet Metin Aysoy, kredi kartı borçlusuna hangi durumda işverenlerinin avans verebileceğini yazdı.

Buna göre, işverenler işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlü.

İş Kanunu 4857 sayılı İş Kanununda zorunlu avans konusu ile ilgili hüküm yok.

Madde 435 Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorunda.

Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılıyor.

Değerlendirme ve Sonuç Banka kredi kartı borcu nedeniyle, işçiye icra yoluyla ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine, işçi ödeme emrini işverene sunarak avans talep edebiliyor.

İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlü.

İşçi Sözleşmeyi Feshedebilir

İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirmese, işçi isterse haklı nedenle sözleşmeyi derhal feshedebilir.

İşçinin sözleşmeyi feshetmesi durumunda, bu işyerinde bir yıl veya daha fazla çalışması varsa, kıdem tazminatını alma hakkı var.

Ancak, sözleşme işçi tarafından feshedildiği için, işverenin işçiye ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü yok.”

Kaynak: Hürriyet

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kimler Banka Kredisine Kefil Olabilir?

13797Kefilin kredi alacak olan kişinin sahip olması gereken şartlara uygun olması gerekiyor.

Konut kredisi ile ev sahibi olabilmek için tüketicinin, banka kriterlerine uygun olması gerekiyor. Bu kriterler bankadan bankaya değişkenlik gösterse de kredinin onay alabilmesi için tüketicinin, bazı temel şartları taşıması gerekiyor. Bu şartlardan bazıları:

1. Gelir oranı: Aylık kredi taksitinin aylık gelirin yaklaşık olarak %50′sini aşmaması gerekiyor. Örnek olalrak 3.000 TL maaş alan bir tüketici bankaya aylık en fazla 1.500 TL borçlanabiliyor. Tüketicinin daha önceden kullanmış olduğu aylık 200 TL kredi ödemesi varsa bu rakam, 1.300 TL’ye düşüyor.

2. Kredi notu: Tüketicinin kredi notunu olumsuz etkileyen kredi kartı gecikmelerinin, geriye dönük 5 yıl için icra takibinin ve çek-senet protestosunun olmaması gerekiyor.

3. Gelir Belgesi: Bankaya belgelenebilen bir gelir belgesi sunulması gerekiyor.

Kredipazari.com’un verdiği bilgilere göre yukarıda belirtilen şartların biri veya birden fazlasının sağlanamadığı durumlarda banka, tüketiciden kefil ve ek teminat isteyebiliyor. Ancak kefilin de kredi alacak olan kişinin sahip olması gereken şartlara uygun olması gerekiyor.

Kaynak: KrediPazarı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Hemşirelerin Yüzde 90′ı Borçlu

headline1262 hemşirenin katıldığı anketin sonuçlarına göre hemşirelerin yüzde 90′ı borçlu. Yüzde 91′i ücretlerin yeterli olmadığını düşünüyor. Yüzde 88′i güvenlik önlemlerini yetersiz görüyor.

Ankette hemşirelere yöneltilen Kurum idaresi tarafından çalışanlara yönelik görevlendirme ve ödüllendirmede adil davranıldığını düşünüyor musunuz sorusuna hemşirelerin yüzde 80.6′sı adil davranılmadığı, Yüzde 13.8′i kısmen, yüzde 5.6′sı da adil davranıldığı cevabını verdi.

Ankette hemşirelere mesleklerini icra ederken duydukları en büyük endişe de soruldu. Hemşirelerin yüzde 36.8′i baskı, dayatma, sürgün ve soruşturmaya maruz kalmaktan korktuğunu ifade etti Yüzde 20.4′ü çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayamamak, yüzde 25.1′i aileme vakit ayıramamak, yüzde 12,3′ü amirlerle sorun yaşamak ve yüzde 5.5′i de işimi kaybetmek dedi.

Şiddete Karşı Önlemler Yetersiz

Ankette sağlık çalışanlarının en önemli sorunlarında olan şiddete karşı kurumlarda alınan önlemleri değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre hemşirelerin yüzde 50.2′sine göre güvenlik önlemleri yetersiz, yüzde 38.6′sına göre ise güvenlik önlemi alınmıyor. Yeterli güvenlik önlemi alındığını düşünenlerin oranı ise sadece yüzde 11.2. Hemşirelerin ayrıca yüzde 59.4”ü son 5 yılda çalışma şartlarının gerilediğini düşünüyor. Yüzde 34.2′si aynı kaldığını, yüzde 6.4′ü de iyileştiğini belirtmiş.

Hemşirelerin Ücretleri Yetersiz, Borcu Çok

Ankette hemşirelerin ekonomik durumu da tespit edildi. Anket sonuçlarına göre hemşirelerin yüzde 91′i aldığı maaş ve döner sermayenin yetersiz olduğunu düşünüyor. Hanenizde en çok harcama, hangi tüketim kalıbına yapılmaktadır ? sorusuna yüzde 48.4′ü kira-ev, yüzde 30.1′i gıda cevabını verdi. Yani temel ihtiyaçları gelirlerinin yüzde 78′ine denk geliyor.

Hemşirelerin yüzde 49,9′u ödeme ve harcamalarını yaptıktan sonra ay sonunda parası kalmadığını belirtiyor.

Yüzde 90.3′ü düzenli olarak ödemek zorunda olduğu borcu var. Yüzde 33.7′si bireysel kredi, yüzde 29.1′i konut kredisi, yüzde 17.5′i kredi kartı borcu her ay ödediği düzenli borç olarak ifade ediyor.

Anket sonuçları ile ilgili bir değerlendirme yapan Türk Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ” ülkemizde görev yapan 142 bin hemşire arkadaşımız sorunlarla dolu bir çalışma hayatında hizmet üretiyor. Yoğun bir iş yükü altındalar. Türkiye’de 100 bin kişiye 251 hemşire-ebe düşüyor AB’ye ortalaması ise 836 yani AB’yi yakalamak için 455 Bin hemşireye ihtiyacımız var. Yoğun iş yüküne karşı aldıkları ücretlerde son derece yetersiz. Kısacası hemşirelerimiz mağdur ediliyorlar. Hizmetlerinin karşılığını alamıyorlar. Türk sağlık-sen olarak zor şartlara rağmen fedakarca görevini yürüten tüm hemşire arkadaşlarımızın hemşireler haftasını kutluyor, Sorunlarının çözüme kavuşturulmasını ve taleplerinin yerine getirilmesini istiyoruz.

Kaynak: Memurlar

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Gelir Belgesi Olmadan Kredi Almanın Yolları

Standard-and-PoorsKredi konusunda birçoğumuz bankaların farklı uygulamalarını takip ediyoruz ve mali ihtiyaçlarımıza dönük en uygun şartları sağlayan krediler için başvuru yaparak bu destekten mahrum kalmıyoruz! Peki kredi alırken en çok dikkat edilen noktalardan birisi olan, belgelenmiş gelir bizde olmazsa ne olacak?

Bankaların kredi verme şartları

Finansal kuruluşlar kendilerini risk atmamak adına, aldığı borcu ödeyebilecek kredibilitesi yüksek müşteriler ile çalışmayı düşünürler bu anlamda daha önceden aldığınız kredilerde, kullandığınız kredi kartlarında sorun yaşadıysanız kredi alma şansınız yüksek değildir. Finansal siciliniz kredi notunuz ile hesaplanır ve bankalar belirli kredi notunun altındaki kişilerin başvurularını kabul etme taraftarı değildir. Ancak bunun dışında farklı parametreler de mevcuttur ki en başında gelir belgesi gelir. Çalıştığınız yerden aylık gelirinizi belgelemeniz özellikle orta ve yüksek oranda krediler için olmazsa olmazdır, belgelediğiniz gelirin ölçüsünde bankalardan kredi talep edebilirsiniz. Ancak kredi almak için bankalara bir gelir belgesi verme şansınız yoksa, hiç üzülmeyin! Günümüzde bankalar gelir belgesi sunamayan kişiler için de kredi veriyorlar. Ancak tabii ki şartları da farklı oluyor. Alabileceğiniz kredi miktarında düşüşler, ya da faiz oranlarında bankanın aldığı riski tolere etmesi için yüksek oranlar söz konusu olabiliyor. Bankalardan gelir belgesi olmadan kredi alabilirsiniz, ancak onların şartlarını kabul etmelisiniz.

İpotekli kredi yöntemi ile gelir belgesi olmadan krediniz onaylanabilir

Gelir belgesi olmadan kredi almanın en net ve en kolay yöntemlerinden birisi, ipotek ettirebileceğiniz bir gayrimenkul ya da farklı bir değeriniz olmasıdır. Yaptırdığınız ipotek ölçüsünde bankalardan aldığınız krediyle işinizi halledebilirsiniz! Ekspertiz işleminin ardından gayrimenkulünüz için bir değer biçilmektedir ardından ise kredinizi her bankadan alabilirsiniz. Ancak gelir belgeniz yoksa ve ipotek olarak gösterebileceğiniz bir malınız da yoksa, kredi almanız iyice zorlaşmış demektir. Ancak yine de imkansız değildir.

Gelir belgeniz olmadan kredi almak: Kredi kartı siciliniz temiz mi?

Kredilerde, başvuru değerlendirmeleri alanında bankaların en çok dikkate aldığı konulardan birisi kredi kartı ödemeleridir. Krediniz isterse düşük olsun, isterseniz de yüksek olsun daha önce kredi kartlarınızda düzenli ödemeler yaptıysanız şansınız yine de yüksektir. Ancak tersi durumda ise aynı şekilde ipotek gösterebileceğiniz bir gayrimenkul ya da gelir belgeniz olsa dahi kredi alamayabilirsiniz.

Gelir belgesi olduğunda kredi alma şansı

Birçok banka müşterisi için gelir belgesi en önemli konudur, ancak bankaların dikkat ettiği konulardan birisi olan ‘kredibilite’ yani kredi notu konusunda zayıfsanız, gelir belgeniz olsa dahi -hatta maaş hesabınızın dahil olduğu banka’ size kredi vermeyi reddedebilir. Unutmayın ki bir bankadan kredi almak için finansal bazda tüm verilerin pozitif olması gerekmektedir. Eğer kredi notunuz düşükse, gelir belgeniz yoksa ya da ipotek edecek mülkünüz yoksa bankalar size ya kredi vermekten kaçınır, ya da faiz politikasında daha da agresif davranır.

Kaynak: Radikal

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kılıçdaroğlu: Bir Bir Fireyi Bile Kabul Etmiyorum

13786Cumhuriyet Halk Partisi CHP lideri Kılıçdaroğlu, Balıkesir mitinginde emeklilere seslendi: 11 milyon emeklinin oyunu bekliyorum, bir bir fireyi bile kabul etmiyorum.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Balıkesir’de düzenlediği mitingde konuştu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında bayramlarda ”ikramiye” sözü verdiği emeklilere seslendi.

11 milyon emeklinin oyunu beklediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bir bir fireyi bile kabul etmiyorum” dedi.

CHP lideri, “Sana bayramlarda onurunla gezebileceğin bir yaşamı sağlayacağım. Sözüm laf, Kılıçdaroğlu sözü. Sen düşünmeden ikramiyen bankada olacak. Sana bunu sağlamak benim boynumun borcudur” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun Açıklamalarından Öne Çıkan Başlıklar Şöyle:

“Biz yaşanacak bir Türkiye istiyoruz. Biz huzurlu bir Türkiye istiyoruz. Kavgasız bir Türkiye istiyoruz. Sokaklarında özgürce gezdiğimiz bir Türkiye istiyoruz. Amacımız bu, bu amaçla yola çıktık.

Vatandaşın durumu iyi söylüyorlar. Kredi kartı ve tüketici kredisi borcunun batağında olan 5 milyon adam mevcut. 1 milyon 20 bin vatandaşımız borcumuzu ödeyeceğim dedi fakat zamanında ödeyemedi. Bu nedenle davalar açıldı. 525 bini mahkum oldu. 89 bin vatandaş hapse girdi çıktı.

Çocuğunun dershane parasını yatıramadığı için 3 ay hapse giren bir babanın dramı vardı. Bu faizlerin yüzde 80′ini sileceğiz. Vatandaşı borç batağından kurtaracağız. Bunun kaynağı ne söylüyorlar. Bunun devlete herhangi bir yükü yok.

Çiftçilerimize mazotu litresi 1.5 liradan vereceğiz. Kaynağı nereden bulacaksın söylüyorlar. Mazotun rafineri çıkış fiyatı 1.25 lira, biz çiftçiye 1.5′ten vereceğiz. Devletin burada zararı yok. Sen elmasa, yakuta, pırlantaya vergiyi sıfırladın. Sen bunları sıfırladıysan ben de mazottan sıfırlayacağım. Kim kazanacak, çiftçi kazanacak.

Hollanda, Konya’dan ufak. Yıllık 150 milyar dolar ziraat ihracatı mevcut. Türkiye’nin 12 milyar dolar. Neden biz en azından Hollanda kadar ziraat ihracatı yapamıyoruz? halkın cebi dolacak. Halkın geliri olacak ki huzur içinde yaşayalım. Samanı bile ithal ediyoruz.

Güzel bir Türkiye’yi huzurlu bir Türkiye’yi birlikte yaşatacağız. sandığa bir bayram havası içinde gideceğiz. Biz demokrasiyi savunuyoruz, onlar demokrasiyi savunmuyor.

Kaynak nerede diye soranlara, 17 milyon fakir mevcut söylüyorum seslerini çıkarmıyorlar. 1 milyonun üzerinde açılık sınırında olan vatandaşımız mevcut, bu rakam doğru değildir demiyorlar.

Varlığı tabana yayacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın. Türkiye kaynakları itibariyle sorunlarını çözebilecek niteliktedir. Cumhuriyet Halk Partisi CHP iktidarının ilk 4 ayında çıkaracağı yasalardan biri temiz politika yasası olacaktır. Siyaseti kirlilikten arındıracağız.

CHP iktidarında “kati hesap komisyonu” başkanı Adalet ve Kalkınma Partisi Ak Parti’den olacak. Biz her kuruşun hesabını bu millete vereceğiz. Biz her kuruşun hesabını bu millete vereceğiz.”

Kaynak: Aktifmedya

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?

aBankaların daha fazla kar elde edebilmek adına sorumsuzca kredi dağıtmaya devam etmeleri, tüketicilerin ise elde ettikleri bu rahatlığı dikkatli kullanmamaları sonucu ne yazık ki pek çok kişi kredi borcu ya da kredi kartı borçları ile ilgili sorunlar yaşamaktadır.

Öncelikle kredi borcumu ödeyemiyorum diyorsanız bunun sonucunda karşılaşacağınız yasal yükümlülükleri bilmeniz gerekir. Bunlardan ilki yasal takip sürecine girdiğiniz anda adınızın kara listeye girmesidir ki bu yaşayacağınız en büyük problemdir.

Kara liste bankalardan kullanmış olduğu kredi ya da kredi kartı gibi ürünlerin ödemelerini yapmayan kişilerden oluşmakta olup tüm bankaların bu listeye ulaşım hakkı bulunmaktadır ve kredi başvuru formu dolduran herkes öncelikle onay almadan bu liste taramasından geçirilmektedir. Taramada adı listede çıkan kişilerin kesinliklekredi onayı almaları mümkün değildir.Yani kredi borcu ödenmezse ya da aynı şekilde kredi kartı borcu ödenmezse bir daha bankalardan asla kredili ürünleri kullanmanız mümkün değildir. Bu durumda ileriki yıllarda konut kredisi çekmek gibi bir düşünceniz varsa ödemelerinize mutlaka dikkat etmeniz gerekir.

Kredi borcu ödenmezse çoğu zaman hapis cezası verilmesi mümkün değildir. Ancak kredi borcunu yapılandıran ve bu yapılandırma işlemini icra dairesinde sözleşme imzalayarak gerçekleştiren kişilerin hapis cezası almaları gündeme gelebilir. Kredi borcu haciz işlemleri için ise banka çeşitli yolları denedikten sonra en son haciz işlemini gündeme getirmektedir. Borcun ödenmemesi sizi mutlaka ki ilerleyen dönemlerde zor durumda bırakacaktır ve bu nedenle borç ödeme düzenine gereken özen gösterilmelidir.

Kaynak: 365kredi

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

ABD’de Tüketici Kredileri Beklentilerin Altında Kaldı

aABD’de tüketici kredileri beklentilerin altında kaldı, işsizlik oranı ise 2008′den bu yana en düşük seviyeye geriledi

ABD’de tüketici kredileri ocakta 11,6 milyar dolarlık yükselişle Kasım 2013′den bu yana en düşük aylık artışı gösterdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bugün açıkladığı verilere göre, tüketici kredileri ocakta 11,6 milyar dolar daha yükseldi. Bu sonuçla, son 13 ayın en düşük artışını kaydeden tüketici kredilerine ilişkin piyasa beklentisi 15 milyar dolar düzeyindeydi.

Beklentinin altında kalan veride, kredi kartı ve benzeri gibi devir yapan kredilerin 1,16 milyar dolar (yüzde 1,5) düşmesi etkili oldu. Devir yapan krediler geçen yılın aralık ayında ise 6,2 milyar dolar artış göstermişti.

Öte yandan, araba ve öğrenci kredileri gibi devir yapmayan krediler ocakta yüzde 6,25 yükselerek, 12,7 milyar dolara çıktı.

Bu arada, Aralık 2014 rakamlarındaki artış 14,8 milyar dolardan, 17,9 milyar dolara revize edildi.

Ekonomistler, ocak ayında beklentilerin altında artan tüketici kredilerini, Amerikalıların kredi kartı kullanımını azaltmasına bağlıyor. Bunun nedeni olarak, tüketicilerin nakit alım gücünün istihdam piyasasındaki iyileşmeye paralel olarak artması gösteriliyor.

ABD Çalışma Bakanlığı’nın bugün açıklanan verilerine göre, tarım dışı istihdam şubatta 295 binle beklentilerin üzerinde artarken, işsizlik oranı yüzde 5,5 ile Mayıs 2008′den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Kaynak: Sabah

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredisi Kullanacaklara Önemli Hatırlatma

1Bankaların kredi başvurusu yapan tüketicilerin önüne koydukları sigorta yapma zorunluluğunun hukuka aykırı bir işlem olduğu ortaya çıktı.

Avukat Cevat Kazma, “Hayat sigortası, konut sigortası gibi isimler altında kullanılan krediden tahsil edilen bedelin hiçbir yasal dayanağı yoktur” dedi ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 29. ve 38. maddelerini hatırlattı. Bu maddelerde tüketicinin açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı net bir şekilde belirtiliyor.

Nakit ihtiyacı olan her tüketicinin ilk başvuru noktası bankalar oluyor. Türkiye’de son 10 yılda 80 milyon adet kredi başvurusu yapılması da bankaların nakit ihtiyacında ne kadar önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Bununla birlikte tüketicilerin en çok şikayetçi olduğu kurumlar da yine bankalar oluyor. Kredi kartı aidatları, kredi dosya masrafları gibi alanlar şikayetlerin ana başlıklarını oluşturuyor. Yeni şikayet konusu ise, kredi kullanımı sırasında “zorunlu” gibi gösterilerek imzalatılan sigorta sözleşmeleri.

Tüketici Açıkca Talep Etmeli

Avukat Cevat Kazma, kredi kullanırken yapılması zorunlu bir sigorta sözleşmesi olmadığını, sadece konut kredisi kullanımında DASK yapılması gerektiğini vurguladı. Hayat sigortası, konut sigortası gibi isimler altında yapılan diğer tüm sigorta sözleşmelerinin bankaların gelir kaynağı haline geldiğini belirtti.

“Tüketicilerin nakde ihtiyacı bulunduğu için, sözleşme şartı gibi gösterilen sigorta uygulamalarını mecburen kabul ediyor. Oysa yürürlükteki 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 29. ve 38. maddelerinin açık hükmü gereğince, gerek tüketici kredisi sözleşmeleri gerekse konut kredisi sözleşmelerinde tüketicinin açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı belirtiliyor.” diyen Cevat Kazma, hayat sigortası, konut sigortası gibi sigorta sözleşmelerinin kanunen tüketicinin isteğine bağlı olduğunu vurguladı.

Üstelik bankalar bunun bir zorunluluk olmadığını sözleşme öncesi tüketiciye sunacağı bilgi formunda en az 16 punto ve koyu harfler ile yazılı olarak belirtmek zorunda. Avukat Cevat Kazma, mevcut uygulamanın sözleşmeler hukukunun en temel ilkesi olan eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu ve tüketicinin özgürlüğünü yok saydığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Ensonhaber

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Tüketici Kredileri ve Kredi Kartı Kullanımı Arttı

aMevduat bankalarındaki tüketici kredileri geçen hafta yüzde 0,55 artarak 272,9 milyar liraya çıktı

Mevduat bankalarının tüketici kredileri, 13 Şubat ile biten haftada bir önceki haftaya göre yüzde 0,55 artarak 272,9 milyar lira, kredi kartı harcama tutarı da yüzde 0,27 yükselerek 84,3 milyar lira oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ne göre, 13 Şubat ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri yüzde 0,55 artarak 272 milyar 852 milyon 257 bin liraya çıktı. Kredi kartı harcama tutarı da yüzde 0,27 yükselişle 84 milyar 300 milyon 232 bin lira düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde taksitli ticari krediler ise yüzde 0,87 artarak 162 milyar 949 milyon 709 bin liraya ulaştı.

Bu dönemde mevduat bankalarındaki tüketici kredilerinin 116 milyar 329 milyon 277 bin lirası konut, 5 milyar 997 milyon 60 bin lirası taşıt, 150 milyar 525 milyon 920 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen yılın aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 14,02, taksitli ticari krediler de yüzde 29,67 arttı.

Bireysel ve kurumsal kredi kartlarıyla yapılan harcamalar 2014 yılının aynı dönemine göre yüzde 7,94 azalışa, yıl sonuna göre de yüzde 1,81 artışa işaret etti. Kredi kartı harcama tutarının 39 milyar 187 milyon 566 bin lirası taksitli, 45 milyar 112 milyon 666 bin lirası taksitsiz olarak gerçekleşti.

Finansman şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi tutarı 18 milyar 368 milyon 949 bin lira oldu. Bu tutar geçen haftaya göre yüzde 0,14, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 26 artışa işaret etti.

Kaynak: Bloomberght

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Kullanımı Azaldı

aMevduat bankalarının tüketici kredileri, 6 Şubat ile biten haftada bir önceki haftaya göre yüzde 0,24 artarak 271,4 milyar lira, kredi kartı harcama tutarı da yüzde 0,10 gerileyerek 84,1 milyar lira oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ne göre, 6 Şubat ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri yüzde 0,24 artarak 271 milyar 356 milyon 490 bin liraya çıktı. Kredi kartı harcama tutarı da yüzde 0,10 düşüşle 84 milyar 76 milyon 994 bin lira düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde taksitli ticari krediler ise yüzde 0,29 artarak 161 milyar 537 milyon 63 bin liraya ulaştı.

Bu dönemde mevduat bankalarındaki tüketici kredilerinin 115 milyar 774 milyon 602 bin lirası konut, 6 milyar 21 milyon 595 bin lirası taşıt, 149 milyar 560 milyon 293 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen yılın aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 13,74, taksitli ticari krediler de yüzde 28,19 arttı.

Bireysel ve kurumsal kredi kartlarıyla yapılan harcamalar 2014 yılının aynı dönemine göre yüzde 8 azalışa, yıl sonuna göre de yüzde 1,54 artışa işaret etti. Kredi kartı harcama tutarının 39 milyar 215 milyon 790 bin lirası taksitli, 44 milyar 861 milyon 204 bin lirası taksitsiz olarak gerçekleşti.

Finansman şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi tutarı 18 milyar 342 milyon 520 bin lira oldu. Bu tutar geçen haftaya göre yüzde 0,14, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 25,21 artışa işaret etti.

Kaynak: Sabah

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı ve Bireysel Kredi Borçlarında Rekor Artış

aTürkiye’de kişi başına 2.12 kredi ya da banka kartı düştüğü belirten Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, 162 milyonu geçen kart sayısıyla İngiltere’den sonra sistemde en fazla karta sahip ülke olunduğunu ve bireysel kredi borçlarının rekor düzeyde arttığını söyledi.  

Akdoğu, “TÜİK Hane Halklarının Tüketimi verilerine göre tüketimimizin yüzde 24′ü kredi kartı olmak üzere yüzde 38′ini kartlı sistemleri kullanarak gerçekleştiriyoruz. Artan borçluluk durumumuzun sebeplerinin başında, bireylerin genellikle borcun tamamını kapatmadan, hattâ yalnızca asgari ödeme yoluyla kart kullanımına devam etmesi geliyor. Eksik ödeme dolayısıyla kart limiti yetersiz kaldığında kişi bu kez farklı bankaların kredi kartlarını temin etme yoluna başvuruyor. Kimi zaman ise başka banka kredi kartlarından nakit çekim yaparak, kartlarının borçluluk durumunu sürdürmeye çalışıyor. Kredi kartı alternatifi tükendiğinde ise tüketici kredileri devreye giriyor. Kredi kartlarında yaşanan döngü, burada da devam ediyor. Süreç, borcun artık sürdürülemez hale geldiği noktada kaçınılmaz olarak idari takibe kadar uzanıyor. Maalesef ülkemizde kredi kartı, krediler gibi temel finansal araçların kullanımı konusunda bilinç düzeyi oldukça yetersiz.” dedi.

Takipteki Alacaklar 12,5 Milyar Liraya Yaklaştı

BDDK’nın son verilerine göre 2014 Aralık ayı itibariyle bireysel kredi kartı kullanımı toplam 86 milyar 780 milyon TL olurken 2013′e göre 607 milyon 93 bin TL’lik artışla bu rakamın, 5 milyar 360 milyon TL’sini takipteki alacaklar oluşturuyor. Yine BDDK verilerine göre toplam tüketici kredileri tutarı, 281 milyar 933 milyon 572 bin TL. Takipteki kredi tutarı ise 2013′e göre 2 milyar 38 milyon 963 bin TL artarak, 7 milyar 114 milyon 616 bin TL’ye ulaşmış bulunuyor. İki kalemin takipteki alacak toplamı ise 12 milyar 474 milyon TL’yi geçiyor.

Nakit Çekimden Uzak Durun

Vatandaşlara önerilerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman Akdoğu, “Öncelikle alınacak önlem, kredi kartı sayısını teke indirgemek. Kartın limitini kısıtlamak da otomatik olarak harcamalarımızı azaltacaktır. Kredi kartı kullanımımız, aylık gelirimizle paralellik göstermeli ve hesap kesim dönemlerinde borcun tamamını kapatmalıyız. Kredi kartından nakit çekim işleminden ise özellikle kaçınılmalı. Kredi kartlarından nakit çekim, en maliyetli seçenek. İşlem ücreti ve günlük faiz gibi ücretlendirmelerle tüketici kredilerine göre daha dezavantajlı. Kısa bir zaman diliminde faiz, anaparayı geçer hale gelebilmekte. Bu gibi kısa vadeli ve düşük tutarlı nakdi gereksinimler için tüketici kredileri tercih edilmeli. Kredi kartına yapılan ödemeler sırasıyla varsa önce nakit işlem, geçmiş dönem borcu ve güncel tutarı kapatmak olmalı. Daha yüksek tutarlı nakit ihtiyaçlar için ferdi destek kredisine başvurulmalı ve yine aynı şekilde olabildiğince vadeyi kısa tutmak amaçlanmalı. Yalnızca faiz oranları değil, kredinin toplam maliyeti üzerinden karşılaştırma yapılmalı. Kredilerde borç erken kapatılsa dahi faizin yalnızca cüzi bir bölümü düşmektedir. Bu nedenle başlangıçta vadeyi uzun tutarak, ‘İzleyen dönemde kredi taksidini fazla öderim veya erken kapatıp faizi elimine ederim’ yaklaşımı yerine, kredi temin aşamasında doğru vade oranı seçilmeli. Döviz cinsi borçlanma ise genel olarak tercih dışı bırakılmalı.” dedi.

Cebinizde Olmayan Parayı Harcamayın

Harcamayı seven bir toplum olunduğunu ancak ortalama gelir haddi düşünüldüğünde borçlanmanın kimi zaman bir gereklilik olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Akdoğu, “Kuşkusuz öncelikle tüketim eğilimlerimizi gözden geçirerek, rasyonel bir şekilde bütçe dengemizi yapılandırmak daha etkin bir çözüm olacaktır ama en temel şey ise cebinizde olmayan parayı harcamaktan kaçının.” diye konuştu.

Bddk’nın Kart Limiti ve Taksit Düzenlemesi

BDDK’nın, kredi kartlarına yönelik taksit, limit, asgari ödeme gibi sınırlamalarını içeren düzenlemeler getirdiğini hatırlatan Akdoğu, “Asgari ödeme oranı, toplam tutarın minimum yüzde 30′una çekilerek, taksitli işlemlere kısıtlama getirildi. Burada asıl etki gösterecek olan, kredi kartında tek limit dönemi. Buna göre artık kişilerin sadece gelir değil, finansal performanslarına göre belirlenen tek bir limiti olacak ve mevcut kartlarının toplam limiti, belirlenen limiti aşamayacak. Taksit sınırlaması, nispeten de olsa taksitli işlemleri azalttı diyebiliriz. Özellikle beyaz eşya, teknoloji ürünleri gibi ürünler satan kurumlar, bireysel krediler yoluyla satış gibi seçeneklerle taksit sınırlamasını bertaraf edebiliyor. Sistemdeki açıklıkları giderecek daha etkin düzenlemeler getirilmesi gerektiği aşikâr.” dedi.

Kaynak: Zaman

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Kullananlara Müjde

Visa Plans Largest IPO In U.S. HistoryBankaların aldığı ücret ve komisyonlara düzenleme getiren düzenleme artık yürürlükte.

Bankalar, aralarında hesap işletim ücreti, havale ücreti, kredi kartları için yıllık üyelik ücretinin de bulunduğu toplam 20 kalem ürün ve hizmetin dışında kalan hizmetler için ücret talep edemeyecek.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından finansal tüketicilere sunulan ürün veya hizmetlere ilişkin olarak faiz veya kar payı dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Kuruluşlar tarafından ücretlendirilebilecek ürün veya hizmetler 20 kalemde sınıflandırılırken, bu sınıflandırmanın işlemlerin finansal niteliklerine göre ayrımı, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği tarafından BDDK’nın uygun görüşü alınarak yapılacak.

Sınıflandırmada yer almayan, yeni bir ürün veya hizmet grubunun belirlenmesi veya yeni bir ücret kaleminin oluşturulabilmesi için ilgili kuruluş tarafından BDDK’dan izin alınması gerekecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde 20 kalemi kapsayan listeyi değiştirebilecek.

Ücret Değişiklikleri İçin Tüketiciden Onay Gerekecek

Bir takvim yılı içinde ücretlerde, Türkiye İstatistik Kurumunca bir önceki yıl sonu itibariyle açıklanan yıllık tüketici fiyatları endeksi artış oranının 1,2 katı ve üzerinde artış yapılabilmesi için finansal tüketiciden onay alınması, bunun altında artış öngören değişikliklerin ise finansal tüketiciye en az 30 gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla veya kaydı tutulan telefon vasıtasıyla bildirilmesi zorunlu olacak.

Bildirim üzerine finansal tüketicinin, kendisine bildirim yapıldığı tarihten itibaren 15 gün sonrasına kadar ürünün veya hizmetin kullanımından vazgeçme hakkı bulunacak. Bu hakkın kullanılması halinde uygulanacak ücret artışının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilave ücret alınamayacak.

Konut Finansmanı

Finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamayacak
Kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının binde 5′ini geçemeyecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırmaya ve azaltmaya yetkili olacak.Taşınır ve taşınmazlara ilişkin rehin, ipotek ve ekspertiz işlemlerinde yalnızca 3. kişilere ödenen ücretler alınabilecek.
Konut finansmanı sözleşmelerinde faiz oranı veya kar payının sabit olarak belirlenmesi halinde, krediyi tahsis eden kuruluş nezdinde sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir veya birden fazla taksit ödemesinin vadesinden önce yapılması ile kredinin faiz oranı veya kar payında finansal tüketici lehine mutabık kalınarak değişiklik yapılması hallerinde, ilgili kanunda yer alan erken ödeme tazminatı haricinde hiçbir ücret alınamayacak. Tahsil edilebilecek erken ödeme tazminatı ise yapılacak faiz veya kar payı indirimi tutarını aşamayacak
Kredili mevduat hesaplarından kullandırılan krediler ile kredi kartlarından yapılan taksitli nakit avans işlemleri için ücret tahsil edilemeyecek.
Banka ve Kredi Kartı İşlemleri

Kart çıkaran kuruluşlar, yıllık üyelik ücreti ve benzeri ad altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak.

Finansal tüketiciler tarafından yapılan ücretsiz kredi kartı başvurularının kuruluşlarca reddedilmesi halinde, bu başvuruya istinaden yıllık üyelik ücreti olan kredi kartı verilemeyecek.

Finansal tüketicinin kredi kartı iptal talepleri, ilgili kredi kartıyla ilişkilendirilen herhangi bir borç bakiyesi bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedilemeyecek. Bu şekilde iptal edilen kredi kartlarının borç geri ödeme dönemlerinde yıllık üyelik ücreti tahsil edilemeyecek. Sanal kredi kartlarından yıllık üyelik ücreti alınamayacak.

Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları hareketsiz kart kabul edilecek ve bu kartlara hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti yansıtılamayacak.

Hareketsiz kartlarda tahsil edilemeyen kredi kartı yıllık üyelik ücretleri, tahakkuk tarihinden itibaren en fazla son 12 aylık dönem için sonradan tahsil edilmek üzere bekletilebilecek. Bu dönem zarfında yıllık üyelik ücretlerinin tahsili için icra takibi yapılamayacak.

Para Transfer İşlemleri

Finansal tüketicinin hesabının bulunduğu kuruluşun işlem alanlarından herhangi birini kullanmak suretiyle kendi hesabına para yatırması ile hesabın bulunduğu şubeden finansal tüketici adına 3. kişilerin para yatırması işlemlerinden ücret alınamayacak.

Düzenli veya rutin işlem saatleri dışında yapılan para transferleri, banka ve kredi kartı veya ön ödemeli kartlardan yapılan para transfer işlemleri ile özel nitelikli işlemlerin ücretleri, finansal tüketici ile banka arasında düzenlenen sözleşme ile belirlenecek.

 Katılım Fonuişlemleri

Hesap işletim ücreti, finansal tüketicinin hesap sayısına bağlı olmaksızın müşteri bazında ilgili kuruluşun belirlediği dönemlerde tahakkuk ve tahsil edilebilecek. Hesabın yıl içerisinde kapatılması halinde, hesabın açık olduğu döneme tekabül eden ücret alınabilecek. Hesap açma ve kapama işlemleri ile hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinden herhangi bir ücret alınamayacak.

Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hiçbir hesabı hareket görmeyen finansal tüketicilerden bu süre zarfında hesap işletim ücreti alınamayacak.

ATM Kullanımı

Finansal tüketicinin hesabının bulunduğu kuruluşa ait ATM’lerden kendi hesabı için para yatırma, bakiye sorgulama ve ilgili kuruluş tarafından belirlenen limit dahilinde yapılan para çekme işlemlerinden ücret talep edilemeyecek.

Başka kuruluş ATM’si vasıtası ile gerçekleştirilen işlemlerden alınabilecek ücret, diğer kuruluşa işlem karşılığı ödenen tutar dikkate alınarak finansal tüketici ile ilgili kuruluş arasında düzenlenen sözleşme çerçevesinde belirlenecek veya işlem anında finansal tüketicinin onayı alınarak tahsil edilebilecek.

Kiralık kasa ziyaretine ilişkin herhangi bir ücret alınamayacak.

Kaynak: Tgrthaber

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

1Konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken İş Bankası genel müdürü Adnan Bali, konut kredilerinin ekonomideki payının Avrupa ülkelerinde yüzde 50, Türkiye’de yüzde 6,9 – 7 düzeylerinde olduğunu vurguladı

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, İş Bankası’nın 90. kuruluş yıl dönümü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Bali, 2015 yılının gelişmiş ekonomilerdeki bazı kritik karar konusu hususların yaratacağı belirsizliklere aday olduğunu belirtti. Bali, diğer taraftan jeopolitik risklerin de ciddi oranda artmış durumda bulunduğunu vurguladı.

2014 Yılı Beklentilerimiz Paralelinde Yürüdü

Bali, yaptığı açıklamada şu konulara yer verdi: “Bir de genel seçim var önümüzde. 2015 yılı çok yakın dönem içerisindekiler kadar olmasa bile yine dikkate almamız gereken belirsizlik parametrelerinin bulunduğu bir dönem olacak. Ama bu dönemde çok özel bir problemle karşılaşmaksızın bu süreci yönetebileceğimizi düşünüyorum. Bu ülkenin çok ciddi bir kriz tecrübesi var ve ayrıca geçmişte bu tür dönemleri bugünle kıyaslanmayacak makroekonomik kırılganlıklarla ve zayıf finansal sistemle birlikte yaşıyorduk, şimdi bütçe ve borç istatistikleri başta olmak üzere daha sağlam makroekonomik temeller ve otoritesiyle, denetimiyle, yönetimiyle daha sağlam bir bankacılık sektörüne sahibiz. KOBİ ve işletme bankacılığında özel bir vurgumuz var, çok da ciddi bir mevcut pozisyonumuz var. Tarım bankacılığına önemli bir vurgumuz var. Biz zaten tam bu konsept altında örgütlenmemiş olsak bile bu piyasalarda çok etkindik ama şimdi çok daha teknik manada buna göre örgütlenmiş faaliyetlerle tarıma da önemli bir destek sağlamayı hedefliyoruz. 2014 yılının beklentilerimiz paralelinde yürüdüğünü söyleyebilirim. 2015 açısından da bunu majör derecede değiştirecek bir olguyla şu anda karşı karşıya değiliz.”

2013 yıl sonu ve bu yılın ilk altı ayı itibariyle karlılık açısından bakıldığında net faiz marjlarının gerileme eğiliminde olduğunu belirten Bali, yılın tamamı için ise; yüzde 3,5-4 aralığında kalmasının beklendiğini ifade etti.

Bisikleti Sürme Beceriniz Yavaşken Belli Olur

Hızlı büyüme dönemlerinden sonra özellikle de makul büyüme dönemlerine geçilmeye başlandığında varlık kalitesi ile ilgili kaygıların gündeme geldiğini anımsatan Bali, şunları söyledi:

“Teknik manada bütün verileri içsel modellerimizle desteklediğimiz bir veri tabanı üzerinde çalışıyoruz. Yani meslek erbaplığı artık her bir vakayı tek tek inceleyerek yürütmeyi mümkün kılmıyor. O kadar yaygın ve perakende, o kadar çok sayıda işlem proses ediyorsunuz ki böyle bir tabloda sizin teknik manada çok gelişmiş sistemlere, içsel sistemlere sahip olmanız lazım toplam kaliteyi muhafaza etmek için. Bizim varlık kalitesi açısından bu dönemde en önemli kazanımlarımızdan biri bu içsel modellerimizin doğru çalıştığının teyit edilmesidir. Takipteki kredilerde yüzde 1,6 ile sektörün açık ara altında kalmamızda içsel modelimiz çok etkili olmuştur.”

Çok yüksek büyüme oranlarının olduğu ve firmaların da buna bağlı olarak yüksek cirolar yaptığı dönemlerde kasa döndüğü için işin fizibilitesi olmadığı halde var gibi görülebileceğine işaret edenBali, şöyle devam etti:

“Bunun sınandığı dönem büyümenin makulleştiği dönemlerdir. Örneğin Bisikleti sürme beceriniz yavaşken belli olur. Dengede kalmak yavaş giderken zordur. Halbuki hızlı giderken risklidir ama denge kolay sağlanabilir. O nedenle hızlı büyüme dönemlerinde işlerin fizibilitesinin gözden kaçtığı durumlar olabilir. Türkiye 2012 yılından beri makul hızlarla büyüyor. 2012′de daha yavaş, 2013′te bir miktar üzerinde ve 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,3 büyüdü. Bu dönem aslında önemli bir test dönemidir. Böyle bir dönemde, sorunlu krediler oranı bankacılık sektöründe hala yüzde 3′ün altında… Hele İş Bankası gibi bu kadar yaygın ve hacimli bir plasmana sahip bir bankada dayüzde 1,6 gibi bir seviyede takipteki kredi oranı varsa ben bunun çok önemli bir test olduğunu ve iyi gelişmiş risk yönetim teknikleriyle çalıştığımızın önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde bir sıçrama olmaması önemlidir.”

Yasal Düzenlemeler Önemli

Kredi kartı ve kredilere ilişkin yeni düzenlemelerin çok önemli sonuçlar verdiğini vurgulayan Bali, “Bu yılın ilk altı ayı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda, geçen yılın ilk yarısında konut kredileriyüzde 16,8, taşıt kredileri yüzde 2,6, ihtiyaç kredileri yüzde 15,3 olmak üzere tüketici kredileri toplamda yüzde 15,4, kredi kartları ise yüzde 11,1 artmıştı. Bu yılın ilk yarısında ise; kayda değer yavaşlamayla, konut kredileri yüzde 4,4, ihtiyaç kredileri yüzde 7,2 artarken, taşıt kredileri ise yüzde 13 azalış göstermiş ve tüketici kredileri toplamda yüzde 5,2 artmış, kredi kartları ise yüzde 8 daralmıştır. Yani alınan tedbirler sonuç vermiş” dedi.

Konut Balonuna İşaret Edecek Bir Durumla Karşı Karşıya Değiliz

Konut kredilerindeki gelişmeleri ve sektördeki balon tartışmalarınıdeğerlendiren Bali, geçen yılın ilk yarısında konut kredilerinde yüzde 16,8 ve bu yılın ilk yarısında yüzde 4,4 artış yaşandığını hatırlatarak, “Konut satışları 2013 yılı ilk yarısında 569 bin iken bu yılın ilk yarısında 525 bine gerilemiş durumda. Konut kredilerine özgü takip oranlarına baktığımızda sektörün kredi takip oranı 2013 yıl sonunda yüzde 0,60 iken, 2014 haziran ayında yüzde 0,54′e gerilemiş. Bizim yine banka olarak 0,50 seviyesinde bir oranımız var” dedi.

Konut Kredilerinin Ekonomideki Payı Avrupa’da Yüzde 50 İken Türkiye’de Yüzde 6,9-7 Düzeylerinde

Balon tartışmalarının en önemli noktalarından birinin konut kredilerinin göreceli olarak ekonomide ne kadar yer tuttuğu olduğuna dikkati çeken Bali, şöyle konuştu:
“Bu kadar tartışıyoruz ama konut kredilerinin ekonomideki payı yüzde 6,9 – 7 düzeyinde. Bu oran tipik Avrupa ülkelerinde yüzde 50′lerde. Dolayısıyla Türkiye için alınacak çok mesafe olduğu gibi, temel bir soruna işaret etmekten uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Önemli noktalardan biri de BDDK’nın son derece proaktif aldığı tedbirler… Daha krizin çok önceki aşamalarında, bizde görece böyle sorunlar çok uzakta iken, hem ticari işyeri hem de bireysel konut alımı anlamındaki kredilendirmelerde krediyle gayrimenkulün değeri arasındaki ilişkiyi gözeten önemli düzenlemeler yapıldı. Örneğin konut değerinin yüzde 75′inin üzerini finanse edemiyorsunuz. Konut değerinin 4′te 1′i özkaynak olarak konulmak durumunda. Bu kredilerin ortalama açılış vadeleri, İş Bankası portföyüne göre söylüyorum, 7-8 yıl civarında olduğuna göre ve yine bugün itibariyle kredilerin vadesine de aşağı yukarı 6 yıl kaldığına göre, demek ki 2 yıllık dönemi ödenmiş kredilerden bahsediyoruz. Konutun değeri 100′dü, 75 kredi verdiniz ve bunun da 4′te 1′lik dönemi ödendi. Teminat değeri ile kalan borç ve kredinin vadesi açısından temel bir soruna işaret etmiyor.”

“Fiyat tarafında bir sorun var mı? Konutların fiyatı yükseldi de fiktif bir durum mu var? Bundan dolayı mı konut balonundan bahsediliyor?” sorularına daBali, şu karşılığı verdi:

“Nobel ödüllü Prof. Robert Shiller tarafından oluşturulan ölçüte göre konut sektöründe balondan bahsetmek için son 5 yılda enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 100 reel artışın bulunması gerekiyor. Bu bir balona işaret etmenin ölçütü olarak kabul ediliyor. TCMB konut fiyat endeksine göre son beş yılın konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış artış oranı ülkemizde yüzde 15. Dolayısıyla değer-fiyat artışı, konut kredilerinin milli gelir içindeki yeri, kredilendirme prensiplerindeki teminat değeri ile kredi tutarı arasındaki ilişki, vade ve ödenen taksitlerin durumu açısından bakıldığında bana göre böyle bir probleme işaret edecek bir durumla karşı karşıya değiliz.”

İş Bankası Maraton Koşucusudur Uzun Dönem Oyuncusudur

Yurt dışı yapılanması, yakın çevredeki jeopolitik gelişmelerin banka politikalarına etkileri ve yeni satın almalar konusuna da değinen Bali, son yıllarda yurt dışında aktif bir strateji izlediklerini söyledi. Bali, çevre ülkelerden başlayarak pozisyon almanın mümkün olduğu ve iş dünyasının ilişki sürdürdüğü ülkelerde, çeşitlenen ve artan ticaret çerçevesinde banka olarak hem müşterilerin bulunduğu yerlerde bulunacak hem de onlara öncülük edecek tarzda bir politika izlediklerini söyledi.
Bunun Türkiye ekonomisinin potansiyelinin tükendiği ya da yeteri kadar kullanıldığı perspektifi ile oluşan bir politika olmadığının altını çizen Bali, bu yıl İngiltere, Irak, Gürcistan ve Kosova’da ikinci şubelerini açtıklarını hatırlattı.

İlk şubeleri açtıktan sonra o piyasanın olanaklarından yararlanarak ikinci şubeyle derinleşme stratejisi izlediklerini vurgulayan Bali, şunları kaydetti:
“Yurt dışı stratejimiz uzun vadelidir. Siz bir ülkede ‘herhangi bir şey oldu, yeni bir değişiklik oldu politikalarımı yeniden, temelden gözden geçireyim’ diyorsanız bu zaten orta ve uzun vadeli perspektifle bir ülkeye hangi amaçlarla gidip gitmediğinizin daha net olarak belli olmadığı anlamına gelir. Halbuki İş Bankası maraton koşucusudur, uzun dönem oyuncusudur. Kısa dönemdeki birtakım özel konjonktürlerden kaynaklanabilecek sapmaları dikkate alarak ikide birdetavır değiştirmez. Mesela Irak’ta beklentilerin ötesinde bir bozulma oldu. O süreci doğru yönetmeye çalışıyoruz ama ortaya çıkan sorunlar nedeniyle tavrımızı kısa sürede değiştirecek bir banka değiliz.”

Kaynak: KrediPazarı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Konut Kredisi Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Kullanımı Arttı

aTüketici kredileri ve kredi kartı kullanımı artmaya devam ediyor. Mevduat bankalarında gerçekleştirilen tüketici kredileri geçtiğimiz hafta yüzde 0,36 oranında artarak 251 milyar liraya yükseldi Merkez bankası verileri kapsamında konut kredisi kullanaımı, kredi kartı kullanımı, ve tüketici kredisi kullanım oranları belli oldu.

Tüketici kredileri ve kredi kartı kullanımı artmaya devam ediyor. Mevduat bankalarında gerçekleştirilen tüketici kredileri geçtiğimiz hafta yüzde 0,36 oranında artarak 251 milyar liraya yükseldi

Mevduat bankaları tarafından kullandırılan tüketici kredileri, 25 Temmuz tarihi ile biten hafta itibariyle bir evvelki haftaya göre yüzde 0,36 oranından bir artış ile 251 milyar lira, kredi kartı harcama meblağı ise yüzde 0,65 oranında bir artışla 82,8 milyar lira tutarında olduğu kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka istatistikleri kapsamında açıklanana verilere göre, 25 Temmuz tarihi ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri yüzde 0,36 oranında bir artış gerçekleşerek 251 milyar 20 milyon 292 bin liraya yükseldiği açıklandı. Kredi kartı harcama meblağı ise yüzde 0,65 oranında bir artışla 82 milyar 884 milyon 335 bin liraya olarak gerçekleştiği kaydedildi.. Mevzubahis dönemde taksitli ticari krediler yüzde 0,53 artarak 135 milyar 707 milyon 13 bin lira tutarında gerçekleşti.

25 Temmuz tarihiyle biten haftada mevduat bankalarında kullanılan tüketici kredilerinin 106 milyar 275 milyon 31 bin lirası konut kredisi, 6 milyar 754 milyon 714 bin lirası taşıt kredisi, 137 milyar 990 milyon 547 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen sene aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 15,07, taksitli ticari krediler de yüzde 29,45 arttığı kaydedildi.

Bireysel ve kurumsal kredi kartları ile gerçekleştirilen yapılan harcamalar da 2013 senesinin aynı dönemine göre yüzde 1,91, sene sonuna göre yüzde 8,67 azalışa işaret etti. Kredi kartı harcama meblağının 39 milyar 311 milyon 185 bin lirası taksitli, 43 milyar 573 milyon 150 bin lirası taksitsiz olarak meydana geldi.

Finansman şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi meblağı 15 milyar 514 milyon 44 bin lira oldu. Bu meblağ göre yüzde 0,70 ve geçen sene aynı dönemine göre yüzde 25,59 artış kaydetti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Limitleri Gelire Uymuyor

Hükümet bugüne kadar sürekli teşvik ettiği kredi kartlarında sonunda frene bastı. Yapılması planlanan yeni düzenlemeye göre kredi kartların limitleri maaşa ya da gelire göre belirlenecek.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 9 Ekim’de kredi kartlarıyla ilgili yeni hayata geçirmeyi planladığı düzenlemeleri ilan etmişti. Artan kredi kartı ve tüketici borçları alarm vermeye başlayınca, ‘tüketici ve konut kredileri ile plastik para’yı bugüne kadar teşvik eden AKP yönetimi uygulamalarını gözden geçirmek zorunda kalmıştı. Hükümet kredi kartı ile tüketici kredilerini sınırlamalar getirirken, seçim öncesi olması hasebiyle konut kredilerine dokunmadı. Hükümetin kredi kartı kullanımına sınırlama getirmek istemesinin nedenlerinden birini de 2013 yılında Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci rakamına ulaşan cari açık oluşturuyor. Türkiye’de tüketicilerin borç seviyesi her yıl ortalama yüzde 26 oranında artıyor. Buna karşılık tasarruf oranı yüzde 12.6’ya geriledi. Bu bir rekor! Ağustos ayı sonu itibariyle vatandaşların bankalara borcu 314.2 milyar TL’ye ulaştı. Bunun 81.2 milyar TL’sini kredi kartı borçları oluşturuyor.

Maaşa göre limit

Henüz hayata geçmeyen yeni düzenlemeye göre kredi kartı limitleri kişilerin aylık gelirlerinin ya da maaşlarının 2 katını aşamayacak. Ancak ortada ciddi bir sorun var: Ülkemizdeki 57 milyon kredi kartından sadece 7 milyonu söz konusu kurala uyuyor. Bir başka ifadeyle 50 milyon kredi kartının limiti maaşı da, geliri de iki kattan fazla aşıyor. Öte yandan yeni düzenlemeye göre 1 Ocak 2014 itibariyle en az ödenmesi gereken miktar da artıyor. Limiti 15 bin liraya kadar olanlar ekstre tutarının en az yüzde 30’unu, 15 bin 20 bin TL olanlar ise en az yüzde 35’ini ödeyecekler.
Kaynak: Samanyolu

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Amerika’da Krediler Yıllık Yüzde 4.4 Arttı

Fed’in dün yaptığı açıklamaya göre kredilerdeki yıllık artış oranı yüzde 4.4 seviyesinde oldu.

ABD’de tüketici kredileri Temmuz ayında mevsimsel olarak düzeltilmiş rakamlarla 10.4 milyar dolar artışla 2.85 trilyon dolar oldu. Fed’in dün yaptığı açıklamaya göre kredilerdeki yıllık artış oranı ise yüzde 4.4 seviyesinde oldu.

Dönüşümlü krediler -ki çoğunlukla kredi kartı borçlarından oluşuyor- Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 2.6 oranında geriledi. Haziran ayında bu kalemde yüzde 5.2 düşüş yaşanmıştı.

Dönüşümlü olmayan krediler Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 7.4 oranında arttı. Haziran ayında bu artış yüzde 9.5 düzeyinde olmuştu.

Kaynak: Eko Ayrıntı

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi 981 Milyar TL’ye Yükseldi

Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 29 Ağustos itibarıyla bir önceki haftaya göre; 16 milyar 243 milyon TL artışla 981 milyar 902 milyon TL’ye ulaştı. Krediler 2012 yılı sonuna oranla 176 milyar 218 milyon TL tutarında artış gösterdi.

Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 29 Ağustos itibarıyla bir önceki haftaya göre; 16 milyar 243 milyon TL artışla 981 milyar 902 milyon TL’ye ulaştı. Krediler 2012 yılı sonuna oranla 176 milyar 218 milyon TL tutarında artış gösterdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haftalık Bülteni’nde açıkladığı geçici verilere göre; bankacılık sektöründe krediler toplamı (mali kesime verilenler dâhil) 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a oranla yüzde 1.7 oranında, 16 milyar 243 milyon TL tutarında artışla 965 milyar 659 milyon TL’den 981 milyar 902 milyon TL’ye yükseldi. Krediler 2012 yılı sonuna kıyasla yüzde 21.9 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre; yüzde 28.8 oranında artış gösterdi.
29 Ağustos itibarıyla mali kesim hariç krediler toplamı 23 Ağustos’a oranla yüzde 1.7 oranında artışla 880 milyar 445 milyon TL’den 895 milyar 12 milyon TL’ye yükseldi.

Tüketici Kredileri 233.3 Milyar TL

29 Ağustos itibarıyla mali kesim hariç, katılım bankalarının dâhil edildiği tüketici kredileri bir hafta önceye göre; yüzde 0.5 oranında artışla 232 milyar 194 milyon TL’den 233 milyar 320 milyon TL’ye çıktı. Tüketici kredileri 2012 yılı sonuna oranla yüzde 20.2, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27.9 oranında artış gösterdi.

Konut Kredileri 104.5 Milyar Tl’yi Aştı

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 29 Ağustos itibarıyla 104 milyar 538 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri 23 Ağustos’a göre; yüzde 0.5 oranında, 2012 yılı sonuna oranla yüzde 21.6 oranında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 31 oranında artış gösterdi.

Taşıt Kredileri Arttı

Taşıt kredileri 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a göre; 0.4 puan artarak 8 milyar 363 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Taşıt kredileri 2012 yılı sonuna göre; yüzde 4.4 oranında artarken, geçen yılın aynı dönemine oranla; yüzde 9.6 oranında artış gösterdi.

İhtiyaç Kredileri 81.6 Milyar TL

29 Ağustos itibarıyla bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri 23 Ağustos’a göre; yüzde 0.2 oranında artarak 81 milyar 550 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri 2012 yılı sonuna oranla yüzde 21.2 geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26.3 oranında arttı. Anılan dönemde diğer tüketici kredileri 23 Ağustos’a göre yüzde 1 oranında artışla 38 milyar 868 milyon TL’ye yükseldi.

Tüketicilerin Bankalara Kredi ve Kredi Kartı Toplam Borcu 314 Milyar TL

Bireysel kredi kartı harcamaları 29 Ağustos itibarıyla 23 Ağustos’a göre; yüzde 1.8 oranında artışla 79 milyar 130 milyon TL’den 80 milyar 550 milyon TL’ye yükseldi. Bireysel kredi kartı harcamalarının 46 milyar 439 milyon TL’sini taksitli harcamalar, 34 milyar 117 milyon TL’sini taksitsiz harcamalar oluşturdu.
29 Ağustos itibarıyla tüketicinin krediler ve kredi kartları aracılığıyla yaptığı harcamaların toplamı ise bir önceki haftaya göre; 2 milyar 552 milyon TL artışla 311 milyar 324 milyon TL’den 313 milyar 876 milyon TL’ye yükseldi.

Mevduat 932.5 Milyar Tl’ye Yükseldi

Bankacılık sektöründe bankalar arası dahil mevduat 1 haftalık dönemde 11 milyar 43 milyon TL artışla 921 milyar 438 milyon TL’den 932 milyar 481 milyon TL düzeyine yükseldi. Mevduat 2012 yılı sonuna göre; yüzde 14.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre; yüzde 20.7 oranında artış gösterdi.

Kaynak: Anka

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Faizler Yüzde 1’e Çıktı Konut Kredisi Talebi Bıçak Gibi Kesildi

Faizlerin aylık yüzde 1’e çıkmasıyla konut kredisi talebi bıçak gibi kesildi. Bankaların kullandırdığı konut kredileri Ağustos ayında yüzde 1.56 ile yılın en düşük aylık büyümesini yaptı.

Faizlerin aylık yüzde 1’e çıkmasıyla konut kredisi talebi bıçak gibi kesildi. Bankaların kullandırdığı konut kredileri Ağustos ayında yüzde 1.56 ile yılın en düşük aylık büyümesini yaptı.

Mevduat ve kredi faiz oranları artışı bu süreci takip etti. Ancak kredi faizlerindeki artışın yavaş yavaş fiyatlara dahil edilmesi talebin birden değil kademe kademe azalmasını sağladı. Faizlerde yaşanan artışın kredi talebini ne şekilde etkilediğine ilişkin tablo netleşmeye başladı. Mayıs ayı sonundan itibaren piyasalarda yaşanan çalkantı ilk olarak kurları ve bono faizlerini yukarı taşıdı. Örneğin Mayıs ayında yüzde 0.60 civarında olan konut kredisi faiz oranları önce 0.70’e ardından 0.85’e son olarak da yüzde 1 civarına çıktı. Faizlerdeki bu süreç kredi talebini Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında düzenli bir şekilde düşürdü.

Kredi Faiz Oranları Artacak

“Kredi faizleri artacak” açıklamasının yüksek sesle söylenmeye başlanması Haziran ayında kredi talepleri öne çekti. Faizlerin dip yaptığı Mayıs ayında yüzde 3.62 artan konut kredileri Haziran’da yüzde 3.26 büyüdü. Temmuz’da bu oran yüzde 2.25 oldu.

Faizlerin yüzde 1’e ulaştığı Ağustos ayında konut kredisi hacmi aylık yüzde 1.56’lık artışla bu yılın en düşük büyümesini gerçekleştirdi. Hatta Ağustos ayının hesaplamalarda daha fazla gün sayısına sahip olması, kredi talebinin bıçak gibi kesildiğinin bir diğer göstergesi.

Hem Kredi Hem de Bono Faizlerindeki Yükseliş Devam Edecek mi?

Konut kredisi faizlerinin yeniden aylık bazda yüzde 0.60’lara inmesi kısa vadede oldukça zor. Çünkü hem ABD Merkez Bankası’nın (Fed) parasal genişlemede frene basacak olması Türkiye gibi gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanmalara neden oluyor. Fed’in tahvil alım programı ile ilgili bu ay yapacağı açıklama önemli. Suriye’ye yönelik yapılması beklenen askeri müdahale de tansiyonun düşmesini engelliyor. Bu iki gelişme netleşmeden faizlerin düşüş trendine girme ihtimali düşük.

Maliyette 14 Bin TL Artış

Fed ile başlayan faiz artışı süreci konut kredilerinde aylık ödeme miktarlarını da yukarı taşıdı. Mayıs ayında yüzde 0.60 faiz oranı ile 60 ay vadeli 100 bin TL’lik konut kredisi alanlar her ay 1.990 lira taksit ödemesi yapıyor. Bugün yüzde 1’den yine 60 ay vadeli 100 bin TL konut kredisi alan birinin aylık kredi taksidi 2.225 lira. Yani bugün kredi alan Mayıs ayında alana göre ayda 235 lira vade sonunda ise 14 bin 100 lira daha fazla ödeme yapmak zorunda.

Ağustos’ta Kredi Kartına Yüklendik

Faiz artışı konut kredisine olan talebi düşürürken ihtiyaç kredisi ve kredi kartında durum biraz farklı. Ağustos ayında ihtiyaç kredilerinde yaşanan artış diğer aylardaki trendin bir benzeri. Bankaların kullandırdığı ihtiyaç kredileri geçen yüzde 2.25 artarken bu oran Temmuz ayında yüzde 2.16, Haziran’da yüzde 2.75 oldu. Kredi kartıyla yapılan harcamalara bakıldığında ise Ağustos’ta yüzde 3.7 ile ciddi bir artış var.

Ağustos’un hem tatil hem de okul harcamalarının arttığı bir ay olması vatandaşların kredi kartına daha sık başvurmasına neden oluyor.

Kaynak: Vatan

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Sigortada Konut Kredisi ve Taşıt Kredisi Ağırlıkta

Tüketicilerin bankalardan kullandıkları bireysel kredi, taşıt kredisi ve konut kredileri daha orta ve uzun vadeli borçlanmalara konu olduğu için, bu ürünlerle birlikte sunulan işsizlik teminatlı kredi koruma sigortalarına talep daha yoğun.

Bireysel kredi ve kart borcunu ödeyememe riskine karşı sigorta yaptıranların sayısı 1.4 milyona ulaşırken, sigorta şirketlerinin bu konuda ödediği hasar da her geçen gün artıyor. Türkiye’de kredi kartı sayısı 56 milyonu, toplam banka kartı sayısı da 95 milyona yaklaştı.

Tüketici Kredileri de 230 Milyarı Geçti

Bu yılın ilk yarısında bireysel kredi kartı harcama tutarı ise, 78 milyar lira oldu. Son verilere göre, bankaların verdikleri tüketici kredileri de 230 milyar lirayı geçti. Tüketici kredilerinin 104 milyar lirası konut kredisi, 8.3 milyar lirası taşıt kredisi, 80 milyar lirası ihtiyaç kredisi, 37.4 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. 

Buna karşın, hem takipteki kredilerin hem de kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı da sürekli artıyor. Kredi kartı ve bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı, haziran ayı itibariyle 680 bini geçerken, takipteki kredi kartı sayısı 2,6 milyonu buldu. Sadece kredi kartını ödeyemeyenlerin sayısı, 120 bini geçti.

1.4 Milyon Kişi Sigorta Yaptırdı

Gerek bireysel kredilerde gerekse de kredi kartlarındaki bu durum, sigorta sektörünü de etkiledi ve kredi kartı ile bireysel kredi sigortasına talep arttı. 2013’ün ilk yarısında 1.4 milyon kişi, bireysel kredi ve kartı borcunu ödeyememe riskine karşı sigorta yaptırdı. Sigorta şirketleri özellikle son yıllarda işsizlik sigortası altında kredi sigortası ve kredi kartı sigortası da sunuyorlar. Kredi koruma sigortasında, bireysel kredi alıp da işsiz kalındığında, bankaya kredi taksitlerini sigorta şirketi ödüyor.

Kredi kartı sigortasında da işsiz kalındığında, kart bakiyesinin tümü sigorta şirketi tarafından karşılanıyor.
Sigorta şirketlerinin sundukları bu iki ürüne de son dönemde ciddi talep olduğu gözleniyor. Genelde de sigortalılar, işsizlik sigortası altında hem kredi kartı sigortasını hem de bireysel kredi koruma sigortasını birlikte almayı tercih ediyor. Bugüne kadar da 1,4 milyon kişi sigorta yaptırırken, 2012 yılında sigortalılardan toplam 125 milyon liralık prim toplandı. Toplam primin 57 milyon lirası kredi kart sigortasından kaynaklandı. 2013 yılının ilk yarısında sigortaya olan talep nedeniyle prim üretimi 2012 yılının tamamını geçerek, 200 milyon lira oldu. Yılın ilk yarısında toplam primin 85 milyon TL’si de kredi kartı sigortalarından kaynaklandı.

Sigortaya Finanstan Talep Yoğun

Özellikler 2008 ve 2009’da, kriz yıllarında, kredi kartı ve bireysel kredi sigortalarına ilgi gösteren ve sigortacıların da en fazla hasar ödedikleri sektörlerin başında; tekstil, makine ve inşaat sektörleri gelirken, şimdi ise başta finans ve otomotiv sektörlerinden işsizlik sigortasına yoğun talep geliyor. Sigortacılar, sigortayı yaptıranların dağılımı hakkında da şu bilgileri veriyor: “Sigorta sahiplerinin dağılımına baktığımızda ise çoğunlukla büyük şehirlerden ilgi var ve işsizlik teminatının doğası gereği bordrolu olarak çalışanlar tarafından tercih ediliyor. Dolayısıyla katılımcıların daha çok beyaz yakalı çalışanlar olduğu söyleyebiliriz.”

Konut Kredisi ve Taşıt Kredisi Ağırlıkta

Sigortacılar, son dönemde işsizlik sigortasına talebin arttığını hem de ödenen hasarlarda ciddi artış olduğunu belirterek, şu açıklamaları yapıyor: “İşsizlik sigortası, bireylerin bir finansal enstrümana olan borçlarını güvence altına alıyor; bu kredi kartı olabileceği gibi bireysel kredi ya da tüketici finansman kredisi de olabilir.

Özellikle tüketicilerin bankalardan kullandıkları bireysel kredi, taşıt kredisi ve konut kredileri daha orta ve uzun vadeli borçlanmalara konu olduğu için, bu ürünlerle birlikte sunulan işsizlik teminatlı kredi koruma sigortalarına talep daha yoğun. Kredi koruma sigortalarını ise Türkiye’de, önemli bir ödeme aracı olması itibarıyla kredi kartı ile sunulan koruma sigortaları takip ediyor. Günlük yaşamda karşılaşılabilecek istem dışı işsizlik gibi risklere karşı kredi kartı ekstrelerinin güvence altında olması tüketicilere güven veriyor.” Sigortacılar, 1.4 milyon kişinin sigortalanmasını ise yetersiz bularak, “Bu rakam yüksek gibi görünse de Türkiye’de 2013 Mart sonu itibariyle 18 milyonu aşkın sigortalı çalışan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, işsizlik sigortasında sigortalanma oranının düşük olduğu ortaya çıkıyor” diyor.

Kaynak: Hürriyet

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankaların Aldığı 60 Çeşit Ücret-Komisyon Meclis Gündeminde

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini bildirdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini bildirdi. Bakan Yazıcı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarında konuya ilişkin düzenlemeler yapılarak bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların bakanlığının görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği hükmüne yer verildiğini belirtti.

Yazıcı, yazılı açıklamasında, bankaların tüketicilerden aldıkları faiz dışı ücretler ve bankalara yapılan tüketici şikayetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de 49 bankanın faaliyet gösterdiğini ifade eden Yazıcı, bankacılık sektörünün aktif toplamının 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artarak 1 trilyon 428 milyar lira seviyesine ulaştığını kaydetti.

Mart 2013 itibarıyla 280,1 milyar lira seviyesine ulaşan bireysel kredilerin 73,7 milyar lirasının kredi kartı alacaklarından, 206,5 milyar lirasının ise tüketici kredilerinden oluştuğunu belirten Yazıcı, özellikle 2011 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren kredi kartı alacaklarının tüketici kredilerinden daha hızlı artış sergilediğini ifade etti.

Bankacılık sektörünün dönem net karının önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 artarak Mart 2013′te 6 milyar 953 milyon liraya yükseldiğini, sektörde faaliyet gösteren 49 bankadan 25′inin karında son bir yıllık dönemde artış gerçekleştiğini belirten Yazıcı, Mayıs 2013 itibariyle; ülkedeki toplam kredi kartı sayısının 56 milyon 361 bin 749, banka kartı sayısının ise 95 milyon 129 bin 839 adet olarak gerçekleştiğini kaydetti.

Bakan Yazıcı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebildiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

“Bankaların vatandaşlarımızdan aldıkları kredi kartı aidatı, kredi dosya masrafı gibi ücretlerle ilgili olarak, gerek internet sitelerinde gerekse diğer basın-yayın kuruluşları tarafından yapılan haberler yankı uyandırmakta, bahse konu kalemlerden alınan ücret ve komisyonlara karşı tüketicilerimiz tüketici sorunları hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvurarak hak arama yoluna gitmektedirler.

Bu doğrultuda 2012 yılında hakem heyetlerimize yapılan 446 bin 54 adet başvurunun 263 bin 428 adedi bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluşmakta olup, sektöre ilişkin tüketici şikayetlerinde geçmiş yıllara göre artış gözlemlenmektedir. 2013 yılının ilk dört ayında ise hakem heyetlerimize 198 bin 314 adet başvuru yapılmış olup, bunun 135 bin 525 adedi bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluşmaktadır. Toplam başvurular içerisinde bankacılık sektörünün payının yüzde 59′dan yüzde 68′e yükseldiği görülmektedir.”

Bankaların Faiz Dışı Gelirlerinde Hızlı Artış

Türkiye’de kredi faiz oranları ciddi oranda düştükten sonra, bankaların faiz dışı gelirlerinde hızlı bir artış gözlendiğini, böylece banka gelirlerinin faiz gelirlerine olan bağımlılığının azaldığını kaydetti.

Bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettiklerini ifade eden Yazıcı, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu kapsamda, bankalar; kredi kartı aidat ücreti, hesap işletim ücreti, kredi kartı yenileme ücreti, hesap özeti ücreti, ipotek fek ücreti, nakit çekme ücreti, ortak ATM’den nakit çekme ücreti, işlemsizlik ücreti gibi değişik isimler altında tüketicilerden para tahsil etmektedir.

Örneğin bankalar, hesabında para bulunan ve buna ilişkin işlemler yapan tüketicilerden belli aralıklarla hesap işletim ücreti alırken; belli bir süre işlem görmeyen hesaplardan da kesinti yaparak işlemsizlik ücreti almaktadırlar.

Bütün bu hususlar dikkate alınarak bakanlığımızca 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarında konuya ilişkin düzenlemeler yapılarak bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların bakanlığımızın görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.”

Kaynak: Cnn Türk

En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredide 60 Çeşit Ücret ve Komisyon Alınıyor

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bankaların tüketicilerden aldıkları faiz dışı ücret ve komisyonların rakamlarını açıkladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Aralık 2012 Raporu’na göre; 2012′de bankaların faiz dışı gelir kalemlerinde yer alan bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlardan elde ettiği gelirin 19 milyon 237 bin TL olarak gerçekleştiğini ve bu rakamın toplam gelirin (142 milyon 496 bin TL) yüzde 13,5′ini teşkil ettiği açıklandı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, son dönemde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Taslağı’nda yer alan ve Bankacılık sektörünü ilgilendiren düzenlemeler basında geniş olarak yer aldığını ve tüketicileri bilgilendirmek amacıyla yapıldığı düşünülen haberlerin yanlış yorumlamalara da sebep olabildiğini belirterek açıklama yapılma ihtiyacının hasıl olduğunu açıkladı. Bakanlık, tüketicinin korunması adına yapılan her faaliyetin tüketici hukukunu korumanın yanında, ülke ekonomisinin korunması olduğunu belirtti.

Açıklamada, Türkiye’de 49 bankanın faaliyet gösterdiğini, bankacılık sektörünün aktif toplamı 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artarak 1 milyar 428 milyon TL seviyesine ulaştığı belirtildi. Mart 2013 itibarıyla 280 milyar 100 bin TL seviyesine ulaşan bireysel kredilerin 73 milyar 700 bin TL’si (yüzde 26,3) kredi kartı alacaklarından, 206 milyar 500 bin TL’si ( yüzde 73,7) ise tüketici kredilerinden oluştuğu bildirildi. 2011 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren kredi kartı alacakları tüketici kredilerinden daha hızlı bir artış sergilendiği açıklandı.

Bankacılık sektörünün dönem net karı önceki yılın aynı dönemine kıyasla 973 milyon TL (yüzde 16,3) artarak Mart 2013′te 6 milyon 953 bin TL’ye yükseldi. Sektörde faaliyet gösteren 49 bankadan 25′inin karında, son bir yıllık dönemde artış gerçekleşti.

Açıklamada, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca bankaların faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebildiği hatırlatıldı. Türkiye’de faaliyet gösteren 49 banka 2012 yılında 23 milyon 649 bin TL net kar elde etti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Aralık 2012 Raporu’na göre; 2012′de bankaların faiz dışı gelir kalemlerinde yer alan bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlardan elde ettiği gelir 19 milyon 237 bin TL olarak gerçekleşerek bu rakam toplam gelirin (142 milyon 496 bin TL) yüzde 13,5′ini teşkil etti.

Bankacılık sektörünün faiz dışındaki bu alanlara yönelmiş olması başlangıçta sözleşmede öngörülmeyen ve pek çok isim altında hizmet kalemlerinin sonradan tüketiciden talep edilmesi beraberinde bu konuya ilişkin şikayetlerin de artmasına neden olduğu belirtildi.

263 Bin 428 Adet Bankacılık Sektörüne İlişkin Başvurular

Açıklamada bankaların vatandaşlardan aldıkları kredi kartı aidatı, kredi dosya masrafı gibi ücretlerle ilgili olarak, gerek internet sitelerinde gerekse diğer basın-yayın kuruluşları tarafından yapılan haberler yankı uyandırdığı, bahse konu kalemlerden alınan ücret ve komisyonlara karşı tüketicilerin Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine ve Tüketici Mahkemelerine başvurarak hak arama yoluna gittikleri hatırlatıldı. Bu doğrultuda; 2012 yılında Hakem heyetlerine yapılan 446 bin 54 adet başvurunun 263 bin 428 adedi (yaklaşık yüzde 59) bankacılık sektörüne ilişkin başvurulardan oluştuğu, sektöre ilişkin tüketici şikayetlerinde geçmiş yıllara göre artış gözlemlendiği belirtildi.

60 Çeşit Ücret ve Komisyon Alınıyor

Büyüme sürecindeki bankacılık sektöründe, ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirleriyle bankaların işletme giderlerini karşılama oranının 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 63,9 olarak gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda bahse konusu ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirlerinin Bankalar açısından neden vazgeçilmez olduğu bir defa daha açıkça görüldüğü açıklandı. Türkiye’de faiz oranlarının ciddi oranda düşmesinden sonra, rakamlardan da görüleceği üzere bankaların faiz dışı gelirlerinde hızlı bir artış gözlendi. Banka gelirlerinin faiz gelirlerine olan bağımlılığı azaldı. Bugün itibari ile bankaların tüketicilerden çeşitli isimler altında olmak üzere toplam 60 çeşit ücret ve komisyon tahsil ettikleri görüldüğü belirtildi.

Son zamanlarda bankaların kredi kartı aidat ücreti, hesap işletim ücreti, kredi kartı yenileme ücreti, hesap özeti ücreti, ipotek fek ücreti, nakit çekme ücreti, ortak ATM’den nakit çekme ücreti, işlemsizlik ücreti gibi değişik isimler altında tüketicilerden para tahsil ettikleri hatırlatıldı. Bankaların, hesabında para bulunan ve buna ilişkin işlemler yapan tüketicilerden belli aralıklarla hesap işletim ücreti aldığı, belli bir süre işlem görmeyen hesaplardan da kesinti yaparak işlemsizlik ücreti aldığı örnek gösterildi.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemelerine yapılan şikayetlerin büyük bir kısmının, bankacılık sektöründe yaşanan tüketici uyuşmazlıkları olduğu dikkate alındığında, bu alanda Tüketici Kanunda yapılacak düzenlemeler büyük arz ettiği bildirildi.

Kanun Tasarı Taslağı

Bakanlık tarafından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı Taslağında konuya ilişkin düzenlemeler yapıldığı, tüm kesimlerin görüş ve önerilerine sunulduğu, gelen görüşler doğrultusunda Taslağa son hali verildiği belirtildi.

Konuyla ilgili olarak Tasarı Taslağında aşağıda belirtilen düzenlemeler şöyle;

“*Tüketicilerle imzalanan sözleşmelerin en az oniki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi zorunlu hale getirilmiştir.

*Sözleşmede öngörülen koşulların, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir.

*Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemeyeceği düzenlenmiştir.

*Bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafların Bakanlığımızın uygun görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği öngörülmüştür.

*Tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak tüketiciye verilmesi zorunlu kılınmıştır.

*Temerrüt hali de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanması yasaklanmıştır.

*Kart çıkaran kuruluşların tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmaları zorunlu hale getirilmiştir.”

Bakanlık kredi kartı üyelik ücretinin alınıp alınmayacağına ilişkin tartışmaları sona erdirecek bir formülü yukarıda belirtildiği şekilde hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Buna göre; kart çıkaran kuruluşlar yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türünü tüketicilerin kullanımına sunmak zorunda olacaklar. Kart çıkaran kuruluşlar bu kartlara serbest rekabet ortamı içerisinde isterlerse yukarıda belirtilen ilave hizmetleri de ücretsiz olarak sunabilme imkanına sahip olacak. Ayrıca, söz konusu ücret ve komisyonlar hakkında tüketicilerin önceden, açıkça ve doğru bir şekilde bilgilendirilmesi ve bu çerçevede müşterilerin ürün ve hizmet seçimlerini bilinçli olarak ve kendi tercihlerine göre yapmalarına imkan sağlanması büyük önem arz edecek. Bakanlık, gerek kredi kartları gerekse tüketici kanun tasarı taslağındaki diğer değişikliklere ilişkin çok daha geniş bir açıklama, çalışmalar tamamlandığında kamuoyu ile paylaşılacağı belirtildi.

Kaynak: DHA

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Kredi Kartı Dolandırıcılığı ile Nasıl Mücadele Edilmeli?

Kredi kartı mağdurları listesine girmemek için yapılması ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor.

Kredi kartı dolandırıcılığı konusunda dolandırıcılar, neredeyse her gün yeni yöntemler keşfediyor. Alınan tüm önlemlere ve uyarılara rağmen kredi kartlarında kopyalama ya da şifre çalma suretiyle yapılan dolandırıcılığın önüne geçilemiyor.

Kredi kartı mağdurları listesine girmemek için yapılması ve dikkat edilmesi gereken noktalar bulunuyor.

İnternette Alışveriş: Güvenli olmayan alışveriş sitelerinden alış veriş yapılmamalı, eksta güvenlk aşamaları uygulayan siteler tercih edilmeli, sitelerin güvenlik sertifikalarının olup olmadığı kontrol edilmeli ve alışverişlerde sanal kart kullanarak, limiti alışveriş tutarı kadar belirlemeli

ATM İşlemleri: Para çekme, yatırma, havale vb bankacılık işlemlerinde kullanılan ATM’lerde kart bilgileri ve şifreleri kimseyle paylaşılmamalı. ATM kartı kart yuvasına yerleştirilmeden önce dikkatle incelenmeli.

POS Cihazları: Restaurant’larda yapılan ödemelerde ödemeler seyyar pos cihazları ile yapılmalı

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati

Bankaların Tüketicilerden Aldığı Ücretler

Tüketiciler Birliği, “kredi kartı aidatı” ve “hesap işletim ücreti” başta olmak üzere birçok kalemden alınan ücretlerin “yasa dışı” olduğunu ileri sürerken, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bankaları haklı buluyor

Tüketiciler Birliği, “kredi kartı aidatı” ve “hesap işletim ücreti” başta olmak üzere birçok kalemden alınan ücretlerin “yasa dışı” olduğunu ileri sürerken, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), bankaların, “Türk Ticaret Kanunu’na göre verdikleri hizmet nedeniyle ücret alma haklarının bulunduğunu” belirtti. TBB ve Tüketiciler Birliği, bankaların tüketicilerden aldığı ücretlere ilişkin, AA muhabirinin sorularını yazılı cevaplandırdı.

TBB, “Tüketicilerden kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti, dosya masrafı, hayat sigortası, havale, EFT, ATM nakit çekim masrafı, bakiye görüntüleme, mevzuat araştırma, dekont, ekstre, telefon, faks ve posta, SMS, e-posta, menkul kıymet şifre gönderimi, menkul kıymet bakımı, rehin ve haciz kaldırma gibi birçok kalemden ücret alınmaktadır” iddiasına karşılık detaylı cevaplar verdi. Birlik, bankacılık sektöründe uygulanan komisyonların, “müşteri isteğine bağlı kullanım, maliyet bazlı fiyatlandırma, faiz fiyatlamasına entegre maliyet, aynı hizmetin ucuza alınabilmesi opsiyonu” olmak üzere 4 ana başlıkta değerlendirilebildiğini belirtti.

Bankacılık sektörünün, tekelin olmadığı, aksine yoğun rekabetin yaşandığı bir sektör olduğuna dikkat çekilen TBB’nin açıklamasında, şunlar kaydedildi: “Müşterinin seçme hakkı mevcut olup, diğer hiçbir sektörde olmamasına karşılık Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nezdinde Türkiye’deki bütün bankaların fiyatlama karşılaştırmasının yapıldığı bir ortam bulunmaktadır.

BDDK’nın 6 Ocak 2011 tarih ve 2011/1 sayılı genelgesi uyarınca, bankaların bireysel müşterilere sundukları hizmetler (para aktarma işlemleri, bireysel krediler, kredi kartları ve banka kartları, mevduat hesapları, ATM kullanımı, kiralık kasa ücretleri, menkul kıymet işlemleri, çekler ve senetler ile diğer işlemler) karşılığı tahsil ettikleri masraf, ücret, komisyon gibi her türlü faiz dışı unsur ve yasal kesintinin yanı sıra bazı bankacılık ürünleri için faiz oranları bilgilerine bankaların, BDDK’nın ve TBB’nin internet sitelerinde ana giriş sayfalarında ‘Bankacılık Ürün ve Hizmet Ücretleri’ başlıklı ortak logo üzerinden ulaşılabilmektedir.” Logonun, doğrudan BDDK sayfasına yönlendirme yaptığı vurgulanan açıklamada, “Söz konusu tutarlarda değişiklik olması halinde veriler BDDK tarafından eş zamanlı olarak güncellenmektedir. Logonun yönlendirdiği BDDK sayfasında, ürün/hizmetler karşılığı tahsil edilecek tutarlara ilişkin bankalararası karşılaştırma yapılabilmesi imkanı da bulunmaktadır” ifadesi kullanıldı.

Kredi Kartı Aidatı ve Hesap İşletim Ücreti

Bankaların, Türk Ticaret Kanunu’nun 12′nci maddesine göre, faaliyette bulunan ticarethaneler olduğu dile getirilen açıklamada, şöyle denildi: “Kanun’un 11′inci maddesine göre, ticarethane, fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer müesseseler, ticari işletme sayılmaktadır. Kanun’un ‘Ücret isteme hakkı’ başlıklı 22′nci maddesinde ise ‘Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir’ hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla, bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre verdikleri hizmet nedeniyle ücret alma hakkı bulunmaktadır.” “Kredi kartı ücreti”nin, taleple başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden, banka tarafından verilen çeşitli hizmetlerin ve operasyonel işlemlerin maliyetleri karşılığında kart hamillerine yıllık yansıtılan bir bedel olduğu belirtilen TBB’nin açıklamasında, şunları kaydedildi: “Maliyetleri oluşturan başlıca işlemler ve hizmetler, kart basımları, yurt dışından temin edilen kart plastikleri ve bunların üzerlerindeki cipler ile kart ve cip üzerine kart sahibine ilişkin bazı bilgilerin yazılması, operasyonel maliyetler, her ay düzenli olarak gönderilen ekstrelerin basım ve gönderilmesi maliyetleri, sigorta maliyetleri, uluslararası kredi kartı kuruluşlarına ödenen lisans bedeli ve çeşitli ücretler, müşteri hizmetlerini sağlamak için 7 gün 24 saat çalıştırılan personele ödenen ücretler ve bunlara ilişkin yatırımlar ile teknolojik altyapı maliyetleri şeklinde sayılabilir.”

“Hesap işletim ücreti”nin ise vadesiz hesap açılması talebi ile başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden ve banka tarafından karşılanan operasyonel faaliyetler ve çeşitli hizmetlerin bedeli olarak hesap sahibine yansıtıldığı vurgulanan açıklamada, şu bilgiler yer aldı: “Bankalar, müşterilerine vadesiz hesap açmakla müşterilerine hizmet sunmaktadır. Çünkü hesap sahibi, birikimini banka güvencesinde saklayabilmekte, bankada yatırım hesabı da var ise bu birikimi yatırım fonu ve/veya hisse senedi alıp satarak artırabilmekte, arzusuna göre Otomatik Vezne Makineleri (ATM), telefon veya internet kanalıyla faturalarını ödeyebilmekte, dilerse otomatik ödeme talimatı verebilmekte, üçüncü şahıslara havale/Elektronik Fon Transferi (EFT) yapabilmekte, hesabındaki paraya nakit olarak ihtiyaç duyması halinde Türkiye’nin dört bir yanındaki banka veya Ortak Nokta ATM’lerinden ulaşabilmektedir.”

Hesap sahibinin, kendisine tahsis edilen banka kartı ile iş yerlerinden mal ve hizmet alabildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: “Her bir banka kartının, basım maliyetinin yanı sıra, yazılım, matbuat, kargo gibi çeşitli operasyonel maliyetleri bulunmaktadır. Bankalar, müşterinin talebi halinde, her ay hesap özeti üreterek müşterilerin adreslerine ulaştırmakta, muhtelif risklere karşı sigorta primleri ödemekte, uluslararası kuruluşlara bir bedel ödemekte ve müşteri hizmetlerini sağlamak için 7 gün 24 saat personel çalıştırmaktadır. Bankalar kendi tercihleri ve maliyet yapıları doğrultusunda hesap işletim ücreti tahsil ederek yaptıkları bu ve benzeri masrafların karşılığını almaktadır.” -Tüketiciler Birliği: ”

35 Kalemden Ücret Kesiliyor

Bankaların tüketicilerden aldığı ücretlerle ilgili “her gün yeni bir şeyin ortaya çıktığını” vurgulayan Tüketiciler Birliği ise şu ana kadar bilinen 35 ad ve kalemle ücret kesildiğini bildirdi. Vadesiz açılan hesaptaki paranın, tüketicinin haberi olmadan banka tarafından çalıştırılıp, faiz alındığı ve karşılığında bir bedel ödenmediği dile getirilen açıklamada, “Dolayısıyla sizin paranızla para kazanan bankanın bir de bu hesabınızdan hesap işletim ücreti alması hiçbir gerekçeyle izah edilemez ve kabul edilemez bir gerçektir” ifadesi kullanıldı. Bankaların, “güven müesseseleri” olduğuna işaret edilen açıklamada, şöyle denildi: “Siz bireysel tüketici olarak paranızı bankaya emanet ediyorsunuz, sizin güveninizi istismar edip hesabınızdan ücret kesintisi yaparak ihanet ediyor. Şimdi banka bunu yapınca haklı, tüketici bu haksızlık karşısında hakkını arayınca haksız olarak görülmektedir. Bugün basit bir hesaplama yaparak, 54 milyon adet kredi kartı artı ve 90 milyon vadesiz mevduat hesabı olduğunu kabul edelim. Kredi kartlarında alınan ücret, ortalamada tahminen 50 liradır. Bu, yılda 2 milyar 700 milyon lira demektir. Vadesiz hesaplardan alınan ücretler de tahminen ortalama 35 liradır. Bu da 7 milyar 650 milyon lira demektir. Dolayısıyla sadece kredi kartı aidatı ve vadesiz hesaplardan alınan ücretten bankaların yılık geliri 10 milyar 350 milyon lirayı bulmaktadır.”

Bankaların Faiz Dışı Geliri 19,2 Milyar

“Makul bir ücret aldıklarını iddia eden bankaların, tüm yasaları açık açık çiğnediği” ileri sürülen Tüketiciler Birliği’nin açıklamasında, “En önemlisi bazı bankaların kredi kartı aidat ücreti almadıkları bilinmektedir. Bu demektir ki kart ücreti alınması bankalara herhangi bir yasa ile verilmiş bir hak değildir” değerlendirmesi yapıldı. Bankaların 2012 yılı faiz dışı gelirlerinin açıklanan rakamlarla 19,2 milyar lira olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Sektörde halihazırda 49 banka hizmet vermektedir. Faiz dışı gelir olan 19,2 milyar liranın kaynağını, bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlar oluşturmaktadır. Bugün büyük karlılığı olan bu kaynaktan hiçbir banka vazgeçmek istemez. Dolayısıyla ilgi yasa hükümlerini kendilerine göre yorumlayarak haklı oldukları tezini ileri sürüp aldıkları ücretlere haklı bir kılıf uydurmak istemeleri kabul edilebilir gibi görünse de bunun hakkaniyetli bir gerekçe olmadığı açıktır. Kanunlar, ücret alınmasını makul sayılabilecek bir miktar olarak hüküm altına almıştır. Ne yazık ki bankalar, ‘makul’ kelimesini menfaatlerine göre ‘fahiş ücret alımı’ yorumu yaparak çok yüksek ve kabul edilemez bedelleri almışlardır.”

Kaynak: Gazetea24

 

  • Del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Google Bookmark
  • StumbleUpon
  • Technorati